logo
08 NİSAN 2026

19 mültecinin öldüğü bot faciasına 12 tutuklama

Muğla'nın Bodrum ilçesi Yalıkavak açıklarında düzensiz göçmenleri taşıyan lastik botun kötü hava şartları nedeniyle alabora olması sonucu 19 kişi hayatını kaybetti, 20 kişi sağ kurtarıldı. Olayın ardından göçmen kaçakçılığı organizasyonuna yönelik düzenlenen operasyonlarda gözaltına alınan 17 şüpheliden 12'si tutuklandı

06.04.2026 10:56:00
İhlas Haber Ajansı
19 mültecinin öldüğü bot faciasına 12 tutuklama
19 mültecinin öldüğü bot faciasına 12 tutuklama
1 Nisan 2026 günü saat 06.00 sıralarında, içerisinde düzensiz göçmenlerin bulunduğu bir lastik botun yasa dışı yollarla Yunanistan'ın İleryoz Adası istikametine ilerlediği tespit edildi. Sahil Güvenlik ekiplerinin "dur" ihtarına uymayan bot, olumsuz hava ve deniz şartlarının etkisiyle kontrolden çıkarak alabora oldu. Olayın ardından başlatılan arama kurtarma çalışmalarında, büyük bölümü Afganistan uyruklu 20 kişi sağ kurtarılırken, 19 kişinin cansız bedenine ulaşıldı. Yaralıların hastanelerdeki tedavilerinin sürdüğü öğrenildi.

Göçmenlerin güzergahı tek tek ortaya çıkarıldı

Yapılan incelemelerde; düzensiz göçmenlerin 31 Mart 2026 tarihinde Denizli, Uşak, İzmir, Balıkesir, Amasya ve Kırıkkale'den farklı araçlarla Bodrum'a getirildiği belirlendi. Göçmenlerin 1 Nisan günü Yalıkavak Dirmil bölgesine yürüyerek ulaştıkları ve yüzü maskeli bir şahıs tarafından sayılarak bota bindirildikleri tespit edildi.

Organizasyon çökertildi: 17 gözaltı

Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda, bazı göçmenlerin Gümbet Mahallesi'ndeki bir evde konakladığı belirlendi. Evi kiralayan şahıs ile göçmenleri çıkış noktasına götüren 2 kişi gözaltına alındı. Ekiplerin koordineli çalışması sonucu olayla bağlantılı toplam 17 şüpheli yakalandı. İstihbarat, KOM ile Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele ve Hudut Kapıları Şube Müdürlüğü ekiplerinin katıldığı operasyonla organizasyon büyük ölçüde çökertildi.

12 tutuklama, 5 adli kontrol

Adliyeye sevk edilen şüphelilerden J.J.S., J.H., H.B., Ö.B., H.Ö., Y.E., H.S., M.R., M.D., A.M.G., İ.A. ve Y.Y. isimli 12 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. T.B.O., Ö.K., A.A., Ö.A. ve Ç.D. isimli 5 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Beşiktaş'ta polis noktasına yönelik terör saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 11'e çıktı

Beşiktaş'ta, İsraiil İstanbul Başkonsolosluğu önündeki polis noktasına yönelik terör saldırısına ilişkin gözaltına alınanların sayısı 11 oldu

08.04.2026 14:05:00 / Güncelleme: 08.04.2026 14:40:13
AA / İHA
Beşiktaş'ta polis noktasına yönelik terör saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 11'e çıktı
Beşiktaş'ta polis noktasına yönelik terör saldırısına ilişkin gözaltı sayısı 11'e çıktı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, Levent Mahallesi Cömert Sokak'ta Yapı Kredi Plaza önündeki polis noktasına yönelik terör saldırısına ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince, soruşturma kapsamında İstanbul, Kocaeli ve Konya'da belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda 5 şüpheli daha yakalandı.

Devam eden çalışmalarda, 1 şüpheli daha gözaltına alındı.

Hastanede tedavileri devam eden teröristler Onur Çelik ve Enes Çelik ile dün yakalanan 3 şüpheliyle gözaltına alınanların sayısı 11 oldu.

Şüphelilerden 9'unun İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ndeki işlemleri sürerken, 2 teröristin tedavilerinin ardından emniyete götürüleceği öğrenildi.

Teröristler olay yerinde keşif yapmış

Polis ekiplerinin çalışmasında, teröristlerin daha önceden olay yerinde keşif yaptığı belirlendi.

