logo
23 TEMMUZ 2026

Millet sahibiyle buluşuyor

27.07.2002 00:00:00
 
GENÇ KALEM / Emin ÜSTÜN

Seçim ufukta göründü, buna bağlı olarak seçim çalışmaları da başladı. Her parti kendince bir şeyler bulmuş ve halka, sütten çıkmış ak kaşık gibi görünmeye çalışıyor. Kimisi kendini yeni zannediyor. Kimileri de eski. Bunlar Türkiye'nin yaralarını en iyi kendilerinin saracaklarını iddia ediyorlar. Sanki yıllardır mecliste ceylan derilerinin üzerine oturup düğmeye basan bendim.

Madem bu kadar iyiydiniz, madem ki birçok projeniz vardı şimdiye kadar neredeydiniz. Yani bütün sözler vaatler meclise girene kadar mı? Girdikten sonra unutuluyor mu? Yoksa yapamıyor musunuz? Yoksa bir şey bilmiyor musunuz? Yoksa icazet aldığınız yerler mi izin vermiyor? Meclise girene kadar milletlesiniz, millettensiniz, iyisiniz, hoşsunuz, oraya girdikten sonra da en hafif tabirle boşsunuz.

Ama şunu da inkâr etmemek gerekiyor. Meclisin harıl harıl çalıştığı bir zaman dilimi de yok değil. Bu zaman dilimi genellikle gece yarılarına denk geliyor. Yel gibi bir teklif geliyor ve jet gibi geçiyor. Bir de bakıyorsunuz ki vekillerimiz kendi maaşlarına zam yapmışlar! Kamu çalışanlarına yapılacak zamma sıra gelince ekonomi enine boyuna masaya yatırılıyor. Ermiş'in biri çıkıp: "Efendim ekonomi bildiğiniz gibi dar bir boğazdan geçiyor. Kemerleri biraz daha sıkmamız gerekiyor" diyor ve sonunda sus payı açıklanıyor: "Milyonda 5."

Dikkat çekici bir husus da Avrupa Birliği meselesidir. Meclisteki bütün partilerin anlaşabildiği konu AB konusudur.

"AB'ye girmemiz şarttır", "Girmezsek büyüyemeyiz", "Batarız", "Kendimizi AB'den soyutlayamayız" şeklinde beyanlarda bulunmaktadırlar, tıpkı 1919'daki bazı aydınlar gibi... Basından takip ettiğim kadarıyla bu açıklamalardan anladığım şey şu: "Bütün partiler Avrupa Birliği'ne kesinlikle girme taraftarıdırlar." Meclisteki partileri de halk seçtiğine göre vatandaş "Avrupa Birliği"ne girmek istiyor; diye düşünenler olabilir. Bu şekilde düşünenlere hemen şunu hatırlatmak istiyorum. "21 Temmuz 2002 Pazar günü saat 16.00'da Ankara Tandoğan Meydanında, Bağımsız Türkiye Partisi'nin düzenlediği Avrupa Birliği'ne Karşı Bağımsız Türkiye Mitingi vardı. Bu mitingde meydanı dolduran Ankaralılar hep bir ağızdan AB'ye "Hayır" dediler.

Şimdi soruyorum oradaki insanlar Pluton (dünyaya en uzak gezegen) gezegeninden mi geldiler? Hayır. Atlantik ötesinden mi geldiler? Hayır. Yeraltından mı çıktılar? Hayır. Gökyüzünden mi indiler? Hayır (kısmen hayır çünkü oradaki insanların hepsi birer melekti gökyüzünden inenler olabilir.) Peki bunlar kimdi? Aziz Türk Milleti idi. Aziz Türk Milleti AB'ye hayır diyorsa, milletin iradesini temsil etmesi gereken meclistekiler kimin ve neyin iradesini temsil ediyorlar? Hangi cüretle AB'ye evet diyorlar? Yapmak istedikleri şey nedir? Bu demek oluyor ki meclis milletin iradesini temsil etmiyor. Milletin iradesini temsil etmeyen bu fosillerinde mecliste olmaması gerekiyor. Bir an önce istifa etmeleri gerekirken hâlâ daha debelenmeye devam ediyorlar. Selamun kavlen pes doğrusu pişkinliğin de böylesi...

