logo
28 EYLÜL 2026

'İsmim üzerinde uzlaşma sağlanırsa hazırım'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adayı olmasına ilişkin, "Uzlaşılırsa elbette ki. Niye hazır olmayalım' Devletin nasıl yönetilmesi gerektiği belli. Altı lider de zaten devletin nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varmış durumda." dedi

05.09.2022 15:23:00
 
'İsmim üzerinde uzlaşma sağlanırsa hazırım'
'İsmim üzerinde uzlaşma sağlanırsa hazırım'

Kılıçdaroğlu, FOX TV'de katıldığı canlı yayın programında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Halkın gündeminde zam ve hayat pahalılığının olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, hükümetin ekonomi politikasını eleştirdi. Kılıçdaroğlu, ülkenin iyi yönetilmediğini ve kararların günlük alındığını savundu.

İktidarın 2023 hedeflerini eleştiren Kılıçdaroğlu, "Ekonomik büyümede sınıfta kaldılar. Öyle günlük rakamlarla milleti aldatamazlar." ifadesini kullandı.

"Millet İttifakı kazandığında ekonominin yakıcı etkisi vatandaşın üzerinden ne kadar süre içinde uzaklaşır'" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Altı lider olarak üzerinde uzlaştığımız bir zaman dilimi var. Altı ay içinde topluma nefes aldıracağız. 'Yüzde yüz her şeyi düzelteceğiz, enflasyonu birdenbire çok düşük rakamlara indireceğiz' diye hayal peşinde değiliz. Gerçekçi olmak lazım ve halka doğruları söylemek lazım. Önümüzde engeller varsa bu engelleri nasıl aşacağımızı da halka anlatmamız lazım." yanıtını verdi.

Devletin var olan bütün verilerini bilmek zorunda olduklarını, sonrasında belli kararları bir zaman dilimi içinde almaları gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Altı ay dememin nedeni şu, hemen süratli bir şekilde hasar tespit komisyonu verileri getirecek, verileri getirdikten sonra biz gerekli çalışmaları yapacağız. Mesela ilk yapacağımız işlerden birisi israfın önlenmesidir. İsrafın önlenmesiyle ilgili süratle bir genelge hazırlanacak. Bu konuda bütün partilerin çalışması var. Bütün partiler çalışmalarını yapıyorlar. İsrafın önlenmesiyle ilgili hangi önlemlerin alınması gerektiği konusunda bunlar daha sonra yazılı bir metne dökülecek. O genelgeyi çıkaracağız, israfı önleyeceğiz."

- "Göreceksiniz dolar da avro da gerileyecek"

"Atılı masa iktidara gelirse dolar, avro, asgari ücret ne olacak'" sorusunu ise Kılıçdaroğlu, "İktidara geldiğimizde göreceksiniz. Bir, vatandaşlar rahat nefes alacak. İki, genelde iş dünyası da dahil olmak üzere toplumda rahatlama olacak. Otoriter yapı sona erecek insanlar düşüncelerini özgürce ifade edecekler. Göreceksiniz dolar da avro da gerileyecek. Makul düzeylere gelecek bunlar. Şu anda gelmiyor, çünkü şu anda istikrar yok ve herkes geleceğinden endişe duyuyor." diye yanıtladı.

ENAGRUP'un açıkladığı yüzde 5,86 aylık enflasyon ve yüzde 181,37 yıllık enflasyon verilerini değerlendirmesi istenen Kılıçdaroğlu, bu verilerin doğru olduğunu savundu.

TÜİK'in hangi verilerden yola çıkarak sonuç bulduğunu kamuoyuna açıklamak zorunda olduğunu, açıklanmaması durumunda verilere kimsenin inanmayacağını dile getiren Kılıçdaroğlu, "TÜİK'in rakamları düşük tutmasının nedeni ne biliyor musunuz' Emekliye daha az para vermek için, asgari ücreti daha düşük tespit etmek için, memura daha düşük aylık vermek için. Büyüme rakamlarına bakın. 'Kişi başına gelir arttı' diyor. Kimin geliri arttı' Enflasyonda tamamı eridi. Kime çalışıyor bu iktidar'" sözlerini sarf etti.

