logo
24 EYLÜL 2026

İmam Ali hakkındaki ayetler -1-

İbn Abbas’ın rivayetine göre Hz. Ali hakkında tam üç yüz ayet nâzil olmuştur.  Biz burada bazılarını zikrediyoruz

28.04.2026 00:34:00
Haber Merkezi
 
İmam Ali hakkındaki ayetler -1-
İmam Ali hakkındaki ayetler -1-
İbn Abbas'ın rivayetine göre Hz. Ali hakkında tam üç yüz ayet nâzil olmuştur.  Biz burada bazılarını zikrediyoruz.

1- Şeyh Süleyman Belhi El-Hanefi, Yenabi'ül Mevedde'nin 2. babında birçok âlimlerden şöyle nakletmiştir:

Resulüllah (s.a.v), Allah'ın emriyle Medine'ye hicret ettiğinde, Emirü'l-mü'minin Ali'yi çağırarak şöyle buyurdular:

"Benim geceleri üzerime örtüp yattığım yeşil Hazremi kumaşı üzerine örterek Benim yatağıma yat."

Hz. Ali de, Resulüllah'ın evini saran müşriklerin yatakta yatanın Ali olduğunu anlamamaları için Hz. Peygamberin buyurduğu şekilde onun yatağına yattı. Böylece Resulüllah rahatça müşriklerin arasından sıyrılıp çıktı.

Yüce Allah, Hz. Cebrail ve Hz. Mikail'e, "Ben sizin aranızda kardeşlik tesis ettim. Şimdi birinizin ömrü diğerinden kesinlikle fazladır. Sizden hanginiz, ömrünüzün çokluğunu, diğerine bağışlamaya hazırdır?" buyurduğunda; arz ettiler ki, "Allah'ım, bu bir emir midir, yoksa ihtiyari midir? (Tercih hakkı var mıdır?)"

Allah Teala "İhtiyaridir" buyurdu. Bunun üzerine onlardan hiç birisi, kendi iradeleriyle ömürlerinin fazla olan süresini diğerine bağışlamaya razı olmadı. Bu sırada Allah Teala onlara şöyle hitap etti:







"Ben velim olan Ali'yle, nebim olan Muhammed'in arasında kardeşlik tesis ettim. Ali, kendi hayatını Peygambere feda etmeyi tercih ederek; canıyla O'nu korumak için onun yatağında yattı. Yeryüzüne inin; O'nu, düşmanların şerrinden koruyun."

Melekler hemen yere indiler. Hz. Cebrail, Hz. Ali'nin başucuna, Hz. Mikail ise ayakucuna oturdu. Ve Hz. Cebrail şöyle dedi:

"Tebrikler olsun, tebrikler olsun sana ey Ebu Tâlib'in oğlu! Allah seninle meleklerine karşı iftihar ediyor."

Bu esnada Resulüllah'a Bakara Sûresi'nin 207. ayeti nâzil oldu. Ayet şöyledir: "İnsanlardan öylesi vardır ki, canını Allah'ın hoşnutluğunu elde etmek için satar, kendini feda eder. Allah kullarına karşı rauftur, çok merhametlidir".







2- Mübahele Ayeti:

Resul-i Ekrem (s.a.v), Necran hıristiyanlarını İslâm'a davet ettikten sonra, onların önde gelen bilginlerinden olan Seyyid, Akıb, Casilik, Alkame ve 70 kişiyi aşkın bir grup, 300 kişiye ulaşan takipçileriyle beraber Medine'ye geldiler.

Resulüllah ile yaptıkları birkaç ilmi münazarada, sabit ve muhkem delillerle gereken cevapları alarak yenilgiye uğradılar.

Zira Resulüllah'ın delilleri, onların elinde bulunan ve onlar tarafından güvenilir görülen kitaplardandı.

Resulullah, o kitaplardan da deliller göstererek kendi haklılığını ispat etti, Hz. İsa'nın, Hz. Peygamberin alamet ve nişaneleri hakkında söylediği sözleri ve zuhur edeceği ile ilgili olarak haber verdiğini onlara anlattı.

Zaten Hristiyanlar, Hz. İsa'nın verdiği haberlere göre böyle bir zuhurun bekleyişi içindeydiler. Buna göre "O (Resul) deveye binmiş halde (Mekke'de bulunan) Faran dağlarından zahir olacak, İyr ve Uhud (Medine) arasında hicret edecektir."







