logo
22 EYLÜL 2026

Kılıç, mızrak ve mahmuz

21.06.2006 00:00:00
 
Küçüklüğümün, elli yıl önceki İstanbul'unda bazı tramvay duraklarında "İhtiyarî Tevakkuf Mahalli" yazardı. Elli yıl sonrasının Türkiye'sinde o duraklardaki "ihtiyari" beklemelerini ısrarlı bir nemelâzımcılıkla ucu açık bir "daimiye" çevirmekte kararlı görünen "muvakkat vatandaşlar" kararlarını değiştirip de topyekün cephe taarruzu ile "muvazzaf vatandaşlığa" terfi imkanlarıı zorlamadıkça meydan bütünüyle kılıcı kırık "etnik bakiyelere" kalacaktır.Cümle ve dil çok ağır mı oldu?Hafifinden de anlamıyorlar ki kardeşim?Türkiye Mayıs 2007 'de Cumhurbaşkanlığı, en geç Kasım 2007'de de genel seçim yaşayacaktır.Ama yazın buraya.. Akepe eğer kontrollu bir kriz yönetim planının parçası olarak ; a) Kıbrıs yüzünden AB sürecini limanlar konusunda "gererse"; b) "F" tipi cemaatın menfadan sılaya dönüşü alkış ve gösterilerle tezgâhlanırsa ve c) Genelkurmay Başkanının atama sürecinde bir olağandışılık yaşanırsa?Erken seçim sandığına giden yolun parke taşları büyük bir özenle döşeniyor demektir."F" tipi cemaat şirketlerinin desteği ile düzenlenen "4.ncü Uluslar arası Türkçe Olimpiyatı" ödül töreninde konuşan Arınç; "Televizyon başında, belki saatler ötesinde bizleri izleyen o güzel insana ve arkadaşlarına milletim adına teşekkür borcum var. Hüzünlü gurbet bir an önce bitsin, vuslat gerçekleşsin" demiş.Ne şairane konuşmuş..Niye "Türk milleti adına" diyememiş?Hangi milleti kastetmiş?Akepe'lilerin ağzından neden Türk lâfını duyamıyoruz? Türk Ordusu, Türk askeri, Türk polisi, Türk devleti, Türk milleti neden diyemiyorlar da hep ordumuz, askerimiz, polisimiz, milletimiz diyorlar?Hangi milleti, askeri, bayrağı kastediyorlar?Demek ki ey millet Cumhurbaşkanlığı seçimine ve Genelkurmay Başkanlığı atamasına "saatler ötesinden yapılan -F- tipi etkiler" gündemdedir.Onun için mi Cumhurbaşkanlığı seçimi mutlaka Özkök zamanında yapılmalıdır fısltıları dolaşmaktadır?İyi de Özkök'ün , Cumhurbaşkanlığı seçimi ile, Akepe ile yahut "F" tipi ile ne ilgisi vardır?Yahu galiba, ötekilerle bilmem ama Akepe ile biraz ilgisi var?Radikal'den Murat Yetkin 15 Haziran 2006 günü Gül'ün şöyle söyledğini yazdı:"Türk Silahlı Kuvvetleri'nin AB üyelik hedefi konusunda, reformlar konusunda çok önemli desteği oldu ve oluyor. Bazı kişilerin düşüncesinin aksine, reformların yapılması TSK desteği olmaksızın daha zor olurdu. ? Size bir örnek vereyim. Türkiye'nin Kıbrıs politikasındaki değişiklik, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin katkısı ile mümkün olmuştur. O zaman biz gerek diplomat arkadaşlara, gerek diğer arkadaşlarımıza kesin talimat vermiştik, 'Her bir adımı atmadan önce mutlaka Genelkurmay ile irtibat içinde olalım, hangi adımın atılacağı birlikte belirlensin' diye?. Bakın, Kıbrıs konusundaki en önemli toplantılardan biri, 2003 başında Burgenstock'ta yapılan toplantıdır. Sonraki gelişmeler açısından belirleyici olmuştur. Bunu çok az kişi bilir, ama o toplantıdaki heyetimizde Genelkurmay tarafından görevlendirilen bir amiralimiz de vardı. Her bir aşama, her bir öneri o amiralimizin sayesinde Genelkurmay ile irtibat içinde yapıldı. ?..TSK'dan gördüğümüz desteği, yalnızca Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'e bağlamak isteyenler de çıkıyor. Bu da doğru değil. Aldığımız desteği kurum olarak aldığımızı biliyoruz. Doğrusunu söylemek gerekirse, AB sürecinde Silahlı Kuvvetler'den aldığınız desteği, bazı sivillerden, sivil kuruluşlardan da almak isterdik. Bazı sivil makamların, kuruluşların AB sürecine daha fazla destek vermesini beklerdik"..Bu çok ağır ve yoruma açık bir saptamadır. Bu saptama, "Özkök ile Akepe" arasındaki "şiir gibi" ilişkilerin bir de Akepe açısından itirafıdır.AB süreci, son beş senedir baş döndürücü bir hız kazanmıştır. Birbiri arkasına gelen 9 Uyum Paketinin hepsi utanç verici teslim belgeleridir ama; 1. 