- "Benim sorgulanmam gerekiyor, sorsunlar cevap vereceğim"

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, "Altılı ganyanın beş parti başkanı, Kılıçdaroğlu'nu mutlaka sorgulamalıdır" açıklamasının sorulması üzerine, Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Doğrudur tabi sorgulanmalı. Kılıçdaroğlu diyor ki 'Süleyman Şah türbesini neden kaçırdınız, neden bayrağı indirdiniz'. Benim sorgulanmam gerekiyor, sorsunlar cevap vereceğim. Kendisi niye cevap vermiyor' Askeri hastaneleri kapattınız. Dünyada askeri hastanesi olmayan tek ordu Türk ordusu. Bu ordunun da askeri hastanelerini kapattılar. Sorgulanmalı mıyım' Evet sorgulanmalıyım. Bunu söylüyorum. Suç mu işliyorum' Evet suç işliyorum eğer onlara göre bu suçsa. Siz ne yapıyorsunuz' Bunlar ne yapıyorlar' Kılıçdaroğlu tefecilerin, beşli çetelerin adamı değildir. Kılıçdaroğlu halkın, esnafın, çiftçinin, emeklinin adamıdır. Sizler gibi beşli çetenin önünde duran insanlar değiliz biz. Evet sorgulanmalıdır. Niye sorgulamıyorsunuz beni' Beni sorgulamak istiyorsanız, yüreğiniz varsa neden televizyonlarda karşıma çıkmıyorsunuz' Sarayda oturan zata söylüyorum. Cesaretin varsa, korkmuyorsan, 'her şeyin hesabını verebilirim' diyorsan, yüreğin varsa çıkarsın karşıma."

- "Altı liderin aldığı kararlar imzayla kamuoyuyla paylaşılıyor"

"Altılı masada çatlak var mı" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Hayır. Onlara göre çatlak var. Şu var, bu var, vesaire. Oturup kalkıp dua ediyorlar. Acaba bu altılı masa dağılır mı'" cevabını verdi.

"Altılı masa dağılır mı" sorusu üzerine de Kılıçdaroğlu, masanın dağılmayacağını söyledi.

Altılı masada herkesin düşüncesini söylediğini, makul seviyede anlaşıldığını, kamuoyuna yapılan bütün açıklamalarda altı liderin de imzasının bulunduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, "Buyursun kendileri de yapsınlar. Niye yapmıyorlar' Niye bir araya gelmiyorlar' Niye konuşmuyorlar' Niye bildiri yayımlamıyorlar' Yayınlasınlar ülkenin geleceği ne olacak diye." görüşünü paylaştı.

"Altı lider ortak miting yapacak mı" sorusuna da Kılıçdaroğlu, "Seçim takvimi belli olur, altı lider ortak miting de yapabiliriz, ayrı ayrı miting de yapabiliriz. Bunlar niye olmasın' Bunların hepsi olabilir. Sorun miting, şu bu değil, sorun Türkiye aslında. Sorun bir parti de değil, bunların anlayamadığı o zaten. Sorun sistem artık." yanıtını verdi.

"CHP'li Gürsel Tekin'in 'HDP'ye bakanlık verilebilir' açıklaması var. Neler söylersiniz" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Yok efendim. Karar alınırken 6 lider oturup karar alacağız. Altı liderin aldığı kararlar imzayla da kamuoyuyla paylaşılıyor. Şu veya bu, herhangi şekilde ironi de yapabilir, başka bir konuşma da yapabilir. Burada önemli olan 6 liderin Türkiye'nin geleceği konusunda oturup belli sorumluluk üstlenerek karar almaları ve aldıkları kararları kapı arkasında değil, kamuoyunun önünde imzaladıkları metinle kamuoyuna duyurmaları, önemli olan budur. Devlette saydamlığı mademki savunuyoruz o zaman kendi aramızda da saydamlığı savunacağız."

