logo
15 EKİM 2026

Vatandaşlık maaşı projesi -1-

Milli Devlet, Sosyal Devlet karakteri ve projeleri kapsamında, kişi temel hak ve hürriyetini korumanın yanı sıra vatandaşlık hakları çerçevesinde herkese vatandaşlık maaşı bağlayacaktır

08.09.2026 00:32:00
Haber Merkezi
 
Vatandaşlık maaşı projesi -1-
Vatandaşlık maaşı projesi -1-
Milli Devlet, Sosyal Devlet karakteri ve projeleri kapsamında, kişi temel hak ve hürriyetini korumanın yanı sıra vatandaşlık hakları çerçevesinde herkese vatandaşlık maaşı bağlayacaktır.

Bu maaş, Türkiye Cumhuriyeti'nin coğrafi sınırlarında yaşayan her bireyin hakkıdır. Bu zamana kadar Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmanın şuuru tam olarak kavranamadığı için, farklı etnik kökenlere mensup vatandaşlarımız, kendine farklı bir kimlik aramak veya başka güçlerin sözcülüğünü yapmak durumuna gelmiştir.

İnsanımız, karın tokluğuna çalışmak için dış ülkelere işçi olarak gitmiş, hatta geçim sıkıntısı, insanlarımızı başka ülkelerin vatandaşı olmaya yöneltmiştir. Sosyal Devlet projemiz ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak, özenilecek bir sıfat ve kimlik haline getirilecektir. Böylece milletimiz, başka milletleri örnek almayacak, askeri–sivili, kentlisi–köylüsü, genci –yaşlısı ile bir ve beraber olacaktır.







19. yüzyılda Batı'da, Türk tarihinin en ünlü uzmanlarından biri olan Leen Cahun şu gerçeğe dikkat çekmektedir: 

''Başka milletlerin aksine olarak Türklerde halkı besleyen, giydiren ve harçlığını veren hakandır. Onlarda vergi demek, halkın genel masrafı demektir. Eğer hakan, yurttaşlarının gelirini sağlayamayacak hale gelirse, onlara izin verir. Onlar da gidip nafakalarını başka bir hakanın bayrağı altında ararlar.

Türk hakanının, gece uyumaması ve gündüz dinlenmemesi, yalnız fakirleri besleyip giydirmek için değildir. O, Türkün şöhreti ve milletin şan ve şerefi için gece gündüz çalışmış ve çırpınmıştır. Mısır firavun'u, İran şahı ve Asur hükümdarı milletlerini kendi kişilikleri uğruna veya ilahlarının kudretini göstermek için ölüme yolladıkları halde; Türk hakanı, milletini yükseltmekten başka bir şey düşünmemiştir."

Nitekim Büyük Türk hakanı Oğuz Kağan ise duasında "Türk ülkesinde adaletten başka şey hüküm sürmesin… Türk yurdunda yoksulluk o kadar azalsın ki, fakirlik suç sayılsın…" demektedir.







Yukarıdaki örnekler dikkate alındığında, Sosyal Devlet anlayışının, Türk'ün tarihten gelen devlet anlayışı olduğu görülecektir. Milli Devlet'in "vatandaşlık maaşı projesi" ile bizim yapmak istediğimiz, "millet için devlet" anlayışının yeniden hayata geçirilmesidir.

Bu anlayış, milletini yedirip içirme ve her türlü ihtiyaçlarını karşılama şeklinde maddi konuları içerdiği gibi, tıpkı geçmişte olduğu gibi milletin kimliğinin muhafazası ve adının şerefle taşınması gibi manevi boyutu da olan bir hassasiyettir.

Bu projeye kaynak olarak, sadece Türkiye'nin zengin yeraltı kaynaklarını devreye koymak bile kâfidir. Zira Türkiye'nin yeraltı kaynakları, 3 trilyon dolar civarındadır. Senyoraj ve vergi gelirleriyle birlikte çalışan böyle bir Türkiye, yedisinden yetmişine tüm insanlarının vatandaşlık maaşını ve geçimini yüzlerce yıl karşılayabilecek güçte demektir.







Bütün vatandaşlarımıza verilecek olan vatandaşlık maaşı, tüketimde kullanılacağı için direkt olarak piyasalara yansıyacak ve tüketimi arttıracaktır. Bugün piyasalardaki durgunluk, tüketim yetersizliği ve talep darlığı düşünüldüğünde; söz konusu maaş uygu lamasının piyasaları çok olumlu yönde etkileyeceği ve ekonomiyi canlandıracağı muhakkaktır.

Bu bağlamda tüketim artışı, üretimi de tetikleyecektir; böylece ekonomide büyüme yakalanmış olacaktır.