6 Ekim 2004 Katılım Ortaklığı Belgesi ("İlerleme Raporu", "Tavsiye Belgesi" ve "Etki Raporu", adları altında üç ayrı belge. )2. 3 Ekim 2005 Müzakere Çerçeve Belgesi.3. 11 Haziran 2006 Ortak Tutum belgesi.. son derece önemli üç intihar belgesidir.Bu üç belge Türkiye'nin esaret belgeleridir. Sömürge belgeleridir. Karşılıksız imzalanan, Türkiye'nin geleceğini ipotek altına alan senetlerdir.Lozan'ı, Montrö'yü rafa kaldıran; Sevr'i Mondros'u onların yerine ikame eden; daha da önemlisi Kurtuluş savaşını yok sayan belgelerdir.Sakarya-Dumlupınar hiç yapılmamıştır.İzmir'e hiç çıkılmamıştır. Yâni Gül'ün dediğine göre bütün bunlara asker ortak olmuştur, bir kısım sivillerden göstermediği desteği vermiştir Akepe'ye..En azından işin Kıbrıs bölümüne birinci elden tanığım. Referandum süresince adada idim. "Asker"in oradaki temsilcisi KTBKK'nı Korgeneral Işık Koşaner yerin yerinden oynadığı o referandum süresinde telörgülerin arkasından çıkmamıştır. Referandum gecesi Cumhurbaşkanını telefonla olsun arayıp "geçmiş olsun" veya "hayırlı olsun" dememiştir.O zaman anlam verememiştim. Şimdi Gül'ün söylediklerinden anlıyoruz ki aldığı emre uygun hareket etmiştir. Referandum süresindeki uyumlu uygulamaların sonrasında da süratle terfi ederek birer sene arayla Ordu komutanı ve ikinci başkan olmuş, Genelkurmay Başkanlığının önü açılmıştır.Acaba Gül'ün; "TSK'dan gördüğümüz desteği, yalnızca Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök'e bağlamak isteyenler de çıkıyor. Bu da doğru değil. Aldığımız desteği kurum olarak aldığımızı biliyoruz" derken kastettiği acaba Koşaner paşa mıdır?Neresinden bakarsanız bakın Gül'ün ifadesine göre Özkök AB'nin ve Akepe'nin büyük şansıdır.Peki "bu kritik süreçte" görev süresi uzatılıyor mu?Bir süre önce kendisine sorulduğunda "böyle bir beklentim yok" demişti.Genelkurmay Başkanlığı Genel Sekreterliği'nin konuya ilişkin 25 Kasım 2005 gün ve 4 maddelik açıklamasında; "Sayın Genelkurmay Başkanı, kendisine Cumhurbaşkanlığı vaat edildiği konusundaki iddiaları 13 Nisan 2004 tarihinde düzenlediği Basını Bilgilendirme Toplantısı'nda tereddüde yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturmuştur. Bu toplantıda kendileri tarafından konuyla ilgili yapılan açıklamalar bugün de aynen geçerlidir. Genelkurmay Başkanlığı görev süresi, yaş haddini aşmamak kaydıyla 4 yıldır ve bu süre Sayın Genelkurmay Başkanı için 30 Ağustos 2006'da sona erecektir. Sayın Genelkurmay Başkanı'nın bu tarihten sonra görev süresinin uzatılmasına ilişkin ne bir düşüncesi, ne de bir beklentisi vardır. Siyaset kurumuna saygılı olmakla beraber, emekli olduktan sonra herhangi bir siyasi oluşumun içinde olmayı veya siyasi bir görev almayı düşünmemektedir" denilmektedir.Özkök bu konudaki düşüncesini sonra da teyit eti. 1 Haziran gecesi Finlandiya'nın Ankara Büyükelçiliği'nde düzenlenen askeri gün resepsiyonunda Finlandiya Büyükelçisi Maria Serenius'u bir ay sonra devralacakları AB Dönem Başkanlığı için tebrik eden ve Serenius, İngiltere Büyükelçisi Peter Westmacott ve Hollanda Büyükelçisi Marcel Kurpershoek ile sohbet eden Özkök, 30 Ağustos'ta görevinden ayrılacağını anımsatıp emeklilik planlarından söz ederek görevinde geçirdiği yoğun tempoyu anlattı ve "Çok yoruldum. Emeklilik günlerimde ilk yapacağım şey dinlenmek olacak" dedi. (Milliyet. 3 Haziran 2006)Paşamızın çok yorulduğunu biliyoruz?