HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 17 AĞUSTOS 2022, ÇARŞAMBA

Aşının özü

22.12.2020 00:00:00
'Aşının özü' seslendirme dosyası:

Hepimiz yaratıldık. Sonunda tekrar diriltilip ya Cennet'te ya da Cehennem'de,  takdire göre ölümsüz olarak yaşayacağız. 

Şu anda elimizde ömür denen bir süre var. Bunu hepimiz idrak ediyoruz. Bu bize nasip olan hayat, unutmayın ki sınavlarımız için verilen bir zaman dilimidir. Müslümanların imanında bu, hepimizin bildiği bir hakikattir. Adem babamız ve Havva anamızdan bu zamana kadar bizlere verilen ilimlerle, sınırsız kaynaklarla,  hak ve hukuk kuralları ile, kitap defter ve kopya serbest, belli bir süre bize düşen imtihan sorularına cevap vermek sureti ile sınav olmaktayız. 

Herkesin süresi bellidir. Bu bizim için yaratan Rabbimizce seçilmiştir. Her zaman bu sınav yaşam sürecinde sürüp gidecektir. Sözün kısası, bu imtihanın topluma ve insana ait soruları olduğu gibi, elbette fertle yaratan arasında özel olanları da vardır. 

Toplum yaşamı ile ilgili sorunlar oldukça karışıktır. Karşımıza insan hakları olarak muazzam bir olay çıkarır ki, bunun aşılması büyük fedakarlıklar ister. Şu anda korana toplumsal bir sınavdır. Sağlık kökenlidir. Allah (c.c) "ol" demiştir, olmuştur. her yaratılanın bir sebebi vardır. Her kişi sağlık sınavına ister, istemez katılmak mecburiyetindedir. 

Personeli, imalatçısı maddi kazanmalar, iyi niyetler, çeşitli sorunlar, öneriler, tavsiyeler, sonuçlar, ahlar, vahlar, iyileşenler, toprağa düşenler, şehitler, gaziler, çaresizler... Aklınıza gelebilecek pek çok sorunun  şıkları.

Bu toplumsal sınav sonucunda nelerle karşılaşırız düşünmede yarar vardır. Virüsün ortaya çıkması bir süreci gerektirir. Bu arada tanımın konulması oldukça sıkıntı yaratır. Tedavisi, tahribatı ve araştırmaların tamamlanması ile ortaya çıkan bir düşman. 

Bütün insanlık, karşısına çıkan bu düşmana karşı savaşmak durumundadır. Bu savaş da her toplumun ayrı inanç ve yapısına göre davranışları olacaktır. Ben İslam toplumunun inancına göre değerlendirme yapacağım. Ve  sınavın önemi daha net görünecektir. 

Şu anda her şey ilmen açık ve net hale gelmiş, düşmana karşı takip edilmesi gereken asgari planlar belirlenmiştir. Korunma tedbirleri herkesin vatani görevidir. Çocuktan en yaşlısına, çiftçiden esnafa, işsizden çalışamayana, işinden olan mağduruna, en sağlıklıdan en ağır hastasına düşen görevler vardır. 

İşte sınavınız başlamıştır!.. 

Bu uğurda büyük bir sorumluluk elbette sağlık alanında olmaktadır. Kayıplarımız, bunun karşılığında şehit ve gazilerimizdir. Sınavda en zor durumda olacak vatandaşın başındaki idarecilerdir. Onların vereceği kararlar vatandaşın sınavını etkileyen faktörlerdir. İdarecilerin yanlış yol göstermesi ya da diğer tabirle sorumluluklarına, sorumsuz davranışları onların sınavının fiyasko ile sonuçlanması demektir ki, tüm ferdi hatalardan da dolaylı olarak sorumlu olacaklardır. 

Dünyada cezaların en hafifi ile elbette demokrasilerde, sandıkta yok olmaları manasındadır. Kanun ve nizama aslında halkın tam uyması gereklidir. Elbet uymayanlara da gereken muamele uygundur. Devletin vazifesi yakalayıp ceza kesmek değil, fertlerin ihtiyaçlarını yerlerinde temindir. Para ise para, gıda ise sürekli şarttır. 