Devlet, toplumun yasama, yürütme ve yargı mekanizmasıdır. Devlet, bir bakıma fertlerin kendisidir. Yani devlet, toplumun dışında bir güç, bir varlık değildir. Bu sebeple bizim toplumumuzda, 'devlet–i ebed müddet' fikri vardı.

Bu, devlet ebediyete kadar sürecek, ayakta kalacak demekti. Kundaktaki çocuğa bu terbiye veriliyor ve çocuk, bu nağmelerle yetişiyordu. Delikanlılık çağına geldiği zaman da o devleti ayakta tutmanın sevdasını yaşıyordu.







Biz, bu anlayışı bugün insanımıza veremedik, veremiyoruz. Ebedilik sıfatını devlete kazandırmamız lazım... Bizim, bir üstünlük psikolojisine girmemiz ve kendimize güvenmemiz zaruridir.

Bu üstünlük psikolojisine girmemiz, aslında insanlığa hizmettir. Çünkü bizdeki ölçüler, insanlığın ölçüleri olduğu zaman insanlık kurtulacaktır..." devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Arnavutköy'de yağış sonrası yol çöktü

Arnavutköy'de şiddetli yağışın ardından İSKİ tarafından altyapı çalışması yapılan ve yol düzenlemesinin henüz tamamlanmadığı belirtilen sokakta çökme meydana geldi. Çöken yolda bir hafif ticari araç mahsur kalırken, ihbar üzerine bölgeye gelen Arnavutköy Belediyesi ekipleri iş makineleriyle aracın kurtarılmasına yardımcı oldu. Olayda yaralanan olmadı

14.10.2026 12:24:00
İHA
 
Arnavutköy'de yağış sonrası yol çöktü
Arnavutköy'de yağış sonrası yol çöktü
Olay, Arnavutköy Mareşal Fevzi Çakmak Mahallesi Ören Sokak'ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, İstanbul'da etkili olan şiddetli yağışın ardından İSKİ ekiplerince daha önce çalışma yapılan ve yol düzenlemesinin tamamlanmadığı belirtilen sokakta çökme oluştu. Bu sırada sokaktaki bir ticari araç, çöken yolun içerisinde mahsur kaldı.






Altyapı çalışması yapılan yol yağışın ardından çöktü

Yağışın etkisiyle zeminde meydana gelen çökme nedeniyle hafif ticari araç bulunduğu yerden çıkamadı. Durumun bildirilmesi üzerine Arnavutköy Belediyesine bağlı ekipler iş makineleriyle olay yerine geldi.








Mahsur kalan aracın yardımına belediye ekipleri yetişti

Bölgeye ulaşan belediye ekipleri, iş makineleri yardımıyla çöken yolda mahsur kalan hafif ticari aracın çıkarılması için çalışma gerçekleştirdi. Olayda herhangi bir yaralanma yaşanmadı.













Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı

“Yazılı Basının Dijital Dönüşümü: Adaptasyon, Entegrasyon ve Sürdürülebilir Model Önerileri Çalıştayı”, farklı disiplinlerden çok sayıda akademisyenin katılımıyla gerçekleştirildi. Çalıştayın açılış konuşmasını yapan Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dijital dönüşümün editoryal sorumluluktan ekonomik sürdürülebilirliğe uzanan çok boyutlu bir süreç olduğunu vurguladı

13.10.2026 10:23:00
Haber Merkezi
 
Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı
Basın İlan Kurumu, yazılı basının dijital dönüşümünü çalıştayda masaya yatırdı
Medya ekosisteminin dijitalleşmeyle birlikte hızlı ve çok katmanlı bir dönüşüm yaşadığını belirten BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, gazeteciliğin matbu yayıncılığın sınırlarını aşarak hız, veri, etkileşim ve çoklu platform kullanımı ekseninde yeni bir evreye geçtiğini ifade etti.

"Dijital dönüşüm, basılı sayfaları dijital ortama taşımaktan ibaret değildir"

Okurların habere erişim alışkanlıklarındaki değişime ve dijital platformların giderek artan etkisine değinen Çay, uluslararası araştırmalarda da bu dönüşümü destekleyen verilerin ortaya çıktığını kaydetti. Genel Müdür Çay, dünya genelinde sosyal medya ve video ağlarının çevrim içi habere erişimde ilk kez haber kuruluşlarının kendi internet siteleri ve uygulamalarının önüne geçtiğini; çevrim içi haber videosunu haftalık olarak tüketenlerin oranının ise yüzde 77'ye ulaştığını aktardı.

Haberin okura ulaşmasında algoritmaların, içerik akışlarının ve tavsiye sistemlerinin belirleyici rolüne dikkat çeken Çay, dijital yayıncılıkta görünürlüğün artık yalnızca haberin içeriği ve yayımlandığı mecrayla sınırlı olmadığını vurguladı.

