HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 HAZİRAN 2022, CUMARTESİ

İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (2)

21.11.2021 00:00:00
Nasrettin Hocamız ne güzel söylemiş "Parayı veren düdüğü çalar." Adeta bu çağın özetini yapmış. Parayı kim elinde tutuyorsa neredeyse bütün güç onda. 
Bütün özgürlükler onların elinde. Paraya hükmeden dünyaya hükmediyor. Dünyada da onun borazanı çalınıyor. Bu kesim nüfus olarak ve sayı olarak o kadar da çok değiller, ama çok etkinler. Dünya nüfusunun yüzde biri kadar olan bu güç odakları, dünyanın her yerine her türlü operasyonu yapabiliyorlar.
Dünya kapitalinin neredeyse tamamını elinde bulunduran ve bankerlerden oluşan bu yüzde birlik stratejik yapı, tüm dünyayı önüne katmış sürüyor veya karşısına almış savaşıyor. Devletler üstü olan bu stratejik üst akıl bütün dünyayı bir örümcek ağı gibi sarmış durumda.
21. yüzyıla kadar paraya hükmeden bu güçlere Kapitalist diyorduk. Ancak bu yüzyılda Kapitalizmin yapmak istediğinin çok daha ötesinde istenen yeni bir dünya düzeni var, bu düzenin yeni bir felsefesi ve ideolojisi var.
İdeolojik ve adeta dini bir kavrama dönüşen ve Kapitalizmden sonra ki bir ileri basamak olan bu anlayışın adı "Küreselleşme".
Küreselci kitle dünya insanlığına geleneksel anlayışlardan çok farklı olarak yeni bir insan ve insanlık kurgulamaya çalışıyor. Kısaca dünya insanlığına yeni bir ayar vermek istiyorlar. Çok geniş bakıyorlar, tüm insanlığa yönelik iblisçe projeler geliştiriyorlar. 20. yüzyıla kadar gelen bütün anlayışları, inançları, kurumları, kavramları dönüştüren, değiştiren, melezleştiren bir dünya inşa ediliyor. Alışılmış olana aykırı olarak yeniden kurgulanmış bir sosyal hayat dayatılıyor.
Farkında olalım veya olmayalım yetişmekte olan nesiller açısından baktığımızda bu genel tercihlere aykırı olarak yetişen gençler geleneksel olanı küçümsüyor ve değersiz görüyor. Karşı yönelimler cazip hale getirilerek reklam yapılıyor ve değerli gösteriliyor. Sapkınlıklar popüler bir çerçeveye oturtularak pazarlanıyor.  Bu yönelimler insanlığı Sodon-Gomore den de aşağı bir derekeye sürüklüyor, bu durum İnsanlığın geneli açısından çok tehlikeli, çünkü nesiller bozuluyor, nesiller çürütülüyor.
Burada küreselciler çok önemli bir strateji izliyor, şöyle ki bu oluşturulmak istenilen kurgulanan düzende aile yapısına, insan fıtratına, devlet anlayışlarına, vatan sevgisine ve daha pek çok geleneksel ve yerel anlayışlara en önemlisi de Müslümanlara dolayısıyla İslam'a saldırı var. İnsanlar bütün aidiyetlerinden koparılarak tek merkezden kontrol edilmek isteniyor. Bu kafa diyor ki aidiyeti sağlayan bağlar koparılırsa dijitalle, sosyal medya ile insanların beynini ruhunu ele geçiririm istediğim gibi oynarım.
Küreselcilerin;  bu sapkınlıkları normlaştırma, normalleştirme çabalarına karşı bir direnç oluşturulması karşı hamle yapılması kaçınılmazdır. Tabi burada yerel olanın, millî olanın, belli bir kültüre özgü olanın daha çok sahiplenilmesi gerekiyor. Bu gün modern bir dille, iletişim sektörünün sunduğu imkânlarla küresel ölçekte kabul görecek şekilde o standartlara kavuşturularak yerel olanı, milli olanı, insanlığın kadim birikimine uygun olanı cazip bir hale getirerek sunulması gerekiyor. Mesela Türk milleti olarak biz milli ve manevi dinamiklerimizi bu yollarla harekâta geçirebilirsek, gençlerimizi bu potaya sokabilirsek, sosyal ve ekonomik olarak en ileri düzeyde ki imkânlarla yaşatabilirsek küreselcilerin zehrini bertaraf etmemiz mümkündür. Yoksa nesilleri kaybediyoruz.
