logo
23 EYLÜL 2026

Kapitalist sistemlerde hukuk

Kapitalist toplumlarda sınıf farklılığının yanında, parayı elinde bulunduran kesimin baskın bir hâkimiyeti olduğu bilinen bir hakikattir

23.09.2026 00:44:00
Haber Merkezi
 
Kapitalist sistemlerde hukuk
Kapitalist sistemlerde hukuk
Kapitalist toplumlarda sınıf farklılığının yanında, parayı elinde bulunduran kesimin baskın bir hâkimiyeti olduğu bilinen bir hakikattir.

Toplumda hâkim olan bu güçler, dolayısıyla devlete de egemendirler. Kendi vatandaşlarına değil, mutlu bir azınlığın çıkarlarına göre yapılandırılmış kapitalist devlet modellerinde çıkarılan kanunlar, bireylerden ziyade mutlu azınlığın menfaatlerini korumaya yöneliktir.

Milyarlar düzeyinde insanların açlık sınırının altında yaşadığı bir dünyada herhalde hak ve hukuktan bahsetmek çok zor olacaktır.







İnsanların doğuştan gelen hakları olduğunu daha önce ifade etmiştik; bireylerin bu en temel haklarına dahi sahip olamadıkları veya yaşayamadıkları bir ortamda hukuktan bahsetmek mümkün değildir.

Bireysel sahada, insan hakları açısından gelişmiş kabul edilen ülkelerde dahi gelir dağılımındaki bozukluklar ve Sosyal Güvenlik sistemlerindeki çarpıklıklar, bireylerin haklarını yaşayamadıkları ortamlarda hukukun da olamayacağını bize göstermektedir.

Uluslar arası hukuk açısından ise, durum daha da vahim bir noktadadır.

BM 1945 yılında kurulduktan sonra 10 Aralık 1948 yılında Evrensel İnsan Hakları Bildirgesi kaleme alınmıştır.







1953 yılında ise Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi AİHS üretilmiştir. Bu sözleşme, 10 Mart 1954 yılında 6366 sayılı yasa ile TBMM tarafından onaylanarak ülkemiz tarafından da kabul edilmiştir. Uluslar arası hukukun sağlanması için çeşitli uluslar arası örgütlerde kurulmuştur; örneğin, Uluslar arası Adalet Divanı, Uluslar arası Ceza Mahkemeleri gibi...

Ancak günümüzde her zamankinden daha fazla uluslararası sahada hukuk çiğnenmekte ve ayaklar altına alınmaktadır. Bunu daha çok örneklendirmek elbette mümkündür.

ABD'nin hiçbir hukuki temele dayanmadan Afganistan ve Irak'ı işgal etmesi, BM'de hemen hemen bütün ülkelerin kınamasına rağmen ABD'nin Güvenlik Konseyi'ndeki veto hakkını kullanmasından dolayı İsrail'in, Filistin ve Lübnan'da yaptıkları örnek gösterilebilir.

Yine 11 Eylül'den sonra ABD, sözde terörizme karşı BM'de ortak savunma mekanizmasını devreye koyarken; yıllardan beri ülkemizin mücadele ettiği terör örgütü PKK için aynı mekanizma işletilmemektedir.







Yeri gelmişken ifade edelim ki, terörizm birkaç sapkın düşünceli insanın toplumlara kendi görüşlerini dayatmak için giriştikleri öldürücü eylemler değildir. Uluslar arası arenada terörün varlığı, onu ayakta tutan uluslar arası finans ve silah desteğini zorunlu kıldığı gibi, terör örgütlerinin arkasında bazı devletlerin varlığına da işaret etmektedir.

Uluslar arası Ceza Mahkemesi'nde Nikaragua'da yaptıklarından dolayı yargılanan Nikaragualı Albay Edgar Chamorro şunları söylemektedir: "Bize sandistleri (Nikaragua'da yönetimi elinde tutan ABD karşıtı hükümet) yenilgiye uğratmanın tek yolunun CIA'in başka yerlerdeki komünist isyancılara karşı kullandığı yöntemleri uygulamak olduğunu söylediler; "öldür kaçır, soy ve işkenceden geçir." Pek çok sivil soğukkanlılıkla öldürüldü.







Diğer pek çoğu da işkenceden geçirildi, sakat bırakıldı, tecavüze uğradı, soyuldu ve başka biçimlerde istismar edildi. Ben harekete katıldığımda Nikaragualıların bir örgütüne katılmış olduğumu sanıyordum. Fakat örgüt ABD'nin bir aracıydı." 