Kurumun görev alanında faaliyet gösteren iki binin üzerindeki süreli yayını da dikkate alarak dijital dönüşümün basın sektörü açısından güncel bir mesele olduğuna işaret eden Çay, konuya ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

"Dijital dönüşüm, yalnızca bir internet sitesi kurmak ya da basılı sayfaları dijital ortama taşımaktan ibaret değildir. Asıl üzerinde durmamız gereken husus, gazeteciliğin köklü üretim, doğrulama ve dağıtım zincirini yeni şartlara nasıl uyarlayacağımız ve bu dönüşümü kurumsal yapıya nasıl entegre edeceğimizdir.

Dijital dönüşümü; üretim biçimlerinden iş akışlarına, insan kaynağından teknik altyapıya, okurla kurulan ilişkiden gelir modellerine kadar basının bütün yapısını etkileyen çok boyutlu bir süreç olarak değerlendiriyoruz."

Haberlerin arama motorları, sosyal ağlar, video platformları ve farklı dijital arayüzler üzerinden dolaşıma girmesinin yayıncılara daha geniş kitlelere ulaşma imkânı sağladığını belirten Çay, bu durumun platformlara bağımlılık, dijital görünürlük ve okurla doğrudan ilişki kurma gibi yeni meseleleri de beraberinde getirdiğini ifade etti.

Yapay zekâ destekli bilgi erişiminin dönüşüme yeni bir boyut kazandırdığına dikkat çeken Çay, kullanıcıların arama motorlarında bağlantı aramak yerine yapay zekâ destekli sistemlerden doğrudan yanıt alma eğiliminin arttığını kaydetti.






"Akademik bilgi ile saha tecrübesinin buluşmasını istiyoruz"

Dijital dönüşümün ortaya çıkardığı ihtiyaçların yalnızca mevcut uygulamalar üzerinden değerlendirilmesinin yeterli olmayacağına işaret eden Çay, üniversitelerle iş birliğinin bu açıdan önemli bir rol üstlendiğini belirtti.

Kurum olarak çeşitli üniversitelerle iş birliği protokolleri imzaladıklarını hatırlatan Çay, temel amaçlarının akademik bilgi ve birikimi sahaya aktarmak, sahada edinilen tecrübelerin ve karşılaşılan sorunların da akademik çalışmalara katkı sağlamasını temin etmek olduğunu ifade etti.

Çalıştayın bu iş birliğini güçlendirmesini beklediklerini belirten Çay, akademisyenlerin bilgi ve birikimlerinden yararlanarak hem akademiye hem de basın sektörüne katkı sağlayacak sonuçlar elde etmeyi arzu ettiklerini dile getirdi.

Genel Müdür Çay, Basın İlan Kurumu ve SETA Vakfı iş birliğiyle gerçekleştirilen çalıştayın hem Kuruma hem de basın sektörüne fayda sağlayacağına inandıklarını kaydetti.






Akademisyenler sürdürülebilir model önerilerini değerlendirdi

Genel Müdür Çay'ın açılış konuşmasının ardından çalıştay oturumlarına geçildi. Prof. Dr. Faruk Taşçı'nın başkanlığında iki oturum hâlinde gerçekleştirilen çalıştayda akademisyenler, basın kuruluşlarının dijitalleşme sürecinde karşılaştıkları adaptasyon ve entegrasyon sorunları ile uygulanabilir ve sürdürülebilir model önerilerini ele aldı.

Oturumlarda yapay zekâ teknolojilerinin temel gazetecilik ilkelerine uygun biçimde kullanılması, bu sistemlerin mevcut yayın mekanizmalarına entegrasyonu ve dijital süreçlerin takibi için dinamik bir ölçüm modeli geliştirilmesinin gerekliliği vurgulandı.

Dezenformasyonla mücadelede teyit mekanizmalarıyla iş birliğinin artırılması, gazetecilik alanında bağımsız bir mesleki yeterlilik yapısının oluşturulması, iletişim fakülteleriyle müfredat uyumunun sağlanması ve yerel medyanın niş habercilik alanlarında bölgesel güç birlikleri oluşturması da öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.






"Basılı gazeteciliğin varlığını sürdürmesi bir güvenlik meselesidir"

Çalıştayda dile getirilen görüşleri değerlendiren BİK Genel Müdürü Abdulkadir Çay, dijital platformların artan nüfuzuna karşı basılı yayıncılığın varlığını sürdürmesinin bir güvenlik ve çeşitlilik meselesi olduğuna dikkat çekti. Yayıncılık sektörünü yaşatma ve destekleme yaklaşımının altını çizen Çay, statik değerlendirme yöntemleri yerine nitelikli haberciliği ve okur kitlesini öne çıkaran, teşvik odaklı, teknik ve dinamik sistemlere geçilmesinin önemini vurguladı.

