logo
06 TEMMUZ 2026

‘Yeni Parti’ anketi gündemi sarstı

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararıyla kurultayı yok sayılan CHP’de sular durulmuyor. Kılıçdaroğlu ekibinin il başkanlarına yönelik tasfiye hazırlığı sürerken, Özgür Özel’e sunulan son anketten çıkan "yeni parti" oy oranları Ankara kulislerini hareketlendirdi

06.07.2026 16:10:00
Eyüp Kabil
 
‘Yeni Parti’ anketi gündemi sarstı
‘Yeni Parti’ anketi gündemi sarstı
Türkiye siyaseti, ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içinde yaşanan ve dış basında bile "eşi benzeri görülmemiş bir hukuki-siyasi kriz" olarak nitelendirilen "mutlak butlan" polemiğiyle çalkalanmaya devam ediyor.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin, CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na yönelik aldığı karar sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin yeniden yönetimi devralması, parti içi savaşı açık bir polemiğe dönüştürdü. Gündeme bomba gibi düşense, görevden uzaklaşan Özgür Özel ekibinin masasına gelen son anket sonuçları oldu.

50'den fazla il başkanı yolcu

Mahkeme kararının ardından genel merkez binasında kontrolü yeniden sağlayan Kılıçdaroğlu ekibi, eylül ayına kadar örgütlerde büyük bir "arındırma operasyonu" başlatmaya hazırlanıyor. Kulislerden sızan bilgilere göre; kurultay sürecinde Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu eksenine açık destek veren yaklaşık 50 ila 60 il başkanının eylül ayına kadar görevden alınması bekleniyor.

Bu hamle, parti içi muhalefetin sesini tamamen kesmeye yönelik sert bir disiplin adımı olarak yorumlanırken, karşı tarafta "kayyum mantığı siyaseti kemiriyor" eleştirilerine yol açtı.

Masadaki son anket

Yaşanan bu hukuki açmazın ardından kamuoyunun nabzını ölçen Metropoll Araştırma Haziran raporu, siyaset koridorlarında kartların yeniden karılmasına neden oldu. Özgür Özel'e sunulan özel anket simülasyonunda iki kritik senaryo test edildi.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'nin başında kalması durumunda, CHP seçmeninin önemli bir kısmının kararsızlar blokuna kaydığı veya alternatif sol partilere yöneldiği görüldü.

Özgür Özel'in yeni bir siyasi parti kurması senaryosunda ise anket sonuçlarına göre, Özel liderliğinde kurulacak olası yeni bir hareket, mevcut CHP tabanından ve merkez soldan ciddi bir oy kitlesini konsolide ederek çift haneli barajları zorlama potansiyeli taşıyor.

İktidar bloku çatlağı izliyor

CHP içindeki bu tarihi yarılma, Meclis çatısı altında da iktidar ile muhalefet arasında sert polemiklerin fitilini ateşledi. TBMM Genel Kurulu'nda konuşan iktidar milletvekilleri, ana muhalefetin kendi iç krizleri yüzünden ülkenin gerçek gündeminden koptuğunu iddia etti.

Siyasi analistler ise mevcut iktidar medyasının bu süreçte "yeni parti" senaryolarını ön plana çıkararak, muhalefet blokunu parçalamayı ve Ekrem İmamoğlu gibi figürlerin enerjisini parti içi çekişmelere hapsetmeyi hedeflediğini savunuyor.

Tartışmaların odağındaki isimlerin eylül ayına kadar atacağı adımlar ve yargı sürecinin nihai yansımaları, sadece CHP'nin değil, Türkiye'nin gelecekteki seçim haritasını da doğrudan şekillendirecek gibi görünüyor.

Bir günde 3 dava... İmamoğlu Erdoğan'a yüklendi

İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu’nun "diploma" davası 25 Aralık 2026 tarihine ertelendi. Aynı gün içinde üç farklı duruşmaya çıkan İmamoğlu, Ankara’da başlayacak NATO Zirvesi öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yüklenerek, "Rakibimi hapse attım, 20 tane dava açtım mı diyecek?" ifadelerini kullandı

06.07.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
Bir günde 3 dava... İmamoğlu Erdoğan'a yüklendi
Bir günde 3 dava... İmamoğlu Erdoğan'a yüklendi
İstanbul Üniversitesi tarafından diplomasının iptal edilmesinin ardından hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle dava açılan Ekrem İmamoğlu'nun yargılanmasına Silivri'de devam edildi. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen beşinci duruşmada mahkeme heyeti, İstanbul 5. İdare Mahkemesi'ndeki iptal kararının kesinleşip kesinleşmediğinin sorulmasına karar vererek davayı 25 Aralık 2026 tarihine erteledi.

