Siz karar verin!
Yazılı kanunlar mı yoksa güçlülerin istekleri mi? Hukukun ölçüsü adalet mi yoksa küresel güçler ve zenginler mi?
Adalet, haklının hakkını mı koruyor yoksa iktidarların, menfaat sahiplerinin hakkını mı?
Evet, İnsanlık bu gibi nice sorulara cevap arıyor. Hukuku, adaleti, küresel yasaları tartışıyor. 'Uluslararası hukuku', 'insan hakları beyannamesini', 'BM yasalarını' sorguluyor. Dünya adalet arıyor, vicdan arıyor.
Ülkemiz mi?
Ülkemizde de aynı sorgulama ve aynı arayışlar var. Ama çok sessiz ve çok sınırlı ve de çok az bir kesim tarafından.
Diğer taraftan hukukun üstünlüğünden, kanunlar karşısındaki eşitlikten ve adaletten en çok bahseden ve de övünen AKP iktidarı ve Sayın Erdoğan.
Ama dilde olanlara sahada rastlanılamıyor. Artık sahada yaşananlar özellikler her sabah bir muhalif parti belediyesine operasyonlar, gazetecilerin gözaltına alınması iktidar partililerce de tepkiyle karşılanıyor.
Ama tepkinin sebebi hukukun üstünlüğünden, adaletin vazgeçilmezliğinden değil! Bu kararların iktidara zarar vereceğinden ötürü.
Ha! Mazeretleri 'paralel yapı'.
Yani 2013'ten önce her istediklerini verdikleri, 2016'dan sonra 'bütün kütüklüklerin anasıdır', deyip, kendilerine mazeret, kalkan yaptıkları Fethullah Gülen ile yapılanması ile yürüyorlar.
Tabi bizden başka pek kimsede bu ülkedeki bütün kötülükleri başkaları yapıyorsa siz 23 yıldır ne yapıyorsunuz, sorusunu sormuyor!
Sorumlu iktidardır!
Rakamlar öyle diyor.
2024'te Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde 117'ci sıradaydık. 2025'te bir sıra gerileyerek 118'ci sıraya düştü. 2012 yılında ise 71'ci sıradaydık. 14 yılda 47 sıra geriye gitmişiz.
Yolsuzluk Algı Endeksi'nde 182 ülke arasında 2013 yılında 53. sırada olan Türkiye 2025 yılında 124. sıraya gerilemiş.
Kim yönetiyor ülkeyi? Erdoğan ve partisi. O zaman sorumlu bellidir.
CHP
Mart 2025'te başlayan CHP'li belediyeleri içeri atma ya da transfer etme süreci tüm hızıyla devam ediyor.
Adalet Bakanları gözaltı ve tutuklamaları hukuk, kanun başlığında yorumlamaya çalışırken Sayın Erdoğan hüküm ve siyasi başlıkta CHP'yi yerden yere vurmaya, itibarsızlaştırmaya çalışıyor, hukukun üstünlüğüne vurgu yapıyor.
Sahada durum nedir?
Hukukun üstünlüğü, üstünlerin (!) üzerine çıkamıyor, altta kalıyor. Durum bu!
'AKP'nin damadı' unvanı ile tanınan Ünsal Ban, CHP'li belediyelere yöneltilen suçlamalarla gözaltına alındı ve tutuklandı.
Hakim karşısına çıkartıldı, tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Yurt dışına kaçarken yakalandı, tutuklandı. Yine tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Yine yurt dışına kaçarken yakalandı, tutuklandı.
Yine hakim karşısına çıkarıldı ve yine tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Ünsal Ban 3'cü hakkında yurt dışına kaçmayı başardı.
Yunus Emre Vakfı, AKP döneminde AKP'nin tepe isimlerinin desteği ile kuruldu. Vakfın Başkanı Şeref Ateş, CHP'li belediyelere yöneltilen suçlamalarla gözaltına alındı ve tutuklandı.
Şeref Başkanın yardımcıları kim biliyor musunuz?
Biri Aile Bakanımızın eşi Rahmi Göktaş ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın'ın oğlu Abdullah Kutalmış Yalçın. Hemen istifa ettiler.
Bu iki isim dava dosyası girmedi. İfadeye bile çağrılmadılar.
Örnekler bitmiyor
Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nin (DHMİ) eski İşletme Dairesi Başkanı Mehmet Cemil Acar, CHP'li belediyelere yöneltilen suçlamalarla gözaltına alındı ve tutuklandı.
Acar'ın evinde 26 kilogram külçe altın ve büyük miktarda döviz ele geçirilmişti. 11 ay sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Can Holding
Yargı makamları, söz konusu şirketlerin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kara para aklama", "vergi kaçakçılığı" ve "nitelikli dolandırıcılık" faaliyetlerinde araç olarak kullanıldığı iddiasıyla Can Holding'e bağlı 121 şirkete el konuldu. Mahkeme kararıyla bu şirketlerin yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildi.
Yöneticileri tutuklandı. 100 milyar TL'ye yakın bir para trafiği ortaya çıkarıldı.