Sektör paydaşlarının ortak hareket etme kültürünü geliştirmesi ve akreditasyon süreçlerinin sağlıklı bir veri tabanı üzerinden yürütülmesi gerektiğini de ifade eden Çay, çalıştaya katılan akademisyenlere ve katkı sunan tüm katılımcılara teşekkür etti.

Bugün tamamlanan çalıştayın sonunda, akademisyenlerin sunacağı bildiriler ve çözüm önerileri doğrultusunda yazılı basının geleceğine ve sektörün sürdürülebilirliğine ışık tutması hedeflenen bir sonuç bildirgesi hazırlanacak ve Basın İlan Kurumunun resmî internet sitesinden kamuoyuyla paylaşılacak.

Antalya-Isparta Karayolunda yolcu midibüsü devrildi: 1'i ağır 17 yaralı

Antalya-Isparta karayolunda yolcu midibüs devrilmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında 17 kişi yaralandı. Yaralılardan birinin durumunun ağır olduğu bildirildi

12.10.2026 13:55:00
İHA
 
Antalya-Isparta Karayolunda yolcu midibüsü devrildi: 1'i ağır 17 yaralı
Antalya-Isparta Karayolunda yolcu midibüsü devrildi: 1'i ağır 17 yaralı
Antalya-Isparta karayolunda yolcu midibüsünün devrilmesi sonucu trafik kazası meydana geldi. Kazanın ardından olay yerine ekipler sevk edilerek yaralılara müdahalede bulunuldu.






Antalya Valiliği tarafından yapılan açıklamada, ilk belirlemelere göre araçta bulunan 23 yolcudan 17'sinin yaralandığı, yaralılardan birinin sağlık durumunun ağır olduğu belirtildi. Olay yerine sevk edilen ekiplerin yaralılara yönelik gerekli müdahaleleri sürdürdüğü ifade edildi.

Açıklamada, kazayla ilgili gelişmelerin yakından takip edildiği ve kamuoyunun süreç hakkında bilgilendirileceği kaydedildi.









Olay yerine gelen Antalya Valisi Hulusi Şahin, kazayla ilgili ekiplerden bilgi aldı. Gazetecilere kısa bir açıklama yapan Şahin, "Yaralılarımızın durumu ağır değil, bu da bizim için en büyük teselli" dedi.

Öte yandan, midibüsün Tekirdağ Çerkezköy'den 23 yolcuyla çıktığı, Antalya'ya 25 km mesafe kala kaza geçirdiği öğrenildi.

Silifke'de sağanak sele dönüştü: Araçlar su içinde kaldı

Mersin'in Silifke ilçesinde etkili olan sağanak yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışın şiddetini artırmasıyla birlikte yollarda su birikintileri oluştu. Bazı bölgelerde yollar adeta göle dönerken, seyir halindeki küçük araçlar sel sularında ilerlemekte güçlük çekti ve bazı araçlar su birikintilerinde mahsur kaldı

12.10.2026 13:50:00
İHA
 
Silifke'de sağanak sele dönüştü: Araçlar su içinde kaldı
Silifke'de sağanak sele dönüştü: Araçlar su içinde kaldı
Hastane yolu ulaşıma kapandı

Aşırı yağış nedeniyle Silifke Devlet Hastanesi yolunda da ulaşım aksadı. Yolun suyla dolması üzerine araç geçişleri zorlaşırken, özellikle küçük araçlar ilerlemekte güçlük çekti. Büyük araçlar ise su birikintilerinin içerisinden kontrollü şekilde geçmeye çalıştı.






Yaşanan olumsuzluklar üzerine trafik polisleri bölgede önlem alarak sürücüleri dikkatli olmaları konusunda uyardı. Sel sularında mahsur kalan araçların kurtarılması için de çalışma yapıldı.









Mahsur kalan araçlar çekicilerle çıkarıldı

Yollarda biriken su nedeniyle araçlarında mahsur kalan sürücüler, kendi imkanlarıyla ilerleyemeyince yardım bekledi. Su içerisinde kalan bazı araçlar, olay yerine çağrılan çekicilerin yardımıyla bulundukları yerden çıkarıldı.








Sağanağın etkili olduğu bölgelerde ulaşımda aksamalar yaşanırken, sürücülerin suyla kaplanan yollarda dikkatli olmaları gerektiği belirtildi.