"Altılı masada adayın kim olacağı konuşulmuyor mu" sorusunu ise Kılıçdaroğlu, "Hayır, hiç konuşulmuyor. Bir kez konuştuk onu da bildiride açıkladık. Dedi ki, kamuoyunda cumhurbaşkanıyla ilgili zaman zaman spekülasyonlar, açıklamalar oluyor. İktidar kanadından da açıklamalar oluyor. Biz önce seçeceğimiz cumhurbaşkanının niteliklerini belirleyen bir metin hazırladık. Metnin içine paragraf olarak onu koyduk ve kamuoyuna açıkladık." diye yanıtladı.

- "Altı lider devletin nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda görüş birliğinde"

"O nitelikler sizi işaret ediyor" denilmesi üzerine Kılıçdaroğlu, "O nitelikler herkeste olması gereken nitelikleri ifade ediyor." sözlerini sarf etti.

O niteliklere sahip olan kişiyi belirleyeceklerini, şu anda erken olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Zaman zaman söylüyorlar bunu. Niye şimdi belirlemiyorsunuz' Önce altı lider neyi nasıl yapacağımız konusunda, bütün konularda anlaşmamız lazım. Bütün konularda anlaşamazsak baştan cumhurbaşkanı adayı belirleyelim sonra oturup bu konularda anlaşamadık diye kamuoyuna açıklama yapmak doğru değil.

Mesela güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçeceğiz. Hangi zaman diliminde geçeceğiz ve bu zaman dilimi içinde neleri yapacağız' Bütün bunlar ortaya çıkar ondan sonra seçeceğimiz cumhurbaşkanı adayı da gelir altına imza atar, 'Evet ben bunları yapacağım ve altı liderin imza attığı, yükümlülük olarak kabul ettikleri ilkeleri hayata geçireceğim' diye taahhüt etmesi..."

"Cumhurbaşkanı adayı altılı masadan mı olacak' Mansur Yavaş, Ekrem İmamoğlu ismi denklemde tutulan isimler. Onlar aday olarak yok mu" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun görevlerini iyi yaptığını, onlardan memnun olduğunu dile getirdi.

Altı liderin, cumhurbaşkanı adayını belirleyip kamuoyuna açıklayacağını aktaran Kılıçdaroğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 13. cumhurbaşkanının, uzlaşma kültürü esas alınarak belirleneceğini belirtti.

"Altılı masa benim ismim üzerinde uzlaşırsa ben hazırım der misiniz" sorusuna ise Kılıçdaroğlu, "Uzlaşılırsa elbette ki. Niye hazır olmayalım' Devletin nasıl yönetilmesi gerektiği belli. Altı lider de zaten devletin nasıl yönetilmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varmış durumda. Dolayısıyla biz oturacağız, konuşacağız, tartışacağız, uygar insanlar gibi." yanıtını verdi.

- "Çok keyifli bir seçim dönemi olacak"

"Seçim ne zaman olacak' Özellikle hazırlığını yaptığınız bir tarih var mı" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, seçime hazırlandıklarını, seçim güvenliğini sağlamak için bütün sandıklarda görevli belirlediklerini ve onlara eğitim verdiklerini anlattı.

"Zor bir seçim dönemi mi olacak" sorusu üzerine de Kılıçdaroğlu, "Zor değil çok keyifli bir seçim dönemi olacak." ifadesine yer verdi.

"Emeklilikte yaşa takılanlar için 8 Eylül tarihinde bir açıklama gelir mi" sorusunun ardından Kılıçdaroğlu, EYT'lilerin sorunlarının çözümüyle ilgili çalışmalarının olduğunu kaydetti.

KHK'lilerle ilgili yaptığı açıklamaya ilişkin bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, "Kişiyi kanun hükmünde kararnameyle üniversiteden atmışsınız. Bunlara barış akademisyenleri deniliyor. Bunların tamamını göreve iade edeceğiz. Kişi benim gibi düşünmek zorunda değil." dedi.

