logo
12 MAYIS 2026

İşçiler haklarına MEM'le kavuşabilir

Bayram olarak kutlanması gereken 1 Mayıs, İstanbul'da tam bir çileye dönüştü. Açlık sınırının altında ücretlerle yaşam savaşı veren milyonlarca emekçinin haklarını elde edebilmeleri için Milli Ekonomi Modeli'nin Türkiye'de de uygulanması gerekiyor

02.05.2014 00:00:00
HABER MERKEZİTüm dünyada çoşkuyla kutlanan 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Türkiye'de ise başta İstanbul ve Ankara olmak üzere bazı kentlerde olaylar nedeniyle bayram havasında kutlanamadı. Açlık sırının altında yaşam savaşı veren milyonlarca emekçinin sorunları yaşanan gerginlikler yüzünden konuşulamadı bile. Dün tüm medya kuruluşlarında güvenlik güçlerinin göstericilere müdahaleleri yer alırken çalışanların düşük ücretlerle verdikleri yaşam mücadelesi gündeme gelmedi. Neticede yine olayların gölgesinde bir 1 Mayıs'ı daha geride bıraktık.Gerginlik körüklendi1 Mayıs'la adı özdeşleşen Taksim'in yetkililerce kutlamalara kapatılması gerginliği körükledi. Hükümetin yaşadığı korkular, öyle bir noktaya ulaştı ki, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nde İstanbul'da sadece yollar yasaklanmadı, yasaklardan İstanbul semaları da nasibini aldı. İstanbul hava sahasında bazı bölgeleri uçuş yapacak hava araçlarına kapatıldı. İstanbul Valiliği'nin 1 Mayıs nedeniyle metrobüs seferlerinde dün yaptığı düzenlemeler sıradan vatandaşları bile isyan ettirdi. İşlerine gitmekte zorlanan vatandaşlar, "Nasıl gideceğimizi bilmiyoruz. Yazıklar olsun" diyerek duruma tepki gösterdi. İstanbul Valiliği'nin 1 Mayıs tedbirleri çerçevesinde dün Anadolu yakasından Avrupa yakasına geçişte metrobüs çalışmazken, Avrupa yakasında ise seferler Topkapı'ya kadar yapıldı. Valiliğin aldığı karar gereği vapur seferleri de iptal edildi.İstanbul savaş alanı gibiydiİstanbul'da dün pekçok polis müdahalesi yaşandı. Beşiktaş Barbaros meydanı'nda toplanan göstericilere polis dün defalarca müdahalede bulundu. Polis önce "dağılın" anonsu yaptı. Grup uyarıları dikkate almayınca polis önce kalkanlarla sonra da gazla müdahale etti. Taksim'e gitmek üzere Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde toplanan gruplara da polis müdahale etti. Bu sırada kalabalık bir gösterici grubu hastane bahçesine girdi. Bu sırada polisin gaz kapsüllerinden bazıları hastane bahçesine düştü, bu nedenle o sırada hastanede bulunan vatandaşlar da etkilendi. Ankara'da da Kızılay'a yürümek isteyen gruba polis müdahale etti. Kolej'den Kızılay'a yürümek isteyen yaklaşık 500 kişilik gruba polis izin vermedi. Kolej'de bekleyen grup yolu trafiğe kapatıp tekrar Kızılay'a yürümek istedi. Bunun üzerine polis ekipleri gruba müdahale etti. Olaylarda çok sayıda vatandaş gözaltına alındı.İstanbul'da dün ulaşım durdu. 