Aynı günde üç duruşma: "Sağnak altında kaldık"

Silivri yerleşkesinde aynı gün içinde hem "Siyasal Casusluk", hem "İBB" hem de "Diploma" davalarından hakim karşısına çıkan İmamoğlu, duruşma takviminin sıkıştırılmasına ve üzerinde kurulan yargı baskısına isyan etti. Adliye koridorlarının "podyuma çevrildiğini" söyleyen İmamoğlu, maruz kaldığı durumu "sağanak altında kalmaya" benzetti.

Mahkeme başkanının duruşmayı uzatıp aralık ayına atma kararına, "O kadar uzun süreceğini düşünüyorsanız beraat verin, millet oyalanmasın" sözleriyle tepki gösteren İmamoğlu, artık bağımsız bir mahkeme göremediğini belirterek şu savunmayı yaptı:

"Siz bu davayı kendi hür iradenizle, vicdanınızla yürütemiyorsanız, eğer bir talimat, bir korku sizi bu kürsüden koparıyorsa işte o zaman asıl iptal edilmesi gereken benim diplomam değil, bu mesleğe duyulan güven olur. Bu saatten sonra ben bütün savunmamı aziz milletime yapıyorum."

Erdoğan'a NATO Zirvesi üzerinden sert çıkış

Savunmasında, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek olan kritik NATO Liderler Zirvesi'ne de değinen İmamoğlu, hakkında açılan ardı arkası kesilmeyen davalar üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef aldı. Türkiye'nin demokratik imajının zedelendiğini belirten İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:

"NATO ülkeleri Ankara'ya geldiği gün ben burada yargılanıyorum. Ne anlatacak bu ülkenin başındaki onlara? 'Çok güçlüyüm' mü diyecek? 'Bak, rakibimi hapse attım. Bak, rakibime 20 tane de dava açtım' mı diyecek? Onlar da 'Yaşasın, ne büyük lider, dünya lideri!' mi diyecek? Kendini aldatan bir garip."

Özgür Özel'den destek

Duruşmayı Silivri'de canlı takip eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel de İmamoğlu'na tam destek verdi. Mahkemenin savunma sürelerini kısıtlama çabalarını eleştiren Özel, "Savunmadan korkan bir iddia makamı varsa o makam iftira makamına dönüşmüş demektir" açıklamasında bulundu.

Duruşma salonundan çıkarılırken CHP liderine bağlılığını tazeleyen İmamoğlu, "Genel Başkanımız Özgür Özel ile yürümenin zamanıdır. Onun yolundan yürümekten gurur duyuyorum" diyerek parti içi birlik mesajı verdi.

Yabancı ülke temsilcilerinin ve çok sayıda CHP'li milletvekilinin de izlediği diploma davası, Yargıtay ve İdare Mahkemesi süreçlerinin beklenmesi gerekçesiyle yıl sonuna ertelenmiş oldu.

Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında

23 Mart 2025'te tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıkıyor

06.07.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında
Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında
23 Mart 2025'te tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıkıyor.

6 Temmuz'da İBB davasının 62. günü; "casusluk" davasının 2. günü ve 'sahte diploma' davasının 5. günündeki duruşmalar görülüyor.

Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor ve yanındaki heyet Silivri'de duruşmaları takip ediyor.

İmamoğlu'nun hazır bulunduğu ilk duruşma olan "casusluk" davasından diploma davası duruşmasına geçme talebi kabul edildi.

Ekrem İmamoğlu, 5 Temmuz'da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "3 dava tek cümle: Demokrasiyi savunuyorum" dedi.

İmamoğlu geçen hafta, yargılandığı üç ayrı dava için kendisinden 6 Temmuz'da savunma istenmesine tepki göstermişti.

Açıklamasında, "Bir insan aynı gün üç ayrı mahkemede savunmaya zorlanmasının insani bir yönü yok. 110 gündür süren dava sürecinin sonlarına gelmişken Mahkeme Başkanı'nın 9 Temmuz'da duruşmayı sonlandırma ısrarı düşündürücüdür. Neden 9 Temmuz ısrarı?" diye sormuştu.

Savunmasının "kısıtlandığını" savunan İmamoğlu, 9 Temmuz sonrası Türkiye'de ne olacak?" demişti.

İmamoğlu hakkında bugün görülen davalarda son durum şöyle:

'Casusluk' davası: İmamoğlu'nun önce 'diploma davası'na geçmesi talebi kabul edildi
Davada Ekrem İmamoğlu ile birlikte gazeteci Merdan Yanardağ, siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılanıyor.

6 Temmuz'da İmamoğlu'nun hazır bulunduğu ilk duruşmada avukatı aynı saate denk gelen diploma davasına katılabilmesi için salondan ayrılmasına izin verilmesini talep etti.