Fakat bunların sonu gelmiştir. Kahraman Türk milleti gerçekleri görmüştür ve sonunda aradığı liderini bulmuştur: "Prof. Dr. Haydar Baş." Yani devletin başına "Baş" geliyor. 2 Kuvay-ı Milliye hareketinin mimarı, devletle milleti, askerle sivili kaynaştıran kişi, milli duruş sahibi, Anadolu'nun bağrından çıkan lider, şehit torunu, mert bir delikanlı "Prof. Dr. Haydar"la Bağımsız Türkiye Partisi tek başına iktidara yürüyor. 2 yılda Avrupa'yı, 3 yılda Amerika'yı geride bırakacak, 4. yılda ise Türkiye'yi dünyanın lideri konumuna getirecek, dosta güven düşmana korku salacak irade geliyor.

Mandacılar savuşsun.

Yaşasın! "Bağımsız Türkiye Partisi" geliyor...

Leyla Aydemir davasında gerekçeli karar

Ağrı'da kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin davada amca Yusuf Aydemir'e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Mahkeme, küçük Leyla'nın bir süre alıkonulduğu, öldürüldükten sonra ise dere kenarına bilinçli şekilde bırakıldığı kanaatine vardığını bildirdi

22.07.2026 19:20:00
İHA
 
Leyla Aydemir davasında gerekçeli karar
Leyla Aydemir davasında gerekçeli karar
Ağrı'da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin davada amca Yusuf Aydemir'e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Ağrı 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından hazırlanan gerekçeli kararda, 15 Haziran 2018'de Ramazan Bayramı dolayısıyla ailesiyle birlikte Bezirhane köyüne giden 3 yaşındaki Leyla Aydemir'in kaybolmasının ardından başlatılan arama çalışmalarına rağmen çocuğun 18 gün sonra köye yaklaşık 2 kilometre uzaklıktaki dere kenarında ölü bulunduğu hatırlatıldı.

Kararda, adli tıp raporlarında ölüm nedeninin kesin olarak belirlenemediği ancak Leyla'nın açlık veya susuzluktan ölmediği, uzun süre bakımsız kaldığını gösteren herhangi bir bulgunun da tespit edilemediği ifade edildi.

Kararda, yoğun arama faaliyetleri sırasında bulunamayan Leyla'nın, denetimlerin azalmasının ardından dere yatağında ortaya çıkmasının tesadüf olmadığı değerlendirildi.

Gerekçeli kararda, küçük kızın kaybolmadığı, rızası dışında belli bir süre alıkonulduğu, öldürüldükten sonra ise fail tarafından bulunma ihtimali yüksek bir noktaya bilinçli olarak bırakıldığı kanaatine yer verildi.

Mahkeme, olay tarihinde 3 yaşında olan Leyla'nın herhangi bir kişiyle husumet yaşamasının mümkün olmadığına işaret ederek, cinayetin anne ve babasıyla husumeti bulunan biri tarafından işlenmiş olabileceğini değerlendirdi.

Kararda ayrıca, Leyla'nın kaybolduğu tarihten cesedinin bulunduğu güne kadar geçen süreçte yakın akrabaların evlerinde arama yapılmadığı, çocuğun bu süre içinde köydeki akrabalardan birinin evinde saklanmış olabileceği kanaatine ulaşıldığı belirtildi.

Tanık anlatımları doğrultusunda suçun aile içinde işlendiğinin bilindiği, bu nedenle olay hakkında bilinçli şekilde konuşulmaktan kaçınıldığı değerlendirmesi de gerekçeli kararda yer aldı.

Mahkeme, Yusuf Aydemir'in kullandığı SIM karta bağlı mobil internetin 15 Haziran-2 Temmuz 2018 tarihleri arasında kapalı olduğunun, Leyla'nın cansız bedeninin bulunmasının ardından yeniden aktif hale getirildiğinin tespit edildiğini belirtti.

