logo
06 NİSAN 2026

İmam Hadi’nin Samarra yolculuğu

İbn Herseme, İmam’a karşı iyi davranmaya çalıştı. Onda bir takım kerametler görüyordu. Bu da İmam’a saygı göstermesine neden oluyordu. İmam’ın aleyhinde casusluk yapmanın ne kadar büyük bir cürüm olduğunu anlamasını sağlıyordu

21.05.2024 18:17:00
Haber Merkezi
İmam Hadi’nin Samarra yolculuğu
İmam Hadi’nin Samarra yolculuğu
İbn Herseme, İmam'a karşı iyi davranmaya çalıştı. Onda bir takım kerametler görüyordu. Bu da İmam'a saygı göstermesine neden oluyordu. İmam'ın aleyhinde casusluk yapmanın ne kadar büyük bir cürüm olduğunu anlamasını sağlıyordu.

Yahya b. Herseme'den şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "İmam Hâdî ile yolculuk yaptığım sırada onun yüceliğinin olağanüstü delillerini gördüm. Bunlardan biri şudur:

Su bulunmayan bir yerde konakladık. Develerimiz ve bineklerimiz susuzluktan telef olacaklardı. Medine'den beri bizi izleyen bir toplulukta vardı.

İmam, 'Birkaç mil ötede su olduğunu biliyor gibiyim' dedi.

Ona dedik ki: 'Eğer bizi oraya götürürsen lütfetmiş olursun. Biz de seninle beraber oraya kadar geliriz.'

Altı mil kadar yürüdük. Bir vadiye geldik. Gül bahçelerini andırıyordu. İçinde pınarlar, ağaçlar, tarlalar vardı. İçinde ne bir çiftçi, ne bir ırgat, ne de başka bir insan vardı. Orada konaklayıp suyumuzu içtik.

Hayvanlarımızı suladık ve ikindiden sonraya kadar orada kaldık. Sonra yol azığımızı aldık. Suyumuzu içtik ve yanımızdaki su kırbalarını doldurup yola çıktık. Çok uzaklaşmıştık ki ben susadım.

Hizmetçilerimden birinin yanında gümüş bir testim vardı. Onu heybesine bağlardı. Bana su vermesini istedim. Ağzında bir şeyler geveleyip durduğunu gördüm.

Sonra anladım ki testiyi su içtiğimiz konaklama yerinde unutmuş. Döndüm ve atımı kırbaçlamaya başladım. Hızlı koşan soylu bir attı. Derken vadiye geldim. Kurak ve kupkuru bir yer olduğunu gördüm. Ne su vardı, ne tarla, ne de yeşillik...

Hayvanlarımızın yerlerini, bineklerimizin gübrelerini gördüm. Testi hizmetçinin bıraktığı yerde duruyordu. Aldım, geri döndüm, ona da bir şey söylemedim.

Hareket halindeki kafileye ve askerlerime yaklaştığım zaman İmam Hâdî'nin tebessüm ederek beni beklediğini gördüm. Bana bir şey söylemedi. Ben de bir şey söylemedim. Sadece testiyi bulup bulmadığımı sordu. Ben de bulduğumu söyledim.'

Yine kızgın bir yaz günü güneş yükselmeye başladığı sırada yakıcı bir güneş altında İmam, merkebine bindi. Üzerinde bir yağmurluk vardı. Bineğinin kuyruğu bağlanmıştı, altında da uzun bir keçe vardı.

Ordugâhtaki herkes ve kafiledekiler gülüp şöyle diyorlardı: 'Bu hicazlı suya kanmak nedir bilmiyor.'

Birkaç mil yürüdük derken kıble tarafından bir bulut yüksel-meye başladı. Ortalık birden karardı. Kısa süre içinde bardaktan boşalırcasına bir yağmur yağmaya başladı.

Neredeyse telef olup boğulacaktık. Su elbiselerimizden geçip bedenlerimiz üzerinde akmaya başladı. Ayakkabılarımız suyla doldu. Yağmurun yağması o kadar hızlı ve âni oldu ki inip keçeleri çıkarmaya fırsatımız olmadı.

