logo
28 EYLÜL 2026

Millet İttifakı'nda sorun mu var, üçüncü ittifak tartışması neden çıktı?

Kılıçdaroğlu,  "İttifakta çatlak var mı'" sorusu üzerine "Ortada çatlama falan yok. Herhangi bir şey de yok. Liderler gayet samimiler." dedi.

 

16.04.2022 02:11:00
 
Millet İttifakı'nda sorun mu var, üçüncü ittifak tartışması neden çıktı?
Millet İttifakı'nda sorun mu var, üçüncü ittifak tartışması neden çıktı?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Altı liderin tarih önünde sorumluluğu var. Biz Türkiye'yi buradan çıkarmak zorundayız, tarihin bize yüklediği ağır bir sorumluluk var. Biz küçük hesaplar peşinde koşup bu ittifakı bozamayız" dedi.

Kılıçdaroğlu, Karar TV Youtube kanalının canlı yayınında soruları yanıtladı, açıklamalarda bulundu.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu'nun "Milletvekilliği seçimlerinde ittifak içinde bir üçüncü ittifak olabilir." şeklindeki sözleri sorulan Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı'nı oluşturan genel başkanlar olarak güzel bir uyum içinde çalıştıklarını söyledi.

Daha önce ittifaklarla ilgili konuşurken seçim kanunu değişikliğinin beklenmesi konusunda düşünceleri olduğunu aktaran Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

"Nihayet çıktı seçim kanunu, dolayısıyla iktidar kendi koltuğunu korumak için seçim kanununda bazı değişiklikler yaptı. Ne yaparsa yapsın, aslında bizim için çok önemli değil. Çıkan kanuna göre bizim oturup yeniden bir strateji belirlememiz lazım. Madem ki bir araya geldik, o zaman biz en çok milletvekilini nasıl çıkarabiliriz, bunun çalışmalarını biz CHP olarak yapıyoruz, değişik seçenekler var, o seçenekler ayrı ayrı değerlendiriliyor. Eminim diğer partiler de yapıyordur benzer çalışmaları. Temel Bey de benzer bir çalışmayı kendi arkadaşlarıyla öyle anlaşıyor ki tartışmış, ittifak içinde başka bir ittifakın olabileceği yönünde bir düşüncesini ben de televizyondan öğrendim. Temel Bey'in düşüncesi anladığım kadarıyla ittifaktan ayrılmak değil, ittifak içinde belli bir ittifak oluşturmak. Ayın 24'ünde toplanacağız, büyük bir ihtimalle bu konu da gündeme gelir. Seçim yasası değişti, kanunlaştı. Neler yapılabilir, kendi yaptığımız çalışmaları ben masaya götüreceğim. Diğer liderlere değişik seçeneklere göre, 8 seçenekli bir çalışma yaptık, onu da takdim edeceğiz. Ona göre bir yol haritası belirleyeceğiz."

"İttifakın içinde bir üçlü ittifaka gerek var mı'" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, kendisinin bu konuda yorum yapmasının doğru olmayacağını söyledi.

Temel Karamollaoğlu'nun kendi görüşünü beyan ettiğini aktaran Kılıçdaroğlu, "Benim şahsi görüşüm, oturulur konuşulur, seçenekler üzerinde durulur. Her bir seçeneğin artıları, eksileri değerlendirilir, oturulup liderler bir karar verir." değerlendirmesini yaptı.

Seçimi kazanamama riski olan partilerden isimlerin CHP listelerinden aday gösterilmesine nasıl bakacağının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, bu konuların tamamının yaptıkları çalışma içerisinde yer aldığını söyledi.

"8 ayrı seçenekte bu da var." diyen Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir siyasi partinin tek başına fazla milletvekili çıkarmasının bana göre çok büyük önemi yok. Derdimiz, hep beraber parlamentoda nasıl çoğunluğu oluşturabiliriz. O zaman Türkiye rahat bir nefes almış olacak. Bu çerçevede oturup konuşmamız lazım. Tabii bu 8 seçenekli modeli bu işin kurmayları, uzmanları yapıyorlar. Onlar çalışmaları şu anda götürüyorlar, bunlar tabii ki ham çalışmalar. Her bir ilde ayrı ayrı çalışma yapılması lazım. Her ilin durumuna göre bir seçenek 6 lidere sunulması lazım. Onda genel kabulün alınması lazım. Biz de yapıyoruz bu çalışmayı diğer partiler de yapıyordur. Bu çalışmaları siyasetçilerden çok bu işin uzmanları olan akademik çevrelerin desteği ile yapıyoruz. Güzel sonuçlar çıkacak ortaya, ben karamsar değilim. Biz adına Millet İttifakı dedik, altında 6 tane parti var. Millet İttifakı olarak bizim bir hedefimiz var, güçlendirilmiş parlamenter sistemi getirmek. Önemli olan hedefe ulaşmak, bir partinin tek başına girmesi, parlamento çoğunluğu olmadan tek başına fazla oy alması önemli değil."

