logo
26 ŞUBAT 2026


Kerkük ısrarı Kürtlere pahalıya patlar

09.07.2007 00:00:00
Kürtlerin Kerkük konusunda uzlaşmaya açık olmaması ise Türkiye'yi kızdırma ve iç savaşa gömülme riski taşıyor. James martin, İngiliz The Guardian'da yazıyor Geçen salı Kuzey Irak'taki yarı özerk Kürt bölgesinin Başkanı Mesud Barzani, Iraklıları, petrol zengini Kerkük'ün geleceğiyle ilgili kararın bu yıl sonunda verilememesinin 'gerçek bir iç savaşa' yol açacağı konusunda uyardı. Bağdat da isteksiz Genel kanı, Kürt çoğunluğa sahip Kerkük'ün böyle bir referandumda Irak Kürdistanı'na katılmak üzere oy kullanacağı yönünde. Bağdat yönetimi bu nedenle Kürtlerin organize olmasına ve referandum için hazırlanmasına yardım konusunda isteksiz davranıyor. Zira, Bağdat Kerkük'ü Kürtlere feda ederse, Irak'ın bu kent ve çevresindeki petrol rezervlerinin yaklaşık yüzde 40'ına denk gelen 10 milyar varillik petrolü de kaybedecek. Ancak Bağdat'ın yardımı olmaksızın, Bölgesel Kürt Yönetimi aralıkta yapılması öngörülen adil ve meşru bir Kerkük referandumu için gerekli ön hazırlıkları tamamlayamayacak. Bu hazırlıklar için ne kadar kısa bir zaman kaldığı düşünülürse, Kerkük'ün geleceğine bu yılın sonundan önce karar verilmesi zor görünüyor. Kürtler açısından bu, Türklerin işgal tehditleriyle yarışacak vahamette bir kâbus: Anayasada öngörülen bir referandum zamanında yapılamazsa, Kürtler Kerkük'ü Kürt topraklarına katmak için en iyi şanslarını kaybetmekten korkuyor. Kentin bereketli doğal kaynakları olmadan gelecekte ekonomik anlamda bağımsız bir Kürt devleti olasılığı da zor görünüyor. Şaşırtıcı olmayan bir biçimde, Kürt liderler konuyla ilgili adım atmayı reddediyor: Erbil valisi Nevzad Hadi Mevlüd'ün geçenlerde bana anlattığı gibi Bölgesel Kürt Yönetimi, referandumun ertelenmesi konusunu müzakere etmeyecektir. Barzani bu hafta Irak Anayasası'nın 140. maddesinde öngörülen referandum takvimine uyulmazsa Bağdat'ın cehenneme döneceği sözünü vererek tek başına Kürt liderlerin genel tavrını ortaya koydu bile. Bununla birlikte belki, Bağdat'ın ayak diremesi o kadar da kötü bir şey değildir. Kerkük içinde patlama noktasındaki etnik gerilimler ve bölge genelinde kentin petrol rezervlerinin Irak Kürdistanı'nın bir parçası olması konusundaki endişe düşünüldüğünde, referandumun ertelenmesi kenti, Irak'ta giderek yayılan katliamların bir sonraki merkezine dönüşmekten kurtarmanın tek yolu olabilir. Bu, şehri Irak Kürdistanı dışında tutmak için dişiyle tırnağıyla mücadele etmeye hazır haldeki Kürt olmayan pek çok Kerküklünün varlığını kabul etmeyi reddeden Kürt yetkililerin alışılmış bir biçimde onaylamamayı sürdürdüğü bir nokta. Çoğunluğu Şii olan Kerküklü Araplar, özellikle Nuri El Maliki'nin Şii koalisyonunun iktidarda bulunduğu Arap yönetimindeki bir Irak'ın çıkarlarına daha fazla hizmet ettiğini düşünüyor. Diğer yandan, kentte geleneksel olarak Türkmen çoğunluğun yaşadığını savunan Türkmenler Kerkük'ün Bağdat'ın ya da Bölgesel Kürt Yönetimi'nin doğrudan kontrolü altında kalmadan özel bir statüye sahip olmasını tercih ediyor. Kürtler Saddam