İktidarlarının 22'ci yılını, 'Aile yılı' ilan eden AKP, iktidarlarının 23'cu yılında da, 'Aile ve Nüfus 10 Yılı' adlı projeyi Resmi Gazetede yayınladılar.
Peki, 23 yılda ne oldu da aile, iktidarın gündemine geldi?
Bizim kültürümüzde, 'aile küçük bir devlet, devlet ise büyük bir ailedir' anlayışı vardır. İşte son 23 yılda 'küçük devlet' ağır darbelere maruz kaldı, örselendi, yıpratıldı, yıkılanlar oldu.
2002'den 2025'e kadar boşanma sayıları yüzde 100'den fazla artış gösterdi.
2001'de yaklaşık 92 bin olan boşanma sayısı, 2025 itibarıyla 193.793'e yükselerek zirve yaptı.
Bu 23 yılda dağılan aile diğer ifade ile yıkılan küçük devlet sayısı yaklaşık 3 milyon 123 bin.
TÜİK verilerine göre 2001 yılında Türkiye'de ortalama ilk evlenme yaşı erkeklerde 26, kadınlarda 22 idi.
Bu rakamlar 2025 yılına gelindiğinde erkeklerde 28,5, kadınlarda ise 26,0 seviyesine kadar yükseldi.
Bir başka veri ise günümüzde boşanmaların yaklaşık %34'ü evliliğin ilk 5 yılında, %20,3'ü ise 6-10. yılları arasında gerçekleşmektedir.
Gençler neden evlenmiyor?
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Gençler nedense evlenmiyor. Kızlara erkek, erkeklere kız beğendiremiyoruz' diyor.
Mesele beğenme mi?
Gençler neden evlenmiyor, sorusunun ana başlıkları şu şekilde:
İşsizlik, istihdam ve gelir güvencesi kaygısı
Ev kurma ve eşya maliyetleri
Yüksek düğün giderleri
Kira ve konut erişimi zorluğu
Artan yaşam ve tüketim standartları
Peki, aileler neden dağılıyor?
Bu sorunun ana başlıkları da şu şekilde:
Aile içi fiziksel, psikolojik veya ekonomik şiddet
Ekonomik sıkıntılar ve geçim zorluğu
Şiddetli geçimsizlik ve iletişim kopukluğu
Aldatma ve sadakatsizlik
Ebeveynlerin, aile içi ilişkilere müdahalesi
Madde ve kumar bağımlılığı
Dijital bağımlılık ve sosyal medya etkisi
Sorumlulukların yerine getirilmemesi ve ilgisizlik yer alıyor.
Peki, kim sorumlu?
Tabii ki hepimiz sorumluyuz. En başta ise her türlü sorun ya da sorunları el ile dil ile çözme makamında olan iktidarlar ve de milletten vekalet alan siyasiler sorumludur.
Bu vahim tablonun ve beka meselesi olan sorunun en çok sorumlusu ise 23 yıllık tek parti iktidarıdır.
Bu proje çözüm mü?
23 yılın sonunda Sayın Erdoğan: 'Bizim en büyük gücümüz genç, dinamik ve eğitimli nüfusumuzdur. Nüfus yapımızın korunması, Türkiye için bir beka meselesidir, varoluşsal bir tehdittir' dedi.
Dijital dünyadan, ekran bağımlılığından, sapkın akımlardan şikayetçi oldu.
Gençlerin evlenmemesinden ve doğurganlık oranlarından şikayetçi olup, 'Ülkemizde 2014'te yılda 1 milyon 351 bin bebek dünyaya gelirken 2023'te bu sayı 1 milyonun altına düştü' açıklamasını yaptı.
Ve: 'Yıllar önce 'en az 3 çocuk' dediğimizde bazıları bizi eleştirmişti. Bugün gelinen nokta, bu çağrının ne kadar stratejik ve yerinde olduğunu acı bir şekilde göstermiştir' dedi.
Yani, yine, yeniden sorunu başkalarına fatura etti.