Çuval'da; ?bir hafta sonra Kosova'da yüzbaşının silahı alınırken, Yunanistan Harbokulu'nda bayrağımız lekelenirken..Kuzey Irak'ta kırmızı çizgilerimiz yok edilirken..Kıbrıs Annan'a ve Rum'a teslim edilirken..Gerçekten çok yoruldu..Tatil ve dinlenme konusunda en kalbî iyi dileklerimizi sunuyoruz. Bu arada paşamız emekliliği iyice benimsedi ki "dünya gözüyle" bir takım "resmi" geziler ve temaslar yapıyor.Canberra'da Avustralya ile Savunma İşbirliği Anlaşması imzalamış.Bir iki ay önce de aynı anlaşma adını zor duyduğum ve hatırlayamadığım bir Körfez ülkesi ile imzalanmıştı. (Genelkurmay Başkanlığının resmi internet sitesinde başkanın yabancı konukları kabulleri yer alıyor da, yurt dışı gezileri neden görünmüyor?)Avustralya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Angus Houston demiş ki; "Anlaşma iki ülkeye de askeri ve savunma alanlarında karşılıklı çıkarlar çerçevesinde işbirliğini arttırmak için esneklik sağlayacak"..Hoppalaa..Yâni şimdi Türk ordusu, Avustralya ordusunun aborjinlerle başı derde girdiği zaman yardım edecek; onlar da mesela bundan sonra başımıza çuval geçirilince gelip kurtaracaklar..Öyle mi?Türkiye'nin, Avustralya yahut kıytırık bir Körfez ülkesiyle imzaladığı askeri anlaşmadan ne gibi bir çıkarı olabilir?Türkiye burnunun dibindeki bütün komşuları ile kavgalıdır, ama okyanus ötesi ile askeri dostluk ve işbirliği anlaşması imzalamaktadır..Bunun için Özkök geziye gitmektedir..Anlaşıldı, paşamız hakikaten yorulmuştur ve 30 Ağustos itibarıyle emekli olup özlediği dinlenceye bir an önce kavuşmalıdır.Peki öyle olacak mı ve bu işler bu kadar kolay mıdır?Bir önceki yazımızı şöyle bitirmiştik.."Cumhurbaşkanlığına giden yolda Genelkurmay Başkanı'nın atanması ise son -en kritik- virajdır. Bu -iki görevlendirme- hayati önemi haizdir. Genelkurmay Başkanı'nın atanması -teamüle uyarak-; Cumhurbaşkanı'nın seçimi ise -toplumsal uzlaşma- ile gerçekleştirilmelidir." Son duyumlar sürecin öyle kolay işlemeyeceği yolundadır.Daha önce, Akepe'nin hiçbir şey yapmasa, kararnameyi 2 Eylül'e kadar bekletse sıradaki orgenerallerin yaş haddinden otomatikman emekli olacağını yazmıştık.Şimdi de Büyükanıt'ın iki gün önce doğmuş olsaydı onun da emekli olacağından, iki günle kurtulduğundan, bazı Akepeli bakanların kararnameyi imzalamayarak onun da emekli olmasının sağlanacağından dem vuruluyor.Burada yanlış anlaşılmasın, konu Büyükanıt değildir.. Mesele şahıs ismi değildir, prensiplerdir.Tek tek ağaçlara değil, ormana bakılması gerek.Fotoğrafın bütününün görülmesi gerek. Askeri teamüllerin, siyasi tercihlerle bozulmaması gerek..Siyasetin parmağının kışlaya girmemesi, kubbelerin miğfer olmaması gerek.Yasaya göre Genelkurmay Başkanlığına 45 gün içinde atama yapılmalıdır.Kendi ifadesine göre "Bir beklentisi olmayan, yorulan, dinlenmek isteyen" Özkök'ün yapacağı bir şey var..Onu da 3 ay önceki, 9 Mart 2006 tarihli yazımızda ("Büyükanıt Sadece Büyükanıt Değildir") şöyle ifade etmiştik...."Acaba diyorum..Orgeneral Hilmi Özkök 5 ay sonra değil de şimdiden istifa ederek emekliliğini istese?.Büyükanıt şimdiden Genelkurmay Başkanlığı'na "atansa"?."Büyük Oyun" bozulur mu?Özkök de ileride sadece çuval olayıyla anılmasını önleyecek bir büyük jest yaparak tarihe geçmiş olur mu?Orgeneral Muğlalı'yı rahmet ve şerefle anıyor; zamanında ve "tam zamanında" istifa ederek bir başka büyük oyunu bozan Genelkurmay eski Başkanlarından Orgeneral Torumtay'a da saygılarımı arz ediyorum." Haziran'ın 20'si deyin..45 gün daha, Ağustos'un beşi eder.Yâni YAŞ'ın toplanacağı tarih..Özkök bugün, yarın istifa etse YAŞ toplantısına kadar atama kararnamesinin hazırlanması , bitirilmesi, atamanın yapılması gerek.. Akepe bile başka türlüsünü yapamaz..Oyun, kaos, dedikodular, kötü niyetler, pis kokular..Ne derseniz deyin, her şey bıçak gibi kesilir..Yoksa siz?.Şeref, onur, kılıç, mahmuz ve mızrak'ın unutulan, sadece eski çağlarda, Mete Han ordularında geçerli bir takım kavram ve "enstrümanlar" olduğunu mu zannediyorsunuz?Fena halde yanılıyorsunuz? Hüseyin Mümtaz / Giresun Işık Gazetesi