Manisa Valisi Özkan'dan yaralılara ziyaret: 13 kişi taburcu edildi

Manisa'nın Akhisar ilçesinde 11 kişinin hayatını kaybettiği, 26 kişinin yaralandığı feci kazanın ardından hastanelerdeki 13 yaralı taburcu edildi. Kazada yaşamını yitirenlerin cenazeleri ise işlemlerinin tamamlanmasıyla ailelerine teslim edildi

12.10.2026 07:00:00
İHA
 
Manisa Valisi Özkan'dan yaralılara ziyaret: 13 kişi taburcu edildi
Manisa Valisi Özkan'dan yaralılara ziyaret: 13 kişi taburcu edildi
Manisa Valisi Vahdettin Özkan, tur otobüsü ile çekicinin çarpışması sonucu yaralanan vatandaşları tedavi gördükleri Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi ve Manisa Merkez Efendi Devlet Hastanesi'nde ziyaret etti. Yaralıların sağlık durumları hakkında doktorlardan detaylı bilgi alan Vali Özkan, hastalarla ve hastanede bekleyen yaralı yakınlarıyla sohbet ederek geçmiş olsun dileklerini iletti.






Kazanın ardından çevredeki hastanelerde tedavi altına alınan 26 yaralıdan tedavisi tamamlanan 13 kişi taburcu edildi. Elim kazada yaşamını yitiren 11 kişinin cenazeleri ise kimlik tespiti ve adli işlemlerin tamamlanmasının ardından ailelerine teslim edildi.









Valilik kriz merkezi kuruldu

Öte yandan, kazanın hemen ardından Manisa Valiliği bünyesinde hızla bir kriz merkezi oluşturuldu. Kriz merkezi koordinasyonunda; Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürlüğü, İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı birimlerinden üçer kişilik özel destek ekipleri kuruldu.
 
Sahada görevlendirilen bu ekipler vefat edenlerin ve yaralananların aileleriyle anında iletişime geçerek, Manisa'ya gelen hasta ve cenaze yakınlarına ulaşım, konaklama ve psikososyal destek gibi tüm ihtiyaçlarında rehberlik edip destek sağladı.
 
 







Barınmadan ulaşıma her türlü destek sağlandı

Hastanede tedavisi tamamlanarak taburcu edilen yaralılardan 74 yaşındaki Bahriye Şener'in yakını, kaza sonrası süreçte devletin tüm kurumlarıyla yanlarında olduğunu belirtti. Bursa'dan geldiklerini ve kriz anından itibaren büyük bir destek gördüklerini ifade eden hasta yakını, Manisa Valisi ve İl Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin kendileriyle yakından ilgilendiğini; konaklama, yemek ve psikososyal destek gibi tüm ihtiyaçlarının eksiksiz karşılandığını kaydetti.
 
 







Hastanede çok iyi bir sağlık hizmeti aldıklarını aktaran Şener'in yakını, hastalarının sancıları bulunması nedeniyle Bursa'ya dönüşleri için kurumlar tarafından kendilerine özel bir sağlık aracı tahsis edildiğini dile getirdi. Tüm yetkililerin kendilerine iletişim numaralarını bırakarak sürekli irtibat halinde kaldığını ve kazazedelere ait şahsi eşya ile valizlerin jandarma ekiplerince bir hafta, on gün içinde tespit edilerek ailelere teslim edileceği bilgisini aldıklarını vurgulayan hasta yakını, süreçte emeği geçen Valilik, sağlık çalışanları ve jandarma ekiplerine teşekkür ederek kazada hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.






Maltepe'de çöken binanın beton örneklerinde deniz kabuğu görüldü

Maltepe'de 5 kişinin hayatını kaybettiği 7 katlı binanın çökmesinin ardından enkaz kaldırma çalışmaları sürerken, binadan alınan beton örneklerinin arasında deniz kabuğu görüldü. Görüntüler, binanın yapı malzemelerinin niteliğine ilişkin soru işaretlerini gündeme getirdi

09.10.2026 12:14:00
İHA
 
Maltepe'de çöken binanın beton örneklerinde deniz kabuğu görüldü
Maltepe'de çöken binanın beton örneklerinde deniz kabuğu görüldü
Maltepe'nin Cevizli Mahallesi'nde dün sabah saat 05.40 sıralarında 7 katlı binanın çökmesi sonucu 5 kişi hayatını kaybetti. Enkaz altında kalan vatandaşların çıkarılmasının ardından ekipler bölgede enkaz kaldırma çalışmalarına başladı.






Çalışmalar kapsamında ekipler, çöken binanın molozlarından beton örnekleri almaya başladı. Örneklerin alındığı sırada beton parçalarının arasında deniz kabuğu bulunduğu görüldü. Ortaya çıkan görüntüler, binanın yapımında kullanılan malzemelerin niteliğine ilişkin dikkat çekti.








Binadan alınan örneklerin incelenmesiyle birlikte çöküşün nedenine ve yapının dayanımına ilişkin teknik değerlendirmelerin netleşmesi bekleniyor.