Teröristlerden Onur Çelik'in eşinin de ifadesi alındı. Kadının ifadesinde, eşine saldırıyı yapmaması yönünde telkinde bulunduğunu söylediği öğrenildi.

Dünkü saldırıda teröristlerden Yunus Emre Sarman, polislerle yaşanan çatışmada öldürülerek etkisiz hale getirilmişti.

Teröristler Onur Çelik ve Enes Çelik ise yaralı olarak ele geçirilmişti.

Levent'teki saldırganların fotoğrafları ortaya çıktı

Beşiktaş Levent'te teröristlerle polis ekipleri arasında çatışma çıkmış, olayda 2 polis yaralanırken, 3 saldırgandan 1'i ölü, 2'si ise yaralı olarak etkisiz hale getirilmişti.



Olayla ilgili soruşturma çok yönlü sürdürülürken, teröristler Yunus Emre S., Enes Ç., Onur Ç.,'nin fotoğrafları ortaya çıktı.

İBB davasının 18'inci duruşması devam ediyor

92'si tutuklu 5'i müşteki sanık olmak üzere 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 18'inci duruşmasında sanıkların savunmaları alınıyor

08.04.2026 13:50:00 / Güncelleme: 08.04.2026 14:24:54
AA
İBB davasının 18'inci duruşması devam ediyor
İBB davasının 18'inci duruşması devam ediyor

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, CHP'nin bilgi işlem sorumlusu tutuklu sanık Orhan Gazi Erdoğan savunma yaptı.

Sanık Erdoğan, görevinin partinin dijital altyapısını geliştirmek ve kullanıcıların hizmetine sunmak olduğunu belirterek, "YSK'nin siyasi portalına ulaşma yetkim vardır. Görevlerimden biri partinin talep ettiği listeleri indirip partinin sistemine aktarmak ve kullanımına açmaktır. Her partide vardır bu sistem ve hepsi kullanır." dedi.

Hangi okulda hangi sandığın kurulacağı, kesinleşmiş seçim sonuçları ve karşılaştırmalara ilişkin değerlendirmeleri il ve ilçe başkanlıklarına ilettiklerini aktaran Erdoğan, savcılık sorgusunda da kimsenin kişisel verisini ve sandık verilerini göndermediğini söylediğini anlattı.

Olmayan bir veriyi gönderdiği iddiasıyla 6 aydır tutuklu bulunduğunu belirten Erdoğan, "İBB Hanem" ile herhangi bir belgede ya da birinin ifadesinde adının geçmediğini, hiç var olmamış bir uygulamada, hiç var olmamış bir listeyi gönderdiği iddiasıyla yargılandığını savundu.

Mahkeme Başkanı Selçuk Aylan'ın "İBB Bilgi İşlem Daire Başkanı olan sanık Naim Erol Özgüner'in ifadesi var. Özgüner ifadesinde, '2013 yılında CHP Genel Merkezinde çalışan Orhan Gazi Erdoğan'dan son seçim verisini talep ettim. Bana verdi, verileri.' ifadesinde ne demek istiyor'" sorusu üzerine Erdoğan, "Neden böyle dediğine dair bir bilgim yok. Bizde sandık bilgisi yok. Seçmenin adı soyadı ve adresi vardı." ifadelerini kullandı.

Başkan Aylan, "Bu verileri diğer belediyelerle de paylaşır mısınız'" sorusuna sanık Erdoğan, "Örneğin, aday adayı mahallede çalışma yapacak. Seçim sonuçlarını görmek istiyor. Kaynak olarak paylaşıyoruz. Siyasi partiyiz. Dosya kapsamında verilen bir veri değil." dedi.

Sanık Ulaş Yılmaz'ın savunması

İBB Sosyal Medya Danışmanı tutuklu sanık Ulaş Yılmaz da hakkındaki suçlamaları reddederek, "Ben burada olmayı hak etmiyorum. 6 aydır ailemden, işimden uzak kalmam haksızlıktır. Suçlu olduğumu gösterecek tek bir delil yoktur. Ciddi bir hatanın veya kastın mağduruyum. Ben herhangi bir veriyi hukuksuz şekilde elde etmedim, yaymadım. Hiçbir örgüte üye değilim. Çıkar amaçlı hiçbir faaliyette bulunmadım. Çalıştığım kurumun legal işleri dışında kimseden emir almadım." beyanında bulundu.