Mahkeme bu talebi kabul ederek, diğer duruşma sona erdiğinde yeniden salona getirilmesine karar verdi.

Mahkeme, bir önceki duruşmada sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vermiş; dosyadaki kritik dijital delillerin incelenmesi amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Emniyet ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan (MİT) ek rapor talep etmişti.

Sanıklara yöneltilen temel suçlama, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 328/1 maddesi uyarınca "siyasal veya askeri casusluk maksadıyla devletin gizli kalması gereken bilgilerini temin etmek".

Haklarında 20 yıla kadar hapis cezası istenen sanıklar suçlamaları kesin dille reddediyor; iddianamenin somut delillere dayanmadığını ve davanın tamamen siyasi saiklerle açıldığını savunuyor.

Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) 12 Haziran tarihli yaz kararnamesiyle davanın mahkeme heyeti değiştirilmişti.

Avukatı 6 Temmuz'daki duruşmada, İmamoğlu hakkında son bir yılda açılan çeşitli davalarda yargıç ve heyet değişiklikleri yaşandığını, bunun farklı kaygılar doğurduğunu savundu.

Ancak geçmişte yaptıkları benzer başvurulardan sonuç alamadıkları ve yargılamanın uzamasını istemedikleri için bu celsede reddi hakim talebinde bulunmayacaklarını belirtti.

Avukat Hasan Fehmi Demir, yeni atanan mahkeme başkanının sanıkları yeniden dinlemesinin uygun olacağını belirtirken, iki tanığın SEGBİS üzerinden değil, yüz yüze ve mahkeme salonunda dinlenmeleri gerektiğini savundu.

Diploma davası
Ekrem İmamoğlu'nun, iptal edilen üniversite diplomasına ilişkin "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşması da bugün görülecek.

Savcılık bu dosyada İmamoğlu hakkında 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istiyor.

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, önceki celsede İstanbul 5'inci İdare Mahkemesi'nde görülen diploma iptaline ilişkin davanın sonucunun beklenmesine karar vermişti.

İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025'te aldığı kararla, 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'nden yapılan yatay geçişin usulsüz olduğu gerekçesiyle İmamoğlu'nun lisans diplomasını iptal etmişti.

Suçlamaları reddeden İmamoğlu bu karardan bir gün sonra gözaltına alınmış ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ilan edildiği 23 Mart 2025'te "yolsuzluk" suçlamasıyla tutuklanmıştı.

Türkiye'de cumhurbaşkanı adayı olmak için en az lisans düzeyinde yükseköğrenim yapmış (üniversite mezunu) olmak gerekiyor.

İBB davası
İstanbul Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi duruşma salonunda yoğun tartışmalar ve gerginliklerle devam eden davada, 59'u tutuklu toplam 414 sanık yargılanıyor.

2 Temmuz'daki 61. celsede, mahkeme başkanı ile Ekrem İmamoğlu arasında savunma sırası ve takvimi nedeniyle sert bir tartışma yaşandı.

Mahkeme heyeti, yaşanan gerginliğin ardından İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasına karar verdi.

İmamoğlu, mahkemenin savunmaları 9 Temmuz'a kadar tamamlama planına itiraz ederek, üst üste farklı davalarının bulunduğunu söyledi ve "Burada insanüstü bir gayretle hakkımızı savunuyoruz. Savunmaların 9 Temmuz'a yetişmesi mümkün değil" dedi.

Gerginlik sırasında izleyici sıralarında bulunan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş ile mahkeme başkanı arasında da tartışma çıkmış ve duruşmaya bir süre ara verilmişti.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, sanık savunmalarının 9 Temmuz'da tamamlanmasını hedefliyor.

Yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianamede İmamoğlu, "Suç örgütü kurmak ve yönetmek" başta olmak üzere çok sayıda suçla itham ediliyor.

Savcılık, 142 ayrı eylemden sorumlu olduğunu sürdüğü İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.

İmamoğlu ise davayı "siyasi" olarak nitelendiriyor ve kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddediyor.

NATO Zirvesi 22 yıl sonra yeniden Türkiye'de

2004 İstanbul Zirvesi'nde NATO'nun dönüşümüne tanıklık eden Türkiye, bu kez Ankara'da İttifak'ın yeni dönemine yön verecek kritik görüşmelere ev sahipliği yapacak

06.07.2026 12:00:00
AA
 
NATO Zirvesi 22 yıl sonra yeniden Türkiye'de
NATO Zirvesi 22 yıl sonra yeniden Türkiye'de
2004 İstanbul Zirvesi'nde NATO'nun dönüşümüne tanıklık eden Türkiye, bu kez Ankara'da İttifak'ın yeni dönemine yön verecek kritik görüşmelere ev sahipliği yapacak.