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı nedeniyle alınan yoğun güvenlik önlemleri vatandaşlara zor anlar yaşattı. Kimi vatandaşlar iş yerilerine gidemezken, bazıları ise ulaşım sıkıntısı nedeniyle yürümeyi tercih etti. Aracıyla yola çıkıp köprüde mahsur kalan bir vatandaşın tepkisi, "Okmeydanı, Perpa'ya geçiyorum. Rezilliğin daniskası diyorum, başka da bir şey demiyorum. İki taraf çekişiyor. Ceremesini halk çekiyor. Böyle bir saçmalık yok" şeklinde oldu. Taksim ve civarında güvenlik önlemleri nedeniyle alınan tedbirler turistlerin zor anlar yaşamasına neden oldu. Otellerinden çıkarak İstanbul'un tarihi ve kültürel yerlerini gezmek isteyen bazı yabancı turistler, "1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü Avrupa'da bayram gibi kutlanıyor. Ancak İstanbul'da bunun esintisi bile yok" diye tepki gösterdi.MEM'le asgari ücret 4 bin TL olacakMilyonlarca emekçi bügün açlık sırınırın altında ücretlerle ter döktükleri işlerinde bugün iş başı yaparken 5 milyondan fazla işsiz ise umutsuz bir şekilde bir iş bulmayı bekliyor. 1 Mayıs'tan geriye maalesef bunlar kaldı. Oysa Türkiye'de bu sorunlar çözümsüz değil. Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli Türkiye'de milyonlarca emekçiye gerçek bayramı yaşatacak yegane çözüm niteliğinde. Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli ve Sosyal Devlet Projeleri uygulandığı takdirde işçi ücretleri, insanca yaşayacağı bir gelir seviyesine yükseltilecek, asgari ücret en az 4 bin TL olacak. Ayrıca her işçi vatandaşlık maaşı alacak. Milli Ekonomi Modeli'nde tüketici kesimin de desteklenmesi öngörüldüğü için milyonlarca emekçi bugün olduğu gibi bir maaşa talim etmeyecek. Her ailede anne hem vatandaşlık maaşı hem de ev hanımı meslek maaşı alırken, baba ise asıl maaşının yanında vatandaşlık maaşı da alacak. Ayı zamanda ailelere çocuk yardımı da yapılacak.Rusya Milli Ekonomi Modeli'ni uyguluyorBugün dünyanın en büyük devletlerinden Rusya her geçen gün emekçilerine daha iyi yaşam koşulları sağlıyor. Rusya bunu 2005 yılında tanıştığı Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'yle başardı. 27 Şubat 2013'te Rusya Devlet Başkanı Putin'in davetiyle Duma'da gerçekleşen bir toplantıda Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, 4.5 saat boyunca Milli Ekonomi Modeli'ni anlatmıştı. Rusya'nın aldığı bütün kararlada Milli Ekonomi Modeli'nin etkisi görülüyor.Sarıgül: Yaşananlar demokrasi ayıbıEski Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma günü nedeniyle Beşiktaş'a gitti. Sarıgül Barbaros Bulvarı'nda yürüyerek meydana gitti. Sarıgül polis müdahaleleri ile ilgili kısa bir açıklama yaparak, "Bu görüntüler Türkiye'ye yakışıyor mu? Oysa Taksim Meydanı'nı için herkes dileklerini, isteklerini çok güzel bir şekilde dile getirdi. Taksim'de halaylarla bütün işçi arkadaşlarım, bütün sivil toplum kuruluşları, isteklerini kamuoyu ile buluşturabilirlerdi. Bunlara izin verilmemesi gerçekten bir demokrasi ayıbı. 12 Eylül'de dahi böylesine bir olay, böyle bir zulüm yaşanmadı. Bu gerçekten iktidarın bir demokrasi ayıbıdır" dedi. Sarıgül ardından 1 Mayıs için toplanan göstericilerle bir araya geldi. 