Hz. Resulüllah'ın delilleri öyle güçlüydü ki, teslim olmaktan başka cevapları yoktu. Ancak makam ve mevkî sevgisi onların teslim olmasına engel oluyordu.

Onlar, İslâm'ı kabul etmediklerinden; Resulullah, Allah'ın emri üzerine doğrunun yalancıdan ve hakkın batıldan ayırt edilmesi için onlara mübahele (karşılıklı beddualaşma) yapılması önerisinde bulundu. Rivayete göre Resulüllah kendisine inen ve onları mübaheleye davet eden şu ayet-i kerimeyi okudu:

"Artık sana gelen bunca ilimden sonra onun hakkında seninle çekişip tartışmalara girişirlerse, de ki; "Geliniz oğullarımızı ve oğullarınızı, kadınlarımızı ve kadınlarınızı, bizzat canlarımızı ve canlarınızı çağıralım, toplaşalım. Sonra karşılıklı lanetleşelim de, böylece Allah'ın lanetini yalan söyleyenlerin üzerine kılalım".

Hıristiyanlar bu öneriye razı oldular; ancak bu işin bir gün sonraya bırakılmasını istediler.

Hz. Peygamber onların bu erteleme isteklerini kabul etti. Ertesi gün, Hıristiyanların hepsi, yetmişten fazla bilginleri eşliğinde Medine'nin çıkışında, Resulüllah'ın çok büyük ve kalabalık bir toplulukla onları yıldırmak ve korkutmak için geleceğini bekliyorlardı.







Aniden "Medine" kalesinin kapısı açıldı. Resulüllah, sağında bir genç, solunda hicaplı bir kadın, önlerinde ise iki çocuk olduğu halde gelerek, Hristiyanların karşısındaki bir ağacın altında oturdu. Bunların dışında kimse onlarla birlikte gelmemişti.

Hıristiyanların en bilgini olan piskopos, mütercimlerden, "Muhammed ile gelenlerin kimler" olduklarını sordu.

Mütercimler, "O genç, damadı ve amcasının oğlu Ali b. Ebu Tâlib'dir. O kadın, O'nun kızı Fâtımâ, iki çocuk ise O'nun torunları ve kızının evlatları olan Hasan ve Hüseyin'dir" dediler.

Piskopos bu durumu görünce, Hıristiyan bilginlerine şöyle dedi: "Bakınız, Muhammed nasıl da mutmain bir halde en yakınlarını, evlatlarını ve en çok sevdiği azizlerini mübaheleye getirip, onları belaya mâruz bıraktı.

Allah'a and olsun ki, eğer onun tereddüdü veya korkusu olsaydı; asla onları getirmez ve mübaheleden vazgeçerdi veya en azından ailesinden olan sevdiklerini bu hadiseden uzak tutardı.

Onunla mübahele yapmamız kesinlikle doğru değildir. Eğer Rum Kayseri'nden korkmasaydım, ona iman ederdim. Öyleyse; onun isteklerini kabullenerek anlaşıp, şehrimize dönelim." Arkadaşlarının hepsi "Söylediklerin doğrudur" deyip piskoposu tasdik ettiler.







Bunun üzerine piskopos, Hz. Peygambere "Biz, seninle mübahele yapmıyor, anlaşmak istiyoruz" dedi. Hz. Peygamber de onların bu teklifini kabul etti. Resulüllah bu olay üzerine şöyle buyurdu:

"Canımı elinde tutan Allah'a and olsun ki, azap ve bela Necranlıların başları üzerinde dolaşıyordu; eğer lanetleşmeye kalkışsalardı maymun ve domuz şekline dönüşürlerdi. Bütün vadi ateşle dolar; Yüce Allah bütün Necran ehlini yok ederdi."