NATO ittifak tarihinin en önemli toplantılarından birine sahne olan NATO İstanbul 2004 Zirvesi'nin ardından Türkiye, bu kez de "belirsizlikler çağı" olarak adlandırılan dönemde dünya liderlerini ağırlayacak.

Başkent Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, İttifak'ın ve küresel güvenlik mimarisinin geleceği bakımından kritik öneme sahip.

Türkiye'nin diplomatik ağırlığını görünür kılması beklenen Ankara Zirvesi'nin, dünya liderlerini ağırlamasının yanı sıra Türkiye'nin NATO içindeki yükselen ağırlığını gösteren diplomatik bir sahne olması planlanıyor.

Zirvenin, Türkiye'nin askeri katkısını, savunma sanayisini, kriz yönetimi kapasitesini ve lider diplomasisini aynı anda görünür kılması öngörülüyor.

Külfet paylaşımı, zirvenin temel gündem maddelerinden birini oluşturuyor.

Başta ABD Başkanı Donald Trump olmak üzere 32 devlet başkanı, dışişleri ve savunma bakanları, Ankara'da bir araya gelecek.

NATO üyesi ülkelerin yanı sıra AP4 (Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda ve Güney Kore) ülkelerinin de katılacağı zirve, Avrupa-Atlantik ve Hint-Pasifik güvenlik gündemlerini aynı masada buluşturacak.

Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı

Japon Deprem Uzmanı Moriwaki: "Çanakkale Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi"

06.07.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı
Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı
Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, Türkiye ve Çanakkale'nin deprem riskini değerlendirdi.

Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, Türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu ve bunun için her zaman tedbirli olunması gerektiğini vurguladı. Kentsel dönüşümün büyük önemine değinen Yoshinori Moriwaki; binanın sağlamlığının, baktığı cephe ve metrekaresinden daha önemli olduğunu söyledi. Çanakkale'nin risk değerlendirmesini yapan Moriwaki, "Çanakkale 1912'de Marmara-Kuzey Anadolu Fay Hattının kuzey kolu olarak büyük deprem gördü. Tabi hemen şimdi olacak diye söyleyemeyiz ama risk var. Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi" dedi.

Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, "Çanakkale 1912'de Marmara-Kuzey Anadolu Fay Hattının kuzey kolu olarak büyük deprem gördü. Tabi hemen şimdi olacak diye söyleyemeyiz ama risk var.

Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi. Hocalar yeni keşifleriyle fay hatlarının fazla olduğunu söylüyor. Evet böyle ama Japonya'da bakıldığında da mutlaka fay hattı sayıları artıyor. Bunlar yeni de olabiliyor önceki fay hatlarının bölünmüş kolları da olabilir. Bu hocaların bu konuları bulup haberleştirmesiyle deprem riski arttı mı diye sorarsanız hayır derim. Teknolojinin gelişmesiyle görebildiğimiz fay oranları arttı" diye konuştu.

Yoshinori Moriwaki, sözlerine şöyle devam etti: "Kentsel dönüşüm devlet ve belediye tarafından yapılmaya çalışılıyor. Ama Japonya'ya baktığımızda depremde zarar gören bir bina hemen mühürleniyor.

Japonya'da tek tarafın kararı ile mühürlenirken Türkiye'de 2 tarafın yüzde 50 yüzde elli imkanı var. Kentsel dönüşüm için sadece devlet ve belediye değil vatandaşlara da yardım yapmak lazım. Ben de Japonya'da eski bir evde yaşadım. Eskiden güney tarafa bakıyordu şimdi doğu tarafına bakıyor ya da metrekare küçülebiliyor. İleride büyük deprem geldiğinde sıkıntı var ama bina sağlam bunu herkesin kabul etmesi gerekiyor."

Balıkesir'de üç ayrı noktada yangın

Balıkesir'de üç ayrı noktada çıkan yangınlara itfaiye, orman ve ilçe belediyeleri koordineli bir şekilde müdahale ediyor

06.07.2026 00:03:00
İhlas Haber Ajansı
 
Balıkesir'de üç ayrı noktada yangın
Balıkesir'de üç ayrı noktada yangın
Balıkesir'de üç ayrı noktada çıkan yangınlara itfaiye, orman ve ilçe belediyeleri koordineli bir şekilde müdahale ediyor.

Balıkesir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı ekipleri, aynı gün üç farklı noktada çıkan ve rüzgarın etkisiyle büyüyen yangınlar üzerine hızlı bir şekilde olay yerine intikal etti. Türkiye'nin dördüncü büyük itfaiye teşkilatı olan Balıkesir İtfaiyesi, AFAD, Jandarma Komutanlığı, Emniyet Müdürlüğü, Orman Bölge Müdürlüğü ve ilçe belediyeleriyle tam bir koordinasyon içinde Kepsut'ta orman yangınına, Altıeylül ve Karesi ilçelerinde de arazi yangınlarına müdahale ediyor.



Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi (AKOM) koordinesindeki çalışmalarda Kepsut'taki orman yangını ve Karesi ilçesindeki arazi yangınını kontrol altına alan ekipler, Altıeylül'deki arazi yangınını da kontrol altına almak için özverili bir şekilde çalışmalarını sürdürüyor.

Kepsut ilçesinde Sarıfakılar, Gedikler, Karaağaç mahallelerinde rüzgarın etkisiyle büyüyen orman yangınına Orman Bölge Müdürlüğü'ne ait arazöz ve hava araçları, Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Toma'lar, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'ne ait 8 itfaiye aracı, 2 su tankeri, 1 dozer, BASKİ'ye ait 1 su tankeri, Altıeylül Belediyesi'ne ait 1 su tankeri, 1 kepçe, Kepsut Belediyesi'ne bağlı 2 iş makinası ile müdahale ediliyor. Yangının etkilediği mahallelerdeki vatandaşların ihtiyaç halinde tahliyesi için Büyükşehir Belediyesi 2 otobüs gönderirken, yangın kontrol altına alındı.



Altıeylül ilçesinde Bereketli ve Taşköy mahallelerinde çıkan arazi yangını da rüzgarın etkisiyle büyüyerek yayıldı. Yangına Orman Bölge Müdürlüğü'ne ait arazöz ve hava araçları, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'ne ait 7 itfaiye aracı, 3 su tankeri, 2 iş makinası, BASKİ'ye ait 2 su tankeri, Altıeylül Belediyesi'ne ait 1 su tankeri, 1 iş makinası ile müdahale ediliyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından ihtiyaç durumunda vatandaşların tahliyesi için 4 otobüs gönderildi.

Karesi ilçesinde Ortaca ve Kavaklı mahallelerinde meydana gelen arazi yangınında alevler, rüzgarın etkisiyle ZSR Mühimmat Fabrikası'nun bulunduğu bölgeye doğru ilerledi. Yangına Orman Bölge Müdürlüğü'ne ait arazöz ve hava araçları, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi'ne ait 9 itfaiye aracı, 2 su tankeri, 1 iş makinası, Karesi Belediyesi'ne ait 1 su tankeri, BASKİ'ye ait 3 su tankeri ve 1 iş makinesi ile müdahale edildi. Bölgedeki yangın kontrol altına alınırken, soğutma çalışmaları devam ediyor.

Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı

Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı. 

05.07.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı
Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı
Ankara'da 7-8 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek NATO Liderler Zirvesi için geri sayım başladı.

Zirve için hazırlıkların günler öncesinde başladığı Ankara semalarında da hareketlilik yaşanıyor.

NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde Ankara Havalimanı'nda hareketlilik yaşandığı gözlendi.

Bir askeri nakliye uçağı havalimanına iniş yaptığı sırada görüntülendi.

Etimesgut'taki Ankara Havalimanı, başkentte Esenboğa ve Mürted ile birlikte zirve için kullanılacak hava meydanları arasında yer alıyor.

Ankara semalarındaki bir diğer hareketlilik ise yarınki gösteriye hazırlık için yaşandı.

Türk Yıldızları ekibi, NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, yarın 15.15-15.30 saatleri arasında Ankara'da gösteri uçuşu yapacak.

Gösteri öncesi bugün Beştepe üzerinde ve çevresinde son prova uçuşu yapıldı.

NATO Liderler Zirvesi'ne 32 devlet başkanı katılacak.

O isimlerden biri ABD Başkanı Donald Trump. Trump, Ankara'ya bin kişilik bir ekiple gelecek.

Trump, Ankara ziyaretinde Katar'ın hediye ettiği yeni uçağını kullanacak.

Parçalara ayrılıp Ankara'ya getirilecek helikopteri burada özel ekiplerce birleştirilecek Trump, makam aracı olarak ise The Beast yani Canavar'ı kullanacak.

NATO 3.0 dönemi Türkiye’de başlayacak

Dünyanın gözü, 22 yıl sonra yeniden Türkiye'de düzenlenecek olan tarihi 36. NATO Liderler Zirvesi'ne çevrildi. Ankara, İttifak'ın gelecek stratejilerini belirleyecek kritik oturumlara ve liderler arasındaki küresel diplomasi trafiğine ev sahipliği yapıyor

05.07.2026 12:50:00
Haber Merkezi
 
NATO 3.0 dönemi Türkiye’de başlayacak
NATO 3.0 dönemi Türkiye’de başlayacak
Küresel güvenlik mimarisinin en önemli dönemeçlerinden biri olan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da kapılarını açıyor. İttifak'ın 32 üyesinin lider kadrosunu bir araya getiren zirvede, Rusya-Ukrayna savaşı, yeni savunma bütçesi hedefleri ve terörle mücadele gibi kritik başlıklar masaya yatırılacak. Yaklaşık 3 bin basın mensubunun takip ettiği bu dev zirve, "NATO 3.0" olarak adlandırılan yeni askeri ve stratejik dönemin başlangıcı olarak nitelendiriliyor.

