HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 16 AĞUSTOS 2022, SALI

Mağduriyet

03.03.2007 00:00:00


Türk milleti yıllarca hep ezilmişin yanında yer almıştır. Tarihte çevirdiğiniz her sayfada bunun örnekleri görülmektedir. Bu nedenle batıda görülen , ezileni ezme, Türklerde onu derhal yerden kaldırma ve akabinde baş tacı ederek ona ezikliğini unutturma olayı ile yer değiştirmiştir. Bu asil yapı hiçbir zaman tarihte taktir edilmemiştir. Çünkü , hiçbir yabancı ülkenin tarihinde bu güzelliğimizden bahsedilmez. Demek ki bizi ilgilendirmeyen işlerde kıraldan fazla kıralcı olmanın yararı yoktur. Bu durumu çok iyi idrak edenler ise, unu bir silaha dönüştürmüş ve ülkemizin siyasetinde iktidar olmanın birinci şartı yapmıştır. Altmış yıldır bu yolla pek çok parti siyasetin temeline oturtulmuştur. Televizyonda ilanlara dikkat ediniz. "Artık ezilenler iktidar olacaktır". Yani başa gelsin hakkını kendi alsın? Bir ülkede adaleti sağlayan yargı sistemi neye kurulmuştur. O zaman yargınıza güvenmiyorsunuz demektir ki bu çok vahim bir durumdur. En yakın seçimleri göz önüne almak ABD nin istediği iktidarı seçtirme taktiği hakkında bilgi sahibi olmada yeterlidir. Milletimiz artık siyasette buna müsaade etmemelidir. Ezilmek aczin de ifadesidir. Adalet önünde kendi hakkını koruyamayan, devletin hakkını mı koruyacak? Bu kimseler ancak iktidar olsalar da muktedir olamazlar. Seçime giremeyen sayın Erdoğan ABD ye verilen tavizlerin karşılığında özel bir seçimle, şiir okuyarak mahkum olduğu şehirde, seçimden birkaç ay sonra  davul zurnalarla Başbakan yapılmıştır. İşte sonuç, işte kalkınma. YÖK'ün iki noktasına dahi dokunamamış, üniversite açmakta aciz kalmıştır. Daha vahimi, on beş günde on beş yasa çıkaranları aratmıştır. Ülkeyi batıran kapkara icraatlarında, adaletten kalkınmadan eser yoktur. Bu nedenledir ki partinin ismi kendilerince yok edilerek AK parti olarak değiştirilerek sanal parti olmuştur. Ne kolay oldu değil mi? Her büyük satış kanunundan önce veya olmayan muhalefetin yapmacık çıkışlarından hemen sonra, Kızılcahamam'da toplanıverdiler ve aklanıverdiler. Oranın suyu demek başka, yıkanan sadece bedeniyle değil beynine kadar yıkanıyor. Bir fikirde buluşuyorlar. Sonuç: AB yasaları, ABD direktifleri, yavrusu Kıbrıs'ı korumaktan aciz bırakılmış perişan bir ana vatan. Kaynakları gitmiş, maneviyatı diyaloglaşmış, bitmiş, siyaseti BOP laşmış. İktidar vekilleri tek yürek tek fikir, millet aç ya da fakir. Üstelik AB tarafından itilmiş, hakaretlere uğramış? Aziz Türk milleti,  bazı şeylerin henüz elimizde kalmasına aldanmayınız. Bunlar da verilecek, amma iktidar bunları ABD ye karşı koz olarak bekletiyor. Daha önce ABD ye ve AB ye taahhüt edilmiş bu önemli meseleler halkımıza henüz kabul ettirilememiştir. AKP nin bunları halka anlatmaya cesareti yoktur. Taktik icabı biraz beklenmesi gereklidir. Ne yazık ki başımıza," Hele ben seçileyim ondan sonra ne 301, ne devletin bütünlüğü, ne sözde soykırımın kabulü, ne Kıbrıs Rum'unun tanınması, Kuzey Irak Kürt devletinin tanınması, Akdeniz, Ege, Karadeniz petrolleri, ABD ye Orta doğuda yerleşmesi, sömürmesi ve de semirmesi için daha fazla imkanlar, limanlar ve ilave hava üstleri,  azınlıkların türetimi ve federasyonlaşma, siyasallaşmış PKK  gibi problemler kalmaz" sinyalleri verenler var. Hele bir Cumhur Başkanı seçimi olsun. Kasımdan önceye alınacak erken seçimle milletimiz bir kere daha hata yapsın,  AKP'yi ya da yeni bir ABD üretimini başa koysun. AKP olmazsa kim olur diye düşünmeye pek gerek yok. Milleti soyup soğana çevirdikten sonra malları işportada bile satıldığı halde bitmeyen, Sülale boyu hortumculukla hayatını sürdürmüş biri bulunur elbet. Tabii bu kimse ABD nin taktiği olarak mağdur edilmiş, ezilmiş olmalıdır. Aslında millet ile alay edilmektedir. Mağdur olmuş rolündeki kimseler aslında ABD senaryolu tiyatro oynamaktadırlar. Bunlar koltuk için vatanlarını satarlar. Hem de haçlılarla birlik olarak. Sonuç olarak kim gelirse gelsin, ABD nin dediği olduktan sonra yarım kalan işler de tamamlanacaktır. Dünya üzerimize çullanacak. Ne ülke kalacak ne de ülkü. İş aşıklara havale, binlerce yanık türkü. Kıyamete dek sürecek. Allah (C.C) korusun.

