logo
25 NİSAN 2024

Millet 'Hayır' diyor

03.03.2003 00:00:00
Bağımsız Türkiye Partisi'nin yeni İstanbul İl Teşkilatı ilk genişletilmiş il divanı toplantısını yaptı. PERPA İstanbul Restaurant'ta gerçekleştirilen toplantıya Genel Başkan Prof. Dr. Haydar Baş da katıldı.

Irak'la savaşın anlamı

Divan üyelerine hitaben bir konuşma yapan BTP Lideri Prof. Dr. Haydar Baş, başta muhtemel Irak savaşı olmak üzere Türkiye'yi çok yakından ilgilendiren siyasi, sosyal ve ekonomik konularda öz ve önemli açıklamalarda bulundu. İmam-ı Azam, Ahmet bin Hanbel, Hz. Yuşa (as), Selman-ı Farisi, Hz. Yunus, Abdülkadir Geylani, Huzeyfetül Yeman (Peygamberimizin sır kâtibi), Zübeyr bin Avvam, Hz. Talha, Abdurrahman bin Mehdi, Malik bin Dinar, Hz. Ali, Hz. Hüseyin, Musa Kazım Hazretleri isimlerini sayarak bunlar gibi yüzlerce büyük zevatın, sahabenin yattığı Irak'a, milletimizin "hayır" demesine rağmen hükümetin tezkeresiyle ABD'nin müdahale edecek olduğunu hatırlatan Prof. Dr. Haydar Baş, şöyle devam etti: "Esasen savaşların sebeplerinden bir tanesi, milletlerin şeref ve haysiyetini korumaktır. Bu isimler İslâm dünyasının şeref ve haysiyeti değil midir? Bunu korumakla kim mükelleftir? Bizler mükellefiz. Biz, mükellef olduğumuz bu değerleri korumak yerine bunların sırtından para kazanmayı gaye edinirsek bizim adımıza insan denmez. İffetinizi, namusunuzu, hayanızı, maddi varlığınızı, vatanınızı ve de maneviyatınızı korumaya matuf bir tarzın, bir hareketin, bir eylemin adıdır savaş. Bu değerlere sahip olan toplumlar, bunları koruyabilmek için herşeyini verdiği gibi canını da verir. Canımızı vermekle mükellef olduğumuz bu değerleri şimdi biz üç-beş kuruşa satıyorsak çok düşünmeliyiz."

Millet bu savaşa "hayır" diyor

Bu ihanetin tarihte bir defa olduğunu, bu ihaneti yapan Müslüman Arap kardeşlerimizin o günden bugüne iki yakalarının biraraya gelmediğini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, devlet iradesinin can, mal, namus, din ve vicdan emniyetini korumak ve kollamakla mükellef bulunduğunu, hele, Türkiye Cumhuriyeti'nde iktidar olan bir iradenin, sadece kendi insanına değil kendini sorumlu kabul ettiği bölge coğrafyasında da bu emniyetleri doya doya yaşatmak mükellefiyetinde olduğunu belirtti. "Fakat bu coğrafyada, bunu gerçekleştirecek istediğimiz bir hükümete kavuşmamız mümkün olamadı" diyerek sözü 3 Kasım seçimlerine getiren Prof. Dr. Haydar Baş, seçimden önce, şu anda yaşanan her şey için halkımızı önceden haberdar ettiklerini, Kıbrıs'ın, Güneydoğu'nun, Ege'nin, Karadeniz'in, İstanbul'un, Doğu Anadolu'nun gündem edileceğini söyleyip vazifelerini yaptıklarını ifade ederek şunları söyledi: "Fakat yüce milletimize anlatma imkanı bulamadık ki şu anda bu kaderi yaşıyoruz. O zaman hepimize düşen vazife kapı kapı dolaşıp duyuramadığımız sesimizi herkese duyurmaktır. Aslında insanımız, duyarlıdır. Onun için de bu savaşa hiç bir kardeşimiz 'evet' dememektedir. Hepsi tek ses, tek yürek, tek bilek 'hayır' demektedir. Sahip olduğu cevherden, asaletten dolayı böyle yapmaktadır."