Hantavirüsün merkezi gemi dümeni Hollanda'ya kırdı


 
Hantavirüs vakalarının olduğu yolcu gemisi İspanya'ya ait Atlas Okyanusu'nda bulunan Kanarya Adaları'ndaki Tenerife kentinden ayrılarak Hollanda'nın Rotterdam kentine hareket etti. Tahliyeye katılan herkes koruma kıyafeti giydi. Bu durum Covid-19 dönemindeki tahliyeleri hatırlattı. 

12.05.2026 05:52:00 / Güncelleme: 12.05.2026 06:00:14
HABER MERKEZİ/AA
Hantavirüsün merkezi gemi dümeni Hollanda'ya kırdı
Hantavirüsün merkezi gemi dümeni Hollanda'ya kırdı

Hantavirüs vakalarının olduğu yolcu gemisi İspanya'ya ait Atlas Okyanusu'nda bulunan Kanarya Adaları'ndaki Tenerife kentinden ayrılarak Hollanda'nın Rotterdam kentine hareket etti

İki gündür Tenerife'de liman girişinde demir atarak bekleyen MV Hondius, kötü hava şartları sebebiyle son yolcuların karaya çıkartılmasında kolaylık olması açısından Sahil Güvenlik kurumunun tavsiyesiyle kısa süreliğine limana yanaştırıldı.

Tahliye operasyonuna katılan tüm askeri, sivil personel ve yolculara olası bir virüs bulaşma riskine karşı koruma kıyafetleri giydirildi.

Gemi Hollandalı şirkete ait...

İBB Ağaç ve Peyzaj A.Ş., operasyonunda 12 kişi tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş.'ye yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 23 şüpheliden 12'si çıkarıldığı mahkemece tutuklandı

12.05.2026 00:40:00
İHA
İBB Ağaç ve Peyzaj A.Ş., operasyonunda 12 kişi tutuklandı
İBB Ağaç ve Peyzaj A.Ş., operasyonunda 12 kişi tutuklandı
İBB'ye yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir soruşturma başlatılmıştı. Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulduğu öne sürülen suç örgütünün faaliyetleri kapsamında gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlere yönelik yapılan araştırmalarda, İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. şirketi üzerinden usulsüzce kurgusal bir ihale sistematiği işleterek ihalelere fesat karıştırıldığı tespit edilmişti.

Başsavcılık koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce şüphelilerin yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen operasyonda, 29 şahıs gözaltına alınmış, yurt dışında olduğu tespit edilen 1 şüpheli için ise yakalama kararı çıkarılmıştı. Şüphelilerden 7'si serbest bırakılmıştı. Diğer 23 şüpheli ise emniyetteki işlemlerinin ardından Bayrampaşa Devlet Hastanesi'nde götürüldü.

Sağlık kontrolünün geçirilen şüpheliler Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edilmişti.

Adliyeye sevk edilen 24 şüpheli şahıstan şüpheliler Alkan B., Ekrem O., Fatih Y. ve Yasin Ç. S., hakkında adli kontrol talebi, 20 şüpheli hakkında tutuklanmaları talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi.

Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden Ayhan S., Aytekin K., Binali S., Derya D., Orhan Y., Selim M., Süleyman U., Fatih T., Muammer A.Ö., Nilgün C., Tolga K, tutuklandı. Diğer 12 şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi.

Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek ek ifade verdi

Yolsuzluk soruşturmasında tutuklanan Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek, etkin pişmanlıktan yararlanmak için savcılığa ek ifade verdi. Şüpheli mal varlığı ve tartışmalı mesajlara dair detaylı beyanda bulunan Böcek'in ifadeleri davanın seyrini değiştirebilir

11.05.2026 19:20:00
Haber Merkezi
Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek ek ifade verdi
Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek ek ifade verdi
Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek'in gelini Zuhal Böcek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu tarafından yürütülen yolsuzluk ve rüşvet soruşturması kapsamında bugün ek ifade verdi.

"Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçlamasıyla daha önce tutuklanan Zuhal Böcek'in, etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak amacıyla başvuru yaptığı ve bu kapsamda detaylı beyanlarda bulunduğu öğrenildi.

Soruşturma sürecindeki kritik gelişmeler

Zuhal Böcek, eşi Gökhan Böcek ve kayınpederi Muhittin Böcek'in ardından etkin pişmanlıktan yararlanmak için savcılığa ek ifade verdi.

Önceki ifadelerinde, eşine attığı "belediye araçlarıyla kokain taşıma" ve "75 milyon lira aklama" içerikli mesajları "eşini korkutmak amacıyla" yazdığını iddia etmişti. Yeni ifadesinde bu konulara dair daha somut bilgiler verip vermediği gizlilik kararı nedeniyle henüz netleşmedi.