Sanığın, "telefonunu tamire verdiği ve bu nedenle internet kullanamadığı" yönündeki savunmasının ise dosyadaki görüntü kayıtlarıyla çeliştiği ifade edildi. Gerekçeli kararda, Yusuf Aydemir'in olay sonrasında akıllı telefon yerine tuşlu telefon kullanmaya başladığı ve bunun suçtan kurtulmaya yönelik bir davranış olduğu değerlendirmesine yer verildi.

Mahkeme, Yusuf Aydemir'in Leyla'yı ilk etapta yeri belirlenemeyen bir noktada sakladığını, kayıp olduğunun anlaşılmasının ardından ise evinde ve daha sonra serin bir bölümde gizlediğini değerlendirdi.

Kararda, sanığın yoğun arama çalışmaları nedeniyle zaman zaman aramalara katılmadığı, telefonunu kapatarak çocuğun bulunduğu yere gittiği, Leyla'nın bir süre sütle beslendiği, daha sonra ise adli tıp tarafından kesin zamanı belirlenemeyen bir tarihte öldürüldüğü kanaatine varıldığı aktarıldı.

Mahkeme, arama ve denetim faaliyetlerinin azalmasının ardından Yusuf Aydemir'in küçük kızın cansız bedenini traktörüyle köye yakın dere yatağına bıraktığını değerlendirdi.

Leyla Aydemir'in ölümüyle ilgili davada ilk yargılamada Yusuf Aydemir ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış, diğer sanıklar ise beraat etmişti. İstinaf mahkemesinin bozma kararının ardından yapılan yeniden yargılamada tüm sanıklar beraat etmiş, karar Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunarak bozulmuştu.

Yeniden görülen davada mahkeme, Yusuf Aydemir'i "çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise toplam 9 yıl hapis cezasına mahkum etti.

Tutuksuz yargılanan diğer sanıklar A.A, Y.A, B.D, H.D, M.A.A. ve M.A. hakkında ise suçların sabit olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildi.

Karadeniz’de Türk gemisine dron saldırısı

Karadeniz’de Novorossiysk açıklarında seyir halindeki Türk bayraklı “Mv Reyhan Sarı” kuru yük gemisi insansız hava aracı (İHA) saldırısına uğradı. Saldırıda 1 Türk mürettebat hayatını kaybederken, 2 personel yaralandı. Gemi hasara rağmen Samsun açıklarına ulaşmayı başardı

22.07.2026 18:10:00
Haber Merkezi
 
Karadeniz’de Türk gemisine dron saldırısı
Karadeniz’de Türk gemisine dron saldırısı
İstanbul liman kütüğüne kayıtlı, IMO numarası 9543342 olan "Mv Reyhan Sarı" gemisi, Rusya'nın Taman Limanı'ndan aldığı kömür yükünü Trabzon'a ulaştırmak üzere yola çıkmıştı. 22 Temmuz 2026 gecesi Karadeniz'de seyir halindeyken dron saldırısına maruz kaldı.

Şirket yetkilileri olayla ilgili yaptıkları açıklamada şu ifadelere yer verdi:

"Gemimiz Karadeniz'de seyrini sürdürdüğü sırada insansız hava aracı saldırısı neticesinde hasar almıştır. Hasara rağmen kendi imkanlarıyla seyrine devam ederek Samsun açıklarına güvenli şekilde ulaşmıştır. Saldırı sonucunda geminin haberleşme sistemleri zarar görmüştür. İlgili kamu kurumlarıyla koordinasyon neticesinde yaralı iki mürettebatımız helikopterlerle tahliye edilerek Samsun'daki hastanelere sevk edilmiştir. Mürettebatımızın güvenliği ve olayın tüm yönleriyle aydınlatılması önceliğimizdir."

Yaralılar Samsun'a tahliye edildi

Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanlığı'na ait helikopter, yaralıları gemiden alarak Samsun Çarşamba Havalimanı'na getirdi.

Ufuk Cihan Yılmaz, 112 hava ambulansıyla Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırıldı. Her iki bacağında açık yara tespit edildi.