Kastamonu'da 14 aydır ulaşıma kapalı olan yol için vatandaşlardan tepki

Kastamonu'nun Cide ilçesinde heyelan sebebiyle 14 aydır ulaşıma kapalı olan Cide-Bartın kara yolunda ulaşım 5 kilometrelik köy yolunda sağlanıyor. Servis yolunda yaşanan kazalar sebebiyle saatlerce beklemek zorunda kaldıklarını söyleyen vatandaşlar, ana yoldaki çalışmaların bir an önce tamamlanmasını istedi

09.10.2026 12:11:00
İHA
 
Kastamonu'da 14 aydır ulaşıma kapalı olan yol için vatandaşlardan tepki
Kastamonu'da 14 aydır ulaşıma kapalı olan yol için vatandaşlardan tepki
Kastamonu'nun Cide ilçesi ile Bartın'ı birbirine bağlayan kara yolu, Kalafat Mahallesi mevkiinde yaklaşık 14 ay önce meydana gelen heyelanlar sebebiyle ulaşıma kapalı bulunuyor. Karayolları tarafından heyelan sebebiyle çöken yolun onarılması için başlatılan çalışmalar sürdürülürken, ulaşım ise 5 kilometrelik köy yolundan sağlanıyor. Tek şeritli köy yolunda özellikle büyük tonajlı araçların karşılıklı geçiş yapamamaları ve yaşanan kazalar sebebiyle trafikte aksaklık yaşanıyor. Meydana gelen trafik kazaları, sebebiyle servis yolu zaman zaman trafiğe kapanıyor. Araç kuyruklarının oluştuğu servis yolunda vatandaşlar uzun süre beklemek zorunda kalıyor.






İlçenin Kastamonu il merkezine uzak olması sebebiyle Bartın Devlet Hastanesine giden ya da farklı şehirlere gitmek için güzergahı kullanan otobüsler ve araçlardaki vatandaşlar, yoldaki ulaşım problemleri sebebiyle mağdur olduklarını söyledi. Kış mevsiminde servis yolunda sık sık kazaların yaşanabileceğini söyleyen vatandaşlar, çalışmaların bir an önce tamamlanmasını istediklerini ifade etti. Yaşanan kazalar sebebiyle saatlerce yolun açılmasını beklemek zorunda kaldıklarını belirten vatandaşlar, ana yoldaki onarım çalışmalarının ise çok yavaş ilerlediğini savundu.









"Çok ciddi bir trafik güvenliği tehlikesi var"

Trafikte Haklarım Platformu Kurucusu Yasemin Usta, bölgede yaşayan vatandaşların uzun süredir ulaşım problemi yaşadığını ve bu problemin bir an önce çözülmesi gerektiğini kaydederek, "Saat 12.30'da İstanbul istikametine gitmek için Cide'den yola çıktık. Ama servis yolunda kaza olduğu için bütün otobüsler bekliyor. Yol ne zaman açılacak, bilmiyoruz. Ulaşım uzun süredir kullanılmayan ana yol sebebiyle köy yoluna yönlendiriliyor. O da zorlu bir yol. Burada yaşayan insanların yaş ortalaması çok yüksek. Cide Devlet Hastanesinde her uzmanlık alanında doktor olmadığı için Bartın'a çok fazla hasta gidiyor. Maalesef yolun böyle olması da hastaların ciddi problemler yaşamasına sebep oluyor. Köy yolu da gelişli-gidişli çok dar bir yol. Büyük bir araç geçerken diğerine yol vermek zorunda. Çok ciddi bir trafik güvenliği tehlikesi de var. Şu an havalar iyi. Önümüzdeki aylar itibarıyla yağışlar artacak, kar yağacak. Burada ulaşım daha zor olacak. Yetkililere sesleniyoruz, ne olur ivedilikle bu yolun bitirilmesini sağlasınlar. Yoksa çok daha büyük trafik kazaları yüzünden acılar yaşayabiliriz. Bu mağduriyetlerin giderilmesi için Cide'de yaşayan vatandaşlar adına rica ediyorum, çalışmalar bir an önce tamamlansın" dedi.









"Bu yolları tehlikeli bir şekilde geçmek zorunda kalıyoruz"

' Yolu kullanan Şaban Çağlayan ise, "Çökmesi sebebiyle yolumuzun kapalı olması 1,5 yılı geçti. Henüz yol açılmadı. Herhangi bir çalışma da olmadığı için bu köy yolunu kullanıyoruz. Araçlarımız bekliyor. Her otobüste 30-40 kişi var. Bu insanlar mağdur oluyor. Biz de mağdur oluyoruz. Bu yolları tehlikeli bir şekilde geçmek zorunda kalıyoruz. Kaza ihtimali fazla oluyor. Şu an hava iyi ama kar, yağmur yağdığı zaman burası daha kötü olacak. Zor geçiyoruz" diye konuştu.