Zuhal Böcek'e, satın aldığı milyonluk daireler ve banka hesaplarındaki şüpheli para hareketleri soruldu. Böcek, bu birikimlerin aile desteği ve araç satışı ile yapıldığını savunmuştu. Önceki beyanlarında, Muhittin Böcek'in adaylık süreci için para verdiği yönündeki söylentileri duyduğunu ancak somut bir bilgisinin olmadığını ifade etmişti.

Soruşturma kapsamında Muhittin Böcek, oğlu Gökhan Böcek ve gelini Zuhal Böcek'in mal varlıklarına el konulmuş durumda. Savcılığın, alınan bu yeni ifadeler doğrultusunda soruşturmayı derinleştirmesi bekleniyor.

41 sanıklı iddianame

Toplam 41 kişinin yargılandığı davada, Muhittin Böcek ve oğlu Mustafa Gökhan Böcek "icbar suretiyle irtikap", "mal varlığı değerlerini aklama" ve "nüfuz ticareti" ile suçlanıyor. Eski Emniyet Müdürü İlker Arslan'ın da aralarında bulunduğu diğer sanıklar arasında belediye personeli ve iş insanları yer alıyor.

702 sayfalık iddianamedeki öne çıkan iddialar şunlardır:

• Sanıkların toplam 258 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu.

• Zuhal Böcek'in lüks araç ve gayrimenkul alımları, Gökhan Böcek'in 1 milyon Euro'luk para transferi iddiaları ve kişisel harcamalar dosyaya yansıdı.

• Zuhal Böcek'in, belediye araçlarıyla suç unsuru taşındığına dair mesajlarının delil olarak sunulduğu, ancak bunları eşini korkutmak için yazdığını savunduğu belirtilmekte.

Türk yolcuların testleri negatif çıktı

Sağlık Bakanlığı, Hollanda bandıralı MV Hondius yolcu gemisinde hantavirüs vakalarının tespit edildiği salgında bulunan üç Türk vatandaşının test sonuçlarının negatif olduğunu açıkladı. Üç vatandaş, önerilen süre boyunca karantinada tutulacak

11.05.2026 17:40:00
Haber Merkezi
Türk yolcuların testleri negatif çıktı
Türk yolcuların testleri negatif çıktı
Sağlık Bakanlığı'ndan yapılan resmi açıklamada, "Üç vatandaşımızın sonuçlarının negatif olduğu saptanmış olup, önerilen süre boyunca karantinada tutulacaklardır" denildi. Bu gelişme, gemideki tahliye operasyonunun ardından kamuoyunda büyük ilgi gören konuya dair önemli bir rahatlama sağladı.

Hollanda bayraklı MV Hondius gemisi, Nisan 2026'da Arjantin'in Ushuaia limanından ayrılarak Güney Atlantik'te seyir halindeyken hantavirüs salgınıyla gündeme geldi. Gemideki vakalar, bir yolcunun solunum yetmezliği nedeniyle hayatını kaybetmesiyle ortaya çıktı. Şu ana kadar gemide 8 kişi hastalandı ve 3 kişi hayatını kaybetti. Virüs, genellikle kemirgenlerin idrar, dışkı veya salyasıyla temas yoluyla bulaşıyor; ancak nadir de olsa sınırlı insandan insana bulaşma riski tartışılıyor.

Gemide 23 ülkeden yaklaşık 147 yolcu ve mürettebat bulunuyordu. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve ilgili ülkelerin sağlık otoriteleri koordinasyonunda tahliye operasyonları başlatıldı. Yolcular, İspanya'nın Tenerife adasındaki Granadilla de Abona limanına getirilerek ülkelerine gönderiliyor. Tahliye sırasında bazı ülkelerin vatandaşlarında pozitif vakalar tespit edildi; örneğin Fransa ve ABD'den tahliye edilenlerde pozitif sonuçlar raporlandı.

