logo
07 TEMMUZ 2026

İzlanda Borsası'nda rekor düşüş

15.10.2008 00:00:00
 
Küresel mali krizden en olumsuz etkilenen İzlanda'da borsa 3 iş gününün ardından bugün yeniden açıldı.

 

CMX15 Endeksi açılıştan kısa bir süre sonra yüzde 76 oranında değer kaybetti. İzlanda Borsası, rekor düşüşler ardından geçen hafta Çarşamba günü 3.017 puandan kapatmıştı.

FORTİS'İN HİSSELERİ YÜZDE 63 DE?ER KAYBETTİKüresel finansal krizde bankacılık birimini kaybeden Fortis'in holding şirketi, Brüksel borsasında 11 gün aradan sonra tekrar işleme açılınca yüzde 63 geriledi. Fortis Bank Belçika'nın Fransız BNP Paribas'ya satışı öncesinde 3 Ekim'de 5,42 avrodan kapanan Fortis hisseleri, kurtarma planının sonuçlanmasına dek işleme kapatılmıştı. Bu süreçte ABN Amro birimi ile Hollanda, Belçika, Lüksemburg ve Türkiye'deki bankacılık ve sigortacılık faaliyetlerini elden çıkarmak zorunda kalan Fortis'in holding şirketi, söz konusu aktif satışlarından 14,4 milyar avro nakit elde etmişti. Buna rağmen Fortis'in holding şirketinin küresel finansal krizden kaynaklanan devasa zararlarını paylaşmak istemeyen yatırımcıların tahta tekrar işleme açıldığında satışa geçmesiyle Fortis hisseleri yüzde 63,47 kayıpla 1,98 avroya kadar geriledi. Fortis'in holding şirketinin elinde, yılın ilk yarısında 102 milyon avro kar açıklayan Fortis Uluslararası Sigorta şirketinin tamamı, 10,4 milyar avroluk yüksek riskli yapısal kredi portföyünün taşındığı yeni ortaklıkta yüzde 66 pay ve son işlemlerden kazanılan nakit kalmıştı. İngiltere, Fransa ve Hong Kong'da doğrudan faaliyet gösteren Fortis Uluslararası Sigorta'nın Lüksemburg, Portekiz, Çin, Malezya, Hindistan ve Tayland'da ortaklıkları bulunuyor. 1 yıl önce yaklaşık 50 milyar avroluk piyasa değeri bugün 4,7 milyar avronun altına inen şirket, yatırımcılarına yüzde 90'dan fazla zarar ettirdi.

KRİZİN ETKİLERİNİ AZALTMAK AMACIYLA HÜKÜMETLER NE YAPTI? Geçen yıl, "ciddi para ya da kredi kıtlığı" ifadesiyle gündeme gelen küresel kredi krizi, son zamanlarda ABD'de bazı bankaların iflas etmesi ve hükümetin bazı finans kuruluşlarına el koyması, Avrupa, Orta Doğu, Güney Asya ve Asya-Pasifik'te de benzer sorunlarla karşılaşılması nedeniyle artık dünya gündeminin ana konusu haline geldi. Küresel finansal krizin etkilerini hafifletmek amacıyla başta ABD, Almanya, Fransa ve İngiltere olmak üzere birçok ülke 100 milyarlarca dolar kaynak ayırdı. Avrupa Merkez Bankası (AMB), İngiltere Merkez Bankası ve İsviçre Merkez Bankası 13 Ekim'de, donmuş para piyasalarını çözmek amacıyla sabit faizli sınırsız kısa vadeli dolar kredisi sağlayacağını açıkladı. Ayrıca birkaç Avrupa ülkesi aynı gün mali kurumları korumak için sermaye desteği sağlayacaklarını ve bankalar arası kredilere garanti vermeyi planladıklarını bildirdi. Uluslararası Para Fonu da (IMF), kredi krizinden etkilenmiş ülkelere, ilk olarak 1990 yılındaki Asya mali krizinde kullanılan acil fon mekanizmasını kullanarak kredi vermeye hazır olduğunu belirtti. ABD Merkez Bankası (Fed) ve AMB ile İngiltere, Kanada, İsveç ve İsviçre merkez bankaları 8 Ekim'de, krizin önüne geçmek amacıyla görülmemiş bir adım atarak eşgüdüm içinde faiz oranlarını yüzde 0,5 puan indirdi. Küresel finansal krizden dünyanın birçok bölgesi etkilendi.

AMERİKA KITASI ABD: Krizin en fazla zarar verdiği ABD'de, Hazine, Kongre'nin onayladığı 700 milyar dolarlık kurtarma planını derhal uygulamak istiyor. Hazine ayrıca JP Morgan Chase, Goldman Sachs ve Bank of New York Mellon bankalarının da arasında bulunduğu bankalara 250 milyar dolar sermaye pompalamayı planlıyor. ARJANTİN: Arjantin hükümeti, krizin etkilerini azaltmak amacıyla, işsizliğin artmasının önüne geçmek için iş adamları ve sendikalarla anlaşma, ithalata yüksek vergi, dış ticarete engel ve para birimi pesonun değerinin düşmesi gibi bir dizi önlem almayı planlıyor. BREZİLYA: Brezilya Merkez Bankası, parasını istikrara kavuşturmak ve önceki haftalardaki kayıplarının bazılarını geri almak için dÖviz rezervlerini satmayı sürdürüyor. Banka rezervleri üzerindeki limitleri hafifleten banka, 10 milyar dolar krediyi serbest bıraktı. KANADA: Kanada Merkez Bankası, 8 Ekim'de diğer merkez bankalarıyla eş güdüm içerisinde faiz oranını yüzde 0,5 azaltarak yüzde 2,5'e çekti. Maliye Bakanı Jim Flaherty, 10 Ekim'de ülkenin önemli bankaları ve hükümetin sahip olduğu Kanada Mortgage ve Konut Kurumu arasında 21 milyar dolar değerinde varlık değişimi açıklamıştı. Kanada Merkez Bankası da üç gün sonra mali sisteme likidite sağlayacağını bildirdi. MEKSİKA: Devlet Başkanı Felipe Calderon, ekonomiyi desteklemek amacıyla altyapı ve enerji projelerine 4,4 milyar dolan harcamayı önerdi. Merkez Bankası ABD doları karşısında değer kaybeden para birimi pesoyu desteklemek için 8,9 milyar dolar sattı.