Bu manada Hz. Ali (k.veche), Resulüllah'ı (s.a.v.) hayatında ve ölümünden sonra tam anlamıyla temsil edebilecek tek ve en kamil kişidir; tabii ki peygamberlik makamı bundan istisnadır". Devam edecek (Geniş bilgi ve kaynaklar için bakınız Prof. Dr. Haydar Baş İmam Ali eseri)

Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada, WhatsApp durumunda yapay zekayla oluşturduğu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek ile birlikteki fotoğrafını paylaşan şüpheli gözaltına alındı

23.09.2026 12:44:00
İHA
 
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Erdoğan ve Gürlek'in fotoğraflarıyla paylaşım yapan şüpheli gözaltında
Edinilen bilgilere göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/214389 sayılı soruşturması kapsamında yürütülen çalışmalarda, şüpheli Mehmet Ç.'nin (53) WhatsApp durumunda Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Bakan Gürlek'in fotoğraflarının yanında yapay zeka kullanarak oluşturduğu değerlendirilen kendi fotoğraflarına yer verdiği paylaşımlar yaptığı tespit edildi.






Söz konusu paylaşımlarla kamu görevlileriyle ilişkisi bulunduğu ve bu kişiler nezdinde hatırı sayıldığı yönünde bir izlenim oluşturduğu değerlendirilen şahıs, 23 Eylül tarihinde Keçiören ilçesindeki adresinde gözaltına alındı. 






Mevcutlu şekilde adli mercilere sevk edilmesi beklenen Mehmet Ç.'nin Ankara doğumlu olduğu ve 4 ayrı suç kaydının bulunduğu belirtildi.








Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili soruşturmayı sürdürüyor.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.

Sağanak yağışın vurduğu Pazar'da hasar tespit çalışmaları yapıldı

Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, yoğun yağıştan en fazla etkilenen ilçelerden Pazar'da incelemelerde bulunarak, yaşanan sel ve su baskınları sonrası yürütülen çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulundu

20.09.2026 16:39:00
İhlas Haber Ajansı
 
Sağanak yağışın vurduğu Pazar'da hasar tespit çalışmaları yapıldı
Sağanak yağışın vurduğu Pazar'da hasar tespit çalışmaları yapıldı
Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, yoğun yağıştan en fazla etkilenen ilçelerden Pazar'da incelemelerde bulunarak, yaşanan sel ve su baskınları sonrası yürütülen çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulundu. Baydaş, ilçede ciddi altyapı tahribatı ve iş yerlerinde maddi hasar meydana geldiğini belirterek, hasar tespit çalışmalarının tamamlanmasının ardından yaraların hızlı şekilde sarılacağını söyledi.






Rize'de evvelsi gün etkili olan yoğun yağışın ardından kent genelinde incelemeler sürüyor. Yağıştan en fazla etkilenen bölgelerden biri olan Pazar ilçesinde de ekipler sahada çalışmalarını sürdürüyor. İlçeyi ziyaret eden Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, özellikle ilçe merkezindeki çarşıda yoğun su baskını yaşandığını ifade etti.

"Can kaybımız yok"

Yaşanan yağışın ardından il genelinde herhangi bir can kaybının bulunmadığını belirten Vali Baydaş, "Evvelsi gün yaşanan yoğun yağıştan en fazla etkilenen yerler arasında birisi de Pazar merkez. Burada iki deremizin akışındaki tıkanıklık sebebiyle ilçe merkezinin yoğun şekilde etkilendiğini görüyoruz. Özellikle ilçe merkezindeki çarşının yoğun şekilde etkilendiğini görüyoruz. Şükürler olsun ki burada da il genelinde de herhangi bir can kaybımız yok. Ama ciddi manada bir altyapı tahribatı ve iş yerlerinde maddi hasar mevcut" dedi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekipleri ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ekiplerinin hasar tespit çalışmalarına başladığını kaydeden Baydaş, çalışmalar tamamlandıktan sonra hasarların giderilmesine hızlı şekilde başlanacağını söyledi.








"Derelerin güzergahı ile ilgili yeniden çalışma yapmamız gerekiyor"

Pazar ilçesindeki derelerin akış güzergahlarının yeniden ele alınması gerektiğine dikkat çeken Baydaş, "Burada esasen iki derede de o derelerin güzergahı ile ilgili öyle görünüyor ki yeniden bir çalışma yapmamız gerekiyor. Tabii derelerin bu tür durumlarda ana dereye ve Pazar Deresi'ne veya menfezlerle denize ulaşması gerekiyor. Buraların tıkalı olmaması lazım. Buralarla ilgili tespitlerimizi yaptık. Hem Devlet Su İşleri ekiplerimiz hem de İller Bankası ekiplerimiz hem de Pazar Belediyesi ekibimiz koordinasyonla bir hazırlık yapacaklar. Arkadaşlarımıza söyledik, geçişi rahatlatacak hızlı birkaç tedbiri hemen şimdi arkadaşlarımız yapacaklar" diye konuştu.