Trump geniş bir heyetle geliyor

Zirve kapsamında Ankara, uluslararası siyasetin en güçlü figürlerini ağırlıyor.

ABD Başkanı, yaklaşık bin kişilik dev bir heyet, güvenlik ve lojistik ekibiyle Ankara'ya geliyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Beştepe'de atlı birlikler eşliğinde yapılacak resmi törenin ardından baş başa bir görüşme gerçekleştirecek.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni Ankara'da müttefik masasında yer alacak.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, zirveye özel davetli olarak katılıyor. Ayrıca NATO'nun Asya-Pasifik ortakları olan Japonya, Güney Kore, Avustralya ve Yeni Zelanda liderleri ile Avrupa Birliği lider kadrosu da zirvede hazır bulunacak.

Geçtiğimiz dönemde görevi devralan NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, zirvenin resmi oturumlarına başkanlık edecek.

Yoğun diplomasinin iki günlük takvimi

Zirvenin resmi programı, askeri, ekonomik ve diplomatik komisyonların eş zamanlı oturumlarıyla oldukça yoğun bir takvime sahip.

7 Temmuz Salı (1. Gün): Zirve sabah saatlerinde Ankara Ticaret Odası (ATO) Kongre ve Sergi Merkezi'nde ilk kez resmi programa dahil edilen Savunma Sanayii Forumu ile başlayacak. Forumda insansız sistemler, uzay, yapay zeka ve transatlantik ortak üretim projeleri tartışılacak. Öğleden sonra Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde müttefik Dışişleri Bakanları ile Körfez ülkeleri (Bahreyn, Kuveyt, Katar, BAE) temsilcileri bir araya gelecek. Akşam saatlerinde ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde liderler onuruna resmi bir akşam yemeği düzenlenecek.

8 Temmuz Çarşamba (2. Gün): Sabah saatlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Genel Sekreter Mark Rutte liderleri resmi olarak karşılayacak ve geleneksel aile fotoğrafı çekilecek. Ardından en kritik oturum olan Kuzey Atlantik Konseyi Toplantısı gerçekleştirilecek. Zirve, öğleden sonra düzenlenecek kapanış ve değerlendirme basın toplantılarıyla sona erecek.

Masadaki büyük çatlaklar

Ankara Zirvesi, İttifak içi görüş ayrılıklarının en net şekilde telaffuz edileceği zirvelerden biri olmaya aday. Masadaki en büyük tartışma konusu "Savunma Harcamaları". ABD yönetiminin baskısıyla, üye ülkelerin savunma harcamalarını GSYH'lerinin yüzde 3.5'ine, altyapı yatırımlarını ise yüzde 1.5'ine çıkarmasını öngören yeni hedefin müttefikler arasında ciddi bütçe tartışmaları yaratması bekleniyor.

Bir diğer çatlak ise Ukrayna'ya yapılacak askeri yardımların boyutu ve Rusya ile kurulacak diyaloğun sınırları konusunda yaşanıyor. Washington ve Doğu Avrupa bloğu daha sert bir askeri tahkimat isterken, bazı Avrupa başkentleri daha temkinli bir hat savunuyor. Öte yandan Suriye'nin kuzeyi ve Doğu Akdeniz'deki stratejik dengeler konusunda da Fransa ve Türkiye arasında yeni bir sayfa açılmak istense de arka plandaki görüş ayrılıkları varlığını koruyor.

Türkiye'nin beklentileri

Ev sahibi Türkiye, Ankara Zirvesi'ni kendi milli güvenlik tezlerini ve savunma sanayii potansiyelini müttefiklerin önüne koymak için önemli bir fırsat olarak görüyor. Türkiye'nin zirvedeki temel beklentileri şu şekilde sıralanıyor:

1. 360 Derece Güvenlik Yaklaşımı: Ankara, NATO'nun sadece Doğu Avrupa ve Rusya tehdidine odaklanmasını eksik buluyor. Türkiye; Suriye, Gazze, Akdeniz ve Afrika kaynaklı istikrarsızlıklar ile sınır aşan terör örgütleriyle (PKK/YPG/FETÖ) mücadeleye İttifak'ın doğrudan destek vermesini talep ediyor.

2. Savunma Sanayiindeki Ambargoların Kaldırılması: Müttefiklerin birbirine uyguladığı gizli ya da açık savunma sanayii kısıtlamalarının tamamen kaldırılması istenecek.