Borçlardan kurtulmanın yolu

BTP olarak bir sosyal devlet dava ettiklerini, o devlette yaşayan herkesin bir eli yağda bir eli balda olacağını, insan haklarının tam manasıyla yaşanacağını söylediklerini, söylemeye devam ettiklerini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, inşa edecekleri toplumda "yok"ların yok olacağını ifade etti. IMF programını uygulayan kim olursa olsun ülkeyi hayırlı bir noktaya taşımasının mümkün olmadığını, buna rağmen iktidarın onun dışında bir çözüm getirmesinin de mümkün olmadığını ileri süren Prof. Dr. Haydar Baş, "Çünkü bu, bir kabiliyet işidir. Türkiye'nin bugünkü şartlarında bu işi yapmak bir er kişi işidir. Yani sizin işinizdir" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Haydar Baş şöyle devam etti:

"260 milyar dolar borcunuz olacak. Bu borcun yıllık faizi 55 katrilyon olacak. Senin de milli gelirin 115 katrilyon olacak. Sen bunun içinden çıkacaksın. Çıkamazsın. Türkiye'nin şu anda içinde bulunduğu durumu olağanüstü bir sistemle değiştirecek, kaynak bulacak bir irade lazımdır. O da bizim irademizdir. 'Klasik mantıkla, klasik çözüm yolları ile ben bunu yaparım' dersen, yapamazsın. Öyle bir kaynak bulacağız ki yılda 60 katrilyonluk faizi silebilelim. Bu büyük bir karadeliktir. Semadaki karadelikler girdap gibi yıldızları yutuyor, yok ediyor. Belki de kıyamet bu karadeliklerden kopacak. Türkiye'nin iktisadi kıyameti de bu faiz karadeliğinden olacak. Bu karadeliği yok etmek mecburiyetindeyiz. Nasıl yok edeceğiz? 260 milyar dolar borcumuz vardı. Dış borcumuzu 6-8 ay içerisinde kapatarak iç borca da yeni bir sistem getireceğiz. İç borç bankalardan alınan borçlardır. Biz bunları döviz olarak ödemek mecburiyetinde değiliz. İşte bizim meşhur emisyon olayı ile bu borçları bir gecede kapatacağız. 'Hocam! Bizim darphane buna yetmez.' Üç tane darphane bulacağız. 'Yine yetmez.' On tane darphane kuracağız." Sen bir Afrika ülkesi değilsin. Müstakil, bağımsız Türkiye Cumhuriyeti Devletisin. Bağımsız olmanın ana şartı, bir devletin irad ettiği zaman lüzumu kadar parasını hayata geçirmesidir. Bunu yapamıyorsan sen bağımsız devlet değilsin. Müstemleke bir devletsin, esirsin veya valilikle idare ediliyorsundur."

Gözleri ülkemizde

Çok ciddi bir ekiple aylar süren çalışmalar yaparak borçları nasıl kapatacaklarının planını, projesini çıkardıklarını, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde, seçim propagandasında milletin huzuruna çıkarak "ben şu işi şöyle yapacağım" diyerek kaynak gösteren tek partinin BTP olduğunu söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş, şunları söyledi: "Milletimize, 'Sizi altın tüccarı yapacağız" dedik. Ama anlatamadık. Devlet şirket kuracak ve bu şirkete milleti ortak edecekti. Bu şirket zarar etmesi mümkün olmayan bir şirkettir ve ortağım da devlettir. İşlediğimiz, sattığımız malzeme altındır. Biz, 260 milyar değil, 600 milyar dolar borcu kapatacak kaynaklara sahibiz. ABD'nin okyanus ötesinden bizim coğrafyamıza gelmesi tesadüf değildir. Bor'du, Toryum'du, ülkemizde trilyon dolarlık rezervler var. Hâlâ bizim Güneydoğu bölgemizin sınırları, bizim bu stratejik müttefikimiz ABD tarafından tanınmıyor. Yani eve misafir getirdik, gözü hanımda. Eğer bunu görmüyorsan senin şeref anlayışında çok ciddi sakatlıklar var demektir. Sana bunu belki bugün, yarın göstermez. Ama 12-13 sene içerisinde bak nasıl gösterecek, göreceksiniz. Ama Bağımsız Türkiye iradesi buna da mani olacaktır. Bu millet, Ortaasya'dan bu coğrafyaya geldiği günden bu tarafa bu kadar büyük bir zilleti ilk defa yaşıyor."