Ey aziz milletYakışır mı? bize bu zillet.Silkin kendine gel. Sandıkta kükre.Ancak budur yakışan Türk'e.

Mağduriyetten bahsederken, bunların önce devleti hortumladıklarını, daha sonra ellerinden alınan malların veya hortum şartlarının kısıtlanmasının, mağduriyet sebebi olduğunu belirtmekte yarar vardır.  Atalarımızdan olmayan fakat onlara mal edilen bazı sözler vardır. en çok günahkarların, hortumcuların, arkasına sığındıkları "Devlet malı deniz  yemeyen domuz" sözüdür. Bilmeyen yoktur. Çünkü çok insanın bu sözle hortumlamada destek bulduğuna şahit olursunuz. Bu cümle sözde Ermeni soykırımında olduğu gibi atalarımıza bir hakarettir. Benden size doğrusu "Devlet malı deniz, yiyende, yedirende, domuzdur" Zaman, uyanma zamanıdır.

 
 
Prof. Dr. Ata Selçuk / diğer yazıları
- Yanlıştan, yanlışla kurtuluş olmaz / 12.09.2021
- Bir hayal peşinde -2- / 18.02.2021
- Bir hayal peşinde -1- / 17.02.2021
- Aşının özü / 22.12.2020
- Temelsiz demokrasi / 22.10.2020
- Demokrasi çamuru / 25.09.2020
- Tecelli / 27.03.2020
- Kaynayan kazan / 06.01.2018
- Hedef yalanı / 31.12.2017
- Vatanım sen yaşa / 27.12.2017
- Bu kaçıncı gaf / 25.12.2017
- Hepimiz hazırız sıra sizde / 22.12.2017
- Alışmış kudurmuştan beterdir / 16.12.2017
- Sayın Cumhurbaşkanım / 05.12.2017
- Akil adamların önü açılsın / 26.11.2017
- Seçim barajı / 23.11.2017
- Kul hakkı / 21.11.2017
- Medeniyetler ittifakı / 19.11.2017
- Düşün ey Türk milleti / 14.11.2017
- Arabanın yerlisi / 07.11.2017
- Atam izindeyiz / 31.10.2017
- Artık herkes BTP'li / 21.01.2017
- Baştakilere birkaç soru / 13.01.2017
- İntihar / 06.01.2017
- Bir musibet / 04.01.2017
- Anlamak mümkün değil / 18.12.2016
- Kargaşa / 05.12.2016
- Her şey vatan için / 30.11.2016
- Annan, senin anan mı! / 27.11.2016
- Vatanım / 17.11.2016
- Hamallık / 11.11.2016
- Korkunun ecele faydası yoktur / 30.09.2016
- Tarihten ders alamayanlar / 25.09.2016
- Tek çare / 01.07.2016
- Harikalar diyarı / 26.06.2016
- Yeter / 26.05.2016
- İnan anamıyorum / 08.05.2016
- İki bin yirmi üçe ne kaldı / 21.04.2016
- Hala neyi bekliyoruz? / 17.04.2016
- Kara para senyoraj / 02.04.2016
- Biz dostuz / 31.03.2016
- İhanet / 26.03.2016
- Aldatan aldatana / 11.03.2016
- Müzelik hayat / 06.02.2016
- Bir varmış bir yokmuş / 27.01.2016
- Hedef / 24.11.2015
- Kimin umurunda! / 22.11.2015
- Dünya cennetine hasret gidecekler / 29.10.2015
- Anlatabildim mi? / 19.10.2015
- İşler duyuna kaldı / 16.10.2015