3. ABD ile Kritik Masalar: Trump ile yapılacak ikili görüşmede, Milli Muharip Uçak KAAN'da kullanılacak F-110 motorlarının tedariki, F-35 programına geri dönüş süreçleri ve Suriye'deki ABD varlığı Ankara'nın öncelikli dosyaları arasında yer alıyor.

RTÜK'ten kanallara 'NATO Zirvesi' uyarısı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), 7-8 Temmuz'da gerçekleştirilecek 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında yayıncı kuruluşların, haber ve tartışma programlarında kamu yararını ve milli güvenlik perspektifini gözetmesinin büyük önem arz ettiğini bildirdi

05.07.2026 12:13:00
Anadolu Ajansı
 
RTÜK'ten kanallara 'NATO Zirvesi' uyarısı
RTÜK'ten kanallara 'NATO Zirvesi' uyarısı

RTÜK'ün NSosyal hesabından yapılan açıklamada, Ankara'nın, 7-8 Temmuz tarihlerinde ülkenin, bölgesel ve küresel barışa katkı sunacağı önemli bir uluslararası diplomasi buluşmasına ev sahipliği yapacağı hatırlatıldı.

Türkiye'nin NATO içindeki kilit rolünü, diplomatik etkinliğini ve bölgesel caydırıcılığını bir kez daha öne çıkaracak bu zirvenin, devletin vakarını ve asil milletin ev sahipliğini uluslararası alanda sergileyeceği önemli bir süreç olduğuna işaret edilen açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Küresel güvenlik ve diplomasi başlıklarının yoğunlaştığı bu kritik dönemde, yayıncı kuruluşlarımızın haber ve tartışma programlarında kamu yararını ve milli güvenlik perspektifimizi gözetmeleri büyük önem arz etmektedir. Yayınların teyit edilmiş bilgiye dayalı, ölçülü, toplumsal hassasiyetleri gözeten ve dezenformasyondan uzak bir anlayışla yürütülmesi temel beklentimizdir. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu olarak, ifade özgürlüğü ile yayıncılık sorumluluğu arasındaki dengeyi esas alıyor, tüm yayın akışlarının İzleme ve Değerlendirme Uzmanlarımızca zirvenin ehemmiyetine uygun bir titizlikle takip edilmekte olduğunu önemle hatırlatıyoruz. Yayıncı kuruluşlarımızın ülkemizin uluslararası konumuna yakışır bir mesleki etikle hareket edeceklerine inanıyor, tüm medya mensuplarımıza görevlerinde başarılar diliyoruz." 

Haziran ayında okyanus sıcaklıkları rekor kırdı

Birleşmiş Milletler Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO), Pasifik Okyanusu'nda hızla güçlenen El Nino hava olayının küresel sıcaklıkları benzeri görülmemiş seviyelere çıkardığını duyurdu. Yapılan son ölçümlere göre dünya genelindeki okyanusların yüzde 80'inden fazlası şiddetli deniz sıcak dalgalarının etkisi altında kalırken, uzmanlar Temmuz ve Eylül ayları arasında aşırı hava olaylarının daha da tırmanacağı konusunda kritik uyarılarda bulunuyor

05.07.2026 11:40:00
Eyüp Kabil
 
Haziran ayında okyanus sıcaklıkları rekor kırdı
Haziran ayında okyanus sıcaklıkları rekor kırdı
Küresel iklim krizi, Pasifik Okyanusu'nun ekvatoral bölgesinde yeniden canlanan güçlü El Nino salınımıyla birlikte geri dönülmez bir eşiğe doğru ilerliyor.

Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) tarafından Temmuz 2026 başında yayımlanan Küresel Mevsimsel İklim Raporu, dünya okyanuslarının tarihin en sıcak Haziran ayını geride bıraktığını ortaya koydu. Avrupa Birliği'nin deniz çevresi izleme sistemlerinden alınan verilere göre, Akdeniz, Kuzey Atlantik ve tropikal Pasifik başta olmak üzere küresel deniz yüzeyi sularının %80'inden fazlası aktif olarak "deniz sıcak dalgası" etkisi altında bulunuyor.

Sıcaklık rekorları peş peşe geliyor

WMO bilim insanı Alvaro Silva'nın yaptığı açıklamaya göre, güçlenen El Niño koşulları seragazı emisyonlarının yarattığı birikmiş ısıyla birleşerek karadaki ekstrem hava olaylarını da doğrudan tetikliyor.

Yaz mevsiminin henüz başında olunmasına rağmen Avrupa genelinde ekstrem sıcaklık dalgaları kaydedilmeye başlandı. Örgütün sözcüsü Clare Nullis, geçtiğimiz günlerde Almanya'da termometrelerin 41.7°C'yi göstererek yeni bir ulusal sıcaklık rekoru kırdığını belirtti. Benzer şekilde, Kuzey Amerika ve Asya'nın geniş kesimleri de erken başlayan aşırı sıcak hava dalgalarıyla (ısı kubbesi) mücadele ediyor.

