logo
09 EYLÜL 2026

Menopozu sağlıklı ve konforlu geçirmenin 5 altın kuralı

Kadın hayatının doğal ve kaçınılmaz süreçlerinden biri olan menopoz, toplumda sıklıkla bir "yaşlılık veya hastalık" dönemi olarak algılansa da uzmanlar bu yaklaşımın tamamen yanlış olduğuna dikkat çekiyor

09.09.2026 00:57:00
Yaşar Cebesoy
 
Menopozu sağlıklı ve konforlu geçirmenin 5 altın kuralı
Menopozu sağlıklı ve konforlu geçirmenin 5 altın kuralı
Kadın hayatının doğal ve kaçınılmaz süreçlerinden biri olan menopoz, toplumda sıklıkla bir "yaşlılık veya hastalık" dönemi olarak algılansa da uzmanlar bu yaklaşımın tamamen yanlış olduğuna dikkat çekiyor.

Doğru yaşam alışkanlıkları, dengeli beslenme ve gerekli tıbbi destekle menopoz dönemi, kadınların hayat kalitesinden ödün vermeden oldukça konforlu ve sağlıklı geçirebileceği yeni bir biyolojik evreye dönüşüyor.







TABULAR YIKILIYOR: MENOPOZ BİR HASTALIK DEĞİL, BİYOLOJİK BİR EVRE

Östrojen hormonunun azalmasıyla başlayan bu süreçte ateş basması, gece terlemeleri, duygu durum dalgalanmaları, uyku bozuklukları ve kemik yoğunluğundaki azalmalar en sık karşılaşılan belirtiler arasında yer alıyor. Ancak kadın doğum ve iç hastalıkları uzmanları, doğru stratejilerle bu semptomların büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini belirtiyor.







KONFORLU BİR MENOPOZ DÖNEMİ İÇİN 5 KAPSAMLI ADIM

Uzmanlar, sürecin fizyolojik ve psikolojik etkilerini en aza indirmek için şu temel hayat tarzı değişikliklerini öneriyor:

1. Akdeniz Tipi Beslenme ve Fitoöstrojen Desteği: İşlenmiş gıdalar, rafine şeker ve aşırı tuz tüketimi sıcak basmalarını tetikliyor. Kalsiyum ve D vitamini açısından zengin gıdaların yanı sıra soya, keten tohumu ve nohut gibi doğal fitoöstrojen içeren besinler hormon dengesine katkı sağlıyor.

2. Düzenli Egzersiz ve Kemik Sağlığı: Östrojen düşüşüyle hızlanan kemik erimesi (osteoporoz) riskine karşı haftada en az 150 dakika tempolu yürüyüş, pilates veya ağırlık egzersizleri yapılması kritik önem taşıyor.







3. Uyku Hijyeni ve Stres Yönetimi: Gece terlemeleri uyku kalitesini düşürebiliyor. Yatak odasının serin tutulması, kafein ve alkol tüketiminin akşam saatlerinde sınırlandırılması ve nefes egzersizleri kaliteli uykuya yardımcı oluyor.

4. Kişiselleştirilmiş Tıbbi Yaklaşım: Sıcak basmaları ve şiddetli semptomlar yaşayan kadınlar için hekim kontrolünde uygulanan Hormon Replasman Tedavisi (HRT) veya hormonal olmayan medikal çözümler yaşam kalitesini belirgin şekilde artırıyor.

5. Düzenli Sağlık Taramaları: Bu dönemde mamografi, servikal smear, kemik yoğunluğu ölçümü ve rutin kan tahlillerinin aksatılmaması, olası kronik risklerin erkenden tespit edilmesini sağlıyor.







SÜRECİN YÖNETİMİNDE KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ YAKLAŞIM

Geleneksel kulaktan dolma bilgiler yerine bilimsel verilere dayalı bir yol haritası izlemek büyük önem taşıyor. Belirtilerin şiddeti ve vücudun verdiği tepkiler her kadında farklılık gösterdiğinden, sabit reçeteler yerine kişiye özel beslenme, egzersiz ve tedavi planlaması yapılması öneriliyor.







