logo
07 TEMMUZ 2026

Mardin'de 1 terörist öldürüldü

23.06.2006 00:00:00
 
Mardin'in Nusaybin ilçesinde çıkan çatışmada, 1 terörist ölü ele geçirildi. Mardin Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, asayişin teminine yönelik olarak yürütülen operasyonlar sırasında Görentepe köyü yakınlarındaki arazide çıkan silahlı çatışmada, terör örgütü PKK mensubu 1 teröristin ölü olarak, silah ve teçhizatıyla ele geçirildiğibildirildi. Açıklamada, halkın huzurunu, can güvenliğini sağlamak için güvenlik güçlerinin çalışmalarını sürdürdüğü kaydedildi.

Tanju Özcan'ın yargılandığı davada ikinci gün

Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın yargılandığı "rüşvet ve irtikap" davasında ikinci gün oturumu başladı

07.07.2026 10:26:00
İhlas Haber Ajansı
 
Tanju Özcan'ın yargılandığı davada ikinci gün
Tanju Özcan'ın yargılandığı davada ikinci gün
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının ihbarı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan 178 sayfalık iddianamenin kabulüyle açılan davanın ilk duruşmasının ikinci gününde sanıklar, "icbar suretiyle irtikap", "irtikaba teşebbüs", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "Vakıf ve Dernekler Kanunu'na muhalefet" suçlamalarıyla tekrardan hakim karşısına çıktı.

Davada ikinci duruşma başladı

Davanın ikinci günü öncesinde sabahın erken saatlerinden itibaren duruşmanın görüldüğü Bolu Sosyal Bilimler Lisesi çevresinde polis ekipleri tarafından güvenlik önlemleri alındı. Spor salonunun giriş noktalarında ve çevresinde geniş güvenlik tedbirleri uygulanırken, salona giriş yapan kişiler detaylı aramalardan geçirildi. Sanıkların salona alınmasının ardından duruşmanın ikinci günü başladı.

İlk gün olay bazlı savunmalar dinlenmişti

Davanın ilk gününde, tutuklu sanıklar arasında yer alan ve Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal ile tutuksuz sanık Zabıta Müdürü Hakan Yılmaz'ın olay bazlı savunmaları dinlendi.

Tanju Özcan için 263 yıla kadar hapis istemi

Bolu 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan iddianamede, Tanju Özcan hakkında her bir mağdura yönelik eylemleri ayrı ayrı değerlendirildi. İddianamede; Özcan'ın 6 kez "icbar suretiyle irtikap", 3 kez "irtikaba teşebbüs", 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" ve 1 kez "rüşvet" suçundan toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can hakkında ise 5 kez "icbar suretiyle irtikap" ve 2 kez "irtikaba teşebbüs" suçlarından toplam 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar hapis cezası istendi.

BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız için ise 6 kez "irtikap suçuna yardım", 3 kez "irtikap suçuna yardıma teşebbüs" ve 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep edildi.

6 sanık tutuklu yargılanıyor

Dosya kapsamında Tanju Özcan, Süleyman Can ve Ali Sarıyıldız'ın yanı sıra Bolu Manavlar ve Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve CHP'li Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal tutuklu bulunuyor.

Soruşturma kapsamında 10 Nisan'da tutuklanan Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ile CHP'li Belediye Meclis Üyesi Aydan Özdemir'in ise 11 Mayıs'ta mahkeme kararıyla tahliye edilmişti.

Bakan dediğin böyle olur


 
NATO Zirvesi için Ankara'ya gelen Avustralya Savunma Sanayi ve Pasifik İşleri Bakanı Patrick Conroy ile Yeni Zelanda Savunma Bakanı Chris Penk'in eşyalarını sırtlaması dikkat çekti. İşte medeni olmak böyle bir şey... 

07.07.2026 00:58:00 / Güncelleme: 07.07.2026 01:02:23
AHMET TURAN YİĞİT
 
Bakan dediğin böyle olur
Bakan dediğin böyle olur

Ankara'da düzenlenecek olan 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, Esenboğa Havalimanı'na Avustralya Savunma Sanayi ve Pasifik İşleri Bakanı Patrick Conroy (üstteki fotoğraf) ve beraberindeki heyet geldi. Bakan Conroy'un çantasını sırtına alması dikkat çekti.