Yönetim kurulu Başkanı Kenan Tekdağ'ın savcılık sorgusunda, 'bir devlet büyüğüyüm vasıtasıyla, bir devlet büyüğüyüm yönlendirmesiyle' sözleri herkeste merak uyandırırken yargıda kimseyi meraklandırmadı.
5 ay tutuklu kalan Tekdağ, hakim karşısına çıktı ve 'ev hapsi, adli kontrol tedbiri' ile serbest bırakıldı.
Rezan Epözdemir, Altın kaçakçılığına isimleri karışan vekiller, Ayhan Bora Kaplan davası ve Sinan Ateş cinayetinin MHP'ye yansımaları, Ülkü Ocaklarının parti genel başkanlarını aleni tehditleri vs.
Süleyman Soylu, Sezgin Boran Korkmaz gibi nice başlıklarda muhalif belediyelere yapılanların hiç birisi yapılmadı.
Bu ülkede 7 yıl İçişleri Bakanlığı yapmış Süleyman Soylu İBB ve ABB hakkındaki yüzlerce milyarlık yolsuzluk dosyalarını yargıya vermedi.
Hepsini unutun! Savcılıktan Adalat Bakan yardımcılığı ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına atanıp İBB dosyanı açan Akın Gürlek şimdi Adalet Bakanı.
Öyle bir Adalet Bakanı ki, hakkında ortaya konulan bilgi ve belgelere görevden alma, soruşturma açma ile karşılık veriyor.
Karar verdiniz mi? Yargı siyasallaştı mı paralelleşti mi?
Yazılı kanunlar mı yoksa güçlülerin istekleri mi? Hukukun ölçüsü adalet mi yoksa küresel güçler ve zenginler mi?
Adalet, haklının hakkını mı koruyor yoksa iktidarların, menfaat sahiplerinin hakkını mı?
Evet, İnsanlık bu gibi nice sorulara cevap arıyor. Hukuku, adaleti, küresel yasaları tartışıyor. 'Uluslararası hukuku', 'insan hakları beyannamesini', 'BM yasalarını' sorguluyor. Dünya adalet arıyor, vicdan arıyor.
Ülkemiz mi?
Ülkemizde de aynı sorgulama ve aynı arayışlar var. Ama çok sessiz ve çok sınırlı ve de çok az bir kesim tarafından.
Diğer taraftan hukukun üstünlüğünden, kanunlar karşısındaki eşitlikten ve adaletten en çok bahseden ve de övünen AKP iktidarı ve Sayın Erdoğan.
Ama dilde olanlara sahada rastlanılamıyor. Artık sahada yaşananlar özellikler her sabah bir muhalif parti belediyesine operasyonlar, gazetecilerin gözaltına alınması iktidar partililerce de tepkiyle karşılanıyor.
Ama tepkinin sebebi hukukun üstünlüğünden, adaletin vazgeçilmezliğinden değil! Bu kararların iktidara zarar vereceğinden ötürü.
Ha! Mazeretleri 'paralel yapı'.
Yani 2013'ten önce her istediklerini verdikleri, 2016'dan sonra 'bütün kütüklüklerin anasıdır', deyip, kendilerine mazeret, kalkan yaptıkları Fethullah Gülen ile yapılanması ile yürüyorlar.
Tabi bizden başka pek kimsede bu ülkedeki bütün kötülükleri başkaları yapıyorsa siz 23 yıldır ne yapıyorsunuz, sorusunu sormuyor!
Sorumlu iktidardır!
Rakamlar öyle diyor.
2024'te Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde 117'ci sıradaydık. 2025'te bir sıra gerileyerek 118'ci sıraya düştü. 2012 yılında ise 71'ci sıradaydık. 14 yılda 47 sıra geriye gitmişiz.
Yolsuzluk Algı Endeksi'nde 182 ülke arasında 2013 yılında 53. sırada olan Türkiye 2025 yılında 124. sıraya gerilemiş.
Kim yönetiyor ülkeyi? Erdoğan ve partisi. O zaman sorumlu bellidir.
CHP
Mart 2025'te başlayan CHP'li belediyeleri içeri atma ya da transfer etme süreci tüm hızıyla devam ediyor.
Adalet Bakanları gözaltı ve tutuklamaları hukuk, kanun başlığında yorumlamaya çalışırken Sayın Erdoğan hüküm ve siyasi başlıkta CHP'yi yerden yere vurmaya, itibarsızlaştırmaya çalışıyor, hukukun üstünlüğüne vurgu yapıyor.
Sahada durum nedir?
Hukukun üstünlüğü, üstünlerin (!) üzerine çıkamıyor, altta kalıyor. Durum bu!
'AKP'nin damadı' unvanı ile tanınan Ünsal Ban, CHP'li belediyelere yöneltilen suçlamalarla gözaltına alındı ve tutuklandı.
Hakim karşısına çıkartıldı, tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Yurt dışına kaçarken yakalandı, tutuklandı. Yine tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Yine yurt dışına kaçarken yakalandı, tutuklandı.