Ve o projeyi açıkladı. 'Aile ve Nüfus 10 Yılı'. Projede dikkat çeken şu başlıklar var:
İlk çocuk için tek seferlik 5.000 TL, ikinci çocuklar için aylık 1.500 TL nakdi yardım.
Doğum yapan annelere yönelik tek seferlik ödemelerin ve bez/mama desteklerinin güncellenmesi.
Üç çocuklu aileye TOKİ ve özel sektörlerde konut önceliği. (Tabi faizli krediler)
Aile ve Gençlik Fonu üzerinden verilen faizsiz evlilik kredisinin 200 bin - 250 bin TL bandına çıkarılması.
Yeni evlenecek çiftlere yönelik vergi indirimi veya düşük faizli eşya kredisi imkanları.
Sorunlara bak, çözüm önerilerine bak!
Bugün en ucuz ev kiralama, yatak odası, oturma odası, beyaz eşya, mutfak araç-gereçleri için en az 750 bin TL gerekiyor.
Demek ki sayın iktidarımız piyasadan da habersiz!
Bam teli
Bugün hemen her siyasi parti ve sosyal yapılar, kadının çalışma hayatında daha fazla yer alması gerektiğini vurguluyor.
Sayın iktidarımız kadın istihdamını 11 milyon seviyesine çıkarmakla övünüyor.
İyi de (!) neden? Kadınlar, ev hanımları zaten çalışmıyorlar mı? Ben, kadınların, annelerin çalışmasına karşı değilim.
Ama ısrarla anneleri, iş hayatına sokmaya çalışanlara da sorma isterim: Neden kadınlarımıza, annelerimize 'çalışmama' seçim hakkını tanımıyorsunuz?
Nasıl yani?
Bağımsız Türkiye Partisinin ebedi genel başkanı Prof. Dr. Haydar Baş diğer siyasiler gibi aile, gençlik, çocuk, gelecek başlıklarında süslü cümleler kurmadı. Ortaya çözümü koydu.
'Kadın her şeyden önce annedir. İnsan işçisidir, insan emekçisidir, insan mühendisidir. Kadının bu görevi karşılıksız bırakılamaz' diyerek:
Ev hanımlarına her ay asgari üret miktarınca maaş, sigorta ve emeklilik hakkı…
Doğum yapan her anneye 'doğum ikramiyesi'.
Her doğan çocuğa 'çocuk maaşı'.
Her bireye vatandaşlık maaşı
Eğitim ve sağlık zaten devletten.
Evlenmek isteyen gençlere karşılıksız destek
20 yıl vadeli, maliyetine, faizsiz konut
İş kurmak isteyen gençlere devlet desteği gibi bugün BTP'nin parti programında yer alan projeleri, finans kaynakları ile ortaya koydu.
Bu projeler hayata geçseydi emin olun ülkemizde kadın doğum doktorları ve hemşireler fazla mesai yapmak zorunda kalırdı.
Kadınlara çalışmama hakkını tanımayanlar şimdi neden evlenmiyorlar, neden doğurmuyorlar, diyor.
Sizce?
Peki, 23 yılda ne oldu da aile, iktidarın gündemine geldi?
Bizim kültürümüzde, 'aile küçük bir devlet, devlet ise büyük bir ailedir' anlayışı vardır. İşte son 23 yılda 'küçük devlet' ağır darbelere maruz kaldı, örselendi, yıpratıldı, yıkılanlar oldu.
2002'den 2025'e kadar boşanma sayıları yüzde 100'den fazla artış gösterdi.
2001'de yaklaşık 92 bin olan boşanma sayısı, 2025 itibarıyla 193.793'e yükselerek zirve yaptı.
Bu 23 yılda dağılan aile diğer ifade ile yıkılan küçük devlet sayısı yaklaşık 3 milyon 123 bin.
TÜİK verilerine göre 2001 yılında Türkiye'de ortalama ilk evlenme yaşı erkeklerde 26, kadınlarda 22 idi.