Hüseyin döneminde Arap ailelerin Arap olmayan kent nüfusunu bastırmak üzere kente yerleştirildiği Enfal harekâtıyla kendilerinden çalınan Kerkük'ü geri alarak tarihsel bir yanlışı düzelttiklerini savunurken, bu iddia Kerkük azınlıklarına göre uydurma bir bahane. Onlara göre, Kürtlerin Kerkük'ü topraklarına katma çabası saldırganca toprak gaspından başka bir şey değil. Kerkük'ün farklı etnik grupları arasındaki gerilim son birkaç yılda intihar saldırıları, suikastlar ve adam kaçırma eylemleriyle giderek tırmandı. Uluslararası Kriz Grubu'nun geçen nisanda yayımladığı rapora göre Kerkük 'Bağdat'ın minyatürü' olageldi. Buna göre, Kaide, Kerkük'te patlamaya hazır etnik gerilimi kent genelinde karmaşa ve yıkımı yaymak üzere kullandı. Aralık referandumunun zorla kabul ettirilmesi, Kürt çoğunluk ve kentin Bölgesel Kürt Yönetimi'ne katılmasına karşı çıkan gruplar arasındaki gerilimi taşırarak yaygın bir şiddete dönüştürebilir. Bununla birlikte Kerkük'te işlerin kötüye gitmesi bunun kentin sınırlarını aşmayacağı anlamına gelmiyor. Kendi huzursuz Kürt nüfusuna sahip olan Türkiye, Bölgesel Kürt Yönetimi'nin Kerkük'ü almasından ve yanı başında bir Kürt devletinin oluşmasından büyük endişe duyuyor. Türkiye, referanduma karşı olduğunu duyurdu ve hatta 2003'te Kürtlerin kenti almaya kalkışması halinde işgal tehdidinde bile bulundu. Ekonomi Türkiye'ye bağlı Geçenlerde Türk ordusunun Irak'a büyük çaplı bir harekâtının yakın zamanda muhtemel olmadığını ve Ankara'nın Kürt Yönetimi'ni Kerkük'le ilgili görüşmeye zorlamak için silaha başvurmaya ihtiyaç duymadığını savunmuştum. Türkiye, Irak sınırını kapatırsa, Kürdistan dünyanın geri kalanına tek gerçek çıkış yolunu kaybeder ve siner. Bu, ekonomileri umut verici bir büyüme gösteren Kürtler için büyük bir felaket anlamına gelir. Kürt liderler bu nedenle önemli bir seçimle karşı karşıya: Kerkük için çok fazla dayatırlarsa, Türkiye'yi kızdırmak ve kenti derin bir mezhep çatışmasına sürükleme riskine girerler. Müzakereyle referandumun ertelenmesinde anlaşırlarsa, Irak'tan bağımsızlıklarını kazanma güvencesini kaybedebilirler. Uzlaşma yolları bulunmalı. Bağdat'la varılacak bir anlaşma, Kerkük'ü kaybetmenin onları sonsuza kadar kaynak bağımlılığına mahkûm etmeyeceğine inandıracak şekilde, Kürtlerin zaten Irak Kürdistanı içindeki petrol alanlarını geliştirmelerine izin verebilir. Kürtler Kerkük'ün geleceğiyle ilgili olarak kentin etnik gruplarıyla ciddi diyalog zemini yaratma isteklerini ortaya koyarsa, bir mezhepler savaşından kaçınılabilir. Ancak bunların her ikisi de referandum tarihi olarak belirlenen aralık ayına kadar olan zamandan çok daha fazla vakit alır. Referandumun belirlenen tarihte yapılmaması halinde belirsiz 'iç savaş' tehditleri savurmaktansa Kürt liderler, şehrin geleceğiyle ilgili uzlaşmaya varabilmek için ertelemeyle sağlanacak zamanı avantaja dönüştürebilir. Bağımsız devlet hayali Iraklı Kürtlerin çoğu için büyük önem taşısa da, Kerkük konusunda adım atmayı reddetmeleri, zar zor yarattıkları hassas vahaya karmaşa getirmekten başka işe yaramaz.

Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı

Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın dosyası, istinafa gönderildi

26.02.2026 10:29:00 / Güncelleme: 26.02.2026 11:37:39
İhlas Haber Ajansı
Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı
Grand Kartal Otel yangını davası istinafa taşındı
Bolu'da 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel yangınına ilişkin davanın dosyası, istinaf incelemesi yapılmak üzere Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderildi.

Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından görülen Grand Kartal Otel yangını davasında hazırlanan ve 100'ü aşkın klasörden oluşan dosya, istinaf mahkemesi sıfatıyla inceleme yapacak olan Sakarya Bölge Adliye Mahkemesine sevk edildi. Kamuoyu tarafından yakından takip edilen ve 78 kişinin yaşamını yitirdiği faciaya ilişkin davada, Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin yapacağı incelemenin ardından kararını vermesi bekleniyor.

İstinaf sürecinin tamamlanmasının ardından dosyanın Yargıtay'a gönderileceği öğrenildi.

ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.

ABD'yi Yahudiler yönetiyor. O dosyalar İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme

25.02.2026 15:39:00
Ahmet Turan Yiğit
ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.
ABD'yi Yahudiler yönetiyor. Epstein dosyaları İsrail'in ABD'deki etkisini tırpanlamak için ortaya çıkarıldı. Emin Şirin'den çarpıcı değerlendirme.
Emin Şirin, "Siyonist teşkilatlanmaların ekonomiye hakim olduğu, iş dünyasına hakim olduğu ve siyasete hakim olduğu, lobilere hakim olduğu bir duruma gelmiş vaziyette ABD. Öyle bir hale gelmiş vaziyette ki bazen İsrail'in veya Yahudi siyonistlerin menfaatleri Amerika'nın menfaatlerinin önüne geçer hale geliyor. Amerikan politikasını yöneltir hale geliyor. Bundan Pentagon mesela fevkalade rahatsız. Bak altını çiziyorum. Pentagon bundan
fevkalade rahatsız. Bu dolayısıyla bu Epstein dosyaları zaman içinde göreceğiz. İddialı konuşmuyorum ama bir
intiba olarak görüyorum. Amerika'da ve dünyada dolayısıyla İsrail'in ve siyonistlerin etkilerini tırpanlamak
için sanki ortaya çıkmış gibi geliyor zamanlama itibariyle" dedi

Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:

Ramazan'da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı

Ramazan ayında özellikle trafik yoğunluğunda iftara yetişme telaşında olan ve sahur sonrası yola çıkan sürücülere uyarılarda bulunan uzmanlar, sabırlı, dikkatli ve trafik kurallarına uyarak hareket edilmesi gerektiğini belirtti

25.02.2026 14:18:00 / Güncelleme: 25.02.2026 14:23:42
İHA
Ramazan'da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı
Ramazan'da sürücülere sabır ve dikkat uyarısı
Ramazan ayında iftara yetişme telaşında ve sahur sonrasında trafik yoğun şekilde devam ediyor. Dalgınlığın artması trafik kazalarını beraberinde getirirken, uzmanlar bu dönemlerde sürücülere 'dikkat ve sabır' konusunda uyarılarda bulundu.



İleri Sürüş Uzmanı Ramazan Ceylan, Ramazan ayında trafikte daha dikkatli ve anlayışlı olunması gerektiğini belirterek, "Sürücülerimize tavsiyemiz; öncelikli sabırlı olmaya davet ediyoruz. Bunun yanı sıra tabii açlık ve susuzluktan dolayı da kan şekerinde düşme meydana gelebilir. Yorgun ve uykusuz araç kullanmasınlar. Alışma sürecimiz oluyor, dolayısıyla trafikte birbirimize karşı kesinlikle saygı göstermemiz ve sabırlı olmamız lazım. Bayrama da Ramazan'dan sonra inşallah kazasız ve belasız olarak ulaşmayı Rabbim bize nasip etsin. Sürücülerimizin kurallara uyarak kendi dışındaki yol kullanıcılarını tehlikeye atmamaları, cep telefonu kullanmamaları, trafik işaretlerine uymaları gerektiğini hatırlatıyoruz" dedi.

"Kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir"

İftara yetişme telaşının kazalara davetiye çıkarabileceğini ifade eden Ceylan, "İftara yetişme telaşı oluyor. Herkes aynı anda hareket etmek durumunda kalabiliyor. Bu tür durumlarda sakin olmamız gerekiyor. Bir kazaya davetiye çıkaracak sabırsız davranışlarda bulunmamamız gerekir. Birbirimize karşı anlayış göstereceğiz, sabırlı olacağız, gerginlik oluşturmayacağız. Ramazan ayını inşallah bu şekilde kazasız ve belasız bir şekilde geçirmeyi Rabbim nasip etsin" şeklinde konuştu.



"Sürücülerin uykularını almış şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz"

Ceylan, özellikle sahur sonrası yola çıkacak sürücülere de uyarılarda bulunarak, "Hemen sahur yapalım da yola çıkalım düşüncesinde olan sürücülerimiz olabilir. Kesinlikle dinlenmeden yola çıkmasınlar. Sahurunu yapar, sahurdan sonra bir miktar dinlenip sonra yola çıkarlarsa daha iyi olur. Çünkü neticede uykusuz ve yorgun ve dalgın araç kullanmak kazaya davetiye çıkarır. Kendiniz dışında yol kullanıcısını tehlikeye atar. Bunun için de yorgun, uykusuz değil, uykularını almış bir şekilde yola çıkmalarını tavsiye ediyoruz" diye konuştu.

Halkalı-Kapıkule tren hattına elektrik verilecek

TCDD, Halkalı-Kapıkule Demiryolu Hattı'nda 2 Mart'tan itibaren 27 bin 500 volt gerilim uygulanacağını duyurarak iletkenlere yaklaşmanın can ve mal güvenliği açısından tehlikeli olacağını bildirdi

25.02.2026 11:39:00 / Güncelleme: 25.02.2026 11:43:52
İHA
Halkalı-Kapıkule tren hattına elektrik verilecek
Halkalı-Kapıkule tren hattına elektrik verilecek
TCDD Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü Kurumsal İletişim Dairesi Başkanlığı'nca yapılan açıklamada, Halkalı-Kapıkule arasındaki demiryolu elektrifikasyon hatlarına gerilim verileceği, tren hatlarının altında gezinmenin, direklere dokunmanın, iletkenlere yaklaşmanın ve yere düşen tellere dokunmanın can ve mal güvenliği açısından tehlikeli olacağı bildirildi.



Elektrik verilecek güzergâh, Halkalı (Km: 73+134) ile Kapıkule (Km: 227+900) arasındaki demiryolu katener hatlarını kapsıyor. Ayrıca Edirne, Alpullu ve Karamehmet Trafo Merkezleri ile hat üzerindeki Edirne, Babaeski, Lüleburgaz, Büyükkarıştıran, Çerkezköy Yük ve Çerkezköy Yolcu istasyonları ve bu istasyonlara bağlı tüm yan yollar, konvansiyonel ve yüksek hızlı tren hatları gerilim uygulamasına dahil edilecek.

Yetkililer, vatandaşların ve çalışanların güvenliği için demiryolu hatlarının bulunduğu alanlarda dikkatli olunması gerektiğini vurguladı.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 18'inci duruşma

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6'sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da aralarında bulunduğu, 24'ü tutuklu 200 sanığın yargılandığı davanın 18'inci duruşması başladı

 

25.02.2026 10:44:00
Anadolu Ajansı
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 18'inci duruşma
Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasının 18'inci duruşma

İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmaya, bazı tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile avukatları katıldı.