Heyhat, adam başına reklam mahiyetinde 5 adet maske ile olayı kapatmak büyük bir skandaldır. Uzun süren yaşlılara uygulanan sınırlamalar sonucu sokağa adım atılmadığı için kimsesizler resmen terk edilmiş ve söz verildiği gibi desteklenmemiştir. Korna çalıp transit geçen vasıtalar sadece birkaç haneye satış yapabilmiş 3 ay tarım yapılamamıştır. Şehir haricindeki arazimde vaktinde yapılması gereken faaliyetlerimin hiç birini yapma imkanım olmamıştır. 65 yaş kısıtlaması başlı başına hala bir safsata olarak devam etmektedir. 

Parasız vatandaşa açılan krediler onları uyutmaktan ibarettir. Para almak kolay faizini bile ödemek asla mümkün değildir. Ailelerin durumu aynen devletimizin durumu gibidir; borç al, faizi ödemek için de borç al sonuç halk için icra. Devlet için taviz üstüne taviz, gelecekte tüm kaynaklar, topraklar, elden çıkacak ve sonuç; ülke yasaklanacak Türk'e. Filistin'i bile arayacak halkımız. 

Şu ana kadar yapılması gerekenleri söyledik de en önemlisi  bu tedbirler maske ve mesafe ile yeterli kalsa bile olmayacağı ortada. Bir de buna diğerleri, toplantılar, ziyaretler, taziyeler, cezalar, düğünler vs. katıldığında kişilerde sınav kazanma çok zordur. 

Milletimizin her ferdi görevini yerine getirmekten kaçınmaz. Maskeyi takar. Ama maske nerede ve nasıl elde edilir! Herkesin evinde maskesi var da takmadan mı çıkıyor. İşsizi var, parasızı var. Yaşlısı var, çıkma yasağı var. Ne yok ki! En fazla iki saatte atılması gereken maskeyi vatandaşına  bedava vermesi gerektiği halde veremeyen devlet, bazı noktalarda maske dağıtsa bile gidip alamayan vatandaş...

Madem ki bu sorunlar karşımıza çeşitli sorularla çıkmaktadır, virüs insanları öldürüyor. Eğer öldürmekte ona yardımcı olursanız, (Virüs insan değil bir silah gibidir) istemeden katil olursunuz. Dahası var. Sizden virüsü alanların da sebep olacağı hastalık ve ölümlerden de sorumlu olacağınızdan vay halinize. Çünkü Allah (c.c) insanlar arasında hak ve hukukta hataları affetmeyeceğini bildirmiştir. 

Dinimizde helalleşme aranır. Bunun çoğu zaman mahşere kaldığını görmek sınavda büyük kayıp demektir. Vaktinde yapılması çok önem kazanır. Bilmeden önce, olan olmuştur. Tıp ilmi gereken tedbirleri anlatmıştır. Gayet açıktır. Hiç bir mazeret geçerli değildir. Hasta olmayan kendi için tedbir almak mecburiyetindedir. Çünkü umursamamak, en iyi şekilde korunmamak, "ben aşı oldum bana ne" deyip, virüsü başkasına ve onlar vasıtası ile daha başkalarına taşınmasına sebep olmak insanın üzerine büyük sorumluluk yükleyecektir. 

Taşımak cinayete, kendisi hastalığa tedbirsiz olarak kapılan da intihara ve  başkasına aktardığında zincirleme olacak her şeyden yani intihar ve cinayetlerden sorumlu olacaktır. 

Bu nedenle her türlü tedbiri yeterli almada hepimiz tam sorumluyuz. Zaten bundan ötesine gücümüz yetmez. Esas tedbirler devlete düşer. Vatandaşını koruyamayan devletin hesap günü dünyada sandık, ahirette her şeyin hesabıdır. 

Allah (c.c) devletimize ve milletimize yardımcı olsun. Ben, halkımızın bu beladan kurtulacağını, inanç aşısı ile 15-20 günde kurtulacağını umuyorum. 

Yetkililerin yetersiz ekonomi ile çırpınmaları, borçla sıkıntıları atlatma gayretleri elbette kolay değil. Kendi kaynaklarına sahip çıkamadığı sürece batağa gömülmek kaderimiz olmuştur. Demokrasilerde bir ülkenin batmasından ilk sorumlu vatandaşıdır. Nasılsanız öyle idare olursunuz!     

Unutmayın: Müslüman kendisinden emin olunan kimsedir.

