HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 MAYIS 2021, PAZAR

Lütfen Dikkat

08.09.2001 00:00:00
Aile yapımız büyük tehlike altında. Hangi kurumumuz tehlike altında değil gibi gereksiz bir soru sormayın. Bizi biz yapan bütün kurumlarımız tehlike altında. Bazıları ise tehlike sınırını çoktan aşmış. Bir milleti ayakta tutan en büyük kurum olan ailenin bu noktaya varması, diğer kurumlar için de bir tehlike işaretidir. Her akşam, sanat ve sanatçı adı altında, örnek birer yaratık olarak insanımıza takdim edilen bir kısım pespayenin yaşam tarzları da tek alternatif olarak sunuluyor bize. Günlük evlilikler, haftalık boşanmalar, günübirlik eş değiştirmeler, boynuzlamalar, asansör kaçamakları ve insanın dillendirmekten utandığı sayısız rezillikler her gün örnek bir hayat tarzı olarak sunuluyor insanımıza. Haya, iffet, namus, utanma duygusu, Allah korkusu, sağlam ve sağlıklı nesil özlemi, soy ve asalet... Birer lüks malzeme olarak algılanmaya başlandı günümüzde. Ateizm, müstehcenlik ve benzeri kelimelerin arkasına sığınan bir kısım kurum ve kuruluşlar ahlaki yozlaşmanın ilk akla gelen mimarları. Ortaya koydukları yaşam tarzı, inanış şekli ile hem ateizmi hem de müstehcenliği insanlığa sunanların daha sonra kalkıp bu hale karşı savaş açıyor görünmeleri acınılacak bir hal. Her akşam TV ekranlarında, bir insanın yatak ortamında kendi eşiyle bile konuşmaktan utandığı sözler ve hitap tarzları, hiç bir sansüre ve haya süzgecine vurulmadan ulu orta konuşuluyorsa vay o memleketin haline. Utanma duygusunun, hayanın, iffetin, namus mefhumunun hakim ve en büyük değer ölçüsü olduğu çağlarda anaların doğurduğu kahramanların, fatihlerin, yiğitlerin, aslanların yerini sırtlanlar aldı bu gün. O sırtlanları da, haya, iffet, namus gibi olmazsa olmaz değerleri birer utanç vesilesi kabul eden analar (!) doğurmuyor mu? Her milletin kendi beka ideali için bazı ölçüleri, sağlam sığınakları varken, biz hergün bu sağlam kaleleri düşmanın kontrol ve bekçiliğine bırakıyorsak, bu, kendi sonumuzu yine kendi ellerimizle hazırlamanın adından başak ne ola ki? Bütün bu vehametin yanında beni en fazla korkutan şey Müslüman aile yapısının da bu rezaletten etkilenmesidir. Nişanını, nikahını bozan gençlerin sayısı hiç de küçümsenmiyecek orandadır. Malesef bu gençler muhafazakar ailelerin çocukları olup, bunlardan bir kısmıyla da karşılaşıyorum. Başından geçen ve ayrılıkla sonuçlanan nişan veya evlilik olayını bana öyle sıradan bir şey gibi anlatıyor ki, şaşmamak mümkün değil. Sanki bir mağazadan bir gömlek almış, hoşuna gitmemiş ve geri vermiş. Bu basitlikte anlatıyor başından geçen evlilik macerasını. Üzülmemek ve kahrolmamak elde değil. Bize ne oldu böyle? Bizi bu hale hangi güç, hangi kuvvet getirdi? İslam'da şakadan bile olsa hafife alınmayacak üç şey var. Hz. Peygamber bu konuda şöyle buyuruyor: "Üç şey var ki, şakası da ciddi, ciddisi de ciddidir." Yani bu üç şeyle şaka olmaz. İman, Nikah, Talak. Ne ilginçtir ki, İslam, nikah ve talak/evlilik ve boşanmayı imanla aynı ölçüde ele alıyor. İmanla şaka olmaz, nikahla şaka olmaz, boşanmayla şaka olmaz. Ve maalesef, imanla dalga geçiliyor, nikahla dalga geçiliyor, boşanmayla dalga geçiliyor. Bugün bazı "mübarek" kanallarda yapılan "Müslüman kadın" programları da bozulması hedeflenen Müslüman Türk aile yapısını sarsmak, bir an önce bozmak için yapılmaktadır. Aynı programlar bundan önce İslami bir kaygısı olmayan kişi ve kurumlar aracılığıyla yapılıyordu. Feminizm ilk olarak bu programlarda ele alındı. Bu tabirin içinde Müslüman Türk kadını yoktu. Bir süre sonra bu tabirin içine dahledildi Müslüman kadın. Şimdi artık nur topu gibi "Müslüman feminist" sahibiyiz. Bir kaç ay önce kıl harmanı bir kahramanımızın yapıp sunduğu programdaki kepazelikleri hatırlarsınız. O konuda yazdığım bir yazı yüzünden beni tebrik eden dostlarımın yanında program boyunca amuda kalkmış "Müslüman (!) feminist" (daha çok bir misyonere benziyordu) ve dava arkadaşları da beni tehdit etmekten geri durmadı. Hele de Dileknur... imzasıyla bana e-mail yollayan avratın uslubunu görseydiniz çıldırırdınız. Kim iddia edebilir, o programdan muhafazakar aileler etkilenmedi diye? Şeş cihetten/altı yönden kuşatılmışız beyler. Allah encamımızı hayreylesin.
 
Müslim Karabacak / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.