logo
17 MAYIS 2026

Kanserden korkma, geç kalmaktan kork

Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Gülcan, “Kanser hastasının tedavi şansı kanser tanısı konulur konulmaz ameliyatla çıkartılması mümkün olan tümörlerde, tümörün en erken dönemde çıkartılması ile artar” dedi

01.02.2012 00:00:00
Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Hüseyin Gülcan iğne biyopsisinin nadiren kanserin yayılmasına neden olabildiğini, ancak geçmişte daha kalın iğneler kullanılması yüzünden yayılma riskinin daha fazla olduğunu belirtti. Gülcan, “Bu tür kitlelerde kitlenin kanseröz olduğu düşünülürse cerrah o kitlenin cerrahi olarak çıkartılması ile kanserin yayılmasını engellemektedir. Başka bir yanlış düşünce ise ameliyat sırasında kanserin hava ile temas etmesinin kanseri yaydığıdır.
Ameliyattan önceki döneme göre ameliyat sonrası kendisini kötü hisseden hastalar bunu düşünebilir. Havayla temas ettiği için kanser yayılmaz. Eğer buna inanarak ameliyat olmayı reddederseniz tedavinin başarı şansını azaltabilirsiniz” ifadelerini kullandı. Dr. Gülcan yılda ortalama 8 milyon insan kanser nedeniyle hayatını kaybettiğini, bu ölümlerin oranının sosyo ekonomik düzeyi düşük bölgelerde tanıdaki gecikme ve tedavideki yetersizlikler nedeniyle daha yüksek olduğunu vurguladı. Gülcan, “Kanser tanısının erken konmasının tedavide başarı oranını artırmaktadır. Cerrahi tedavi kanser tedavisinde kullanılan en eski tedavi yöntemlerinden biridir. Kanser tanısının ve kanserin yayılımının belirlenmesinde önemli görevi vardır. Cerrahi tedavideki gelişmeler pek çok hastanın başarılı bir şekilde ameliyat edilmesine izin vermektedir. Bugün pek çok kanser türünde özellikle hastalık vücudun diğer bölgelerine yayılmadı ise ameliyatla kanser tedavisinin mümkündür.” dedi.

Tedaviyi planlayan ekip uzman olmalı
Op. Dr. Hüseyin Gülcan, “Onkolojik cerrahide multidisipliner yaklaşım büyük önem arz etmektedir. Kanser hastasının kendisi ve yakınlarını fiziksel ve ruhsal olarak tedaviye hazırlama konusunda tedaviyi planlayan ekip yetkin olmalıdır. Aynı zamanda operasyondan sonraki süreçte hastanın günlük hayatındaki beslenmesinden fiziksel aktivitesine, psikolojik ve sosyal durumlarından alternatif tedavi seçimi kararına kadar destek verme konusunda hastanın yalnız bırakılmaması çok önemlidir. Ameliyattan önce kanser hastasının iyi bir hazırlık süreci geçirmesi ameliyattan en iyi sonucu almasını sağlar. Ameliyat sonrası iyi bir dönem geçirmesi için hiç kimsenin baskısı olmadan ameliyat olmaya kendisi karar vermelidir. Kanser hastasının tedavi şansı kanser tanısı konulur konulmaz ameliyatla çıkartılması mümkün olan tümörlerde tümörün en erken dönemde çıkartılması ile artar. Bazen kanserin tedavisi için sadece cerrahi tedavi yeterli iken, bazı durumlarda ameliyattan sonra tedaviyi sağlamak için hastanın kemoterapi, radyoterapi ve biyolojik tedavi alması gerekebileceğini belirterek öncelikli olarak sağlıklı beslenmek kanserojen etkenlerden korunmak ve belirli dönemlerde sağlık kontrollerinden geçmenin büyük önem arz eder” ifadelerini kullandı. (İHA)

Özgür Özel'den Balıkesir'deki mitingde 'adaylık' çıkışı: 'İmamoğlu yerine adaylarımız olur'

CHP Genel Başkanı Özgür Özel Balıkesir'de düzenlediği mitingde, "Ekrem İmamoğlu hapiste. Bırakmayabilirler. Onun yerine adaylarımız olur. Onun yerine elbette mücadelemiz sürer" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ise AKP'ye geçeceği yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı

17.05.2026 18:30:00
Haber Merkezi
Özgür Özel'den Balıkesir'deki mitingde 'adaylık' çıkışı: 'İmamoğlu yerine adaylarımız olur'
Özgür Özel'den Balıkesir'deki mitingde 'adaylık' çıkışı: 'İmamoğlu yerine adaylarımız olur'
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 19 Mart operasyonlarının ardından başlattığı 'Millet İradesine Sahip Çıkıyor' mitinglerinin 109'uncunu Balıkesir'de gerçekleştirdi.

CHP lideri Özgür Özel erken seçim çağrılarını yinelerken Cumhurbaşkanı Adayı sürecine ilişkin "Ekrem İmamoğlu hapiste. Bırakmayabilirler. Onun yerine adaylarımız olur. Onun yerine elbette mücadelemiz sürer. Herhangi bir CHP'li, CHP'nin adayıdır. Ben Balıkesir'e soruyorum seçim sandığı gelene kadar her biriniz sabah yataktan Cumhurbaşkanı Adayı olarak kalkamaya hazır mısınız" diye konuştu.

"Bir kere daha açık ve net bir söz veriyorum ben CHP'liyim"
Balıkesirlilere seslenen Akın, AKP'ye geçeceği yönündeki iddiaları yalanlayarak, "Benimle ilgili bir dedikodu başlattılar. Gerçeği herkes biliyor. Siyaset dedikodu değildir. Ben açıklama yapmaktan yoruldum. Ahmet Akın CHP'den ayrılacak dedikodusu çıkarıyorlar. Burada bir kez daha açık ve net söz veriyorum. Atatürk'ün askeri olarak iki büyük eseri için canla başla çalışıyorum. Ben herkese söyledim yine söylüyorum. Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim" dedi.