Türk vatandaşlarının durumu

Sağlık Bakanlığı, 8 Mayıs 2026 tarihli ilk açıklamasında Türkiye'de henüz pozitif hantavirüs vakası tespit edilmediğini vurgulamıştı. 9 Mayıs'ta ise gemideki üç Türk vatandaşının 10 Mayıs'ta (dün) Türkiye'ye getirileceği duyuruldu. Bakanlık, bu vatandaşlarda herhangi bir semptom veya hastalık bulgusu olmadığını belirtmişti.

Bugün yapılan son açıklamada test sonuçlarının negatif çıktığı teyit edildi. Üç Türk vatandaşı, İstanbul'a ulaştıktan sonra Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda evlerinde veya belirlenen izolasyon noktalarında karantinaya alındı. Karantina süresi, uluslararası protokollere ve Bakanlığın risk değerlendirmesine göre belirlenecek.

Bakanlık yetkilileri, sürecin uluslararası otoritelerle eş güdüm içinde titizlikle yürütüldüğünü ve kamuoyunun yalnızca resmi açıklamalara itibar etmesi gerektiğini hatırlattı.

Hantavirüs hakkında bilinmesi gerekenler

Hantavirüs enfeksiyonları, solunum yoluyla veya temasla bulaşabilen ciddi bir hastalık. Belirtileri arasında ateş, kas ağrıları, baş ağrısı ve ilerleyen aşamalarda solunum yetmezliği yer alıyor. Erken müdahale kritik önem taşıyor. Türkiye'de rutin olarak izlenen bulaşıcı hastalıklar arasında yer alıyor ancak bu tür gemisel salgınlar nadir görülüyor.

Uzmanlar, yolcuların ve yakınlarının hijyen kurallarına uyması, semptom durumunda hemen sağlık kurumlarına başvurması konusunda uyarıyor. DSÖ, olayın kontrol altında olduğunu belirtiyor; ancak izleme devam ediyor.

Rehin alınan taksicinin cesur müdahalesi kamerada

Ticari taksi şoförünü rehin alan silahlı şahsın polis ekiplerine ateş açarak uzun süre direndiği olayda yeni görüntüler ortaya çıktı. İlçede başlayan kovalamacanın şehir merkezinde sona erdiği olayda taksicinin soğukkanlı müdahalesi araç içi kamerasına yansıdı 

11.05.2026 15:30:00
Haber Merkezi
Rehin alınan taksicinin cesur müdahalesi kamerada
Rehin alınan taksicinin cesur müdahalesi kamerada
Gaziantep'te kız arkadaşıyla birlikte ticari taksi şoförünü rehin alan silahlı şahsın polis ekiplerine ateş açarak uzun süre direndiği olayda yeni görüntüler ortaya çıktı. İlçede başlayan kovalamacanın şehir merkezinde sona erdiği olayda taksicinin soğukkanlı müdahalesi araç içi kamerasına yansıdı.

Olay, öğleden sonra Araban ilçesinde yaşandı. İddiaya göre, Semih Ç. (31) ve kız arkadaşı olduğu iddia edilen Gülbahar Y. (36), silahla ticari taksi sürücüsünü rehin alarak araçla kaçmaya başladı. İhbar üzerine harekete geçen polis ekipleri, şüphelilerin bulunduğu taksiyi takibe aldı. İlçeden başlayan kovalamaca, Gaziantep şehir merkezine kadar sürdü.

Kaçış sırasında polis ekiplerine silahla ateş açan şüpheli, uzun süre teslim olmamak için direndi. Şehir merkezinde durdurulan araç çevresinde geniş güvenlik önlemi alınırken, olay anları vatandaşların cep telefonu kameraları ile ticari takside bulunan araç içi kameraya yansıdı.

Rehin şoförün soğukkanlı müdahalesiyle yakalandı

Ortaya çıkan araç içi görüntülerinde ise taksi şoförünün şüpheliyi etkisiz hale getirmek için müdahalede bulunduğu, aracın kapısını açarak polis ekiplerinin şüpheliyi araçtan almasına yardımcı olduğu anlar yer aldı.

