logo
19 NİSAN 2024

İmam Muhammed birilerini mi kıskandı acaba!?

16.04.2005 00:00:00
İmam Muhammed b. Hasan, mezhep imamımız İmam-ı Azam'ın İmameyn/iki imam diye anılan iki büyük öğrencisinden biridir. Bir çok dinî konuda, İmam-ı Azam'a rağmen 've bihî yüfta/yani fetva bu görüşe göre verilir' ifadesiyle İmam-ı Muhammed'in verdiği fetvaya göre hüküm verilir. İmam Muhammed b. Hasan'ın bir başka önemli özelliği ise büyük Mezhep İmamı İmam Şafii'nin hocası olmasıdır. Diğer birçok özelliğinin yanında şimdilik bu iki özelliğiyle yetinelim.

İmam-ı Muhammed b. Hasan'ın eseri Siyer-i Kebir'in İslam başlığı altındaki bölümünde bakın neler var.

Hasan-ı Basri (R.A.)'dan, Rasullullah (s.a.v.)'ın şöyle buyurduğu rivayet edilir:

"Müşrikler, La ilahe illallah deyinceye değin onlarla savaşmaya emrolundum.

Bu sözü söyledikleri zaman can ve mallarını benden kurtarmış olurlar. Ancak hak ile (ölüm cezasını hakeden ile maldan verilen araç ve zekat olarak) alınanı hariç (içlerinde gizlediklerinden dolayı) hesaba çekilmeleri ise Allah'a aittir."

Kitabın müellifi imam Muhammed der ki: Rasullullah (s.a.v.) Allah'ı birlemeyen putperestlerle savaşıyordu. Onlardan her kim 'La ilahe illallah' dediyse bu sözü İslam'ı kabul ettiğine delil sayılır.

Netice olarak bir kimse malum olan şirk itikadının hilafı olan tevhidi ikrar ettiği zaman İslam'ı kabul etmiş sayılır. Çünkü gerçek itikadını tesbit etme imkanımız yoktur. Neyi ikrar ettiğini duyarsak o inançta olduğuna hükmederiz.

Onlardan her kim, "La ilahe illallah (Allah'tan başka ilah yoktur)" derse, daha önce üzerinde bulunduğu inancın muhalifini ikrar etmiştir. Onun için de bu, imamına delil sayılmıştır.

Ateist olanlarla, yerde ve gökte iki ilah olduğunu iddia edenler de bu durumdadır. Bunlardan biri "Lâ ilahe illallah" derse, bu, onun İslâm'ı kabul ettiğine delildir.

Ama Yahudilerle Hıristiyanların durumu böyle değildir. Onların "lâ ilahe illallah" demeleri, İslâm'a girmiş olmalarına delil sayılamaz. Rasulullah'ın peygamberliğine inanmıyorlardı. Onun için İslam'a girmiş olmaları için "Muhammed'ür-Rasûlullah" demeleri de gerekiyor. Nitekim, rivayete göre, Rasulullah, hasta olan Yahudi komşusunu ziyarete gitti ve o Yahudi'ye telkin sadedinde:

"Şehedet ederim ki, Allah'tan başka ilâh yoktur ve ben Allah'ın rasûlüyüm" buyurdu.

Hasta Yahudi, babasına baktı. (Şehedeti getirmek için müsaade istiyordu.)

Babası da ona: "Ebü'l Kasım'a cevap ver" dedi. Hasta, şehedeti getirdi ve sonra da ruhunu teslim etti. Bunun üzerine Rasulullah şöyle buyurdu:

"Sayemde bir kişiyi cehennem ateşinden kurtaran Allah(C.C.)'a şükürler olsun." Daha sonra ashabına da dönerek: "Din kardeşinizin cenaze işlemlerini" yapın diye emretti.

İmam Muhammed dedi ki: Bugün ise Irak topraklarında yaşayan Ehl-i kitab'dan bazıları var ki, "lâ ilahe illallah ve enne Muhammeden rasûlullah" derler, ama onun, Arapların peygamberi olduğunu, İsrail oğullarına gönderilmediğini ileri sürerler. Onlardan her kim, bu inançla Muhammed'in Peygamberliğini kabul ederse yine İslâm'ı kabul etmemiş sayılır. İslâm'a girebilmesi için kendi dininden tamamen uzaklaşması gerekiyor. Hatta Yahudi yahut Hıristiyan olan bir kimse "Ben Müslüman'ım yahut Müslüman oldum" derse yine İslâm'ı kabul ettiğine hükmolunmaz. Çünkü batıl dinlerine İslâm ismini verip, Müslüman, Hakka teslim olan kimsedir, biz de Hakka teslim olmuş kimseleriz, derler. Onun için sadece bu sözü söylemeleri, onları Müslüman kabul etmemizi gerektirmez. Mutlaka, tabi oldukları dini de terketmeleri gerekiyor.

Yine onlardan biri: "Ben Yahudilikten beriyim" der, ama bununla birlikte "İslâm'a girdim" demezse, İslâm'ına hükmolunmaz. Olabilir ki, Yahudilikten çıkıp Hıristiyanlığa girmiştir. Ama "Yahudilikten çıktım" dedikten sonra "İslâm'a girdim" derse, o zaman Hıristiyanlığa girmiş olması ihtimali ortadan kalkar.

Şayet Mecûsi "Müslüman oldum yahut ben Müslüman'ım" dese, İslâm'ına hükmolunur.