Günümüzde uluslar arası sahada hukukun, kağıt üzerinde bu kadar geniş bir şekilde değişik biçimlerde yer almasına rağmen bu kadar göz ardı edilmesinin üç temel sebebi bulunmaktadır. Bunlar; çifte standardın olması, adaletli insan ve ülke yokluğu ve niyet problemi olarak ifade edilebilir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı

Uşak'ın Banaz ilçesinde alkol yüklü tırın bariyere çarpıp devrilmesi sonucu sürücü yaralanırken, tır alev aldı

22.09.2026 13:34:00
İHA
 
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Kaza, Afyonkarahisar-Uşak kara yolu Hamam Boğazı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.T. (34) idaresindeki 33 BFP 866 plakalı tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce bariyere çarptı, ardından devrildi.






Devrilen tır alev alırken, ihbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve Banaz Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazöz sevk edildi. Devrilme sonucu yaralanan sürücü, 112 Acil Sağlık ekiplerince Banaz Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.






Kısa sürede büyüyen yangın tırın tamamını sararken, alevler yol kenarındaki otluk ve ağaçlık alana da sıçradı. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürüldü.








Yangın nedeniyle Afyonkarahisar-Uşak ve Uşak-Afyonkarahisar istikametleri trafiğe kapatıldı. Tırın kaldırılması ve yol temizleme çalışmalarının ardından her iki istikamet yeniden ulaşıma açıldı.

İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.

Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı

Rize'de etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çöktü

21.09.2026 13:40:00
İhlas Haber Ajansı
 
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'de heyelan sonrası mahalle sakini korku dolu anları anlattı
Rize'nin İyidere ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak ve sel nedeniyle Fıçıtaşı Mahallesi'ndeki yol, yaklaşık 60 santimetre çökerek altyapıda ciddi hasara yol açtı.






18 Eylül günü akşam saatlerinde başlayan şiddetli sağanak yağış, Doğu Karadeniz'de hayatı olumuz etkiledi. Rize'nin İyidere ilçesine bağlı Fıçıtaşı Mahallesi'nde sağanak yağış ve ardından meydana gelen sel sebebiyle yol ikiye ayrılarak yaklaşık 60 santimetre çöktü. İstinat duvarının yıkılmadan ayakta kalması muhtemel bir facianın önüne geçerken, altyapıda hasar oluştu.







Geceyi uykusuz geçirdiklerini ve felaketin boyutunun sabah saatlerinde ortaya çıktığını belirten mahalle sakini Nurettin Kavalcı, "O gece çok aşırı, korkunç bir yağmur yağdı. Denizi aldı boşalttı bize Allah'ım. Dereler taştı, buralar komple sel oldu. Sabaha kadar nöbet tuttuk ama elimizden bir şey gelmedi, perişan olduk. Sabah kalktığımızda ortalık harabeye dönmüştü. Sular geldikçe yol çatladı, su çatlaktan aşağı sızmaya başladı. Bir anda her şey bitti, yavaş yavaş sine sine battı buralar, dibini attı geçti gitti" dedi.







Afet sonrası sahada incelemelerde bulunan İyidere Belediye Başkanı Saffet Mete, 2019-2026 yılları arasında inşa edilen istinat duvarlarının hasar almadığını ifade ederek, "2019'dan 2026 yılına kadar yaptığımız hiçbir istinat duvarının çöktüğünü görmedik. Duvarlarımız gayet sağlam duruyor, üzerindeki arazi yapısı çökmüş durumda. O duvarlar olmasaydı yıkım çok daha büyük olurdu. Fıçıtaşı ve Yapraklar mahalleleri mevkiinde yol basması meydana geldi, duvarlarda bir milim dahi oynama yok ancak aşırı yağış nedeniyle yolun ortası aşağıya doğru çöktü" şeklinde konuştu.







Bölgedeki yolun betonlama çalışmalarının çay hasadı sonrasına planlandığını aktaran Mete, "Orası beton kaplama olsaydı su zemine sızmayacak, beton yalaklarla derelere tahliye edilecekti. Perşembe akşamı beton firmasıyla planımızı yapmıştık. Vatandaşlarımızın çay hasadının bitmesini bekliyorduk, ay sonu itibarıyla dökümü gerçekleştirecektik. 






O bin 500 metrelik hatla beraber yollarımızı tamamlayıp kışa öyle girmeyi hedefliyorduk. Ne yazık ki gün doğmadan neler doğuyor; başımıza bu felaket geldi. Ekiplerimizle zemini inceleyip dolgu ve onarım çalışmalarına hızla başlayacağız" ifadelerini kullandı.

Yozgat'ta iki saatlik sağanak sele dönüştü

Yozgat'ın Şefaatli ilçesine bağlı Kuzayca köyünde dün akşam saatlerinde etkili olan sağanak yağış sele dönüştü. Yaklaşık 2 saat süren yoğun yağışın ardından köyde tarım arazileri, bahçeler ve bazı evler sel sularından zarar görürken, köyün merkez camisinin alt katını da su bastı. Sel nedeniyle köy yolunda seyir halinde bulunan beton mikseri ise şarampole devrildi.