Yeni Zelanda Savunma Bakanı Chris Penk'in (üstteki fotoğraf) de tüm eşyalarını sırtlaması ya da eline alması dikkat çeken ve Türkiye'de de hasreti duyulan bir tabloyu oluşturdu. Hem Avustralya, hem de Yeni Zelanda, Türkiye'den çok daha gelişmiş ülkeler... Ancak iki ülkede de bakanlar halka hizmet için görev alıyor, halkı kendisine hizmetçi etmek için değil... Bu sebeple kendi çantasını, bavulunu taşımak bir görev, hem de onurlu bir görev...

Alkolün azı bile tansiyonu yükseltiyor


Yeni bir araştırmada, günde az miktarda dahi olsa alkol tüketiminin, tansiyon seviyelerini yükseltebileceği ortaya kondu.

07.07.2026 00:50:00
AA
 
Alkolün azı bile tansiyonu yükseltiyor
Alkolün azı bile tansiyonu yükseltiyor

Yeni bir araştırmada, günde az miktarda dahi olsa alkol tüketiminin, tansiyon seviyelerini yükseltebileceği ortaya kondu. Amerikan Kalp Derneğinin (AHA) bilimsel yayını 'Hypertension' dergisinde yayımlanan araştırma kapsamında, ABD, Güney Kore ve Japonya'dan 19 bin 500'den fazla kişinin verileri yaklaşık 5 yıl incelendi.

Uzmanların verileri analizinde, 'az miktarda' alkol tüketen kişilerde bile tansiyonun yükseldiği görüldü.
Araştırmada, büyük tansiyonun, günde ortalama 12 gram (yaklaşık bir kadeh) alkol tüketen kişilerde yaklaşık bir birim arttığı gözlendi.

Günlük alkol tüketimi 48 grama çıkan kişilerde ise bu artışın yaklaşık 5 birime ulaştığı belirlenirken, küçük tansiyonda ise erkeklerde artış gözlenirken, kadınlarda belirgin bir değişim saptanmadı.

Araştırmanın başyazarı Boston Üniversitesi Halk Sağlığı Okulu Öğretim Üyesi Prof. Marco Vinceti, elde ettikleri bulguların şaşırtıcı olduğunu belirterek, "Düşük miktarda bile olsa alkol tüketiminin zaman içinde tansiyon artışıyla ilişkili olduğunu fark ettik. Alkol alımını sınırlamak tavsiye edilir ancak tamamen kaçınmak çok daha iyidir" değerlendirmesinde bulundu. Yüksek tansiyon, kalp krizinden felce, böbrek yetmezliğinden vasküler demansa (damarsal bunama) kadar birçok ciddi sağlık sorununa yol açabiliyor.

Okullar kapandı, en tehlikeli maraton başladı!


 
Okullar kapandı, sınav stresi sona erdi. Milyonlarca genç ve çocuk yaz tatiline başladı. Klinik Psikolog İsmail Anıl Usta, tatilin kontrolsüz ekran kullanımına dönüşmesinin çocuk ve gençlerin hem bedenini hem de ruh sağlığını olumsuz etkileyebileceği konusunda aileleri uyarıyor.

07.07.2026 00:46:00 / Güncelleme: 07.07.2026 00:49:49
MURAT ÇORBACI
 
Okullar kapandı, en tehlikeli maraton başladı!
Okullar kapandı, en tehlikeli maraton başladı!

Çocuk ve gençlerin stresli YKS ve LGS sürecini arkalarında bırakmalarının ardından okulların kapanmasıyla uzun yaz tatili de başlamış oldu. Dersler, ödevler ve sınav telaşı geride kalırken çocukların günlük yaşamında önemli bir değişiklik yaşanıyor. Boş zamanın artmasıyla birlikte telefon, tablet, bilgisayar ve oyun konsolları günün büyük bölümünü kaplamaya başlayabiliyor.