"Kim de bir mü'mini kasten öldürürse cezası, içinde devamlı kalmak üzere cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lânetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır." (Nisa Sûresi, 93)

 
Prof. Dr. Ata Selçuk / diğer yazıları
- Yanlıştan, yanlışla kurtuluş olmaz / 12.09.2021
- Bir hayal peşinde -2- / 18.02.2021
- Bir hayal peşinde -1- / 17.02.2021
- Aşının özü / 22.12.2020
- Temelsiz demokrasi / 22.10.2020
- Demokrasi çamuru / 25.09.2020
- Tecelli / 27.03.2020
- Kaynayan kazan / 06.01.2018
- Hedef yalanı / 31.12.2017
- Vatanım sen yaşa / 27.12.2017
- Bu kaçıncı gaf / 25.12.2017
- Hepimiz hazırız sıra sizde / 22.12.2017
- Alışmış kudurmuştan beterdir / 16.12.2017
- Sayın Cumhurbaşkanım / 05.12.2017
- Akil adamların önü açılsın / 26.11.2017
- Seçim barajı / 23.11.2017
- Kul hakkı / 21.11.2017
- Medeniyetler ittifakı / 19.11.2017
- Düşün ey Türk milleti / 14.11.2017
- Arabanın yerlisi / 07.11.2017
- Atam izindeyiz / 31.10.2017
- Artık herkes BTP'li / 21.01.2017
- Baştakilere birkaç soru / 13.01.2017
- İntihar / 06.01.2017
- Bir musibet / 04.01.2017
- Anlamak mümkün değil / 18.12.2016
- Kargaşa / 05.12.2016
- Her şey vatan için / 30.11.2016
- Annan, senin anan mı! / 27.11.2016
- Vatanım / 17.11.2016
- Hamallık / 11.11.2016
- Korkunun ecele faydası yoktur / 30.09.2016
- Tarihten ders alamayanlar / 25.09.2016
- Tek çare / 01.07.2016
- Harikalar diyarı / 26.06.2016
- Yeter / 26.05.2016
- İnan anamıyorum / 08.05.2016
- İki bin yirmi üçe ne kaldı / 21.04.2016
- Hala neyi bekliyoruz? / 17.04.2016
- Kara para senyoraj / 02.04.2016
- Biz dostuz / 31.03.2016
- İhanet / 26.03.2016
- Aldatan aldatana / 11.03.2016
- Müzelik hayat / 06.02.2016
- Bir varmış bir yokmuş / 27.01.2016
- Hedef / 24.11.2015
- Kimin umurunda! / 22.11.2015
- Dünya cennetine hasret gidecekler / 29.10.2015
- Anlatabildim mi? / 19.10.2015
- İşler duyuna kaldı / 16.10.2015
- Sayılı günler / 15.10.2015
- Eyvah / 13.10.2015
- Gerçekler / 11.10.2015
- Fiyasko / 30.07.2015
- Alay / 20.07.2015
- Meclis'teki trafik (2) / 30.06.2015
- Meclisteki trafik (1) / 29.06.2015
- Tantana ve borç yan yana / 18.06.2015
- Pes doğrusu / 11.06.2015
- Yalancının mumu / 30.05.2015
- Panik -2- / 21.05.2015
- Panik 1 / 20.05.2015
- Uyuyan dev / 09.05.2015
- Felaket / 30.04.2015
- Büyük hata / 22.04.2015
- Hesap zamanı / 17.04.2015
- Kemirgenler / 04.04.2015
- Yalanın doğrusu doğrunun yalanı / 22.03.2015
- Durmaz geçer zaman / 17.03.2015
- Ülkem / 09.03.2015
- Gümm / 28.02.2015
- Büyük darbe (2) / 25.02.2015
- Büyük darbe (1) / 24.02.2015
- Bitikler / 14.02.2015
- Mağdurlar / 08.02.2015
- Bağımsızlık / 29.01.2015
- Açılım mı? Hee... / 28.01.2015
- Dam üstünde saksağan / 09.01.2015
- Terazi / 05.01.2015
- Neyi bekliyoruz / 01.01.2015
- Zül / 19.12.2014
- Ümit / 14.12.2014
- Hedefe doğru / 09.12.2014
- Asla olamaz / 05.12.2014
- Taşlar yerine oturdu / 19.11.2014
- Ülkenin gururu / 10.11.2014
- Görev / 07.11.2014
- Şu hale bakın / 03.11.2014
- Atasözleri / 22.10.2014
- Durum vahim / 16.10.2014