Kendisiyle ilgili hiçbir delilin iddianamede yer almadığını belirten sanık Yılmaz, Kadıköy Belediyesinde işe başladığını, iletişimci olduğunu ve yazılımcı olmadığını söyledi.

"İstanbul Senin" uygulamasında çalışmadığını dile getiren Yılmaz, "İstanbul Hanem'i burada öğrendim. İddianamede, 'İstanbul Senin' uygulamasıyla elde ettiğim verileri, örgüt yöneticilerine gönderdiğim yazıyor. Hiçbir yere erişimim yok. En yetkili kişiye nasıl veri gönderebilirim. Dosyada benim uygulamaya erişimim olduğunun delili yok." şeklinde savunma yaptı.

Duruşmaya ara verildi. 

Hatay'da silahlı faaliyetlere katılan 4 DEAŞ'lı tutuklandı

Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda yakalanan 4 DEAŞ terör örgütü mensubu mahkemece tutuklandı.

08.04.2026 11:11:00
İhlas Haber Ajansı
Hatay'da silahlı faaliyetlere katılan 4 DEAŞ'lı tutuklandı
Hatay'da silahlı faaliyetlere katılan 4 DEAŞ'lı tutuklandı
Hatay'da polis ekipleri tarafından gerçekleştirilen operasyonda yakalanan 4 DEAŞ terör örgütü mensubu mahkemece tutuklandı.



Hatay Emniyet Müdürlüğü görevlilerince DEAŞ terör örgütü faaliyetlerinin tespit ve deşifre edilmesine yönelik çalışmalar aralıksız sürüyor.

Yürütülen koordineli çalışmalar neticesinde; DEAŞ terör örgütü içerisinde silahlı faaliyetlerde bulundukları ve çatışma bölgeleriyle bağlantılı oldukları yönünde haklarında bilgiler bulunan 4 şahıs, 3 Nisan günü Erzin ilçesinde gerçekleştirilen operasyonda yakalanarak gözaltına alındı.

Şahıslar çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine sevk edildiler.

Samsun'da yabancı uyruklu 2 DEAŞ şüphelisi gözaltına alındı

Samsun'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda Irak ve Suriye uyruklu 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı

08.04.2026 11:07:00
İhlas Haber Ajansı
Samsun'da yabancı uyruklu 2 DEAŞ şüphelisi gözaltına alındı
Samsun'da yabancı uyruklu 2 DEAŞ şüphelisi gözaltına alındı
Samsun'da terör örgütü DEAŞ'a yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda Irak ve Suriye uyruklu 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekiplerince, terör örgütlerinin faaliyetlerinin deşifre edilmesi ve yapılanmalarının engellenmesine yönelik çalışma yapıldı. Yapılan teknik ve fiziki takip sonucunda harekete geçen ekipler, belirlenen adreslere eş zamanlı baskın yaptı.



Operasyonda, Irak uyruklu S.M.S.E.H. (39) İlkadım ilçesi Kadıköy Mahallesi'nde, Suriye uyruklu M.M.Z. (25) ise Kazımkarabekir Mahallesi'nde yakalanarak gözaltına alındı.

Şüphelilerin, geçmiş dönemde Irak ve Suriye'de örgütle bağlantılı faaliyetlerde bulundukları ve Türkiye'de de bu faaliyetleri sürdürdükleri ileri sürüldü. Jandarmadaki sorgulamaları tamamlanan 2 şüpheli, işlemlerinin ardından Samsun Adliyesine sevk edildi.

Çorum'da 4 büyüklüğünde deprem

Çorum'un Bayat ilçesinde 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi

08.04.2026 11:01:00
İhlas Haber Ajansı
Çorum'da 4 büyüklüğünde deprem
Çorum'da 4 büyüklüğünde deprem
Çorum'un Bayat ilçesinde 4 büyüklüğünde deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'ndan (AFAD) yapılan açıklamaya göre, saat 10.20'de merkez üssü Çorum'un Bayat ilçesi olan 4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

11.01 kilometre derinlikte meydana gelen deprem bölgede hissedildi.

Temelde çarpışan inançlardır

Muhterem Hocam! Tarihten bugüne milletler arasında kargalar hep süregelmiştir: Bu kavgaların menşei nedir ve bu kavgalar biter mi?