Kuraklık ve sel riski kapıda

Meteoroloji uzmanları, Temmuz ve Eylül ayları arasındaki çeyrekte El Niño etkisinin zirve yapacağını öngörüyor. Bu durumun küresel çaptaki yansımaları bölgelere göre şu şekilde listeleniyor:

Orta Amerika ve Karayipler: Ortalamanın çok altında yağış alarak ciddi bir kuraklık riskiyle ve su krizleriyle karşı karşıya kalacak.

Güneydoğu Asya ve Endonezya: Muson sezonunda beklenenden çok daha kuru bir dönem geçirecek, bu da tarımsal üretimi ve gıda güvenliğini tehlikeye atacak.

Doğu Afrika: Eylül ve Aralık ayları arasındaki yağmurlu dönemde normalin üzerinde yağış alarak büyük sel felaketleriyle karşılaşma riski taşıyor.

Uzmanlar uyarıyor: "Ekstra bir sıcaklık artışı kapıda"

WMO yetkilileri, El Niño yıllarında küresel ortalama sıcaklıkların zaten üst seviyelere ulaştığını, ancak mevcut atmosferik kirlilik oranlarıyla bu durumun çok daha yıkıcı olabileceğini vurguluyor.

Okyanus ekosistemlerindeki mercan beyazlamalarından, tarımsal rekolte kayıplarına ve erken başlayan orman yangınlarına kadar geniş bir yelpazede acil durum önlemleri alınması çağrısı yapılıyor. Dünya genelindeki hükümetlerin su yönetimi, enerji altyapısı koruması ve erken uyarı sistemlerine yatırımlarını hızlandırması gerektiği ifade ediliyor.

Klima Bakımını İhmal Etmeyin Büyük Fatura Çıkabilir

Yaz aylarında klimalar evlerde ve iş yerlerinde en çok kullanılan cihazlardan biri haline geliyor

05.07.2026 11:15:00
Ahmet Turan Yiğit
 
Klima Bakımını İhmal Etmeyin Büyük Fatura Çıkabilir
Klima Bakımını İhmal Etmeyin Büyük Fatura Çıkabilir
Yaz aylarında klimalar evlerde ve iş yerlerinde en çok kullanılan cihazlardan biri haline geliyor. Ancak uzmanlara göre düzenli bakım yapılmadığında performans kaybı, yüksek enerji tüketimi ve iç ortam hava kalitesinde ciddi sorunlar ortaya çıkabiliyor. Küçük bir bakım ihmali, yaz ortasında hem yüksek faturalar hem de beklenmedik arızalarla karşılaşmaya yol açabiliyor.

Enerji tüketiminde tasarruf sağlıyor 
Kullanıcıların en sık yaptığı hatalardan biri, klimanın yeterince serinletmediğini düşünerek sıcaklık ayarını sürekli düşürmek. Oysa sorun çoğu zaman cihazın bakımında ve filtre temizliğinde yatıyor. Kirlenen filtreler hava dolaşımını zorlaştırıyor, klima daha uzun süre çalışmak zorunda kalıyor. Bu da hem enerji tüketimini artırıyor hem de cihazın ömrünü kısaltıyor. Düzenli bakım sayesinde klimanın kapasitesi daha verimli kullanılıyor ve gereksiz enerji kaybı önlenebiliyor.

İç ortam hava kalitesini destekliyor 
Kapalı alanlarda geçirilen sürenin arttığı yaz aylarında, klimanın dolaşıma soktuğu havanın kalitesi büyük önem taşıyor. Filtrelerde biriken toz ve kir, yalnızca cihazın performansını değil, solunan havayı da olumsuz etkiliyor. Düzenli filtre temizliği, sağlıklı bir iç ortam havası için kritik bir adım olarak öne çıkıyor.

Küçük kontroller büyük sorunların önüne geçiyor 
Performans kaybı yaşayan klimalar her zaman ömrünü tamamlamış anlamına gelmiyor. Düzenli bakım ve kontroller sayesinde birçok teknik sorun büyümeden tespit edilebiliyor. Filtre temizliği, dış ünitelerin kontrolü ve gerektiğinde yetkili servis desteği almak, yaz aylarında kesintisiz konfor için olmazsa olmazlar arasında.

Yoğun kullanımın yaşandığı yaz döneminde düzenli bakım, klimaların daha verimli çalışmasına katkı sağlarken enerji tüketimini kontrol altında tutuyor ve cihaz ömrünü uzatıyor. Uzmanlar, bakımın yalnızca teknik bir gereklilik değil, konforlu ve sağlıklı bir kullanım deneyiminin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguluyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.