Duruşmada, sanıkların yakınları ile bazı CHP'li yöneticiler ve partililer izleyici olarak yer aldı.

Jandarma personelince salon ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı.

Duruşma, avukatların taleplerinin alınmasıyla devam ediyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan, 579 sayfalık iddianamede Beşiktaş Belediyesi, Avcılar Belediyesi, Esenyurt Belediyesi, İstanbul ASFALT Fabrikaları San. ve Tic. AŞ ile İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri Genel Müdürlüğü "suçtan zarar gören", 19 kişi "mağdur", 200 kişi ise "şüpheli" olarak yer alıyor.

İddianamede, sanıklardan Aziz İhsan Aktaş'ın "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", 42 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 4 farklı fiilden "edimin ifasına fesat karıştırma", 5 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 21 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", 10 farklı fiilden "rüşvet verme", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "gerçeğe aykırı fatura düzenleme" suçlarından 187 yıldan 450 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan sağladığı mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Avcılar Belediye Başkanı sanık Utku Caner Çaykara'nın 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve "rüşvet alma" suçlarından 5 yıldan 15 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının talep edildiği iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Esenyurt Belediye Başkanı sanık Ahmet Özer'in 2 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma" ve 2 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik" suçlarından 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılması öngörülüyor.

İddianamede, görevlerinden uzaklaştırılan Seyhan Belediye Başkanı sanık Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı sanık Kadir Aydar, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı sanık Zeydan Karalar ile görevinden uzaklaştırılan ve hakkındaki adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı sanık Abdurrahman Tutdere'nin "rüşvet alma" suçundan 4 yıldan 12'şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talebinde bulunuluyor.

Ayrıca iddianamede, görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkanı sanık Rıza Akpolat'ın "suç örgütüne üye olma", 26 farklı fiilden "ihaleye fesat karıştırma", 3 farklı fiilden "resmi belgede sahtecilik", 19 farklı fiilden "özel belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 4 farklı fiilden "rüşvet alma", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "haksız mal edinme" suçlarından 133 yıldan 337 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve suçtan elde ettiği mal varlıklarının müsadere edilmesi isteniyor.

Balıkesir'de F-16 savaş uçağı düştü: Pilot şehit oldu

Balıkesir'de 9. Ana Jet Üssü'nden kalkan F-16 tipi savaş uçağı kaza kırıma uğradı, bir asker şehit oldu

25.02.2026 06:09:00 / Güncelleme: 25.02.2026 10:04:38
İHA / AA
Balıkesir'de F-16 savaş uçağı düştü: Pilot şehit oldu
Balıkesir'de F-16 savaş uçağı düştü: Pilot şehit oldu
Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu 00:50 sıralarında Balıkesir Ana Jet Üssü'nden kalkan F-16 tipi savaş uçağının görev uçuşu esnasında kaza kırıma uğradığını ve bir askerin şehit olduğunu açıkladı.

Uçağın İzmir-İstanbul Otoyolu Balıkesir merkez ilçesi Karesi'ne bağlı Naifli köyü kırsalında düştüğü öğrenildi.

Otoyoldaki sürücüler büyük şok yaşarken, uçak kazası sebebiyle otoyol çift yönlü olarak trafiğe kapatıldı.

Bölgeye çok sayıda itfaiye ve ambulans ekibi sevk edildi.

Balıkesir Valisi olay yerinde incelemelerde bulundu 



Balıkesir Valisi İsmail Ustaoğlu, 9. Ana Jet Üssü Komutanlığı filosuna ait F-16 uçağının kaza kırıma uğraması sonucu 1 pilotun şehit olduğunu bildirdi.
 
Ustaoğlu, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, Balıkesir 9. Ana Jet Üssü Komutanlığı filosuna ait F-16 uçağının görev uçuşu esnasında kaza kırıma uğradığını belirtti.
 