08.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Temelde çarpışan inançlardır
Temelde çarpışan inançlardır
Muhterem Hocam! Tarihten bugüne milletler arasında kargalar hep süregelmiştir: Bu kavgaların menşei nedir ve bu kavgalar biter mi?

"Kabul etsek de etmesek de kavgaların temelinde yatan asıl ölçü inançtır, dindir. Bunu siz yok edemezsiniz. Sen yok edersen silinen sen olursun.

Şu anda dikkat ederseniz ille de Avrupa Birliği'nde olmak isteyen bizlerden bir takım tavizler istiyorlar.



Ama kendilerinden hiçbir şey vermiyorlar. "Benim gibi olursan, benimle beraber varsın" diyor. "Seni, olduğun gibi kabul ediyorum" demiyor. O halde, açık ve net konuşuyorum, böyle bir birliktelik bize lazım değildir.

Saraybosna



Hatırlarsanız son Bosna savaşında NATO gücü geldi, bu bölgeye asker koydu. Srebrenica'ya asker koydu. Srebrenica'daki askerler Hollandalıydı. Sırplar geldiler ve dediler ki; "Biz burada birtakım icraatlar da bulunacağız. Siz de ses çıkartmayacaksınız."

Bunu NATO'ya söyledi. 8 bin insanı diri diri toprağa gömdüler. Adamların sesi çıkmadı. Bunlar müseccel olaylar. Parçası, bu kadar büyük bir zulmü bu derece himaye eden, koruyan topluluğun acaba bütünü ondan farklı mıdır? Değildir. O halde burada mücadele eden akaitlerdir, inançlardır.

Kıbrıs

Her zaman ifade etmeye çalışıyorum. l974'te Kıbrıs çıkarmamızda, orada Türklerin zulme uğradığını bilmeyen Batılı hiçbir devlet yoktu. Hepsi, "zulmediliyor, yanlış işler yapılıyor, Rumların yaptıkları insanlığa sığmaz" diyordu.

Bunu diyenlerin başında Amerikalılar da, Batının tamamı da vardı. Bu nereye kadar devam etti. Türk askeri, Kıbrıs'a çıkana kadar. Bu çıkarma olduktan sonra neticesi o kadar enteresan oldu ki hepsi birden bize sırtını çevirdi. Niye? Kıbrıs'a asker çıkardığımız için. Peki, sen, "Rumlar yanlış yapıyor" demiyor muydun? Diyordun.

Şimdi şu çelişkiye bakın. Bir yandan; Rum yanlış yapıyor, masum, savunmasız kadınları, çocukları katlediyor diyorsun ve bütün bunlara mani olmuyorsun, bir yandan da benim yaptığım insani hareketin yanında bulunmuyorsun.

Neden?



Çünkü Yunan, Rumlar, Batının şımarık çocuğu olduğundan, mutlaka onun yanında olacaktır. Sen, yüzde bin değil, yüzde elli bin de haklı olsan senin yanında olmayacaktır.

Şimdi sanki o insanlar gitmiş, yerine çok farklı insanlar gelmiş havası estiriliyor. Nasıl bizim aydınımız, bizim siyasimiz bunu düşünebilir, böyle bir gafletin içinde nasıl bulunabilir?

Şunu asla unutmayalım

Şunu asla unutmayalım. Eğer bir milletin idarecileri, bürokratları, aydınları, yaptıkları hareketlerin mahiyetini bilmezse, o millet yok olmaya mahkumdur.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni bölmek isteyenler, bir yandan da yaptıklarının hak dava olduğunu dünyaya ilan ediyorlar. Şimdi sen gel de; "Toplumlardaki hakim güç akaitler, itikatlar değildir" de.

Bu, kendi nefsini kandırmaktan başka bir şey olmaz. Toplumlar, kendi akaitlerini, inançlarını devam ettirebilmek için, siyasi, iktisadi, hukuki ve de fiili savaşlarda o inançların etrafında olurlar. Hiç kimse bunun aksini savunmaya kalkışmasın." (Prof. Dr. Haydar Baş, Niçin Türkiye eseri)

İsrail konsolosluğunun önünde silah sesleri

İstanbul Beşiktaş'ta bulunan İsrail Konsolosluğu yakınından silah sesleri yükseldi. Bölgeye kamuflajla gelen 3 saldırganın 1'i ölü, 2'si yaralı ele geçirildi
 

07.04.2026 12:53:00 / Güncelleme: 07.04.2026 15:02:03
Haber Merkezi / İHA
İsrail konsolosluğunun önünde silah sesleri
İsrail konsolosluğunun önünde silah sesleri
İstanbul Beşiktaş Levent'te bulunan İsrail Konsolosluğu yakınında silah sesleri duyuldu. Olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edilirken, bölgede yoğun güvenlik önlemi alındı.

