Mevki-i iktidara gelen Ali Rıza Paşa’ya telgrafı
Mevki-i iktidara gelen Ali Rıza Paşa’ya 3 Teşrîn-i Evvel 1335 günü şu telgrafla maruzatta bulunduk
Haber Merkezi





"Sadrazam Fehametlü, Devletlü Ali Rıza Paşa Hazretlerine,
Millet, şimdiye kadar resikârına geçenlerin Kanun-ı Esasiye ve âmâl-i milliyeye münafi harekât-ı malumesinden müteessiren hukuk-ı meşruasını tanımak ve mukadderatını emin ve ehil ellerde görmek karar-ı katisini vermiş ve lazım gelen teşebbüsat-ı azimkarâneye tevessül eylemiştir.
Teşkilat-ı muntazamaya tâbi kuvâ-yı milliye irade-i katiye-i milleti, biinâyetillâhi Kerîm, tamamen izhar-ı isbat etmek kudretini ihraz eylemiştir.
Millet, kuvvet ve iradesini hiçbir vakit âmâl-i mukaddese-i şahâneye mugayir ve menafi-i mülk ve millete mübayin bir tarzda sarfetmek niyet-i gayr-ı makulânesinde değildir.
Millet zat-ı akdes-i hilafetpenahînin mazhar-ı emn ü itimadı olan zat-ı fehamet-penahîleriyle rüfeka-yı kiramınızı müşkil vaziyette bırakmadan katiyen mütevakki olup bilakis tamamen müzahir olmaya bütün samimiyetiyle hazırdır.
Ancak heyet-i vükela beyanımda Ferit Paşa ile teşrik-i faaliyet eylemiş nuzzarın mevcudiyeti heyet-i celilelerinin nokta-i nazariyle âmâl-i milliyenin derece-i mutabakatini kemal-i hulus ile anlamak mecburiyetini hâsıl eylemiştir.
Milletçe emniyet-i tamme tahassül etmedikçe atılmış olan hatve-i ibtidai salahın tevkifi ve yarım tedbirlerle iktifa olunması milletle heyet-i celileleri arasında da sû-i tefehhümatı mucip olabileceğinden, gayr-ı caiz görmektedir. Binaenaleyh heyet, kati ve sarih olarak zat-ı sâmî-i Hazret-i Sadaret-
Penahîlerinden bervechiati hususatın hükûmet-i cedidece tasvip ve kabul edilip edilmeyeceğini kemal-i hürmetle anlamayı vecibeden addeder:
1- Hükûmet-i cedidenin Erzurum ve Sivas kongrelerinde tayin ve tespit edilen teşkilat ve makasıd-ı meşrua-i millete riayetkâr kalması,
2- Meclis-i Millî'nin inikadıyla murakabe-i fiiliye başlayıncaya kadar mukadderat-ı millet hakkında bir gûna taahhüd-i kati ve resmiyeye girilmemesi,
3- Sulh konferansında tayin-i mukadderat-ı millet ve memlekete memur olacak murahhasların, sabıkı gibi nâehillerden tayin edilmeyip milletin bihakkın âmâlini müdrik ve itimadına mazhar ehl-i vukuf ve iktidardan intihap buyurulması.
Bu esasatta tamamen itilaf hâsıl olduğu takdirde milletin vicdanından doğmuş ve bilcümle Düvel-i İtilafiye'ce meşruiyeti ve kudreti tanınmış olan teşkilat-ı milliyemizin hükûmetin müzahiri olacağı ve bu suretle hükûmetin temin-i mukadderat-ı millet ve memleket hususunda sulh konferansında vuku bulacak teşebbüsatının daha emin ve müessir bulunacağı tabiidir.
Bir defa bu nikat-ı esasiyede mutabakat hâsıl olduğu anlaşıldıktan sonra hadisat-ı ahire sebebiyle hâsıl olan ahval-i gayr-ı tabiiyenin izalesi maksadıyla bazı maruzat-ı taliyede bulunmaklığımıza müsaade-i sadaret-penahîleri istirham olunacaktır.
3 Teşrîn-i Evvel 1335 Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti Heyet-i Temsiliyesi Namına Mustafa Kemal"
İşte bu esasat da anlaşıldıktan sonra arada yazılan yazıları yazdık. Ali Rıza Paşa Erzurum ve Sivas kongrelerinden adem-i malumat beyan etti. "Badehu icab-ı keyfiyet tetkik edilmek üzere evvela bunları bildiriniz" dediler.
Cümlenizin malumu olan beyannameyi kendilerine bildirdik. İşte bunu mütalaa ettikten sonra heyet-i vükela bize sadrazamın verdiği cevapta tamamen bu esasatı Heyet-i Vükela'nın kabul ettiği bildiriliyor ve ondan sonra da bizim hakkımızda birtakım takayyüdatta bulunuyordu.
Bu takyidatın başlıcası, fevkalade cereyandan ve hâsıl olan yirmi üç günlük vaziyetin izalesinden sonra Meclis-i Mebusan intihabatına müdahale edilmemesi ve umur-ı muamelat-ı hükûmete karışılmaması noktalarına münhasır idi. Bizim verdiğimiz cevabı aynen okursam mesele daha ziyade tavazzuh edecektir." (Atatürk söylem ve demeçler eserinden)

























































