AVRUPA AVUSTURYA: Avusturya Başbakanı Alfred Gusenbauer, dün zor durumdaki bankalara 85 milyar avroya (114 milyar dolar) kadar destek vereceklerini, ayrıca hükümetlerinin 15 milyar avro (20 milyar dolar) daha desteğe hazır olduğunu belirtti. Ayrıca hükümet 1 Ekim'den itibaren Avusturya bankalardaki mevduatlara tam garanti verdiğini açıkladı. BELÇİKA: Devlet, bankalardaki mevduat garantisini 20 bin avrodan 100 bin avroya çıkardı. Ülkenin en büyük bankacılık grubu Fortis'in Belçika ve Lüksemburg birimleri ile birlikte "en sağlıklı parçası" Hollanda birimleri, Fransa'nın en büyük bankası BNP Paribas'ın oldu. Fortis'in ABN Amro'daki hisseleri ise Hollanda hükümetince satın alındı. DANİMARKA: Danimarka parlamentosu, bankalardaki mevduatlara limitsiz garanti veren kriz planını onayladı. ESTONYA: Hükümet, bankalarda mevduatlara verilen garantiyi diğer Avrupa Birliği üyelerine paralel olarak 50 bin avroya çıkardı. FRANSA: Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, hükümetin zor durumdaki bankalar arasındaki kredi alışverişinde 320 milyar avroya kadar garanti vereceğini, yine zor durumdaki bankaların sermaye artırımı için ise 40 milyar avro ayıracağını bildirdi. Ayrıca bakanlar kurulu zor durumdaki bankalara vakit geçirmeden yardım yapacak ve fon ayıracak özel bir mekanizmanın kurulması için hazırlanan yasa tasarısına onay verdi. Yasa tasarısı bu hafta içinde meclis ve senatoda oylanacak. ALMANYA: Almanya Başbakanı Angela Merkel'in "mali piyasa istikrar fonu" kurulmasını kapsayan banka kurtarma paketi bakanlar kurulunca onaylandı. Toplamı 500 milyar avro olan paketin 400 milyar avroluk kısmı bankalar için garantilerden, 80 milyar avroluk kısmı bankaların sermayelendirilmesinden ve 20 milyar avroluk kısmı ise garantilerin desteklenmesinden oluşuyor. Para, yeni oluşturulan "mali piyasa istikrar fonu"na transfer edilecek ve bankalar gelecek yılın sonuna kadar bu fondan yararlanabilecek. Almanya hükümeti, emlak piyasasında ülkenin ikinci büyük kredi sağlayıcısı Hypo Real Estate'in kurtarılması için toplam 50 milyar avroluk kurtarma planını kabul ederken, üst yöneticisi de istifa etti. YUNANİSTAN: Yunanistan'da hükümet 3 Ekim'de vatandaşlarının bankalardaki tüm mevduatlarına tam garanti verdiğini, ancak bunun politik taahhüt olduğunu çünkü ülkenin bankacılık sisteminin risk altında olmadığını bildirdi. MACARİSTAN: Hükümet, bankalardaki mevduat garantisini 67 bin dolara çıkardı. Macaristan Ticaret Bankası, döviz kredisi almak isteyenlere kredi vermeyi dondurdu. Uluslararası Para Fonu (IMF), tarihinde ilk kez küresel finansal kriz nedeniyle piyasalarında büyük baskı gözlemlenen Macaristan'ın son günlerde aldığı önlemleri güçlendirmek için mali ve teknik destek paketi için harekete geçti. İZLANDA: Krizin en fazla etkilediği ülkelerden biri olan İzlanda'da hükümet, ülkenin üç büyük bankasına el koydu. Borsa, 3 işlem günü üst üste kapatıldı. Bugün yeniden açılan borsa kısa bir süre sonra yüzde 76 oranında değer kaybetti. Rusya'nın İzlanda'nın döviz rezervlerini destelemek için 5 milyar dolar kredi vereceği bildirdi. İRLANDA: İrlanda bankalardaki mevduatlara tam garanti veren ilk hükümet oldu, ülkedeki 6 bankadaki mevduatlar 2 yıl süreyle garanti altına alındı. İTALYA: İtalya'da da kurtarma planı onaylandı. İtalya Maliye Bakanı Giulio Trementi, planın tutarının "gerektiği kadar" olduğunu, benzer önlemler alan ülkeler gibi belirli bir tahsisat ayrılmadığını belirtti. İtalya'da hükümet bankalardaki mevduatlara 103 bin avroya kadar garanti verirken, bankalardaki hisselerin devletçe satın alınarak sermaye artımının desteklenmesine de karar verdi. HOLLANDA: Hükümet, mali şirketlerini korumak için 20 milyar avroluk bir fon kurulacağını açıkladı. Ülke bankalarındaki mevduatlar 100 bin avroya kadar koruma altına alındı. NORVEÇ: Merkez bankası, piyasadaki likiditeyi artırmaya yardımcı olmak için 55 milyar dolar enjekte etti. PORTEKİZ: Hükümet, bankalardaki mevduatları garanti altına aldı ve likiditeyi artırmak için piyasaya 20 milyar avro (27 milyar dolar) verdi. RUSYA: Rusya'da parlamentonun üst kanadı Federasyon Konseyi, Dış Ekonomik ilişkiler Bankası'na (Vnesheconombank) 1,3 trilyon ruble (50 milyar dolar) ödemeyi içeren yasağı onayladı. Rusya Devlet Başkanı Dimitriy Medvedev krizden en fazla etkilenen bankacılık sektörünün yaralarının sarılması için 36 milyar dolarlık ilave kredi sağlanmasını kararlaştırdı. İSPANYA: İspanya, banka kredileri için bu yıl 100 milyar avro garanti edecek. Bu yıl sonuna kadar İspanya bankalarının kredi operasyonları garanti altına alınacak, ayrıca garanti İspanya'daki bazı yabancı bankaların şubelerindeki operasyonları da kapsayabilecek. Hükümet, mali kuruluşları istikrara kavuşturmak için 30 milyar avroluk (40 milyar dolar) bir fon oluşturulmasına karar verdi. Ayrıca, bankalardaki mevduat garantisi 20 bin avrodan 100 bin avroya çıkarıldı. İSVEÇ: Maliye Bakanı Anders Borg, mali sistemi korumak için kapsamlı önlemler açıklayacaklarını, ancak bankalara likidite enjekte etmeye gerek olmadığına inandıklarını söyledi. Borg, bu ay bankalardaki mevduat güvence miktarının 500 bin krona (70 bin dolar) çıkarıldığını, ancak daha da fazla artırmayı düşündüklerini bildirdi. Merkez Bankası da bankacılık sistemine desteğini artırarak 80 milyar kron (11,3 milyar dolar) ve krediler için de 10 milyar dolar vereceğini açıkladı. İSVİÇRE: Ekonomi Bakanı Doris Leuthard, hükümetin, milyarlarca dolar zararı olan ülkenin iki büyük bankası UBS ve Credit Suisse Group'un batmasını engellemek için bir "acil durum planının" olduğunu söyledi. Hükümet, şu an 30 bin İsveç Frangı (26 bin dolar) olan mevduat garantisinin de yükseltilmesini planlıyor. İNGİLTERE: Ülkede 3 büyük bankanın kurtarılması için plan açıklandı. Royal Bank of Scotland, HBOS ve Lloyds TSB'in devlet garantili hisse satışı yapmasına, hisselerden alınmayan bölümünün bizzat devletin satın almasına karar verildi. Bu operasyonların maliyeti ise devlete 37 milyar dolara mal olurken, devlet bu üç bankanın yönetimlerini doğrudan üstlenmek ya da çoğunluk hisselerine sahip olmak durumunda kalabilecek. Royal Bank of Scotland, 20 milyar sterlinlik hisse satışa çıkartacak, bu hisselerin 5 milyar sterlinlik bölümü devlet tarafından hemen satın alınacak. HBOS ve Lloyds TSB plan çerçevesinde gerektiği kadar hisseyi satışa çıkartabilecek. Zor durumdaki 4. büyük İngiliz bankası Barclays ise sermayesini 6,5 milyar civarında arttırmayı planlıyor. Öte yandan, hükümet mali piyasalar ve banka kredileri için ilave 450 milyar avro kaynağın kullanılabileceğini belirtti.

