HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 06 MAYIS 2021, PERŞEMBE

Küresel oyunlar ve Türkiye

20.07.2001 00:00:00
Sanayileşmeyle beraber, yoğun bir üretim dönemine giren batı, mamullerine pazar bulabilmek için yeni yollar aramaya başladı. Bu dönemde İngiltere, Fransa, İtalya gibi devletler sömürgelerinin sınırlarını genişletme yoluna gittiler. Yeni pazar arayışları sömürme metoduna da hız kazandırdı.

Bu yöntem, 21.yüzyılda "küresellik" ve "uluslararası ticaret ağı" gibi isimler altında uygulanmaya devam etmektedir. Küreselleşme, sürekli üretim yapan güçlü devletlerin, mamullerinin pazar ağını genişletmek ve sürekli kılmak maksadıyla icad edilmiştir.

Bu yönüyle küresellik bir ticaret ağı değil, dünya çapında bir sömürü ağıdır. Bu gerçeği bazı misallerle daha kolay anlayabiliriz.

G-7 diye adlandırılan ABD, Japonya, Kanada, Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya'dan oluşan 7 gelişmiş ülkenin dünya ihracatındaki payı % 50'ye yakındır.

Yine dünya ihracatının % 90'ını gelişmiş 30 ülke karşılamaktadır.

Bu çarkın yürüyebilmesi için, az gelişmiş ülkelerin, bu durumlarını korumaları şarttır. Gelişmiş batılı devletler, sömürmek ve kendilerine bağımlı kılabilmek için bu ülkeler üzerinde her türlü oyunu oynamaktadır.

Küresel ekonominin mimarları az gelişmiş ülkelere yatırımı sıfırlayıcı programları tavsiye ederler. Ağır sanayi, üretime yönelik yatırımlar, mâlî bağımsızlık, tarım ve maden işletmeciliği engellenir. Devletin gücü mümkün olduğu kadar daraltılmaya çalışılır.

Ulaşım, haberleşme gibi stratejik öneme sahip alanlar küresel sömürünün mimarı olan ülkelerde tamamen devlet kontrolünde iken, gelişmemiş ülkelere bunun tam tersi uygulamalar tavsiye edilir. Türkiye'ye Telekom ve THY'nin yabancılara satılması için yapılan IMF dayatmaları herkesin malumudur. Ancak Almanya'ya baktığımızda Telekomun tamamen devlet koruması altında olduğu görülür, Fransa'da da durum aynıdır.

Alman Hava Yolları Lufthansa'nın % 52'si devlete aitken, Fransa'nın havayolu Air France devlet şirketidir.

Bu misalleri çoğaltmak mümkündür. Küresel sömürü ağının işleyebilmesi için, batı, kendi içinde "devleti, kamuyu ve milli yatırımları" alabildiğine desteklerken, az gelişmiş ülkelere "teşvikleri kesin, yatırımlarınızı durdurun, devleti küçültün" şeklinde baskı yapmaktadırlar. Kendi çıkar ve sömürü düzenlerinin yürümesi için bu şarttır.

Cenova'da düzenlenen G-7 zirvesinin çok geniş çaplı gösterilere sahne olması da, küreselleşmenin nasıl bir sömürü ağı olduğunun giderek daha iyi anlaşılmasından kaynaklanmaktadır.

Türkiye, bu uluslararası oyunların merkezindeki ülke olduğunu artık iyi anlamalıdır. IMF reçeteleriyle kalkınma hayallerinin ülkemizi nasıl batma noktasına getirdiği ortadadır. Küresel güçler girdikleri her ülkede aynı oyunu oynamışlar ve hâlâ da oynamaktadırlar.

O halde göz göre göre bu oyunlara alet olmanın hiç bir mantıklı izahı olamaz. "Zararın neresinden dönülürse kârdır" prensibinden hareketle, uygulanan politikalardan bir an evvel dönülmesi şart ve zaruridir.
 
Prof. Dr. Haydar Baş / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.