Kontrolsüz kullanım riskli

Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi Klinik Psikoloğu İsmail Anıl Usta, yaz tatilinde ekran kullanımındaki artışın çoğu zaman fark edilmeden günlük yaşamın merkezine yerleştiğini belirterek, "Sorun teknoloji değil; teknolojinin çocuğun hayatındaki yerinin kontrolsüz şekilde büyümesidir" dedi. Teknolojinin artık yaşamın ayrılmaz bir parçası olduğunu belirten Usta, çocukların dijital dünyanın içine doğduğunu ve ekranları tamamen yasaklamanın ne gerçekçi ne de sağlıklı bir yaklaşım olduğunun altını çiziyor. Usta, önemli olanın ekranın varlığı değil, kullanım süresi ve kullanım amacı olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi: "Ekran, öğrenmeyi destekleyen bir araç da olabilir, zamanı tüketen bir alışkanlık da... Belirleyici olan çocuğun ekran karşısında ne yaptığı ne kadar süre geçirdiği ve bunun günlük yaşamını nasıl etkilediğidir. Kontrolsüz ekran kullanımı sadece zaman kaybına neden olmuyor; çocukların fiziksel, ruhsal ve sosyal gelişimini de önemli ölçüde etkiliyor. Saatlerce ekran karşısında oturan çocuklarda fiziksel aktivite azalıyor. Bunun sonucunda kilo artışı, duruş bozuklukları, kas-iskelet sistemi sorunları ve göz yorgunluğu gibi problemler daha sık görülebiliyor."

Sağlıklı ekran kullanımı nasıl olmalı?

• Günlük ekran süresi çocukla birlikte belirlenmeli
• Ebeveynlerin rol model olması sebebiyle evde birlikte geçirilen zaman diliminde de teknoloji kısıtlamasına gidilmeli
• Teknoloji tamamen yasaklanmamalı ancak sınırsız da bırakılmamalı
• Spor, sinema, sanat ve kitap okuma günlük rutinin parçası haline getirilmeli
• Yemek saatleri ve aile sohbetlerinde masadan telefonlar uzaklaştırılmalı
• Yatmadan en az bir saat önce telefon, tablet ve bilgisayar kullanımı sonlandırılmalı
• Yaz tatili djital değil, gerçek hayatla hatırlanmalı.

Hüseyin Baş’tan Bakan Tekin’e tepki: 'Bal gibi Kurtuluş Savaşı'

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in müfredat ve tarih anlatısına yönelik "Kurtuluş Savaşı demeyeceğiz" çıkışına sosyal medya hesabından sert yanıt verdi. Atatürk'ün İstanbul'u İngiliz işgalinden kurtarması sayesinde bugün fetihlerin kutlanabildiğini hatırlatan Baş, "Bir takım siyasi hesaplar uğruna tarihimizi birbiriyle çarpıştırmaya kalkmak akıl kârı değildir" dedi

06.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Hüseyin Baş’tan Bakan Tekin’e tepki: 'Bal gibi Kurtuluş Savaşı'
Hüseyin Baş’tan Bakan Tekin’e tepki: 'Bal gibi Kurtuluş Savaşı'
Millî Eğitim Bakanlığı'nın yeni eğitim müfredatı ve tarih dersi içeriklerine yönelik tartışmalar siyasetin gündemindeki yerini koruyor. Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in "Kurtuluş Savaşı" ifadesinin kullanımına yönelik eleştirilerine, sosyal medya X hesabı üzerinden tarihi gerçekleri hatırlatarak sert bir dille tepki gösterdi.

"Hangi Osmanlı? Sevr'e imza atan Osmanlı!"

Bakan Tekin'in "Neyden kurtuluyormuşuz, önce Osmanlı varmış" şeklindeki yaklaşımını eleştiren BTP lideri Hüseyin Baş, Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a çıkışından önceki dönemin iyi analiz edilmesi gerektiğini vurguladı. "Evet Sayın Bakan, bir Osmanlı vardı ama hangi Osmanlı?" diye soran Baş, şu ifadeleri kullandı:

"Viyana kapılarına dayanan Osmanlı mı, Sevr'e imza atan Osmanlı mı? Cevap çok açık: Sevr'e imza atan Osmanlı! Payitahtı işgal altında olan bir Osmanlı! Kurucusu Osman Gazi'nin sandukası Yunan askeri tarafından tekmelenen Osmanlı! Ortada bal gibi bir Kurtuluş Savaşı vardır, ortada destansı bir Millî Mücadele vardır. Bu destansı Millî Mücadele'nin adı Kurtuluş Savaşı'dır."

"Neyden kurtulduğumuzu söyleyeyim: Haçlı çizmelerinden!"