"Açlık sınırının 35 bin lira olduğu yerde en düşük emekli aylığı 20 bin lira"
Akın'ın konuşmasının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel konuşmasını gerçekleştirdi.
Özgür Özel'in konuşmasının satır başları şu şekilde:
''Bugün bir adalet mücadelesi için bu meydanı dolduranlara, sandığa seçme hakkına sahip çıkanlara, seçtiklerine sahip çıkanlara selam olsun helal olsun.
Birileri savcı hakimlerine güveniyor, makamlarına güveniyorlar, saldırıyorlar, durdurmaya çalışıyorlar ve soruyorlar siz neyinize güveniyorsunuz diye. İşte burada bu alanı dolduran Balıkesir'deki Kuvayi Milliye meydanına güveniyorum.'
Bize oy veren 15 ilçeye ve bize oy vermeyen 5 ilçeye verdikleri tüm kararlar için teşekkür ediyoruz. Günü gelince tüm emeklilerin, tüm esnafların yüzünü güldürene kadar çalışmaya, mücadele etmeye devam edeceğiz. Ahmet başkana emekleri için teşekkür ediyorum.
Bu kriz bir sistem krizidir. Bu kriz yetkinin bir kişide toplamasının krizdir. Bu düzende hastaneye hasta garantisi vardır ama vatandaşa geçim garantisi yoktur. Açlık sınırı 35 bin lira olduğu bir yerde 20 bin lira en düşük emekli aylığı, 28 bin lira asgari ücret. Balıkesir emekli şehridir, emeklinin yüzü gülmemektedir. Balıkesir emekçi şehridir, emekçinin yüzü gülmemektedir. Bu kara düzenden asla ve asla tek başına kurtuluş yoktur. Ya hep beraber kurtulacağız ya da hiçbirimiz kurtulamayacağız.

İmamoğlu: ahmet akın'a teşekkür ediyorum
CHP Balıkesir İl Başkanı Erden Köybaşı; tutuklu İBB Başkanı Ekrem İmaoğlu'nun mitinge gönderdiği mektubu okudu: 
"Kaz Dağları'ndan Marmara kıyılarına, Bandırma'dan Edremit'e güzel Balıkesir, kıymetli Balıkesirliler, benim canım hemşerilerim, saygıdeğer hanımefendiler, değerli beyefendiler, çalışkan gençler, pırıl pırıl çocuklar, sizleri sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Her birinize tek tek, özlemle sarılıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi'nin halkçı ve icraatçı belediyecilik anlayışının müstesna örneklerini Balıkesir'de hayata geçirmek için canla başla çalışan kıymetli başkanım Ahmet Akın'a teşekkür ediyorum. Örgütümüzün güçlü iradesini ve kararlı mücadelesini her koşulda yılmadan sürdüren il başkanım Erden Köybaşı'ya ve onun nezdinde tüm örgütümüze şükranlarımı sunuyorum. Değerli vatandaşlarım, Silivri Zindanı'na kurdukları mahkemelerde bizi yargılamaya kalkıştıkları ilk günden bu yana, adına 'iddianame' dedikleri yalanları, 'delil' diye ortaya koydukları iftiraları, kopyala yapıştır yaptıkları suçlamaları birer birer yüzlerine vuruyoruz. Biz, onların yüzüne doğruları vurdukça, bugüne kadar yaptıklarımızı anlatıp, belediye nasıl yönetilirmiş, milletin parası nasıl millete verilirmiş gösterdikçe onlar iyice zalimleşiyor.

"Milletimiz kimin ne olduğunu görüyor"
Çok korkuyorlar. Çünkü biz gerçekleri anlattıkça, milletimiz kimin ne olduğunu görüyor. Biz gerçekleri anlattıkça, kurulan kumpaslar tek tek bozuluyor. Millet iradesine kumpas kurmak için tertipledikleri iddianame gün gün çöküyor. Hukukun değil buyruğun hâkim olduğu bu büyük kumpaslarda, biz, milletimizin geleceği için bize şantaj yapan, iftira atan kötü aklı yargılıyoruz. Çetin şartlar altında büyük ve kararlı bir mücadele yürütüyoruz. Koşullar ne olursa olsun, yılmadan yorulmadan, eğilmeden bükülmeden gelecek güzel günler için çalışmaya devam edeceğiz. Bu büyük ve güçlü mücadelenin sonunda Türkiye'yi hak ettiği adalet düzenine, refah seviyesine, huzur ve mutluluğa kavuşturacağız. 86 milyon vatandaşımızın geçim kaygısı taşımadığı, ülkenin tüm kurumlarında adaletin varlığının hissedildiği yeni bir yaşam kuracağız.

"Yarı yolda bırakanlar tarihin tozlu sayfalarına karışacak"
Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin halkçı ve icraatçı uygulamalarını tüm ülkeye yayacak, bize güvenen aziz milletimizin bu güvenini boşa çıkarmayacağız. Hizmet almaları ve şehirlerimizde daha huzurlu bir hayat sürmeleri engellenmeye çalışılan milletimize sahip çıkacağız. Bu ülkenin hukukuna, demokrasisine, cumhuriyetine sahip çıkacağız. Ülkemizi adalete, berekete, huzura, barışa ve mutluluğa kavuşturacağız. Bir kişinin aklıyla değil, milletin aklıyla hareket edeceğiz. Bugünler geçecek, yarı yolda bırakanlar, mücadele etmekten yorulanlar, kötülüğe baş kaldırmayanlar tarihin tozlu sayfalarına karışacak. Bu unutulmaz mücadelede milletini düşünenler, dik duranlar ve boyun eğmeyenler kazanacak. Her şey çok güzel olacak."

