Ermenistan'da yaklaşan seçimler artık bir hükümet yarışı değil, ertelenmiş bir yön kararına dönüşmüş durumda. Ülke uzun süredir Rusya ile Avrupa Birliği arasında "denge" kurmaya çalışıyor. Ancak bugün bu denge, bir strateji olmaktan çıkıp zorunlu bir beklemeye dönüşmüş görünüyor.
Bu beklemenin nedeni siyasi söylemler değil, doğrudan yaşanan kırılmalar. Nikol Paşinyan ile Vladimir Putin arasında yapılan görüşmede ortaya çıkan çerçeve bunu netleştirdi. Paşinyan, Avrupa ile ilişkileri geliştirirken Rusya ile mevcut sistemi sürdürmek istediklerini söylüyor. Putin ise daha net konuşuyor: Avrasya Ekonomik Birliği ile Avrupa Birliği aynı anda yürütülemez. Bu, teknik bir açıklama değil; siyasi alanın daraltılmasıdır.
Denge değil, sıkışma
Asıl sorun burada başlıyor: Ermenistan iki taraf arasında denge kurmuyor, iki tarafın da baskısını aynı anda taşıyor.
2023'te Dağlık Karabağ'da yaşananlar bu sıkışmayı görünür hale getirdi. Rusya'nın müdahale etmemesi, Ermenistan'ın güvenlik algısını kırdı. Bu sadece bir askeri olay değil, yıllardır kurulan "koruma ilişkisi"nin zayıflamasıydı.
Bu kırılmadan sonra Avrupa Birliği daha görünür hale geldi. Ancak burada kritik bir fark var: Avrupa umut veriyor, ama garanti vermiyor. Rusya garanti veriyordu, ama artık güven vermiyor.
Ermenistan tam da bu ikilemin ortasında.
Seçim değil, yön baskısı
Haziran seçimlerini kritik yapan şey parti rekabeti değil. Tartışılan şey vergi ya da ekonomi değil; ülkenin hangi yöne daha yakın duracağı.
Bir tarafta Rusya ile:
Enerji bağımlılığı
Ticaret akışı
İşgücü ilişkileri
Diğer tarafta Avrupa ile:
Siyasi reform beklentisi
Daha yüksek refah umudu
Belirsiz ama cazip bir gelecek
Sorun şu: Bir taraf somut ama ağır, diğer taraf umut verici ama belirsiz.
Bu nedenle seçim bir tercih değil, bir yön baskısı haline gelmiş durumda.
Avrupa ziyaretleri: Diplomasi mi mesaj mı?
Seçim sürecine en tartışmalı etkiyi ise Avrupa Birliği'nin görünürlüğü oluşturuyor. Avrupa Birliği yetkililerinin seçimden hemen önce Erivan'a giderek doğrudan temas kurması, basit bir diplomatik takvim gibi okunamıyor.
Bu ziyaretler resmi olarak "demokratik destek" çerçevesinde sunuluyor. Ancak zamanlama kritik. Seçime bu kadar yakın bir dönemde yapılan üst düzey temaslar, ister istemez siyasi bir anlam üretiyor: kim destekleniyor?
Bu durum Moskova'nın tepkisini artırırken, içeride de seçimlerin "tam bağımsız olup olmadığı"tartışmasını büyütüyor. Yani mesele sadece dış politika değil, iç meşruiyet meselesine dönüşüyor.
Müdahale tartışması ve gerçek sorun
Seçim sürecinde hem Rusya'nın hem Batı'nın etkisi olduğu iddiaları konuşuluyor. Ancak asıl sorun "kim daha çok müdahale ediyor"değil.
Asıl sorun şu:
Seçim ortamı gerçekten dış etkilerden bağımsız mı?
Çünkü modern siyasette etki artık sadece açık baskıyla değil, zamanlama, temas, mesaj ve ekonomik araçlarla kuruluyor. Ermenistan bu anlamda iki taraflı bir etki alanına dönüşmüş durumda.
Ertelenen kararın bedeli
Ermenistan bugün ne Rusya'dan kopabilecek kadar güçlü ne de Avrupa'ya hızlıca entegre olabilecek kadar hazır.
Bu yüzden "denge" adı verilen şey aslında bir bekleme hali. Ama uluslararası siyasette beklemek, tarafsız kalmak anlamına gelmiyor. Tam tersine, baskının artmasına zemin hazırlıyor.
Haziran seçimleri bu tabloyu değiştirmeyecek. Sadece görünür hale getirecek.
Ve geriye daha sert bir soru kalıyor:
Ermenistan gerçekten seçim mi yapıyor, yoksa sadece kendisine bırakılan alan içinde mi hareket ediyor?
Cem Bürüç / diğer yazıları
- Putin'in Pekin mesaisi: Aynı hatta iki yönlü oyun / 19.05.2026
- Ukrayna için yeni bir hesaplaşma mı başlıyor? / 18.05.2026
- Kumdan ittifak mı, gerçek güvenlik mi? / 17.05.2026
- İngiltere'de siyasi gerilim ve dış politika baskısı / 15.05.2026
- Çin'in maden kartı, Amerika'nın açmazı / 14.05.2026
- Denizden kurulan dış politika: Hürmüz üzerinden güç / 13.05.2026
- Fransa'da merkez siyasetin zor sınavı / 12.05.2026
- Atina'nın Washington-Paris hattı / 11.05.2026
- ABD-İran gerilimi sürerken Uzak Doğu Asya'da tansiyon yükseliyor / 09.05.2026
- Atlantik'te güven krizi / 08.05.2026
- Ukrayna için yeni bir hesaplaşma mı başlıyor? / 18.05.2026
- Kumdan ittifak mı, gerçek güvenlik mi? / 17.05.2026
- İngiltere'de siyasi gerilim ve dış politika baskısı / 15.05.2026
- Çin'in maden kartı, Amerika'nın açmazı / 14.05.2026
- Denizden kurulan dış politika: Hürmüz üzerinden güç / 13.05.2026
- Fransa'da merkez siyasetin zor sınavı / 12.05.2026
- Atina'nın Washington-Paris hattı / 11.05.2026
- ABD-İran gerilimi sürerken Uzak Doğu Asya'da tansiyon yükseliyor / 09.05.2026
- Atlantik'te güven krizi / 08.05.2026
























