"Bu yol çilesi hiç bitmiyor"

Muyasser Ekşi de eşinin sağlık problemleri sebebiyle yolu sık sık kullandıklarını ifade ederek, "Benim eşim kalp hastası. Biz sürekli tedavimiz için İstanbul'a gidip geliyoruz. Bartın'a, Zonguldak'a kadar gidene kadar sürekli vakit kaybediyoruz. Ya yolda bir şey oluyor. Mesela benim eltimin kardeşi bu yolda vefat etti. Bu yol çilesi hiç bitmiyor. Yukarda büyük bir araç kaza yapmış, 1 saattir yolun açılmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.

Vali yardımcısının intihar ettiği ortaya çıktı

Afyonkarahisar'da silahla vurulmuş halde ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan Vali Yardımcısı İhsan Ayrancı'nın intihar ettiği ortaya çıktı

09.10.2026 00:10:00
İHA
 
Vali yardımcısının intihar ettiği ortaya çıktı
Vali yardımcısının intihar ettiği ortaya çıktı
Olay, kent merkezindeki termal bir tesiste meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, kafasından silahla vurulan Afyonkarahisar Vali Yardımcısı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri İhsan Ayrancı ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan yoğun müdahaleye rağmen Ayrancı kurtarılamayarak hayatını kaybetti.








Olay yeri inceleme ekiplerinin Ayrancı'nın cenazesi üzerinde yaptığı incelemelerin ardından naaşı, otopsi yapılmak üzere Afyonkarahisar Devlet Hastanesi Adli Tıp Kurumu morguna götürüldü. Yapılan incelemelerde Ayrancı'nın kendine ait beylik silahıyla kafasına tek el ateş ettiği tespit edildi. Olay sonrası Afyonkarahisar Valisi Naci Aktaş, İl Emniyet Müdürü Gökhan Demirtola ve kurum müdürleri hastaneye gelerek bilgi aldı.








Afyonkarahisar Valiliğinin resmi sosyal medya hesabından yayınlanan başsağlığı mesajında, yaşanan üzüntü dile getirildi. Evli ve iki çocuk babası olduğu öğrenilen Ayrancı'nın ölümüyle ilgili başlatılan geniş çaplı soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Maltepe'de hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belli oldu

İstanbul Maltepe'de 7 katlı binanın 3 katının çökmesi sonucu hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belli oldu. Hayatını kaybedenlerin Gülce Turhan ve Ahmet Muhammet İnan oldukları öğrenildi

08.10.2026 14:13:00
İHA
 
Maltepe'de hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belli oldu
Maltepe'de hayatını kaybeden 2 kişinin kimlikleri belli oldu
Maltepe Cevizli Mahallesi Doğu Sokak'taki 7 katlı binada saat 05.40 sıralarında meydana gelen olayda binanın 3 katında çökme yaşandı. İhbar üzerine olay yerine sevk edilen ekipler arama kurtarma çalışması başlattı.






Çalışmalarda 2 kişinin hayatını kaybettiği belirlenirken, 2 kişiyi de arama kurtarma çalışmaları sürüyor. Hayatını kaybeden vatandaşların kimlikleri belli oldu. 






Vatandaşların Gülce Turhan ve Ahmet Muhammet İnan oldukları öğrenildi.

Yapıların sinsi düşmanı: Korozyon

Binalarda korozyon, betonarme yapıların içerisinde bulunan taşıyıcı çelik donatıların (inşaat demirlerinin) çevre faktörleri, nem ve kimyasal etkilerle reaksiyona girerek kimyasal ve elektrokimyasal yollarla aşınması, paslanması ve işlevini kaybetmesi olayıdır

08.10.2026 12:36:00
Hasan Gündoğdu
 
Yapıların sinsi düşmanı: Korozyon
Yapıların sinsi düşmanı: Korozyon
Beton, yüksek pH derecesi (yaklaşık 12,5 - 13,5) sayesinde normal şartlarda içerisindeki çeliği paslanmaya karşı koruyan pasif bir alkali tabaka oluşturur. Ancak bu koruyucu tabaka bozulduğunda veya beton içerisine su ve gaz girişi yaşandığında korozyon süreci başlar.






Binalarda Korozyonun Temel Nedenleri

Korozyon tek bir sebebe bağlı olmaktan ziyade, malzeme kalitesizliği ile çevresel etkenlerin bir araya gelmesiyle tetiklenir:

Su ve Nem Teması: Su, korozyon reaksiyonunun gerçekleşmesi için en temel iletkendir. Yalıtımsız temeller, sızdıran çatı ve tesisatlar ile nemli bodrum katları demirin oksitlenmesini hızlandırır.

Karbonatlaşma: Havadaki karbondioksit gazı, betonun gözeneklerinden içeri sızarak betonun alkali yapısını bozar ve pH değerini 9'un altına düşürür. Bu durum demiri koruyan pasif tabakayı ortadan kaldırır.






