logo
09 EYLÜL 2026

İzmir'de bankada rehine krizi!

İzmir'in Karabağlar ilçesinde bir banka şubesine girerek güvenlik görevlisinin silahıyla 5 banka çalışanını rehin alan şüpheli, özel harekat ve müzakereci ekiplerin yürüttüğü çalışma sonucu gözaltına alındı

09.09.2026 20:47:00
İhlas Haber Ajansı
 
İzmir'de bankada rehine krizi!
İzmir'de bankada rehine krizi!
İzmir'in Karabağlar ilçesinde bir banka şubesine girerek güvenlik görevlisinin silahıyla 5 banka çalışanını rehin alan şüpheli, özel harekat ve müzakereci ekiplerin yürüttüğü çalışma sonucu gözaltına alındı. Rehin alınan çalışanlar yara almadan kurtarılırken, olaya ilişkin 2 Cumhuriyet Başsavcıvekili ve 2 Cumhuriyet Savcısı görevlendirildi.
Olay, saat 16.30 sıralarında Karabağlar ilçesi İnönü Caddesi üzerinde bulunan bir banka şubesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, daha önce psikiyatri tedavisi gördüğü öğrenilen C.A. isimli şahıs, bankaya girdikten sonra özel güvenlik görevlisine ait silahı ele geçirdi. Silahı alan şüpheli, banka içerisinde bulunan 5 çalışanı rehin aldı.

Anneli ikna çabası ve özel harekat operasyonu



İhbar üzerine adrese çok sayıda polis, müzakereci ve özel harekat ekibi sevk edildi. Güvenlik güçleri banka ve çevresinde geniş güvenlik önlemleri alarak caddeyi trafiğe ve geçişlere kapattı. Müzakere çalışmaları sırasında şüphelinin ikna edilebilmesi amacıyla annesi de olay yerine getirildi.
Müzakereci ve özel harekat unsurlarınca yürütülen hassas ve titiz çalışmalar neticesinde, rehin tutulan 5 banka çalışanı güvenli bir şekilde kurtarıldı. Şüpheli C.A. ise ekiplerce etkisiz hale getirilerek gözaltına alındı.

Başsavcılıktan açıklama: 4 savcı görevlendirildi

Olayın ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada soruşturmanın çok yönlü sürdürüldüğü belirtilerek, "9 Eylül 2026 günü saat 16.30 sıralarında, İzmir ili Karabağlar ilçesi İnönü Caddesi üzerinde bulunan bir banka şubesine gelen C.A. isimli şahıs, özel güvenlik görevlisine ait silahı alarak banka içerisinde bulunan 5 çalışanı rehin almıştır. Müzakere ve özel harekât unsurlarınca yürütülen çalışmalar neticesinde rehin alınan 5 banka çalışanı güvenli bir şekilde kurtarılmış, şüpheli şahıs gözaltına alınmıştır. Olayla ilgili olarak İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımızca derhal soruşturma başlatılmış; soruşturmanın etkin ve koordineli bir şekilde yürütülmesi amacıyla 2 Cumhuriyet Başsavcıvekili ile 2 Cumhuriyet Savcısı görevlendirilmiştir" denildi.

9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere

9 Eylül 1922, yalnızca bir kentin işgalden kurtulduğu takvim yaprağı değil; 15 Mayıs 1919’da İzmir Kordonu’nda dökülen ilk kanla başlayan Türk İstiklal Harbi’nin zaferle taçlandığı, bir milletin kaderini kendi elleriyle yeniden yazdığı tarihi bir dönüm noktasıdır. Üç yılı aşkın süren karanlık, acı ve işgal dönemi; Türk ordusunun Dumlupınar’dan İzmir’e uzanan soluksuz takibiyle son bulmuştur

09.09.2026 14:11:00
Hasan Gündoğdu
 
9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere
9 Eylül İzmir'in kurtuluşu, zaferin tescili: İlk kurşundan nihai zafere
Büyük Taarruz'dan Akdeniz'e Uzanan Hat

26 Ağustos 1922 sabahı Afyon Kocatepe'de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos'ta Başkomutan Meydan Muharebesi ile Yunan ordusunun ana kuvvetlerinin imha edilmesiyle sonuçlandı.

Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!" tarihi emriyle başlayan takip harekâtı, askeri tarihte eşine az rastlanır bir hızla ilerledi.

Yorgun, uykusuz ve kısıtlı imkânlara sahip Türk süvarisi ve piyadesi, kaçan düşman birliklerinin şehirlere zarar vermesini önlemek amacıyla günde ortalama 40-50 kilometre yol kat ederek Batı Anadolu'yu adım adım özgürleştirdi.

Belkahve'den Süzülen Zafer ve Hükümet Konağı'na Çekilen Bayrak

8 Eylül akşamı İzmir sınırlarına dayanan Türk birlikleri, Belkahve sırtlarından Ege'nin mavi sularına bakarken yıllardır süren mücadelenin sonuna gelindiğini biliyordu.

9 Eylül 1922 sabahı saat 10.30 sularında Yüzbaşı Şerafettin (İzmir) komutasındaki 1. Süvari Tümeni 2. Süvari Alayı, Bornova üzerinden şehre girdi.

Kordon boyundan ilerleyen birlikler, Yunan askerlerinin ateşi ve atılan bombalara rağmen İzmir Hükümet Konağı'na ulaştı.

Yüzbaşı Şerafettin, göğsünden yaralanmış olmasına rağmen Hükümet Konağı'nın balkonundaki Yunan bayrağını indirip göğsünde taşıdığı Türk bayrağını göndere çekti.

Kısa süre sonra Yüzbaşı Zeki komutasındaki süvari birliği de Kadifekale'ye Türk bayrağını dikerek şehrin üzerindeki işgal gölgesini tamamen kaldırdı.

Diplomatik ve Siyasi Sonuçlar

İzmir'in kurtuluşu, Mondros Mütarekesi ile fiilen sona erdirilmek istenen Türk devletinin yeniden dirilişini simgeler. Bu zaferle birlikte:

• Millî Mücadele'nin askeri safhası başarıyla tamamlanmış, sıra diplomatik mücadeleye gelmiştir.

• İtilaf Devletleri, Türk ordusunun İstanbul ve Boğazlar bölgesine yönelmesi üzerine Mudanya Mütarekesi'ni kabul etmek zorunda kalmıştır.

• Sevr Antlaşması tamamen tarihin çöp sepetine atılmış, Lozan Barış Antlaşması'na giden yol ardına kadar açılmıştır.

9 Eylül, bir kentin kurtuluşunun ötesinde, Sevr'in karanlığından Lozan'ın bağımsızlık ışığına geçişin ve modern Türkiye Cumhuriyeti'nin harcının karıldığı en önemli sembollerden biridir.

Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı

Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı

09.09.2026 14:03:00
Haber Merkezi
 
 Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı
 Gürcistan’dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize’nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı
Gürcistan'dan havalanan ve içerisinde 2 kişinin bulunduğu öğrenilen uçak, Rize'nin Çayeli ilçesi açıklarında denize acil iniş yaptı.

Gürcistan'ın Batum kentinden havalandığı öğrenilen Aerospool WT-9 Dynamic tipi iki kişilik hafif spor uçak, bugün öğle saatlerinde Rize'nin Pazar ilçesi Melyat mevkii açıklarında denize acil iniş yaptı.

Uçakta bulunan 2 kişinin sağlık durumlarının iyi olduğu öğrenilirken, uçağa ulaşmak için çalışma başlatıldı.

