HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 HAZİRAN 2022, CUMARTESİ

Maya içe mahsus, kültür dışa mahsustur

10.01.2022 00:00:00

Biz Türklerin mayasında İslam'ın itikat anlayışı vardır. İslam'a "evet" dediğimiz günden bu yana bu milleti mayalayan İslam'dır. Allah ve Resul'ünün muradını içselleştirerek yaşadığı için, bu millet tarih sahnesinde "asekurullah" unvanını almıştır.

Türk milletini dönüştüren iman mayasıdır; nedir bu mayanın özü bir hatırlayalım, Allah'a iman. Meleklere iman. Kitaplara iman. Peygamberlere iman. Ahirete iman. Kadere imandır. Bu millet, bu iman hakikatlerini Ehl-i Beyt gibi anlayıp yaşamıştır.

Burada mayanın özelliğini şöyle açıklaya biliriz: Maya dönüştürür, yani mayanın değişime uğratma gibi bir özelliği vardır. 

Bir ürünü, bir varlığı, bir insanı, bir toplumu olduğundan farklı bir forma dönüştürür.

Mesela yoğurt mayası ile sütü mayalarsanız artık süt, süt formundan çıkar yeni bir form kazanarak yoğurt olur. Maya sütü yoğurda dönüştürür. Yani maya, çalınan şeyin kimliğini değiştirir. 

Kimlik nasıl değişir? 

Öz değişirse kimlik de değişir. Özü değiştirirken değiştirdiği şeye birlik verir. O birlik de mayalanmış olan, dönüşmüş olan bir şeydir. 

Esası özü de, o dönüşümü de, ona çalınan maya gerçekleştirir. Bu gerçeği Hoca Nasrettin göle maya çalarak bizlere hatırlatıyor. Mayanın insan zekâsının çok ötesinde bir bereketi olduğunu; "göl maya tutar mı?" diye soranlara; ya tutarsa diyerek hem güldürmüş hem de bu hakikati düşünmemiz gerektiğini bize hatırlatmıştır. Burada Prof. Dr. Yalçın Koç'tan bir alıntı yaparak kültür ve maya farkını anlatmaya çalışalım.

"Kültürle maya birbirine karıştırmamalı. Mesela yoğurt mayalamakla, ıspanak ekmek arasında bir ayrım yaparak bu farkı çok daha iyi anlatabiliriz. Ziraat, tarla kültürüdür. Kültüre örnek vermek istersek bunun güzel örneklerinden birisi ziraattır. Tarlaya mesela ıspanak tohumu ekeriz. Uygun koşullarda bu tohumlar yeşerir, ıspanak olur. Ispanakları devşiririz. Devşirmediklerimiz, tohumlarını verir. Vakti zamanı gelince de bunlar ölür veya tarladan söker alırız. Bu süreç bir kültür sürecidir. Bu süreç itibariyle bir kimlik değişmesi ortaya çıkmaz. Tarla, tarla olarak kalır. Ispanağın tarlada yetişmesi, yetiştiği ortamı dönüştürmez. Ona yeni bir kimlik vermez. Kültürü kabaca ifade edersek, esasa, öze dair bir kimlik oluşturmaz.

Hâlbuki maya öyle değildir. Süte yoğurt mayası çaldığımızda ve tuttuğunda yoğurt olarak dönüşmüştür, artık geriye süt kalmaz. Sütün kimliği değişmiştir. Başka bir şey olmuştur. Maya bu itibarla çalındığı şeyi dönüştürür.

Ama nasıl dönüştürür? 

Farklı farklı şeyler olarak değil, birlik vererek. Mesela inek sütünü, keçi sütünü karıştırıp mayalarsak ortaya çıkan yoğurt keçi, inek, koyun yoğurdu değildir. Bir tek yoğurttur. Birliği de bu şekilde düşünebiliriz. (Anadolu'nun manevi genel kurmay başkanı olan Hacı Bektaş-ı Veli bunu yaptı. Otuz sekiz farklı etnik grubu, halkı böyle mayalayarak tek bir millet yaptı. Türk Milleti yaptı.)