ASYA-PASİFİK AVUSTRALYA: Başbakan Kevin Rudd, ekonomiye 7,4 milyar dolar pompalayacağını söyledi. Merkez Bankası faiz oranını yüzde 1 azaltarak yüzde 6'ya çekti. Hükümet, gelecek üç yıl boyunca bütün banka mevduatlarını garanti altına alacağını bildirdi. ÇİN: Çin Merkez Bankası da diğer merkez bankaları gibi faiz oranında indirime giderek, faiz oranını yüzde 0,27 azalttı. HONG KONG VE TAYVAN: Hong Kong ve Tayvan merkez bankaları da faiz oranlarını indirerek, diğer ülkelerle birlikte hareket etti. JAPONYA: Başbakan Taro Aso, parlamentonun alt kanadı 18 milyar dolarlık ekonomi teşvik planını onayladıktan sonra bile ülkenin ekonomisinin desteklenmesi için daha fazla çalışmaya ihtiyaç olduğunu söyledi. Japonya Merkez Bankası bankacılık sistemine 45,5 milyar dolar destek verdi. YENİ ZELANDA: Hükümet mevduatlara iki yıllığına garanti vermeyi planlıyor. GÜNEY KORE: Merkez Bankası faiz oranlarını kesti ve para birimi wonu desteklemek için döviz piyasasına müdahalelerini sürdürüyor. Düzenleyici kurumlar piyasada spekülasyonu azaltmak için çeşitli önlemler açıkladı.

ORTA DO?U ARAP ÜLKELERİ: Arap ülkelerindeki borsalar ciddi oranda değer kaybetti. Ancak ekonomistler petrolün yarattığı zenginlik nedeniyle bölgede büyümenin devam etmesini bekliyorlar. Suudi Arabistan Merkez Bankası (SAMA) 12 Ekim'de son iki yılda ilk kez faiz oranını indirdi. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), bugün bankacılık sektörüne 19 milyar dolar acil fon pompalayacağını bildirdi.

GÜNEY ASYA HİNDİSTAN: Merkez Bankası para birimi rupeenin değer kaybetmesi ve borsanın hızla düşmesi nedeniyle para piyasalarına 12,2 milyar dolar vermek için harekete geçti. Ayrıca 12 Ekim'de faiz oranını 150 baz puan indirerek yüzde 7,5'e çekti.

Antalya Büyükşehir davasında ara karar

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de bulunduğu 2'si tutuklu 41 sanığın yargılandığı davanın 3'üncü duruşmasında ara karar açıklandı

07.07.2026 15:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
Antalya Büyükşehir davasında ara karar
Antalya Büyükşehir davasında ara karar
Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de bulunduğu 2'si tutuklu 41 sanığın yargılandığı davanın 3'üncü duruşmasında ara karar açıklandı. Mahkeme heyeti, Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Toplantı Salonu'nda görülen duruşmada, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek ve tutuksuz yargılanan bazı sanıklar salonda hazır bulundu.

Duruşmada tanık beyanlarının alınmasının ardından tutuklu sanıklar Mustafa Gökhan Böcek ve Muhittin Böcek savunma yaptı. Mustafa Gökhan Böcek, hakkındaki iddiaların suç niteliği taşımadığını belirterek tahliyesini talep etti. Muhittin Böcek ise sağlık sorunlarına dikkat çekerek, cezaevinde kalma sürecinde sağlık durumunun kötüleştiğini ifade etti ve tahliye talebinde bulundu.

Ara karar açıklandı

Sanık savunmaları ve taraf beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek ile Mustafa Gökhan Böcek'in tutukluluk hallerinin devamına hükmedip, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Usta sanatçı Zihni Göktay son yolculuğuna uğurlandı

Türk tiyatrosunun usta sanatçısı Zihni Göktay için veda töreni Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde yapıldı. Göktay'ın cenaze töreninde konuşan kızı Zeynep Göktay Dilbaz, tiyatroya başladığı yıllarda babasının kendisine yazdığı mektubu okudu, "Bu bir bayrak yarışıysa ben de sana yolun açık olsun diyorum güzel kızım. Yalnız, başa güreş amacın daima zirve olsun. En iyisini olmaya gayret göster. Yetenek yetmez sadece. Dürüst ahlak, sorumluluk duygusu, yığılmadan, yorulmadan, bıkmadan, azimle çalışmak gerek" dedi

07.07.2026 14:30:00
AA
 
Usta sanatçı Zihni Göktay son yolculuğuna uğurlandı
Usta sanatçı Zihni Göktay son yolculuğuna uğurlandı
Türk tiyatrosunda yarım asrı aşan sanat yaşamında, kendine özgü üslubu ve canlandırdığı karakterlerle hafızalarda yer edinen usta oyuncu Zihni Göktay için tören düzenlendi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi'nde gerçekleştirilen törene, sanat dünyasından çok sayıda isim katıldı.

Törende konuşan sanatçının kızı Zeynep Göktay Dilbaz, babasının mesleğine aşık ve ailesine çok bağlı olduğunu belirterek, oyunculuğa başlarken babasının kendisine yazdığı mektubu okudu.



"Bir kez olsun naifliğinden, mütevazılığından vazgeçmedi"

Törene katılan İBB Başkan Vekili Nuri Aslan, Zihni Göktay'ın yaklaşık 66 yıl sahnede kaldığına işaret ederek, "Ömrünü sanata adadı. Hepimizin aklında, kalbinde yer edindi ve tüm bunları yaparken bir kez olsun naifliğinden, mütevazılığından vazgeçmedi. Büyük ustayı düşündüğümde aklıma meyve dolu ağaçlar geliyor. Çünkü ancak meyvesi olan ağacın başı eğiktir. Bilgisi, birikimiyle bize hep örnek olduğu için teşekkür ediyorum." dedi.