Enes Torun (21) ise Samsun Şehir Hastanesi'ne sevk edildi. Basit kesileri olduğu öğrenildi. Yaralıların tedavi süreçleri yakından takip ediliyor.

Yaralı genç saldırı anlarını anlattı

Saldırıda yaralanan 21 yaşındaki Çorumlu Enes Torun, dehşet anlarını şöyle anlattı:

"Gece 01.30 sıralarında vardiyamdan kalkmıştım. Dron ile kamaramı vurdular. Beni enkaz altından çıkardılar. Revirdeyken ikinci patlama oldu. Güverteyi tamamen patlattılar. Orada ölü ve yaralılar oldu. Benim dışımda iki yaralı, bir ölü var."

Olayın seyri

Gemi makine dairesi ve güverte bölgesinde hasar aldı. Haberleşme sistemlerindeki arıza nedeniyle ilk saatlerde gemiyle kesintisiz iletişim kurulamadı. Mürettebatın durumuyla ilgili doğrulama çalışmaları halen devam ediyor. Şirket, ulusal ve uluslararası makamlar, sigortacılar ile tam koordinasyon halinde çalıştıklarını belirtti.

Kayseri'de feci kaza: 2 ölü, 9 yaralı

Kayseri'nin Bünyan ilçesinde 2 otomobilin çarpışması sonucu meydana gelen kazada 2 kişi hayatını kaybetti, 9 kişi de yaralandı

22.07.2026 15:41:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kayseri'de feci kaza: 2 ölü, 9 yaralı
Kayseri'de feci kaza: 2 ölü, 9 yaralı
Kayseri-Malatya karayolu Köprübaşı Mevkii'nde meydana gelen trafik kazasında, 34 CSH 456 plakalı otomobil ile 44 AHT 507 plakalı otomobil çarpıştı. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda ambulans, itfaiye ve polis ekipleri sevk edildi.

Yapılan incelemede kazada isimleri öğrenilemeyen 2 kişinin hayatını kaybettiği belirlenirken, 1'i ağır 9 kişi de yaralandı. Yaralılar ambulanslar ile hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Kazanın meydana geldiği yolda geniş güvenlik önlemi alan polis ekipleri de inceleme yaptı. Kazaya karışan araçlarda çekici ile kaldırıldı.

Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.

Basın meslek örgütleri, gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla gözaltına alınmasına tepki gösterdi

Basın meslek örgütleri, gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla gözaltına alınmasına tepki gösterdi

22.07.2026 14:50:00
Haber Merkezi
 
 Basın meslek örgütleri, gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla gözaltına alınmasına tepki gösterdi
 Basın meslek örgütleri, gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla gözaltına alınmasına tepki gösterdi
Basın meslek örgütleri, gazeteci Alican Uludağ'ın sosyal medya paylaşımı gerekçesiyle "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamalarıyla gözaltına alınmasına tepki gösterdi. Ankara Adliyesi önünde açıklama yapan gazeteciler, ev baskınıyla gözaltı uygulamasının kabul edilemez olduğunu belirterek, "Gazetecilik suç değildir. Alican Uludağ bir an önce serbest bırakılmalı" çağrısında bulundu.

Gazeteci Alican Uludağ, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle dün gözaltına alındı. Evinden gözaltına alınan Uludağ'a, "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" suçlamaları yöneltildi. Geceyi Ankara Emniyet Müdürlüğü Özel Güvenlik Şube Müdürlüğü'nde geçiren Uludağ'ın gün içinde adliyeye sevk edilmesi bekleniyor.

Ahbap soruşturması kapsamında Gökhan Özoğuz, Ece Üner, Fatih Portakal ve Feyza Altun gibi ünlü isimler bilgi sahibi olabilecekleri gerekçesiyle ifadeye çağrıldı

Rock yıldızı Gökhan Özoğuz, gazeteciler Ece Üner ve Fatih Portakal, hukukçu Feyza Altun ve program yapımcısı Öykü Serter'e ifade çağrısı yapıldı

22.07.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Ahbap soruşturması kapsamında Gökhan Özoğuz, Ece Üner, Fatih Portakal ve Feyza Altun gibi ünlü isimler bilgi sahibi olabilecekleri gerekçesiyle ifadeye çağrıldı
Ahbap soruşturması kapsamında Gökhan Özoğuz, Ece Üner, Fatih Portakal ve Feyza Altun gibi ünlü isimler bilgi sahibi olabilecekleri gerekçesiyle ifadeye çağrıldı
Ahbap soruşturması kapsamında bazı yeni isimler bilgi sahibi olabilecekleri gerekçesiyle ifadeye çağrıldı.

