logo
28 EYLÜL 2026

Kalp ve nefis

Âdem ve diğer peygamberler beşeri duyguların hepsine sahipti. Onların da kendilerine göre istek duydukları şeyler vardı. Ancak onlar, nefislerine karşı durup, Rablerinin rızasını ararlardı

24.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
Kalp ve nefis
Kalp ve nefis
"Âdem ve diğer peygamberler beşeri duyguların hepsine sahipti. Onların da kendilerine göre istek duydukları şeyler vardı. Ancak onlar, nefislerine karşı durup, Rablerinin rızasını ararlardı.

Âdem Peygamber cennette bir arzu duydu; orada iken bir hata işledi. Sonra tövbe etti, bir daha ona dönmedi. Onun arzusu övülmeye değer. Çünkü iyi niyeti vardır; Hak civarından ayrılmak istemiyordu.
Peygamberler her zaman nefislerine karşıdırlar; tabi arzu ve şehvetlerini yenerler; hakikat yönünden meleklere katılıncaya kadar çalışırlar. Nefislerini yenmek için çok çabalar ve bu yolda çok gayret sarf ederler…

Allah Resulü (s.a.a.v.) şöyle buyurur: "Şu insanoğlunda bir et parçası vardır ki, o doğru olduğu zaman, onun diğer bütün uzuvları doğru olur. O bozuk olduğu zaman ise onun diğer uzuvları bozuk olur. Haberiniz olsun ki, bu et parçası kalptir." 

Bütün deva Hakk'a teslim olmakta, sebeplerle ilişkiyi kesmekte ve kalpten sahte Rableri söküp atmaktadır.

Deva, Allah'ı sadece diliyle değil, kalbiyle de birlemektedir. Tevhid ve zühd, beden ve dilde olmaz.

Tevhid, zühd, takva, marifet, Hak bilgisi, Allah sevgisi, Allah'a yakınlık hepsi kalptedir.







İnsanın dış yapısı dünyadan, kalbi öbür âlemden, sırrı Mevla'dan ayrı olmaz. Bunların biri nerede ve ne ise öbürü de onunla ve odur.

Sır kalbe, kalp itminan derecesine çıkan nefse ve bu dereceyi bulan nefis ise bütün bünyeye yani duygulara hâkimdir…
   
Allah kalp zeminini, marifet ve ilim karargâhı kıldı. Hak Teâlâ o zemine gece gündüz üç yüz altmış nazar kılar…

Semadan yere yağmur yağar, ondan bitkiler biter. İşte bunun gibi yücelerden inen rahmet tecellisi, temiz kalplere gelir, geldiği yeri güzel kılar.

İlahi rahmetin indiği kalpte, ağaçlar ve meyveler olur. Orada çıplak ovalar, geniş yaylalar vardır. Denizler ve ırmaklar bulunur. İnsan, cin, melek ve bütün ruhların toplanma yeri orasıdır.

Bu anlatılan şeyler akılların ötesine aittir. Yalnız, İlahi İradenin tesiridir. Bunu bilmek ve anlamak, Hakk'ın kulları arasından seçtiği fertler içinde bazı kimselere nasip olur…







Allah hiçbir insan için bir sinede iki kalp yaratmamıştır

Dolayısıyla hem Yaratan'ı, hem de yaratılanı seven bir kalp sıhhat bulamaz. İçinde hem dünyanın hem de ahiretin bulunduğu bir kalp de öyle…

Kalplerin bilgisi arttıkça Efendisine yaklaşır. İçinde dünya sevgisi olan kalpler ise Allah'tan mahrumdur. İçinde ahiret sevgisi taşıyan kalpler de Allah'a yakınlıktan mahrumdur.

Dünyaya ne kadar rağbet edersen ahirete rağbetin (isteğin) o kadar azalır. Ahirete de ne kadar çok rağbet edersen Hakk'a duyduğun sevgi o kadar azalır…

Mü'minin üç gözü vardır. Baş gözüyle dünyaya bakar, kalp gözüyle ahirete, sır gözüyle ise Hakk'a.

Baş gözü dünya ile birlikte fani olur; kalp gözü ahiretle birlikte fani olur; sır gözü ise dünyada ve ahirette Hak nezdinde baki kalır. Çünkü dünyada ve ahirette hep O'na nazırdır.

Bu evsafı taşıyan bir mü'min, halkın içinde hayat sürüyorsa onlar için rahmet vesilesi olur.







Allah'tan yüz çeviren ve Hakk'ı inkâr eden bir kalp esas şeklini yitirmiştir.

Kulun bedbahtlığının belirtisi katı kalpliliği, elde edemeyeceği arzuların peşinde koşması, elinde olanı vermek konusunda cimrilik etmesi, emir ve yasakları önemsememesi ve başına bir sıkıntı gelince önemsememesidir. Bu sıfatta birini gördüğünüz de bilin ki o bedbahtın tekidir.