- "Milletimiz bunu bir Millet İttifakı olarak anladı"

"6 liderin bir araya gelip oturduğu masa bir Millet İttifakı mı'" sorusunu da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, "Milletimiz artık bunu bir Millet İttifakı olarak anladı. Hafızasının bir yerinde tutuyor. Umut da bağladı. Tabii her türlü öneriye de açık olduğumuzu ifade edeyim. Bir lider kalkar bir düşünce ifade ederse onu da saygıyla dinleyeceksiniz. Ama benim gördüğüm kadarıyla Milet İttifakı üzerinde bir konsensüs sağlanmış vaziyette." açıklamasında bulundu.

"İttifakta çatlak var mı'" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Ortada çatlama falan yok. Herhangi bir şey de yok. Liderler gayet samimiler." dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, 24 Nisan'da yapılacak buluşma öncesi pazartesi günü DP Genel Başkanı Gültekin Uysal'ın kendisini ziyaret ederek buluşmanın gündemine ilişkin görüşüne başvuracağını bildirdi.

Uysal'ın, ittifakı oluşturan iki partiyle ilgili bazı rahatsızlıklarını dile getirdiğine yönelik soru üzerine Kılıçdaroğlu, "Gültekin Bey'in attığı tweet üzerinden bazı rahatsızlıkların ortaya çıktığı bilgisi doğal olarak bize de geldi ama Gültekin Bey daha sonra bir tweetiyle yanlış anlaşıldığını, neyi kastettiğini biraz daha aydınlatarak ikinci bir tweetle sorun çözüldü. Sonuçta bir yanlış anlama var. Kastettiği daha farklı. Zaten sayın Genel Başkan sadece beni değil diğer parti genel başkanlarını da ziyaret edecek, 24'üne davet edecek. Dolayısıyla ayın 24'ünde toplanacağız." diye konuştu.

- "Sadece 6 rakamı benziyor"

Macaristan seçimlerine ilişkin bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, Macaristan'da muhalefetin doğru aday çıkaramadığını söyledi.

Macaristan'ın Türkiye'ye hiç benzemediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Orada kişi başı gelir 18 bin dolar, bizde 8 bin dolar. Bizim kültürümüz farklı, dünya kadar aramızda fark var." dedi.

Orada da 6 partinin ittifak ettiğinin hatırlatılması üzerine de Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

"Bir tek 6 rakamı benziyor. 6 rakamı dışında hiçbir benzerlik yok. Bizde liderler gerçekten de samimi olarak masaya oturuyorlar ve samimi olarak Türkiye'nin nefes almasını istiyorlar. Ekonomide ciddi sorunlarımız var. Buradan Türkiye'yi çekip çıkarmamız lazım. Hepimiz de kararlıyız bu konuda. Halktan da destek alıyoruz. Altı liderin tarih önünde sorumluluğu var. Biz Türkiye'yi buradan çıkarmak zorundayız, tarihin bize yüklediği ağır bir sorumluluk var. Biz küçük hesaplar peşinde koşup bu ittifakı bozamayız, bozulamaz bu ittifak. Bu ittifak Türkiye'yi aydınlığa çıkarma konusunda bir araya gelen, hiçbir kişisel hesap gütmeyen bir ittifaktır."

"Doğru aday" konusunda değerlendirmesi sorulan Kılıçdaroğlu, "Doğru aday, güven veren aday olacak. Taahhüt edilenleri seçildikten sonra yapacak aday olacak. Taahhüt edilenleri yapma konusunda 6 liderin de güveneceği, 5 liderin de güveneceği, hepimizin güveneceği bir kişinin olması lazım. Biz bir araya gelip oturacağız bir karar vereceğiz bunda. Karar verirken toplumun nabzı da tutulur, oturup kendi aramızda da konuşuruz ama burada temel nokta güvendir. (Seçilen kişi) Siz liderlerin dışında önemli kararı tek başınıza alırsanız o güven en başından sarsılır, bugün bizi bir araya getiren güvendir." açıklamasını yaptı.