"Türkiye İttifakı renklerini ay yıldızlı bayraktan alır"
Değerli Balıkesirliler, biz demokrasi fikrinin insanlarıyız, demokrasi fikrinin partisiyiz. Balıkesir'de 74 yıl boyunca Balıkesir'i kazanamadık. Bir gün dönüp kusuru Balıkesirlilerde, millette aramadık. Yukarıdan bakmadık, kararlarına saygısızlık yapmadık. Kimi seçtilerse, hangi kararı verdilerse saygı duyduk. Ve bu seçimlerde, son seçimlerde, Balıkesir'de Büyükşehir'de Ahmet Akın kardeşimle, 20 ilçede milletin beklentilerine uygun adaylarımızla Balıkesir'in karşısına çıktık. Ve öyle bir süreçte Balıkesir İttifakı, Türkiye İttifakı dedik ki; sosyal demokratlarla muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratlarla Kürt demokratları, liberal demokratlarla sosyalist demokratları aynı çatı altında, aynı birlik, aynı ittifak içinde buluşturduk. Ve bu büyük zaferi, bu büyük zaferi hep birlikte kazandık. Türkiye İttifakı renklerini ay yıldızlı al bayraktan alır. Türkiye İttifakı milli takım gol atınca hep birlikte ayağa kalkanlardır. Türkiye İttifakı, Filenin Sultanları İstiklal Marşı'nı çaldırıp bayrağı göndere çekerken gözyaşlarını tutamayanlardır. Türkiye İttifakı biziz, Balıkesir'dir, hep birlikteyiz, yine hep birlikte başaracağız.

"Ahmet başkan ve ekibine teşekkür ederim"
Ahmet Akın 25 aydır gece gündüz çalışıyor. Ahmet Başkan'a, Büyükşehir Belediye Meclis Grubumuza emekleri için teşekkür ediyorum. Hangi siyasi partiden seçilmiş olursa olsun tüm belediye meclis üyelerini, tüm belediye başkanlarını bir kez daha tebrik ediyorum. Önümde, Büyükşehir'de yaptığımız işlerin çok özet bir listesi var. Ama biraz önce söyledi, inanılmaz bir borç, inanılmaz bir faiz yükü ve buna rağmen yapılan çok önemli hizmetler. 430 kilometrelik yollara asfalt sermişiz. 111 bin metrekare parke taşı döşenmiş. 534 kilometre içme suyu hattı yenilenmiş. 192 kilometre kanalizasyon hattı inşa edilmiş. Ve 60 yıldır altyapıya yapılmayan her şey geçtiğimiz 25 ay içinde yapılmış. Asbestli, kanser yapan borulardan kurtulunmuş ve pırıl pırıl, yer altına, gözün görmediği ama ömrü uzatan, sağlık için önemli olan hizmetler milyarlarca liralık hizmetler yapılmış. 15 bin ihtiyaç sahibine 200 milyon lira destek sağlanmış. 150 milyon liralık su faturası şehit ailesinin diye, gazinin diye ya da ekonomik durumu kötü olan vatandaşların diye su faturası desteğiyle 150 milyon lira harcanmış. Öğrencilere ulaşım, kırtasiye, beslenme destekleri sunuluyor. Özellikle yoksul öğrencilerin beslenme desteğinin, evine kimsenin görmediği şekilde kimsenin yoksulluğunu yüzüne vurmadan, bilhassa o küçücük çocukları mahcup etmeden ve okula gittiklerinde onları diğer çocuklardan geri düşürmeden yapılan bu hizmet son derece önemlidir. Bunun için tüm hizmetlerden ayrı olarak Ahmet Başkanı ve ekibini bilhassa önemle ve takdirle kutluyorum.

"CHP iktidarında hiçbir çocuğun diğerinden farkı olmayacak"
Bir tarafta Cumhuriyet Halk Partisi gelirse sosyal yardımlar kesilecek yalanı vardı. 5 katına çıktı tüm Türkiye'de, 5 katına çıktı. Onun için yoksul çocuğun beslenme çantasını da, okuldaki zor durumda kalmaması için kırtasiye desteğini de düşünmek bizim işimiz. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında ne yapacaklarımızı söylerken en övünerek anlattığımız iş: CHP iktidarında hiçbir çocuk okulda diğerinden geri kalmayacak. Bir çocuğun beslenmesi dolu, öbürü eksik olmayacak. Bütün çocuklara eşit, 3 kap sıcak okul yemeği verilecek. Bütün çocuklara temiz, sağlıklı okul suyu bedava verilecek. Bunu Türkiye'de pek çok belediye başkanımız yapıyor. Cumhuriyet Halk Partili belediye varsa çocuk parası varsa kana kana su içiyor teneffüste, ama yoksul çocuk tuvalet çeşmesine ağzını dayıyor. CHP iktidarında okulda yediğiyle ve içtiğiyle hiçbir çocuğun birbirinden farkı olmayacak, söz veriyoruz.

"O yolun inşaatına bir an önce başlayın"
Özellikle yerel seçimlerin meşhur gündemi, Kuzeybatı Çevre Yolu. 'Hızla yapılıyor, bitiriyoruz' dedikleri yolu, seçimin bittiği akşam yarım bırakıp gittiler. Çevre yolunun 5 kilometresi seçime kadar yapıldı ama gerisi seçimden sonra bırakıldı. Bu devlet adamlığı değildir, bu devlet yönetmek değildir. Biraz önce söyledim, 75 sene oy alamadığımız, kazanamadığımız şehre asla küsmedik biz. Biz kez seçim kaybedince yolu yarım bırakıp gitmek olmaz! Buradan çağrımı yapıyorum: O yolun inşaatına bir an önce başlayın, Balıkesir'e verdiğiniz sözü derhal yerine getirin! Böyle hasetlik olmaz.