Bu rakamlar 2025 yılına gelindiğinde erkeklerde 28,5, kadınlarda ise 26,0 seviyesine kadar yükseldi.
Bir başka veri ise günümüzde boşanmaların yaklaşık %34'ü evliliğin ilk 5 yılında, %20,3'ü ise 6-10. yılları arasında gerçekleşmektedir.
Gençler neden evlenmiyor?
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Gençler nedense evlenmiyor. Kızlara erkek, erkeklere kız beğendiremiyoruz' diyor.
Mesele beğenme mi?
Gençler neden evlenmiyor, sorusunun ana başlıkları şu şekilde:
İşsizlik, istihdam ve gelir güvencesi kaygısı
Ev kurma ve eşya maliyetleri
Yüksek düğün giderleri
Kira ve konut erişimi zorluğu
Artan yaşam ve tüketim standartları
Peki, aileler neden dağılıyor?
Bu sorunun ana başlıkları da şu şekilde:
Aile içi fiziksel, psikolojik veya ekonomik şiddet
Ekonomik sıkıntılar ve geçim zorluğu
Şiddetli geçimsizlik ve iletişim kopukluğu
Aldatma ve sadakatsizlik
Ebeveynlerin, aile içi ilişkilere müdahalesi
Madde ve kumar bağımlılığı
Dijital bağımlılık ve sosyal medya etkisi
Sorumlulukların yerine getirilmemesi ve ilgisizlik yer alıyor.
Peki, kim sorumlu?
Tabii ki hepimiz sorumluyuz. En başta ise her türlü sorun ya da sorunları el ile dil ile çözme makamında olan iktidarlar ve de milletten vekalet alan siyasiler sorumludur.
Bu vahim tablonun ve beka meselesi olan sorunun en çok sorumlusu ise 23 yıllık tek parti iktidarıdır.
Bu proje çözüm mü?
23 yılın sonunda Sayın Erdoğan: 'Bizim en büyük gücümüz genç, dinamik ve eğitimli nüfusumuzdur. Nüfus yapımızın korunması, Türkiye için bir beka meselesidir, varoluşsal bir tehdittir' dedi.
Dijital dünyadan, ekran bağımlılığından, sapkın akımlardan şikayetçi oldu.
Gençlerin evlenmemesinden ve doğurganlık oranlarından şikayetçi olup, 'Ülkemizde 2014'te yılda 1 milyon 351 bin bebek dünyaya gelirken 2023'te bu sayı 1 milyonun altına düştü' açıklamasını yaptı.
Ve: 'Yıllar önce 'en az 3 çocuk' dediğimizde bazıları bizi eleştirmişti. Bugün gelinen nokta, bu çağrının ne kadar stratejik ve yerinde olduğunu acı bir şekilde göstermiştir' dedi.
Yani, yine, yeniden sorunu başkalarına fatura etti.
Ve o projeyi açıkladı. 'Aile ve Nüfus 10 Yılı'. Projede dikkat çeken şu başlıklar var:
İlk çocuk için tek seferlik 5.000 TL, ikinci çocuklar için aylık 1.500 TL nakdi yardım.
Doğum yapan annelere yönelik tek seferlik ödemelerin ve bez/mama desteklerinin güncellenmesi.
Üç çocuklu aileye TOKİ ve özel sektörlerde konut önceliği. (Tabi faizli krediler)
Aile ve Gençlik Fonu üzerinden verilen faizsiz evlilik kredisinin 200 bin - 250 bin TL bandına çıkarılması.
Yeni evlenecek çiftlere yönelik vergi indirimi veya düşük faizli eşya kredisi imkanları.
Sorunlara bak, çözüm önerilerine bak!
Bugün en ucuz ev kiralama, yatak odası, oturma odası, beyaz eşya, mutfak araç-gereçleri için en az 750 bin TL gerekiyor.
Demek ki sayın iktidarımız piyasadan da habersiz!
Bam teli
Bugün hemen her siyasi parti ve sosyal yapılar, kadının çalışma hayatında daha fazla yer alması gerektiğini vurguluyor.
