HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 02 TEMMUZ 2022, CUMARTESİ

İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II

07.04.2021 00:00:00
'İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II' seslendirme dosyası:

Şehirler insanı  ruhen ve fikren ne kadar kuşatıyor ne kadar doyuruyor. Acaba insanların şehirleri terk etmesinin altında yatan neden, şehirlerin insanları ruhen, fikren kuşatamaması, mutlu, huzurlu bir insan kılamaması olabilir mi? Bu soru bugün günümüzde sorulması gereken önemli soruların başında gelmektedir. Şehirlerden, kırsala bir kaçış var mı? Var. Kaçamasa bile ilk fırsatta kaçmak için bir hayali var. Bunu nasıl açıklayacağız?

Şehrin önemli olduğunu söyledik. Ama hangi şehir önemli diye  sorsak, bunun en kısa cevabı Ruhu olan şehirler diye cevaplamak mümkün. Ruhu olan şehirler öncelikle yetiştirdiği kıymetli insanlarının fikirlerini yaşattığı, örnek gösterildiği şehirlerdir. Tarihi eserler, doğal güzellikleri, ürettikleri ile ekonomik refah düzeyini yakalamış, insan onuruna uygun çalışma koşulları olan, yeşilin, temizliğin önemini kavramış şehirler. 

Bu özellikler o şehirde yaşayan insanlara bir kültür ve bir kimlik kazandırır. İnsanları erdemli, faziletli yapan inanç değerlerinden beslenen kültür ve kimliklerin yansıması olan ete kemiğe bürünmüş olan kâmil insanlarıdır. Önce insan. Eserleriyle, mimarisiyle, yeşiliyle, tarihi dokusuyla insanı zihnine ve gönlüne hitap eden şehirler, insanını kuşatmalı, şehirde yaşarken yaşayanı eğitmeli, terbiye etmeli, yaşarken öğretmeli. İnsana fazilet katmalı, ahlaklı yapmalı.

Mekânların insan üzerinde çok büyük bir etkisi var. Ancak günümüzdeki şehirler böyle mi? Günümüzdeki şehirlere baktığımız zaman beton ormanlarını görüyoruz, trafik görüyoruz, kalabalıklar içerisinde kaybolmuş insanlar görüyoruz. Çevre kirliliği, gürültü kirliliği, İnsanların doğallığına, gönlüne hitap etmeyen bir yaşam alanı var. İşte insanlar bu şehirlerden kaçmak istiyor. Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın oyun oynayacağı parklar, sokaklar acaba yeterli mi? Sokaklar otopark olmuş, yürümek mümkün değil. Çocuklarımız arkadaşlığı, paylaşmayı, yardımlaşmayı akranlarıyla birlikte olmadan nasıl öğrenecek?

Biliyoruz ki her şey kitaptan, öğretmenden öğrenilmez. Bazı konular tecrübe edilerek, yaşayarak öğrenilir. Bilgisayar başında sürekli oyun oynayan bir çocuk da hangi duygusal olgunluğun, derinliğin olmasını bekleyebiliriz.

Şimdi bu pandemi dönemi de işin tuzu biberi oldu. Çocuk ağaçları tanımıyor, çiçekleri tanımıyor, bir kaynak suyun başında oturup ailesi ile yayla suyu içmemiş, toprakla, çamurla oynamamış, bir kuzuyu alıp gezdirmemiş, kırlarda koşmamış dalında meyve yememiş. Derede balık tutmamış, kırlarda çiçek toplamamış, vs. Bunlar çocuğa, gence tarifi imkânsız bir derinlik ve ufuk kazandırır.

Bu tecrübeleri yaşayamamış gençler arasından gelecekte kaç kişi şair, müzik insanı, edebiyatçı, sosyal bilimci, çıkacak hakikaten merak ediyorum. Çıksa da nasıl olacaklar? Çocuklarımıza, gençlerimize doğalarına uygun, onların tekâmülünü sağlayacak imkânları oluşturmalıyız, vermeliyiz. Bunu söylerken gençler çağın gereği olan teknolojiyi elbette öğrensin hem de üretsin. Ancak ruhi derinliği kaybetmeden, ruhi derinliğe sahip bir kişilik kazandırarak bunu yapmalıyız.

Kınalızade Ali Efendi Ne güzel söylemiş: "Her kim ki nağme-i tayyip ve avaz-ı hub onda tesir icra eylemeye o  kimse daire-i insaniyetten hariç, daireyi hayvaniyetten aşağı, insan-ı kamil katında ise cemaadi mutlaktır." (Bir insan güzel bir makamdan, güzel bir sesten etkilenmiyorsa, insan dışındaki bir nesnedir). Çünkü biz biliyoruz musikiden hayvanlar bile anlıyor.

Acaba yaşamış olduğumuz şehirler insanların kalp dünyasını köreltiyor, katılaştıryor mu? Çünkü dinlenilen müziklere bakıyoruz, yapılan binalara bakıyoruz, estetikten, zarafetten çok uzakta. İnsanların şehirleri terk etmesinin nedeni şehirlerin insanları mutlu etmemesidir.1950 yıllarda köyden kente göç olmuş bunun en önemli sebebi köylerin yaşanabilir ve sürdürülebilir bir yaşam standardına sahip olmaması.