"500 günde bitireceğiz diyorlardı 2500 gün oldu"
Bandırma, Bursa, Yenişehir, Osmaneli Hızlı Treni. 3 yılda bitecek dediler, 6 yıl oldu hâlâ daha sonuç yok. İlçeler arasında 8 ayrı yol sözü verdiler, birini bile tutmadılar. Merkezde ve Edremit'te 3 yıl önce temeli atılan devlet hastaneleri hâlâ bitmedi ve bu yıl yatırım programında ödeneğini düşürdüler, '2028'de belki açılır' diyorlar. Ayrıca Edremit'in mevcut devlet hastanesini satış listesine koydular. Bunun için de, engel olmak için milletvekillerimiz mücadele ediyorlar. Diğer taraftan Manisa'mızla sınırda, Sındırgı'da Devlet Hastanesi. 2018'de temeli atıldı, 'Bir buçuk yılda bitecek' dediler, 7 yıl oldu. Hatırlıyorum mecliste tartışmaları vardı, '500 günde bitireceğiz' diyorlardı. Milletvekilimiz geçen gün hatırlattı, 2500 gün oldu Sındırgı Devlet Hastanesi hâlen daha bitmedi.

Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bu ülkede adalet olmazsa refahın olmayacağını biliyoruz. Bu ülkede 30 yıl önce alınan diplomanın yok sayıldığı, 80-90 yıllık şirketlere bir kararla el konulduğu bir noktadayız. Böyle olunca ülkeye yatırım gelmiyor, böyle olunca ülkeye kaynak gelmiyor.

"Sandıktan kaçmak milletten kaçmaktır"
19 Mart darbesinin üzerinden 425 gün geçti. Arkadaşlarımız masumdur. Kumpasçılar, itirfaçılar eninde sonunda ortaya çıkacak.
Biz günü geldiğinde kaçıp gideceklerden değil, gerekirse bu vatan için öleceklerdeniz.
Sayın Erdoğan millet krizden bıktı, açlıktan bıktı. Bu millet bir değişim istiyor. Sandıktan kaçmak maharet değil. Patron millet. Patrona soralım. Eğer sana inanıyorlarsa sana yetkiyi versinler. Ama inanmıyorlarsa bu milletin yakasından düşün. Erdoğan, son seçimde birinci çıktığı yerlerde seçim yapmaya korkuyor. Gel istersen genel seçimleri, istersen hem genel hem de yerel seçimleri yapalım. Millet ne diyorsa onun dediği olsun. Sandıktan kaçmak milletten kaçmaktır."

"Ekrem İmamoğlu yerine adaylarımız olur"
Ekrem İmamoğlu hapiste. Bırakmayabilirler. Onun yerine adaylarımız olur. Onun yerine elbette mücadelemiz sürer. Herhangi bir CHP'li, CHP'nin adayıdır. Ben Balıkesir'e soruyorum seçim sandığı gelene kadar her biriniz sabah yataktan Cumhurbaşkanı Adayı olarak kalkamaya hazır mısınız."

Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede

Adana merkezli 21 ilde "yasa dışı bahis" suçlarına yönelik operasyonda gözaltına alınan 161 şüpheliden 154'ü adliyeye sevk edildi. Rasim Ozan Kütahyalı, sorgusunda, “Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok” dedi

17.05.2026 16:30:00
Haber Merkezi
Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede
Rasim Ozan Kütahyalı'nın ilk ifadesi ortaya çıktı: Kütahyalı ile birlikte 154 zanlı adliyede
Adana merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 154 zanlı adliyedeki işlemleri sürüyor.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca başlatılan soruşturma kapsamında 14 Mayıs'ta 128 şüphelinin gözaltına alınmasının ardından 33 zanlı daha yakalandı.
İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlanan şüphelilerden 7'si savcılık talimatıyla serbest bırakıldı, Rasim Ozan Kütahyalı ile suç örgütü elebaşısı olduğu öne sürülen Selahattin Akın Uzun'un da aralarında olduğu 154'ü adliyeye sevk edildi.
Polis ekipleri, zanlıların sevki sırasında adliye güzergahında geniş güvenlik önlemi aldı.
Haklarında gözaltı kararı bulunan 37 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.

Rasim Ozan Kütahyalı ifadesinde ne dedi?
Emniyette sorguya alınan şüphelilerden Kütahyalı'nın suç örgütüyle ilgisinin olmadığını öne sürerek, "Söz konusu para hareketliliği, alacağıma karşılık gönderilen paralardır. Borç karşılığı gönderildi. Benim bahsi geçen suçlarla bir alakam yok" dediği bildirildi.

İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi.
 

17.05.2026 15:52:00
AA
İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi
İçişleri Bakanı Çiftçi, Tekirdağ'da iki polisin şehit olduğunu bildirdi
Çiftçi, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi:

"Tekirdağ Çorlu İlçe Emniyet Müdürlüğü kadrosunda görevli polis memurları Erkan Tütüncüler ve Emrah Koç, görevli iken silahlı kavga olayına müdahale ettikleri esnada şüpheli şahsın ateşli silahla karşılık vermesi sonucu şehit olmuşlardır. Şehitlerimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine, kahraman Emniyet teşkilatımıza ve milletimize başsağlığı diliyorum. Şehitlerimizin makamları ali olsun."