Acınacak ve gülünç bir duruma düşmüştük. İmam hâlimize bakıp hayretle gülümsüyordu.

Konakladığımız bir yerde bir kadın geldi. Yanında oğlu vardı. Çocuğun gözleri kapanmıştı. Kadın yalvararak şöyle diyordu: 'Yanınızda Ali'nin soyundan biri var. Onu bana gösterin. Şu oğlumun gözüne okuyup iyileştirsin.'

Onu kadına gösterdik. İmam çocuğun gözlerini açtı. Gözlerinin hiç görmediğinden kuşku duymadım. Elini bir süre çocuğun gözlerinin üzerine koydu. Dudakları kımıldıyordu. Bir de ne göreyim? Çocuğun gözleri açılmış ve sağlığına kavuşmuş!'" 

Kafile Samarra'ya doğru ilerlerken Bağdat'tan geçti. İbn Herseme'yi Bağdat valisi İshak b. İbrahim et-Tahirî karşıladı. Ve İmam hakkında ona tavsiyelerde bulundu, can güvenliğini sağlamasını istedi. Şöyle dedi:

"Ey Yahya! Bu adam Resûlullah'ın çocuğudur. Mütevekkil'i ise biliyorsun. Eğer onu bu adamı öldürmeye teşvik edersen, Resûlullah senin hasmın olur."

Yahya ona şu cevabı verdi: "Allah'a yemin ederim ki, onunla ilgili olarak sadece güzel şeylere tanık oldum." 

Kafile Samarra'ya vardığında İbn Hersem önce Vasif Türkî -halifenin birini tayin edip azletmesine katılan, yapıp ettiklerini tartışan biriydi- ile görüşmeyi uygun gördü. Bu görüşmede Vasif, Yahya'ya şunları söyledi:

"Allah'a yemin ederim ki eğer bu adamın -İmam Hâdî'yi kastediyor- başındaki saçlardan bir tel düşerse onun intikamını alacak kişi benden başkası olmayacaktır."

İbn Herseme diyor ki: "Valinin ve Vasif'in sözleri karşısında hayrete düştüm. Mütevekkil'e gözlediğim kadarıyla İmam'ın takvasını ve zühdünü anlattım. Evini aradığımı ve orada mushaflardan ve ilim kitaplarından başka bir şey bulmadığımı, bu arada Medinelilerin onun başına bir şey gelecek diye endişe ettiklerini söyledim. Bunun üzerine Mütevekkil onu güzel ödüllerle ödüllendirdi." 

Ancak İbn Herseme'nin, İmam'ın güzel bir şekilde ağırlandığına ve ikrama mazhar olduğuna ait iddiası Mütevekkil'in Samarra'ya geldiği gün İmam'la görüşmemesi gerçeği birbiriyle çelişmektedir.

Kuşkuları haklı çıkaran bir diğer tavır da, İmam Hâdî'nin "Hanu's-Saalıyk/Zavallılar Hanı" diye bir hana yerleştirilmesini emretmesidir. 

Sâlih b. Said anlatıyor: "Ebû'l-Hasan'ın yanına gittim ve dedim ki: Sana feda olayım, her fırsatta senin nurunu söndürmek ve senin değerini düşürmek istiyorlar. Sırf bu yüzden seni bu iğrenç hana (Hanu's-Saalıyk) yerleştirdiler." (Prof. Dr. Haydar Baş İmam Hadi eserinden)

19 mültecinin öldüğü bot faciasına 12 tutuklama

Muğla'nın Bodrum ilçesi Yalıkavak açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan lastik botun kötü hava şartları nedeniyle alabora olması sonucu 19 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi sağ kurtarıldı. Olayın ardından göçmen kaçakçılığı organizasyonuna yönelik düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 17 şüpheliden 12'si tutuklandı