Olaya polis ekipleri müdahale etti. Saat 12 sıralarında başlayan çatışma yaklaşık 10 dakika sürdü. 2 polis yaralanırken, 3 şüphelinin etkisiz hale getirildiği öğrenildi. Yaralı polisler hastaneye kaldırıldı.

Etkisiz hale getirilen saldırganların 1'i ölü, 2'si yaralı ele geçirildi. Teröristlerin isimleri, Onur Ç. Enes Ç. ve Yunus E.S. olarak açıklandı. Ölü ele geçirilen terörist Yunus E.S., yaralı ele geçirilen Onur Ç.'nin uyuşturucu sabıkası bulunuyor. Saldırganların DEAŞ'la bağlantılı olduğu ifade ediliyor.

Çatışmayla ilgili soruşturma başlatıldı

Beşiktaş'ta bulunan İsrail Konsolosluğu yakınındaki çatışmayla ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi.
 
İstanbul'un Beşiktaş ilçesinde bulunan İsrail Konsolosluğu çevresinde meydana gelen silah sesi ihbarlarına ilişkin olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığının belirtildiği açıklamada, "Soruşturma kapsamında bir başsavcı vekili ile iki cumhuriyet savcısı görevlendirilmiş; cumhuriyet savcılarımız ivedilikle olay yerine intikal ederek incelemelere başlamıştır. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması amacıyla adli ve kolluk birimleri eş güdüm içinde çalışmalarını sürdürmekte olup, soruşturma titizlikle ve çok yönlü şekilde yürütülmektedir" denildi.

İstanbul Valisi Gül: Provokasyon kokan bir hareket
 
İstanbul Valisi Davut Gül, saldırı girişiminin ardından yaptığı ilk açıklamada şu ifadeleri kullandı:
 
"Levent'te Yapı Kredi Plaza önündeki polislerimize bir saldırı düzenlendi. İki polisimiz hafif şekilde yaralandı. Bu büyük saldırıyı polislerimiz önlemleri sayesinde hafif şekilde atlattılar.
 
Ölenlerin kimlik tespit çalışmaları devam ediyor. Bağlantı ve diğer konuları emniyetimiz çalışıyor. Sizleri bilgilendireceğiz. Provokasyon kokan bir hareket. Bu bölgede aslolan Yapı Kredi var, diğer işyerleri var. Arka tarafta konsolosluk var. Konsoloslukta iki yıldır faaliyet yok. Dolayısıyla bir görevli bulunmuyor.
 
Saldırıyı üç kişi gerçekleştirdi. Tamamı etkisiz hale getirildi. Saldırganlar araçla gelmişler. Uzun namlulu silahları ve tabancaları var."

İstanbul Valiliğinden olayla ilgili yazılı açıklama geldi

Beşiktaş'ta bulunan İsrail Konsolosluğu yakınındaki çatışmadı 1 şüpheli ölü, 2 şüphelinin ise yaralı olarak ele geçirilmesi ile ilgili İstanbul Valiliğinden yazılı açıklama yapıldı.
 
İstanbul Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, "07.04.2026 Salı günü saat 12.15 sıralarında Beşiktaş İlçesi Levent Mahallesi'nde bulunan Yapı Kredi Plaza'nın önünde görev yapan emniyet ekiplerimize, kimliği belirsiz şahıslar tarafından ateş açılmıştır. Polisimizin anında karşılık vermesi sonucu saldırganlarla emniyet unsurlarımız arasında çatışma çıkmıştır. Olayda silahlı 3 saldırgandan biri ölü, 2'si ise yaralı olarak ele geçirilmiştir. Çatışmada 2 polisimiz yaralanmış ve hastanelere kaldırılarak tedavi altına alınmıştır. Yaralı polislerimizin hayati tehlikeleri bulunmamaktadır" ifadelerine yer verildi.
 