"Lüküs Hayat" oyununda da akla ilk Göktay'ın geldiğine dikkati çeken Aslan, şunları kaydetti:

"Pek çok filmde onun sesini duyduk. Onu sokakta gördüğümüzde 'ağabey' diye sarıldık. Nice karakterler onun nefesiyle can buldu. Nice kuşaklar tiyatro sevgisini ilk kez ondan öğrendi. Bizi bize anlattı. Onunla güldük, hüzünlendik, düşündük. Bizler onun karakterlerinde kendimizi, abimizi, babamızı, dostumuzu gördük. Tam 53 yıl boyunca İBB Şehir Tiyatroları çatısı altında görev yaptı. Muhsin Ertuğrul'un açtığı o büyük yolda usta çırak geleneğinin en sadık korucularından biri olarak bu kuruma ömrünü verdi. Şehir Tiyatrolarının asırlık hafızası oldu."

Aslan, Göktay'ın Şehir Tiyatroları sahnesinde 72 farklı oyunda oynadığını söyleyerek, Ekrem İmamoğlu'nun başsağlığı mektubunu okudu.



"Genç sanatçılara çok şey öğretti"

İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Yardımcısı Emrah Özertem, Göktay'ın herkesin "Zihni abisi" olduğunu dile getirerek, "Bu tiyatroya ilk geldiğim zaman onun olduğu oyunlardan bir tanesi sahneleniyordu. Bana sahne üzerinde çok şey anlattı. Genç sanatçılara çok şey öğretti, yolumuza pusula oldu." diye konuştu.

Oyuncu Hikmet Körmükçü de 53 yıl oyunlarda Göktay'la birlikte rol aldıklarını söyleyerek, "Beraber ağladık, güldük, çok sevindik. Bazen mutsuz, bazen çok mutsuz olduk. Birbirimize hep destek olduk. Onun şakalarını, fıkralarını, sahnede beni deli etmelerini özleyeceğim. Onunla son oyunumuz 'Gidiş Dönüş Moskova'ydı" ifadelerini kullandı.

Oyuncu Hakan Altıner ise geçen hafta İBB Şehir Tiyatroları bünyesinde "Tiyatromuzun Çınarları" başlıklı bir projeye imza attıklarını belirterek, şu bilgileri verdi:

"Bu sezon Ahmet Kutsi Tecer'in 'Köşebaşı' oyununu sahneleyeceğiz. Emeklilerimiz de orada olacak. Onun için projenin adı 'Tiyatromuzun Çınarları'. Oyunda bekçi rolü var ve o rol için 'Zihni olsun' dedik. Olur, olmaz derken her şeye rağmen biz onun konforunu sağlarız diye düşündük. Hatta ezber zorluğu var mı yok mu tartışması yapılırken, ben dedim ki 'Ezberi boş verin. Zihni lafa başlar ve seyirci dinler. Onları büyüler, anlattığı her kelime bambaşka bir dünya açar.' Ne yazık ki oyunu onunla yapamıyoruz. Fakat 28 Ekim gecesi 'Köşebaşı' oyunu, Zihni Göktay için perde açacak. Ruhu şad olsun."

Şehir Tiyatrolarından emekli sanatçı Uğurtan Atakan, orkestra şefi ve müzisyen Ertan Ergül ve müzisyen Selim Atakan da törende Zihni Göktay ile ilgili duygu ve düşüncelerini paylaştı.

Göktay'ın naaşı, öğle namazına müteakip Üsküdar Şakirin Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından Karacahmet Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Tanju Özcan'ın yargılandığı davada ikinci gün

Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın yargılandığı "rüşvet ve irtikap" davasında ikinci gün oturumu başladı

07.07.2026 10:26:00
İhlas Haber Ajansı
 
Tanju Özcan'ın yargılandığı davada ikinci gün
Tanju Özcan'ın yargılandığı davada ikinci gün
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının ihbarı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan 178 sayfalık iddianamenin kabulüyle açılan davanın ilk duruşmasının ikinci gününde sanıklar, "icbar suretiyle irtikap", "irtikaba teşebbüs", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "Vakıf ve Dernekler Kanunu'na muhalefet" suçlamalarıyla tekrardan hakim karşısına çıktı.

Davada ikinci duruşma başladı

Davanın ikinci günü öncesinde sabahın erken saatlerinden itibaren duruşmanın görüldüğü Bolu Sosyal Bilimler Lisesi çevresinde polis ekipleri tarafından güvenlik önlemleri alındı. Spor salonunun giriş noktalarında ve çevresinde geniş güvenlik tedbirleri uygulanırken, salona giriş yapan kişiler detaylı aramalardan geçirildi. Sanıkların salona alınmasının ardından duruşmanın ikinci günü başladı.

İlk gün olay bazlı savunmalar dinlenmişti

Davanın ilk gününde, tutuklu sanıklar arasında yer alan ve Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal ile tutuksuz sanık Zabıta Müdürü Hakan Yılmaz'ın olay bazlı savunmaları dinlendi.

Tanju Özcan için 263 yıla kadar hapis istemi

Bolu 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan iddianamede, Tanju Özcan hakkında her bir mağdura yönelik eylemleri ayrı ayrı değerlendirildi. İddianamede; Özcan'ın 6 kez "icbar suretiyle irtikap", 3 kez "irtikaba teşebbüs", 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" ve 1 kez "rüşvet" suçundan toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can hakkında ise 5 kez "icbar suretiyle irtikap" ve 2 kez "irtikaba teşebbüs" suçlarından toplam 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar hapis cezası istendi.

BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız için ise 6 kez "irtikap suçuna yardım", 3 kez "irtikap suçuna yardıma teşebbüs" ve 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep edildi.

6 sanık tutuklu yargılanıyor

Dosya kapsamında Tanju Özcan, Süleyman Can ve Ali Sarıyıldız'ın yanı sıra Bolu Manavlar ve Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve CHP'li Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal tutuklu bulunuyor.

Soruşturma kapsamında 10 Nisan'da tutuklanan Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ile CHP'li Belediye Meclis Üyesi Aydan Özdemir'in ise 11 Mayıs'ta mahkeme kararıyla tahliye edilmişti.

Kırıkkale'de otobüste can pazarı


 
Kırıkkale'de yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 1 kişi öldü, 40 kişi yaralandı.