06.04.2026 10:56:00
İhlas Haber Ajansı
19 mültecinin öldüğü bot faciasına 12 tutuklama
19 mültecinin öldüğü bot faciasına 12 tutuklama
1 Nisan 2026 günü saat 06.00 sıralarında, içerisinde düzensiz göçmenlerin bulunduğu bir lastik botun yasa dışı yollarla Yunanistan'ın İleryoz Adası istikametine ilerlediği tespit edildi. Sahil Güvenlik ekiplerinin "dur" ihtarına uymayan bot, olumsuz hava ve deniz şartlarının etkisiyle kontrolden çıkarak alabora oldu. Olayın ardından başlatılan arama kurtarma çalışmalarında, büyük bölümü Afganistan uyruklu 20 kişi sağ kurtarılırken, 19 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Yaralıların hastanelerdeki tedavilerinin sürdüğü öğrenildi.

Göçmenlerin güzergahı tek tek ortaya çıkarıldı

Yapılan incelemelerde; düzensiz göçmenlerin 31 Mart 2026 tarihinde Denizli, Uşak, İzmir, Balıkesir, Amasya ve Kırıkkale'den farklı araçlarla Bodrum'a getirildiği belirlendi. Göçmenlerin 1 Nisan günü Yalıkavak Dirmil bölgesine yürüyerek ulaştıkları ve yüzü maskeli bir şahıs tarafından sayılarak bota bindirildikleri tespit edildi.

Organizasyon çökertildi: 17 gözaltı

Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda, bazı göçmenlerin Gümbet Mahallesi'ndeki bir evde konakladığı belirlendi. Evi kiralayan şahıs ile göçmenleri çıkış noktasına götüren 2 kişi gözaltına alındı. Ekiplerin koordineli çalışması sonucu olayla bağlantılı toplam 17 şüpheli yakalandı. İstihbarat, KOM ile Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerinin katıldığı operasyonla organizasyon büyük ölçüde çökertildi.

12 tutuklama, 5 adli kontrol

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden J.J.S., J.H., H.B., Ö.B., H.Ö., Y.E., H.S., M.R., M.D., A.M.G., İ.A. ve Y.Y. isimli 12 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. T.B.O., Ö.K., A.A., Ö.A. ve Ç.D. isimli 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Bolu Belediyesi'nde yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 3 kişi serbest bırakıldı

Bolu Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 3 kişi çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı

06.04.2026 02:10:00 / Güncelleme: 06.04.2026 06:12:16
İHA
Bolu Belediyesi'nde yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 3 kişi serbest bırakıldı
Bolu Belediyesi'nde yürütülen soruşturmada gözaltına alınan 3 kişi serbest bırakıldı
Geçtiğimiz ay yürütülen 'icbar suretiyle irtikap' soruşturması kapsamında Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Dün sabahın ilk ışıklarıyla birlikte jandarma ekipleri tarafından belediye binasına geniş çaplı başlatılan arama çalışmaları devam ediyor. Jandarma, kurumdaki tüm bilgisayarları ve dijital materyalleri inceleme altına alırken 3 kişi gözaltına alındı.



Olaya ilişkin CHP'li meclis üyesi Cihan Tutal, Mali İşler Müdürü Naim Ayhan ve BOLSEV Vakfı Üyesi Ali Sarıyıldız gözaltına alındı. Soruşturmaya ilişkin daha önce de Naim Ayhan ve Ali Sarıyıldız gözaltına alınmış ve ifadeleri sonrası serbest bırakılmıştı. Jandarma ekipleri belediye binasında yaklaşık 5 saat süren çalışmalarını tamamladı. Ekipler tarafından önemli evrak ve bilgisayarlar torbalarla Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na götürüldü.



3 isim de serbest bırakıldı



İl Jandarma Komutanlığı'nda gözaltı işlemleri tamamlanan CHP'li meclis üyesi Cihan Tutal, Mali İşler Müdürü Naim Ayhan ve BOLSEV Vakfı Üyesi Ali Sarıyıldız öğle saatlerinde Bolu Adliyesi'ne sevk edildi.



Savcılıkta ifade işlemlerinin ardından nöbetçi mahkemeye sevk edilen 3 kişi, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Batının bir Şark Meselesi vardır

Ülkenin bu duruma gelişinden sonra insanımızı, manen boş gören Batı dünyası yoğun bir şekilde onu kazanma gayretleri içerisine girmiştir. Ve adeta onu kazanma mücadelesi vermektedir.