"Acil yardım ödeneklerini pazartesiden itibaren vermeye başlayacağız"

Hasar tespit çalışmalarının ardından vatandaşlara yönelik desteklerin hızlı şekilde başlatılacağını ifade eden Baydaş, "Hasar tespit çalışmaları yapılanların hemen hızlıca pazartesiden itibaren acil yardım ödenekleri vermeye başlayacağız. Altyapı hasarları ile ilgili onların da acil olanlarını çok hızlı bir şekilde yapacağız. Plan proje gerektirenlerin de çalışmalarına başlayacağız" ifadelerini kullandı.







Yaklaşık 40 noktada tedbir uygulandı

Yağış nedeniyle vatandaşların başka bölgelere sevk edilmediğini belirten Baydaş, bazı evlerin tedbir amacıyla boşaltıldığını söyledi. Baydaş, "Başka yerlere sevk edilen herhangi bir kimse yok. Etkilenen vatandaşlar tercih etmiyor, çoğu merkezde etkilenen vatandaşımızın köyde de evi olmuş oluyor. Yaklaşık 40 civarında yerde bu tedbiri uygulamıştık. Boşalttığımız evler var, alt kısımları hasar gören evler var" dedi.

Ulaşım açısından herhangi bir sorun yaşanmadığını kaydeden Baydaş, çalışmaların sürdüğü bölgeler hakkında da bilgi verdi.

"En fazla etkilenen yer İyidere ve Pazar ilçelerimiz"

İyidere'de çalışmaların devam ettiğini, Derepazarı ilçe merkezinin de kısmen etkilendiğini belirten Baydaş, "Ulaşım yönünden sıkıntı yaşadığımız herhangi bir yer yok. İlçe merkezi itibarıyla İyidere'de çalışmalarımız devam ediyor. Derepazarı'nın kısmen merkezi etkilenmiş durumda ancak ilçe merkezi olarak en fazla etkilenen yer İyidere ve Pazar ilçelerimiz. Büyük oranda artık temizliğe de başlamış durumdayız" şeklinde konuştu.

Hasar tespit çalışmalarında ortaya çıkacak rakamların hafta içerisinde netleşeceğini ifade eden Baydaş, "Hasar tespiti ile ilgili rakamlar hafta içi belli olacak. Çünkü ekipler bugün de çalışmaya devam ediyorlar. Onu da ilerleyen süreçte paylaşacağım" dedi.

"Vatandaşlarımızı uyardık"

Yoğun yağış sonrası içme suyu konusunda da vatandaşlara uyarıda bulunduklarını belirten Baydaş, özellikle çeşme suyu ve yerel bağlantılarla şebeke suyu kullanan vatandaşların dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Baydaş, "Çeşme suyu kullanan, yerelde küçük bağlantılarla şebeke suyu kullananlar ile ilgili; elbette yoğun yağışlarda bu sular bulanıklaşabiliyor. Başka sular karışabiliyor buraya. Bu yüzden vatandaşlarımıza uyarıda bulunduk" ifadelerini kullandı.

Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası

Bursa'da 192 yıllık tarihi binanın restorasyonunda çalışan işçi, kolunu iş makinesine kaptırarak yaralandı

19.09.2026 12:09:00
İHA
 
Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası
Bursa'da restorasyon alanında korkutan iş kazası
Bursa'nın Mudanya ilçesinde 192 yıl önce Rum Ortodoks Kilisesi olarak inşa edilen, 1993 yılında Mudanya Belediyesi tarafından onarılıp Uğur Mumcu Kültür Merkezi haline getirilen tarihi yapının şimdiki restorasyonu sırasında iş kazası meydana geldi. Çalışma sırasında kolunu iş makinesine kaptıran H.Ç. yaralanırken, olayla ilgili polis ve olay yeri inceleme ekipleri çalışma başlattı.






Olay, saat 11.00 sıralarında Mütareke Mahallesi Mustafa Kemal Paşa Caddesi üzerinde bulunan Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, tarihi binadaki restorasyon çalışmaları sırasında işçi H.Ç., çalıştığı esnada kolunu iş makinesine kaptırdı.