19.09.2026 19:24:00
İHA
 
Yozgat'ta iki saatlik sağanak sele dönüştü
Yozgat'ta iki saatlik sağanak sele dönüştü
Kuzayca köyünde dün öğle saatlerinden itibaren etkisini artıran yağış, kısa sürede sele dönüştü. Şiddetli yağış nedeniyle köy içerisindeki bazı yollar ve kaldırımlar zarar görürken, bahçe duvarları yıkıldı, tarım arazileri ve tarım ekipmanları sel sularının altında kaldı








Köyün merkez camisinin alt katını su bastı

Selden köyün merkez camisinin alt katı da etkilendi. Caminin morg ve kadınlar Kur'an kursunun bulunduğu bölümlere sel suları doldu. Vatandaşlar camide biriken suyu tahliye etmek için çalışma başlatırken, selin ardından geride kalan çamur ve balçığın temizlenmesi için yetkililerden destek istendi.
Sel sularının tahliyesine yardım eden Yalçın Dursun, köyün yardıma ihtiyacı olduğunu belirterek, "Bize bir yardım lazım. Bize bir destek lazım. Burayı temizleyebilmemiz için buranın suyunu siz çektirir, atarız ama ondan sonra çamuru, milek içindeki eşyalar berbat oldu, nasıl olacak' Yani görevlilerin, yetkililerin lütfen buraya ilgilenmeleri, bakmaları, bir gelip bakmaları lazım." dedi.








"Bütün ekipmanlarımızı, evimizi, bahçe duvarlarımızı yerle bir etti"

Sel nedeniyle tarım ekipmanları ve yaşam alanlarının zarar gördüğünü belirten Mehmet Karaca ise yaşanan mağduriyeti anlattı.
Karaca, "Kuzayca köyü vatandaşlarındanım. İki saatlik yağan yağmurla meydana gelen doğal afet bizim bütün ekipmanlarımızı, evimizi, bahçe duvarlarımızı tamamen yerle bir etti. Mevcut yaşam alanlarımızı sel bastı. Mağduruz." ifadelerini kullandı.
 
 







Beton mikseri şarampole devrildi

Öte yandan sağanak yağışın ardından köy yolunda seyir halinde bulunan bir beton mikseri de kontrolden çıkarak şarampole devrildi. Sel sularının etkisiyle köy yollarında da hasar meydana gelirken, bazı kaldırım taşlarının yerinden söküldüğü ve arazi yollarının kullanılamaz hale geldiği belirtildi.







"Evlerimizi iyi kötü kendimiz temizleriz ama camiye devletin el atmasını istiyoruz"

Köy sakinleri, selin ardından özellikle caminin temizlenmesi ve hasarların giderilmesi için yetkililerden yardım beklediklerini ifade etti.
Köy sakinlerinden biri, "Burada dün ikiden beri yoğun yağış oldu ve afet oldu. Burası merkez camimiz, köyümüzün camisi. Camimizin içi, morg ve bayanlar Kur'an kursunun içi su oldu. Bir de tır devrilmesi oldu. Ondan sonra arazi yolları tüm berbat oldu. Kaldırım taşları falan yerinden söküldü. Duvarlar uçtu. Yani bu camiye biz daha önem veriyoruz. Çünkü evimizi iyi kötü kendimiz temizleriz ama devletin bu camiye el atmasını istiyoruz." diye konuştu.
 
Köy sakinleri, selin ardından hasar tespit çalışmalarının yapılmasını ve zarar gören yaşam alanları, tarım arazileri, ekipmanlar ve caminin temizlenerek yeniden kullanılabilir hale getirilmesi için yetkililerden destek bekliyor.

Bursa'da siyah incirlerin saklandığı soğuk hava deposunda yangın

Bursa'nın Yenişehir ilçesinde bulunan soğuk hava deposunda yangın çıktı. İtfaiye ekiplerinin yangına müdahalesi sürüyor

19.09.2026 19:11:00 / Güncelleme: 19.09.2026 19:41:58
İHA
 
Bursa'da siyah incirlerin saklandığı soğuk hava deposunda yangın
Bursa'da siyah incirlerin saklandığı soğuk hava deposunda yangın
Edinilen bilgiye göre, saat 16.00 sıralarında Karaköy Mahallesi'nde, ihracata yönelik Bursa'nın meşhur siyah incirlerinin saklandığı soğuk hava deposunda henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı.