- Son durak / 11.10.2014
- Emir erleri / 02.10.2014
- Kader / 27.09.2014
- Bir koy... / 21.09.2014
- Kilit cümle / 15.09.2014
- Pes birader / 11.09.2014
- Acı gerçek / 26.07.2014
- Tek çözüm / 06.07.2014
- Tuzak / 02.07.2014
- Hamallık / 25.06.2014
- Bilim ve teknolojide MEM / 18.06.2014
- Dinlenmezse Ata sözü sonuç haktır / 03.06.2014
- Bu nasıl ülke? / 01.06.2014
- Olmasaydı kömür nasıl geçerdi ömür / 26.05.2014
- Kapasite / 22.05.2014
- Bu ne iştir / 12.05.2014
- 1 Mayıs / 01.05.2014
- İbret / 26.04.2014
- Kayıplar aranıyor / 20.04.2014
- Halka hizmet / 28.03.2014
- Dikkat / 23.03.2014
- Uyuturlar / 12.03.2014
- Sahtekarlık / 08.03.2014
- Baştanbaşa Kasımpaşa / 07.03.2014
- Terör açılımı / 18.02.2014
- Nerede çokluk orada yokluk / 16.02.2014
- Başlıksız / 12.02.2014
- Kapris / 09.02.2014
- Baştanbaşa Kasımpaşa / 07.02.2014
- Entegrasyon / 07.02.2014
- Her şey ortada / 06.02.2014
- Çok acil / 02.02.2014
- Ne dersiniz? / 29.01.2014
- İster inan, ister inanma / 26.01.2014
- İnanma / 21.01.2014
- Tokat / 16.01.2014
- Büyük darbe / 10.01.2014
- Gizlenenler / 03.01.2014
- Vatan-millet-Sakarya / 29.12.2013
- İnsaf, hak, hukuk, vicdan... / 14.12.2013
- Ortası yok / 10.12.2013
- Sahipsiz kalamaz / 07.12.2013
- Pes doğrusu / 22.11.2013
- Bu ne rezalet! / 10.11.2013
- Sonuç / 07.11.2013
- Daha bitmedi / 30.10.2013
- Yemin / 26.10.2013
- Atam izindeyiz / 19.10.2013
- Andımız / 13.10.2013
- Tarih böylesini yazmadı / 07.10.2013
- İmkansız / 02.10.2013
- Hiç mi haysiyet kalmadı? / 28.09.2013
- Tencere dibin kara / 26.09.2013
- Gökkubbede boş bir seda / 22.09.2013
- Bunların derdi ne? / 21.09.2013
- Hak, inadı sevmez / 19.09.2013
- İsrail takkesi / 12.09.2013
- Bu kaçıncı koalisyon / 09.09.2013
- Bilen ya da anlayan var mı? / 30.08.2013
- İşin aslı / 22.08.2013
- Ya hep ya hiç / 03.08.2013
- Sevsinler demokrasiyi / 23.07.2013
- Yanlış duymadınız / 15.07.2013
- Yalan / 12.07.2013
- Suçlu ayağa kalk / 05.07.2013
- Büyük sınav / 01.07.2013
- Yalan dünya / 30.06.2013
- Neden ve sonuç / 15.06.2013
- Problem ve çözüm / 12.06.2013
- Kahramanlar / 05.06.2013
- Vazife / 03.06.2013
- İş çığırından çıktı / 07.05.2013
- Bu nasıl mantık! / 17.04.2013
- Kefen / 05.04.2013
- Tarlada petrol / 04.04.2013
- Ortaya çıkan gerçekler / 21.03.2013
- Korku / 18.03.2013
- Yol çatımı / 03.03.2013
- Bedel / 27.02.2013
- Dur yolcu / 21.02.2013
- Sallanan temel / 15.02.2013
- Kahramanlar / 28.01.2013
- Muhalefet / 25.01.2013
- Maşallah, maşallah / 16.01.2013
- İstediğin çözüm olsun / 11.12.2012
- Gençlere nasihat / 05.12.2012
- İntihar / 30.11.2012
- Başımıza geleceklere hazır mısınız? / 19.11.2012
- Dikkat! / 10.11.2012
- Yapışın yakasına tarihin / 30.10.2012
- Çılgınlık (2) / 17.10.2012
- Çılgınlık / 16.10.2012
- Misyoner (2) / 27.09.2012
- Misyoner / 26.09.2012
- Kimse kimseyi uyutmasın / 26.02.2012
- Devrim / 18.02.2012
- İşin özü / 07.02.2012
- Bu kadarı fazla / 30.01.2012
- Var mı duyan? / 05.01.2012
- Sıfır aşkı / 29.12.2011
- YORUM SİZİN / 21.12.2011
- And içtiniz bir kere / 12.12.2011