Tarihin siyasi mülahazalarla değiştirilemeyeceğini ifade eden Baş, Türkiye Cumhuriyeti'nin hangi şartlarda kurulduğunu tek tek sıralayarak, "Neyden kurtulduğumuzu size söyleyeyim" dedi ve ekledi:

"Sevr'den kurtulduk! İstanbul'daki İngiliz işgalinden kurtulduk. Gaziantep'teki Fransız zulmünden, Ege'deki Yunan zulmünden, Doğu'daki Ermeni zulmünden kurtulduk. Asırlık Türk yurdunun Haçlı çizmeleriyle çiğnenmesinden kurtulduk. Tekrarlayalım: Atatürk, yüce Türk milletiyle bir Millî Mücadele vermiştir ve bu mücadelenin adı Kurtuluş Savaşı'dır."

"İstanbul'un fethini kutlayabiliyorsak Atatürk sayesindedir"

Açıklamasında altı çizilmesi gereken bir kronoloji uyarısında bulunan Hüseyin Baş, Atatürk'ün imzasını taşımayan bir son zafer olmasaydı geçmişteki hiçbir zaferin yâd edilemeyeceğini belirtti. Baş, "Bugün İstanbul'un fethini kutlayabiliyorsak bunu Atatürk'ün İstanbul'u İngiliz işgalinden kurtarmasına borçluyuz. O yüzden tarihi tarihçilere bırakıp temelinde farklı hesaplar olan ucuz işlerle uğraşmamalıyız. Hele de bu konulara eğitimi asla karıştırmamalıyız!" diyerek Millî Eğitim Bakanlığı'nın ajandasını eleştirdi.

"Tarihimizi birbiriyle çarpıştırmayın"

Osmanlı Devleti ile Türkiye Cumhuriyeti'nin birbirinin zıttı değil, aynı zincirin halkaları olduğunu ifade eden BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, açıklamasını şu sağduyu çağrısıyla tamamladı:

"Unutmayalım: Osmanlı da bizim, Türkiye de bizim, hatta daha önceki Selçuklu da bizim! Bir takım siyasi hesaplar uğruna tarihimizi birbiriyle çarpıştırmaya kalkmak akıl kârı değildir."

Bakanlığın tarih terminolojisine getirmek istediği değişikliklere karşı muhalefet kanadından tepkiler yükselmeye devam ederken, Hüseyin Baş'ın bu kapsamlı tarihi çıkışı sosyal medyada kısa sürede büyük etkileşim aldı.


Bir günde 3 dava... İmamoğlu Erdoğan'a yüklendi

İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve tutuklu yargılanan Ekrem İmamoğlu’nun "diploma" davası 25 Aralık 2026 tarihine ertelendi. Aynı gün içinde üç farklı duruşmaya çıkan İmamoğlu, Ankara’da başlayacak NATO Zirvesi öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yüklenerek, "Rakibimi hapse attım, 20 tane dava açtım mı diyecek?" ifadelerini kullandı

06.07.2026 17:10:00
Haber Merkezi
 
Bir günde 3 dava... İmamoğlu Erdoğan'a yüklendi
Bir günde 3 dava... İmamoğlu Erdoğan'a yüklendi
İstanbul Üniversitesi tarafından diplomasının iptal edilmesinin ardından hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla 8 yıl 9 aya kadar hapis istemiyle dava açılan Ekrem İmamoğlu'nun yargılanmasına Silivri'de devam edildi. İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen beşinci duruşmada mahkeme heyeti, İstanbul 5. İdare Mahkemesi'ndeki iptal kararının kesinleşip kesinleşmediğinin sorulmasına karar vererek davayı 25 Aralık 2026 tarihine erteledi.

Aynı günde üç duruşma: "Sağnak altında kaldık"

Silivri yerleşkesinde aynı gün içinde hem "Siyasal Casusluk", hem "İBB" hem de "Diploma" davalarından hakim karşısına çıkan İmamoğlu, duruşma takviminin sıkıştırılmasına ve üzerinde kurulan yargı baskısına isyan etti. Adliye koridorlarının "podyuma çevrildiğini" söyleyen İmamoğlu, maruz kaldığı durumu "sağanak altında kalmaya" benzetti.

Mahkeme başkanının duruşmayı uzatıp aralık ayına atma kararına, "O kadar uzun süreceğini düşünüyorsanız beraat verin, millet oyalanmasın" sözleriyle tepki gösteren İmamoğlu, artık bağımsız bir mahkeme göremediğini belirterek şu savunmayı yaptı:

"Siz bu davayı kendi hür iradenizle, vicdanınızla yürütemiyorsanız, eğer bir talimat, bir korku sizi bu kürsüden koparıyorsa işte o zaman asıl iptal edilmesi gereken benim diplomam değil, bu mesleğe duyulan güven olur. Bu saatten sonra ben bütün savunmamı aziz milletime yapıyorum."