Diyarbakır merkezli 23 ildeki uyuşturucu operasyonunda 279 tutuklama

Diyarbakır merkezli 23 ilde gerçekleştirilen narkotik operasyonunda 322 şüphelinden 279'u tutuklandı

17.05.2026 15:30:00
İhlas Haber Ajansı
Diyarbakır merkezli 23 ildeki uyuşturucu operasyonunda 279 tutuklama
Diyarbakır merkezli 23 ildeki uyuşturucu operasyonunda 279 tutuklama
Diyarbakır merkezli 23 ilde gerçekleştirilen narkotik operasyonunda 322 şüphelinden 279'u tutuklandı.
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Gençlerimizin geleceğini karartan uyuşturucuyla mücadelemiz kapsamında, 14 Mayıs'ta kapsamlı bir operasyon gerçekleştirmiştik. Operasyonda gözaltına alınan 322 şüpheliden 279'u tutuklandı, 27'si hakkında adli kontrol kararı verildi, 16'sı da serbest bırakıldı. Diyarbakır'da uyuşturucu tacirlerine göz açtırmamaya kararlıyı" ifadelerine yer verdi.İHA

Uluslararası suç örgütü lideri ve kardeşi İstanbul'da yakalandı

Uluslararası suç örgütü lideri Johannes Leijdekkers'in kırmızı bültenle aranan kardeşi kardeşi Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul polisinin düzenlediği operasyon ile yakalandı. 

17.05.2026 11:10:00
İhlas Haber Ajansı
Uluslararası suç örgütü lideri ve kardeşi İstanbul'da yakalandı
Uluslararası suç örgütü lideri ve kardeşi İstanbul'da yakalandı
Uluslararası suç örgütü lideri Johannes Leijdekkers'in kırmızı bültenle aranan kardeşi kardeşi Wilhelmus Adrianus Leijdekkers, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve İstanbul polisinin düzenlediği operasyon ile yakalandı. Leijdekkers, Hollanda yetkili makamlarınca, "Suçtan Kaynaklanan Mal Varlığı Değerlerini Aklama" suçu kapsamında, ülkesine iadesi isteniyor.

Kadir İnanır'ın hastalığına dair hastaneden ilk açıklama...


 
15 Mayıs Cuma günü, Acıbadem Fulya Hastanesi’nde tedavi altına alınan  sanatçı Kadir İnanır’ın sağlık durumu ile ilgili Başhekim Prof. Dr. Hüsnü Görgen, açıklama yaptı. 

16.05.2026 15:07:00
Haber Merkezi
Kadir İnanır'ın hastalığına dair hastaneden ilk açıklama...
Kadir İnanır'ın hastalığına dair hastaneden ilk açıklama...

15 Mayıs Cuma günü, Acıbadem Fulya Hastanesi'nde tedavi altına alınan  sanatçı Kadir İnanır'ın sağlık durumu ile ilgili Başhekim Prof. Dr. Hüsnü Görgen, açıklama yaptı.

Görgen, şunları söyledi: "15 Mayıs'ta hastanemize başvuran hastamız Kadir İnanır; yapılan tıbbi değerlendirme sonrası; pnömoniye (zatürre) bağlı gelişen solunum sıkıntısı nedeniyle yoğun bakım servisine alınmıştır. Tedavisi, yoğun bakım koşullarında sürdürülmekte ve entübasyon gerektirmeden uygulanan non-invaziv solunum desteği verilmektedir. Genel durumu yakından izlenen hastamızın klinik durumunda dünden bu yana kısmi iyileşme gözlenmiştir. Hastamız, bir süre daha yoğun bakım servisinde takip edilecektir."

İklim değişikliği göçmen kuşların kimyasını bozdu


 
 
Türkiye genelinde etkili olan sert hava koşulları, ani sıcaklık değişimleri ve küresel ısınmanın getirdiği ekosistem değişimleri nedeniyle göçmen kuşların bu yılki yolculukları gecikirken, kuş sayısı ve hareketliliğinde gözle görülür düşüş yaşandı.

16.05.2026 09:22:00
AA
İklim değişikliği göçmen kuşların kimyasını bozdu
İklim değişikliği göçmen kuşların kimyasını bozdu

Türkiye'de kuş halkalama çalışmaları, önemli göç noktalarında kurulan Samsun'daki Cernek, Iğdır'daki Aras, Ankara'daki Eymir, Antalya'daki Boğazkent, İstanbul'daki Avcılar, Kocaeli'deki Ormanya istasyonlarında aktif olarak sürüyor.

Ankara Üniversitesi, ODTÜ ile Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün işbirliğinde ve Ornithological Society of the Middle East'in (OSME) destekleriyle 9 yıldır faaliyet gösteren Eymir Kuş Halkalama İstasyonu'nda bugüne kadar yaklaşık 100 farklı türden binlerce kuş halkalandı.

Sağlık kontrolleri yapılan kuşlar, takılan özel halkalar sayesinde göç yolculuklarında takip ediliyor. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzu Gürsoy Ergen, Eymir'in Ankara gibi büyük bir metropolün hemen yanında yer alan önemli bir yaban hayatı alanı olduğunu söyledi. Bu yıl Türkiye genelinde alışılmışın dışında sert hava koşullarının etkili olduğunu belirten Ergen, "Hava koşulları sert gitti, soğuk gitti, yağışlar çok fazlaydı. Bu nedenle göçmen kuşlar beklediğimizden daha geç geldi" diye konuştu.

Göç güzergahlarında besin kaynaklarının da azaldığına dikkati çeken Ergen, "Sert hava koşulları nedeniyle böcekler, yemişler ve meyveler azaldı. Kuşlar göç süresince yeterince beslenemediği için alana ulaştıklarında yağ ve kas skorları neredeyse sıfırdı" açıklamasını yaptı. Ergen, iklim değişikliğinin etkilerinin tek yıllık verilerle değerlendirilemeyeceğini, net sonuçlara ulaşabilmek için uzun yıllara dayanan verilere ihtiyaç duyulduğunu ancak bu yıl yaşanan tablonun değişken hava şartları nedeniyle göçmen kuşlar üzerindeki etkilerini daha görünür hale getirdiğini söyledi.

'Gizli tuz'a dikkat


 
Gizli tuz, yemeklere eklenen tuz dışında gıdaların doğal yapısında veya işlenme sürecinde bulunan tuz olarak biliniyor. Ekmek, peynir, zeytin, hazır çorbalar, soslar, cipsler, salçalar, kuruyemişler, turşu ve salamura gıdalar, işlenmiş et ve şarküteri ürünleri ile paketli ürünler en önemli gizli tuz kaynakları olarak öne çıkıyor.