Olay yerine Bursa Büyükşehir Belediyesine bağlı çok sayıda itfaiye aracı sevk edildi. Siyah dumanlar kentin birçok noktasından görülürken, yangını söndürme çalışmaları sürüyor.




















Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!


 
 
Alzheimer, sadece hastayı değil, yakın çevresini de derinden etkiliyor! Bilimsel verilere göre Alzheimer riskini azaltmak mümkün! İşte 10 etkili önlem...
 

19.09.2026 00:10:00 / Güncelleme: 19.09.2026 06:10:44
Murat Çorbacı
 
Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!
Alzheimer, ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce başlıyor!

Son yıllarda yaşam süresinin uzamasıyla birlikte Alzheimer (Alzaymer diye okunur) hastalığının görülme sıklığı giderek artıyor. Ülkemizde yaklaşık 700 bin kişi Alzheimer hastalığıyla mücadele ederken, 2050 yılına kadar bu sayının 2.5 katına çıkması bekleniyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer'ın ilk belirtileri ortaya çıkmadan yaklaşık 20 yıl önce beyinde değişikliklerin başlayabildiğine dikkat çekerek, "Yaş ve genetik yatkınlık gibi değiştirilemeyen risklere rağmen, yaşam tarzıyla ilişkili bazı risk faktörlerini kontrol altına almak mümkün. Bu nedenle beyin sağlığını korumaya yönelik önlemlere erken yaşlardan itibaren önem vermek gerekir. Bilimsel veriler, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile Alzheimer riskinin önemli ölçüde azaltılabileceğini göstermektedir" dedi. Prof. Dr. Tuncer, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü kapsamında, Alzheimer riskini azaltmada 10 etkili önlem ile tanı ve tedavide umut veren gelişmeleri anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.







Beyin hücreleri zarar görüyor

Beyin hücrelerinin ilerleyici bir şekilde hasar görmesi ve kaybedilmesiyle ortaya çıkan Alzheimer hastalığı sadece hastanın değil, ailesinin ve yakın çevresinin de yaşamını derinden etkiliyor. Sinsice başlayıp ilerleyen hastalıkta ilk belirtiler genellikle yakın zamanda yaşanan olayların unutulması, aynı soruların tekrar tekrar sorulması veya tanıdık kelimelerin hatırlanamaması şeklinde kendini gösteriyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Neşe Tuncer, ilerleyen evrelerde bireyin planlama becerisinin zayıfladığını, zaman ve mekan algısının bozulduğunu, kişilik değişiklikleri ortaya çıktığını ve sonuçta en temel günlük ihtiyaçlarını karşılayamaz hale geldiğini belirterek, "Alzheimer hastalığı bireysel olduğu kadar ailevi ve toplumsal bir sağlık sorunudur; hastalığın ilerleyici doğası hastaların giderek bağımsızlığını yitirmesine, bakım verenlerin ise ciddi fiziksel, psikolojik ve ekonomik yüklerle karşılaşmasına neden olmaktadır" dedi.







Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan etkenler!

Alzheimer'in ilk belirtilerden yaklaşık 20 yıl önce oluşmaya başladığını belirten Prof. Dr. Neşe Tuncer, "Dolayısıyla 70'li yaşlarda bellek yakınması yaşayan bir bireyde süreç aslında 50'li yaşlarda başlamış olabilir. Bu durum, sağlıkla ilgili orta yaşta alınan kararların, yaşlılıkta beyin sağlığını doğrudan belirlediğini göstermektedir" dedi. Prof. Dr. Tuncer, Alzheimer hastalığına zemin hazırlayan başlıca yaşam alışkanlıkları ve risk faktörlerini şöyle sıraladı: "Düzenli egzersiz yapmamak, kontrolsüz tansiyon, yüksek kolesterol ve tedavi edilmeyen hipertansiyon, tedavi edilmeyen işitme kaybı, diyabet ve insülin direnci, obezite, sigara, alkol kullanımı, sosyal izolasyon ve yalnızlık, yetersiz ve kalitesiz uyku, sağlıksız beslenme, işlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve trans yağ ağırlıklı beslenme, depresyon, kafa travması öyküsü, hava kirliliğine maruz kalma."







Alzheimer riskini azaltmak mümkün! İşte, 10 etkili önlem!

Prof. Dr. Neşe Tuncer, Alzheimer riskini azaltan 10 etkili önlemi şöyle açıkladı:

Düzenli egzersiz

Düzenli egzersiz, beyin sağlığını korumada önemli bir rol oynamaktadır. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta egzersiz (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet) beynin bellek merkezi olan hipokampusun hacmini artırmakta ve yeni sinir bağlantılarının oluşmasını desteklemektedir. Bilimsel çalışmalar, fiziksel aktivite ve düzenli egzersizin bilişsel gerileme ve Alzheimer riskinin azaltılmasına önemli katkılar sağladığını göstermektedir.