BİLGİLENDİRME VE BİLİNÇLENME YAŞAM KALİTESİNİ ARTIRIYOR

Uzmanlar, menopoz sürecinin tabulaştırılmadan, aile ve sosyal çevreyle açıkça konuşulmasının psikolojik yükü hafiflettiğini vurguluyor. Doğru bilgi ve uzman takibi sayesinde kadınlar, bu dönemi fizyolojik bir kriz değil, bedenlerini daha iyi tanıdıkları sağlıklı bir olgunluk evresi olarak geçirebiliyor.

Boşanma davasından çıkan aileler birbirine girdi: 1 ölü, 5 yaralı

Adana'da boşanma davasından çıkan iki aile arasında çıkan silahlı, sopalı ve döner bıçaklı kavgada 1 kişi hayatını kaybederken 5 kişi yaralandı

08.09.2026 13:49:00
İHA
 
Boşanma davasından çıkan aileler birbirine girdi: 1 ölü, 5 yaralı
Boşanma davasından çıkan aileler birbirine girdi: 1 ölü, 5 yaralı
Edinilen bilgiye göre, olay, merkez Yüreğir ilçesi Mustafa Kemalpaşa Bulvarı'nda meydana geldi. İddiaya göre, henüz isimleri öğrenilemeyen iki aile, Adana Adliyesi'nde boşanma davasından çıktıktan sonra henüz belirlenemeyen nedenle tartışmaya başladı.






Adliye önünde başlayan tartışma bir süre sonra kavgaya dönüştü ve taraflar 2 otomobil, 1 motosikletle bölgeden uzaklaştı. Bulvar üzerinde tekrardan duran taraflar, bu seferde tabanca, döner bıçağı ve sopalarla birbirine girdi.








Çevredekilerin ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edilirken kavgada Cebrail Timi tabancayla vurularak hayatını kaybederken 5 kişiyse vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı.








Yaralılar, olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kentteki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.

Polis ekipleri olay yerinde geniş güvenlik önlemi alırken, kavgaya karışan şüphelilerden 3'ü gözaltına alındı.









Bagajı açtılar, sopa ve bıçaklar çıktı

Öte yandan, araçlarda inceleme yapan polis ekipleri, 01 EK 022 plakalı otomobilin bagajını açtığında çok sayıda bıçak ve sopayla karşılaştı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.






Miniklerin okul yolculuğu başladı: Okula uyum sürecinin önemi

Okula uyum süreci, çocukların aile ortamından çıkıp kurumsal bir sosyal yapıya geçiş yaptığı ilk kritik eşiktir

07.09.2026 13:11:00
Hasan Gündoğdu
 
Miniklerin okul yolculuğu başladı: Okula uyum sürecinin önemi
Miniklerin okul yolculuğu başladı: Okula uyum sürecinin önemi
Anaokulu ve ilkokul birinci sınıf öğrencileri için düzenlenen bu süreç, akademik bir başlangıçtan ziyade psikolojik ve duygusal bir güven alanı inşa etme amacı taşır.






Ayrışma Kaygısını Güvenli Bağlanmaya Dönüştürme
 
Aileden İlk Kopuş: Özellikle anaokulu çağındaki çocuklar için okul, ebeveyn korumasından ilk kez uzun süreli uzaklaşma anlamına gelir. Uyum haftası, çocuğun "Ebeveynim beni buraya bırakıyor ama mutlaka geri alacak" algısını geliştirmesini sağlar.

Aşamalı Süreç: İlk günlerde ders saatlerinin kısa tutulması ve ebeveynlerin okul bahçesinde/bekleme alanlarında bulunması, çocuğun kaygı düzeyini kademeli olarak düşürür.







Güvenli Alan ve Fiziksel Mekânı Tanıma
 
Bilinmezliği Giderme: Çocukların tanımadıkları mekânlara karşı doğal bir çekincesi vardır. Uyum sürecinde sınıfın, tuvaletlerin, yemekhanenin ve oyun alanlarının gezilip tanıtılması, ortamı öngörülebilir kılar.
 