Bu vatan bizimdir

"Biz bu ülkeyi kurtaracağız, koruyacağız" diyen Prof. Dr. Haydar Baş, sözlerini şöyle bitirdi: "Biz bu milletin sahibiyiz. Biz, Allah'ın izniyle sivil ve askerin, devletle milletin kardeş olduğu bir devlet, bir millet, tek vücut, tek bilek, tek yürek bir bünye getireceğiz. Çünkü bu vatan bizimdir. Onun için hepsini seveceğiz, kucaklayacağız. Adam olana kadar adam olma seferberliği ilan edeceğiz."

Dertlere derman olacak aklı selim

BTP genişletilmiş il divanı toplantısında Genel Başkan Yardımcısı Ali Gedik de kısa bir konuşma yaptı. BTP'nin gerekliliğinin gün geçtikçe daha da artmakta olduğunu söyleyen Ali Gedik, Türkiye'nin dertlerine derman olacak bir aklı selime ihtiyaç olduğunu, bölgemiz insanını, ülkemiz insanını sevecek, hayatın gerçeklerini bilecek ve görecek, bütün insanlara adalet ve merhamet nazarıyla bakacak, sosyal bir devletin, kâinat devletinin adalet projektörü ile önlerini aydınlatacak bu aklıselimin BTP Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'tan başkası olmadığını belirtti. İl Başkanı Fuat Şengül ise, mevcut gidişatı önlemek için seçimden önce halkı uyardıklarını, buna rağmen böyle bir seçim yaptıklarını söyledi. Şengül, "Buna rağmen biz problemleri çözmek için çalışacağız. Seçim öncesi ne yaptı isek bundan sonra da aynısını yapacağız. İktidarda olsa idik neler yapacaktık, bunu anlatacağız ve Türkiye'yi iktidarına kavuşturacağız" dedi.
Şehirde göz gözü görmüyor
Çöl tozu İzmir'i teslim aldı
57. Alay Vefa Yürüyüşü düzenlendi
Her şey 109 yıl önceki gibi
31 Mart sonrası anketi
CHP yine birinci parti mi?
14 yaşındaki katil zanlısı tutuklandı
4 yaşındaki Sultan vahşice öldürüldü
Kınalı kuzular dedelerinin yolunda yürüdü
"Dedeciğim ben geldim"
Atatürk'ün Anzak annelerine yazdığı mektup okundu
Anzak Koyu'nda Şafak Ayini
Polisin alkollü sürücü ile imtihanı
44. seferde üflemeyi başardı
' Saray'la müzakere edilmez, mücadele edilir'
Zamanlaması manidar uyarı
Kameranın âlâsı üretildi
Ambargolar ASELSAN'ı kamçıladı
Vergi böyle toplanmaz
Eski Bakan Çelebi'den sert eleştiriler
'Tüm Almanya seçimdeki büyük başarınızı biliyor'
Steinmeier, Yavaş'a böyle dedi
Trabzonspor'un eski başkanı vefat etti
Evinde ölü bulundu
Bakan'ın sözlerine tepki gösterdi
'Tam bir Düyûn-ı Umûmiye sistemi'
İlk 3 ayda harcamaları yüzde 120 arttı
CHP: Tasarruf Saray'dan başlasın
Pentagon'dan Irak'a: Bölgedeki ABD güçlerini koru
Hem işgalci, hem koruma istiyor!
Şehirde göz gözü görmüyor
Çöl tozu İzmir'i teslim aldı
57. Alay Vefa Yürüyüşü düzenlendi
Her şey 109 yıl önceki gibi
31 Mart sonrası anketi
CHP yine birinci parti mi?
14 yaşındaki katil zanlısı tutuklandı
4 yaşındaki Sultan vahşice öldürüldü
Kınalı kuzular dedelerinin yolunda yürüdü
"Dedeciğim ben geldim"
Atatürk'ün Anzak annelerine yazdığı mektup okundu
Anzak Koyu'nda Şafak Ayini
Polisin alkollü sürücü ile imtihanı
44. seferde üflemeyi başardı
' Saray'la müzakere edilmez, mücadele edilir'
Zamanlaması manidar uyarı
Kameranın âlâsı üretildi
Ambargolar ASELSAN'ı kamçıladı
Vergi böyle toplanmaz
Eski Bakan Çelebi'den sert eleştiriler
'Tüm Almanya seçimdeki büyük başarınızı biliyor'
Steinmeier, Yavaş'a böyle dedi
Trabzonspor'un eski başkanı vefat etti
Evinde ölü bulundu
Bakan'ın sözlerine tepki gösterdi
'Tam bir Düyûn-ı Umûmiye sistemi'
İlk 3 ayda harcamaları yüzde 120 arttı
CHP: Tasarruf Saray'dan başlasın
Pentagon'dan Irak'a: Bölgedeki ABD güçlerini koru
Hem işgalci, hem koruma istiyor!