05.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Batının bir Şark Meselesi vardır
Batının bir Şark Meselesi vardır
Ülkenin bu duruma gelişinden sonra insanımızı, manen boş gören Batı dünyası yoğun bir şekilde onu kazanma gayretleri içerisine girmiştir. Ve adeta onu kazanma mücadelesi vermektedir.

Buraya gelmişken şunu söylemekte fayda vardır: Misyonerlik faaliyetleri aslında bir insanı, Hıristiyan ya da Musevi yapma şeklinde görünmüş olsa da, asıl amacı, yaşadığımız şu toprakları elimizden almaktır.

Batının bir Şark Meselesi vardır



Buna göre 'Türkler Orta Asya'nın mahsulü bir millettir. Zorla Anadolu' ya gelmişlerdir. Anadolu medeniyeti, Batı uygarlığına aittir. Er veya geç bu uygarlığı terk edip kendi ülkelerine dönmesi lazımdır.

Türkler Anadolu'da yaşayan insanları özellikle din yoluyla asimile ederek Türkleştirmişlerdir. Aslında orada yaşayan insanlar Türk değildir" gibi çok saçma, çok garip bir iddia ile misyonerlik faaliyetlerini maalesef ülkemizin her bölgesine yoğun bir şekilde teksif ettiler. Bu faaliyetler bugün, dünkünden çok daha fazladır.

Sizlerde biliyorsunuz ki, Karadeniz Bölgesinde de çok ciddi misyonerlik faaliyetleri var. Mesela Trabzon'daki Santa Maria Kilisesi'nin kapısını bundan 20 yıl önceye kadar açan bir tek insan yoktu. Ama şimdi?

Anlatmak istediğimiz şu: Bir insan sahipsiz kalınca, onu sahiplenip emellerine vasıl olmak isteyenlerin olması kaçınılmaz olur. Bir defa bu insanlar dindar olsun diye bu işin içerisinde değiller. Batının böyle bir derdi olmuş olsa kendi, ülkesinde, kendi vatandaşının dini ihtiyacı ile uğraşır. Böyle bir derdi yok.

Hatta batıya gidin, Türk işçilerinin yaptığı camilerin hemen hemen ekserisi kiliselerden yapılmıştır. Kendi ülkesinde böyle bir derdi olmayan Batının buradaki derdi de insanı, Hıristiyan veya Musevi' yapmak değil, Hıristiyan veya Musevi' yapmak suretiyle sen Türk değilsin" sözünü ona söyletmektir.

Ondan sonra ikinci adım da, 'Madem sen, Türk değilsin. O halde nesin? Rum'sun veya Ermenisin veya Süryani'sini' kabul ettirmektir. Üçüncü adımı da, 'dolayısıyla bu topraklar Türklerin değildir" anlayışını yerleştirmektir.

Ülkede böyle çok garip bir olay var. Maalesef bu olaya karşı herkes duyarsız. Ama bir gün gözümüzü açtığımız zaman vakit çok geçmiş olabilir. O zaman "Eyvah! Ne yaptık da bu bela başımıza geldi?" demenin de bir kıymeti olmaz.

Yanlış anlaşılmasın. Biz bir insanın herhangi bir dini tercih etmesi veya o kuralları yaşamasına karşı değiliz. Takdir edersiniz ki bizim inancımızda da bir insanın inancına hürmet etme, saygı duyma, hatta gerekirse imkan tanıma vardır.

Ama buradaki olay bu değildir. Onların, bu kapıdan girerek, yani buradaki müsamahadan istifade ederek yapmak istedikleri ülkeyi bölmektir, vatanı işgal etmektir. Biz, buna karşıyız. Dolayısıyla misyonerlik faaliyetleri vardır ve devam etmektedir.