Rock yıldızı Gökhan Özoğuz, gazeteciler Ece Üner ve Fatih Portakal, hukukçu Feyza Altun ve program yapımcısı Öykü Serter'e ifade çağrısı yapıldı.

Soruşturma kapsamında şu ana kadar Haluk Levent ve Oğuzhan Uğur dahil 23 kişi tutuklandı.

Tutuklananlar arasında Ekrem İmamoğlu'na yakın avukat Ece Güner de yer alıyor.

Soruşturma, "Dernekler Kanunu'na muhalefet", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" ve "örgüt üyeliği" suçlamaları üzerinden yürütülüyor.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, 12 Temmuz'da konuyla ilgili yazılı açıklamasında, "Ahbap Derneği adına toplanan bağışların bazı şüphelilerin hesaplarına yüksek tutarlarda aktarıldığı" yönündeki iddialar üzerine başlatılan soruşturmanın "titizlikle" sürdüğünü belirtmişti.

Açıklamada, Ahbap Derneği tarafından 6 Şubat 2023 tarihli depremlerde toplanan bağışların, şüpheliler tarafından şahsi hesaplara aktarıldığı, bahis oynandığı, üçüncü kişilere aktarıldığı iddiaları yer alıyor.

Haluk Levent soruşturma sürecindeki savunmasında, "Kişisel borç-alacak ilişkilerimde Ahbap tamamen konu dışıdır" demişti.

Soruşturma kapsamında tutuklanan Oğuzhan Uğur da ifadesinde suçlamaları reddetti ve özel olarak Ahbap Derneğine bağış yatırılmasını istemediğini söyledi.

Avukat Ece Güner de emniyetteki ifadesinde, Ahbap'a son 5-6 yıldır bağış yaptığını fakat Haluk Levent'in avukatlığını ve danışmanlığını yapmadığını söyledi.

Güner, Levent'e bir milyon dolar borç verdiğini fakat sonrasında bu borcu geri almakta çok zorlandığını belirtti.

Kılıçdaroğlu'ndan yeni partiyle ilgili talimat iddiası: Hedef iktidar, ayrılanlarla ilgili olumsuz yorum yapmayacağız

CHP lideri Özgür Özel, dünkü grup toplantısında 34 yıllık partisinden ayrılarak yeni parti kuracağını açıkladı

22.07.2026 13:51:00
Haber Merkezi
 
Kılıçdaroğlu'ndan yeni partiyle ilgili talimat iddiası: Hedef iktidar, ayrılanlarla ilgili olumsuz yorum yapmayacağız
Kılıçdaroğlu'ndan yeni partiyle ilgili talimat iddiası: Hedef iktidar, ayrılanlarla ilgili olumsuz yorum yapmayacağız
CHP lideri Özgür Özel, dünkü grup toplantısında 34 yıllık partisinden ayrılarak yeni parti kuracağını açıkladı. Mutlak butlan kararı ardından CHP Genel Başkanı olarak atanan Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeni partiye ilişkin ilk talimatı verdiği iddia edildi. Kulislere yansıyan bilgilere göre; Kılıçdaroğlu, hedeflerinin iktidar olduğunu belirterek "Bundan sonra hedefimiz iktidardır. Muhalefete muhalefet etmeyeceğiz. İktidar yönelik eleştirilerimizi yapacağız. Ayrılanlara yönelik hiçbir olumsuz açıklama yapmayacağız" dedi.