Yine hakim karşısına çıkarıldı ve yine tutuksuz yargılanmasına karar verildi. Ünsal Ban 3'cü hakkında yurt dışına kaçmayı başardı.
Yunus Emre Vakfı, AKP döneminde AKP'nin tepe isimlerinin desteği ile kuruldu. Vakfın Başkanı Şeref Ateş, CHP'li belediyelere yöneltilen suçlamalarla gözaltına alındı ve tutuklandı.
Şeref Başkanın yardımcıları kim biliyor musunuz?
Biri Aile Bakanımızın eşi Rahmi Göktaş ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın'ın oğlu Abdullah Kutalmış Yalçın. Hemen istifa ettiler.
Bu iki isim dava dosyası girmedi. İfadeye bile çağrılmadılar.
Örnekler bitmiyor
Devlet Hava Meydanları İşletmesi'nin (DHMİ) eski İşletme Dairesi Başkanı Mehmet Cemil Acar, CHP'li belediyelere yöneltilen suçlamalarla gözaltına alındı ve tutuklandı.
Acar'ın evinde 26 kilogram külçe altın ve büyük miktarda döviz ele geçirilmişti. 11 ay sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Can Holding
Yargı makamları, söz konusu şirketlerin "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kara para aklama", "vergi kaçakçılığı" ve "nitelikli dolandırıcılık" faaliyetlerinde araç olarak kullanıldığı iddiasıyla Can Holding'e bağlı 121 şirkete el konuldu. Mahkeme kararıyla bu şirketlerin yönetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devredildi.
Yöneticileri tutuklandı. 100 milyar TL'ye yakın bir para trafiği ortaya çıkarıldı.
Yönetim kurulu Başkanı Kenan Tekdağ'ın savcılık sorgusunda, 'bir devlet büyüğüyüm vasıtasıyla, bir devlet büyüğüyüm yönlendirmesiyle' sözleri herkeste merak uyandırırken yargıda kimseyi meraklandırmadı.
5 ay tutuklu kalan Tekdağ, hakim karşısına çıktı ve 'ev hapsi, adli kontrol tedbiri' ile serbest bırakıldı.
Rezan Epözdemir, Altın kaçakçılığına isimleri karışan vekiller, Ayhan Bora Kaplan davası ve Sinan Ateş cinayetinin MHP'ye yansımaları, Ülkü Ocaklarının parti genel başkanlarını aleni tehditleri vs.
Süleyman Soylu, Sezgin Boran Korkmaz gibi nice başlıklarda muhalif belediyelere yapılanların hiç birisi yapılmadı.
Bu ülkede 7 yıl İçişleri Bakanlığı yapmış Süleyman Soylu İBB ve ABB hakkındaki yüzlerce milyarlık yolsuzluk dosyalarını yargıya vermedi.
Hepsini unutun! Savcılıktan Adalat Bakan yardımcılığı ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına atanıp İBB dosyanı açan Akın Gürlek şimdi Adalet Bakanı.
Öyle bir Adalet Bakanı ki, hakkında ortaya konulan bilgi ve belgelere görevden alma, soruşturma açma ile karşılık veriyor.
Karar verdiniz mi? Yargı siyasallaştı mı paralelleşti mi?
Akın Aydın / diğer yazıları
- Aşk ile / 14.04.2026
- Baş Hocamız öldü mü sanıyorsunuz? / 13.04.2026
- Millî Güvenlik Kurulu, PKK’ya ‘terör örgütü’ dedi / 12.04.2026
- Bizim yapmamız gerekeni onlar yaptı / 10.04.2026
- İran kazandı ama ‘su uyur, düşman uyumaz’ / 09.04.2026
- Zelenskiy’e yeni görev mi verildi? / 08.04.2026
- Trump, ‘Papaz’ generali de görevden aldı / 07.04.2026
- Yargı, siyasallaştı mı paralelleşti mi? / 06.04.2026
- PKK ile müzakere ve uyuşturucu ile mücadele! / 05.04.2026
- Türkiye'de ne var ne yok, diye soracak olursanız! / 03.04.2026
- Baş Hocamız öldü mü sanıyorsunuz? / 13.04.2026
- Millî Güvenlik Kurulu, PKK’ya ‘terör örgütü’ dedi / 12.04.2026
- Bizim yapmamız gerekeni onlar yaptı / 10.04.2026
- İran kazandı ama ‘su uyur, düşman uyumaz’ / 09.04.2026
- Zelenskiy’e yeni görev mi verildi? / 08.04.2026
- Trump, ‘Papaz’ generali de görevden aldı / 07.04.2026
- Yargı, siyasallaştı mı paralelleşti mi? / 06.04.2026
- PKK ile müzakere ve uyuşturucu ile mücadele! / 05.04.2026
- Türkiye'de ne var ne yok, diye soracak olursanız! / 03.04.2026





























