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 40.69'a geriledi

İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranları belli oldu. Bugün (9 Eylül) itibarıyla doluluk oranı yüzde 40.69'a inerken, Papuçdere Barajı'nda doluluk oranı yüzde 5.5 olarak ölçüldü

09.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 40.69'a geriledi
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranı yüzde 40.69'a geriledi
İstanbul'a su sağlayan barajlardaki doluluk oranları belli oldu. Bugün (9 Eylül) itibarıyla doluluk oranı yüzde 40.69'a inerken, Papuçdere Barajı'nda doluluk oranı yüzde 5.5 olarak ölçüldü. Elmalı Barajı ise yüzde 68.6 ile en yüksek doluluk oranına sahip baraj oldu.

Barajlardaki doluluk oranları ne?
İSKİ'nin verilerine göre 9 Eylül itibarıyla İstanbul'da baraj doluluk oranları şöyle:
Alibey Barajı yüzde 39.11
Büyükçekmece Barajı yüzde 29.35
Darlık Barajı yüzde 59.56
Elmalı Barajı yüzde 68.67
Istrancalar Barajı yüzde 21.43
Kazandere Barajı yüzde 14.66
Pabuçdere Barajı yüzde 5.5
Sazlıdere Barajı yüzde 23.32
Terkos Barajı yüzde 36.04
Ömerli Barajı yüzde 56.71

Oyuncu Serhat Kılıç'a veda


 
 
"Ezel", "Seksenler" ve "Kuruluş Osman" gibi yapımlarda canlandırdığı karakterlerle izleyicinin gönlünde yer edinen oyuncu Serhat Kılıç'ın cenazesi, Ankara'da toprağa verildi.
 

08.09.2026 16:01:00
AA
 
 Oyuncu Serhat Kılıç'a veda
 Oyuncu Serhat Kılıç'a veda

İstanbul Kağıthane'deki evinde 51 yaşında hayatını kaybeden oyuncu Serhat Kılıç için, Ankara'da Ahmet Hamdi Akseki Camisi'nde cenaze töreni düzenlendi. Öğle namazını müteakip düzenlenen törene, Kılıç'ın ailesi ve yakınlarının yanı sıra, Devlet Tiyatroları Genel Müdürü Tamer Karadağlı, sanatçı dostları, meslektaşları ve vatandaşlar katıldı. Törende, Kılıç'ın ailesi ve yakınları taziyeleri kabul etti.

Karadağlı, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, Kılıç'ın vefatından büyük üzüntü duyduğunu belirterek, "Hepimizin başı sağ olsun, Çok zamansız bir gidiş oldu. Çok yetenekli, enerji dolu, çok sevilen bir oyuncu arkadaşımızdı, kardeşimizdi. Benim okulumdan, ben onun abisiyim. Allah gani gani rahmet eylesin" dedi.

Kılınan cenaze namazının ardından Kılıç'ın cenazesi, Karşıyaka Mezarlığı'nda defnedildi.

Kahvaltıyı geç saate bırakmak mantıklı mı?


 
Güne başlarken ne yediğimiz kadar ne zaman yediğimiz de sağlık açısından önemli. Günlük yaşam temposu, geç saatlere kadar süren uyku, vardiyalı çalışma veya yoğun iş programı nedeniyle günün ilk öğünü kimi zaman öğle saatlerine kadar ertelenebiliyor. Son yıllarda beslenme alanında yapılan çalışmalar ise öğün saatlerinin vücudun biyolojik ritmi ve metabolik süreçlerle ilişkili olabileceğine dikkat çekiyor.
 

08.09.2026 15:48:00
Murat Çorbacı
 
Kahvaltıyı geç saate bırakmak mantıklı mı?
Kahvaltıyı geç saate bırakmak mantıklı mı?

Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, beslenmenin yalnızca günlük alınan enerji ve besin içeriği üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, "Vücudumuz gün boyunca aynı metabolik koşullarda çalışmıyor. Uyku, uyanıklık, hormonların salınımı ve metabolik süreçler belirli bir günlük ritim içerisinde ilerliyor. Bu nedenle öğünlerin zamanlaması da beslenme düzeninin değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulması gereken unsurlardan biri" dedi.