Sağlıklı ve dengeli beslenme

Sağlıklı beslenme kapsamında özellikle Akdeniz tipi beslenme (bol sebze-meyve, zeytinyağı, balık, kuruyemiş, tam tahıllar) beyin ve damar sağlığını desteklemektedir. Haftada en az iki kez balık tüketimi omega-3 yağ asitleri sayesinde beyin hücrelerini korumaktadır. İşlenmiş gıdalar, aşırı şeker ve trans yağ ağırlıklı beslenmeden uzak durmak gerekir.

Kaliteli ve yeterli uyku

Kaliteli ve yeterli uyku hastalığı önlemede büyük önem taşımaktadır. Her gece 7-8 saat kesintisiz uyku, beynin gün içinde biriken zararlı proteinleri temizlemesini sağlayan glimfatik sistemin etkin çalışması için zorunludur. Uyku apnesi mutlaka değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir.







Beyni aktif tutmak ve yaşam boyu öğrenmek

Bilişsel aktivite kapsamında yaşam boyu öğrenme, okuma, yeni beceriler edinme, dil öğrenme ve enstrüman çalma gibi aktiviteler beynin 'bilişsel rezervini' güçlendirmektedir. Bilimsel çalışmalar, iki dil konuşan bireylerde Alzheimer belirtilerinin 4-5 yıl daha geç ortaya çıktığını göstermiştir.

Sosyal bağları güçlü tutmak

Aile ve arkadaşlarla düzenli iletişim kurmak, sosyal ve toplumsal etkinliklere katılmak, sosyal yaşamın içinde olmak ve gönüllülük çalışmaları beyin sağlığını desteklemektedir. Sosyal izolasyon ve düşük sosyal bağlantı, bilişsel gerileme ve Alzheimer açısından değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Bu nedenle sosyal yaşamdan kopmamak, Alzheimer hastalığı riskini azaltmaya yönelik bütüncül yaklaşımın önemli bir parçasıdır.







Tansiyon, kolesterol ve kan şekerini kontrol altında tutmak

Yüksek tansiyon, yüksek kolesterol ve yüksek kan şekeri gibi kardiyometabolik risklerin kontrol altında tutulması hem damar hem de beyin sağlığı açısından önem taşımaktadır. Hipertansiyon, diyabet ve yüksek kolesterolün düzenli takip edilmesi, ilerleyen yıllarda bilişsel gerileme ve Alzheimer hastalığı açısından son derece önemlidir. 

Sağlıklı kiloyu korumak

Fazla kilo ve obezite ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlık açısından önem taşıyan, değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sağlıklı kilonun korunması; tansiyon, kan şekeri ve kolesterol gibi Alzheimer hastalığı açısından önem taşıyan diğer risk faktörlerinin de kontrolüne katkı sağlamaktadır.

Sigara ve alkolden uzak durmak

Sigara ve alkol kullanımı beyin sağlığını olumsuz etkileyebilen, değiştirilebilir risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sigara ve alkolden uzak durmak, Alzheimer hastalığı riskini azaltmaya yönelik önemli adımlardandır.

İşitme kaybını ihmal etmemek

İşitme kaybının fark edilmesi halinde gecikmeden değerlendirilmesi ve uygun durumlarda işitme cihazı gibi desteklerin kullanılması riski azaltmak açısından önemlidir.

Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruziyeti azaltmak

Kafa travmalarından korunmak ve hava kirliliğine maruziyeti mümkün olduğunca azaltmak Alzheimer hastalığı da dahil olmak üzere, ilerleyen yaşlarda bilişsel sağlığı etkileyebilecek risklerin azaltılmasına yönelik koruyucu yaklaşımın önemli bir parçasını oluşturmaktadır.







Erken tanı ve tedavide yeni dönem!

Alzheimer hastalığında erken tanının, tedavinin başarısı için kritik öneme sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Neşe Tuncer "Erken tanı alanında son yıllarda çığır açan gelişmeler yaşanmıştır. ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), Alzheimer hastalığı tanısına yardımcı olan ilk kan testini onaylamıştır. Bu test, kanda beyindeki Alzheimer proteinlerini yüksek doğrulukla tespit edebilmektedir. Erken tanı ve hastalığın biyolojik özelliklerinin daha erken dönemde ortaya konulabilmesi, uygun hastalarda tedavi seçeneklerinin zamanında değerlendirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Özellikle biyobelirteçler ve hastalık seyrini yavaşlatmaya yönelik yeni tedaviler de, Alzheimer ile mücadelede umut veren gelişmeler arasında yer almaktadır" dedi.