Öğretmenle İlk Temas: Birebir iletişim sayesinde öğretmen, otorite figüründen ziyade ihtiyaç anında sığınılacak güvenli bir rehber olarak algılanmaya başlar.







Sosyal Kurallar ve Akran İletişiminin Temelleri
 
Akran Etkileşimi: İlk kez kendi yaş grubuyla yoğun bir paylaşım alanına giren çocuklar; sırasını bekleme, paylaşma, dinleme ve ortak hareket etme gibi temel sosyal becerileri bu süreçte deneyimler.
 
Baskısız Rutin: Akademik yükün ve katı kural listelerinin bulunmadığı ilk günlerde oyun temelli etkinlikler kullanılarak okul rutinine yumuşak bir geçiş yapılır.







Uzun Vadeli Okul Algısı ve Akademik Başarıya Etkisi
 
Uyum süreci başarılı geçtiğinde ya da uyum süreci ihmal edildiğinde neler olur, karşılaştırmalı olarak değerlendirelim:
 
Okul Algısı: Okul, keşfedilecek ve eğlenilecek bir yer olarak görülür. Okul, ebeveynden ceza olarak ayırma mekânı gibi algılanabilir.
 
Duygusal Durum: Özgüven artar, okula gitme isteği (motivasyon) yüksek olur. Okul fobisi, somatik ağrılar (karın/baş ağrısı) ve ağlama krizleri görülebilir.
 
Öğrenme Becerisi: Zihinsel enerji kaygıya değil, derse ve etkinliklere odaklanır. Kaygı seviyesi yüksek olduğu için odaklanma ve öğrenme güçleşir.
 
Ebeveynlerin bu dönemde sergileyeceği kararlı, sakin ve tutarlı tutum ile okulun esnek ve şefkatli yaklaşımı birleştiğinde; uyum haftası çocukların tüm eğitim hayatını olumlu etkileyecek sağlam bir temel oluşturur.

İşçileri taşıyan minibüs, şarampole yuvarlandı: 1 ölü, 4 yaralı

Kastamonu'nun Çatalzeytin ilçesinde işçileri taşıyan minibüs yaklaşık 100 metrelik şarampole yuvarlandı. Kazada minibüsteki 1 kişi hayatını kaybederken, 4 kişi yaralandı

07.09.2026 11:26:00
İHA
 
İşçileri taşıyan minibüs, şarampole yuvarlandı: 1 ölü, 4 yaralı
İşçileri taşıyan minibüs, şarampole yuvarlandı: 1 ölü, 4 yaralı
Kaza, Çatalzeytin-Kastamonu karayolu Karamanlar köyü mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, işçi taşıyan A.K. idaresindeki 14 GB 278 plakalı minibüs, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi neticesinde yaklaşık 100 metre yüksekten şarampole yuvarlandı. Ağaçlara takılarak durabilen minibüsteki İsmail Korkmaz hayatını kaybetti, sürücü ile S.A., N.A. ve Ö.K. yaralandı.






112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine olay yerine sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Vatandaşların da yardımlarıyla minibüsten çıkartılan yaralılar, çevre hastanelere kaldırıldı. Tedavi altına alınan N.A.'nın sağlık hayati tehlikesinin olduğu öğrenildi.








Kaza yapan minibüs, Cumhuriyet savcısı ve jandarma ekiplerinin incelemesinin ardından iş makinesi yardımıyla bulunduğu yerden kaldırıldı.