Ama kültürde bu manada bir birlik düşünemeyiz. Kültür daha ziyade dışsal koşullarla alakalıdır. Dışsal değişimlerle alakalıdır. Maya içle alakalıdır. Asıl maya ile kültür arasındaki asli fark da budur. Mayanın içe mahsus olması, kültürün dışa mahsus olması. Bu bakımdan Greko-Latin-Kilise dediğimiz diyarın esası dışa mahsustur. Anadolu'nun esası ise içe mahsustur…"

Doktor önlüğünü, pilot üniformasını giymekle bu mesleklerin özüne vakıf olunmaz. Yalnızca görüntüde, fenomende belki tiyatro oynayabilirsiniz. Bu da ancak olsa olsa belki kültürel bir faaliyet olur. Özü farklı, sözü farklı olanlar çift dilli olurlar. Erdemin, ahlakın, cesaretin, inancın, oyunculuğunu iyi yaparlar. İslam'ın ortadan kaldırmak istediği cehaletin yaşam biçimine, ilkelerine yaslanarak İslam'ın papağanlığını, oyunculuğunu yapmak İslam'a ve onun Resulüne karşı çıkmaktır. Bu tür aslan postuna bürünmüş tilkiler çoğu zaman onlara uyanları felaketlere sürükler. Her kaval çalan çobanın kavalının sesine kanıp yaylaya gittiğini zanneden koyunlar, mezbahaya gittiğini maalesef hiçbir zaman öğrenemediler. Dış görünüşe aldanmamak gerekiyor, bu konuda Filozof Diyojen'den bir anekdot; Diyojen, gündüz vakti, elinde fenerle çarşıda insanlara yaklaşıp, fenerle insanların yüzüne bakıyor. İnsanlar Diyojene ne yaptığını soruyorlar? Diyojen de, adam arıyorum, adam diyor. Acaba Filozof Diyojen ne demek istiyor?! 

Demek ki bir insanın görünüşte elinin, ayağının, başının, gövdesinin olması onu adam yapmıyor. Görünenin arkasında görünmeyen, bizi biz yapan, beşerilikten kurtarıp adam yapan bir öz var.

Anadolu mayasıyla mayalananlar, Piri Türkistan Hoca Ahmet Yesevi'nin özünün, ana nüvesinin Ehl-i Beyt'in manası olduğunu kavrayanlar, dönen her türlü fırıldağı bu ferasetle uzaktan bile olsalar seçebilirler, görebilirler. İşte buna feraset deniyor. Bu milleti ayakta tutan da bu ferasetidir. Dönen bu kadar dolaplara ve saldırılara rağmen bu millet, üzerine yedi düvel de gelse gereğini yapmıştır. Bu millet yağmur gibi pir ü pak nefesiyle, nice batılın çirkinliğini ve oyunlarını İslam'ın ruhuna bürünen kalbiyle, hak nazarıyla, çelikten pençeleriyle yer ile yeksan etti. İşte bu ruh bu kararlı duruş bu milleti diğer milletlerden ayıran en kıymetli özdür.

Bütün saldırılar da bu öze yapılmaktadır.