H.Ç.'nin yaralandığını gören çalışma arkadaşları, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesi olay yerinde yapılan H.Ç., ambulansla Bursa Şehir Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.








İş kazasının ardından olay yerine polis ekipleri ile olay yeri inceleme ekipleri sevk edildi. Ekipler, restorasyon çalışmalarının sürdüğü alanda inceleme yaparak kazanın meydana geldiği noktada gerekli tespitlerde bulundu.








1834 yılında inşa edilen ve yaklaşık 192 yıllık geçmişe sahip Uğur Mumcu Kültür Merkezi'nde restorasyon çalışmalarının Mudanya Belediyesi tarafından yürütüldüğü öğrenildi.
Polis ekipleri, kazanın meydana geliş şeklinin belirlenmesi amacıyla inceleme başlatırken, olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Trabzon'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi

Trabzon'da etkili olan sağanak yağış nedeniyle cadde ve sokaklar göle dönerken, bazı iş yerlerini su bastı, bir binanın istinat duvarı çöktü

19.09.2026 11:51:00
İHA
 
Trabzon'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi
Trabzon'da sağanak hayatı olumsuz etkiledi
Kentte etkili olan sağanak nedeniyle birçok noktada su baskınları meydana geldi. Trabzon Havalimanı'nda bazı araçlar balçık içerisinde kalırken, ekipler bölgede çalışma başlattı.






Ortahisar ilçesine bağlı Yalıncak Mahallesi'nde Nadir Kent Sitesi'nin istinat duvarı sağanak nedeniyle çöktü. Tedbir amacıyla bina boşaltılırken, bölgede çalışma başlatılacağı öğrenildi. Yomra ilçesinde de yağış nedeniyle bazı iş yerlerini su bastı. Sabah saatlerinde dükkanlarını açan esnaf, iş yerlerinde temizlik çalışmalarına başladı. Kent genelinde ekipler tarafından yağışın neden olduğu olumsuzlukların giderilmesi amacıyla temizlik çalışmaları yürütülüyor.









"Her şey bir an da oldu"

Yomra ilçesinde esnaflık yapan Miraç Pulat, "Güzel bir yağmur yağdı. Allah beterinden korusun. Maddi hasarımız var. Sabahın ilk saatlerinden beri buradayız. Her şey bir an da oldu. Kimse bir şey anlamadı" ifadelerini kullandı.








Meteoroloji uyardı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü, Trabzon, Rize ve Artvin için kuvvetli yağış uyarısında bulundu. Yapılan değerlendirmede, sabah saatlerinde bölgede etkili olması beklenen yağışların yer yer kuvvetli ve çok kuvvetli olabileceği belirtildi.








Yağış miktarının Trabzon, Rize ve Artvin çevrelerinde metrekareye 21 ila 50 kilogram, yer yer ise 51 ila 100 kilogram arasında olması beklenirken, vatandaşların ani sel, su baskını, yıldırım, heyelan ve yağış sırasında kuvvetli rüzgar gibi olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olması istendi.

Rize'de Pazar ilçesinde sel suları çekiliyor

Doğu Karadeniz Bölgesi'nde dün akşam saatlerinden itibaren başlayan şiddetli yağış Rize'nin sahil kesimindeki ilçelerinden etkili oldu. İyidere ilçesi gibi Pazar ilçesi de yağışlardan en fazla nasibini alan yerlerden biri oldu

19.09.2026 11:40:00
İHA
 
Rize'de Pazar ilçesinde sel suları çekiliyor
Rize'de Pazar ilçesinde sel suları çekiliyor
Dün akşam saatlerinde bölgede başlayan şiddetli yağış Trabzon'un ardından Rize'yi de vurdu. Rize'nin İyidere ve Pazar ilçeleri yağışlardan olumsuz etkilendi.






Her iki ilçede de derelerden gelen sel suları denize ulaşamadan ilçe merkezini doldurdu. İlçe merkezleri göle dönerken, çok sayıda iş merkezi sular altında kaldı. 






Pazar ilçe merkezinde sular yavaş yavaş çekilmeye başlarken, suların çekildiği iş yerlerinde ise temizlik çalışmaları başladı. 






Vatandaşların milyonlarca lira zarara uğradığı öğrenilirken, ilçe merkezlerindeki temizlik çalışması ise sürüyor.




















logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.