16.05.2026 09:12:00
MURAT ÇORBACI
  'Gizli tuz'a dikkat
  'Gizli tuz'a dikkat

Modern yaşamın hızına ayak uydururken beslenme alışkanlıkları da giderek değişiyor. Hazır ve işlenmiş gıdaların günlük yaşamda daha fazla yer almasıyla birlikte, farkında olmadan tüketilen tuz miktarının arttığına değinen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Dündar, "Fazla tuz tüketimi yalnızca sofradaki lezzeti değil, uzun vadede sağlığımızı da doğrudan etkiliyor. Özellikle kalp-damar sistemi ve böbrekler üzerinde kritik sonuçlara yol açabilen aşırı tuz tüketimi, yaşam kalitesini düşüren sağlık sorunlarının başlıca nedenleri arasında" dedi.
Fazla tuz tüketiminin vücutta sodyum birikimine yol açtığını belirten Dündar, "Sodyum suyu tutma eğilimindedir. Bu durum damar dışına sıvı geçişini artırarak dokular arasında su birikmesine neden olur. Böbrekler fazla sodyumu atmakta zorlandığında ise vücut dengeyi sağlamak için daha fazla su tutar. Sonuç olarak özellikle ayaklar, bilekler, bacaklar ve yüzde şişlik yani ödem ortaya çıkar. Bu tablo genellikle gün içinde artan, akşam saatlerinde belirginleşen bir şişlik şeklinde kendini gösterebilir. Sürekli tekrar eden ödem şikâyetlerinin ise mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmesi gerekir" uyarısında bulundu.

Gıdaların etiketlerine dikkat!


Gizli tuzun, yemeklere eklenen tuz dışında gıdaların doğal yapısında veya işlenme sürecinde bulunan tuz olduğunu dile getiren Dündar, "Ekmek, peynir, zeytin, hazır çorbalar, soslar, cipsler, salçalar, kuruyemişler, turşu ve salamura gıdalar, işlenmiş et ve şarküteri ürünleri ile paketli ürünler en önemli gizli tuz kaynaklardır. Bu nedenle kişi bu ve benzeri besinlere tuz eklemediğini düşünse bile günlük alım farkında olmadan yükselir. Bu nedenle öncelikle gizli tuz kaynaklarının farkına varmak gerekir. Paketli ve işlenmiş gıdaların tüketimini azaltmak, etiket okumak önemli bir adımdır. Yemeklerin tuz eklemeden önce tadına bakmak ve miktarı kademeli olarak azaltmak damak tadının uyum sağlamasını kolaylaştırır. Limon, sirke, sarımsak ve çeşitli baharatlar tuz yerine lezzet artırıcı olarak kullanılabilir. Ayrıca evde yeme alışkanlığı kazanmak ve dışarıda hazır gıda tüketimini azaltmak da tuz alımını belirgin şekilde düşürür" şeklinde konuştu.

Tuzun 7 zararı

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emine Dündar, uzun vadede yüksek tuz tüketiminin zararlarını sıraladı:
• Yüksek tansiyon: Damar basıncını artırarak hipertansiyona yol açar.
• Kalp hastalıkları: Kalbin yükünü artırarak kalp krizi ve kalp yetmezliği riskini arttırır.
• Böbrek hasarı: Böbrek fonksiyonlarının azalmasına, protein kaçağına ve hatta kronik böbrek hastalığına zemin hazırlayabilir.
• Felç riski: Beyin damarlarında hasar oluşturarak inme riskini artırır.
• Ödem: Vücutta sıvı tutulmasına ve şişliklere yol açar.
• Kemik kaybı: Kalsiyum atılımını artırarak kemik sağlığını olumsuz etkiler.
• Mide hastalıkları: Mide mukozasını etkileyerek gastrit ve bazı mide hastalıklarına zemin hazırlar.

Bahar depresyonunun pençesine düşmeyin!


 
Bahar aylarında doğanın canlanmasıyla birlikte pek çok kişinin enerjisi ve motivasyonu artarken, bazı kişilerde ise tam tersine yorgunluk, huzursuzluk ve depresif bir ruh hali ortaya çıkabiliyor.

16.05.2026 00:58:00
MURAT ÇORBACI
Bahar depresyonunun pençesine düşmeyin!
Bahar depresyonunun pençesine düşmeyin!

Bahar depresyonu çoğu zaman görünür bir neden olmaksızın ortaya çıkan; ancak bireyin iç dünyasında anlamlı karşılığı olan bir deneyim olarak tanımlanıyor. Bazı bireyler bahar aylarında kendilerini daha yorgun, huzursuz ve duygusal olarak dalgalı hissedebilir. Bastırılmış duygular, ertelenmiş ihtiyaçlar ve fark edilmeyen zihinsel yükler bu dönemde daha görünür hale gelebilir. Günlerin uzamasıyla birlikte artan 'aktif olma' baskısı, kişinin iç dünyasıyla, dış dünyanın beklentileri arasında uyumsuzluk yaratır. Bu da kaygı, isteksizlik ve tükenmişlik hissini beraberinde getirir, bahar depresyonuna neden olabilir. Klinik Psikolog Seda Akcan, bahar depresyonunun belirtilerini, hazırladığı 10 soruluk test ile anlattı.







1. Kendinizi sürekli yorgun hissediyor musunuz?

Herhangi bir hastalığa bağlı olmadan ve yeterince dinlenmenize rağmen yorgunluğunuz geçmiyorsa, nedeni fiziksel değil; duygusal ya da zihinsel tükenmişlik olabilir. Baharda artan hareketlilik beklentisiyle içsel yavaşlık çatıştığında bu his daha da belirgin hale gelebilir.