Dolandırıcıların sahte altın turu Antalya'da bitti

İstanbul'dan yola çıkarak Antalya'da 4 ve Çanakkale'de ise 1 kuyumcuya gerçeğinden ayırt edilemeyecek derecede benzerliğe sahip sahte altın satarak dolandırıcılık olayına karışan 2'si kadın 3 kişi Kepez İlçe Emniyet Müdürlüğü Suç önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerinin 100 saatlik güvenlik kamerası incelemesi ile Denizli'de yakalandı. Şüphelilerin güzergah boyunca başka kuyumcuları da aynı yöntemle dolandırdığı değerlendiriliyor

06.09.2026 11:41:00
İHA
 
Dolandırıcıların sahte altın turu Antalya'da bitti
Dolandırıcıların sahte altın turu Antalya'da bitti
2 Eylül tarihinde Kepez ilçesinde bulunan bir kuyumcuya müşteri gibi gelen bir kadının gerçeğinden ayırt edilemeyecek şekilde üretilmiş sahte altını satarak dolandırıcılık olayına karıştığı ihbarı üzerine Kepez Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri harekete geçti. Akşam saatlerinde Kepez ilçesi Güneş Mahallesi'nde bulunan iş yerine gelen ve 11 bin 500 TL değerinde aldatma kabiliyeti yüksek sahte altın verildiğini belirleyen ekipler şahsın kimliğinin tespit edilmesi amacıyla güvenlik kamerası incelemesi başlattı. Yapılan araştırmada kadın şahsın aynı gün içerisinde Kepez ilçesi Dokuma bölgesinde ve Konyaaltı ilçesi Molla Yusuf Mahallesinde bulunan başka bir kuyumcuyu daha aynı yöntemle dolandırdığı belirlendi.






100 saate yakın güvenlik kamerası incelendi

Araştırmalarını derinleştiren Suç Önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekipleri 100 saate yakın güvenlik kamerası incelemesi sonucunda şahsın kimliğine ve bölgeden ayrıldığı araç plakasına ulaştı. Kadın şahsın ertesi gün Muratpaşa ilçesi Yüksekalan Mahallesinde bulunan başka bir kuyumcuda daha aynı şekilde 13 bin TL dolandırıcılık olayına karıştığı tespit edildi. Kimlik bilgisinden kadın şahsın konyaaltı ilçesinde bir otelde konakladığının tespit edilmesi üzerine otele giden ekipler şahısla birlikte 2 kişinin daha olduğunu ve sabah saatlerinde çıkış yaptıklarını öğrendi. PTS kayıtlarını incelemeye alan polis ekipleri isimlerinin Sevinç C. (21), Eyüp K. (55) ve Büşra G. (26) olduğu tespit edilen 3 şahsın 34 NS 6942 plakalı araçla Antalya'dan Denizli istikametine ayrıldıkları belirledi.








Denizli girişinde yakalandılar

Denizli İl Emniyet Müdürlüğü ile iletişime geçen ekipler Konyaaltı, Kepez ve Muratpaşa ilçelerinin yanı sıra Çanakkale'de 5 farklı kuyumcuya gerçeğinden ayırt edilemeyecek aldatma değeri yüksek sahte altın satarak dolandırıcılık olayına karışan 2'si kadın 3 kişiyi yakaladı. Şahısların yapılan üst ve araç aramasında suçtan elde edildiği değerlendirilen; 143 bin 700 TL nakit para, 2 bin Amerikan Doları, dolandırıcılık olaylarında kullanılan ve sahte olduğu değerlendirilen 61 gram altın, 2 adet çeyrek altın, 2 adet bileklik, 1 çift küpe, 1 kolye, 1 adet sim kart ve 3 adet cep telefonuna el konuldu.








Dolandırıcılık turuna çıkmışlar

Kepez Suç önleme ve Soruşturma Büro Amirliği ekiplerinin 100 saate yakın güvenlik kamerası incelemesi ve ısrarlı takibi ile Denizli'de yakalanarak Antalya'ya getirilen Sevinç C. (21), Eyüp K. (55) ve Büşra G. (26) emniyetteki işlemlerinin ardından sağlık kontrolünden geçirilerek adliyeye sevk edildi. İstanbul'dan yola çıktıkları ve güzergâh boyunca onlarca kuyumcuyu aynı yöntemle dolandırdıkları değerlendirilen şüpheliler nitelikli dolandırıcılık suçundan çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.