İlk öğünün saati neden önemli?

Yakın zamanda 40 yaş ve üzerindeki 31 binden fazla yetişkinin verileri kullanılarak gerçekleştirilen geniş kapsamlı bir çalışmada, günün ilk ve son öğün saatleri ile uzun dönemli sağlık sonuçları arasındaki ilişki incelendi. Bulgular, ilk öğününü daha geç saatlerde tüketen kişilerde tüm nedenlere ve kalp-damar hastalıklarına bağlı ölüm riskinin daha yüksek seyrettiğini gösterdi. Ancak bu sonuçların "geç kahvaltı erken ölüme neden oluyor" şeklinde yorumlanmaması gerektiğinin altını çizen Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, "Bu tür çalışmalar bize önemli ilişkiler gösterir ancak tek başına neden-sonuç ilişkisi kurmamızı sağlamaz. Geç saatte ilk öğün tüketen bir kişinin uyku düzeni, fiziksel aktivitesi, çalışma koşulları, mevcut hastalıkları ve genel beslenme alışkanlıkları da sonuçlar üzerinde etkili olabilir. Bu nedenle tek bir öğün saatinden hareketle kişinin sağlık riski hakkında kesin bir değerlendirme yapmak doğru değildir" ifadelerini kullandı.

En uygun zaman ne zaman?

Araştırmada ilk öğününü 07.00–08.00 arasında tüketenlerle karşılaştırıldığında, ilk öğün saati ilerledikçe bazı sağlık risklerinin de kademeli olarak yükseldiği görüldü. Bununla birlikte bu sonuç, herkesin belirli bir saatte kahvaltı yapması gerektiği anlamına gelmiyor. Uyku ve uyanma saati, kişinin çalışma düzeni, günlük enerji gereksinimi, yaş, fiziksel aktivite düzeyi ve mevcut sağlık durumu uygun öğün zamanlamasını değiştirebilir. Gece vardiyasında çalışan bir bireyin beslenme düzeni ile sabah erken saatlerde güne başlayan bir kişinin öğün planının aynı olması beklenmez. Beslenmede tek bir doğru saatten söz etmek yerine kişinin uyku-uyanıklık düzeniyle uyumlu bir plan oluşturmak daha doğru bir yaklaşım olur.

Akşam yemeği için de net bir saat yok

Gece geç saatlerde yemek yeme alışkanlığının uyku düzeni, toplam enerji alımı ve kişinin günlük yaşam biçimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dyt. Gamze Akbaş İşbilir, "Akşam yemeği konusunda da herkese uygulanabilecek kesin bir saat vermek yerine kişinin yatış saati ve günlük düzeni dikkate alınmalıdır. Özellikle gün boyunca yeterince beslenmeyip enerji alımının büyük bölümünü gece saatlerine bırakmak, sağlıklı ve dengeli bir beslenme düzeninin kurulmasını zorlaştırabilir" dedi.
Son yıllarda belirli saat aralıklarında beslenmeye dayanan yaklaşımların yaygınlaşmasıyla birlikte "yeme penceresi" kavramı da daha sık gündeme geliyor. Ancak gün içinde kaç saat yemek yenildiği, beslenme düzeninin yalnızca bir parçasını oluşturuyor. Öğünlerin hangi saatlerde tüketildiği kadar bu öğünlerin içeriği, günlük enerji ve besin ögesi gereksiniminin karşılanması, sebze ve meyve tüketimi, yeterli protein ve lif alımı, uyku düzeni ve fiziksel aktivite de genel sağlık açısından önem taşıyor.