 
Ergül Güner / diğer yazıları
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -2- / 25.06.2022
- Eğitim öğretim topluma beyin ve kalp cerrahlığı yapmaktır -1- / 24.06.2022
- Okullar tatile giriyor -2- / 12.06.2022
- Okullar tatile giriyor -1- / 11.06.2022
- Son nefese kadar varız! -2- / 04.06.2022
- Son nefese kadar varız! -1- / 03.06.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -2- / 26.05.2022
- Şu dünya kurulmuş bir tuzağa benzer -1- / 25.05.2022
- Vicdanlı insan sorumluluktan kaçmaz / 20.05.2022
- Milli bayramsız dini bayram olamaz / 09.05.2022
- Bayram günahlardan arınmaktır / 02.05.2022
- Varoluş gerçeği unutturuluyor / 24.04.2022
- O devlet gibi adamdı / 18.04.2022
- İhsan şuuru toplumu iyileştirir / 12.04.2022
- Ramazan-ı şerifimiz mübarek olsun / 30.03.2022
- Çanakkale geçilmez (2) / 27.03.2022
- Çanakkale geçilmez (1) / 26.03.2022
- İnsan meçhul mü? / 16.03.2022
- Yurtta barış dünyada barış / 09.03.2022
- Savaş bir cinayettir / 03.03.2022
- 3H Kapanı / 14.02.2022
- Mutsuzluğun dibinde mutluluk hissi ile avunmak / 07.02.2022
- Simülasyon dünyasında kaybolan insan / 31.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -2- / 26.01.2022
- Eğitim olmadan insan olamayız -1- / 25.01.2022
- Gün akşama döndü gülüm, bir selam sal sabah olsun / 17.01.2022
- Maya içe mahsus, kültür dışa mahsustur / 10.01.2022
- Evet, eğitim şart / 03.01.2022
- Eğitimin birinci şartı; ‘edep ya hu’ / 27.12.2021
- Mankurtlaşmış zekâlar / 20.12.2021
- Zekâ ile akıl farklıdır / 17.12.2021
- Sorun zekâ sorunu değil, ahlak sorunudur / 13.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -2- / 06.12.2021
- Temel eğitimin temeli ne olmalı? -1- / 04.12.2021
- Doğu'da tefekkür, Batı'da felsefe var / 25.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (2) / 21.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (2) / 11.11.2021
- Gazi Paşa demek tam bağımsız Türkiye demektir (1) / 10.11.2021
- İnançların, kültürlerin, kimliklerin melezleşmesi (1) / 09.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (2) / 07.11.2021
- Cumhuriyetimiz 98 yaşında (1) / 06.11.2021
- Anadolu / 01.11.2021
- Fütüvvet (2) / 24.10.2021
- Fütüvvet (1) / 23.10.2021
- Batılın 3G’si / 16.10.2021
- Ateş ve toprak anlayışı / 15.10.2021
- Düşünce eylemin tohumudur / 09.10.2021
- Emperyalizm sadece mali bağımlılık mıdır? / 02.10.2021
- Sömürgecilik ve emperyalizm / 26.09.2021
- Batılın tıyneti / 08.09.2021
- Okullar açıldı -2- / 07.09.2021
- Okullar açıldı -1- / 06.09.2021
- Buyurgan batının Müslümanları / 01.09.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -2- / 27.08.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -1- / 26.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -2- / 19.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -1- / 18.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -2- / 17.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -1- / 16.08.2021
- Dijital çağda esen dijital fırtına / 10.08.2021
- Sanal âlemde milli ve manevi hassasiyet olmalı / 06.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -2- / 04.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -1- / 03.08.2021
- Akıl insanın kalbindedir / 31.07.2021
- Sanal dünyanın sanal kimlikleri ve sanal duyguları / 28.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2 / 25.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 20.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1) / 19.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (6) / 17.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (5) / 05.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (4) / 30.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3) / 22.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (2) / 14.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık -I- / 08.06.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 5 / 26.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 4 / 25.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 3 / 24.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 2 / 23.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 1 / 22.05.2021
- Enfeksiyonlu din anlayışı Hz. Ali’yi şehit etti / 06.05.2021
- Şehr-i Ramazan-II / 27.04.2021
- Şehr-i Ramazan-I / 26.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-III / 19.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-II / 16.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-I / 15.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-III / 08.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II / 07.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-I / 06.04.2021
- Kültür ve kimlik neden önemli / 01.04.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-II / 09.03.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-I / 08.03.2021
- Hz. Alinin künyeleri ve lakapları-II / 26.02.2021
- Hz. Ali’nin künyeleri ve lakapları-I / 25.02.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

10.01.2021, 10.01.2020, 10.01.2019, 10.01.2018, 10.01.2017, 10.01.2016, 10.01.2015, 10.01.2014, 10.01.2013, 10.01.2012, 10.01.2011, 10.01.2010, 10.01.2009, 10.01.2008, 10.01.2007, 10.01.2006, 10.01.2005, 10.01.2004, 10.01.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.