"İsrail bağlantılı forex dolandırıcılığı" operasyonunda gözaltına alınan 133 şüpheliye tutuklama talebi

İstanbul'da, İsrail bağlantılı uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 133 şüpheli, tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi

22.09.2026 03:00:00
AA
 
"İsrail bağlantılı forex dolandırıcılığı" operasyonunda gözaltına alınan 133 şüpheliye tutuklama talebi
"İsrail bağlantılı forex dolandırıcılığı" operasyonunda gözaltına alınan 133 şüpheliye tutuklama talebi

İçişleri Bakanlığı ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) öncülüğünde, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, Interpol, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve Interpol Genel Merkezinin katkılarıyla, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ve Göçmen Kaçakçılığıyla Mücadele Şube Müdürlüklerince uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığına yönelik yürütülen soruşturma sürüyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 213 şüphelinin sevk edildikleri İstanbul Adliyesi'nde savcılık işlemleri tamamlandı.

Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 133'ü tutuklama, 56'sı ise adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Şüphelilerden 24'ünün ise ifadesinin ardından serbest bırakıldığı öğrenildi.

Operasyon

Türkiye'de faaliyet gösteren İsrail bağlantılı uluslararası yasa dışı forex dolandırıcılığı kapsamında 25 şirkete bağlı sözde 40 çağrı merkezi ve finans ofisi ile bu yapıları yöneten şüpheliler tespit edilmiş, çağrı merkezlerinde çok sayıda yerli ve yabancı kişinin çalıştığı belirlenmişti.

Çağrı merkezleri ve finans ofislerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 191 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Şüphelilere ait, suçtan elde edildiği değerlendirilen 1,5 milyar lira değerindeki mal varlıklarına, 80 araca ve 12 mülke el konulmuş, banka, kripto varlık ve şirket hesaplarına bloke uygulanmıştı.

Ekipler, adreslerinde bulunmayan 10 zanlıyı da yaptıkları çalışmalar sonrası gözaltına almış, çalışmaların devamında 12 şüpheli daha yakalanmıştı.

Gözaltına alınan şüphelilerin 9'unun İsrail, 11'inin Pakistan, 25'inin ise Azerbaycan, Suriye, Ürdün, Ukrayna, Tayland, Endonezya, Fas, Kazakistan, Filipinler, İran, Çin, Lübnan, Filistin, Meksika, Mısır, Mozambik, Arjantin ve Bangladeş uyruklu olduğu öğrenilmişti. 

Kadir İnanır’ın resmi vasiyeti açıklandı

Türk sinemasının unutulmaz efsanesi Kadir İnanır'ın 1 milyar TL değerindeki devasa mirasıyla ilgili tartışmalara son noktayı koyan resmi vasiyetname detayları, usta sanatçının avukatı Bişar Abdi Alınak tarafından bugün bizzat açıklandı. İnanır'ın tüm maddi ve manevi haklarını 27 yıllık hayat arkadaşı Jülide Kural'a bıraktığı, Kural'ın hayatta olmaması durumunda ise servetin insan hakları dernekleri ile vakıflara devredilmesini bizzat vasiyet ettiği kesinleşti

21.09.2026 16:00:00
Haber Merkezi
 
Kadir İnanır’ın resmi vasiyeti açıklandı
Kadir İnanır’ın resmi vasiyeti açıklandı
Kadir İnanır'ın vefatının ardından kamuoyunu meşgul eden miras spekülasyonlarına yönelik bugün en net ve resmi açıklama geldi. Sanatçının hayattayken vekilliğini üstlenen ve süreç boyunca yasal prosedürleri yürüten Avukat Bişar Abdi Alınak, usta oyuncunun resmi vasiyetnamesinin tüm ayrıntılarını paylaştı.

Avukat Alınak, Kadir İnanır'ın manevi hatırasını zedeleyen ve gerçeği yansıtmayan iddialara karşı yasal yollara başvuracaklarını da net bir dille ifade etti.

Doktor raporu ve iki tanık huzurunda imzalandı

Kamuoyunda bir süredir devam eden "irade sorunu" ve "sağlık durumu" iddialarını tamamen çürüten açıklamada, vasiyetnamenin 9 Mayıs 2022 tarihinde İstanbul Beyoğlu 48. Noterliğinde hazırlandığı aktarıldı.

Avukat Alınak, usta aktörün vasiyet belgesini düzenlettiği esnada yetkili kurumlardan tam teşekküllü resmi sağlık raporu alındığını, belgenin iki hukuki tanık huzurunda ve Türk Medeni Kanunu'nun tüm şartlarına eksiksiz uyularak tanzim edildiğini vurguladı. Bu detay, yeğenlerin ortaya attığı iddiaların hukuki dayanağını büyük ölçüde zayıflattı.

"Bütün maddi ve manevi haklar Jülide Kural'ındır"

Resmi belgelere göre Kadir İnanır; üç otomobilini, gayrimenkuller üzerindeki tüm hak ve hisselerini, bankalardaki nakit varlıklarını, lüks saat ve kurbağa figürlerinden oluşan özel koleksiyonlarını, sanat eserlerini, tüm alacaklarını ve en önemlisi rol aldığı 182 film ile 12 dizinin 70 yıl boyunca geçerli olacak telif haklarını hayat arkadaşı Jülide Kural'a devretti.

Büyük takdir toplayan vasiyetnamede usta sanatçının toplumsal hassasiyetini gösteren çok özel bir madde de yer aldı. Mirasın açıldığı tarihte Jülide Kural'ın hayatta olmaması durumunda; yaklaşık 1 milyar TL değerindeki tüm bu dev servetin eşit paylarla İnsan Hakları Derneği (İHD), Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve Nesin Vakfı'na devredilmesi bağlayıcı hükme bağlandı.