Forex ve kripto yatırım dolandırıcılığı operasyonunda 191 şüpheli gözaltına alındı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, yabancı ülke vatandaşlarını forex ve kripto yatırım vaadiyle dolandırdığı iddia edilen organizasyona yönelik İstanbul ve Muğla'da operasyon düzenlendi. Düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 191 şüpheli gözaltına alındı. Öte yandan soruşturma kapsamında organizasyonun İsrail vatandaşı kişiler tarafından yönetildiği ve faaliyetlerin farklı ülkelerde oluşturulan şirketler ile paravan çağrı merkezleri üzerinden yürütüldüğü tespit edildi. Milli İstihbarat Teşkilatının çalışmalarında, İsrail vatandaşı kişilerin yönettiği belirtilen organizasyonun faaliyetlerini Türkiye'ye kaydırma arayışında olduğunun tespit edildiği aktarıldı. Soruşturmada, organizasyonun İsrail ve ABD vatandaşları dışındaki farklı ülke vatandaşlarını hedef aldığı ve dünya genelinde yatırım dolandırıcılığı yaptığı yönünde tespitlere de yer verildi

18.09.2026 14:50:00
İHA
 
Forex ve kripto yatırım dolandırıcılığı operasyonunda 191 şüpheli gözaltına alındı
Forex ve kripto yatırım dolandırıcılığı operasyonunda 191 şüpheli gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, bazı şirketlerin sosyal medya, arama motorları ve çeşitli internet siteleri üzerinden yüksek kazanç vaadi içeren forex ve kripto yatırım reklamları yayınladığı belirlendi. Bu reklamlar üzerinden ulaşılan kişilerin kişisel bilgilerinin CRM sistemlerine aktarıldığı, ardından farklı dilleri bilen çağrı merkezi çalışanlarının mağdurlarla iletişime geçerek yatırım yapmaya ikna ettiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında organizasyonun İsrail vatandaşı kişiler tarafından yönetildiği ve faaliyetlerin farklı ülkelerde oluşturulan şirketler ile paravan çağrı merkezleri üzerinden yürütüldüğü tespit edildi. Organizasyonu yöneten kişilerin farklı ülkelerde şirket kurulumu, insan kaynakları ve muhasebe gibi süreçleri planladığı, Türkiye'de de çağrı merkezi, danışmanlık ve turizm şirketleri adı altında yapılanmalar oluşturulduğu belirtildi.






Mağdurların konuştukları dile göre yönlendirme yapıldı

Çağrı merkezlerinde çalıştırılmak üzere farklı dilleri bilen kişilerin "conversion agent" ve "retention agent" olarak işe alındığı, çalışanlara eğitim verildiği ve mağdurlarla iletişim sırasında kullanılmak üzere kod ad ile sahte hayat hikayeleri oluşturulduğu öne sürüldü. Çalışanların mağdurların uyruğu ve konuştuğu dile göre gruplandırılarak vardiyalı şekilde çalıştırıldığı, İbranice konuşmanın da yasak olduğu aktarıldı.








Mağdurlara sahte yatırım ekranı gösterildi

Şüphelilerin, mağdurları çeşitli yatırım platformları üzerinden yatırım yapmaya yönlendirdiği, ilk aşamada düşük miktarlı ödemeler aldıktan sonra daha yüksek miktarlarda para yatırmaları konusunda ikna ettikleri iddia edildi. Mağdurların yatırdığı paraların ise şüphelilerin yurt dışında bulunan banka hesaplarına veya kripto para cüzdanlarına aktarıldığı belirtildi.

Mağdurlara, şüphelilerin kontrolündeki yatırım takip ekranlarında kazanç elde ettikleri yönünde sahte gösterimler yapıldığı, daha fazla para yatırmalarının sağlandığı öne sürüldü. Paralarını çekmek isteyen mağdurlardan ise hesaplarının bloke olduğu veya vergi ödemeleri gerektiği gerekçesiyle yeniden para talep edildiği, sonrasında iletişimin kesildiği kaydedildi.









3 milyar doların üzerinde haksız kazanç iddiası

Soruşturma kapsamında Interpol-Europol Daire Başkanlığı aracılığıyla farklı ülkelerde bu şirket ve platformlar üzerinden dolandırıldığını bildiren yüzlerce mağdurun başvurusunun dosyaya eklendiği belirtildi. Savcılık açıklamasında, organizasyonun iki yıl içerisinde yalnızca ofis giderleri ve maaş ödemeleri olduğu değerlendirilen 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştığı, mağdurlardan elde edildiği değerlendirilen haksız kazancın ise 3 milyar doların üzerinde olduğu kaydedildi. Ayrıca Milli İstihbarat Teşkilatının çalışmalarında, İsrail vatandaşı kişilerin yönettiği belirtilen organizasyonun faaliyetlerini Türkiye'ye kaydırma arayışında olduğunun tespit edildiği aktarıldı. Soruşturmada, organizasyonun İsrail ve ABD vatandaşları dışındaki farklı ülke vatandaşlarını hedef aldığı ve dünya genelinde yatırım dolandırıcılığı yaptığı yönünde tespitlere yer verildi.