Milli bir kimlik, milli bir eğitim, milli bir ekonomi politikası üretilmesi zorunluluğuyla karşı karşıyayız. Yoksa nesillerimiz teslim alınıyor, kaybediyoruz. Bu durum bütün insanlık için büyük bir tehlike. Milli ya da ulus kimlikler üzerindeki tahkimata ilişkin kamusal otoritelerin burada sorumluluk alması gerekiyor. Milli bir kimlik politikası üretilmesi zorunluluğuyla karşı karşıyayız. Bu süreçte aslında sizi tanımlayanın neler olduğu,  farkındalığınızı öne çıkararak, koruyup kollayarak, bu küreselcilerin sapkın salgınına karşı yerli ve milli olan değerler aşısıyla karşı koyabilir, milletimizi dirençli kılabiliriz.
Yoksa insanlık, insanlıktan çıkıyor.
Dünya birbirine benzemeye başladı, standartlaşan kimliklerin ortaya çıktığı, görünür olduğu, hâkim olduğu bir çağın içindeyiz.
Mesela Batıya ait olan din, kültür anlayışlarının daha çok popüler edilerek gündeme taşındığını görüyoruz. Hollywood sinema sektörü vesilesiyle dünyadaki bütün bir insanlık tek tip müzik, tek tip dil, tek tip kıyafet, tek tip yiyecek ve içeceklerin öne çıkarılıp bunların tüketilmesine yönelik ve belli bir yaşam tarzına öyle veya böyle açık bir şekil de davet ediliyorlar.
Özellikle gençler bu davetten daha çok etkileniyorlar. Mesela Japon gençler batılılara benzemek için estetik ameliyat yaptırıyorlar. 
Çünkü batı tarzı görüntüler karşı cinse daha şık, daha cazip geliyor. 
Tek tipleştiren, homojenleştiren, standartlaştıran yeni bir biçim ortaya çıkıyor. 
İnsanlar arasındaki bu tek tipleşme veya melezleşen kültür insanlığı çok farklı, sapkın boyutlara taşımaya başlıyor.
İnsanın da kendi içinde tek tipleşmesi amaçlanıyor. 
Cinsiyette, dinde, ırkta birtakım melez unsurlarla batı tipi bir standart ortaya konuyor. 
Küresel ölçekte de batı tipi bazı markaların, belli imgelerin, belli değerlerin dünya çapında genel kabul görür hale getirilerek, insanların adeta çılgınca bu markalara bağımlı kılındığını görüyoruz.
Bu öğütücü, dönüştürücü küreselci salgına dur diyecek politikaları oluşturmadığımız zaman senin olan değerler tartışma konusu yapılıyor. Mesela Kahve Türk kahvesi midir, yoksa Yunan mı veya baklava Türk'e mi ait yoksa Yunan'a mı gibi.
Üst akıllara üstün akıl olmadıklarını gösterecek cins kafalara ihtiyacımız var.