Erdoğan'a NATO Zirvesi üzerinden sert çıkış

Savunmasında, 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek olan kritik NATO Liderler Zirvesi'ne de değinen İmamoğlu, hakkında açılan ardı arkası kesilmeyen davalar üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı hedef aldı. Türkiye'nin demokratik imajının zedelendiğini belirten İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:

"NATO ülkeleri Ankara'ya geldiği gün ben burada yargılanıyorum. Ne anlatacak bu ülkenin başındaki onlara? 'Çok güçlüyüm' mü diyecek? 'Bak, rakibimi hapse attım. Bak, rakibime 20 tane de dava açtım' mı diyecek? Onlar da 'Yaşasın, ne büyük lider, dünya lideri!' mi diyecek? Kendini aldatan bir garip."

Özgür Özel'den destek

Duruşmayı Silivri'de canlı takip eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel de İmamoğlu'na tam destek verdi. Mahkemenin savunma sürelerini kısıtlama çabalarını eleştiren Özel, "Savunmadan korkan bir iddia makamı varsa o makam iftira makamına dönüşmüş demektir" açıklamasında bulundu.

Duruşma salonundan çıkarılırken CHP liderine bağlılığını tazeleyen İmamoğlu, "Genel Başkanımız Özgür Özel ile yürümenin zamanıdır. Onun yolundan yürümekten gurur duyuyorum" diyerek parti içi birlik mesajı verdi.

Yabancı ülke temsilcilerinin ve çok sayıda CHP'li milletvekilinin de izlediği diploma davası, Yargıtay ve İdare Mahkemesi süreçlerinin beklenmesi gerekçesiyle yıl sonuna ertelenmiş oldu.

Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında

23 Mart 2025'te tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıkıyor

06.07.2026 12:10:00
Haber Merkezi
 
Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında
Ekrem İmamoğlu bugün üç ayrı davada hakim karşısında
23 Mart 2025'te tutuklanarak Silivri Cezaevi'ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu bugün yargılandığı üç ayrı davada hakim karşısına çıkıyor.

6 Temmuz'da İBB davasının 62. günü; "casusluk" davasının 2. günü ve 'sahte diploma' davasının 5. günündeki duruşmalar görülüyor.

Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Türkiye raportörü Nacho Sanchez Amor ve yanındaki heyet Silivri'de duruşmaları takip ediyor.

İmamoğlu'nun hazır bulunduğu ilk duruşma olan "casusluk" davasından diploma davası duruşmasına geçme talebi kabul edildi.

Ekrem İmamoğlu, 5 Temmuz'da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda "3 dava tek cümle: Demokrasiyi savunuyorum" dedi.

İmamoğlu geçen hafta, yargılandığı üç ayrı dava için kendisinden 6 Temmuz'da savunma istenmesine tepki göstermişti.

Açıklamasında, "Bir insan aynı gün üç ayrı mahkemede savunmaya zorlanmasının insani bir yönü yok. 110 gündür süren dava sürecinin sonlarına gelmişken Mahkeme Başkanı'nın 9 Temmuz'da duruşmayı sonlandırma ısrarı düşündürücüdür. Neden 9 Temmuz ısrarı?" diye sormuştu.

Savunmasının "kısıtlandığını" savunan İmamoğlu, 9 Temmuz sonrası Türkiye'de ne olacak?" demişti.

İmamoğlu hakkında bugün görülen davalarda son durum şöyle:

'Casusluk' davası: İmamoğlu'nun önce 'diploma davası'na geçmesi talebi kabul edildi
Davada Ekrem İmamoğlu ile birlikte gazeteci Merdan Yanardağ, siyasi danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün "siyasal casusluk" iddiasıyla tutuklu yargılanıyor.

6 Temmuz'da İmamoğlu'nun hazır bulunduğu ilk duruşmada avukatı aynı saate denk gelen diploma davasına katılabilmesi için salondan ayrılmasına izin verilmesini talep etti.

Mahkeme bu talebi kabul ederek, diğer duruşma sona erdiğinde yeniden salona getirilmesine karar verdi.

Mahkeme, bir önceki duruşmada sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vermiş; dosyadaki kritik dijital delillerin incelenmesi amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Emniyet ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan (MİT) ek rapor talep etmişti.