07.07.2026 08:53:00 / Güncelleme: 07.07.2026 09:58:39
AA
 
Kırıkkale'de otobüste can pazarı
Kırıkkale'de otobüste can pazarı

 
Kırıkkale'de yolcu otobüsünün devrilmesi sonucu 1 kişi öldü, 40 kişi yaralandı.
Tekirdağ'dan Kayseri'ye seyreden D.A.G'nin kullandığı Süha Turizm firmasına ait 38 ADF 410 plakalı yolcu otobüsü, Kaman-Ankara kara yolu Karakeçili Devlet Hastanesi yakınında kontrolden çıkarak devrildi.
Kazada 3'ü ağır 41 kişi yaralandı. Ağır yaralı bir yolcu kaldırıldığı hastanede vefat etti. 


Zemin kırağı nedeniyle kayganlaşmış

Kırıkkale Valisi Hüseyin Engin Sarıibrahim, "38 yolcu, 2 şoför, 1 muavin toplam 41 kişi yaralandı. Yaralılar olay yerinden hastanelere sevk edildi. 3 ağır yaralımızın olduğunu değerlendiriyoruz. Sabahın ilk kırağısıyla zemin kayganlaşmış. Yolun kaygan olması nedeniyle yaşanan bir kaza. Tekrar görüyoruz ki yolcu otobüslerimizde bütün yolcularımızın kemerlerini bağlaması gerekiyor" dedi. Yolculara geçmiş olsun dileklerini ileten Sarıibrahim, otobüs şoförünün gözaltına alındığını, kazayla ilgili soruşturmanın sürdüğünü bildirdi. Vali Sarıibrahim, kaza yerinde incelemede bulunarak bilgi aldı.

Okullar kapandı, en tehlikeli maraton başladı!


 
Okullar kapandı, sınav stresi sona erdi. Milyonlarca genç ve çocuk yaz tatiline başladı. Klinik Psikolog İsmail Anıl Usta, tatilin kontrolsüz ekran kullanımına dönüşmesinin çocuk ve gençlerin hem bedenini hem de ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceği konusunda aileleri uyarıyor.

07.07.2026 00:46:00 / Güncelleme: 07.07.2026 00:49:49
MURAT ÇORBACI
 
Okullar kapandı, en tehlikeli maraton başladı!
Okullar kapandı, en tehlikeli maraton başladı!

Çocuk ve gençlerin stresli YKS ve LGS sürecini arkalarında bırakmalarının ardından okulların kapanmasıyla uzun yaz tatili de başlamış oldu. Dersler, ödevler ve sınav telaşı geride kalırken çocukların günlük yaşamında önemli bir değişiklik yaşanıyor. Boş zamanın artmasıyla birlikte telefon, tablet, bilgisayar ve oyun konsolları günün büyük bölümünü kaplamaya başlayabiliyor.

Kontrolsüz kullanım riskli

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu İsmail Anıl Usta, yaz tatilinde ekran kullanımındaki artışın çoğu zaman fark edilmeden günlük yaşamın merkezine yerleştiğini belirterek, "Sorun teknoloji değil; teknolojinin çocuğun hayatındaki yerinin kontrolsüz şekilde büyümesidir" dedi. Teknolojinin artık yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Usta, çocukların dijital dünyanın içine doğduğunu ve ekranları tamamen yasaklamanın ne gerçekçi ne de sağlıklı bir yaklaşım olduğunun altını çiziyor. Usta, önemli olanın ekranın varlığı değil, kullanım süresi ve kullanım amacı olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: "Ekran, öğrenmeyi destekleyen bir araç da olabilir, zamanı tüketen bir alışkanlık da... Belirleyici olan çocuğun ekran karşısında ne yaptığı ne kadar süre geçirdiği ve bunun günlük yaşamını nasıl etkilediğidir. Kontrolsüz ekran kullanımı sadece zaman kaybına neden olmuyor; çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimini de önemli ölçüde etkiliyor. Saatlerce ekran karşısında oturan çocuklarda fiziksel aktivite azalıyor. Bunun sonucunda kilo artışı, duruş bozuklukları, kas-iskelet sistemi sorunları ve göz yorgunluğu gibi problemler daha sık görülebiliyor."

Sağlıklı ekran kullanımı nasıl olmalı?

• Günlük ekran süresi çocukla birlikte belirlenmeli
• Ebeveynlerin rol model olması sebebiyle evde birlikte geçirilen zaman diliminde de teknoloji kısıtlamasına gidilmeli
• Teknoloji tamamen yasaklanmamalı ancak sınırsız da bırakılmamalı
• Spor, sinema, sanat ve kitap okuma günlük rutinin parçası haline getirilmeli
• Yemek saatleri ve aile sohbetlerinde masadan telefonlar uzaklaştırılmalı
• Yatmadan en az bir saat önce telefon, tablet ve bilgisayar kullanımı sonlandırılmalı
• Yaz tatili djital değil, gerçek hayatla hatırlanmalı.

Hüseyin Baş’tan Bakan Tekin’e tepki: 'Bal gibi Kurtuluş Savaşı'

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in müfredat ve tarih anlatısına yönelik "Kurtuluş Savaşı demeyeceğiz" çıkışına sosyal medya hesabından sert yanıt verdi. Atatürk'ün İstanbul'u İngiliz işgalinden kurtarması sayesinde bugün fetihlerin kutlanabildiğini hatırlatan Baş, "Bir takım siyasi hesaplar uğruna tarihimizi birbiriyle çarpıştırmaya kalkmak akıl kârı değildir" dedi

06.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Hüseyin Baş’tan Bakan Tekin’e tepki: 'Bal gibi Kurtuluş Savaşı'
Hüseyin Baş’tan Bakan Tekin’e tepki: 'Bal gibi Kurtuluş Savaşı'
Millî Eğitim Bakanlığı'nın yeni eğitim müfredatı ve tarih dersi içeriklerine yönelik tartışmalar siyasetin gündemindeki yerini koruyor. Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in "Kurtuluş Savaşı" ifadesinin kullanımına yönelik eleştirilerine, sosyal medya X hesabı üzerinden tarihi gerçekleri hatırlatarak sert bir dille tepki gösterdi.

"Hangi Osmanlı? Sevr'e imza atan Osmanlı!"

Bakan Tekin'in "Neyden kurtuluyormuşuz, önce Osmanlı varmış" şeklindeki yaklaşımını eleştiren BTP lideri Hüseyin Baş, Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkışından önceki dönemin iyi analiz edilmesi gerektiğini vurguladı. "Evet Sayın Bakan, bir Osmanlı vardı ama hangi Osmanlı?" diye soran Baş, şu ifadeleri kullandı:

"Viyana kapılarına dayanan Osmanlı mı, Sevr'e imza atan Osmanlı mı? Cevap çok açık: Sevr'e imza atan Osmanlı! Payitahtı işgal altında olan bir Osmanlı! Kurucusu Osman Gazi'nin sandukası Yunan askeri tarafından tekmelenen Osmanlı! Ortada bal gibi bir Kurtuluş Savaşı vardır, ortada destansı bir Millî Mücadele vardır. Bu destansı Millî Mücadele'nin adı Kurtuluş Savaşı'dır."