Katı kalpli olan, kimseye acımaz. Ne sevinçte ne üzüntüde gözünden bir damla yaş akmaz. Çünkü onun donukluğu kalbinin katılığının belirtisidir.

O boğazına kadar günah ve zelle bataklığına batmış iken, hiç ulaşmayacağı arzuların peşinde koşturup dururken, kısmetinde olmayan şeylerin peşine düşerken ve nimet sahiplerini kıskanırken nasıl kalbi katılaşmasın ki!

Farz olan zekâtı bile vermekte cimrilik ederken, kefaretleri ve adakları ödemezken, akrabalarının halini vaktini soruşturmazken, borçlarını vadesinin gelmesine ve ödeyecek durumu olmasına rağmen ödemeyip inkâr ederken, başkalarına değil ihsanda bulunmak, haklarını bile esirgerken kalbi nasıl katılaşmasın ki! Bütün bunlar katı kalpliliğin belirtileridir.

Allah (c.c.); "Mü'minlerin Allah'ı saygıyla anıp da O'nun katından gelen Kur'an ayetleri karşısında kalplerinin yumuşama zamanı gelmedi mi?"   buyurmuştur." (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden) 

Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?

Şehirleşmede az katlı yapılaşma (örneğin maksimum 3-4 kat), deprem risk yönetimi, kentleşme politikaları ve zemin mekaniği açısından çok katmanlı bir konudur

24.09.2026 13:49:00
Hasan Gündoğdu
 
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Kat sayısı ve deprem güvenliği: Megakentlerde az katlı yapılaşma mümkün mü?
Düşük Katlı Yapılaşma Deprem Yıkımını ve Ölüm Riski Azaltır mı?

Evet, belirgin şekilde azaltır; ancak bu durum tek başına tam bir güvenlik garantisi değildir.






Avantajları (Neden riski düşürür?):

Daha Az Yapısal Yük ve Kütle: Deprem kuvveti, yapının kütlesi ile doğru orantılıdır. Bina ne kadar hafifse, deprem anında yapıya etki eden yatay atalet kuvveti o kadar az olur. 3 katlı bir bina, 12 katlı bir binaya göre zeminden çok daha az kuvvet alır.

Periyot Uyuşması (Rezonans) Riskinde Azalma: Yumuşak, alüvyonal zeminler (örneğin İstanbul'daki sahalar, Avcılar veya Bakırköy sahilleri) deprem dalgalarını büyüterek uzun periyotlu salınımlar üretir. Yüksek binaların doğal salınım periyotları da uzun olduğundan, zeminle rezonansa girerek yıkılma riskleri artar. Az katlı yapılar ise kısa periyotludur ve bu rezonans etkisinden daha az etkilenir.

Tahliye ve Müdahale Kolaylığı: Yıkım yaşansa dahi 3 katlı bir binadan canlı kurtulma imkânı, enkaz altından çıkarılma süresi ve ilk saniyelerde binayı terk edebilme şansı çok daha yüksektir.

İkincil Felaketlerin Azalması: Yüksek binalarda yangın, gaz kaçağı veya merdiven çökmesi gibi ikincil riskler tahliyeyi kilitlerken, az katlı yapılarda bu riskler daha kolay kontrol edilir.






İstisnalar ve Yanılgılar:

Az katlı bina "mühendislik hizmeti almamışsa" yine yıkılır. Türkiye'de 1999 Gölcük ve 2023 Kahramanmaraş depremlerinde yıkılan binaların hatırı sayılır bir kısmı 2-4 katlı, imarsız veya mühendislik kurallarına uyulmadan yapılmış yapılardı. Dolayısıyla kat sayısını düşürmek; kötü beton, kalitesiz işçilik ve donatı eksikliğinin yerini tutmaz.

İstanbul, Ankara ve İzmir Gibi Büyükşehirlerde Doğrudan Uygulanabilir mi?

Mevcut şehir merkezlerinde birebir uygulamak kısa ve orta vadede "arazi ve nüfus yoğunluğu" nedeniyle imkânsıza yakındır; ancak çevresel gelişme alanlarında uygulanabilir.






Uygulamanın Önündeki Temel Engeller

Arazi Kıtlığı ve Nüfus Yoğunluğu (Emsal/Arsa Problemi):
• İstanbul'un nüfusu yaklaşık 16 milyondur. Mevcut yapılarda ortalama kat adedi 5 ila 8 arasındadır.
• Mevcut bir 8 katlı binayı yıkıp yerine 3 katlı bina yapmak, bağımsız bölüm sayısını %60 azaltmak demektir. Bu durumda 8 dairelik binada yaşayan 5 aile evsiz kalır veya hak sahiplerine finansal olarak sunulabilecek bir dönüşüm modeli kalmaz (müteahhit finansmanı imkânsızlaşır).