Olayın ardından gözaltına alınan zanlının işlemleri sürüyor

Akbelen direnişçisi 42 gün sonra tahliye edildi

Akbelen Ormanı’nı korumak için 31 Mart’tan beri tutuklu bulunan 25 yaşındaki yaşam savunucusu Esra Işık, Danıştay’ın acele kamulaştırma kararına ilişkin yürütmeyi durdurma hükmü sonrası 42 günün ardından bugün tahliye edildi 

11.05.2026 15:05:00
Haber Merkezi
Akbelen direnişçisi 42 gün sonra tahliye edildi
Akbelen direnişçisi 42 gün sonra tahliye edildi
Muğla'nın Milas ilçesine bağlı İkizköy'de Akbelen Ormanı ve tarım arazilerini korumak için verdiği mücadeleyle tanınan 25 yaşındaki yaşam savunucusu Esra Işık, bugün tahliye edildi.

31 Mart 2026'da acele kamulaştırma sürecine karşı düzenlenen protestolar sırasında gözaltına alınan ve "görevi yaptırmamak için direnme" suçlamasıyla tutuklanan Işık, yaklaşık 42 gündür Şakran Cezaevi'nde tutuluyordu. 28 Nisan'da Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ilk duruşmada tahliye talebi reddedilmiş, dava 1 Haziran'a ertelenmişti.

Danıştay'ın acele kamulaştırma kararına ilişkin yürütmeyi durdurma kararı vermesinin ardından avukatları, tutukluluk incelemesinin duruşmalı yapılmasını ve Işık'ın derhal tahliyesini talep etmişti. Bu gelişme üzerine bugün tahliye kararı çıktı.

Ailenin açıklaması

Tahliye haberi üzerine Akbelen direnişçileri ve köylüler sevinç gösterisi yaparken, Işık'ın annesi İkizköy Muhtarı Nejla Işık daha önce yaptığı açıklamada "Ne evladımızdan vazgeçeceğiz ne de toprağımızdan. Dimdik ayaktayız" demişti.

Sosyal medyada ve direniş çevrelerinde "Geç de olsa adalet" ve "Esra özgür" paylaşımları yoğunluk kazandı. Birçok kullanıcı, Işık'ın 42 gün boyunca "boşuna" cezaevinde tutulduğunu belirtti.

Esra Işık'ın tahliyesiyle Akbelen direnişi yeni bir ivme kazanırken, 1 Haziran'daki duruşmada dava süreci devam edecek. Köylüler ve yaşam savunucuları, orman ve zeytinliklerin korunması için mücadeleye devam edeceklerini vurguluyor.

Dışişleri Bakanı Fidan, yarın Katar'ı ziyaret edecek

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Katar'ı ziyaret ederek, temaslarda bulunacak

11.05.2026 14:39:00
AA
Dışişleri Bakanı Fidan, yarın Katar'ı ziyaret edecek
Dışişleri Bakanı Fidan, yarın Katar'ı ziyaret edecek
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, yarın Katar'a gidecek.

Fidan'ın görüşmelerinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Katar Emiri Temim bin Hamed Al Sani'nin başkanlıklarında, bu yıl Türkiye'de düzenlenmesi planlanan, Yüksek Stratejik Komite'nin 12. toplantısına yönelik hazırlıkları gözden geçirmesi, mart ve nisanda Katar'a düzenlenen saldırılar karşısında Türkiye'nin desteğini teyit etmesi, Türkiye'nin, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer serbestisinin yeniden tesis edilmesine yönelik hassasiyeti paylaştığını belirtmesi ve bunun bölgesel güvenlik ve ekonomik istikrar bakımından da kritik önemde olduğuna dikkati çekmesi bekleniyor.

Bölgedeki güncel gelişmelerin, askeri ve savunma alanındaki işbirliğinin artan değerini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulaması ve bağlantısallık alanındaki ortak çabaların, bölgesel istikrar bakımından da stratejik önem taşıdığına işaret etmesi öngörülen Fidan'ın, Körfez'deki ihtilafın kalıcı biçimde sona erdirilmesinin en acil öncelik olduğunu belirteceği ve bu doğrultuda yürütülen diplomatik girişimlere dair görüş alışverişinde bulunacağı tahmin ediliyor.