- "Şahsi kanaatim tek adayla gidilir"

Cumhurbaşkanı seçimine tek aday mı, yoksa çok adayla mı gitmenin uygun olacağı yönündeki soru üzerine Kılıçdaroğlu, "Bu konuşulmadı. Benim şahsi kanaatim tek adayla gidilir, birinci turda kazanılır, mesele de biter." dedi.

"Siz adaylığa en yakın isim misiniz'" soru üzerine Kılıçdaroğlu, buna 6 liderin birlikte karar vereceğini söyledi.

Daha aday konusunun hiç konuşulmadığını aktaran Kılıçdaroğlu, "Masanın etrafında oturduk şunu söyledik; 'Bize cumhurbaşkanı adayı kim olacak sorusu sorulduğunda. Biz seçeceğimiz cumhurbaşkanının niteliklerini kamuoyuyla paylaşacağız. Bu niteliklere sahip olan birisini ittifak olarak seçeceğiz ve onun arkasında hep beraber duracağız'. Aldığımız karar bu." diye konuştu.

Adayı kamuoyu araştırması ile mi belirleyeceklerine ilişkin soru üzerine Kılıçdaroğlu, "Devleti kamuoyu araştırmaları ile değil. Devleti yönetecek kişinin, devleti bilmesi ve tanıması lazım. Sıradan bir olay yapmıyoruz ve sıradan bir seçim yapmıyoruz. Bu seçim Türkiye'nin kaderini belirleyen bir seçim, hepimiz bunun farkındayız. Dolayısıyla atacağımız adımlar konusunda çok dikkatli olmak zorundayız. Ben bu milletin ferasetine güveniyorum, yeter ki biz doğru yapacağımız konusunda milleti ikna edelim." ifadesini kullandı.

- "Bütün sandıklarda güvenliği sağlayacağız"

Çok iyi bir aday seçeceklerini ve gerçekten Türkiye'yi çok iyi yöneteceğini belirten Kılıçdaroğlu, "Bütün hazırlıklarımız var, iktidar partisi dahil onlardan daha hazırlıklıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar, bütün sandıklarda güvenliği sağlayacağız. Bizdeki veriler hiçbir partide yok, iktidar partisi dahil." değerlendirmesinde bulundu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'in parlamenter sisteme geçiş öncesi bir cumhurbaşkanı yardımcısının başbakan gibi hareket edebileceği yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, bunun konuşulmadığını ancak konuşabileceğini söyledi. Kılıçdaroğlu, "Bu daha önce gündeme geldiğinde ben de 'Sayın Akşener iyi bir Başbakan olur.' diye söyledim zaten." dedi.

Yeni seçim kanununun, yeni partilerin seçime katkılarını azalttığı yönündeki değerlendirmeye katılıp katılmadığı sorulan Kılıçdaroğlu, "Her partinin önemi vardır, yüzde 1 oyun da önemi vardır. Biz olaya, partilerin aldıkları oya göre değil, parlamentoda çoğunluğu sağlamaya bakıyoruz. Türkiye küçük oy hesaplarıyla iktidara yönelme lüksüne sahip değil, ortak hareket etmek gerekiyor." şeklinde konuştu.

Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce'nin, "Mutlaka Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu olması gerekir. Zaten 2018'de de benim olmam hataydı. O seçimde de kendisinin aday olması gerekirdi." sözleri sorulan Kılıçdaroğlu, 2018'deki adaylarını bir hata olarak görmediğini söyledi.

Kılıçdaroğlu, "Man Adası davasını kazanacağınıza ihtimal verdiniz mi'" sorusuna, "Bu davayı zaten kazanacağım belliydi. Alt mahkemede hakimler değiştirildi, deliller toplanmadı. Benim ortaya koyduğum deliller Vakıflar Bankasının dekontu. Banka 'Bu dekont sahtedir, bana ait değildir.' demedi." yanıtını verdi.

"Yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı noktasında nasıl Hakimler Savcılar Kurulu düşünüyorsunuz, siyasetin emrinde kalmayacak'" sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Atamaları siyasi değil, liyakate göre yaparsanız böyle bir tablo çıkmaz ortaya. Sağdan, soldan, ortadan kim olursa olsun hukukun üstünlüğü ve vicdani kanaatine göre karar veriyorsa başımızın üstünde yeri var." dedi.

Yargı camiasında hala dirençle hukuku, adaleti savunan insanlar da bulunduğunu belirten Kılıçdaroğlu, kişilerin Yargıtay ve Anayasa Mahkemesine objektif kriterlere göre seçilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kılıçdaroğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'ya sığınmacılarla ilgili sorular yönelttiğini anımsatarak "Bu sorular üzerine Soylu'dan bir sürü hakaret, işittik. Bu soruların yanıtını vermek zorundalar." diye konuştu.