- Sayılı günler / 15.10.2015
- Eyvah / 13.10.2015
- Gerçekler / 11.10.2015
- Fiyasko / 30.07.2015
- Alay / 20.07.2015
- Meclis'teki trafik (2) / 30.06.2015
- Meclisteki trafik (1) / 29.06.2015
- Tantana ve borç yan yana / 18.06.2015
- Pes doğrusu / 11.06.2015
- Yalancının mumu / 30.05.2015
- Panik -2- / 21.05.2015
- Panik 1 / 20.05.2015
- Uyuyan dev / 09.05.2015
- Felaket / 30.04.2015
- Büyük hata / 22.04.2015
- Hesap zamanı / 17.04.2015
- Kemirgenler / 04.04.2015
- Yalanın doğrusu doğrunun yalanı / 22.03.2015
- Durmaz geçer zaman / 17.03.2015
- Ülkem / 09.03.2015
- Gümm / 28.02.2015
- Büyük darbe (2) / 25.02.2015
- Büyük darbe (1) / 24.02.2015
- Bitikler / 14.02.2015
- Mağdurlar / 08.02.2015
- Bağımsızlık / 29.01.2015
- Açılım mı? Hee... / 28.01.2015
- Dam üstünde saksağan / 09.01.2015
- Terazi / 05.01.2015
- Neyi bekliyoruz / 01.01.2015
- Zül / 19.12.2014
- Ümit / 14.12.2014
- Hedefe doğru / 09.12.2014
- Asla olamaz / 05.12.2014
- Taşlar yerine oturdu / 19.11.2014
- Ülkenin gururu / 10.11.2014
- Görev / 07.11.2014
- Şu hale bakın / 03.11.2014
- Atasözleri / 22.10.2014
- Durum vahim / 16.10.2014
- Son durak / 11.10.2014
- Emir erleri / 02.10.2014
- Kader / 27.09.2014
- Bir koy... / 21.09.2014
- Kilit cümle / 15.09.2014
- Pes birader / 11.09.2014
- Acı gerçek / 26.07.2014
- Tek çözüm / 06.07.2014
- Tuzak / 02.07.2014
- Hamallık / 25.06.2014
- Bilim ve teknolojide MEM / 18.06.2014
- Dinlenmezse Ata sözü sonuç haktır / 03.06.2014
- Bu nasıl ülke? / 01.06.2014
- Olmasaydı kömür nasıl geçerdi ömür / 26.05.2014
- Kapasite / 22.05.2014
- Bu ne iştir / 12.05.2014
- 1 Mayıs / 01.05.2014
- İbret / 26.04.2014
- Kayıplar aranıyor / 20.04.2014
- Halka hizmet / 28.03.2014
- Dikkat / 23.03.2014
- Uyuturlar / 12.03.2014
- Sahtekarlık / 08.03.2014
- Baştanbaşa Kasımpaşa / 07.03.2014
- Terör açılımı / 18.02.2014
- Nerede çokluk orada yokluk / 16.02.2014
- Başlıksız / 12.02.2014
- Kapris / 09.02.2014
- Baştanbaşa Kasımpaşa / 07.02.2014
- Entegrasyon / 07.02.2014
- Her şey ortada / 06.02.2014
- Çok acil / 02.02.2014
- Ne dersiniz? / 29.01.2014
- İster inan, ister inanma / 26.01.2014
- İnanma / 21.01.2014
- Tokat / 16.01.2014
- Büyük darbe / 10.01.2014
- Gizlenenler / 03.01.2014
- Vatan-millet-Sakarya / 29.12.2013
- İnsaf, hak, hukuk, vicdan... / 14.12.2013
- Ortası yok / 10.12.2013
- Sahipsiz kalamaz / 07.12.2013
- Pes doğrusu / 22.11.2013
- Bu ne rezalet! / 10.11.2013