İçişleri Bakanı Çiftçi: Saldırganlardan birinin dini istismar eden örgüt irtibatı var
 
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi saldırının ardından yaptığı sosyal medya paylaşımında şu ifadelere yer verdi:
 
"İstanbul'da Yapı Kredi Plaza Blokları önünde görev yapan polislerimizle silahlı çatışmaya giren 3 kişi etkisiz hale getirilmiştir. Çatışmada iki kahraman polisimiz hafif yaralanmıştır. Teröristlerin, kimlikleri tespit edilmiştir. İzmit'ten kiralık araçla İstanbul'a geldikleri tespit edilen şahıslardan birinin dini istismar eden örgüt irtibatı olduğu; 2'si kardeş olan 2 teröristten birinin de uyuşturucu kaydı olduğu belirlenmiştir."

İçişleri Bakanlığı yaralı polisler hakkında şu açıklamada bulundu: 

"Saldırıya anında karşılık veren kahraman polislerimizden 2'si, biri ayağından ve biri kulağından olmak üzere, hafif şekilde yaralanmış olup; hayati tehlikeleri bulunmamaktadır."

İletişim Başkanı Duran: "Devletimiz, her türlü tehdide karşı mücadelesini kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir"
 
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İstanbul'da İsrail Konsolosluğu önünde meydana gelen çatışmaya ilişkin, "Devletimiz, her türlü tehdide ve provokasyona karşı mücadelesini azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir" dedi.
 
İletişim Başkanı Duran, sosyal medya hesabından İstanbul'da meydana gelen çatışmaya ilişkin yaptığı paylaşımda, şu ifadelere yer verdi:
 
"İstanbul'da Yapı Kredi Plaza Blokları önünde görev yapan polislerimize yönelik gerçekleştirilen hain saldırıda 3 saldırgan etkisiz hale getirilmiştir. Güvenlik güçlerimizin hızlı ve kararlı müdahalesi, olası daha büyük bir tehdidin önüne geçmiştir. Teröristlerin kimlikleri tespit edilmiş olup, olayla ilgili soruşturma başlatılmıştır. Silahlı çatışmada hafif şekilde yaralanan 2 kahraman polisimize acil şifalar diliyor; milletimizin huzur ve güvenliği için fedakârca görev yapan tüm Emniyet mensuplarımızı muhabbetle selamlıyorum. Bu hain saldırı, 'terörsüz Türkiye' ve "terörsüz bölge" hedefimize olan inancımızı ve kararlılığımızı asla zayıflatamayacaktır. Devletimiz, her türlü tehdide ve provokasyona karşı mücadelesini azim ve kararlılıkla sürdürmeye devam edecektir."

RTÜK'ten çatışma görüntülerine ilişkin açıklama
 
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), İsrail Konsolosluğu çevresinde meydana gelen çatışmaya ilişkin, kamuoyunda kaynağı belirsiz görüntülerin paylaşılmaması gerektiğini belirtti.
 
RTÜK, söz konusu olayla ilgili sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bazı yayınlarda infial oluşturabilecek teyitsiz görüntülerin paylaşıldığını tespit ettiklerini dile getirerek, "İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İstanbul'da İsrail Konsolosluğu önünde meydana gelen olaylara ilişkin soruşturma başlatılmıştır. Bu hassas süreçte, bazı yayınlarda infial oluşturabilecek teyitsiz görüntülerin paylaşıldığı tespit edilmiştir. Soruşturmanın selameti ve toplumsal huzurumuz için tüm yayıncıların sadece resmi makamların açıklamalarını esas alması ve kaynağı belirsiz görüntüleri paylaşmaktan kaçınması yasal bir zorunluluktur. Kamuoyunu doğru bilgilendirme ve sorumlu yayıncılık ilkelerini ihlal eden kuruluşlar hakkında üst kurulumuzca gerekli idari yaptırımların uygulanacağını önemle hatırlatıyoruz" ifadelerini kullandı.