Atlas Çağlayan'ın annesi: "Verilecek ceza beni rahatlatmayacak ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum"

İstanbul'un Güngören ilçesinde bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin görülecek dava öncesi açıklama yapan anne Gülhan Ünlü, "Artık evladımın adaletini istiyorum. Hiçbir verilecek ceza beni rahatlatmayacak bunu da biliyorum ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum. '3 yıl, 5 yıl yatarız, ondan sonra hayatımıza devam ederiz' düşüncesi olmasın artık. Biz artık diğer çocuklarımızı da korumak istiyoruz" dedi

08.09.2026 11:38:00 / Güncelleme: 09.09.2026 07:21:06
İHA
 
Atlas Çağlayan'ın annesi: "Verilecek ceza beni rahatlatmayacak ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum"
Atlas Çağlayan'ın annesi: "Verilecek ceza beni rahatlatmayacak ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum"
Güngören'de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan'ın ölümüne ilişkin sanık E.Ç.'nin (14) yargılandığı dava öncesi müşteki anne Gülhan Ünlü Bakırköy Adalet Sarayı önünde açıklamalarda bulundu. Müşteki Gülhan Ünlü'ye çok sayıda vatandaş destek olmak için adliye önüne geldi.

Verilecek ceza beni rahatlatmayacak bunu da biliyorum ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum

Adliye önünde konuşan Gülhan Ünlü, sanığın en ağır cezayı almasını istediğini belirterek, "İlk duruşmada da söylediğimiz gibi, taleplerimizin hepsi reddedilmişti. Yine bugün aynı taleplerde bulunacağız. Görüntülerin izlenmesini istemiştik ilk duruşmada, maalesef ki reddedilmişti. Duruşmadan beklentim, iştirakçilerin de sanık olarak yargılanması. Sadece dosyada tanık olarak varlar. Dosyada daha şimdiden çok açık olduğunu söyleyebilirim. Mesajlaşmalar var, katilin silahla fotoğrafları var, olaydan 4 gün öncesinde başkasını bıçakladığına dair mesajlaşması var, uyuşturucu var. İştirakçilerin de artık ceza almasını istiyoruz. 8 ay geçti, ne gecemiz var, ne gündüzümüz var, ne uykumuz var. Artık evladımın adaletini istiyorum. Hiçbir verilecek ceza beni rahatlatmayacak bunu da biliyorum ama bu cezasızlık algısının da ortadan kalkmasını istiyorum. '3 yıl, 5 yıl yatarız, ondan sonra hayatımıza devam ederiz' düşüncesi olmasın artık. Biz artık diğer çocuklarımızı da korumak istiyoruz" şeklinde konuştu.



Açıklamasının devamında ceza miktarlarına da değinen anne Gülhan Ünlü, "Bu canilerin, katillerin cezaları, aldıkları ceza gibi olsun. 21 yıl diye ceza veriliyor fakat yatarı 5 yıl oluyor. Bu ceza, mağdur ailelere verilmiş gibi oluyor. Dosyamızda başından beri çok fazla açık var, delil karartma var. Hanginiz, cinayetin işlendiği aleti elinize alırsınız? Almak için bir sebebiniz olması gerekiyor. Biz bu sebebin peşinden koşturuyoruz. Buradan çıktığımda daha umutlu çıkmak istiyoruz" diye konuştu.

Açıklamanın ardından karar çıkması beklenen duruşmanın görülmesine başlandı.

Avcılar'da facia yaşanabilirdi


 
 
Avcılar'da İBB'ye bağlı asfalt kamyonu virajı alamayarak alt geçit yoluna düştü. Kaza sırasında alt geçitte araç olmaması büyük bir faciadan dönülmüş oldu.
 

08.09.2026 07:53:00
AA
 
  Avcılar'da facia yaşanabilirdi
  Avcılar'da facia yaşanabilirdi

Avcılar'da virajı alamayan İBB'ye bağlı asfalt kamyonunun alt geçit yoluna düşmesi sonucu sürücü yaralandı. Cihangir Mahallesi D-100 kara yolunun yan yolunda seyreden İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) bağlı 23 LF 218 plakalı asfalt kamyonu, virajı alamayarak sürücüsünün kontrolünden çıktı.