2. Sabahları yataktan çıkmakta zorlanıyor musunuz?

Yataktan çıkmakta zorlanmak ve güne isteksiz başlamak bahar depresyonunun erken sinyallerinden biri olabilir. Kişi bilinçdışı şekilde güne başlamayı erteleyerek, duygusal yükten kaçınmaya çalışabilir. Bu durum içsel motivasyon kaybının önemli bir göstergesi olabilir.







3. Eskiden keyif aldığınız şeyler artık sizi mutlu etmiyor mu?

Daha önce size iyi gelen aktivitelerin artık ilginizi çekmemesi veya keyif vermemesi duygusal bir geri çekilmenin önemli göstergelerindendir. Bu durum kişinin yaşamdan aldığı tatminin azalmasıyla ilişkilidir ve depresif süreçlerde sıkça gözlemlenir.

4. Kendinizi diğer insanlarla kıyaslayıp yetersiz hissettiğiniz oluyor mu?

Kıyaslama davranışı çoğu zaman özdeğer algısıyla ilişkilidir. Kişi, kendi içsel ölçütleri yerine dış referanslara odaklandığında, yetersizlik ve değersizlik duygusu derinleşir. Bahar aylarında artan sosyal görünürlük bu karşılaştırmaları daha da artırır.

5. Duygusal dalgalanmalar yaşıyor musunuz?

Duyguların kısa sürede ve yoğun bir biçimde değişmesi psikolojik esnekliğin zorlandığını gösterir. Kişi bir yandan uyum sağlamaya çalışırken, diğer yandan içsel çatışmalar yaşayabilir. Bahar dönemindeki biyolojik ve çevresel değişimler bu kırılganlığı artırabilir.







6. Dikkatinizi toplamakta zorlanıyor musunuz?

Odaklanma güçlüğü, unutkanlık ve zihinsel dağınıklık; stresli dönemlerde artar. Zihin 'şimdi ve burada' kalmakta, mevcut ana odaklanmakta zorlanır; geçmişe dair düşüncelerle gelecek kaygıları arasında gidip gelir.  Bu durum performansı düşürür,  yetersizlik hissi yaratabilir.

7. Uyku düzeniniz değişti mi?

Uyku, psikolojik dengeyi düzenleyen en temel alanlardan biridir. Uykuya dalamamak ya da aşırı uyuma isteği, kişinin duygusal düzenleme becerilerinde zorlanma yaşadığını gösterebilir. Zihin, gün içerisinde işlenemeyen duyguları gece yaşamaya devam eder.

8. İştahınızda değişiklik fark ettiniz mi?

İştahın artması ya da azalması, duygu durumla yakından ilişkilidir. Kimi bireyler stresli dönemlerde duygusal boşluğu doldurmak için daha çok yerken, kimileriyse tam tersine iştah kaybı yaşayabilir. Bu durum, içsel denge arayışının bir yansımasıdır.







9. Sosyal ortamlardan uzaklaşmak istiyor musunuz?

İnsanlarla iletişim kurmaktan kaçınma, davetleri reddetme ve yalnız kalma isteği bazen bir korunma mekanizmasıdır. Kişi anlaşılmama ya da yargılanma ihtimaline karşı kendini izole ederek duygusal güvenliğini korumaya çalışır. Ancak bu durum uzun vadede yalnızlık hissini derinleştirir.

10. Geleceğe dair umutsuzluk veya isteksizlik mi hissediyorsunuz?

Zaman zaman umutsuz hissetmek normaldir, ancak bu duygunun sürekli ve yoğun yaşanması mutlaka dikkate alınmalıdır. Umutsuzluk kişinin gelecekle bağının zayıfladığını ve kontrol duygusunun azaldığını gösterebilir Değişimin mümkün olmadığına inanıldığında bu his kişi için yaşamın anlamını da azaltabilir.







Bahar depresyonuna karşı 6 kritik öneri

Klinik Psikolog Seda Akcan, bahar depresyonuna karşı 6 kritik öneride bulundu:

1. Biyolojik ritminizi yeniden yapılandırın. Mevsim geçişi insanın biyolojik saatini de etkilediği için; uyku düzeninde değişiklik, sabahları zor uyanma ya da gün içinde dalgalanan enerji hali sık görülür. Biyolojik ritminizi; her gün aynı saatlerde uyuyup- uyanarak, sabahları gün ışığına maruz kalarak ve gece ekran kullanımını sınırlandırarak dengeleyebilirsiniz.

2. Duygularınızı bastırmak yerine anlamlandırın. Bahar ayları toplumda genellikle 'canlanma' ve 'mutluluk' ile ilişkilendirilir. Ancak iç dünyanız bu beklentiyle örtüşmediğinde, ikincil bir suçluluk ve yetersizlik hissedebilirsiniz. 'Böyle hissetmemeliyim' düşüncesi duygusal yükü arttırır. Duygunuzu fark etmek, isimlendirip kabul etmek psikolojik esnekliğinizi artırarak içsel dengenizi korumaya katkı sağlayabilir.

3. Kendinizden beklentinizi yeniden düzenleyin. Enerjiniz düşükken kendinizden yüksek performans beklemeniz özgüveninizi zedeleyebilir. Bu nedenle büyük hedefler yerine küçük, ulaşılabilir ve sürdürebilir hedefler belirleyin. Tamamladığınız küçük adımlar, kontrol duygunuzu güçlendirir ve motivasyonunuzu kademeli olarak artırır.

4. Bedensel aktiviteyi bir zorunluluk değil, destek aracı olarak görün. Fiziksel hareket zihni de dengeler. Açık havada yürüyüş, hafif egzersi ve düzenli hareket; stres hormonlarını azaltır, mutluluk hormonlarının artmasına destek olur. Özellikle doğayla temas, zihinsel yükü hafifletmede oldukça etkilidir. Ancak yoğunluk değil süreklilik önemlidir.