KHK ile kamu görevlisinin atıldığını, savcının takipsizlik verdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Ne yapacaksınız' Savcıyı mı döveceksiniz' Savcı diyor ki 'Burada suç yok, göreve iade edeceksiniz'. KHK'li, atmışsınız görevden savcı soruşturma açmış, mahkemeye vermiş, mahkeme beraat ettirmiş demiş ki burada bir şey yok, beraat etmesi lazım. Normalde bunu göreve iade etmeniz gerek. Göreve iade edeceksiniz. Benim söylediğim bu. Yoksa kişi mahkum olmuşsa zaten o kanun hükmünde kararname değil. Bunlar kanun hükmünde kararnameyle mahkeme kararının da ne olduğunu bilmiyorlar.

Devleti yönetmekten o kadar acizler ki benim söylediğimi nasıl çarpıtabilir... Yok efendim ben FETÖ'cüleri affedeceğim falan filan...Şunu unutmasınlar, bu Bay Kemal, Allah nasip ederse o FETÖ'nün siyasi ayağını da çıkaracağım ortaya."

"Seçimi ne zaman bekliyorsunuz" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Erken seçim büyük olasılıkla olacaktır. Mayıs ayında, 2023'e kalır." yanıtını verdi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, "Bazı iller için ortak liste gündeme gelir mi" sorusu üzerine, "Kendi partimiz açısından bizim, hangi ilde seçimler hangi koşullarda yapılırsa Millet İttifakı parlamentoda çoğunluğu sağlar diye özel bir çalışmamız var. Diğer partiler de benzer çalışmaları büyük ihtimalle yapıyorlar. Seçime giren her parti 41 ilde bağımsız olarak seçime kendi logosuyla girmek zorundadır. Bu çerçevede bazı yerlerde ufak tefek düzenlemeler, tek listeler olabilir." değerlendirmesinde bulundu.
 

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor

28.09.2026 11:30:00
Haber Merkezi
 
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
 Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor
Tutuklu komedyen Deniz Göktaş'ın bugün Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkması bekleniyor.

"Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan komedyen Deniz Göktaş hakkında üç suçtan iki yıl iki aydan dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyor.

İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nce kabul edilen iddianameye göre bu suçlamalar, "cumhurbaşkanına hakaret", "halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve aşağılama" ve "suçu ve suçluyu övme" olarak sıralanıyor.

Göktaş'ın X hesabından yapılan 27 Eylül'de yapılan bir paylaşımda komedyenin yeni bir mektubu yer aldı.

Duruşmayı hatırlatarak başlayan mektupta, "88 gün sonra ilk kez kelepçeleneceğim ve araba kornası duyacağım. Kelepçeyi özlemediğim kesin, bakalım araba kornasını özlemiş miyim? İyiyim. Güneş olmadan da yaşanıyormuş, güneş abartılmış bir balonmuş" ifadeleri yer aldı.

32 yaşındaki Göktaş, "kuyu tipi" olarak adlandırılan Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyor.

Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı.

28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı.

Ancak savcılık Göktaş'ın tahliye kararının kaldırılarak üzerine atılı suçlardan yeniden tutuklanmasını talep etti ve komedyenin "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ile "cumhurbaşkanına hakaret" suçlarından ayrı ayrı tutuklanmasına oy birliğiyle karar verildi.

Daltonlar isimli suç örgütünün eylemlerini övme suçu işlediği iddiasıyla mahkemeye çıkarılan Göktaş, SEGBİS ile yaptığı savunmada suçlamayı reddetmişti.

Göktaş uzun süredir sergilediği gösteriyi 24 Haziran'da YouTube'a yüklemişti.

Video üç ayda 15 milyondan fazla izlendi.

İddianamede neler var?
İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyor.

Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyor.

Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyor.

Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyor.

Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyor.

İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi.

Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu

27.09.2026 19:06:00 / Güncelleme: 27.09.2026 19:08:31
Haber Merkezi
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu
Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski adli tıp doktoru, evinde ölü bulundu. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin olarak başlatılan soruşturmada daha önce gözaltına alınıp 4 gün önce serbest bırakılan cezaevi doktoru Turgay Tamer, Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu. Tamer'in kesin ölüm nedeni, otopsinin ardından belirlenecek.