Okul saldırısı davasında annenin tahliyesine yapılan itiraz kabul edildi

Kahramanmaraş'ta okul saldırganının annesine verilen tahliye kararına itiraz edildi. İtirazı değerlendiren Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi anne Pınar Peyman Mersinli'nin tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi

05.09.2026 17:05:00
İHA
 
Okul saldırısı davasında annenin tahliyesine yapılan itiraz kabul edildi
Okul saldırısı davasında annenin tahliyesine yapılan itiraz kabul edildi
Kahramanmaraş'ta 9 öğrenci ve 1 öğretmenin hayatını kaybettiği Ayser Çalık Ortaokulu saldırısına ilişkin davanın duruşması dün yaklaşık 16 saat sürdü. Davanın ilk duruşmasında saldırgan İsa Aras Mersinli'nin annesi Pınar Peyman Mersinli'nin oy çokluğuyla tahliye edildi.






Bu kararın ardından hayatını kaybeden 9 öğrenci ve 1 öğretmenin aileleri avukatları ile birlikte bugün Kahramanmaraş Adliyesi'ne gelerek Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurarak anne Pınar Peyman Mersinli hakkında verilen karara itiraz etti.








İtirazı değerlendiren Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi Pınar Peyman Mersinli'nin tutukluluk halinin devam etmesine karar verdi.

Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti

Başakşehir'de inşaat alanında yaşanan göçükte toprak altında kalan işçinin hayatını kaybettiği belirlendi. İşçinin cenazesi itfaiye ekiplerinin çalışmasıyla göçük altından çıkartıldı. Olayla ilgili 4 kişi hakkında gözaltı kararı verildi

03.09.2026 13:53:00
İHA
 
Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Başakşehir'de inşaat alanında göçük: 1 işçi hayatını kaybetti
Başakşehir Şamlar Mahallesi Zerafet Konakları inşaatında yaşanan istinat duvarı çalışması sırasında göçük yaşanmış, 2 işçi toprak altında kalmıştı. Bölgeye sevk edilen AFAD ve itfaiye ekipleri, toprak altında kalan işçilerin kurtarılması için çalışma başlattı.






Göçük altında kalan Tolga Yahşi, toprak altından çıkartılarak sağlık ekiplerince hastaneye sevk edilirken, Ferdi Yahşi'nin (27) hayatını kaybettiği belirlendi. Yahşi'nin cansız bedeni, ekiplerin çalışmasıyla göçük altından çıkartıldı. 






Yahşi'nin cenazesi Cumhuriyet Savcısı'nın incelemesinin ardından Adil Tıp Kurumu'na kaldırıldı. Olay yerine gelen Ferdi Yahşi'nin yakınları sinir krizleri geçirdi.








4 kişi hakkında gözaltı kararı

Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nca olayla ilgili soruşturma başlatıldı. Cumhuriyet Savcısı olay yerine gelerek incelemelerde bulundu. Soruşturma kapsamında müteahhit, şantiye şefi, iş güvenliği uzmanı ve kepçe operatörü hakkında gözaltı kararı verildi.

Karadeniz'de alarm: Oksijenli yaşam alanı daralıyor

Karadeniz'de küresel ısınma, kirlilik ve aşırı avcılığın etkisiyle deniz ekosistemindeki dengeler değişirken, balıklar ve diğer deniz canlılarının hayatını sürdürebildiği oksijence zengin su alanlarının giderek daraldığı belirtildi

02.09.2026 13:47:00
İHA
 
Karadeniz'de alarm: Oksijenli yaşam alanı daralıyor
Karadeniz'de alarm: Oksijenli yaşam alanı daralıyor
KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi tarafından, Karadeniz'in biyolojik zenginliğinin tanınması ve korunmasına yönelik yürütülen AB BIOBLACK Projesi kapsamında çalıştay düzenlendi. Türkiye, Bulgaristan ve Romanya'dan proje ortakları ile paydaşların katıldığı çalıştayda, Karadeniz'e kıyısı bulunan ülkelerde gerçekleştirilen araştırmalar değerlendirildi. Katılımcılar, kendi ülkelerindeki mevcut durum ve önümüzdeki dönemde izlenecek yol haritaları hakkında sunum yaptı. Programda ayrıca deniz ekosisteminin korunmasına yönelik ülkeler arasında geliştirilebilecek iş birlikleri ve ortak projeler üzerinde görüş alışverişinde bulunuldu.