"Neyden kurtulduğumuzu söyleyeyim: Haçlı çizmelerinden!"

Tarihin siyasi mülahazalarla değiştirilemeyeceğini ifade eden Baş, Türkiye Cumhuriyeti'nin hangi şartlarda kurulduğunu tek tek sıralayarak, "Neyden kurtulduğumuzu size söyleyeyim" dedi ve ekledi:

"Sevr'den kurtulduk! İstanbul'daki İngiliz işgalinden kurtulduk. Gaziantep'teki Fransız zulmünden, Ege'deki Yunan zulmünden, Doğu'daki Ermeni zulmünden kurtulduk. Asırlık Türk yurdunun Haçlı çizmeleriyle çiğnenmesinden kurtulduk. Tekrarlayalım: Atatürk, yüce Türk milletiyle bir Millî Mücadele vermiştir ve bu mücadelenin adı Kurtuluş Savaşı'dır."

"İstanbul'un fethini kutlayabiliyorsak Atatürk sayesindedir"

Açıklamasında altı çizilmesi gereken bir kronoloji uyarısında bulunan Hüseyin Baş, Atatürk'ün imzasını taşımayan bir son zafer olmasaydı geçmişteki hiçbir zaferin yâd edilemeyeceğini belirtti. Baş, "Bugün İstanbul'un fethini kutlayabiliyorsak bunu Atatürk'ün İstanbul'u İngiliz işgalinden kurtarmasına borçluyuz. O yüzden tarihi tarihçilere bırakıp temelinde farklı hesaplar olan ucuz işlerle uğraşmamalıyız. Hele de bu konulara eğitimi asla karıştırmamalıyız!" diyerek Millî Eğitim Bakanlığı'nın ajandasını eleştirdi.

"Tarihimizi birbiriyle çarpıştırmayın"

Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti'nin birbirinin zıttı değil, aynı zincirin halkaları olduğunu ifade eden BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, açıklamasını şu sağduyu çağrısıyla tamamladı:

"Unutmayalım: Osmanlı da bizim, Türkiye de bizim, hatta daha önceki Selçuklu da bizim! Bir takım siyasi hesaplar uğruna tarihimizi birbiriyle çarpıştırmaya kalkmak akıl kârı değildir."

Bakanlığın tarih terminolojisine getirmek istediği değişikliklere karşı muhalefet kanadından tepkiler yükselmeye devam ederken, Hüseyin Baş'ın bu kapsamlı tarihi çıkışı sosyal medyada kısa sürede büyük etkileşim aldı.


Bir günde 3 dava... İmamoğlu Erdoğan'a yüklendi

İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu’nun "diploma" davası 25 Aralık 2026 tarihine ertelendi. Aynı gün içinde üç farklı duruşmaya çıkan İmamoğlu, Ankara’da başlayacak NATO Zirvesi öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yüklenerek, "Rakibimi hapse attım, 20 tane dava açtım mı diyecek?" ifadelerini kullandı

06.07.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
Bir günde 3 dava... İmamoğlu Erdoğan'a yüklendi
Bir günde 3 dava... İmamoğlu Erdoğan'a yüklendi
İstanbul Üniversitesi tarafından diplomasının iptal edilmesinin ardından hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle dava açılan Ekrem İmamoğlu'nun yargılanmasına Silivri'de devam edildi. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen beşinci duruşmada mahkeme heyeti, İstanbul 5. İdare Mahkemesi'ndeki iptal kararının kesinleşip kesinleşmediğinin sorulmasına karar vererek davayı 25 Aralık 2026 tarihine erteledi.

Aynı günde üç duruşma: "Sağnak altında kaldık"

Silivri yerleşkesinde aynı gün içinde hem "Siyasal Casusluk", hem "İBB" hem de "Diploma" davalarından hakim karşısına çıkan İmamoğlu, duruşma takviminin sıkıştırılmasına ve üzerinde kurulan yargı baskısına isyan etti. Adliye koridorlarının "podyuma çevrildiğini" söyleyen İmamoğlu, maruz kaldığı durumu "sağanak altında kalmaya" benzetti.

Mahkeme başkanının duruşmayı uzatıp aralık ayına atma kararına, "O kadar uzun süreceğini düşünüyorsanız beraat verin, millet oyalanmasın" sözleriyle tepki gösteren İmamoğlu, artık bağımsız bir mahkeme göremediğini belirterek şu savunmayı yaptı:

"Siz bu davayı kendi hür iradenizle, vicdanınızla yürütemiyorsanız, eğer bir talimat, bir korku sizi bu kürsüden koparıyorsa işte o zaman asıl iptal edilmesi gereken benim diplomam değil, bu mesleğe duyulan güven olur. Bu saatten sonra ben bütün savunmamı aziz milletime yapıyorum."

Erdoğan'a NATO Zirvesi üzerinden sert çıkış

Savunmasında, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek olan kritik NATO Liderler Zirvesi'ne de değinen İmamoğlu, hakkında açılan ardı arkası kesilmeyen davalar üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef aldı. Türkiye'nin demokratik imajının zedelendiğini belirten İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:

"NATO ülkeleri Ankara'ya geldiği gün ben burada yargılanıyorum. Ne anlatacak bu ülkenin başındaki onlara? 'Çok güçlüyüm' mü diyecek? 'Bak, rakibimi hapse attım. Bak, rakibime 20 tane de dava açtım' mı diyecek? Onlar da 'Yaşasın, ne büyük lider, dünya lideri!' mi diyecek? Kendini aldatan bir garip."

Özgür Özel'den destek

Duruşmayı Silivri'de canlı takip eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel de İmamoğlu'na tam destek verdi. Mahkemenin savunma sürelerini kısıtlama çabalarını eleştiren Özel, "Savunmadan korkan bir iddia makamı varsa o makam iftira makamına dönüşmüş demektir" açıklamasında bulundu.

Duruşma salonundan çıkarılırken CHP liderine bağlılığını tazeleyen İmamoğlu, "Genel Başkanımız Özgür Özel ile yürümenin zamanıdır. Onun yolundan yürümekten gurur duyuyorum" diyerek parti içi birlik mesajı verdi.

Yabancı ülke temsilcilerinin ve çok sayıda CHP'li milletvekilinin de izlediği diploma davası, Yargıtay ve İdare Mahkemesi süreçlerinin beklenmesi gerekçesiyle yıl sonuna ertelenmiş oldu.