191 şüpheli gözaltına alındı

Tespitlerin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı ve İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından İstanbul ve Muğla'da operasyon düzenlendi. 29 farklı şirkete ait 44 çağrı merkezi ile 239 şüphelinin 286 ikamet adresinin bulunduğu toplam 328 adrese yönelik operasyonda 191 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin suçtan elde ettiği değerlendirilen taşınır ve taşınmaz mal varlıkları ile banka hesapları, ödeme kuruluşları ve kripto para borsalarındaki varlıklarına el konuldu. Firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü bildirildi.

Hastaneden taburcu oldu, dönüş yolunda öldü

Kontrolden çıkan kamyonetin yol kenarındaki ağaçlara çarpması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı. Hayatını kaybeden yaşlı adamın hastaneden taburcu edildikten sonra evine dönüş yolunda kazanın yaşandığı öğrenildi

17.09.2026 19:55:00
İhlas Haber Ajansı
 
Hastaneden taburcu oldu, dönüş yolunda öldü
Hastaneden taburcu oldu, dönüş yolunda öldü
Antalya'nın Akseki ilçesinde kontrolden çıkan kamyonetin yol kenarındaki ağaçlara çarpması sonucu meydana gelen kazada 1 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı. Hayatını kaybeden yaşlı adamın rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastaneden taburcu edildikten sonra evine dönüş yolunda kazanın yaşandığı öğrenildi.






Kaza, saat 15.30 sıralarında Antalya'nın Akseki ilçesi Murtiçi yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Manavgat yönünden Akseki istikametine seyir halinde bulunan Yılmaz D. (79) idaresindeki 07 B 0078 plakalı kamyonet, yağış nedeniyle kayganlaşan yolda sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu yoldan çıktı. Kamyonet, yolun altında bulunan ağaçlara çarparak durabildi. Kazayı gören vatandaşların 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber vermesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi.







Yaralılar itfaiye ekiplerince araçtan çıkarıldı

Kaza yerine ambulansların yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediyesi Akseki İtfaiye ekipleri, Akseki Bölge Trafik ekipleri ve jandarma ekipleri sevk edildi. Kamyonette bulunan Ercan Demir'in (71) olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Kazada yaralanan ve araç içinde sıkışan sürücü Yılmaz D. ile Hediye D. (70) ve Hüseyin Ö. (64), itfaiye ekiplerinin aracın kapı ve koltuğu çıkartmasının ardından bulundukları yerden çıkarıldı.







Sağlık ekiplerinin olay yerindeki ilk müdahalesinin ardından yaralı sürücü Yılmaz D. ambulansla Akseki Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Diğer yaralılar Hediye D. ve Hüseyin D. ise Manavgat Devlet Hastanesi'ne sevk edilerek tedavi altına alındı.







Taburcu olduktan sonra kazada hayatını kaybetti

Öte yandan Ercan Demir'in, rahatsızlığı nedeniyle Manavgat Devlet Hastanesi'nde tedavi gördüğü, bugün taburcu edilmesinin ardından eşi ile akrabaları tarafından hastaneden alınarak Akseki'nin Salihler Mahallesi'ne götürülmek üzere yola çıktıkları sırada kazanın meydana geldiği belirtildi.







Kazanın ardından Akseki Cumhuriyet Savcısı olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Savcının kaza yerindeki ilk incelemesinin ardından hayatını kaybeden Ercan Demir'in cenazesi, Akseki Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.







Jandarma ekipleri kazayla ilgili inceleme başlattı.

Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası ertelendi

Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası, aile fertlerinden bazılarına tebligat gitmemesi sebebiyle 17 Aralık saat 09.30'a ertelendi. Dava sonrası açıklamalarda bulunan Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır, "Sevgili Kadir dayımın biraz irade sorunu vardı. O yüzden açıklanacak şeyin de ne olduğu çok önemli değil. Çünkü çok ağır tedavi görüyordu kendisi" dedi

17.09.2026 13:01:00
İHA
 
Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası ertelendi
Kadir İnanır'ın vasiyetname açılma davası ertelendi
26 Haziran 2026'da hayatını kaybeden usta sanatçı Kadir İnanır'ın vasiyetnamesinin açılma davası için aile fertleri bugün Beykoz Adliyesi'nde bir araya geldi. Saat 10.40'da başlayan davaya İnanır'ın aile fertleri ve ailelerin avukatı katıldı. Usta sanatçının bazı varislerine tebligat gitmemesi sebebiyle dava, 17 Aralık saat 09.30'a ertelendi.