Rivayet olundu ki, biri, Abdullah İbni Abbas'a gelerek: "Annem öldü. Ancak Hıristiyan idi. Şimdi cenazesinin peşinden gideyim mi?" diye sordu. İbn-u Abbas ona şu karşılığı verdi: "Cenazesini takip et. Onu göm. Sadece üzerine namaz kılma."

Biz de aynı kanaatteyiz. Şayet cenazesinin defni ile ilgilenecek kâfir bir oğlu yoksa, Müslüman oğlunun bu görevi yerine getirmesi ve onu yırtıcı hayvanlara terketmemesi gerekir.

Ama bu görevi yerine getirecek müşrik akrabaları varsa, evlâ olan Müslüman'ın bu işi onlara bırakmasıdır. Lâkin dilerse, cenazesinin peşinden gidebilir.

Rivayete göre, el-Haris b.Ebî Rabia'nın Hıristiyan olan annesi öldüğünde sahabeden birkaç kişiyle cenazesinin peşinden gitmiştir. Ancak cenazeyle birlikte, cenazenin dinine mensup olanlar da bulunuyorsa, Müslüman'ın onlarla karışarak değil, ayrı bir şekilde yürümesi yahut cenazenin önünde gitmesi gerekir ki, müşriklerin topluluğunu çoğaltmamış olsun?

Büyük İslam alimi İmam-ı Muhammed'in bugüne ışık tutan, müminlerin gönlünü rahatlatan açıklamalarını özetledim.

Ne dersiniz, İmam Muhammed birilerini kıskandığı için böyle söylemiş olabilir mi?

Yoksa 'Dünya Barışı'na karşı olduğu için mi bu hükümleri verdi İmam?

Yoksa Kur'an'daki ehl-i kitap ile ilgili ayetler İmam Muhammed'den sonra mı yürürlükten kaldırıldı?

Ben, hiçbir ilave yapmadan büyük imamın, ayet ve hadisten istimbat ederek verdiği hükümleri buraya aldım.

Hidayete uyanlara selam olsun.
 
Müslim Karabacak / diğer yazıları
İsviçre'de çıkan haber tartışma yaratmıştı
Beypazarı'ndan 'mevzuat' açıklaması
Yeni seçilen CHP’li başkanların ‘genelge’ sıkıntısı
Liyakat mi sadakat mi?
İsrail, Suriye'nin hava savunma sistemlerini hedef aldı
Saldırıda maddi hasar meydana geldi
Polat çiftine 'vergi usul kanuna muhalefet'ten tahliye
Diğer suçlardan 'tutukluluk' devam ediyor
CHP'den iktidarın arazi satışlarına tepki
'AKP enkaz bırakarak çöküyor'
Yüksek et fiyatı sorunu ithalatla çözülemez
Et ürünlerinde KDV kaldırılsın
Merkez Bankası anketi açıklandı
Dolar, enflasyon, faiz tahminleri belli oldu
Gelecek burada
10 yılda 20 kat büyüyecek
Çocuk nüfusumuz açıklandı
Nüfusumuzun yüzde 26'sı çocuk
İran'dan saldırıya ilişkin açıklama geldi
'3 mini İHA saldırısı püskürtüldü'
Şehit edilen babasının koltuğuna oturdu
29 yıl önce babası o koltuktaydı
Kaçak kazı zannedildi gerçek bambaşka çıktı
Soruşturma devam ediyor
Depremin izleri gün ağarınca ortaya çıktı
Binalar ve minareler yıkıldı
2 kurşun camlara isabet etti
Holding binasına ateş açıldı
Komşusunun kapısına balyoz ve matkapla dayanıp ateşe verdi
Gürültü kavgasını özel harekat bitirdi
İsviçre'de çıkan haber tartışma yaratmıştı
Beypazarı'ndan 'mevzuat' açıklaması
Yeni seçilen CHP’li başkanların ‘genelge’ sıkıntısı
Liyakat mi sadakat mi?
İsrail, Suriye'nin hava savunma sistemlerini hedef aldı
Saldırıda maddi hasar meydana geldi
Polat çiftine 'vergi usul kanuna muhalefet'ten tahliye
Diğer suçlardan 'tutukluluk' devam ediyor
CHP'den iktidarın arazi satışlarına tepki
'AKP enkaz bırakarak çöküyor'
Yüksek et fiyatı sorunu ithalatla çözülemez
Et ürünlerinde KDV kaldırılsın
Merkez Bankası anketi açıklandı
Dolar, enflasyon, faiz tahminleri belli oldu
Gelecek burada
10 yılda 20 kat büyüyecek
Çocuk nüfusumuz açıklandı
Nüfusumuzun yüzde 26'sı çocuk
İran'dan saldırıya ilişkin açıklama geldi
'3 mini İHA saldırısı püskürtüldü'
Şehit edilen babasının koltuğuna oturdu
29 yıl önce babası o koltuktaydı
Kaçak kazı zannedildi gerçek bambaşka çıktı
Soruşturma devam ediyor
Depremin izleri gün ağarınca ortaya çıktı
Binalar ve minareler yıkıldı
2 kurşun camlara isabet etti
Holding binasına ateş açıldı
Komşusunun kapısına balyoz ve matkapla dayanıp ateşe verdi
Gürültü kavgasını özel harekat bitirdi
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.