"Mirasçılarımdan son istek ve arzum vasiyetime uyulmasıdır"

Kadir İnanır'ın, metnin sonuna bizzat eklettiği cümle ise akrabalarıyla yaşanan gerilime usta sanatçının önceden koyduğu bir tavır niteliği taşıyor. Yeşilçam'ın usta ismi vasiyetini, "Mirasçılarımdan son istek ve arzum vasiyetime uymalarıdır" ifadesiyle sonlandırdığı bildirildi.

Beykoz 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nde görülmeye başlanan vasiyetname açılma davası, geçtiğimiz günlerde yalnızca bazı yasal mirasçılara tebligatların ulaşmamış olması gibi usuli teknik nedenlerle 17 Aralık 2026 tarihine ertelenmişti.

Avukat Alınak, metnin zaten tüm yasal mirasçıların incelemesine açık olduğunu belirterek, usta sanatçının büyük kaybını gölgede bırakacak spekülatif, dezenformasyon içerikli haber yayan kişilere karşı Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunacaklarını ilan etti.

Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti

Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti. Bektaş, fayın ne kadar kilitli olduğunun bilinmediğini söyledi

21.09.2026 11:40:00
Haber Merkezi
 
 Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti
 Adana Saimbeyli’deki 5 büyüklüğündeki depremin ardından Prof. Dr. Osman Bektaş, 2023 depremlerinde kırılmadan kalan Savrun Fayı’nın durumunun belirsiz olduğunu belirtti
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde meydana gelen 5.0 büyüklüğündeki deprem sonrası Prof. Dr. Osman Bektaş'tan dikkat çeken bir değerlendirme geldi. Bektaş, 2023 depremlerinin ardından Savrun Fayı'nın durumunun belirsizliğini koruduğunu belirterek, fayın ne kadar kilitli olduğunun bilinmediğine dikkat çekti.

Adana 5 ile sallandı
Adana'nın Saimbeyli ilçesinde saat 04.02'de 5.0 büyüklüğünde deprem meydana geldi. AFAD verilerine göre 7 kilometre derinlikte gerçekleşen sarsıntı, Adana'nın yanı sıra Kahramanmaraş, Osmaniye, Kayseri ve Gaziantep'te de hissedildi. İlk belirlemelere göre bölgede herhangi bir olumsuzluk yaşanmadı.

Bektaş: Hareketlilik 2023'ten bu yana var
Depremin ardından yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş, sosyal medya hesabından bölgedeki faylara ilişkin değerlendirmede bulundu.
Bektaş, Saimbeyli çevresindeki hareketliliğin 2023'ten bu yana devam ettiğine dikkat çekerek özellikle Savrun Fayı'nın mevcut durumunun ayrıntılı şekilde bilinmediğini ifade etti.

'Savrun Fayı ise kırılmadan kaldı'
Bektaş'ın değerlendirmesine göre 2023 yılında Kahramanmaraş bloğunun doğu ve kuzeyindeki büyük faylarda kırılmalar meydana gelirken, bloğun batı sınırındaki Savrun Fayı'nın kırılmadan kaldığı belirtiliyor.
Bektaş, Saimbeyli çevresindeki depremlerin ise 2023'ten bu yana bölgedeki hareketliliğin sürdüğünü gösterdiğini ifade etti.
Bektaş, Savrun Fayı'nın ne kadar kilitli olduğunun henüz bilinmediğini belirterek, "2023'te Kahramanmaraş bloğunun doğu ve kuzeyindeki büyük faylar kırıldı. Batı sınırındaki Savrun Fayı ise kırılmadan kaldı ve Saimbeyli çevresindeki depremlerle 2023 den beri hâlâ hareket ediyor. Savrun'un ne kadar kilitli olduğu bilinmiyor." dedi.

'Büyük deprem olacak' demek doğru değil
Prof. Dr. Osman Bektaş, değerlendirmesinde mevcut bilgiler ışığında Adana için kesin bir deprem öngörüsünde bulunulamayacağını belirtti. Fayın mekanik özellikleri yeterince bilinmeden "büyük deprem olacak" denilmesinin de "tehlike geçti" şeklinde bir sonuca varılmasının da doğru olmadığını ifade etti.

Kura Nehri'nde balık ölümleri: İnceleme başlatıldı

Ardahan'ın Göle ilçesi sınırlarındaki Kura Nehri'nde çok sayıda balığın ölü bulunması üzerine İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından inceleme başlatıldı. Ölümlerin nedeninin belirlenmesi amacıyla bölgeden numuneler alınırken, ekipler nehirde ve çevresinde çalışma yürütüyor

21.09.2026 11:24:00 / Güncelleme: 21.09.2026 11:26:54
İHA
 
Kura Nehri'nde balık ölümleri: İnceleme başlatıldı
Kura Nehri'nde balık ölümleri: İnceleme başlatıldı
Ardahan'ın Göle ilçesine bağlı Sürügüden köyü yakınlarında nehirde balık ölümlerini fark eden vatandaşlar, durumu yetkililere bildirdi. İhbar üzerine bölgeye gelen ekipler, nehirde incelemelerde bulundu.

İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ile Göle İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri, balık ölümlerinin kaynağının belirlenmesi amacıyla sudan ve ölü balıklardan numune aldı.



