Serrveti, sermayeyi, milli geliri ve gayri safi milli hasılayı pay eden her kim ise, pay edenler kimler ise çok gaddarca, çok insafsızca, çok çok vicdansızca ve merhametsizce pay ediyorlar.
Aynı ülkenin vatandaşları arasında bu kadar derin, bu denli korkunç ayırım yapılır mı?
Necip Fazıl'ın şiirlerini okuyarak oy toplayıp iktidar olan bir kadronun çeyrek asırlık iktidarlarında, şairin o meşhur mısraları yediden yetmişe herkesin zihnine iyice kazındı:
"Allah'ın on pulunu bekleyedursun on kul
Bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul"
İnsafınız kurusun desen, kime diyeceksin, insafı olmayana, insaftan yana fakir mi fakir olana insafın kurusun desen neye yarar?
İnsaf ve merhametten yana fakir, vicdan ve idrakten yana yoksul mu yoksul kişileri terazinin başına koymuşlar şu taksimatı yapın demişler.
Onlar da insafı ve vicdanı şöyle bir tarafa koyarak, milli gelirin, gayri safi milli hasılanın hemen hemen tamamını nüfusun az bir kısmı arasında pay ettikten sonra, tencerenin ya da ambarın dibinde kalan kısmını da nüfusun tamamına yakını arasında pay etmişler ve hayli yıldan beridir de öyle pay ediyorlar.
Hortumcuzadelerden arta kalan kısmını ne kadar adil pay edersen et, geriye zaten ambarın dibi kalmış, bundan dolayıdır ki, her defasında, her zam beklentisi sırasında emekliye de, asgari üretliye de, dar gelirli kesimlere de, alın teriyle geçinen eli nasırlı bütün kesimlerin paylarına da hep hüsran düşüyor.
Temmuz zammı ayarlamasında da yine bu kesimlerin payına hüsran düştü.
Terazinin başını tutmuş olanların, onları oraya yerleştirenlerin bilmemki çarşıdan-pazardan haberleri var mıdır?
Hepsi bir tarafa, her şey bir yana, milletin oylarıyla vekil seçilerek Ankara'ya gitmiş olan vekillerin, milletten, millletin gerçeklerinden, milletin çektiklerinden bu kadar habersiz olmaları gerçekten ürkütücü ve ürpertici değil mi?
Sayın vekil, sayın vekiller, iki arkadaşı ile bir öğünde yedikleri para ile emeklinin tam bir ay geçinmesini uygun görüyorlar ve Mecliste 'evet uygundur' anlamında hiç utanmadan el kaldırıyorlar.
Bir insan vekil seçilip Ankara'ya gidince, insaftan, iz'andan ve vicdandan bu kadar mı uzaklaşıyormuş?
Hayret ki ne hayret!
Aziz Karaca / diğer yazıları
- Çağın Nemrutları ateş topunu büyütme gayretindeler / 19.03.2026
- Medyen suyuna varınca… / 18.03.2026
- Oruç fena bozuluyor / 17.03.2026
- Din adına din dili ile zulmü alkışlamak / 16.03.2026
- Din adına din dili ile zulmü alkışlamak / 16.03.2026
- Biri bomba ile birileri de zehirli dilleri ile saldırıyorlar / 15.03.2026
- Bu ayet bir kez daha, belki bin kez daha okunmalı / 14.03.2026
- Haçlı-siyonist ittifakı dünyayı ateşe verdi / 13.03.2026
- Yalanlar yılana tebdil olurken… / 13.02.2026
- En kanlı yalan / 12.02.2026
- Medyen suyuna varınca… / 18.03.2026
- Oruç fena bozuluyor / 17.03.2026
- Din adına din dili ile zulmü alkışlamak / 16.03.2026
- Din adına din dili ile zulmü alkışlamak / 16.03.2026
- Biri bomba ile birileri de zehirli dilleri ile saldırıyorlar / 15.03.2026
- Bu ayet bir kez daha, belki bin kez daha okunmalı / 14.03.2026
- Haçlı-siyonist ittifakı dünyayı ateşe verdi / 13.03.2026
- Yalanlar yılana tebdil olurken… / 13.02.2026
- En kanlı yalan / 12.02.2026






















