 

Ekrem İmamoğlu ile duruşma savcısı arasında gerginlik

Ekrem İmamoğlu'nun "Bu dosyada tek suç örgütü var, iddia makamıdır" şeklindeki sözleri hakkında duruşma savcısı "Ekrem Bey dün bir beyanda bulunmuşsunuz iddia makamı hakkında. Bu sözleri kabul etmiyoruz. Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz" dedi. Duruşmada bu sözler üzerine tartışma yaşandı

07.04.2026 11:47:00
İHA
Ekrem İmamoğlu ile duruşma savcısı arasında gerginlik
Ekrem İmamoğlu ile duruşma savcısı arasında gerginlik
İBB davasının ilk duruşmasının 17. oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce görülen duruşmada, duruşma savcısı Ekrem İmamoğlu'na soru sordu. Duruşma savcısı "Dün bir beyanda bulunmuşsunuz iddia makamı hakkında. İddia makamı hakkında söyledikleriniz doğru mu' Bu sözleri kabul etmiyoruz. Haddinizi aşarsanız haddinizi bildiririz" dedi.

Dün görülen duruşmada "Bu dosyada tek suç örgütü var, iddia makamıdır" şeklinde söylemde bulunan ve hakkında 'kamu görevlisine görevi nedeniyle hakaret' suçundan resen soruşturma başlatılan Ekrem İmamoğlu ise "Kabadayılık bu" şeklinde cevap verdi. Ardından Ekrem İmamoğlu'nun avukatları da savcıya tepki gösterdi. Tartışma yaşanması üzerine mahkeme başkanı duruşma savcısına kişisel münakaşaya girmemesi gerektiğini söyledi.

Mahkeme başkanı daha sonra İBB'de yazılım koordinatörü olarak görev yapan tutuklu sanık Emrah Yüksel'i kürsüye çağırdı. Sanık Yüksel'in çapraz sorgusunda, Ekrem İmamoğlu söz aldı.

İmamoğlu, Yüksel'e iddianamede örgüt yönetici olarak yer alan sanık Hüseyin Gün'ü tanıyıp tanımadığını sordu. Yüksel'in "Hayır" cevabını vermesi üzerine İmamoğlu, "Bu nasıl bir örgüt ki örgüt üyesi yöneticiyi tanımıyor. İddia makamını eleştiren olarak değil, yargılayan makamı olarak olması nedeniyle kınıyorum. Niçin burada olduğunu biliyorum o yüzden rahatım. Bu çalışma arkadaşım 6-7 aydır iddia makamı yüzünden evlatlarından uzak. İddia makamının vesile olduğu casusluk davasını yazan da aynı iddia makamı. Bu bir siyasi davadır. Çökmüştür. Ana şemada örgüt üyesi örgüt liderini tanımıyorsa dava baştan çökmüştür. Çöken bir makam daha vardır, o da iddia makamıdır. İftiraname siyasi bir şeye dönüştürülmüştür, az önceki harareti de ben ona bağlıyorum" dedi.

Duruşma Emrah Yüksel'in çapraz sorgusu ile sürüyor.

'Afiyet olsun' kamuflajı pes dedirtti

Adana'da ıslak mendil üretim tesisi süsü verilerek kurulan kaçak sentetik ecza imalathanesine yönelik operasyonun detayları ortaya çıktı

07.04.2026 10:29:00
İhlas Haber Ajansı
'Afiyet olsun' kamuflajı pes dedirtti
'Afiyet olsun' kamuflajı pes dedirtti
Adana'da ıslak mendil üretim tesisi süsü verilerek kurulan kaçak sentetik ecza imalathanesine yönelik operasyonun detayları ortaya çıktı. Şüphelilerin, sevkiyatta yakalanmamak için "Afiyet olsun" yazılı ambalajlarla kamuflaj yaptığı ortaya çıkarken, "Islak mendil işi diye girdik, sonradan uyuşturucu olduğunu anladık ama çıkamadık" ifadeleri dikkat çekti. Operasyonda yakalanan 9 kişiden 7'si tutuklanırken 2'si adli kontrol şartıyla serbest kaldı.



Adana Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Seyhan ilçesine bağlı Ova Mahallesi'nde ıslak mendil üretim tesisi görüntüsü altında faaliyet gösteren kaçak sentetik ecza imalathanesini tespit etti. 5 Nisan günü özel harekat polisinin de desteğiyle adrese operasyon düzenlendi.



Yapılan baskında 703 bin 43 adet uyuşturucu hap, 2 ton 259 kilogram hap üretiminde kullanılan etken madde, 3 milyon 999 bin boş kapsül, 40 rulo şeffaf plastik ve folyo ile çok sayıda üretim makinesi bulundu. Ele geçirilen etken maddeden yaklaşık 5 milyon 793 bin 846 uyuşturucu hap üretilebileceği değerlendirildi.