Saha incelemelerinde, balık ölümlerinin 3 farklı noktada yoğunlaştığı ve kıyıya vuran onlarca balığın olduğu belirlendi.

Ekiplerce, sudaki çözünmüş oksijen seviyesinin balıkların yaşamını sürdürebilmesi açısından kritik eşik değerinin altında olduğu tahmin edildi.

Cizre'deki galibiyet kutlamalarında 3 iş yeri ve 1 araç yandı: 1 itfaiye eri yaralandı

Cizre'de Amedspor'un galibiyet kutlamalarında atılan havai fişekler 3 iş yeri ile 1 araçta yangına neden oldu. Alevlere müdahale eden 1 itfaiye eri ise yüzüne havai fişek isabet etmesi sonucu yaralandı

21.09.2026 09:00:00
İHA
 
Cizre'deki galibiyet kutlamalarında 3 iş yeri ve 1 araç yandı: 1 itfaiye eri yaralandı
Cizre'deki galibiyet kutlamalarında 3 iş yeri ve 1 araç yandı: 1 itfaiye eri yaralandı
Trendyol Süper Lig'in 6. haftasında Amed Sportif Faaliyetler'in Beşiktaş'ı 3-2 mağlup etmesinin ardından Şırnak'ın Cizre ilçesinde sokaklara dökülen taraftarların patlattığı havai fişeklerin isabet ettiği 3 iş yeri ve 1 araçta yangın çıkarken, alevlere müdahale eden bir itfaiye eri ise yüzüne havai fişek isabet etmesi sonucu yaralandı.

Amed Sportif Faaliyetler'in sahasında Beşiktaş karşısında aldığı galibiyet sonrası Cizre'de başlayan kutlamalar, kontrolden çıkan havai fişekler az daha faciaya dönüyordu.

Yüzlerce taraftarın sokaklarda galibiyet coşkusu yaşadığı sırada dikkatsizce ateşlenen havai fişekler çevredeki 3 iş yerine ve park halindeki bir araca isabet etti. İsabet eden fişekler nedeniyle iş yerlerinde ve araçta yangın çıktı.


Kutlama kalabalığının arasında yangın mücadelesi



İhbar üzerine bölgeye itfaiye ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekipleri, galibiyet sevinci yaşayan yüzlerce taraftarın kalabalığı arasında zorlukla ilerleyerek alevlere müdahale etti.

Alev alan araca müdahale edildiği sırada kontrolden çıkan bir diğer havai fişek, söndürme çalışması yürüten bir itfaiye erinin yüzüne isabet etti. Yaralanan itfaiye eri, olay yerine çağrılan sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından Cizre Dr. Selahattin Cizrelioğlu Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Yaralı personelin sağlık durumunun takip edildiği öğrenildi.

İtfaiye ekiplerinin yoğun çabası sonucu iş yerleri ve araçtaki yangınlar kontrol altına alınarak söndürülürken, yapılarda ve araçta maddi hasar meydana geldi.

Olaylarla ilgili geniş çaplı inceleme başlatıldı 

SPK, fonların tasfiyesinde süreyi 6 aya çıkardı

Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), tasfiye edilecek yatırım fonlarının tasfiye süresini 3 aydan 6 aya çıkardı

21.09.2026 05:00:00
AA
 
SPK, fonların tasfiyesinde süreyi 6 aya çıkardı
SPK, fonların tasfiyesinde süreyi 6 aya çıkardı

SPK tarafından alınan yeni ilke kararları doğrultusunda 17 Eylül'de duyurulan fon tasfiye usul ve esaslarında değişikliğe gidildi.

Buna göre, tasfiye edileceği açıklanan fonların portföy yapıları ve piyasa gelişmeleri dikkate alınarak daha önce azami 3 ay olarak belirlenen tasfiye süresi 6 aya çıkarıldı.

Kurul, 17 Eylül'de 7 portföy yönetim şirketinin tasfiye edilen 131 yatırım fonuna ilişkin süreçlerin yürütülmesinde Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankasını yetkilendirmiş, tasfiyenin en fazla 3 ay içinde tamamlanmasını öngörmüştü. 

Sermaye piyasası işlemleri soruşturmalarında 2 şüpheli daha gözaltına alındı 

İstanbul'da sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ile Abdulkadir Özkan gözaltına alındı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca, sermaye piyasasında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında adli işlemler sürüyor.

Bu kapsamda, Tera Yatırım Yönetim Kurulu üyeleri Bülent Uygun ile Abdulkadir Özkan gözaltına alındı.

Şüphelilerin işlemlerinin, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Şube Müdürlüğünde sürdüğü öğrenildi. 

Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı

Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı

20.09.2026 23:56:00
Haber Merkezi
 
 Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı
 Alihan Kuriş Suç Örgütü'ne yönelik soruşturmada kayıt dışı para ve menkul kıymet transferi yapıldığı tespiti üzerine 29 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 23 şirkete ise kayyum atandı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" soruşturması kapsamında 29 şüphelinin gözaltına alınmasına, 23 şirkete kayyum atanmasına karar verildi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik "suç örgütü kurma ve yönetme, suç örgütüne üye olma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında yeni deliller elde edildi.
Soruşturma kapsamında, Alihan Kuriş suç örgütüyle bağlantılı veya iltisaklı olduğu değerlendirilen bazı kişiler ile şirketlerin, örgütün yurt içi ve yurt dışındaki para ve malvarlığı hareketlerini organize ettiği, kayıt dışı finansal transferleri kolaylaştırdığı ve suçtan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin aklanmasına yönelik faaliyetlerde bulunduğu belirlendi.

