Komisyonda Öcalan, Özel ve Bahçeli'ye teşekkür
TBMM Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki sivil toplum örgütlerinin temsilcilerini dinledi.
İhlas Haber Ajansı





Bedirhanoğlu, "Silahları bırakanlar bulundukları yere gittiler. Bunların ülkeye dönüp toplumsal hayata dönmeleri için yasal düzenlemeler yapılmalıydı. Silahları bırakanlara dönük yargı reformu yapılmasına ihtiyaç var. Kürt toplumunun üzerinde ortaklaştığı talepler var. Bunlar; Kürtler yeni bir anayasa istiyor. Yeni sivil demokratik bir anayasa yapmanızdır artık sivil siyasetin anayasa yapabildiğini göstermek açısından. Bölgenin potansiyeline uygun teşvik sistemi getirilmelidir" şeklinde konuştu.
"Barış ortamının tesis edilmesi ile birlikte kadınların da sözü geçecektir"
Doğu ve Güneydoğu İş Kadınları Derneği Başkanı Özlem Külahcı Tanaman ise, çatışma döneminde yatırımların, ticaretin etkilendiğini belirterek, "Kadınların ekonomik özgürlüklerinin geriye gittiğini görüyoruz. Barış ortamının tesis edilmesi ile birlikte kadınların da sözü geçecektir. Barış ortamında finansmana ulaşım kolaylaşır. Tarım, kırsalda üretim artar. Bölgemiz yerli ve yabancı turist için cazibe merkezi olur. Barışın olduğu yerde güven olur. Güvenin olduğu yerde yatırım olur, yatırım olursa istihdam olur. Onurlu barış tüm Türkiye'nin kalkınmasına yardımcı olur" diye konuştu.
"Bölgeden uçuşlar yapılmalı, pazarlara ulaşım kolaylaşmalı"
Doğu ve Güneydoğu Sanayici ve İş İnsanları Dernekleri Federasyonu Başkanı Devrim Türk, bölge ekonomisini değerlendirerek, "En gelişmiş-en az gelişmiş bölge arasında dört kattan fazla fark var. Kocaeli 19 bin, bölge illeri 5-6 bin dolar. Silahsızlanma ile birlikte gelişmişlik farkını azaltmak için politikalara ihtiyaç var. Altyapı, ulaşım yetersizlikleri var. Bölge üretiminin tüketiciye ulaşması için altyapıya ihtiyaç var. Finansal erişim zor ve daha maliyetli. Bölge nezdinde daha düşük oranda vergilendirme yapılmalı. Bölgeden uçuşlar yapılmalı, pazarlara ulaşım kolaylaşmalı" şeklinde konuştu.
"Terörsüz Türkiye süreci güvenlik korucularını dışlayan bir süreç olmamalıdır"
Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Başkanı Orhan Kandemir ise şöyle konuştu:
"Yaklaşık 50 bin güvenlik korucumuz yurt içinde içeride ve sınır ötesinde görev yapmaktadır. Bu coğrafyanın çocukları olarak hem bölge halkının güvenliğini sağlamakta hem de devlet ile halk arasında köprü görevi görmektedir. Terörsüz Türkiye sürecini baltalamaya çalışan çevrelerin yoğun propaganda faaliyetleri ile yanlış anlaşılmaktan kaynaklı faaliyetler, güvenlik korucularını kısmen de olsa endişeye sevk etmiştir. Devlete, millete büyük bir sadakatle bağlı güvenlik korucularının sosyal haklarının iyileştirilmesi, yaşamlarının refah içerisinde sürdürülmesi hem bölgenin istikrarı hem de devletin bekası için önem taşımaktadır. Yörede yaşayan terörist faaliyetler müzahir kesimler ile şehit yakınları, gaziler ve güvenlik korucularının 'Terörsüz Türkiye' ile geleceğe yürüyebilecekleri çok kapsamlı çalışmalar yapılmalıdır. Terörsüz Türkiye süreci güvenlik korucularını dışlayan bir süreç olmamalıdır."
Kadim Aşiretler Federasyonu Başkanı Rasim Aslan, bazı konulara komisyonun dikkatini çekti. Aslan, "Yerel Yönetimler Kanunu gözden geçirilmeli. Üst yönetimlerde adil bir görevlendirme sistemi yapılmalı. Toplumun birlik, beraberliğini zedeleyecek anlayış ortadan kaldırılmalı. Ekonomik olarak batı illeri ile kalkınmışlık farkını ortadan kaldıracak önlemler alınmalı. 5233 sayılı Terörle Mücadele Yasası'nın süreci uzatılmalı. Bölge ekonomisini canlandıracak yatırımlar yapılmalı, sınır ticareti arttırılmalı" ifadelerini kullandı.













































