NATO Genel Sekreteri ilk gelen isim oldu

Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 36. NATO Liderler Zirvesi için geri sayım sürerken, Ankara'ya ulaşan ilk isim NATO Genel Sekreteri Mark Rutte oldu. Yarın başlayacak ve küresel savunma mimarisini yeniden şekillendirecek kritik zirve öncesi başkente dev güvenlik önlemleri alınırken, Rutte ayağının tozuyla diplomasi trafiğine başlıyor

06.07.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
NATO Genel Sekreteri ilk gelen isim oldu
NATO Genel Sekreteri ilk gelen isim oldu
Küresel diplomasinin ve savunma siyasetinin kalbi, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da atacak. NATO üyesi 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının yanı sıra 100'e yakın bakan ve binlerce delegenin katılacağı tarihi 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde en kritik gelişme yaşandı. NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yi taşıyan uçak, Esenboğa Havalimanı'na iniş yaptı. Rutte, havalimanında Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ve beraberindeki üst düzey heyet tarafından resmi törenle karşılandı.

Brüksel'deki karargahtan ayrılmadan önce sosyal medya hesabından görüntülü bir mesaj paylaşan Rutte, "Tam zamanında geldiniz çünkü ben yola çıkmak üzereydim. Bu binadaki birçok kişi Ankara'ya taşınıyor. İki gün sürecek Ankara Zirvesi büyük ölçüde somut sonuçlara ve taahhütlerin yerine getirilmesine odaklanacak" diyerek zirvenin önemine dikkat çekmişti.

Ankara'da "kırmızı alarm"

Türkiye, ABD Başkanı Donald Trump da dahil olmak üzere dünya liderlerini ağırlamaya hazırlanırken başkentte güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. Zirve boyunca kent genelinde 48 bin 841'i emniyet, 7 bin 447'si jandarma olmak üzere toplam 56 bin 288 güvenlik personeli görev yapacak.

Protokol güzergahları ve liderlerin konaklayacağı alanlar "kırmızı alan" ilan edilirken, bazı kamu personeline de idari izin verildi. Zirveyi takip etmek üzere dünyanın dört bir yanından yaklaşık 3 bin basın mensubu da Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'nde kurulan dev medya merkezine akın etti.

Masada "NATO 3.0" ve savunma harcaması var

Ankara Zirvesi, transatlantik ilişkilerde yeni bir dönemin kapısını aralayacak. Genel Sekreter Rutte, zirvenin en kritik başlıklarından birinin müttefiklerin savunma harcamalarını artırması ve yüzde 5'lik yeni harcama hedefine yönelik inandırıcı planlar sunması olduğunu belirtti. Zirvede, Avrupa'nın konvansiyonel savunmada liderliği üstlenmesini öngören "NATO 3.0" vizyonunun yanı sıra, Ukrayna'ya uzun soluklu askeri ve mali destek paketleri ile ittifakın güney kanadındaki gelişmeler 360 derecelik bir güvenlik perspektifiyle ele alınacak.

Rutte'nin yoğun Ankara programı

Zirve öncesi ilk temasları gerçekleştirecek olan Genel Sekreter Mark Rutte'nin 6-8 Temmuz tarihlerini kapsayan resmi programı şu şekilde netleşti:

6 Temmuz Pazartesi (Bugün):

16:45 – Ankara'ya varışının ardından güncel gelişmeler ve zirve gündemine dair bir basın toplantısı düzenleyecek.

18:00 – Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul edecek. Bu kritik kabulde, zirvenin ana gündem maddeleri ve Türkiye'nin ittifaktan beklentileri öncelikli olarak masaya yatırılacak.

7 Temmuz Salı (Zirvenin 1. Günü):

Sabah Saatleri – Zirve, Ankara Ticaret Odası (ATO) Kongre ve Sergi Merkezi'nde düzenlenecek olan kapsamlı NATO Savunma Sanayi Forumu ile başlayacak. Rutte, forumun açılış konuşmasını gerçekleştirecek.

17:00 – Beştepe'de üye ülkelerin Dışişleri Bakanları, İstanbul İşbirliği Girişimi (ICI) üyesi ortak ülkelerin (Bahreyn, Kuveyt, Katar, BAE) temsilcileriyle bir araya gelecek. Aynı saatte Ay Yıldız Karargahı'nda Savunma Bakanları için resmi bir resepsiyon verilecek.

18:30 – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde, devlet ve hükümet başkanları ile eşleri onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resmi karşılama resepsiyonu ve akşam yemeği organize edilecek.

19:45 / 20:15 – Eş zamanlı olarak NATO-Ukrayna Dışişleri Bakanları Konseyi Çalışma Yemeği ile Kuzey Atlantik Konseyi Savunma Bakanları Çalışma Yemeği gerçekleştirilecek.

8 Temmuz Çarşamba (Zirvenin 2. Günü):

Sabah Saatleri – Genel Sekreter Mark Rutte ve müttefik liderlerin zirve alanına gelişleri ve basına ilk açıklamaları yapılacak. Ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Rutte, liderleri resmi törenle karşılayarak geleneksel Aile Fotoğrafı çekimine geçecek.

11:15 – Zirvenin ana omurgasını oluşturan, müttefik devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla Kuzey Atlantik Konseyi (NAC) Toplantısı gerçekleştirilecek.

15:00 – NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, iki gün süren tarihi zirvenin sonuçlarını, alınan kararları ve yayımlanan ortak bildiriyi dünya kamuoyuna duyurmak üzere kapanış basın toplantısını düzenleyecek.

Trump'ın Ankara programı şekilleniyor: Programda Anıtkabir ziyareti yok

Ankara’da düzenlenecek 36. NATO Zirvesi öncesi ABD Başkanı Donald Trump’ın programı da netleşmeye başladı. Daha önce basına yansıyan haberlerin aksine ABD Başkanı Donald Trump’ın resmi programında Anıtkabir ziyaretinin bulunmadığı belirtildi

06.07.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Trump'ın Ankara programı şekilleniyor: Programda Anıtkabir ziyareti yok
 Trump'ın Ankara programı şekilleniyor: Programda Anıtkabir ziyareti yok
Ankara'da düzenlenecek 36. NATO Zirvesi öncesi ABD Başkanı Donald Trump'ın programı da netleşmeye başladı. Daha önce basına yansıyan haberlerin aksine ABD Başkanı Donald Trump'ın resmi programında Anıtkabir ziyaretinin bulunmadığı belirtildi.

Reuters Beyaz Saray muhabiri Hümeyra Pamuk, X hesabından Beyaz Saray'ın paylaştığı Trump'ın 7-8 Haziran NATO Zirvesi süresince Ankara'daki programını aktardı. Programda Anıtkabir ziyareti bulunmadığı görüldü. Pamuk, "Değişmeyeceği anlamına gelmez ama şimdilik durum bu" ifadelerini kullandı.