Fidan'ın, İsrail'in bölgedeki istikrarı bozucu faaliyetleri başta olmak üzere coğrafyadaki sorun ve ihtilafların çözümüne yönelik bölgesel sahiplenme anlayışı temelinde müşterek çabaların güçlendirilmesinin gerekliliğini vurgularken, İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'daki hukuksuz eylemlerinin ve yol açtığı insani felaketin her zamankinden daha güçlü biçimde uluslararası toplumun dikkatine taşınmasının elzem olduğunu ifade etmesi bekleniyor.

Hakan Fidan'ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin barış çabalarını baltalamaya yönelik politikaları karşısında müteyakkız olunması gerektiğini belirtmesi, İsrail'in saldırıları karşısında Lübnan'ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün muhafaza edilmesinin, bölgede istikrarsızlığın daha da derinleşmesinin önlenmesi bakımından da önem taşıdığına işaret etmesi de öngörülmekte.

Türkiye-Katar ilişkileri
Türkiye ve Katar arasındaki ilişkiler müstesna bir seviyede seyrederken iki ülke arasında 2014'te tesis edilen stratejik ortaklık her alanda derinleşiyor.

Türkiye-Katar ilişkilerinin en üst düzey kurumsal çerçevesini teşkil eden Yüksek Stratejik Komite, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani'nin başkanlıklarında 2015 yılı itibarıyla her yıl iki ülkenin dönüşümlü ev sahipliğinde düzenleniyor.

Bugüne kadar gerçekleştirilen 11 toplantı neticesinde, ikili işbirliğinin muhtelif alanlarını kapsayan toplam 115 anlaşma imzalanırken Türkiye ile Katar arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında 1,15 milyar dolar olarak gerçekleşti.

İkili ticaret hacminin ilerleyen dönemde 5 milyar dolara yükseltilmesi hedeflenirken iki ülke arasında "Ticaret ve Ekonomik Ortaklık Anlaşması" 1 Ağustos 2025'te yürürlüğe girdi.

Keban Barajı'nın kapakları 7 yıl sonra açıldı

Elazığ'ın Keban ilçesinde bulunan Keban Barajı'nın 6 tahliye kapağı 7 yıl aradan sonra açıldı

11.05.2026 13:00:00
AA
Keban Barajı'nın kapakları 7 yıl sonra açıldı
Keban Barajı'nın kapakları 7 yıl sonra açıldı
Fırat Nehri üzerinde 9 Eylül 1974'te işletmeye alınan Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali (HES), elektrik enerjisi üretiminin yanı sıra su ürünlerinin yetiştirilmesine ve tarımsal sulamaya da katkı sunuyor.

Toplam 8 ünitesi ile 1330 megavat kurulu güce sahip Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nde (HES) bölgede etkili olan yoğun yağışlar ve kar erimeleri nedeniyle rezervuarlarda yüksek debili su girişi yaşandı.

Su kotunun maksimum seviyeye yaklaşması nedeniyle olası bir taşkın riskine karşın barajın 6 tahliye kapağı açıldı.

İlk olarak 1993'te, ardından 2004 ve 2019 yıllarında bol yağışlar nedeniyle baraj kapakları açılmıştı. 7 yıl sonra 4. kez tahliye kapakları açılarak saniyede 361 metreküp su çıkışı sağlanıyor.

Baraj kapaklarının açılmasıyla oluşan su akışını izlemek için bölgeye gelen ilgililer ve vatandaşlar o anları cep telefonu kamerasıyla görüntüledi.

Vatandaşlardan Özcan Karadere, gazetecilere, Gaziantep'ten memleketi Giresun'a giderken Keban ilçesinden geçtiklerini, baraj kapaklarının açılacağını duyduğu için bölgede mola verdiğini söyledi.