Suçlamalar neler?
Kayıt dışı para ve menkul değer transferlerinin gerçekleştirildiği, örgütün resmi ve bürokratik süreçlerinde danışmanlık faaliyetleri yürütüldüğü, ihtiyaç duyduğu taşınır ve taşınmaz malvarlıklarının düşük bedellerle temin edilmesine aracılık edildiği, ayrıca yurt dışına yapılan yardım sevkiyatları içine nakit para gizlenerek suçtan elde edilen gelirlerin lojistik şirketleri vasıtasıyla sevk edildiğine ilişkin deliller saptandı.
Soruşturmada, örgütün yurt dışına aktardığı maddi yardımların bir kısmının çevrim içi ödeme sistemleri üzerinden, önemli bir kısmının ise lojistik firmaları aracılığıyla kayıt dışı şekilde güvenilir kuryeler vasıtasıyla ulaştırıldığı, usule aykırı yürütülen bu işlemlerin görünürde yasal hale getirilmesi amacıyla bazı şirketler ve şahıslar tarafından danışmanlık hizmeti verildiği yönünde tespitlere ulaşıldı.

Seçi sürecini etkilemeye yönelik adımlar
Ayrıca soruşturmada elde edilen dijital materyaller, tanık beyanları, mali kayıtlar ve diğer deliller kapsamında, şüphelilerin yurtta gerçekleştirilen seçim süreçlerini etkilemeye yönelik organizasyonel ve finansal faaliyetlerde bulunduklarına ilişkin bulgular da soruşturma dosyasına yansırken, bu konudaki inceleme devam ediyor.
Bu kapsamda, 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi, şüphelilere ait ikamet ve iş yerlerinde arama gerçekleştirildi. Örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen 23 şirkete ise kayyum atanmasına karar verildi.
"Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik soruşturma kapsamında daha önce gözaltına alınarak hakimliklere sevk edilen şüphelilerden 81'i tutuklanmış, örgütle bağlantılı olduğu değerlendirilen 4 dernek ve 55 şirkete el konulmuş, bu şirketlerden 50'sine kayyum atanmıştı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi

20.09.2026 18:14:00
AA
 
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, farklı tarihlerde İstanbul'un Gaziosmanpaşa ve Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde işlenen faili meçhul iki cinayetin aydınlatıldığını bildirdi.

Gürlek, NSosyal hesabındaki paylaşımında, 6 Temmuz 2018 tarihinde Abdülhamid Terkin'in öldürülmesi ve ağustosta kaybolan Ayşegül Yaşar'ın dosyasına ilişkin açıklamada bulundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, hiçbir suçun cezasız, hiçbir cinayetin faili meçhul kalmaması için çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini belirten Gürlek, bu kapsamda, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde kurdukları Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen titiz çalışmalarla iki cinayet dosyasının daha aydınlatıldığını duyurdu.

Gürlek, İstanbul Gaziosmanpaşa'da 6 Temmuz 2018 tarihinde Abdülhamid Terkin'in öldürülmesine ilişkin dosyada, HTS, baz ve görüşme kayıtları ile iyileştirilen güvenlik kamerası görüntüleri ve tanık beyanlarının yeniden değerlendirilmesi sonucunda, olayın beşinci şüphelisinin tespit edildiğini, yakalanan şüphelinin, kasten öldürme suçundan tutuklandığını aktardı.

Osmaniye'nin Düziçi ilçesinde ağustosta kaybolan Ayşegül Yaşar'ın dosyasının ise HTS ve kamera kayıtları, tanık beyanları, kriminal incelemeler ve elde edilen yeni deliller doğrultusunda yeniden kapsamlı şekilde ele alındığını kaydeden Gürlek, "Şüphelinin olay günü kullandığı araçta tespit edilen biyolojik bulguların Ayşegül Yaşar'ın anne ve babasından alınan örneklerle uyumlu olduğunun belirlenmesinin ardından çalışmalar derinleştirildi. Şüphelinin yer göstermesi sonucu Ayşegül Yaşar'ın cansız bedenine ulaşıldı. Şüpheli ile anne ve babası gözaltına alındı." açıklamasında bulundu.

Gürlek, bu iki dosyanın aydınlatılmasında özveriyle çalışan Gaziosmanpaşa ve Düziçi Cumhuriyet Başsavcılıklarına, İstanbul ve Osmaniye İl Emniyet Müdürlüklerine, Gaziosmanpaşa İlçe Emniyet Müdürlüğüne, Adana Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğüne ve sürece katkı sunan tüm kamu görevlilerine teşekkür ederek, "Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, hiçbir cinayet karanlıkta kalmayacak, hiçbir fail adaletten kaçamayacaktır." ifadesini kullandı.