5. Sosyal temasınızı bilinçli şekilde sürdürün.
6. Profesyonel desteği geciktirmeyin.

Havza'da tarih tekerrür etti: 'Sorunların arkasından mı koşacağız, tedbir mi alacağız?'

Samsun'un Havza ilçesi, son günlerde etkili olan sağanak yağışların ardından taşan dere yatakları nedeniyle sel sularına teslim oldu. Altyapının yetersiz kalması ve plansız kentleşme iddiaları bölgede tansiyonu yükseltirken, Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi'den sert bir çıkış geldi

16.05.2026 00:13:00 / Güncelleme: 16.05.2026 09:58:44
Hasan Gündoğdu
Havza'da tarih tekerrür etti: 'Sorunların arkasından mı koşacağız, tedbir mi alacağız?'
Havza'da tarih tekerrür etti: 'Sorunların arkasından mı koşacağız, tedbir mi alacağız?'
Konuya ilişkin açıklamada bulunan Kepekçi, "Havza'da 1988 ve 1998'de ne yaşandıysa bugün de aynı ihmaller devam ediyor. Vatandaş yapay gündemlerle oyalanırken gerçek sorunlar sümen altı ediliyor" dedi.






Tarihi İlçe Sular Altında: Kronikleşen İhmal
 
Samsun genelinde etkili olan olumsuz hava şartları, Havza ilçesinde hayatı durma noktasına getirdi. Şiddetli yağışlar sonrası ilçe merkezinden geçen dere yataklarının taşması sonucu çok sayıda ev, iş yeri ve tarım arazisi sular altında kaldı. Araçların sürüklendiği, altyapının tamamen çöktüğü ilçede vatandaşlar büyük maddi zarara uğradı.
 
Afetin hemen ardından sahaya inen BTP teşkilatları, yaşanan felaketin sadece "doğal bir olay" olarak geçiştirilemeyeceğini vurguladı. 







BTP Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi Havza'nın Milli Mücadele tarihindeki önemini hatırlatan şu ifadeleri kullandı:
 
"Havza sıradan bir Anadolu ilçesi değildir; Havza Genelgesi ile Milli Mücadele'nin ilk örgütlü çağrısının yapıldığı, Mustafa Kemal Paşa'nın millet iradesini ayağa kaldırdığı yerdir. Buranın tarihi bize, 'Tedbir almayan milletler, krizlerin peşinden sürüklenir' mesajını verir. Ancak biz gerçekten ders alıyor muyuz? Havza'da 1988'de büyük taşkın yaşandı, 1998'de yeniden afet oldu, bugün yine aynı manzaraları izliyoruz. Aynı dere yatakları, aynı plansızlık... Asıl mesele yağmur değil; risk yönetimi oluşturmamak ve afet gelmeden tedbir almamaktır."







"Somali'ye Milyarlar, Havza'ya 50 Milyon TL"
 
Türkiye'de vatandaşların sel, geçim derdi, borç ve üretim kriziyle boğuştuğu bir dönemde toplumun sürekli yapay gündemlerle meşgul edildiğini savunan Doç. Dr. Kepekçi, bütçe ve yardım politikalarındaki eşitsizliğe dikkat çekti. Hükümetin dış yardımları ile yerel afet bütçelerini kıyaslayan Kepekçi, çarpıcı veriler paylaştı:
 
Somali'ye açıklanan yardım: Yaklaşık 30 milyon dolar
 
Havza'ya taahhüt edilen ilk destek: Yaklaşık 50 milyon TL.







Salgın hastalık riski kapıda!
 
Afet sonrasındaki sürecin sadece maddi hasarlarla bitmediğini, ikinci bir kriz dalgasının kapıda olduğunu belirten Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, kanalizasyon taşmaları ve içme suyu kontaminasyonu (kirlenmesi) nedeniyle özellikle çocuklar ve yaşlılar için ciddi enfeksiyon riski bulunduğunu hatırlattı.

BTP teşkilatlarının ilk andan itibaren sahada vatandaşların mağduriyetlerini takip ettiğini belirten Kepekçi, kalıcı çözümün merhum Prof. Dr. Haydar Baş'a ait olan Milli Ekonomi Modeli'nde olduğunu ifade etti.







BTP'den Havza İçin 5 Acil Eylem Planı
 
Klasik sistemde sigortanın bile artık sadece yüksek gelirlilerin erişebildiği bir "lüks güvenlik" haline geldiğini söyleyen Kepekçi, Milli Ekonomi Modeli perspektifiyle acilen atılması gereken adımları şu şekilde özetledi:
 
1. Afet Bölgesi İlanı: Havza ilçesi vakit kaybetmeksizin resmi olarak afet bölgesi ilan edilmelidir.
 
2. Faizsiz Esnaf Desteği: Mağdur olan küçük esnafa faizsiz ve geri ödemesiz nakdi destek sağlanmalıdır.
 
3. Temel Afet Güvence Sistemi: Sosyal güvenliği piyasa şartlarına terk etmeyen, devlet destekli bir güvence sistemi kurulmalıdır.
 
4. Merkezi Altyapı ve Islah: Dere ıslahı ve altyapı çalışmaları yerel idarelerin bütçesine bırakılmamalı, merkezi planlamayla çözülmelidir.
 
5. Mobil Sağlık Ekipleri: Salgın ve kontaminasyon riskine karşı ilçede acilen mobil sağlık tarama ekipleri oluşturulmalıdır.
 
BTP Genel Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Ali Bestami Kepekçi, Havza halkına geçmiş olsun dileklerini ileterek açıklamasını şu soruyla noktaladı: "Havza bugün aslında tüm Türkiye'ye soruyor: Biz hâlâ sorunların arkasından mı koşacağız, yoksa artık önceden tedbir alan bir devlet aklı mı inşa edeceğiz?"
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.