Kozinoğlu'nun 2011 yılında Silivri Cezaevi'nde ölümüne ilişkin olarak yeniden başlatılan soruşturmada cezaevi ve sağlık kayıtlarında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıkmış, Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısının ardından cezaevi görevlilerinin koğuş kapısını yaklaşık 10 dakika sonra açtığı, 112'ye ise olaydan yaklaşık 17 dakika sonra haber verildiği tespit edilmişti. Ayrıca Kozinoğlu'nun ilk yardım çağrısından sağlık ekibinin kendisine ulaşmasına kadar 29 dakika 36 saniye geçtiği belirlenirken, kampüste bulunması gereken ambulans ekibinin yemek için Silivri merkeze gittiği, nöbetçi doktorun ise olaydan haberdar edilmediğini söylediği belirtilmişti.

Başsavcılık tarafından yapılan bilgilendirmede, Tamer'in Kozinoğluna herhangi bir tıbbi müdahalede bulunmadığını belirtildi.

Serbest bırakıldı, 4 gün sonra öldü
Soruşturmada ikinci dalga operasyon düzenlenmiş, operasyonda cezaevi doktoru Tamer de gözaltına alınmıştı. Tamer, serbest bırakılmasından 4 gün sonra Büyükçekmece'deki evinde ölü bulundu.

Tamer'in hâlihazırda el ayak iltihabı rahatsızlığının bulunduğu ve iltihap şişliklerinden dolayı yürümekte dahi zorlandığı; bu sebeple bir süredir doktorluk mesleğini de yapamadığı belirtildi.

Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu

Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu

27.09.2026 19:00:00
Haber Merkezi
 
 Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu
 Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, ev hapsi süreci ve parti içi baskıları gerekçe göstererek CHP'den istifa ettiğini duyurdu
Üsküdar Belediyesi Başkan Yardımcısı Amine Cansu Çelik, belediye meclisinde belediye başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanması sonrası yapılacak başkanvekilliği seçimi öncesinde gözaltına alınarak 5 Eylül'de tutuklanmış, daha sonra ev hapsi şartıyla tahliye edilmişti.

Çelik, yaşadığı sürecin ardından CHP üyeliğinden istifa ettiğini sosyal medya hesabından duyurdu.

"BEKLENTİMİN KARŞILANMADIĞINI GÖSTERDİ"
Amine Cansu Çelik'in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda şu ifadeler yer aldı:

"2024 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi'nden gelen teklifi, siyasi aidiyet tartışmalarının ötesinde, Üsküdar'a ve Üsküdarlılara hizmet etme imkânı bulabileceğim düşüncesiyle kabul ettim. Benim için temel ölçü, hangi makamda bulunduğumdan ziyade Üsküdarlılara ne ölçüde hizmet edebildiğimdi. Ancak zaman içerisinde karşılaştığım yönetim anlayışı, bu beklentimin karşılığını bulmadığını açık biçimde gösterdi.

"MARUZ KALDIĞIM SİSTEMATİK DIŞLANMA"
Görev sürem boyunca liyakat konusunda ciddi tereddütler yaşamama neden olan görevlendirmelere ve kurumsal yetki ve sorumlulukların dışında şekillendiğini düşündüğüm yönetim süreçlerine şahit oldum. Belediye Başkan Yardımcısı olarak yetki ve çalışma alanımın dönem dönem sınırlandırılması, görevimi sağlıklı biçimde yerine getirmemi güçleştiren uygulamalar ve maruz kaldığımı düşündüğüm sistematik dışlanma, zaman içerisinde benim açımdan kabul edilemez bir duruma ulaştı.

Bunun yanında; siyasi geçmişimin, duruşumun ve toplumdaki karşılığımın, şahsıma gerçek bir yönetim alanı açılmaksızın kamuoyuna yönelik bir görüntünün parçası hâline getirildiğini ve zaman zaman suistimal edildiğini gördüm.

