Kamuoyunda hakim bir kanaat var. Türk Hükümeti, ABD ile gizliden anlaştı. ABD'nin Irak saldırısı desteklenecekmiş.
Sn. Ecevit, ABD gezisinin amacını ticari münasebetler diye açıklarken, eğer Irak'tan bahis açılırsa konuşulabileceğini de ifade ediyor.
Şimdi durumu soğukkanlı bir şekilde tahlil edelim.
Öncelikle, Irak'a yapılacak bir müdahalenin ülkemiz aleyhine olacağı gerçeğidir. Sn. Kıvrıkoğlu bu konuyu pekçok kere açıklıkla vurguladılar. 1991 müdahalesinden çok daha fazla zararımız olacağını ifade ettiler.
Bu konuda aksi bir sonuç düşünülmemektedir. Öyleyse açıkça ifade edelim ki ABD, Türkiye'ye karşı saygın ve doğru bir politika sergilemiyor. O, sadece kendi çıkarlarına oynamaktadır. Somali, Sudan gibi geri kalmış ülkelere de sıranın geleceğinden bahsedildiğini ciddiye alırsak, ABD tarihe menfi bir not düşecek demektir.
Filistin'de ayyuka çıkan İsrail zulmü yine ABD'nin yüksek himayesi sayesinde gerçekleşiyor. ABD, petrol zengini Arap dünyasında, İran'da, hatta Rusya karşısında bile sürekli puan kaybediyor. Mandacı anlayışlar hangi ülkede olursa olsun, o yönetimler hem kendi halkları tarafından ve hem de dünya ülkeleri tarafından antipatik olacaklardır.
Türkiye'nin durumunda bir tuhaflık var; halk idarenin ne yapmak istediğinden emin değil. Bu sebeple kuşkulu bir tavır sergileniyor. Mevcut üçlü koalisyon, eğer halktan bir şeyler gizliyorsa, bu gizlenilen sır, onların sonunu daha da erken getirecektir. Zira bu tavır, halka rağmen politika yapmak anlamına geliyor.
Bugün mini nitelikte yapılan anketlerin sonucu göstermiştir ki; ne işçimiz, ne iş verenimiz, ne memurumuz ne de askerimiz bu müdahaleye rıza göstermektedir. "Beni ilgilendirmez" diyenler olursa da istisnai idrak problemli insanlardır diye değerlendirilebilir.
Yönetilen 70 milyonun nerede ise yüzde yüze varan bir katılımla Irak müdahalesine karşı olduğu halde, bir şekilde yönetimi elinde bulunduranların, halka rağmen bir politika izlemeleri akıl karı değildir.
Bu nedenle acil bir referandum yapılmalı hiç olsun kısmi olsa da halka sorulmalıdır. Zaten bitirilmiş durumdaki ekonomimiz altından kalkılamayacak bir noktaya gerilecek, o zaman taşan çorbanın hesabı yapılamayacaktır.
Yanlı yayın yapan medya kuruluşları, alınan, alınabilecek olarak hayal edilen kredileri sanal bir anlayışla alt alta koyup topluyor, kamuoyunu etkilemeye çalışıyorlar. Yorumlar, yazılar, oturumlar bu mantığa destek vermeye çalışıyorlar. Ve benzeri nice gayretler halkın gözünden kaçmamaktadır.
Önce sayın iktidara sesleniyoruz; beyler bu gibi hayati konuları lütfen halka sorunuz. Aksi halde öyle milli zararlar doğar ki, telafisi asla mümkün olmaz.
Sayın Başbakana da diyeceğimiz var; ABD gezisini tam bir şeffaflıkla ortaya koyunuz. Türk halkına rağmen, Türk halkından gizli bir şey yapmayınız. Bu millet affetmeyi sever. Bu sebeple belki sizleri affeder. Fakat tarih objektiftir, asla affetmez.
Sn. Ecevit, ABD gezisinin amacını ticari münasebetler diye açıklarken, eğer Irak'tan bahis açılırsa konuşulabileceğini de ifade ediyor.
Şimdi durumu soğukkanlı bir şekilde tahlil edelim.
Öncelikle, Irak'a yapılacak bir müdahalenin ülkemiz aleyhine olacağı gerçeğidir. Sn. Kıvrıkoğlu bu konuyu pekçok kere açıklıkla vurguladılar. 1991 müdahalesinden çok daha fazla zararımız olacağını ifade ettiler.
