Lenfoma: Bağışıklık sisteminin sessiz tehdidi
Lenfoma, bağışıklık sisteminin sessiz düşmanı. Ağrısız lenf bezi şişliğiyle başlar, geceleri ter basar, kilo kaybettirir. Erken fark edilirse tedavi şansı yüzde 85'i aşar, geç kalınırsa hayatı tehdit eder
13.01.2026 16:50:00 / Güncelleme: 13.01.2026 16:55:46
Eyüp Kabil
Eyüp Kabil





Lenfoma, vücudun bağışıklık sisteminin önemli bir parçası olan lenfosit adı verilen beyaz kan hücrelerinin anormal ve kontrolsüz çoğalması sonucu oluşan bir kanser türüdür. Bu hastalık, lenfatik sistemde başlar ve vücudun enfeksiyonlarla savaşma yeteneğini zayıflatabilir.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, lenfoma en yaygın kan kanserlerinden biri olup, her yıl milyonlarca kişiyi etkilemektedir.
Lenfomanın türleri
Lenfoma, iki ana kategoriye ayrılır. Hodgkin Lenfoma (HL) ve Non-Hodgkin Lenfoma (NHL).
Hodgkin Lenfoma, Reed-Sternberg hücreleri adı verilen özel hücrelerle karakterizedir ve genellikle genç yetişkinlerde görülür.
Non-Hodgkin Lenfoma ise daha yaygındır ve 70'den fazla alt türe sahiptir; bunlar arasında en sık rastlananlar diffüz büyük B-hücreli lenfoma ve foliküler lenfomadır. NHL, yaşlı bireylerde daha sık ortaya çıkar ve agresif (hızlı ilerleyen) veya indolent (yavaş ilerleyen) formlarda olabilir. Bu ayrım, tedavi yaklaşımını doğrudan etkiler.
Nedenleri ve risk faktörleri
Lenfomanın kesin nedeni bilinmemekle birlikte, genetik mutasyonlar, bağışıklık sistemi zayıflığı ve çevresel faktörler rol oynar. Epstein-Barr virüsü (EBV) gibi enfeksiyonlar, HIV/AIDS gibi bağışıklık baskılayıcı durumlar, otoimmün hastalıklar ve radyasyona maruz kalma riski artırır.
Aile öyküsü olanlarda genetik yatkınlık görülebilir. Ayrıca, pestisitler, benzen gibi kimyasallara uzun süre maruziyet ve obezite de potansiyel risk faktörleridir. Sigara içmek ve alkol tüketimi ise bazı alt türlerde riski yükseltebilir, ancak tüm lenfomalarda aynı etki gözlenmez.

Belirtileri
Lenfomanın en yaygın belirtisi, boyun, koltuk altı veya kasık bölgesinde ağrısız lenf bezi şişliğidir. Diğer semptomlar arasında ateş, gece terlemeleri, unexplained kilo kaybı, yorgunluk, kaşıntı ve nefes darlığı yer alır. Bazen karın ağrısı, kemik ağrısı veya cilt döküntüleri de eşlik edebilir. Bu belirtiler grip gibi enfeksiyonlarla karıştırılabilir, bu yüzden erken teşhis için doktora başvurmak kritik öneme sahiptir. İleri evrelerde, dalak veya karaciğer büyümesi gibi sistemik etkiler görülebilir.
Teşhis yöntemleri
Teşhis genellikle fiziksel muayene ile başlar ve lenf bezi biyopsisi ile doğrulanır. Biyopsi, patolojik inceleme için zorunludur ve lenfomanın türünü belirler. Kan testleri, görüntüleme teknikleri (CT, PET taraması, MRI) ve kemik iliği biyopsisi gibi yöntemler evreyi saptar. Evreleme, I (lokalize) ile IV (yaygın) arasında değişir ve tedavi planını şekillendirir. Moleküler testler, genetik mutasyonları tespit ederek kişiselleştirilmiş tedaviye olanak tanır.
Tedavi seçenekleri
Tedavi, lenfomanın türüne, evresine ve hastanın genel sağlığına göre uyarlanır. Kemoterapi, radyoterapi ve immünoterapi (monoklonal antikorlar gibi rituksimab) en yaygın yöntemlerdir. Hodgkin Lenfoma'da ABVD gibi kombinasyon kemoterapileri yüksek başarı sağlar. Non-Hodgkin için CAR-T hücre terapisi gibi yenilikçi tedaviler umut vericidir. Kök hücre nakli, tekrarlayan vakalarda tercih edilir. Yan etkiler (bulantı, saç dökülmesi, enfeksiyon riski) yönetilebilir olup, destekleyici bakım önemlidir.
Prognoz ve önleme
Lenfomanın prognozu, erken teşhisle iyidir; Hodgkin Lenfoma'da 5 yıllık sağkalım oranı yüzde 85'in üzerindedir. Non-Hodgkin'da bu oran türe göre değişir. Önleme için sağlıklı yaşam tarzı, enfeksiyonlardan korunma ve düzenli kontroller önerilir. Sigara bırakma ve bağışıklık güçlendirme, riski azaltabilir. Hastalar, destek gruplarına katılarak psikolojik destek almalıdır.
Lenfoma, tedavi edilebilir bir hastalık olsa da, farkındalık hayati öneme sahiptir. Şüpheli belirtilerde vakit kaybetmeden uzmana danışın.
Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, lenfoma en yaygın kan kanserlerinden biri olup, her yıl milyonlarca kişiyi etkilemektedir.
Lenfomanın türleri
Lenfoma, iki ana kategoriye ayrılır. Hodgkin Lenfoma (HL) ve Non-Hodgkin Lenfoma (NHL).
Hodgkin Lenfoma, Reed-Sternberg hücreleri adı verilen özel hücrelerle karakterizedir ve genellikle genç yetişkinlerde görülür.
Non-Hodgkin Lenfoma ise daha yaygındır ve 70'den fazla alt türe sahiptir; bunlar arasında en sık rastlananlar diffüz büyük B-hücreli lenfoma ve foliküler lenfomadır. NHL, yaşlı bireylerde daha sık ortaya çıkar ve agresif (hızlı ilerleyen) veya indolent (yavaş ilerleyen) formlarda olabilir. Bu ayrım, tedavi yaklaşımını doğrudan etkiler.
Nedenleri ve risk faktörleri
Lenfomanın kesin nedeni bilinmemekle birlikte, genetik mutasyonlar, bağışıklık sistemi zayıflığı ve çevresel faktörler rol oynar. Epstein-Barr virüsü (EBV) gibi enfeksiyonlar, HIV/AIDS gibi bağışıklık baskılayıcı durumlar, otoimmün hastalıklar ve radyasyona maruz kalma riski artırır.
Aile öyküsü olanlarda genetik yatkınlık görülebilir. Ayrıca, pestisitler, benzen gibi kimyasallara uzun süre maruziyet ve obezite de potansiyel risk faktörleridir. Sigara içmek ve alkol tüketimi ise bazı alt türlerde riski yükseltebilir, ancak tüm lenfomalarda aynı etki gözlenmez.