Müslüman gelenekten gelen bir insanı Musevi, Hıristiyan yapabilmeniz, ardından da, "sen Rum'sun. Ermeni'sin"  diyebilmeniz Müslüman gelenekten gelen bir insanı bu konuda ikna etmeniz o kadar kolay bir hadise değildir.

Onun için diyalog adı altında 'canım zaten bu dinlerin hepsi aynı kaynaktan besleniyor. Hepimizin Allah'ı bir. Orada da olsan budur, burada da olsan budur' demek suretiyle Tevhid Akidesini,  Teslisle karıştırıp (bal ile sirkeyi karıştırmak gibi bir olay) çok ciddi bir oyun oynuyorlar.

Bu yolla yapılmak istenilen o masum insanların akaidini,  inancını bozup,  bilahare de onu ifsad etmektir. Yani milletine, devletine karşı buğz eder bir hale getirmektir. Kabul etsek de, etmesek de bu anlayış ülkemizde var.

Ekserisi de bu olaylardan geçip bu noktaya gelen insanların devletine ve milletine karşı takındığı tavır, ifade etmek istediğimiz tavırdır. Üç-beş sene evvel insanımızda devletine, milletine, askerine, vatanına, bayrağına karşı böyle bir tavır yoktu.

Diyalog süreci içine girildiğinde bir de bakıyorsun en mukaddes değerlerini tartışmaya açmak bir tarafa küfrediyor. O insan, diyalog süreci ile o noktaya geliyor ve olay, milletin milli bünyesini tahrip edecek vahim boyutlara ulaşıyor.  Diyalog hem milli olarak, hem de dini olarak masum bir hareket değildir." (Prof. Dr. Haydar Baş Niçin Türkiye eserinden)

Ankara'daki kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu

Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde özel halk minibüsünün köprü direğine çarpması sonucu hayatını kaybeden 5 kişiden 4'ünün kimlikleri belli oldu

04.04.2026 18:11:00 / Güncelleme: 04.04.2026 18:13:55
İHA
Ankara'daki kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Ankara'daki kazada hayatını kaybedenlerin kimlikleri belli oldu
Kaza, Kahramankazan ilçesi Saray mevkiinde meydana geldi. Kızılcahamam istikametine seyreden 06 HO 1460 plakalı özel halk minibüsü, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu bariyerlere çarptı. Kazanın etkisiyle takla atan otobüs, köprü ayağına çarparak durabildi. Kazada 5 kişi hayatını kaybederken, 14 kişi de yaralandı. Kazada hayatını kaybeden 5 kişiden 4'ünün minibüs şoförü Efe Erdem (31) ile yolculardan Mehmet Sucu ve kızı Safiye Simge Sucu ile Hamiyet Bilge Uslu olduğu tespit edildi.



Hayatını kaybeden diğer kadın yolcunun kimliğini belirlemek için çalışmalar sürüyor. Otobüsün şoförü Efe Erdem'in evli ve 2 çocuk babası olduğu öğrenildi.



Kazayla ilgili 3 cumhuriyet savcısı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında 2 bilirkişi de incelemelerini sürdürüyor. 

Ankara'daki feci kazada otobüs sahibi gözaltına alındı

Ankara'nın Kahramankazan ilçesinde 5 kişinin hayatını kaybettiği trafik kazasıyla ilgili özel halk otobüsünün sahibi gözaltına alındı

04.04.2026 18:04:00
İHA
Ankara'daki feci kazada otobüs sahibi gözaltına alındı
Ankara'daki feci kazada otobüs sahibi gözaltına alındı
Kahramankazan ilçesinde özel halk otobüsünün kaza yapması sonucu 5 kişi hayatını kaybetmiş, 14 kişi de yaralanmıştı. Olayla ilgili 3 savcı görevlendirilirken, yürütülen soruşturma kapsamında özel halk otobüsünün sahibi İ.Ç. gözaltına alındı.

Özel halk otobüsü şoförünün işe alınırken gerekli yeterlilik belgelerini Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne göndermediği ve Ankara Büyükşehir Belediyesi'nden işe başlaması konusunda uygunluk raporunun alınması gerekirken, araç sahibi İ.Ç'nin bu belgeleri temin ederek belediye ekiplerine sunmadığı, araç sahibi İ.Ç.'nin bu nedenle gözaltına alındığı açıklandı.