Programda Trump'ın NATO Genel Sekreteri ile görüşmesi, NATO aile fotoğrafına katılması ve liderler çalışma oturumunda yer alması öngörülüyor. Trump'ın ayrıca Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile karşılama töreni ve ikili görüşmeye katılması, akşam saatlerinde de NATO liderleri sosyal yemeğinde yer alması planlanıyor.

AP ve Reuters, Trump'ın Ankara'daki NATO Zirvesi sırasında Erdoğan'ın yanı sıra Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ve Suriye Cumhurbaşkanı ahmet Şara ile de görüşeceğini aktardı.

Geçen hafta basına yansıyan haberlerde ABD Başkanı Trump'ın 7 Temmuz'da Ankara'da ilk olarak Anıtkabir'i ziyaret edeceği iddia edilmişti.

NATO Zirvesi, 7-8 Temmuz'da Ankara'da düzenleniyor. NATO'nun duyurusuna göre zirvede 2025 Lahey Zirvesi'nden bu yana kaydedilen ilerleme ve ittifakın öncelikleri ele alınacak.

Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında

23 Mart 2025'te tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıkıyor

06.07.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında
Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında
23 Mart 2025'te tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıkıyor.

6 Temmuz'da İBB davasının 62. günü; "casusluk" davasının 2. günü ve 'sahte diploma' davasının 5. günündeki duruşmalar görülüyor.

Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor ve yanındaki heyet Silivri'de duruşmaları takip ediyor.

İmamoğlu'nun hazır bulunduğu ilk duruşma olan "casusluk" davasından diploma davası duruşmasına geçme talebi kabul edildi.

Ekrem İmamoğlu, 5 Temmuz'da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "3 dava tek cümle: Demokrasiyi savunuyorum" dedi.

İmamoğlu geçen hafta, yargılandığı üç ayrı dava için kendisinden 6 Temmuz'da savunma istenmesine tepki göstermişti.

Açıklamasında, "Bir insan aynı gün üç ayrı mahkemede savunmaya zorlanmasının insani bir yönü yok. 110 gündür süren dava sürecinin sonlarına gelmişken Mahkeme Başkanı'nın 9 Temmuz'da duruşmayı sonlandırma ısrarı düşündürücüdür. Neden 9 Temmuz ısrarı?" diye sormuştu.

Savunmasının "kısıtlandığını" savunan İmamoğlu, 9 Temmuz sonrası Türkiye'de ne olacak?" demişti.

İmamoğlu hakkında bugün görülen davalarda son durum şöyle:

'Casusluk' davası: İmamoğlu'nun önce 'diploma davası'na geçmesi talebi kabul edildi
Davada Ekrem İmamoğlu ile birlikte gazeteci Merdan Yanardağ, siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılanıyor.

6 Temmuz'da İmamoğlu'nun hazır bulunduğu ilk duruşmada avukatı aynı saate denk gelen diploma davasına katılabilmesi için salondan ayrılmasına izin verilmesini talep etti.

Mahkeme bu talebi kabul ederek, diğer duruşma sona erdiğinde yeniden salona getirilmesine karar verdi.

Mahkeme, bir önceki duruşmada sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vermiş; dosyadaki kritik dijital delillerin incelenmesi amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Emniyet ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan (MİT) ek rapor talep etmişti.

Sanıklara yöneltilen temel suçlama, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 328/1 maddesi uyarınca "siyasal veya askeri casusluk maksadıyla devletin gizli kalması gereken bilgilerini temin etmek".

Haklarında 20 yıla kadar hapis cezası istenen sanıklar suçlamaları kesin dille reddediyor; iddianamenin somut delillere dayanmadığını ve davanın tamamen siyasi saiklerle açıldığını savunuyor.

Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) 12 Haziran tarihli yaz kararnamesiyle davanın mahkeme heyeti değiştirilmişti.

Avukatı 6 Temmuz'daki duruşmada, İmamoğlu hakkında son bir yılda açılan çeşitli davalarda yargıç ve heyet değişiklikleri yaşandığını, bunun farklı kaygılar doğurduğunu savundu.

Ancak geçmişte yaptıkları benzer başvurulardan sonuç alamadıkları ve yargılamanın uzamasını istemedikleri için bu celsede reddi hakim talebinde bulunmayacaklarını belirtti.

Avukat Hasan Fehmi Demir, yeni atanan mahkeme başkanının sanıkları yeniden dinlemesinin uygun olacağını belirtirken, iki tanığın SEGBİS üzerinden değil, yüz yüze ve mahkeme salonunda dinlenmeleri gerektiğini savundu.

Diploma davası
Ekrem İmamoğlu'nun, iptal edilen üniversite diplomasına ilişkin "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşması da bugün görülecek.

Savcılık bu dosyada İmamoğlu hakkında 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istiyor.

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, önceki celsede İstanbul 5'inci İdare Mahkemesi'nde görülen diploma iptaline ilişkin davanın sonucunun beklenmesine karar vermişti.

İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025'te aldığı kararla, 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'nden yapılan yatay geçişin usulsüz olduğu gerekçesiyle İmamoğlu'nun lisans diplomasını iptal etmişti.

Suçlamaları reddeden İmamoğlu bu karardan bir gün sonra gözaltına alınmış ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ilan edildiği 23 Mart 2025'te "yolsuzluk" suçlamasıyla tutuklanmıştı.

Türkiye'de cumhurbaşkanı adayı olmak için en az lisans düzeyinde yükseköğrenim yapmış (üniversite mezunu) olmak gerekiyor.

İBB davası
İstanbul Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi duruşma salonunda yoğun tartışmalar ve gerginliklerle devam eden davada, 59'u tutuklu toplam 414 sanık yargılanıyor.

2 Temmuz'daki 61. celsede, mahkeme başkanı ile Ekrem İmamoğlu arasında savunma sırası ve takvimi nedeniyle sert bir tartışma yaşandı.

Mahkeme heyeti, yaşanan gerginliğin ardından İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasına karar verdi.

İmamoğlu, mahkemenin savunmaları 9 Temmuz'a kadar tamamlama planına itiraz ederek, üst üste farklı davalarının bulunduğunu söyledi ve "Burada insanüstü bir gayretle hakkımızı savunuyoruz. Savunmaların 9 Temmuz'a yetişmesi mümkün değil" dedi.

Gerginlik sırasında izleyici sıralarında bulunan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş ile mahkeme başkanı arasında da tartışma çıkmış ve duruşmaya bir süre ara verilmişti.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, sanık savunmalarının 9 Temmuz'da tamamlanmasını hedefliyor.

Yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianamede İmamoğlu, "Suç örgütü kurmak ve yönetmek" başta olmak üzere çok sayıda suçla itham ediliyor.

Savcılık, 142 ayrı eylemden sorumlu olduğunu sürdüğü İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.

İmamoğlu ise davayı "siyasi" olarak nitelendiriyor ve kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.