"Oksijenli su kütlesi daralıyor"

Karadeniz'de deniz suyu sıcaklığının küresel ısınmaya bağlı olarak hızla arttığını belirten KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, geçmişte yaklaşık 200 metre derinliğe kadar uzanan oksijence zengin ulus su kütlesinin bazı bölgelerde 100 metreye kadar daraldığını söyledi.

Erüz, iklim değişikliği, aşırı avcılık ve kirliliğin Karadeniz'deki canlı yaşamını ciddi şekilde tehdit ettiğini ifade ederek, "Biyoçeşitliliği etkileyen kısa faktörler var. Birincisi insan etkisiyle Karadeniz'in ekosistemi bozuluyor. Özellikle fiziksel yapıda ciddi bir değişim var. Küresel ısınmaya bağlı olarak Karadeniz'in deniz suyu sıcaklığı hızla artış gösteriyor. Bu sıcaklaşmada buharlaşmanın fazla olması ve tuzunun artmasıyla birlikte Karadeniz'in dip ve üst tabakası arasındaki etkileşim artmaya başladı. Bu Karadeniz'de balık ve diğer üstyapı organizmalarının yaşayabileceği oksijenli su kütlesinde daralmalar başladı. Daha önce 200 metreye kadar olan derindeki sular oksijence zengin sular iken şimdi bu derinlik yer yer 100 metrelere kadar çıkabiliyor. Balık ve diğer canlıların yaşayabileceği su kütlesini daraltıyor. Bunun üzerine insan baskısını yani aşırı avcılık ve kirliliği eklediğiniz zaman Karadeniz'deki balık ve diğer canlıların yaşama şansı iklim değişikliği ile birlikte çok zorlandı. Yeni bir planlama ve stratejiye gitmemiz gerekiyor. Aksi halde Karadeniz'de gerçekten hızla tehdit altına giren bir deniz. Alınması gereken en önemli etken bütün ülkelerin birlikte inorganik kirleticilerin denize girişini mutlaka keskin bir şekilde kontrol altına almamız gerekiyor. Bizim balık kaynaklarımızın başında Karadeniz geliyor. Eğer biz Karadeniz'i koruyamazsak gelecek nesillerimizin besin kaynağı zarar görecek. Isınması yetiştiricilik ve avcılığa etki edecek" dedi.








KTÜ'den Karadeniz biyoçeşitliliğinin takibi için mobil uygulama

Karadeniz'de nesli tehlike altındaki canlılar ile yabancı türlerin dağılımının belirlenmesine yönelik mobil uygulama geliştirildi. Uygulamayla denizdeki türlerin daha yakından takip edilmesi ve elde edilen verilerin biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmalarda kullanılması hedefleniyor.

KTÜ Deniz Bilimleri Fakültesi'nden Prof. Dr. Hacer Sağlam, uygulamanın proje kapsamında geliştirildiğini belirterek, kullanım alanının genişletilmesinin hedeflendiğini ifade etti. Sağlam, "Proje kapsamında mobil uygulama geliştirdik. Bu uygulamanın amacı özellikle nesli tehlike altında ve yabancı türlerin dağılımını belirlemekti. Uygulama kullanımını yaygınlaştırmak istiyoruz. Karadeniz'deki canlılar aşırı avcılık, hayalet ağlar, yasa dışı avcılık, deniz çöpleri, yabancı türler gibi bir çok tehdit altında" ifadelerini kullandı.













Elektrikli araçların bataryaları neden yanar?