Dava çıkışında Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır ve Avukat Hikmet Altunkalem gazetecilere açıklamalarda bulundu.






"Büyük bir çoğunluğa yapılmış ama 2-3 kişiye tebligat yapılamamış"

Süreç hakkında bilgi veren Avukat Hikmet Altunkalem, "Bugün vasiyetnamenin okunmasıyla ilgili duruşma yapıldı, celse yapıldı. Bu celsede bazı mirasçılardan birkaç tanesine tebligat yapılamadığı için tekrar yeniden tebligat yapılarak usul bakımından işlemlerin tamamlanması gerektiğinden duruşma 17 Aralık'a bırakıldı. 17 Aralık'ta vasiyetname okunacak, açıklanacak. Büyük bir çoğunluğa yapılmış ama 2-3 kişiye tebligat yapılamamış. Süreç bu tebligatlar tamamlandıktan sonra önümüzdeki celse 17 Aralık'ta vasiyetnamenin okunmasına geçilecek. Orada bütün mirasçılara vasiyetname okunacak. Kabul edenler kabul edecek, kabul etmeyenler de gerekli hukuki süreci başlatacaklar" dedi.

"17 Aralık'ta bu katılım tamamen sağlanacak, bulunamayanı da bulacağız"

Tebligat ulaşmaması nedenini söyleyen Kadir İnanır'ın yeğeni Levent İnanır ise, "Adres değişiklikleri olanlar var, tatilde olanlar var. O yüzden, yoksa bize katılmama gibi bir sebepten değil. Herkes onun varisi. Onun yeğenleri, onun yetimleri. Hepsi tamamlayacaktır 17 Aralık'a kadar bunu. Gerekirse biz takip edeceğiz. Bu katılım tamamen sağlanacak 17 Aralık'ta. Bulunamayanı da bulacağız. Bu bizim asli görevimiz. Rahmetli dayımıza son görevimiz olacak" ifadelerini kullandı.









"Kadir dayımın biraz irade sorunu vardı, o yüzden açıklanacak şeyin de ne olduğu çok önemli değil"

Kadir İnanır'ın irade sorunu olduğunu söyleyen Levent İnanır, "Herkesin bilmediği bir şey. Ben çok yakınında olduğum için 2018'den beri bu süreç devam ediyor. Sevgili Kadir dayımın biraz irade sorunu vardı. O yüzden açıklanacak şeyin de ne olduğu çok önemli değil. Çünkü çok ağır tedavi görüyordu kendisi. Çok direndi, çok savaştı. O yüzden bekleyeceğiz. Ne olduğunu hiç önemi yok, söylediğim gibi. Kadir dayım ağır tedavi ve ağır ilaçlar kullanıyordu. İrade sorunu vardı. Aralıklı yoğun bakımlar oldu, entübe dönemleri oldu. 7 yılda 3 kere pıhtı attı beyne. Kolay değil o süreç" şeklinde konuştu.









"İçerik ne olursa olsun adalet diye bir şey var"

Vasiyetnamenin içeriğini bilmediklerini dile getiren İnanır, "Değiştiği doğru da içeriğini bilmiyoruz. İçeriğini işte şimdi hâkim hanımdan öğreneceğiz. Ama söylüyorum içerik ne olursa olsun adalet diye bir şey var. 2015'te verdiği bir vasiyeti 2022'de değiştiriyor, aynı tarihte tekrar değiştiriyor. Biraz kafa karıştıran bir durum var. Dediğim gibi, irade sorunu vardı Kadir dayımın 68 yaşında yeğeni var burada. 25 yaşında yeğeni var, 23 yaşında yeğeni var. Birçoğu yetim onların. Ve onlar her zaman dayılarına veya amcalarına son derece biat etmiş insanlardır. 68 yaşında abimin sigara içtiğini bilmez Kadir dayım. Böyle bir saygı ve böyle bir biat kültürü var bizde. Bunun bir karşılığı yok mudur" değerlendirmesinde bulundu.
Vasiyetname değiştirme konusunda bilgi de veren Avukat Altunkalem, "2015'te yapmış olduğu vasiyetnameyi 2022'de iki tane vasiyetname düzenlemiş olduğu görülüyor ama şimdi 2015'teki vasiyetnameyi bu 2022'deki yapmış olduğu noterdeki düzenlemeyle iptal etmiş olabilir, değiştirmiş olabilir veya yeni bir vasiyetname düzenlemiş olabilir. Bunların hepsi ihtimal dahilindedir" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.