Kentsel Sıçrama ve Lojistik Yükü:
• Aynı nüfusu 3 katlı binalarla barındırmak, şehirlerin coğrafi olarak 2-3 kat daha geniş bir alana yayılması demektir (Kentsel Sıçrama).
• Bu durum doğa rezervlerinin, su havzalarının ve tarım alanlarının yok olmasına; altyapı, kanalizasyon, yol ve toplu taşıma maliyetlerinin katlanarak artmasına yol açar.






Bu Model Büyükşehirlerde Nasıl Uygulanabilir? (Çözüm Modelleri)

Megakentlerde 3 katlı yapılaşmayı mantıklı ve sürdürülebilir bir şekilde hayata geçirmek için bölgesel ve kademeli bir planlama şarttır:

"Zemin Odaklı" Kademeli İmar Sınırlaması

Şehrin tamamında değil, zemin mukavemeti düşük alanlarda kat kısıtlamasına gidilmelidir:

• Çok Yüksek Riskli Zeminler: Alüvyonlu, sıvılaşma riski yüksek sahil şeritleri veya dere yataklarında (örn. İstanbul sahil hatları, İzmir Bayraklı/Karşıyaka alüvyon düzlükleri) imar en fazla 3 kat ile sınırlandırılmalıdır.
• Sağlam Kayalık Zeminler: Zemin emniyet gerilmesi yüksek kayaç alanlarda (örn. İstanbul'un kuzey ilçeleri, Ankara'nın tepelik bölgeleri) radye temel ve tünel kalıp gibi doğru mühendislik teknikleriyle yüksek katlı yapılara izin verilmeye devam edilebilir.






Uydu Kentler ve "Yatay Şehirleşme" Çeperleri

Şehir merkezlerindeki yoğunluğu azaltmak için merkeze hızlı raylı sistemlerle bağlı yeni uydu kentler kurulmalıdır:

• Merkeze 30-40 km mesafede, zemin yapısı sağlam yeni alanlarda maksimum 3-4 katlı, bahçeli veya avlulu yatay mimari konut alanları inşa edilebilir.
• İstanbul için Kuzey Marmara aksı veya Arnavutköy/Çatalca sınırındaki uygun zeminli alanlar; Ankara için Eskişehir yolu veya Batıkent dış aksları bu model için örnektir.

Finansal Transfer ve "İmar Hakkı Transferi"

Eğer riskli zemindeki 6 katlı bir bina yıkılıp yerine 3 katlı bina yapılacaksa, kaybolan 3 katın imar hakkı maliklerin elinden alınmamalıdır:

• Kent merkezinde katı düşürülen mülk sahibine, belediye tarafından yeni geliştirilen çeper bölgelerdeki projelerden hisse/daire imkânı ("İmar Hakkı Transferi") tanınabilir.
• Böylece vatandaş finansal kayba uğramadan daha güvenli ve düşük katlı bir konut alanına geçiş yapabilir.






Mühendislik ve Yapı Teknolojisi Değişimi

Sadece betonarme değil, Hafif Çelik ve Ahşap Karkas (CLT - Çapraz Lamine Ahşap) yapı sistemleri teşvik edilmelidir:

• 3 kata kadar olan yapılarda çelik ve ahşap karkas teknolojileri depreme karşı neredeyse sıfır yıkım riski sunar ve yapım süreleri son derece kısadır.

Düşük katlı binalar deprem güvenliği açısından mühendislik yükünü hafifleten, can kaybı riskini dramatik şekilde düşüren en etkili mimari araçlardan biridir. Ancak İstanbul, Ankara ve İzmir gibi metropollerde tüm şehre tek tip "maksimum 3 kat" kuralı getirmek arazi ve nüfus gerçekleriyle bağdaşmaz.

İdeal çözüm; mikro-bölgeleme (zemin etütleri) yapılarak sıvılaşma ve risk taşıyan hatlarda kat sayısının 3 ile sınırlandırılması, sağlam zeminlerde ise sıkı denetimli yüksek yapılara izin verilerek şehir çeperlerinde yatay mimariye dayalı uydu kentlerin planlanmasıdır.

Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı

Amasya'da yolcu otobüsünün bariyerlere çarparak şarampole uçtuğu kazada yaralanan 24 kişi tedavi altına alındı. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi

22.09.2026 04:00:00
İHA
 
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Amasya'da yolcu otobüsü şarampole uçtu: 2'si ağır 24 yaralı
Edinilen bilgiye göre, İstanbul'dan Ağrı istikametine giden M.S idaresindeki 04 ABG 628 plakalı Has Ağrılı firmasına ait yolcu otobüsü, Amasya'nın Merzifon ilçesine bağlı Gökçebağ köyü mevkiinde kontrolden çıkarak bariyerlere çarpıp şarampole uçtu.








Olay yerine AFAD, acil sağlık, polis ve jandarma ekipler, sevk edildi. Kazada 24 kişi yaralandı. Yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.









Kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Yaralanan 20 yolcu ve 4 mürettebat facianın eşiğinden döndü. Yaralılardan ikisinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.








logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.