Kurak geçen yıllardan sonra bu yıl bereketli yağışlarla barajların dolmasının mutluluk verici olduğunu ifade eden Karadere, "Yağışlardan dolayı kapakları açma kararı almışlar. Biz de bekledik. Bizim için güzel bir an oldu. Kapaklar açıldı, suyun akışını izledik. Bu şekilde yolumuza devam edeceğiz." dedi.

Ercan Tuncel de Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali'nin ülkenin gurur kaynağı olduğunu, 7 yıl aradan sonra su kotunun maksimum seviyeye ulaşmasından dolayı mutlu olduklarını belirtti.

Kapakların açılışını, DSİ 9. Bölge Müdürü Ömer Açıkgöz, Keban Belediye Başkan Vekili Abdullah Demir, Keban Barajı ve Hidroelektrik Santrali İşletme Müdürü Bekir Kaya ve bazı kurumların yetkilileri de izledi.

Ağaç ve Peyzaj A.Ş. soruşturmasında 23 şüpheli adliyeye sevk edildi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş.'ye yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 23 şüpheli emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi

11.05.2026 09:11:00
İHA
Ağaç ve Peyzaj A.Ş. soruşturmasında 23 şüpheli adliyeye sevk edildi
Ağaç ve Peyzaj A.Ş. soruşturmasında 23 şüpheli adliyeye sevk edildi
İBB'ye yönelik İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yeni bir soruşturma başlatılmıştı. Yapılan araştırmalarda, İBB iştiraki Ağaç ve Peyzaj A.Ş. şirketi üzerinden usulsüzce kurgusal bir ihale sistematiği işleterek ihalelere fesat karıştırıldığı tespit edilmişti.

Başsavcılık koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce şüphelilerin yakalanmasına yönelik gerçekleştirilen operasyonda, 29 şahıs gözaltına alınmış, yurt dışında olduğu tespit edilen 1 şüpheli için ise yakalama kararı çıkarılmıştı.

Şüphelilerden 7'si serbest bırakılmıştı. Diğer 23 şüpheli ise emniyetteki işlemlerinin ardından Bayrampaşa Devlet Hastanesi'nde götürüldü.

Sağlık kontrolünün geçirilen şüpheliler Çağlayan'daki İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi.

İmamoğlu'yla birlikte 3 isim bir kez daha hakim karşısında: 'Casusluk' davası başlıyor

Geçen yıl "casusluk" suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün’ün iddiaları sonrası açılan davada, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ ve Necati Özkan hakkında "siyasal casusluk" suçlamasıyla yargılama süreci Silivri’de başlayacak

10.05.2026 22:13:00
Haber Merkezi
İmamoğlu'yla birlikte 3 isim bir kez daha hakim karşısında: 'Casusluk' davası başlıyor
İmamoğlu'yla birlikte 3 isim bir kez daha hakim karşısında: 'Casusluk' davası başlıyor
Geçen yıl "casusluk" suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün'ün iddiaları sonrası açılan davada, tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ ve Necati Özkan hakkında "siyasal casusluk" suçlamasıyla yargılama süreci Silivri'de başlayacak.

Geçen yıl "casusluk" suçlamasıyla tutuklanan Hüseyin Gün'ün iddiaları üzerine başlatılan süreçte hazırlanan iddianame kapsamında önemli bir dava başlıyor.

Tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazeteci Merdan Yanardağ ve danışman Necati Özkan hakkında "siyasal casusluk" suçlamasıyla açılan davanın ilk duruşması, Silivri'de görülecek.

Davanın İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ele alınacağı belirtilirken, duruşma öncesinde açıklama yapan Merdan Yanardağ, basın kuruluşlarına çağrıda bulundu. Yanardağ, "Basın örgütlerini, kamuoyunun doğru ve eksiksiz bilgilendirilmesi adına duruşmayı izlemeye davet ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Söz konusu dava, siyasi ve medya çevrelerinde yakından takip edilirken, yargılama sürecinin nasıl ilerleyeceği merak konusu oldu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.