- Sonuç / 07.11.2013
- Daha bitmedi / 30.10.2013
- Yemin / 26.10.2013
- Atam izindeyiz / 19.10.2013
- Andımız / 13.10.2013
- Tarih böylesini yazmadı / 07.10.2013
- İmkansız / 02.10.2013
- Hiç mi haysiyet kalmadı? / 28.09.2013
- Tencere dibin kara / 26.09.2013
- Gökkubbede boş bir seda / 22.09.2013
- Bunların derdi ne? / 21.09.2013
- Hak, inadı sevmez / 19.09.2013
- İsrail takkesi / 12.09.2013
- Bu kaçıncı koalisyon / 09.09.2013
- Bilen ya da anlayan var mı? / 30.08.2013
- İşin aslı / 22.08.2013
- Ya hep ya hiç / 03.08.2013
- Sevsinler demokrasiyi / 23.07.2013
- Yanlış duymadınız / 15.07.2013
- Yalan / 12.07.2013
- Suçlu ayağa kalk / 05.07.2013
- Büyük sınav / 01.07.2013
- Yalan dünya / 30.06.2013
- Neden ve sonuç / 15.06.2013
- Problem ve çözüm / 12.06.2013
- Kahramanlar / 05.06.2013
- Vazife / 03.06.2013
- İş çığırından çıktı / 07.05.2013
- Bu nasıl mantık! / 17.04.2013
- Kefen / 05.04.2013
- Tarlada petrol / 04.04.2013
- Ortaya çıkan gerçekler / 21.03.2013
- Korku / 18.03.2013
- Yol çatımı / 03.03.2013
- Bedel / 27.02.2013
- Dur yolcu / 21.02.2013
- Sallanan temel / 15.02.2013
- Kahramanlar / 28.01.2013
- Muhalefet / 25.01.2013
- Maşallah, maşallah / 16.01.2013
- İstediğin çözüm olsun / 11.12.2012
- Gençlere nasihat / 05.12.2012
- İntihar / 30.11.2012
- Başımıza geleceklere hazır mısınız? / 19.11.2012
- Dikkat! / 10.11.2012
- Yapışın yakasına tarihin / 30.10.2012
- Çılgınlık (2) / 17.10.2012
- Çılgınlık / 16.10.2012
- Misyoner (2) / 27.09.2012
- Misyoner / 26.09.2012
- Kimse kimseyi uyutmasın / 26.02.2012
- Devrim / 18.02.2012
- İşin özü / 07.02.2012
- Bu kadarı fazla / 30.01.2012
- Var mı duyan? / 05.01.2012
- Sıfır aşkı / 29.12.2011
- YORUM SİZİN / 21.12.2011
- And içtiniz bir kere / 12.12.2011
- Kendini aldatma / 04.12.2011
- Hazır mısınız? / 01.12.2011
- Hakikatler / 27.11.2011
- Pes doğrusu / 19.04.2011
- Ufukta görüneni görmek gerek / 02.04.2011
- Demokratik davranış / 26.03.2011
- Hedef / 02.03.2011
- Allah rızası için bir kere.. / 23.02.2011
- Gaflet, dalalet, sonuç rezalet / 26.01.2011
- Biat ve inat / 31.12.2010
- Uçak dağa düşende / 07.07.2010
- Nutkumuz tutulmuştu / 01.07.2010
- İşte bu kadar / 27.06.2010
- Ayinesi iştir kişinin / 22.06.2010
- Acaba ne zaman / 21.06.2010
- Acaba ne zaman? / 17.06.2010
- Allah aşkına / 08.06.2010
- Görmezler Duymazlar Aymazlar / 28.05.2010
- Çocuk aklı demeyin / 23.04.2010
- Misyonun sonu / 06.04.2010