Yoldan çıkan kamyon, Avcılar Ambarlı Alt Geçidi'nin yoluna düşerek yan yattı. İhbar üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan sürücü, sağlık ekiplerince ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı.
Kaza nedeniyle alt geçit yolu çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı.

Kamyonun kaldırılmasına yönelik çalışma başlatıldı.

Vatandaşların verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada 31 zanlıya adli kontrol kararı

Vatandaşların kişisel verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada gözaltına alınan 27'si avukat 31 şüpheli adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı

08.09.2026 06:00:00
AA
 
 Vatandaşların verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada 31 zanlıya adli kontrol kararı
 Vatandaşların verilerini ele geçiren hukuk bürolarına yönelik soruşturmada 31 zanlıya adli kontrol kararı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesine ilişkin başlatılan soruşturma sürüyor. Bu kapsamda gözaltına alınan 31 şüphelinin sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'ndeki işlemleri tamamlandı.

Savcılıkta ifadeleri alınan 27'si avukat 31 şüpheli, adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine gönderildi.

Hakimlik talep doğrultusunda tüm şüpheliler hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.

Öte yandan, soruşturma kapsamında gözaltına alınan 4 şüphelinin ise savcılıktaki ifadesinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi.

Soruşturma

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, "Vatandaşlarımızın mahremiyeti bizim için dokunulmazdır" başlığıyla yaptığı paylaşımda, vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla ele geçirilmesi, ticari bir meta haline getirilmesi ve bu bilgiler kullanılarak vatandaşların mağdur edilmesinin asla kabul edilemez olduğunu vurgulamıştı.

Bu kapsamda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce çalışma yürütüldüğünü belirten Gürlek, vatandaşlara ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek, "panel" adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanıldığının tespit edildiğini aktarmıştı.

Gürlek, incelemeler sonucu yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik sistemiyle kullandırıldığının tespit edildiğini belirterek, "Bazı hukuk bürolarının da herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan vatandaşları, kişisel bilgilerine bu sistemler üzerinden ulaşarak 'borcunuz yasal takibe düştü', 'uzlaşma sürecini kaçırdınız', 'hakkınızda haciz işlemi başlatıldı' gibi gerçeğe aykırı ifadelerle mağdur ettiği anlaşılmıştır." ifadelerini kullanmıştı.

Soruşturmanın ilk aşamasında yasa dışı sistemi kuran, işleten ve gelir akışında yer aldıkları tespit edilen şüpheliler hakkında adli işlemler yapılarak 10 şüpheli hakkında kamu davası açıldığını, ardından soruşturmanın genişletildiğini belirten Gürlek, şunları kaydetmişti:

"Soruşturmanın genişletilmesiyle de yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verilmiş, 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemlerine başlanmıştır. Bu önemli soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturmada görev alan tüm kamu görevlilerimize canıgönülden teşekkür ediyorum. Hukuku istismar ederek hukuksuzluk yapan hiç kimsenin yanına kar kalmayacaktır."'''''''
 

Antalya'da ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına müdahale ediliyor

Antalya'nın Serik ilçesinde ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına ekiplerin müdahalesi sürüyor

08.09.2026 02:00:00
AA
 
Antalya'da ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına müdahale ediliyor
Antalya'da ormanlık ve tarım arazilerinin bulunduğu alanda çıkan yangına müdahale ediliyor

Deniztepesi ve Sarıabalı mahallelerinde henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye aracı sevk edildi.

Bölgedeki evler tahliye edilirken, 5 ev ve bazı seralar yangında kullanılamaz hale geldi.

Yanan bir evde bulunan engelli 3 kişi dumandan etkilendi.

Engelliler İbrahim, Hatice ve Kiraz Karaca, ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.

Öte yandan yangına müdahale eden özel bir şirkete ait kepçe şarampole devrildi.

Kazada yaralanan sürücü, hastaneye götürüldü.

Ekiplerin yangını kontrol altına almak için çalışması devam ediyor.