Sanıklara yöneltilen temel suçlama, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 328/1 maddesi uyarınca "siyasal veya askeri casusluk maksadıyla devletin gizli kalması gereken bilgilerini temin etmek".

Haklarında 20 yıla kadar hapis cezası istenen sanıklar suçlamaları kesin dille reddediyor; iddianamenin somut delillere dayanmadığını ve davanın tamamen siyasi saiklerle açıldığını savunuyor.

Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) 12 Haziran tarihli yaz kararnamesiyle davanın mahkeme heyeti değiştirilmişti.

Avukatı 6 Temmuz'daki duruşmada, İmamoğlu hakkında son bir yılda açılan çeşitli davalarda yargıç ve heyet değişiklikleri yaşandığını, bunun farklı kaygılar doğurduğunu savundu.

Ancak geçmişte yaptıkları benzer başvurulardan sonuç alamadıkları ve yargılamanın uzamasını istemedikleri için bu celsede reddi hakim talebinde bulunmayacaklarını belirtti.

Avukat Hasan Fehmi Demir, yeni atanan mahkeme başkanının sanıkları yeniden dinlemesinin uygun olacağını belirtirken, iki tanığın SEGBİS üzerinden değil, yüz yüze ve mahkeme salonunda dinlenmeleri gerektiğini savundu.

Diploma davası
Ekrem İmamoğlu'nun, iptal edilen üniversite diplomasına ilişkin "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşması da bugün görülecek.

Savcılık bu dosyada İmamoğlu hakkında 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası istiyor.

İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, önceki celsede İstanbul 5'inci İdare Mahkemesi'nde görülen diploma iptaline ilişkin davanın sonucunun beklenmesine karar vermişti.

İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025'te aldığı kararla, 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'nden yapılan yatay geçişin usulsüz olduğu gerekçesiyle İmamoğlu'nun lisans diplomasını iptal etmişti.

Suçlamaları reddeden İmamoğlu bu karardan bir gün sonra gözaltına alınmış ve CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ilan edildiği 23 Mart 2025'te "yolsuzluk" suçlamasıyla tutuklanmıştı.

Türkiye'de cumhurbaşkanı adayı olmak için en az lisans düzeyinde yükseköğrenim yapmış (üniversite mezunu) olmak gerekiyor.

İBB davası
İstanbul Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi duruşma salonunda yoğun tartışmalar ve gerginliklerle devam eden davada, 59'u tutuklu toplam 414 sanık yargılanıyor.

2 Temmuz'daki 61. celsede, mahkeme başkanı ile Ekrem İmamoğlu arasında savunma sırası ve takvimi nedeniyle sert bir tartışma yaşandı.

Mahkeme heyeti, yaşanan gerginliğin ardından İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasına karar verdi.

İmamoğlu, mahkemenin savunmaları 9 Temmuz'a kadar tamamlama planına itiraz ederek, üst üste farklı davalarının bulunduğunu söyledi ve "Burada insanüstü bir gayretle hakkımızı savunuyoruz. Savunmaların 9 Temmuz'a yetişmesi mümkün değil" dedi.

Gerginlik sırasında izleyici sıralarında bulunan CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş ile mahkeme başkanı arasında da tartışma çıkmış ve duruşmaya bir süre ara verilmişti.

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, sanık savunmalarının 9 Temmuz'da tamamlanmasını hedefliyor.

Yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianamede İmamoğlu, "Suç örgütü kurmak ve yönetmek" başta olmak üzere çok sayıda suçla itham ediliyor.

Savcılık, 142 ayrı eylemden sorumlu olduğunu sürdüğü İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.

İmamoğlu ise davayı "siyasi" olarak nitelendiriyor ve kendisine yöneltilen tüm suçlamaları reddediyor.

NATO Zirvesi 22 yıl sonra yeniden Türkiye'de

2004 İstanbul Zirvesi'nde NATO'nun dönüşümüne tanıklık eden Türkiye, bu kez Ankara'da İttifak'ın yeni dönemine yön verecek kritik görüşmelere ev sahipliği yapacak

06.07.2026 12:00:00
AA
 
NATO Zirvesi 22 yıl sonra yeniden Türkiye'de
NATO Zirvesi 22 yıl sonra yeniden Türkiye'de
2004 İstanbul Zirvesi'nde NATO'nun dönüşümüne tanıklık eden Türkiye, bu kez Ankara'da İttifak'ın yeni dönemine yön verecek kritik görüşmelere ev sahipliği yapacak.