- "Yarın erken seçim olacakmış gibi çalışıyoruz"

Kılıçdaroğlu, erken seçime ilişkin bir soruya "Yarın erken seçim olacakmış gibi zaten çalışıyoruz. Erdoğan seçimi kazanacağını bilse derhal seçim yapar. Ertelemesinin nedeni 'Acaba ben biraz daha erteleyip toplumda bir rahatlama yaratabilir miyim'' arayışı içinde. Ama boşuna bu arayış çünkü yönetemiyor. Devlet yönetilmiyor zaten." yanıtını verdi.

Konuyla ilgili başka bir soru üzerine de Kılıçdaroğlu şu değerlendirmede bulundu:

"Hiç meraklanmayın Erdoğan'ın yeniden seçim kazanma şansı yoktur. Derler ya 'Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı asla unutmaz'. Bu kadar fakir, fukara, bu kadar yoksulluk, bu kadar perişanlık. Yani ertesi gün düzelse bile asla unutmaz. Kolay bir şey değildir. Gidin bir çiftçiyi dinleyin. Erdoğan 'Düzelteceğim' diyor. Kiminle düzeltecek, kadrosu var mı'"

Altı muhalefet partisi genel başkanının ortak miting yapması konusunun görüşmelerde gündeme gelip gelmediği sorusu üzerine Kılıçdaroğlu, "Miting konusu görüşülmedi ama yeri zamanı geldiğinde görüşülür, olur miting de niye olmasın." dedi. 

RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Osmaniye'de bir öğretmenin okul bahçesinde öldürülmesine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yayın yasağı kararı alındığını açıkladı

28.09.2026 16:34:00
İhlas Haber Ajansı
 
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
RTÜK'ten Osmaniye'deki saldırıya yayın yasağı
Olaya ilişkin RTÜK'ten yapılan açıklamada, "Osmaniye 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 28/09/2026 tarihli ve 2026/5294 D. İş sayılı kararı ile Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2026/15733 sayılı soruşturma kapsamındaki olay hakkında yayın yasağı getirilmiştir.

Karar; toplum sağlığının ve ahlakın, milli güvenliğin, kamu düzeninin ve kamu güvenliğinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması amacıyla verilmiştir. Kararda, soruşturma konusu olayla ilgili olarak her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında yapılmasının 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca yasaklandığı belirtilmektedir.

Bu kapsamda, tüm medya hizmet sağlayıcılarının söz konusu kararın gereklerine titizlikle uyması önem arz etmektedir. Yayın yasağına aykırı yayın yapılması hâlinde, 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca gerekli işlemler yapılacaktır. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" ifadelerine yer verildi.

Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi

"Ölü Deniz" isimli stand-up gösterisindeki şakaları gerekçe gösterilerek 88 gündür "kuyu tipi" cezaevinde tutulan komedyen Deniz Göktaş, çıkarıldığı ilk duruşmada tahliye edildi. Mahkeme Göktaş'a toplam 1 yıl 7 ay hapis cezası verirken, hükümle birlikte serbest bırakılmasına hükmetti

28.09.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
Komedyen Deniz Göktaş ilk duruşmada tahliye edildi
YouTube üzerinden yayımladığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisi nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan ve 3 Temmuz'dan bu yana cezaevinde bulunan ünlü komedyen Deniz Göktaş, İstanbul 14. Asliye Ceza Mahkemesi'nde ilk kez hâkim karşısına çıktı. Hakkında 12 yıl 2 aya kadar hapis cezası talep edilen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Göktaş hakkında tahliye kararı verdi.

Yoğun güvenlik önlemlerinin alındığı ve salon yetersizliği nedeniyle İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda görülen duruşmayı siyasi parti temsilcileri, çok sayıda gazeteci, avukat ve yurttaş takip etti.

İki suçtan ceza, bir suçtan beraat

Kararını açıklayan mahkeme heyeti, Deniz Göktaş'ı "Cumhurbaşkanına alenen hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik veya aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün olmak üzere toplam 1 yıl 7 ay 5 gün hapis cezasına çarptırdı. "Daltonlar Çetesi" ile ilgili yaptığı espriler nedeniyle yöneltilen "suçu ve suçluyu övme" suçlamasından ise beraatine hükmedilen Göktaş, aldığı cezaların hükmüyle birlikte tahliye edildi.