Köyler sadece birer tarımsal işletme kompleksi olarak algılanmıştır. Kentsel bölgelerin çekiciliği, istihdam ve eğitim imkânları şeklinde kendini göstermektedir. Peki, ne oldu da günümüzde kentten köye bir göç başladı? Acaba kentten köye göçün temel nedeni, köyden kente göçün yarattığı kentsel sorunlar mıdır? Evet, göçler sonucu varoşlar oluştu. Çarpık kentler oluştu. 

(devam edecek…)

 
Ergül Güner / diğer yazıları
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -2- / 25.06.2022
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -1- / 24.06.2022
- Okullar tatile giriyor -2- / 12.06.2022
- Okullar tatile giriyor -1- / 11.06.2022
- Son nefese kadar varız! -2- / 04.06.2022
- Son nefese kadar varız! -1- / 03.06.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -2- / 26.05.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -1- / 25.05.2022
- Vicdanlı insan sorumluluktan kaçmaz / 20.05.2022
- Milli bayramsız dini bayram olamaz / 09.05.2022
- Bayram günahlardan arınmaktır / 02.05.2022
- Varoluş gerçeği unutturuluyor / 24.04.2022
- O devlet gibi adamdı / 18.04.2022
- İhsan şuuru toplumu iyileştirir / 12.04.2022
- Ramazan-ı şerifimiz mübarek olsun / 30.03.2022
- Çanakkale geçilmez (2) / 27.03.2022
- Çanakkale geçilmez (1) / 26.03.2022
- İnsan meçhul mü? / 16.03.2022
- Yurtta barış dünyada barış / 09.03.2022
- Savaş bir cinayettir / 03.03.2022
- 3H Kapanı / 14.02.2022
- Mutsuzluğun dibinde mutluluk hissi ile avunmak / 07.02.2022
- Simülasyon dünyasında kaybolan insan / 31.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -2- / 26.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -1- / 25.01.2022
- Gün akşama döndü gülüm, bir selam sal sabah olsun / 17.01.2022
- Maya içe mahsus, kültür dışa mahsustur / 10.01.2022
- Evet, eğitim şart / 03.01.2022
- Eğitimin birinci şartı; ‘edep ya hu’ / 27.12.2021
- Mankurtlaşmış zekâlar / 20.12.2021
- Zekâ ile akıl farklıdır / 17.12.2021
- Sorun zekâ sorunu değil, ahlak sorunudur / 13.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -2- / 06.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -1- / 04.12.2021
- Doğu'da tefekkür, Batı'da felsefe var / 25.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (2) / 21.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (2) / 11.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (1) / 10.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (1) / 09.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (2) / 07.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (1) / 06.11.2021
- Anadolu / 01.11.2021
- Fütüvvet (2) / 24.10.2021
- Fütüvvet (1) / 23.10.2021
- Batılın 3G’si / 16.10.2021
- Ateş ve toprak anlayışı / 15.10.2021
- Düşünce eylemin tohumudur / 09.10.2021
- Emperyalizm sadece mali bağımlılık mıdır? / 02.10.2021
- Sömürgecilik ve emperyalizm / 26.09.2021
- Batılın tıyneti / 08.09.2021
- Okullar açıldı -2- / 07.09.2021
- Okullar açıldı -1- / 06.09.2021
- Buyurgan batının Müslümanları / 01.09.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -2- / 27.08.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -1- / 26.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -2- / 19.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -1- / 18.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -2- / 17.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -1- / 16.08.2021
- Dijital çağda esen dijital fırtına / 10.08.2021
- Sanal âlemde milli ve manevi hassasiyet olmalı / 06.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -2- / 04.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -1- / 03.08.2021
- Akıl insanın kalbindedir / 31.07.2021
- Sanal dünyanın sanal kimlikleri ve sanal duyguları / 28.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2 / 25.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 20.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1) / 19.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (6) / 17.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (5) / 05.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (4) / 30.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3) / 22.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (2) / 14.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık -I- / 08.06.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 5 / 26.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 4 / 25.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 3 / 24.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 2 / 23.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 1 / 22.05.2021
- Enfeksiyonlu din anlayışı Hz. Ali’yi şehit etti / 06.05.2021
- Şehr-i Ramazan-II / 27.04.2021
- Şehr-i Ramazan-I / 26.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-III / 19.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-II / 16.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-I / 15.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-III / 08.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II / 07.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-I / 06.04.2021
- Kültür ve kimlik neden önemli / 01.04.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-II / 09.03.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-I / 08.03.2021
- Hz. Alinin künyeleri ve lakapları-II / 26.02.2021
- Hz. Ali’nin künyeleri ve lakapları-I / 25.02.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

07.04.2020, 07.04.2019, 07.04.2018, 07.04.2017, 07.04.2016, 07.04.2015, 07.04.2014, 07.04.2013, 07.04.2012, 07.04.2011, 07.04.2010, 07.04.2009, 07.04.2008, 07.04.2007, 07.04.2006, 07.04.2005, 07.04.2004, 07.04.2003, 07.04.2002
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.