Grip vakaları arttı, servisler doldu

Trabzon'da havaların son günlerde bir sıcak bir serin seyretmesi ile birlikte gribal enfeksiyonların artış gösterdiği ve geçtiğimiz yıl Eylül ayından beri aktif olan grip salgının sürdüğü belirtildi.
25.04.2024 09:12:00
İhlas Haber Ajansı
Grip vakaları arttı, servisler doldu
Grip vakaları arttı, servisler doldu
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, 'Influenza salgını bir türlü bitmedi; Eylül ayında başlayan salgın halen devam etmekte' dedi.

Bugünlerde havaların değişkenlik göstermesi ile enfeksiyonların da arttırdığını kaydeden Yılmaz, 'Hava değişimleri zamanı enfeksiyonların en yoğun olduğu zamanlardır. Şu anda hava değişimi zamanı olduğu için enfeksiyon hastalıkları servisinde yer bulamıyoruz. Bu değişim ile birlikte her türlü enfeksiyon karşımıza çıkıyor. Influenza salgını bir türlü bitmedi; Eylül ayında başlayan salgın halen devam etmekte. Yazın inşallah olmayacağını düşünüyoruz. Koronavirüs kışın da vardı ancak Influenza'nın altında kaldı. Influenza daha ön planda karşımıza çıktı. Koronavirüs'ü yine göreceğiz ancak daha az karşılaşacağız diye düşünüyorum. Hijyen kurallarına uyulması gerekiyor, hasta olan kişi ile temasta bulunmamak gerekiyor, hasta olan kişinin maske kullanması gerekiyor. Artık dünya çok küçüldü seyahatlerin kolaylaşması ile birlikte. Hemen her yerde insan olabiliyor. Türkiye'den Çin'e giden de var, Çin'den Türkiye'ye gelenler de. Virüs çok kolaylıkla yayılabiliyor. Dünya genelinde değişik virüsler ile karşı karşıya kalınabiliyor ama toplum içinde belli bir bağışıklık oluştuğu için önceki kadar yayılmıyor, yayılanlar da o seviyede azalıyor ve kayboluyor' diye konuştu.