"Cümle başına 22 gün hücrede kaldım"

Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda (kuyu tipi cezaevi) tek kişilik hücrede geçirdiği 88 günü anlatarak savunmasına başlayan Deniz Göktaş, mizahın suç sayılamayacağını vurguladı. Göktaş savunmasında şu ifadelere yer verdi:

"3 Temmuz'dan beri kuyu tipi bir cezaevinde güneş görmeden, başka hiçbir insan temasım olmadan hücredeyim. Harbiye'de kurduğum 4 cümle ile suçlanıyorum ve kurduğum cümle başına tam 22 gündür hücredeyim. Yasalar değişmedi. Değişen ne? Şaka kaldıramayan, eleştiri kaldıramayan kırılgan yöneticiler."

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik kullandığı "diktatör" ifadesinin hakaret değil, siyasi bir betimleme olduğunu savunan komedyen, "Bu coğrafyanın yüzlerce yıllık geleneği olan hicve açık olunmalıdır" dedi. İddianamedeki "oruç tutan canlı bombalar" ve "dalgıçlar (haşema)" şakalarının ise toplumsal gerginliklerin mizahi bir dille dışa vurumu olduğunu ekledi.

Adliyede yaşananları anlattı: "Zorla Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm"

Göktaş savunmasında, gözaltına alınma ve tutuklanma sürecindeki usulsüzlüklere de dikkat çekti. Yurt dışı tatilini kendi isteğiyle yarıda keserek Türkiye'ye döndüğünü belirten Göktaş, havalimanında ters kelepçeyle gözaltına alındığını söyledi. Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde yaşadığı ilginç bir anıyı da mahkeme salonunda paylaştı:

"Hâkimliğe çıkarılmayı beklerken bana üç kez 'Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye soruldu. Görüşmek istemediğimi net bir şekilde söylememe rağmen emrivakiyle adliye koridorunda kendisiyle görüştürüldüm. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Kılıçdaroğlu bana 'Niye döndün, imkanım olsa bir dakika durmam burada' demeyen tek kişiydi."

88 günlük belirsiz bekleyişin ardından özgürlüğüne kavuşan Deniz Göktaş'ın tahliye kararı, adliye koridorlarında ve sosyal medyada büyük bir sevinçle karşılandı.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Trabzon'da balıkçılar, tezgahlarında yerini alan palamudu tanesi 100 ile 125 lira arasında değişen fiyatlardan satışa sunuyor

 

28.09.2026 12:20:00
Anadolu Ajansı
 
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında
Trabzon'da palamut 100-125 lira arasında

Ortahisar ilçesindeki Moloz mevkisinde yer alan balıkçı tezgahlarında palamudun tanesi 100 ile 125 liradan satılırken, istavritin kilogramı 100, somon 200, çipura 500, levrek ise 600 liradan alıcı buluyor.

Balıkçı Ahmet Çoğalmış, AA muhabirine, vatandaşların bu sezon daha çok palamuda ilgi gösterdiğini söyledi.

Tezgahlardaki palamutların taze olduğunu belirten Çoğalmış, sıcak havanın balıkların görünümünü etkileyebildiğini ifade etti.

Çoğalmış, piyasadaki herkesin şu an taze balık sattığına dikkati çekerek, "Havalar sıcak gittiği için balıklar ezik gibi görünÜyor ama ezik değil. Havaların sıcaklığından dolayı biraz gevşek oluyor. Vatandaş bayat balık aldığını sanıyor ama öyle değil. Şu an piyasa herkes taze balık satıyor." diye konuştu.

Balıkçı Emin Avcı da bu sezon palamudun daha fazla, hamsinin ise daha az olmasını beklediklerini dile getirdi.

Hamsinin şu anda Marmara tarafından geldiğini aktaran Avcı, "Hamsi palamut gibi olmaz, az olur. Şu anda hamsi geliyor ama Marmara tarafından geliyor. Bizim yerli hamsi daha çıkmadı. Palamut olduğu zaman hamsi biraz daha az oluyor" dedi.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul'da etkili olan sağanak nedeniyle su basan Zincirlikuyu'daki alt geçit, araç trafiğine kapatıldı

28.09.2026 00:10:00
AA
 
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı
İstanbul'daki sağanak nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezinin (AKOM) uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde sağanak etkisini gösterdi.

Yağış nedeniyle caddelerde su birikintileri oluştu, sürücüler ve yayalar zor anlar yaşadı.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki alt geçidi su bastı. Alt geçidin araç trafiğine kapatılması nedeniyle bazı otobüsler seferlerini yapamadı.

Kağıthane'de de Güzeldere Caddesi'nde su birikintisi oluştu. Caddede ilerleyen araçlar güçlük çekti.

Beylikdüzü, Esenyurt ve Sultangazi'de de yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor.

 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.