Vali Ustaoğlu, "Bir pilotumuz şehit olmuştur. Şehidimize Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyorum. Aziz milletimizin başı sağ olsun." ifadesini kullandı.
 
Ustaoğlu, İzmir-İstanbul Otoyolu'nun Naipli mevkisindeki olay yerine gelerek incelemelerde bulundu.
 
Bölgedeki yetkililerden bilgi alan Ustaoğlu, AA muhabirine, Balıkesir 9. Ana Jet Üssü Komutanlığı filosuna ait F-16 uçağının kalkıştan kısa süre sonra kaza kırıma uğradığını söyledi.
 
Ustaoğlu, pilotun şehit olduğunu belirterek, "Şu an biz de olay yerindeyiz. İzmir-İstanbul Otoyolu Naipli mevkisinde olay meydana geliyor. Kalkıştan kısa süre sonra düşen bir F-16 uçağımız mevcut. Bir pilotumuz da şehit düştü. Ben tekrar şehidimize Allah'tan rahmet, milletimize başsağlığı diliyorum." diye konuştu.

Milli Savunma Bakanlığı açıklama yaptı



Milli Savunma Bakanlığı Balıkesir'den kalkış yapan bir F-16 uçağı ile 00.56'da telsiz irtibatının kesildiğini ve kaza kırıma uğrayan uçakta pilotun şehit olduğunu açıkladı.

Milli Savunma Bakanlığı'ndan konu ile ilgili yapılan açıklamada, "9'uncu Ana Jet Üs Komutanlığı Balıkesir'den kalkış yapan bir F-16 uçağımız ile 00.56'dan itibaren telsiz irtibatı ve iz bilgisi kesilmiştir. Derhal başlatılan arama kurtarma çalışmaları sonucunda uçağımızın kaza kırıma uğradığı tespit edilmiş ve uçağımızın enkazına ulaşılmıştır. Pilotumuz şehit olmuştur. Kazanın nedeni kaza kırım ekibinin yapacağı incelemeler sonucunda belirlenecektir. Şehit olan pilotumuza Allah'tan rahmet, ailesine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve asil milletimize başsağlığı dileriz" ifadelerine yer verildi.
 

Bakan Gürlek soruşma başlatıldığını duyurdu 


Adalet Bakanı Akın Gürlek, kaza kırıma uğrayan F-16 ile ilgili Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı'nca soruşturma başlatıldığını açıkladı.
 
Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Balıkesir 9. Ana Jet Üssü Komutanlığı filosuna ait F-16 uçağımız, görev uçuşu esnasında kaza kırıma uğramış ve kahraman bir pilotumuz şehit olmuştur. Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığımız olayla ilgili soruşturma başlatmış olup, Başsavcımız, Başsavcı Vekilimiz ve iki Cumhuriyet Savcımız kaza mahalline intikal etmiştir. Şehidimize Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Türk Silahlı Kuvvetlerimize sabır ve metanet temenni ediyorum. Aziz milletimizin başı sağ olsun" ifadelerine yer verdi.
 

İçişleri Bakanlığı: Süreç takip ediliyor


İçişleri Bakanlığı Balıkesir'de kaza kırıma uğrayan F-16 uçağı hakkında sürecin takip edildiğini açıkladı.
 
İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, sürecin yakından takip edildiği belirtilerek, "9'uncu Ana Jet Üs Komutanlığı'ndan kalkış yapan bir F-16 uçağımızla gece 00.56 itibarıyla telsiz irtibatı kesilmiş, derhal başlatılan arama kurtarma çalışmaları neticesinde uçağımızın kaza kırıma uğradığının tespit edildiği ve enkazına ulaşıldığı öğrenilmiştir. Yaşanan elim kazada kahraman pilotumuzun şehit olduğunu derin bir teessürle öğrendik. Kazanın nedeni, ilgili kaza kırım ekibinin yapacağı teknik incelemenin ardından netlik kazanacaktır. İçişleri Bakanlığı olarak, süreci tüm yönleriyle yakından takip ediyor; ilgili kurumlarımızla tam bir koordinasyon içinde çalışıyoruz. Şehit olan kahraman pilotumuza Allah'tan rahmet; kıymetli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetlerimize ve aziz milletimize başsağlığı ve sabır diliyoruz. Milletimizin başı sağ olsun" ifadelerine yer verildi.