- Kendini aldatma / 04.12.2011
- Hazır mısınız? / 01.12.2011
- Hakikatler / 27.11.2011
- Pes doğrusu / 19.04.2011
- Ufukta görüneni görmek gerek / 02.04.2011
- Demokratik davranış / 26.03.2011
- Hedef / 02.03.2011
- Allah rızası için bir kere.. / 23.02.2011
- Gaflet, dalalet, sonuç rezalet / 26.01.2011
- Biat ve inat / 31.12.2010
- Uçak dağa düşende / 07.07.2010
- Nutkumuz tutulmuştu / 01.07.2010
- İşte bu kadar / 27.06.2010
- Ayinesi iştir kişinin / 22.06.2010
- Acaba ne zaman / 21.06.2010
- Acaba ne zaman? / 17.06.2010
- Allah aşkına / 08.06.2010
- Görmezler Duymazlar Aymazlar / 28.05.2010
- Çocuk aklı demeyin / 23.04.2010
- Misyonun sonu / 06.04.2010
- Sıfır sorun / 02.04.2010
- Kırmızı değil kara / 23.03.2010
- Kara sevda / 23.02.2010
- Gaflet uykusu / 09.02.2010
- Şaşmamak imkansız / 29.12.2009
- Bu günleri de mi görecektik / 22.12.2009
- Kimi Kandırıyorsunuz? / 14.12.2009
- Delikanlı adın ne? / 12.06.2009
- Beterin en beteri / 02.06.2009
- Diplomatik şantaj / 06.03.2009
- Diplomatik şantaj - I / 27.02.2009
- Aklımıza ne oldu / 22.02.2009
- Pes doğrusu! / 25.01.2009
- Kim demiş! / 10.01.2009
- Bu saçmalığa bir son gerekir / 01.01.2009
- Gaflet sonucu ihanet / 19.12.2008
- Buna ne dersiniz' / 14.12.2008
- Her zaman olduğu gibi / 26.11.2008
- Öncelikle şunu idrak edelim / 13.11.2008
- İhanet / 05.11.2008
- Hatırlatma / 28.02.2008
- Laiklik - Layıklık (2) / 12.01.2008
- Laiklik - Layıklık - 1 / 11.01.2008
- Başka türlü olamaz / 19.12.2007
- Gözdağı / 12.12.2007
- Ne aradığını bilmeyen bulduğunu anlamaz / 06.12.2007
- BİLMECE / 04.12.2007
- Yalanın anası yalandır / 27.11.2007
- Demokrasinin demosu / 09.06.2007
- Artık oylar bölünmesin / 03.06.2007
- Her şey planlı programlı / 01.05.2007
- Bak şu tesadüfe / 22.04.2007
- Bu nasıl iştir / 18.04.2007
- Uyanış / 29.03.2007
- Dikkat! / 25.03.2007
- Her biri bir kere / 15.03.2007
- İşin aslı / 11.03.2007
- Açıklık / 04.03.2007
- Mağduriyet / 03.03.2007
- Sonuç / 18.02.2007
- Yazıklar olsun / 13.02.2007
- Bereden nereye / 05.02.2007
- Esas cinayete dikkat / 04.02.2007
- Elimizdeki koz / 29.01.2007
- Acı gerçek / 24.01.2007
- Durum çok vahim / 19.01.2007
- Bu bir görevdir / 16.01.2007
- Bu bir görevdir / 16.01.2007
- Hayırdır inşallah / 11.01.2007
- Bu kadarına pes doğrusu / 06.01.2007
- Akıntıya kürek çekmek 2 / 29.12.2006
- Akıntıya kürek çekmek / 28.12.2006
- Şu garib Dünya / 01.08.2006
- Sıra sende TPAO: Hazır mısın? / 20.07.2006
- Dost acı söyler / 15.04.2006
- Sorun bütünlüğümüz / 07.04.2006
- Size aydın demek, aydına haksızlıktır / 03.04.2006
- Dost zorda belli olur / 04.03.2006
- Hakikatler / 15.02.2006
- Bana sen diyemezsin / 10.02.2006
- Oduncu / 08.11.2005

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

22.12.2019, 22.12.2018, 22.12.2017, 22.12.2016, 22.12.2015, 22.12.2014, 22.12.2013, 22.12.2012, 22.12.2011, 22.12.2010, 22.12.2009, 22.12.2008, 22.12.2007, 22.12.2006, 22.12.2005, 22.12.2004, 22.12.2003, 22.12.2002, 22.12.2001


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.