Klorür İyonu Saldırısı: Deniz kenarındaki yapılarda tuzlu rüzgarlar, deniz kumu kullanılan binalar veya kışın buz çözücü tuzların kullanıldığı alanlar klorür iyonlarının betona nüfuz etmesine yol açar. Klorür, çelikte yerel ve derin çukurlaşma tipi korozyona neden olur.

Pas Payı (Beton Örtüsü) Yetersizliği: Demirin betonun dış yüzeyine çok yakın yerleştirilmesi (< 2-3 cm), dış etkenlerin doğrudan ve hızlı şekilde çeliğe ulaşmasına imkan tanır.

Betondaki Segregasyon ve Gözenekler: Uygun şekilde sıkıştırılmayan, yerleştirilmeyen veya kalitesiz betonlarda oluşan boşluklar nem ve havanın donatıya ulaşmasını kolaylaştırır.






Korozyon Binalara Nasıl Zarar Verir?

Korozyon sadece demirin renginin değişmesi değil, yapının statik dengesini bozan zincirleme bir tahribat sürecidir:

Kesit Kaybı: Demir paslandıkça incelir. Kesit alanı küçülen donatı, üzerine düşen çekme gerilmelerini taşıyamaz hale gelir.

Hacim Genişlemesi ve Betonun Çatlaması: Demir paslandığında oluşan demir oksit, orijinal çelik hacminin yaklaşık 2 ila 6 katı büyüklüğe ulaşır. Bu hacim artışı beton içten dışa doğru devasa bir çekme gerilmesine maruz bırakır.

Beton Kabuk Atması: İçten genleşen beton zamanla çatlar ve donatının üzerindeki beton parçalar halinde dökülür. Demirin dış ortamla teması tamamen açık hale gelir ve korozyon katlanarak hızlanır.

Aderans (Yapışma) Kaybı: Beton ile çeliğin birlikte hareket etmesini sağlayan sürtünme ve tutunma kuvveti (aderans) tamamen kaybolur. Bu durum yapının bütünselliğini yok eder.






Korozyon Sebebiyle Bina Yıkılabilir mi?

Evet, korozyon binaların kendiliğinden veya hafif bir depremde dahi aniden yıkılmasına yol açabilen ana faktörlerden biridir.

Binalarda kolon ve kiriş gibi taşıyıcı elemanlar, üzerlerindeki yükü çelik ve betonun ortak çalışmasıyla taşır. Korozyon nedeniyle taşıyıcı kapasitesi %30 ile %50 oranında azalan bir kolon, binanın kendi ölü yükünü taşıyamaz hale gelebilir.

Türkiye'deki geçmiş deprem incelemelerinde (1999 Gölcük, 2020 İzmir ve 2023 Kahramanmaraş depremleri) yıkılan veya ağır hasar alan yapılarda korozyonun taşıyıcı donatı kesitlerini ciddi oranda incelttiği tespit edilmiştir. 10-15 yıl boyunca yoğun su temasına maruz kalmış yalıtımsız bir binada, donatı çapının fısıltı gibi eriyerek yarı yarıya düştüğü vakalar sıkça görülmektedir.






Korozyona Karşı Alınması Gereken Önlemler

Korozyonla mücadele hem yapım aşamasında hem de mevcut yapılarda doğru adımların atılmasını gerektirir:

İnşaat Aşaması: Su Yalıtımı (Su Yalıtım Membranları). Temel, perde duvar ve ıslak hacimlerde kesintisiz su yalıtımı yapılmalıdır.

Malzeme Seçimi: Düşük Geçirgenlikli Beton (W/C Oranı). Su/çimento oranı düşük (<0,45), kaliteli ve durabilitesi yüksek hazır beton kullanılmalıdır.

Uygulama: Yeterli Pas Payı (Beton Örtüsü). Donatının dış etkenlerden korunması için projesine uygun pas payı elemanları (pas payı klipsi) kullanılmalıdır.

Kullanılan Donatı: Nervürlü ve Kaliteli Çelik. Deniz kumu ve klorür içeren agregalar kullanılmamalı, korozyona dayanıklı çelik tercih edilmelidir.

Mevcut Binalar: Korozyon Onarımı & Güçlendirme. Paslı demirler kumlama ile temizlenmeli, korozyon önleyici astar sürülmeli ve yapısal tamir harçları kullanılmalıdır.

Korozyon, belirtileri dışarıya vurana kadar içten içe ilerleyen sinsi bir süreçtir. Yapılarda temel yalıtımına özen gösterilmesi, su sızıntılarının anında giderilmesi ve düzenli bina bakımının aksatılmaması yapının ömrünü ve deprem güvenliğini doğrudan belirler.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.