LGS takvimi milli maç nedeniyle değişti

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, 14 Haziran'da yapılacağı duyurulan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın Dünya Kupası'ndaki Türkiye-Avustralya maçı sebebiyle bir gün öne çekilerek 13 Haziran'a alındığını açıkladı

03.04.2026 14:51:00
AA
LGS takvimi milli maç nedeniyle değişti
LGS takvimi milli maç nedeniyle değişti
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Aydın programı kapsamında Valilik Toplantı Salonu'nda gerçekleştirilen İl Eğitim Değerlendirme Toplantısı'nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"14 Haziran'da yapılacağı duyurulan Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınavın Dünya Kupası'ndaki Türkiye-Avustralya maçı sebebiyle öne çekilebileceği" şeklindeki açıklamasıyla ilgili görüşleri sorulan Yusuf Tekin, "Anlamakta gerçekten zorlanıyorum. Bu açıklamayı yaptık. Ne söyleyeceğini şaşıran bazı her şeye muhalif insanlar bunu da eleştirdiler. Hatta şöyle bir açıklama gördüm. 'Sınavın tarihini değiştireceğinize maçın saatini değiştirirseniz.' Çok komik, üzüntü verici şeyler bunlar." dedi.

Türkiye'nin Dünya Kupası grup aşamasındaki ilk maçının 14 Haziran Pazar günü Türkiye saatiyle 07.00 civarında başlayacağını öğrendiklerini aktaran Tekin, öğrencilerin milli heyecana ortak olabilmeleri için çalışma başlattıklarını ifade etti.

Yapılan teknik ve hukuki incelemeler sonucunda sınavın bir gün öne alınmasında engel görülmediğini dile getiren Tekin, şunları söyledi:

"Çarşamba günü itibarıyla bu konuda arkadaşlarımız çalışmaya başladılar ve 14 Haziran günü yapılacağını ilan ettiğimiz temel eğitimden ortaöğretime geçiş kapsamındaki liselere geçiş sınavının, 13 Haziran Cumartesi günü aynı saatte yapılmasına hukuken ve teknik olarak bir engel olmadığını arkadaşlarımız tespit edince biz de sınav değişikliğini yapmaya karar verdik. 13 Haziran'da sınavı yapacağız."

"12 Haziran Cuma günü idari tatil olacak"

Sınav öncesi hazırlık süreci ve velilerin okul ziyaretleri için de düzenleme yaptıklarını aktaran Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Okullarımızın, sınavın pazar günü olması durumunda cumartesi günü hazırlıkların yapıldığı gün olarak, velilerimizin çocuklarının sınava girecekleri yerlerle ilgili hazırlıklarını yaptıkları bir gün olarak bizim için önemliydi. Dolayısıyla bu hazırlıklar açısından da bir sorun yaşanmaması adına 12 Haziran Cuma günü de Bakanlığımız bünyesindeki örgün eğitim kurumlarında bir gün idari izin olarak geçirilmesini bugün zannediyorum arkadaşlarımız basın açıklamasıyla duyuracaklar. Dolayısıyla 12 Haziran Cuma günü idari tatil örgün eğitim kurumlarında. 13 Haziran Cumartesi günü daha önce ilan ettiğimiz aynı saatte liselere geçiş sınavını gerçekleştirmiş olacağız. Çocuklarımıza, öğretmenlerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum."

İnternetten silah satıp, eleman topluyorlar: 35 gözaltı

İnternet üzerinden silah sattıkları ve dijital ortamda suç işlemek amacıyla eleman topladıkları öne sürülen kişilere yönelik İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 35 şüphelinin yakalandığı bildirildi

03.04.2026 10:54:00
İhlas Haber Ajansı
İnternetten silah satıp, eleman topluyorlar: 35 gözaltı
İnternetten silah satıp, eleman topluyorlar: 35 gözaltı
İnternet üzerinden silah sattıkları ve dijital ortamda suç işlemek amacıyla eleman topladıkları öne sürülen kişilere yönelik İstanbul merkezli 16 ilde düzenlenen operasyonda 35 şüphelinin yakalandığı bildirildi.

İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, internet üzerinden silah sattıkları iddia edilen ve dijital ortamda suç işlemek amacıyla eleman topladıkları öne sürülen kişilere yönelik geniş çaplı çalışma başlattı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmaya göre, dijital ortamda suç işlemek amacıyla şahıs temini ve silah satışı faaliyetlerinde bulunan kişiler takibe alındı.



Emniyet ekipleri tarafından yürütülen istihbari analiz ve veri inceleme çalışmaları neticesinde; suç içerikli paylaşımlar, kullanıcı etkileşimleri ve dijital izler detaylı şekilde değerlendirildi, bu kapsamda suça karıştığı belirlenen şahısların tüm bağlantılarıyla deşifre edildi.

Yapılan teknik ve fiziki takibin ardından bu sabah operasyonun düğmesine basıldı. İstanbul başta olmak üzere Bursa, İzmir, Adana, Konya, Kocaeli, Tekirdağ, Mersin, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Diyarbakır, Ankara, Manisa, Mardin, Adana ve Antalya'yı kapsayan toplam 16 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Zincirle baskınlarda 35 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alındı. Zanlılar sorgulanmak üzere İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü'ne gönderildi. Gerçekleştirilen operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.

İşyerlerini kurşunlayıp haraca bağlamışlar:: 46 gözaltı

Kurşunladıkları iş yerlerinin sahiplerinden haraç isteyen çeteye yönelik İstanbul merkezli 3 ilde gerçekleştirilen operasyonda 46 şüpheli yakalandı

03.04.2026 10:48:00
İhlas Haber Ajansı
İşyerlerini kurşunlayıp haraca bağlamışlar:: 46 gözaltı
İşyerlerini kurşunlayıp haraca bağlamışlar:: 46 gözaltı
Kurşunladıkları iş yerlerinin sahiplerinden haraç isteyen çeteye yönelik İstanbul merkezli 3 ilde gerçekleştirilen operasyonda 46 şüpheli yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, Silivri ve çevre ilçelerde faaliyet yürüttüğü belirlenen, elebaşılığını M.A. isimli kişinin yaptığı silahlı suç örgütüne yönelik çalışma yapan İstanbul Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele ekipleri, kurşunladıkları iş yerlerinin sahiplerinden haraç isteyen çeteye yönelik operasyon başlattı.



İstihbarat Şube Müdürlüğü ile müşterek yürütülen operasyon, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı talimatı ile gerçekleştirildi.

Soruşturma kapsamında, Silivri ve çevre ilçelerde faaliyet yürüttüğü belirlenen, liderliğini M.A. isimli şahsın yaptığı silahlı suç örgütüne bu sabah İstanbul, Ankara ve Tekirdağ illerini kapsayan operasyonda, 46 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Adreslerde yapılan aramalarda ise 9 tabanca, 1 av tüfeği, çok sayıda senet ve kıymetli evrak, yakalanan silahlara ait değişik çaplarda çok sayıda mermi ele geçirildi. 3 ilde gerçekleştirilen operasyon kapsamında gözaltına alınan 46 şüpheli, sorgulanmak üzere İstanbul Organize Şubeye götürüldü.

İBB davasında 18 sanık tahliye edildi

107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı İBB davasında, 18 sanığın tahliyesine karar verildi

03.04.2026 01:11:00
AA
İBB davasında 18 sanık tahliye edildi
İBB davasında 18 sanık tahliye edildi

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan 15'inci duruşmaya, tutukluluk incelemesi için verilen 1,5 saatlik aranın ardından devam edildi.

Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Kasapoğlu'nun şoförü Sabri Caner Kırca, Ağaç AŞ Satın Alma Şefi Fatih Yağcı, İBB Anadolu Yakası Zabıta Müdürü Nazan Başelli, taşımacılık işiyle uğraşan Ebubekir Akın, CHP İstanbul Milletvekili Özgür Karabat'ın şoförü Sırrı Küçük, İSPER AŞ personeli Davut Bildik, eski İstanbul Planlama Ajansı çalışanı Esra Huri Bulduk, sosyal medya hesap yöneticisi Mahir Gün, şoför Kadir Öztürk, bir firmanın çalışanı Başak Tatlı, İmamoğlu İnşaat AŞ çalışanı Baran Gönül, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in şoförü Hüseyin Yurttaş, Mustafa Bostancı, Şehide Zehra Keleş, iş insanları Altan Ertürk, Ali Üner ile Evren Şirolu'nun tahliyesine karar verdi.

Tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan, Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık ile eski CHP Milletvekili Aykut Erdoğdu, İBB Başkan Danışmanı ve MEDYA AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun, İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş, İmamoğlu'nun kayınbiraderi Cevat Kaya ve İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın da aralarında bulunduğu 89 sanığın tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.

Duruşma, 6 Nisan Pazartesi'ye ertelendi. 

Bakan Bolat: "İran'a açılan kapılarda sorun yok"

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin Asya'ya açılan en önemli kapılarından biri olan Van'ın Kapıköy Gümrük Kapısı ile Ağrı Gürbulak ve Hakkari Esendere sınır kapılarında giriş-çıkış işlemlerinin rutin seyrinde devam ettiğini söyledi.

02.04.2026 19:30:00
İhlas Haber Ajansı
Bakan Bolat: "İran'a açılan kapılarda sorun yok"
Bakan Bolat: "İran'a açılan kapılarda sorun yok"
Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye'nin Asya'ya açılan en önemli kapılarından biri olan Van'ın Kapıköy Gümrük Kapısı ile Ağrı Gürbulak ve Hakkari Esendere sınır kapılarında giriş-çıkış işlemlerinin rutin seyrinde devam ettiğini söyledi.
Van'a gelen Bakan Bolat, Van Ticaret ve Sanayi Odası'nda düzenlenen 2026 yılı Mart ayı dış ticaret verilerinin açıklandığı toplantıya katıldı. Ardından Van'ın düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıldönümü törenine iştirak eden Bolat, daha sonra Türkiye'nin Asya'ya açılan kapısı olan Kapıköy Gümrük Kapısı'na geçti. Burada gerçekleştirdiği incelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Bolat, Bölge Dış Ticaret ve Gümrük Müdürlüğü'nden yürütülen çalışmalara ilişkin brifing aldıklarını belirtti. Çalışmaların yolunda devam ettiğini ifade eden Bakan Bolat, "Gerek yük taşımacılığı, gerekse demiryolu, yolcu ve yük taşımacılığı, gerekse karayolu ile turist giriş çıkışında bir aksama yok. Biz de arkadaşlarımıza gerekli talimatları verdik. Van Kapıköy, bizim modernleştirdiğimiz, yenilediğimiz kapılardan birisi. Toplam 20'ye yakın gümrük kapımızı biliyorsunuz son 23 yıl içinde dünyada örnek gösterilebilecek bir şekilde hükümetimiz modernleştirdi, yeniledi. Özel sektörle de işbirliği yaptı. Van Kapıköy de onlardan birisidir. Tabii şurada gördüğünüz yeni tesis çalışmaları devam ediyor. Bu anlamda Türkiye ile komşumuz İran arasındaki bu önemli geçiş noktası görevini yapmaya devam ediyor. Fonksiyon icra ediyor" diye konuştu
Bundan sonra barış ve ateşkes sürecinin gerçekleşmesiyle Kapıköy Gümrük Kapısı'nın ticari yük taşımacılığı ve yolcu giriş-çıkışları anlamında daha yoğun bir şekilde çalışacağını belirten Bakan Bolat, "Diğer iki gümrük kapımız Ağrı Gürbulak ve Hakkari Esendere kapılarında da normal rutin giriş-çıkış işlemleri devam ediyor. Arkadaşlarımızdan aldığımız bilgiler ışığında yeni talimatlarımızı verdik" şeklinde konuştu.İHA
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.