Yok mu? Çoook. Ancak Görene… 
 
Ergül Güner / diğer yazıları
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -2- / 25.06.2022
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -1- / 24.06.2022
- Okullar tatile giriyor -2- / 12.06.2022
- Okullar tatile giriyor -1- / 11.06.2022
- Son nefese kadar varız! -2- / 04.06.2022
- Son nefese kadar varız! -1- / 03.06.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -2- / 26.05.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -1- / 25.05.2022
- Vicdanlı insan sorumluluktan kaçmaz / 20.05.2022
- Milli bayramsız dini bayram olamaz / 09.05.2022
- Bayram günahlardan arınmaktır / 02.05.2022
- Varoluş gerçeği unutturuluyor / 24.04.2022
- O devlet gibi adamdı / 18.04.2022
- İhsan şuuru toplumu iyileştirir / 12.04.2022
- Ramazan-ı şerifimiz mübarek olsun / 30.03.2022
- Çanakkale geçilmez (2) / 27.03.2022
- Çanakkale geçilmez (1) / 26.03.2022
- İnsan meçhul mü? / 16.03.2022
- Yurtta barış dünyada barış / 09.03.2022
- Savaş bir cinayettir / 03.03.2022
- 3H Kapanı / 14.02.2022
- Mutsuzluğun dibinde mutluluk hissi ile avunmak / 07.02.2022
- Simülasyon dünyasında kaybolan insan / 31.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -2- / 26.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -1- / 25.01.2022
- Gün akşama döndü gülüm, bir selam sal sabah olsun / 17.01.2022
- Maya içe mahsus, kültür dışa mahsustur / 10.01.2022
- Evet, eğitim şart / 03.01.2022
- Eğitimin birinci şartı; ‘edep ya hu’ / 27.12.2021
- Mankurtlaşmış zekâlar / 20.12.2021
- Zekâ ile akıl farklıdır / 17.12.2021
- Sorun zekâ sorunu değil, ahlak sorunudur / 13.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -2- / 06.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -1- / 04.12.2021
- Doğu'da tefekkür, Batı'da felsefe var / 25.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (2) / 21.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (2) / 11.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (1) / 10.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (1) / 09.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (2) / 07.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (1) / 06.11.2021
- Anadolu / 01.11.2021
- Fütüvvet (2) / 24.10.2021
- Fütüvvet (1) / 23.10.2021
- Batılın 3G’si / 16.10.2021
- Ateş ve toprak anlayışı / 15.10.2021
- Düşünce eylemin tohumudur / 09.10.2021
- Emperyalizm sadece mali bağımlılık mıdır? / 02.10.2021
- Sömürgecilik ve emperyalizm / 26.09.2021
- Batılın tıyneti / 08.09.2021
- Okullar açıldı -2- / 07.09.2021
- Okullar açıldı -1- / 06.09.2021
- Buyurgan batının Müslümanları / 01.09.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -2- / 27.08.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -1- / 26.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -2- / 19.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -1- / 18.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -2- / 17.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -1- / 16.08.2021
- Dijital çağda esen dijital fırtına / 10.08.2021
- Sanal âlemde milli ve manevi hassasiyet olmalı / 06.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -2- / 04.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -1- / 03.08.2021
- Akıl insanın kalbindedir / 31.07.2021
- Sanal dünyanın sanal kimlikleri ve sanal duyguları / 28.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2 / 25.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 20.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1) / 19.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (6) / 17.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (5) / 05.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (4) / 30.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3) / 22.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (2) / 14.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık -I- / 08.06.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 5 / 26.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 4 / 25.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 3 / 24.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 2 / 23.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 1 / 22.05.2021
- Enfeksiyonlu din anlayışı Hz. Ali’yi şehit etti / 06.05.2021
- Şehr-i Ramazan-II / 27.04.2021
- Şehr-i Ramazan-I / 26.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-III / 19.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-II / 16.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-I / 15.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-III / 08.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II / 07.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-I / 06.04.2021
- Kültür ve kimlik neden önemli / 01.04.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-II / 09.03.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-I / 08.03.2021
- Hz. Alinin künyeleri ve lakapları-II / 26.02.2021
- Hz. Ali’nin künyeleri ve lakapları-I / 25.02.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

21.11.2020, 21.11.2019, 21.11.2018, 21.11.2017, 21.11.2016, 21.11.2015, 21.11.2014, 21.11.2013, 21.11.2012, 21.11.2011, 21.11.2010, 21.11.2009, 21.11.2008, 21.11.2007, 21.11.2006, 21.11.2005, 21.11.2004, 21.11.2003, 21.11.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.