Saçlarına kına yakılıp asker çorbası içen izciler, 57. Alay'ın 109 yıl önceki yolunda

Türkiye İzcilik Federasyonu tarafından düzenlenen 57. Alay Şehitlerini Anma Milli Bilinç Kampı kapsamında saçlarına kına yakılan ve asker çorbası içen 2 bin 500 izci, 57. Alay'ın 109 yıl önce yürüdüğü yolda atalarını andı.
25.04.2024 08:06:00 / Güncelleme: 25.04.2024 08:12:21
Anadolu Ajansı
Saçlarına kına yakılıp asker çorbası içen izciler, 57. Alay'ın 109 yıl önceki yolunda
Saçlarına kına yakılıp asker çorbası içen izciler, 57. Alay'ın 109 yıl önceki yolunda

Tarihi Gelibolu Yarımadası'nda bulunan Eceabat ilçesi sınırlarındaki Kocadere Kamp Alanı'na 22 Nisan'da gelen izciler burada, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kızılay ve Kuveyt Türk destekleriyle kurdukları çadırlarda kaldı.

Gençlere kampta Çanakkale Savaşları ve 57. Alay'ın kahramanlıklarıyla ilgili tarihi bilgiler verildi.

Türkiye'nin 60 ilinden gelen 2 bin 500 izci ve izci lideri, 57. Alay'ın karargah olarak kullandığı alanda sabah ezanıyla birlikte uyanıp yürüyüş hazırlıklarına başladı.

Asker çorbası ve hamur kızartmalarını alıp kahvaltı yapan gençlerin saçlarına burada kına yakıldı.

Mehter eşliğinde Türk bayraklarıyla yola çıkan izciler ardından Conkbayırı'na ulaşıp yürüyüşü tamamlayacak.

Rota kapsamında 57. Alayın 109 yıl önce ilerlediği yollarda savaşın yaşandığı cephelerde ziyaret edilecek.

 "Dedeciğim ben geldim" diyerek yola çıkıyoruz"

Türkiye İzcilik Federasyonu Başkanı Hasan Dinçer Subaşı, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kampın bu yıl 21. kez düzenlendiğin söyledi.

Yürüyüşe 2 bin 500 izcinin katıldığını anlatan Subaşı, "57. Alay'ın ihtiyat birliği olarak karargah kurduğu noktada ve aynı bu şekilde 109 yıl önce yürüyüşe başladığı noktadayız. Sabah namazı saati silah sesleri ve ezan sesleri içinde izcilerimiz çadırlarından kalkıyorlar. Asker çorbası içip hamur kızartması yiyerek dedelerinin yürüdüğü yolda aynı şekilde Conkbayırı'na yürüyorlar. Büyük bir gururla 57. Alay topraklarında 57. Alay'ın izinde 'dedeciğim ben geldim' diyerek yola çıkıyoruz." ifadesini kullandı.

Subaşı, 57. Alay Milli Bilinç Kampı'na 60 ilden katılım sağlandığını aktararak "Yola çıkmadan önce sadece asker çorbası ve hamur kızartması yeme faaliyeti yapmıyoruz. Tüm izcilerimizin saçları aynı Kınalı Hasan gibi yola çıkmadan önce kınalanıyor, ellerinde Türk bayraklarıyla mehter eşliğinde yürüyüşümüzü gerçekleştiriyoruz." diye konuştu.

Yürüyüşe İstanbul'dan katılan Ahsen Bera Ünal da kampta yer aldığı için çok mutlu olduğunu söyledi.

Manisa'dan gelen Sinem Tüm ise önemli bir atmosferi teneffüs ettiklerini dile getirdi.

Yağmur Kayatepe de kahraman 57. Alay'da görevli askerlerin yürüdüğü yoldan yürüyebilme fırsatı bulduğu için gururlu olduğunu kaydetti. 