Meclis'te çerçeve yasa turu sürüyor: Süreç başladıktan sonra Kurtulmuş'tan İyi Parti liderine ilk ziyaret

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yürütülen çerçeve yasa hazırlıklarını görüşmek üzere siyasi parti liderleriyle bir araya gelmeye devam ediyor

22.07.2026 13:45:00
Haber Merkezi
 
Meclis'te çerçeve yasa turu sürüyor: Süreç başladıktan sonra Kurtulmuş'tan İyi Parti liderine ilk ziyaret
Meclis'te çerçeve yasa turu sürüyor: Süreç başladıktan sonra Kurtulmuş'tan İyi Parti liderine ilk ziyaret
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı süreç kapsamında yürütülen çerçeve yasa hazırlıklarını görüşmek üzere siyasi parti liderleriyle bir araya gelmeye devam ediyor.

Süreç kapsamında çıkarılacak "çerçeve yasa" öncesi dün siyasi parti turuna çıkan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un bugün ikinci turdaki ilk ziyareti İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'na oldu. İki isim süreç başladığından beri ilk kez bir araya geldi.

Görüşme, saat 13.00'te başladı. Zira, sürece karşı çıkan Dervişoğlu ve partisi, süreç kapsamındaki komisyona da katılmamış ve Kurtulmuş'u sert dille eleştirmişti.

Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek

Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek
 

22.07.2026 13:27:00
AA
 
Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek
Bu yıl kaydını güncelleyen ve ön kayıt yaptıran 1 milyon 878 bin 46 kişinin katıldığı hac kuraları çekildi. Hacı adayları, sonuçları saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenebilecek
Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş ve hacı adaylarının katılımıyla Başkanlık Konferans Salonu'nda 2027 yılı hac kuraları çekildi.

Bilgisayar ortamında ve noter huzurunda gerçekleştirilen kura çekimine, bu yıl ilk kez ön kayıt yaptıran 252 bin 708, önceki yıllardan kaydı bulunup bu yıl kayıt yenileme işlemini gerçekleştiren 1 milyon 625 bin 338 olmak üzere toplam 1 milyon 878 bin 46 hacı adayı dahil oldu.

Kurayı salondan takip eden ve isimlerinin çıktığını gören hacı adayları ve yakınları, duygusal anlar yaşadı.

Kura sonuçları, saat 20.00'den itibaren e-Devlet'ten öğrenilebilecek.

Kurada kesin kayıt hakkı elde eden vatandaşlar, kayıt işlemlerini 30 Temmuz Perşembe günü saat 08.30'dan 18 Ağustos'a kadar e-Devlet'ten gerçekleştirebilecek.

"Hac, müstesna bir ibadet"
Hac kurası öncesi konuşan Diyanet İşleri Başkanı Safi Arpaguş, kura sonuçlarının hayırlara vesile olmasını diledi.

İslam'ın temel şartlarından biri olan hac ibadetinin, zaman ve mekan sınırı olan bir ibadet olduğuna işaret eden Arpaguş, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hac, insanın Rabbine verdiği sözünü tazelemesidir, ahdini yenilemesidir. Dünyanın geçici heveslerinden sıyrılarak bütün benliğiyle Allah'a yönelmesini ifade eder. İhrama bürünerek tüm dünyevi makam ve mevkileri geride bırakması, süfli arzulardan arınmasıdır. Arafat'ta mahşeri hatırlaması, tavaf ile hayatının merkezine yeniden Allah'ın rızasını yerleştirmesidir. Hac, aynı zamanda bir tevhit ve vahdet mektebidir. İslam kardeşliğinin ve ümmet olma bilincinin en güçlü şekilde yaşandığı büyük bir kardeşlik buluşmasıdır. Irkı, dili, rengi ve ülkesi farklı milyonlarca Müslüman, aynı inanç ve heyecanla Kabe-i Muazzama etrafında buluşmakta ve yüce Allah'ın huzurunda omuz omuza huşuyla kıyama durmaktadır."

Arpaguş, Diyanet İşleri Başkanlığı olarak her yıl büyük bir aşk ve heyecanla gerçekleşen bu büyük buluşmada, millete rehberlik etmenin onurunu yaşadıklarını belirterek, bu konuda Başkanlığın yarım asırlık büyük bir tecrübeye ve güçlü bir organizasyon kabiliyetine sahip olduğunu dile getirdi.