"2 milyon Suriyeliye seçmen kartı verecekler" diyen Emin Şirin, "Trump'ın sözünün dışına çıkamayan bir yönetimimiz var" dedi

"2 milyon Suriyeliye seçmen kartı verecekler" diyen Emin Şirin, "Trump'ın sözünün dışına çıkamayan bir yönetimimiz var" dedi

25.02.2026 00:12:00
Ahmet Turan Yiğit
"2 milyon Suriyeliye seçmen kartı verecekler" diyen Emin Şirin, "Trump'ın sözünün dışına çıkamayan bir yönetimimiz var" dedi
"2 milyon Suriyeliye seçmen kartı verecekler" diyen Emin Şirin, "Trump'ın sözünün dışına çıkamayan bir yönetimimiz var" dedi
Emin Şirin'den ABD, Avrupa, Çin ve Ortadoğu Üzerine Çarpıcı Analiz geldi. Emin Şirin, küresel güç dengeleri üzerinden Türkiye'nin ekonomi ve savunma alanında nasıl bir strateji izlemesi gerektiğini kapsamlı şekilde değerlendirdi.
Dünya ekonomisinin yaklaşık 110 trilyon dolar seviyesinde olduğunu hatırlatan Şirin; %24 ile Amerika Birleşik Devletleri'nin, %18 ile Avrupa Birliği'nin, %17 ile Çin'in payına dikkat çekti.
Emin Şirin, askeri açıdan büyük güç olarak görülen Rusya'nın ise dünya ekonomisindeki payının yalnızca %2 civarında olduğunu vurguladı.

Emin Şirin'in konuşmasını izleyin:

İzmir'de 1 milyar liralık tefeci operasyonu: 5 gözaltı

İzmir'in Tire ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen tefecilik operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı

24.02.2026 21:20:00
İhlas Haber Ajansı
İzmir'de 1 milyar liralık tefeci operasyonu: 5 gözaltı
İzmir'de 1 milyar liralık tefeci operasyonu: 5 gözaltı
İzmir'in Tire ilçesinde jandarma ekiplerince düzenlenen tefecilik operasyonunda 5 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin hesaplarında yaklaşık 1 milyar liralık para hareketi tespit edildi.

İzmir İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, 5 kişinin tefecilik yaptığı bilgisi üzerine çalışma başlattı.

Tire Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturmada, şüphelilerin 24 kişiyi mağdur ettiği belirlendi.

MASAK verilerinde yapılan incelemede, şüphelilerin son 5 yıldaki hesap hareketlerinin yaklaşık 1 milyar lira olduğu ortaya çıktı.

Ayrıca şahısların suçtan elde ettikleri gelirle çok sayıda taşınır ve taşınmaz mal edindikleri tespit edildi.

Ekipler tarafından şüphelilere ait ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda 52 bin lira nakit para, piyasa değeri yaklaşık 3 milyon lira olan çok sayıda ziynet eşyası, 5 tapu, 10 satış sözleşmesi ve mağdurlara ait 3 kredi kartı ele geçirildi.

Aramalarda ayrıca toplam 625 bin lira değerinde 4 senet, 10 noter belgesi, pos cihazı çıktısı ve tefecilik kayıtlarının tutulduğu 4 adet not defteri bulundu.