Tahir Sarıkaya'nın mali trafiği incelemeye alındı

Tutuklu Tahir Sarıkaya'nın banka hesap hareketleri, MASAK verileri üzerinden KOM birimlerince incelendi. Hazırlanan raporda Sarıkaya'nın hesaplarında 2017-2026 yılları arasında 101 milyon 932 bin 207 TL para girişi ve 134 milyon 170 bin 972 TL para çıkışı olmak üzere toplam 236 milyon 103 bin 179 TL'lik hareket tespit edildi.

20.09.2026 18:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Tahir Sarıkaya'nın mali trafiği incelemeye alındı
Tahir Sarıkaya'nın mali trafiği incelemeye alındı
Tutuklu Tahir Sarıkaya'nın banka hesap hareketleri, MASAK verileri üzerinden KOM birimlerince incelendi. Hazırlanan raporda Sarıkaya'nın hesaplarında 2017-2026 yılları arasında 101 milyon 932 bin 207 TL para girişi ve 134 milyon 170 bin 972 TL para çıkışı olmak üzere toplam 236 milyon 103 bin 179 TL'lik hareket tespit edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığını soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Tahir Sarıkaya'nın banka hesap hareketleri, MASAK verileri üzerinden KOM birimlerince incelendi. Hazırlanan Mali Veri İnceleme Raporu'nda para girişlerinin 69 milyon 649 bin 61 TL'lik, para çıkışlarının ise 106 milyon 524 bin 970 TL'lik bölümünün işlem açıklamaları ve Sarıkaya'nın mali profili yönünden "izaha muhtaç şüpheli para transferi" olarak değerlendirildiği belirtildi.

Kripto para ve şirket hesaplarına yönelik inceleme



İncelemede Sarıkaya'nın Paribu Teknoloji A.Ş. hesabından 499 işlemle 21 milyon 409 bin 825 TL aldığı, aynı platforma 320 işlemde 27 milyon 569 bin TL gönderdiği tespit edildi. Raporda, toplam 48 milyon 978 bin TL'lik bu hareket "şüpheli kripto para hareketi" olarak değerlendirildi.
Sarıkaya'nın Kıbrıs'ta faaliyet gösteren bazı otel şirketlerine yaptığı transferler de raporda yer aldı. Grand Sapphire Resort Ltd.'ye 23 işlemde 2 milyon 407 bin 400 TL, Merit Kıbrıs Turizm Limited'e ise 5 işlemde toplam 500 bin TL gönderildiği, Merit Kıbrıs'tan da Sarıkaya'nın hesabına 420 bin TL geldiği kaydedildi.

Eşinin ortak olduğu şirketlerde 560 milyon TL'lik hareket

Raporda ayrıca Sarıkaya'nın eşi Rabia Arslan Sarıkaya'nın ortaklığının bulunduğu iki şirketin hesap hareketleri de incelendi. 2020-2026 döneminde şirketlerin hesaplarında toplam 560 milyon 822 bin 423 TL'lik para hareketi tespit edildi. Raporda, şirketlerden Madamra Tekstil'in banka hareketleri ile son üç yıllık vergi matrahı arasında uyumsuzluk bulunduğu değerlendirilerek şirket hakkında ayrıca vergi incelemesi yapılması gerektiği belirtildi.

"Gazetecilik geliriyle bağdaşmıyor" değerlendirmesi

Mali Veri İnceleme Raporu'nun sonuç bölümünde, Sarıkaya'nın hesaplarındaki yüksek tutarlı para hareketlerinin önemli bölümünün işlem açıklamalarının yetersiz olduğu belirtildi. Raporda, tespit edilen para trafiğinin ücretli gazetecilik geliriyle bağdaşmadığı yönünde değerlendirmeye yer verilirken, kesin sonuca bankacılık veya mali bilirkişi incelemesiyle ulaşılabileceği kaydedildi.

Eurofighter Typhoon uçak bakım tesisleri incelendi

Milli Savunma Bakanlığı (MSB), Eurofighter Typhoon tedarik projesi kapsamında uzman personelden oluşan heyetin İngiltere'deki Kraliyet Hava Kuvvetleri Coningsby Hava Üssü'nde uçak bakım tesislerini incelediğini bildirdi

20.09.2026 15:53:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eurofighter Typhoon uçak bakım tesisleri incelendi
Eurofighter Typhoon uçak bakım tesisleri incelendi
MSB, Eurofighter Typhoon savaş uçağı tedarik projesi kapsamında Hava Kuvvetleri Komutanlığı Uçak Bakım Çalışma Grubu ve Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü personelinden oluşan heyetin, İngiltere'deki Coningsby Hava Üssü'nde uçak bakım tesislerini incelediğini açıkladı.

Konuya ilişkin Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, "Hava Kuvvetlerimizin modernizasyon çalışmaları kapsamında Birleşik Krallık ile yürütülen Eurofighter Typhoon tedarik projesi çalışmaları devam ediyor.

Bakanlığımız, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Uçak Bakım Çalışma Grubu ve Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğümüzden oluşan uzman personelimizin katılımıyla 15-17 Eylül tarihleri arasında Kraliyet Hava Kuvvetleri Coningsby Hava Üssündeki uçak bakım tesisleri incelendi. Gerçekleştirilen bu stratejik ziyaret; bakım-idame süreçlerinin planlanması, teknik altyapı uyumu ve ortak iş birliğinin güçlendirilmesi yolunda önemli bir adım oldu" ifadelerine yer verildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.