Belirtileri
Lenfomanın en yaygın belirtisi, boyun, koltuk altı veya kasık bölgesinde ağrısız lenf bezi şişliğidir. Diğer semptomlar arasında ateş, gece terlemeleri, unexplained kilo kaybı, yorgunluk, kaşıntı ve nefes darlığı yer alır. Bazen karın ağrısı, kemik ağrısı veya cilt döküntüleri de eşlik edebilir. Bu belirtiler grip gibi enfeksiyonlarla karıştırılabilir, bu yüzden erken teşhis için doktora başvurmak kritik öneme sahiptir. İleri evrelerde, dalak veya karaciğer büyümesi gibi sistemik etkiler görülebilir.
Teşhis yöntemleri
Teşhis genellikle fiziksel muayene ile başlar ve lenf bezi biyopsisi ile doğrulanır. Biyopsi, patolojik inceleme için zorunludur ve lenfomanın türünü belirler. Kan testleri, görüntüleme teknikleri (CT, PET taraması, MRI) ve kemik iliği biyopsisi gibi yöntemler evreyi saptar. Evreleme, I (lokalize) ile IV (yaygın) arasında değişir ve tedavi planını şekillendirir. Moleküler testler, genetik mutasyonları tespit ederek kişiselleştirilmiş tedaviye olanak tanır.
Tedavi seçenekleri
Tedavi, lenfomanın türüne, evresine ve hastanın genel sağlığına göre uyarlanır. Kemoterapi, radyoterapi ve immünoterapi (monoklonal antikorlar gibi rituksimab) en yaygın yöntemlerdir. Hodgkin Lenfoma'da ABVD gibi kombinasyon kemoterapileri yüksek başarı sağlar. Non-Hodgkin için CAR-T hücre terapisi gibi yenilikçi tedaviler umut vericidir. Kök hücre nakli, tekrarlayan vakalarda tercih edilir. Yan etkiler (bulantı, saç dökülmesi, enfeksiyon riski) yönetilebilir olup, destekleyici bakım önemlidir.
Prognoz ve önleme
Lenfomanın prognozu, erken teşhisle iyidir; Hodgkin Lenfoma'da 5 yıllık sağkalım oranı yüzde 85'in üzerindedir. Non-Hodgkin'da bu oran türe göre değişir. Önleme için sağlıklı yaşam tarzı, enfeksiyonlardan korunma ve düzenli kontroller önerilir. Sigara bırakma ve bağışıklık güçlendirme, riski azaltabilir. Hastalar, destek gruplarına katılarak psikolojik destek almalıdır.
Lenfoma, tedavi edilebilir bir hastalık olsa da, farkındalık hayati öneme sahiptir. Şüpheli belirtilerde vakit kaybetmeden uzmana danışın.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.






















































