Elektrikli araçlarda kullanılan lityum iyon bataryalar, geleneksel yakıt depolarına kıyasla istatistiksel olarak daha az yangın riski taşısa da meydana gelen yangınlar kontrol edilmesi oldukça zor kimyasal süreçlere dayanır

02.09.2026 13:03:00
Hasan Gündoğdu
 
Elektrikli araçların bataryaları neden yanar?
Elektrikli araçların bataryaları neden yanar?
Batarya yangınlarının temel sebebi termal kaçak (thermal runaway) adı verilen zincirleme reaksiyondur. Lityum iyon hücreleri içerisindeki anot ve katot katmanları son derece ince bir seperatör (ayırıcı) zar ile ayrılır.






Bu yapı bozulduğunda şu süreç işler:

İç Kısa Devre: Fiziksel darbe, imalat hatası veya aşırı ısınma nedeniyle ayrıştırıcı zar erir veya delinir. Anot ve katot doğrudan temas ederek kısa devre oluşturur.

Isı Artışı ve Gaz Çıkışı: Kısa devre hızlı bir sıcaklık artışına yol açar. Batarya içerisindeki sıvı elektrolit bozulmaya başlar ve yanıcı gazlar salgılar.

Kendi Kendini Besleyen Reaksiyon: Sıcaklık 150 derece ila 200 derece eşiğini aştığında, batarya hücreleri dışarıdan oksijen almadan bile kendi oksijenini üreterek yanmaya devam eder. Bir hücredeki yangın yanındaki hücreleri tetikler ve tüm batarya paketine yayılır.






Gerçek Yaşamdan 2 Örnek

Güney Kore Incheon Kapalı Otopark Yangını: Şarjda olmayan park halindeki bir elektrikli aracın batarya paketinde meydana gelen iç kısa devre, kapalı otoparkta termal kaçağı tetikledi. Yangının saatlerce sürmesinin ve onlarca araca sıçramasının ana nedeni, bataryanın kendi yapısındaki oksijenle yanmaya devam etmesiydi.

Kaza Sonrası Alt Gövde Hasarı Yangınları: Yüksek hızla seyreden bir elektrikli aracın yol üzerindeki sert bir cismin üzerinden geçmesi sonucu aracın alt tabanında bulunan batarya muhafazası delindi. Hücrelerin fiziksel deformasyona uğramasıyla ani iç kısa devre oluştu ve kaza anından birkaç dakika sonra araç alev aldı.






Nelere Dikkat Edilmesi Lazım?

Elektrikli araç kullanımında batarya sağlığını korumak ve yangın riskini en aza indirmek için dikkat edilmesi gereken kritik noktalar:

Fiziksel Darbelerden Sonra Kontrol Yapın: Aracın altı sert bir zemine, kaldırıma veya yoldaki bir nesneye çarptıysa batarya muhafazası zarar görmüş olabilir. Vakit kaybetmeden yetkili serviste alt gövde kontrolü yaptırılmalıdır.

DC Hızlı Şarj Kullanımını Dengeleyin: Aracı sürekli maksimum güçte DC (Fast Charger) istasyonlarında şarj etmek hücrelerde aşırı ısınmaya ve zamanla lityum dendriti (kristalleşme) oluşumuna yol açar. Bu kristaller ayrıştırıcı zarı delebilir.

Orijinal ve Standartlara Uygun Şarj Donanımı Kullanın: Evde şarj yaparken onaylanmamış kablolar, yetersiz kesitli uzatma kabloları veya standart dışı duvar üniteleri (Wallbox) kullanılmamalıdır.






Aşırı Şarj ve Derin Deşarjdan Kaçının: Bataryayı uzun süre %0 seviyesinde bırakmak veya sürekli %100 seviyesinde tutmak kimyasal stresi artırır. Günlük kullanımda %20-%80 aralığını korumak güvenlik marjını yükseltir.

Yazılım Güncellemelerini Aksatmayın: Üreticilerin yayınladığı Batarya Yönetim Sistemi (BMS) güncellemeleri, sıcaklık takibi ve hücre dengeleme algoritmalarını optimize ederek olası riskleri önceden engeller.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.