- Sıfır sorun / 02.04.2010
- Kırmızı değil kara / 23.03.2010
- Kara sevda / 23.02.2010
- Gaflet uykusu / 09.02.2010
- Şaşmamak imkansız / 29.12.2009
- Bu günleri de mi görecektik / 22.12.2009
- Kimi Kandırıyorsunuz? / 14.12.2009
- Delikanlı adın ne? / 12.06.2009
- Beterin en beteri / 02.06.2009
- Diplomatik şantaj / 06.03.2009
- Diplomatik şantaj - I / 27.02.2009
- Aklımıza ne oldu / 22.02.2009
- Pes doğrusu! / 25.01.2009
- Kim demiş! / 10.01.2009
- Bu saçmalığa bir son gerekir / 01.01.2009
- Gaflet sonucu ihanet / 19.12.2008
- Buna ne dersiniz' / 14.12.2008
- Her zaman olduğu gibi / 26.11.2008
- Öncelikle şunu idrak edelim / 13.11.2008
- İhanet / 05.11.2008
- Hatırlatma / 28.02.2008
- Laiklik - Layıklık (2) / 12.01.2008
- Laiklik - Layıklık - 1 / 11.01.2008
- Başka türlü olamaz / 19.12.2007
- Gözdağı / 12.12.2007
- Ne aradığını bilmeyen bulduğunu anlamaz / 06.12.2007
- BİLMECE / 04.12.2007
- Yalanın anası yalandır / 27.11.2007
- Demokrasinin demosu / 09.06.2007
- Artık oylar bölünmesin / 03.06.2007
- Her şey planlı programlı / 01.05.2007
- Bak şu tesadüfe / 22.04.2007
- Bu nasıl iştir / 18.04.2007
- Uyanış / 29.03.2007
- Dikkat! / 25.03.2007
- Her biri bir kere / 15.03.2007
- İşin aslı / 11.03.2007
- Açıklık / 04.03.2007
- Mağduriyet / 03.03.2007
- Sonuç / 18.02.2007
- Yazıklar olsun / 13.02.2007
- Bereden nereye / 05.02.2007
- Esas cinayete dikkat / 04.02.2007
- Elimizdeki koz / 29.01.2007
- Acı gerçek / 24.01.2007
- Durum çok vahim / 19.01.2007
- Bu bir görevdir / 16.01.2007
- Bu bir görevdir / 16.01.2007
- Hayırdır inşallah / 11.01.2007
- Bu kadarına pes doğrusu / 06.01.2007
- Akıntıya kürek çekmek 2 / 29.12.2006
- Akıntıya kürek çekmek / 28.12.2006
- Şu garib Dünya / 01.08.2006
- Sıra sende TPAO: Hazır mısın? / 20.07.2006
- Dost acı söyler / 15.04.2006
- Sorun bütünlüğümüz / 07.04.2006
- Size aydın demek, aydına haksızlıktır / 03.04.2006
- Dost zorda belli olur / 04.03.2006
- Hakikatler / 15.02.2006
- Bana sen diyemezsin / 10.02.2006
- Oduncu / 08.11.2005

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

03.03.2006, 03.03.2005, 03.03.2004, 03.03.2003, 03.03.2002, 03.03.2001, 03.03.2000, 03.03.1999, 03.03.1998, 03.03.1997, 03.03.1996, 03.03.1995, 03.03.1994, 03.03.1993, 03.03.1992, 03.03.1991, 03.03.1990, 03.03.1989, 03.03.1988
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]yenimesaj.com.tr


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.