 

Yazın kulaklarımızdan niye daha çok çekiyoruz?


 
 
Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte kulak sağlığını olumsuz etkileyebilecek bazı yanlış alışkanlıklar daha sık görülüyor. Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ecem Sevim Akı, “Kulak kanalında gelişen dış kulak yolu enfeksiyonları (yüzücü kulağı) yaz aylarında belirgin artış gösterirken, bazı durumlarda orta kulak enfeksiyonları da görülebiliyor" dedi. 

08.09.2026 01:24:00
Murat Çorbacı
 
Yazın kulaklarımızdan niye daha çok çekiyoruz?
Yazın kulaklarımızdan niye daha çok çekiyoruz?

Yaz aylarında sıcaklıkların artmasıyla birlikte kulak sağlığını olumsuz etkileyebilecek bazı yanlış alışkanlıklar daha sık görülüyor. Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Ecem Sevim Akı, "Kulak kanalında gelişen dış kulak yolu enfeksiyonları (yüzücü kulağı) yaz aylarında belirgin artış gösterirken, bazı durumlarda orta kulak enfeksiyonları da görülebiliyor. Her iki tabloda da şiddetli kulak ağrısı, işitme kaybı, kulakta akıntı ve ateş gibi yakınmalar ortaya çıkarak hem çocukların hem de yetişkinlerin yaşam kalitesini düşürebiliyor" dedi. Dr. Akı, tatilde kulak enfeksiyonuna yol açan 6 hatayı ve alınabilecek basit ama etkili önlemleri açıkladı.

1. Havuz hijyenine dikkat etmemek... Yeterince dezenfekte edilmeyen havuzlarda bakteri, mantar ve bazı mikroorganizmalar kolayca çoğalabiliyor ve halk arasında 'yüzücü kulağı' olarak bilinen dış kulak yolu enfeksiyonuna (otitis eksterna) yol açabiliyor.

2. Kulağı uzun süre ıslak bırakmak ve yıkamaya çalışmak. Sudan çıktıktan sonra kulağın dış kısmının yumuşak bir havluyla nazikçe kurulanması, başın sağa ve sola eğilerek içeride kalan suyun kendiliğinden boşalmasının sağlanması kulak sağlığının korunmasına yardımcı olur.

3. Kontrolsüz kulak temizleme çubuğu kullanımı. Toplumumuzda kulak kirini pamuklu çubukla temizlemeye çalışmak çok sık yapılan hatalardan biri... Kulak kiri (serumen) aslında kulağı mikroplardan koruyan doğal bir bariyer görevi görür. Ancak pamuklu çubukla kiri dışarı çıkarmaya çalışmak, aksine kirin kulak kanalında daha derinlere itilmesine sebep olur ve dış kulak yolu cildinde hasar oluşturarak bakterilerin ve mantarların kolayca yerleşmesine zemin hazırlayabilir.

4. 'Basit bir su kaçması' diyerek önemsememek.

5. Kulaktaki tıkanıklığa müdahale etmek. Toplumda sık yapılan hatalı davranışlardan biri de; kulakta dolgunluk veya tıkanıklık hissedildiğinde zeytinyağı, sirke, alkol ya da farklı sıvılar damlatmak, yabancı cisimlerle kulağı temizlemeye çalışmak. Oysa bu yanlış uygulamalar kulak kanalını tahriş edebilir, mevcut enfeksiyonu ağırlaştırabilir ve kulak zarında hasara yol açabilir.

6. Kulak zarı deliklerinde ve ventilasyon tüp uygulamalarında önlem almamak. Kulak zarında delik bulunan veya ventilasyon tüpü uygulanmış kişilerde dış kulak yolu ve orta kulak arasındaki bariyer ortadan kalkar. Orta kulağın su ile teması halinde enfeksiyonlar görülebilir. Hastanın kulağı sudan koruması ya da özel kulak tıkacı kullanması gerekir.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.