Sayın iktidarımız kadın istihdamını 11 milyon seviyesine çıkarmakla övünüyor.
İyi de (!) neden? Kadınlar, ev hanımları zaten çalışmıyorlar mı? Ben, kadınların, annelerin çalışmasına karşı değilim.
Ama ısrarla anneleri, iş hayatına sokmaya çalışanlara da sorma isterim: Neden kadınlarımıza, annelerimize 'çalışmama' seçim hakkını tanımıyorsunuz?
Nasıl yani?
Bağımsız Türkiye Partisinin ebedi genel başkanı Prof. Dr. Haydar Baş diğer siyasiler gibi aile, gençlik, çocuk, gelecek başlıklarında süslü cümleler kurmadı. Ortaya çözümü koydu.
'Kadın her şeyden önce annedir. İnsan işçisidir, insan emekçisidir, insan mühendisidir. Kadının bu görevi karşılıksız bırakılamaz' diyerek:
Ev hanımlarına her ay asgari üret miktarınca maaş, sigorta ve emeklilik hakkı…
Doğum yapan her anneye 'doğum ikramiyesi'.
Her doğan çocuğa 'çocuk maaşı'.
Her bireye vatandaşlık maaşı
Eğitim ve sağlık zaten devletten.
Evlenmek isteyen gençlere karşılıksız destek
20 yıl vadeli, maliyetine, faizsiz konut
İş kurmak isteyen gençlere devlet desteği gibi bugün BTP'nin parti programında yer alan projeleri, finans kaynakları ile ortaya koydu.
Bu projeler hayata geçseydi emin olun ülkemizde kadın doğum doktorları ve hemşireler fazla mesai yapmak zorunda kalırdı.
Kadınlara çalışmama hakkını tanımayanlar şimdi neden evlenmiyorlar, neden doğurmuyorlar, diyor.
Sizce?
Akın Aydın / diğer yazıları
- Yuvayı dişi kuş yapar / 10.05.2026
- Deniz Gezmiş’in mücadelesi, mahkemesi ve mektupları -2- / 09.05.2026
- Deniz Gezmiş’in mücadelesi, mahkemesi ve mektupları -1- / 08.05.2026
- Ajax Operasyonu’ndan Hürmüz Boğazı’na İran / 07.05.2026
- Erdoğan: ‘Kızlara erkek, erkeklere kız beğendiremiyoruz’ / 06.05.2026
- İktidar neden satıyor ve Süleyman Soylu / 05.05.2026
- Muhalefet erken seçim-hemen seçim istiyor / 04.05.2026
- Sürecine katkı veren herkes tarihe adını kaydettirecektir / 03.05.2026
- Bu sistem ve bu anlayışlarla 1 Mayıslar bayram olamaz / 01.05.2026
- Önce coplattılar sonra ‘emekçinin yanındayız’ dediler / 30.04.2026
- Deniz Gezmiş’in mücadelesi, mahkemesi ve mektupları -2- / 09.05.2026
- Deniz Gezmiş’in mücadelesi, mahkemesi ve mektupları -1- / 08.05.2026
- Ajax Operasyonu’ndan Hürmüz Boğazı’na İran / 07.05.2026
- Erdoğan: ‘Kızlara erkek, erkeklere kız beğendiremiyoruz’ / 06.05.2026
- İktidar neden satıyor ve Süleyman Soylu / 05.05.2026
- Muhalefet erken seçim-hemen seçim istiyor / 04.05.2026
- Sürecine katkı veren herkes tarihe adını kaydettirecektir / 03.05.2026
- Bu sistem ve bu anlayışlarla 1 Mayıslar bayram olamaz / 01.05.2026
- Önce coplattılar sonra ‘emekçinin yanındayız’ dediler / 30.04.2026


























