"İSTİFA BASKISIYLA KARŞI KARŞIYA BIRAKILDIM"
Bugün yürütülmekte olan hukuki süreç ise bütün bu yaşananları benim açımdan çok daha ağır bir boyuta taşımıştır. Gözaltında bulunduğum süre içerisinde, Belediye Başkan Vekilliği seçimi öncesinde, belediye meclis üyeliğinden istifa etmem yönünde CHP ve Yeni Parti ilçe ve il örgütünden hem şahsıma hem de eşime baskı yapıldığına üzülerek şahit oldum.

İçinde bulunduğum şartlara ve ailemin yaşadığı ağır sürece rağmen böyle bir talep ve baskıyla karşı karşıya bırakılmam yerine öncelikle siyasi öngörü ve süreç yönetiminin başarısızlıklarından sorumlu olan kişilerin göz ardı edilmesi yaşadığım hayal kırıklığını daha da derinleştirmiştir.

"ÜSKÜDAR DIŞINDAN GELEN KADROLAR..."
Üsküdar'a hizmet edebilmek düşüncesiyle içerisinde yer aldığım bu yönetim yapısında, zaman içerisinde Üsküdar dışından gelen kadrolar belediyenin kurumsal işleyişinde etkin hale gelmiştir. Dönem dönem uyarılarda bulunduğum ve itiraz ettiğim benim iradem ve sorumluluğum dışında gerçekleşen birtakım yönetim, iş ve ilişkilerin sonuçları şahsıma ve aileme kadar ulaştı. Bu süreçte özgürlüğümden mahrum kaldım ve her şeyden önemlisi, dört yaşındaki evladımdan ayrı düştüm.

Yaşadığım bu ağır süreç, uzun süredir taşıdığım tereddütleri benim açımdan artık geri dönülemez bir noktaya taşımıştır.

Siyaseti; kurumsal iradenin dışında, kişisel hesapların veya makam mücadelelerinin değil, millete hizmet etmenin vasıtası olarak gördüm. Bugün de aynı anlayışı muhafaza ediyorum.

"CHP ÜYELİĞİMDEN İSTİFA EDİYORUM"
Bu sebeplerle, siyasi ve vicdani sorumluluğumun gereği olarak Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ettiğimi kamuoyunun bilgisine sunuyorum. Bundan sonraki süreçte de bugüne kadar olduğu gibi Üsküdar'ın, Üsküdarlının ve milletimizin menfaatini her türlü siyasi hesabın üzerinde tutmaya devam edeceğim.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur. Amine Cansu Çelik"

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu. Hatimoğulları, ekim ayının silahların sustuğu yeni bir dönemin başlangıcı olmasını istediklerini söyledi

27.09.2026 18:00:00
Haber Merkezi
 
 DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu
 DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erzurum İl Kongresi'nde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin konuştu
Erzurum'daki bir otelde düzenlenen DEM Parti 2. Olağan İl Kongresi'ne katılan Hatimoğulları, Türkiye'deki sürecin toplumun tüm kesimleri tarafından yakından takip edildiğini belirtti.

Süreç kapsamında bir çerçeve yasanın ortaya çıktığını ifade eden Hatimoğulları, yasanın ne zaman uygulanacağı ve sonuçlarının nasıl hayata geçirileceği konusunda toplumda beklenti bulunduğunu söyledi.

Hatimoğulları, yasanın Türkiye açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, demokratik, adil ve eşit bir yaşamın önünün açılabileceğini dile getirdi.

Sürecin başarıya ulaşması için somut adımlar atılması gerektiğini vurgulayan Hatimoğulları, "Ekim ayı silahların sonsuza dek sustuğu, gençlerin çatışmalar yaşamadığı bir dönemin miladı olsun istiyoruz" dedi.

Sürecin yalnızca Türkiye açısından değil, bölge açısından da önemli olduğunu ifade eden Hatimoğulları, DEM Parti tabanının süreci izlemekle yetinmemesi gerektiğini söyledi.

Barış sürecinin kendiliğinden gerçekleşmeyeceğini belirten Hatimoğulları, geçmişte yürütülen mücadelelere ve ödenen bedellere dikkat çekerek daha güçlü bir örgütlenme ve çalışma yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.