NATO ittifak tarihinin en önemli toplantılarından birine sahne olan NATO İstanbul 2004 Zirvesi'nin ardından Türkiye, bu kez de "belirsizlikler çağı" olarak adlandırılan dönemde dünya liderlerini ağırlayacak.

Başkent Ankara'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, İttifak'ın ve küresel güvenlik mimarisinin geleceği bakımından kritik öneme sahip.

Türkiye'nin diplomatik ağırlığını görünür kılması beklenen Ankara Zirvesi'nin, dünya liderlerini ağırlamasının yanı sıra Türkiye'nin NATO içindeki yükselen ağırlığını gösteren diplomatik bir sahne olması planlanıyor.

Zirvenin, Türkiye'nin askeri katkısını, savunma sanayisini, kriz yönetimi kapasitesini ve lider diplomasisini aynı anda görünür kılması öngörülüyor.

Külfet paylaşımı, zirvenin temel gündem maddelerinden birini oluşturuyor.

Başta ABD Başkanı Donald Trump olmak üzere 32 devlet başkanı, dışişleri ve savunma bakanları, Ankara'da bir araya gelecek.

NATO üyesi ülkelerin yanı sıra AP4 (Avustralya, Japonya, Yeni Zelanda ve Güney Kore) ülkelerinin de katılacağı zirve, Avrupa-Atlantik ve Hint-Pasifik güvenlik gündemlerini aynı masada buluşturacak.

Yasadışı bahis reklamları yasaklanıyor: Yeni kararlar devrede

Kamu Denetçiliği Kurumu, cep telefonlarına gönderilen istenmeyen reklam ve yasa dışı bahis mesajlarına ilişkin iki önemli karara imza attı. KDK, vatandaşların mağduriyetini giderirken BTK, KVKK ve ilgili kurumlara ek tedbirler alınması yönünde tavsiyede bulundu

06.07.2026 11:49:00
Haber Merkezi
 
Yasadışı bahis reklamları yasaklanıyor: Yeni kararlar devrede
Yasadışı bahis reklamları yasaklanıyor: Yeni kararlar devrede
Kamu Denetçiliği Kurumu, cep telefonlarına gönderilen istenmeyen reklam ve yasa dışı bahis mesajlarına ilişkin iki önemli karara imza attı. KDK, vatandaşların mağduriyetini giderirken BTK, KVKK ve ilgili kurumlara ek tedbirler alınması yönünde tavsiyede bulundu.

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), cep telefonlarına gönderilen istenmeyen reklam ve yasa dışı bahis mesajlarına ilişkin verdiği iki ayrı kararla hem bireysel mağduriyetleri giderdi hem de ilgili kurumlara ilave hukuki, idari ve teknik önlemler alınması tavsiyesinde bulundu.

Kararların, kişisel verilerin korunması açısından emsal niteliği taşıdığı değerlendiriliyor. İlk başvuruda bir vatandaş, gönüllü olarak görev yaptığı bir insan hakları kuruluşu aracılığıyla telefon numarasını İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile paylaştığını, görevinden ayrıldıktan sonra ise SMS listesinden çıkarılmak için yaptığı başvurulara rağmen reklam mesajlarının gönderilmeye devam ettiğini belirterek KDK'ya başvurdu.

KDK'nın dostane çözüm girişimi sonucunda İstanbul Büyükşehir Belediyesi, başvurucunun telefon numarasını sistemden sildi ve SMS gönderimini durdurdu.

İkinci başvuruda ise bir vatandaş, farklı numaralardan gelen reklam ve özellikle yasa dışı bahis mesajlarının engellenmesi için önce GSM operatörüne, ardından e-Devlet üzerinden ilgili sistemlere başvurduğunu ancak mesajların devam ettiğini belirterek KDK'ya şikayette bulundu.

Yapılan incelemede başvurucunun yasa dışı bahis ya da sanal kumar siteleriyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığı, iletişim bilgilerinin bilgisi ve rızası dışında kullanıldığı tespit edildi.

KDK'DAN İLAVE TEDBİR KARARI
Bunun üzerine KDK, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (BTK), vatandaşların mağduriyetini önlemek amacıyla ilave hukuki, idari ve teknik tedbirler alınması yönünde tavsiye kararı verdi. Kararın bir örneği ayrıca Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) ile Milli Piyango İdaresi Genel Müdürlüğü'ne de gönderildi.