Tire Cumhuriyet Başsavcılığının talimatıyla 5 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Edirne'de Hamit Sedefçi botla bahçesinden tahliye edildi

Edirne'de etkili olan sağanak yağışların ardından nehir debilerinin yükselmesiyle taşkın riski artarken, eski Edirne Belediye Başkanı Hamit Sedefçi de mahsur kalan isimler arasında yer aldı

24.02.2026 13:17:00 / Güncelleme: 24.02.2026 13:20:14
İHA
Edirne'de Hamit Sedefçi botla bahçesinden tahliye edildi
Edirne'de Hamit Sedefçi botla bahçesinden tahliye edildi
Taşkın sularının yükselmesi sonucu bahçesi suyla dolan Sedefçi, bölgeye sevk edilen ekipler tarafından botla evinin bahçesinden alınarak güvenli bölgeye alındı. O anlar çevrede bulunan vatandaşlar tarafından da görüntülendi.



Sağlık durumu iyi

Tahliyenin ardından açıklamalarda bulunan Sedefçi, sağlık durumunun iyi olduğunu belirtti. Evinde makineye bağlı olarak oksijen cihazı kullandığını ifade eden Sedefçi, "Oksijen makinam jeneratöre bağlı çalışıyor. Jeneratörde sıkıntı yaşanınca belediyeyi arayarak gelip beni almalarını istedim" dedi.



Devlet Su İşleri'nin kanal çalışmalarına tepki

Son dönemde Devlet Su İşleri tarafından bölgede yapılan kanal çalışmasına da tepki gösteren Sedefçi, taşkın yaşanmayacağı yönünde kendilerine güvence verildiğini söyledi.
Sedefçi, "Taşkın olmayacak denildi, biz de orada kalmaya başladık. Ancak yapılan kanal hatalarla dolu. Eğimi hatalı yaptılar, zemin hatalı. Beton olması gereken yerleri kumla doldurdular. Hata üstüne hata var. Bakın bugün bot ile buraya geldim" ifadelerini kullandı.



Bölgede önlemler sürüyor

Yetkililer, özellikle nehir kenarlarında ve alçak kesimlerde yaşayan vatandaşların dikkatli olması konusunda uyarılarda bulunurken, bölgedeki su seviyesinin yakından takip edildiği bildirildi. Tahliye ve güvenlik önlemleri ise sürüyor.

Yalova'da bebeğin yaralandığı komşu kavgası güvenlik kamerasına yansıdı

Yalova'nın Çınarcık ilçesinde çocuk gürültüsü nedeniyle aralarında husumet olan komşularının saldırısına uğrayan babanın burnu kırılmış, kucağındaki 14 aylık kızının ise kafatası çatlamıştı. Olay günüyle ilgili güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı

24.02.2026 13:11:00
İhlas Haber Ajansı
Yalova'da bebeğin yaralandığı komşu kavgası güvenlik kamerasına yansıdı
Yalova'da bebeğin yaralandığı komşu kavgası güvenlik kamerasına yansıdı
Çınarcık'a bağlı Esenköy beldesinde bir sene önce aldıkları eve taşınan 4 çocuklu Baca ailesi ile aynı binada oturan E. ailesi arasında çocuk gürültüsü, park, kaçak balkon kapaması nedeniyle çok sayıda tartışma yaşandı. Son olarak 20 Şubat 2026 tarihinde yaşanan olayda Muhammed Baca (34), kucağında 14 aylık kızı İkra varken Şener E.'nin çocuk scooterı ile saldırısına uğradı. Saldırıda babanın burnu kırılırken, kucağındaki 14 aylık çocuğu İkra'nın ise kafatası çatladı. Yaralılar Yalova Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde tedavi altına alındı.
Olay sonrası gözaltına alınan Şener E. çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Daha önce uzaklaştırma kararı verilen diğer şüpheli Selvet E. ise serbest kaldı. Minik İkra, 3 günlük tedavinin ardından taburcu edildi.
Güvenlik kamerası görüntüsü çıktı
Öte yandan, güvenlik kamerasına yansıyan görüntülerde, jandarma geldikten sonra taraflar arasında tartışma çıkıyor. Selvet E.'nin yumruk salladığı baba, sonrasında yukarı sokağa çıkıyor. Yukarı sokakta ise kadınlar arasında arbede yaşanıyor. Bu sırada Şener E. ise kamera açısında olmayan anda iddiaya göre baba ve kızını yaralıyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.