23 Nisan töreninde İmamoğlu'nun yanındaki çocuğun kimliği ortaya çıktı

Taksim'deki 23 Nisan töreninde İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yanına gelerek saygı duruşunda bulunan 8 yaşındaki çocuğun adının Efe Ercan olduğu ve İstanbul doğumlu bir Türk olduğu ortaya çıktı.
25.04.2024 07:33:00 / Güncelleme: 25.04.2024 07:40:22
Gazete Pencere
23 Nisan töreninde İmamoğlu'nun yanındaki çocuğun kimliği ortaya çıktı
23 Nisan töreninde İmamoğlu'nun yanındaki çocuğun kimliği ortaya çıktı
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney ile birlikte, 104'üncü 23 Nisan kutlamaları kapsamında Taksim Cumhuriyet Anıtı'nda düzenlenen resmi törene katıldı.

15 farklı ülkeden gelen çocuklarla anı fotoğrafları çektiren İmamoğlu'nun yanında bir çocuk dikkat çekti.

Sosyal medyada hızla paylaşıma giren o anlar ise; İmamoğlu'na kurulan "siyahi çocuk" kumpası olarak lanse edildi.


Gerçekte ise Türk olan Efe Ercan törene ailesi ile katıldı. Annesi Gineli Safiatou Diallo ve babası Malatyalı Emre Ercan'ın oğlu olan Efe, "siyahi çocuğu getiren Alman ajanı" olarak tanıtılan kadın ise, Efe'nin babaannesi çıktı.



Malatyalı olan babası Emre Ercan, 11 yıl önce bir iş gezisinde tanıştığı Gine vatandaşı Safiatou Diallo'ya aşık olarak evlendi. Çift Türkiye'de yaşamaya başlayarak Efe adında bir çocuğu oldu.



Efe ile babaannesi dün Taksim'deki 23 Nisan töreninde dikkat çekerek sosyal medyada "Siyahi çocuğu İmamoğlu'nun yanına getiren Alman ajanı" olarak yansıtıldı. O kadının Efe'nin babaannesi olduğu kendisinin bir Türk kadını olduğu ortaya çıktı.



Öte yandan Gine Cumhuriyeti'nden 11 yıl önce Türkiye'ye gelin gelen ve Türk vatandaşı olan Safiatou Diallo Ercan, 2024 yerel seçimleri için İstanbul'da oy kullandı.

Murat Seymen'e silahlı saldırı düzenleyen şahıs yakalandı

Trabzon'da Ali Osman Ulusoy Şirketler Grup Başkanı Murat Seymen'e silahlı saldırı düzenleyen şahıs Akçaabat ilçesinde yakalandı.
25.04.2024 07:19:00
İhlas Haber Ajansı
Murat Seymen'e silahlı saldırı düzenleyen şahıs yakalandı
Murat Seymen'e silahlı saldırı düzenleyen şahıs yakalandı
Olay, dün öğle saatlerinde İskenderpaşa Mahallesi Tiyatro Sokak'ta meydana geldi.

Alınan bilgiye göre, Ali Osman Ulusoy Şirketler Grup Başkanı Murat Seymen (46), Atatürk Alanı'ndaki iş yerine doğru yürüdüğü sırada yanına yaklaşan Y.C.K.'nın (23) silahlı saldırısına uğradı.

Seymen, dizine isabet eden mermiler nedeniyle kanlar içinde yerde kalırken, saldırgan koşarak olay yerinden kaçtı.

Seymen'in telefonla ihbarı üzerine sağlık ve polis ekipleri olay yerine geldi. Yaralı, yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Tıp Fakültesi Farabi Hastanesi'ne kaldırıldı.

Murat Seymen'in hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenilirken, polis olay yerinden kaçarak uzaklaşan şüpheli Y.C.K.'yi (23) olayda kullandığı silahıyla birlikte bu akşam Akçaabat ilçesinde yakalayarak gözaltına aldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.