KDK kararında, elektronik haberleşme işletmecilerinin kullanıcıların kişisel verilerini korumak için gerekli tüm teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlü olduğuna dikkat çekilirken, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu hükümleri de hatırlatıldı.

Öte yandan izinsiz ticari elektronik ileti gönderenler hakkında Ticaret Bakanlığı tarafından idari para cezası uygulanabildiği, kişisel verileri hukuka aykırı şekilde işleyenlerin ise KVKK kapsamında yaptırımlarla karşılaşabileceği belirtildi. Vatandaşların, İleti Yönetim Sistemi (İYS), Ticari Elektronik İleti Şikayet Sistemi (TİSS), e-Devlet, BTK ve KVKK üzerinden hak arama yollarını kullanabileceği ifade edildi.

KDK Başkanı Mehmet Akarca da kurumun başvuru istatistiklerini paylaştı. Buna göre, 1 Ocak-31 Mayıs döneminde KDK'ya 12 bin 55 başvuru yapıldı. 2013 yılından bu yana toplam başvuru sayısı ise 274 bin 571'e ulaştı. Başvurular geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 39,33 artarken, en fazla başvuru yüzde 19,34 ile İstanbul'dan geldi.

Aynı dönemde, önceki yıldan devreden dosyalarla birlikte toplam 13 bin 419 başvurunun 9 bin 356'sı sonuçlandırıldı. Böylece dosyaların yüzde 69,72'si karara bağlanırken, 4 bin 63 başvurunun incelemesinin sürdüğü bildirildi. Akarca, verilen karar sayısının da geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 18,10 arttığını belirterek, KDK'nın hak arama mekanizması olarak daha fazla tercih edildiğini ifade etti.

Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı

Japon Deprem Uzmanı Moriwaki: "Çanakkale Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi"

06.07.2026 10:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı
Japon Deprem Uzmanı, Çanakkale gerçeğini açıkladı
Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, Türkiye ve Çanakkale'nin deprem riskini değerlendirdi.

Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, Türkiye'nin deprem bölgesi olduğunu ve bunun için her zaman tedbirli olunması gerektiğini vurguladı. Kentsel dönüşümün büyük önemine değinen Yoshinori Moriwaki; binanın sağlamlığının, baktığı cephe ve metrekaresinden daha önemli olduğunu söyledi. Çanakkale'nin risk değerlendirmesini yapan Moriwaki, "Çanakkale 1912'de Marmara-Kuzey Anadolu Fay Hattının kuzey kolu olarak büyük deprem gördü. Tabi hemen şimdi olacak diye söyleyemeyiz ama risk var. Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi" dedi.

Japon Deprem Uzmanı, Yüksek Mühendis ve Mimar Yoshinori Moriwaki, "Çanakkale 1912'de Marmara-Kuzey Anadolu Fay Hattının kuzey kolu olarak büyük deprem gördü. Tabi hemen şimdi olacak diye söyleyemeyiz ama risk var.

Türkiye'nin deprem tehlike seviyesi 1'inci bölgelerden bir tanesi. Hocalar yeni keşifleriyle fay hatlarının fazla olduğunu söylüyor. Evet böyle ama Japonya'da bakıldığında da mutlaka fay hattı sayıları artıyor. Bunlar yeni de olabiliyor önceki fay hatlarının bölünmüş kolları da olabilir. Bu hocaların bu konuları bulup haberleştirmesiyle deprem riski arttı mı diye sorarsanız hayır derim. Teknolojinin gelişmesiyle görebildiğimiz fay oranları arttı" diye konuştu.

Yoshinori Moriwaki, sözlerine şöyle devam etti: "Kentsel dönüşüm devlet ve belediye tarafından yapılmaya çalışılıyor. Ama Japonya'ya baktığımızda depremde zarar gören bir bina hemen mühürleniyor.

Japonya'da tek tarafın kararı ile mühürlenirken Türkiye'de 2 tarafın yüzde 50 yüzde elli imkanı var. Kentsel dönüşüm için sadece devlet ve belediye değil vatandaşlara da yardım yapmak lazım. Ben de Japonya'da eski bir evde yaşadım. Eskiden güney tarafa bakıyordu şimdi doğu tarafına bakıyor ya da metrekare küçülebiliyor. İleride büyük deprem geldiğinde sıkıntı var ama bina sağlam bunu herkesin kabul etmesi gerekiyor."
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.