Islak mendil üretimi kılıfıyla kurulan tesiste bulunan A.B. (42), İ.S. (45), S.K. (52), S.S. (30), M.A. (36), R.C. (51), O.K. (31), A.K. (29) ve M.S. (33) gözaltına alındı. Şüphelilerden A.B. ve İ.S.'nin, "Islak mendil işi yapmak için başladık. Sonradan uyuşturucu işi olduğunu anladık ama işin içinden çıkamadık" şeklindeki ifadeleri dosyaya yansıdı.

"Afiyet olsun kamuflajı"



Şebekenin, ürettikleri kaçak sentetik eczaları sevkiyat sırasında polise yakalanmamak için dikkat çeken bir kamuflaj yöntemi kullandığı belirlendi. Hapların bulunduğu ambalajların üzerinde "Afiyet olsun" yazısı ile yiyecek-içecek görsellerine yer verildiği ortaya çıktı.

Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 7'si tutuklanırken M.S. ve A.K. adli kontrol şartıyla serbest kaldı.

Şarkıcı Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi

Şarkıcı Gülben Ergen, Zeytinburnu Sahili'nde anne ve kızın cesedinin bulunmasıyla ilgili sosyal medya hesabında yaptığı paylaşım nedeniyle hakkında 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan başlatılan soruşturma çerçevesinde savcılıkta ifade verdi. İfade sonrası açıklama yapan Ergen, "Çocuklar üzerine hassas bir kadınım. Bu hassasiyetim son bulmayacak. İçeride ifade verirken üzülmedim ve kırılmadım. Anlayışla bana soru soruldu, ben de anlayışla ve özenle cevap verdim ama unutmayalım ki bir anne ve kız hayatta değiller şu anda" dedi

06.04.2026 15:15:00 / Güncelleme: 06.04.2026 15:19:53
İHA
Şarkıcı Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi
Şarkıcı Gülben Ergen savcılıkta ifade verdi
Zeytinburnu Kazlıçeşme Sahilinde, 2 Mart tarihinde balık tutmaya gelen vatandaşlar tarafından cansız bedenleri bulunan F.Ç (30) ve kızı İ.Ş. (8) olayına ilişkin şarkıcı Gülben Ergen hakkında, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma' suçundan soruşturma başlatıldı.

Ergen, Bakırköy Adalet Sarayına gelerek, 'şüpheli' sıfatıyla Basın Suçları Soruşturma Bürosunda ifade verdi. Yaklaşık 1 saat süren ifadesinin ardından Ergen, işlemlerinin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

"Anlayışla bana soru soruldu, ben de anlayışla ve özenle cevap verdim"

Adliye önünde yaptığı açıklamasında annenin çağrısı üzerine paylaşımda bulunduğunu belirten Ergen, "Sosyal medyada bir paylaşımda bulundum. Bir annenin çağrısı üzerine. O anne, 'Gülben Hanım'a buradan çağrımdır, gelsin ne durumda olduğumuzu, çocuğumuzu yerinde görsün' dedi. Ramazan ayında anneyi evinde ziyaret ettim. Arkadaşlar anne ve kızı şu anda hayatta değiller. Can güvenliğimden korkuyorum diyen anne, kız şu anda hayatta değil. Ben bununla ilgili ifade veriyorum. Çok üzgünüm, kırgınım ama savcı bey, avukatımın da söylediği gibi son derece nezaketle, anlayışlı bir şekilde, ziyaretimi, ne zaman gittiğimi, ne konuştuğumu, ne gördüğümü sordu. Ben de ne yaşadığımı ve ne gördüğümü savcı beye dikkatle ve özenle anlattım. Kırgın ve üzgünüm. Ben Rojin Kabaiş için de adalet bekliyorum. Çocuklar, kadınlar ve kızlarla ilgili duyarlılığım devam edecek. Ben bu ülkenin sanatçısıyım, bu ülkenin vatandaşıyım, bu ülkede bir derneğin kurucusu ve başkanıyım. Çocuklar üzerine hassas bir kadınım. Bu hassasiyetim son bulmayacak. İçeride ifade verirken üzülmedim ve kırılmadım. Anlayışla bana soru soruldu, ben de anlayışla ve özenle cevap verdim ama unutmayalım ki bir anne ve kız hayatta değiller şu anda" şeklinde konuştu.

Ergen, açıklamalarının ardından, adliyeden ayrıldı. Öte yandan anne ve kızın ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.