Bu konuda aksi bir sonuç düşünülmemektedir. Öyleyse açıkça ifade edelim ki ABD, Türkiye'ye karşı saygın ve doğru bir politika sergilemiyor. O, sadece kendi çıkarlarına oynamaktadır. Somali, Sudan gibi geri kalmış ülkelere de sıranın geleceğinden bahsedildiğini ciddiye alırsak, ABD tarihe menfi bir not düşecek demektir.
Filistin'de ayyuka çıkan İsrail zulmü yine ABD'nin yüksek himayesi sayesinde gerçekleşiyor. ABD, petrol zengini Arap dünyasında, İran'da, hatta Rusya karşısında bile sürekli puan kaybediyor. Mandacı anlayışlar hangi ülkede olursa olsun, o yönetimler hem kendi halkları tarafından ve hem de dünya ülkeleri tarafından antipatik olacaklardır.
Türkiye'nin durumunda bir tuhaflık var; halk idarenin ne yapmak istediğinden emin değil. Bu sebeple kuşkulu bir tavır sergileniyor. Mevcut üçlü koalisyon, eğer halktan bir şeyler gizliyorsa, bu gizlenilen sır, onların sonunu daha da erken getirecektir. Zira bu tavır, halka rağmen politika yapmak anlamına geliyor.
Bugün mini nitelikte yapılan anketlerin sonucu göstermiştir ki; ne işçimiz, ne iş verenimiz, ne memurumuz ne de askerimiz bu müdahaleye rıza göstermektedir. "Beni ilgilendirmez" diyenler olursa da istisnai idrak problemli insanlardır diye değerlendirilebilir.
Yönetilen 70 milyonun nerede ise yüzde yüze varan bir katılımla Irak müdahalesine karşı olduğu halde, bir şekilde yönetimi elinde bulunduranların, halka rağmen bir politika izlemeleri akıl karı değildir.
Bu nedenle acil bir referandum yapılmalı hiç olsun kısmi olsa da halka sorulmalıdır. Zaten bitirilmiş durumdaki ekonomimiz altından kalkılamayacak bir noktaya gerilecek, o zaman taşan çorbanın hesabı yapılamayacaktır.
Yanlı yayın yapan medya kuruluşları, alınan, alınabilecek olarak hayal edilen kredileri sanal bir anlayışla alt alta koyup topluyor, kamuoyunu etkilemeye çalışıyorlar. Yorumlar, yazılar, oturumlar bu mantığa destek vermeye çalışıyorlar. Ve benzeri nice gayretler halkın gözünden kaçmamaktadır.
Önce sayın iktidara sesleniyoruz; beyler bu gibi hayati konuları lütfen halka sorunuz. Aksi halde öyle milli zararlar doğar ki, telafisi asla mümkün olmaz.
Sayın Başbakana da diyeceğimiz var; ABD gezisini tam bir şeffaflıkla ortaya koyunuz. Türk halkına rağmen, Türk halkından gizli bir şey yapmayınız. Bu millet affetmeyi sever. Bu sebeple belki sizleri affeder. Fakat tarih objektiftir, asla affetmez.
Baki Bektaş / diğer yazıları
- Gerçek hayat ahiret hayatıdır / 09.09.2003
- Tek çare birlik / 11.09.2002
- Misyonerlik faaliyetlerinin boyutları / 30.05.2002
- Halkımız çok iyi bir gözlemci / 25.05.2002
- Derviş'e göre deniz bitti / 24.05.2002
- Aziz ol, Elazığ / 17.05.2002
- Kayseri, sen ne imişsin! / 15.05.2002
- Tek çare birlik / 15.04.2002
- Görebilmek / 08.04.2002
- En büyük terör işgaldir / 06.04.2002
- Tek çare birlik / 11.09.2002
- Misyonerlik faaliyetlerinin boyutları / 30.05.2002
- Halkımız çok iyi bir gözlemci / 25.05.2002
- Derviş'e göre deniz bitti / 24.05.2002
- Aziz ol, Elazığ / 17.05.2002
- Kayseri, sen ne imişsin! / 15.05.2002
- Tek çare birlik / 15.04.2002
- Görebilmek / 08.04.2002
- En büyük terör işgaldir / 06.04.2002
























