"Hac yolculuğu çalışmalarımızı müminin izzet ve şerefine vurgu yaparak sürdürüyoruz"
Rahman'ın misafiri olan her bir hacı adayını uhdelerinde bir emanet olarak gördüklerini, onlara hizmeti en büyük şeref kabul ettiklerini söyleyen Arpaguş, şöyle devam etti:

"Bizler, hac yolculuğuyla ilgili tüm çalışmalarımızı bu anlayışla sürdürüyoruz, müminin izzet ve şerefine vurgu yaparak. Ülkemizdeki hazırlık sürecinden kutsal topraklara intikale, oradaki iaşe temininden konaklama imkanlarına, irşat faaliyetlerinden sağlık hizmetlerine kadar her alanda büyük bir özveri ve titizlikle çalışıyoruz. Hacılarımızın bu büyük ibadeti en güzel şekilde eda edebilmeleri için bütün imkanlarımızla seferberlik halindeyiz."

Arpaguş, hac hizmetlerinde temel gayelerinin, vatandaşların bu mukaddes yolculuğunu güven ve huzur içerisinde, her anından azami istifade ederek, şuurlu ve verimli bir şekilde tamamlamalarını sağlamak olduğunu vurgulayarak, "Hac yolculuğu, önce gönüllerde başlar. Aslolan yüreğimizde hissettiğimiz duygu ve heyecanımızdır. Kurada adı çıkanların sevinci de bu umudu seneye taşıyanların hüznü de Allah katında çok kıymetli duygulardır. Çünkü yaptığımız ve yapacağımız bütün ibadetlerde önemli olan imanımız, niyetimiz ve samimiyetimizdir." dedi.

Gönüllerinin hac için başvuran her vatandaşı kutsal beldelere uğurlayabilmeyi istediğini ancak hac ibadetinin zaman ve mekan bakımından belirli sınırlara sahip bir ibadet olduğunu belirten Arpaguş, ibadetin gerçekleştirildiği mekanların kapasitesi sebebiyle bütün ülkeler için nüfuslarıyla orantılı bir kota uygulandığını ve bu kapsamda Türkiye'ye 84 bin 942 kişilik kontenjan hakkı verildiğini söyledi.

Ankara'da eğitim helikopteri düştü. Ekipler bölgeye sevk edildi

Ankara Sincan'da bir eğitim helikopteri düştü. Kazada iki kişinin yaralandığı öğrenilirken bölgeye çok sayıda yardım ekibi sevk edildi

22.07.2026 11:02:00
İHA
 
Ankara'da eğitim helikopteri düştü. Ekipler bölgeye sevk edildi
Ankara'da eğitim helikopteri düştü. Ekipler bölgeye sevk edildi
Ankara Sincan'da bir eğitim helikopteri düştü. Kazada iki kişinin yaralandığı öğrenilirken bölgeye çok sayıda yardım ekibi sevk edildi.

Sincan'ın Temelli ilçesinde bir eğitim helikopterinin düştüğü öğrenildi.

Kazada ilk belirlemelere göre can kaybı olmazken iki kişi yaralandı. 

Bölgeye çok sayıda sağlık ekipleri sevk edildi.

Tokat'ta 10 kişi KKKA hastalığı teşhisiyle tedavi görüyor

KKKA hastalığı teşhisi konulan 10 kişi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Hastanesi'nde tedavi ediliyor

 

22.07.2026 10:50:00
Anadolu Ajansı
 
Tokat'ta 10 kişi KKKA hastalığı teşhisiyle tedavi görüyor
Tokat'ta 10 kişi KKKA hastalığı teşhisiyle tedavi görüyor

Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı teşhisi konulan 10 kişi, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi (TOGÜ) Hastanesi'nde tedavi ediliyor.

Vücutlarına yapışan kene nedeniyle farklı zamanlarda rahatsızlanan 10 kişi, TOGÜ Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü'ne başvurdu.

KKKA hastalığı tanısıyla tedavi altına alınan hastaların genel sağlık durumunun iyiye gittiği belirtildi. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.