logo
28 EYLÜL 2026

Milli devletin önemi -2-

Günümüzde, kendini dünya kaynaklarının ve insan emeğinin tek sahibi olarak gören ABD’nin, tek süper güç olarak tüm dünya halkları tarafından şartsız ve kayıtsız kabulü gerekmektedir

05.06.2026 00:53:00
Haber Merkezi
 
Milli devletin önemi -2-
Milli devletin önemi -2-
"Günümüzde, kendini dünya kaynaklarının ve insan emeğinin tek sahibi olarak gören ABD'nin, tek süper güç olarak tüm dünya halkları tarafından şartsız ve kayıtsız kabulü gerekmektedir.

90'lı yılların başında ardı ardına yazılan ve özünde ABD'nin tek süper güç olarak uluslararası alandaki üstünlüğünü anlatan makalelerin yayımlanması, Birleşik Devletlerin söz konusu hakimiyetini dünya halklarının kabul etmesi içindir.

Önemli stratejik makalelerden ilki, Fukuyama'nın 1989'da yazdığı 'Tarihin Sonu' makalesidir.

Bu makalede Doğu Bloku'nda ve Doğu Avrupa'da görülen reform hareketleri, Batı kapitalizminin ve demokrasisinin bu bölgeleri de kuşatması ve aslında dünyada hakim olan tek sistem haline gelmesi anlamında bir zafer olarak anlatılmıştır. Kapitalizmin diğer sistemler üzerinde nihai üstünlüğü ilan edilmiştir.







Fukuyama'ya göre, sistemler dikkate alındığında, tüm dünyayı kuşattığı varsayılan Batı'nın ekonomik ve liberal sisteminin içinden bu teze alternatifler çıkabilir; ama dışından çıkıp da Batı sistemine bir alternatif olması mümkün değildir. 

Yani Tarihin Sonu Tezi'yle, tarih sahnesinde olaylar devam etse de, Batının dünyayı kuşattığı, bu teze herhangi bir alternatif sunulamayacak kadar dünya halklarının etki altına alınmış olduğu fikri işlenmektedir.

Fukuyama'nın bu çıkışını, 1993 yılında Samuel Huntington'un "Medeniyetler Çatışması" tezi ve makalesi takip etmiştir. Makalede bundan sonraki asıl çatışmaların din ve kültürler üzerinde olacağı ifade edilmiştir.

ABD'nin, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) ile 22 İslam ülkesi üzerinde başlattığı ve bizzat Başkan G.W.Bush tarafından Haçlı Seferi olarak ilan edilen dönem, bu makalenin hazırlandığı şartlarda başlatılmıştır.







Brzezinski'nin "Büyük Satranç Tahtası" kitabında ise ABD'nin dünya hakimiyeti için uygulaması gereken stratejilerden bahsedilmektedir. ABD'nin dış politikasına yön veren bu makalelerin yazarlarına bakıldığında görülecektir ki; yazarların hepsi, ya ABD yönetim çevresi ile yakın ilişkidedir, ya da yönetim kademesinden gelmişlerdir.

BOP örneğinde gördüğümüz gibi, ABD'nin, askeri güç kullanmaya ve psikolojik savaş taktikleriyle büyük bir aldatmacaya dayanan sistemi, bugün, devlet kademesince dile getirilmese de, global sermaye sahibi olan azınlığın dünya hakimiyetine giden yoludur. Ve dünya halkları tarafından kabul görmemektedir.

Kapitalist ve sosyalist sistemler, bugün için iflas etmişlerdir. Bu sistemlerdeki global kuralların farklı ülke halklarına zorla uygulatılmaya çalışılması, insan fıtratına aykırılığı nedeniyle günümüzde kabul görmemektedir.







Gelinen noktada milletler ve devletler, iflas eden kapitalizmin ve sosyalizmin yerine; milli değerlerine, kendi örfüne ve kendine dönük, toplumsal huzuru ve sosyal adaleti sağlayacak, bunun yanı sıra devletleri bağımsız kılacak bir kurtuluş reçetesi arar haldedir.

Bu bağlamda gerek Milli Ekonomi Modeli ve gerekse bunun uygulama alanı olacak Milli Devlet anlayışı, getirdiği kurallar, çözümler ve yeni yaklaşımlar ile Liberal–kapitalist sistemlerin tıkanıklıklarına mükemmel bir cevaptır.

Bu "milli duruş" ve cevap, ABD imzalı kimi makalelerde iddia edildiği gibi, liberal–kapitalist düşünce sistemi içinde kalmış bir görüş değil, Müslüman Türk dünyasının tezidir.

Bu model asla bir tepki değildir. Aksine dünyayı tekellerine almak isteyen ülkeler de büyük bir açmaz içindedir. Bu tez, Türk medeniyetinin bütün insanlığa hediyesidir. Dünyada sosyal adaleti tesis edecek, özgürlük, insan hakları gibi temel hakları yerli yerine oturtacak olan Milli Devlet Tezi, insanlığın geleceğe güvenle bakmasını sağlamaktadır.







Milli Devlet Tezi, dünyada ideolojik evrimin sonu olarak ifade edilen kapitalizmin, onun devlet yönetimindeki yansıması olan sözde demokrasinin ve onun ekonomi anlayışı olan serbest piyasa ekonomisinin, aslında insanlığın ideolojik olarak geldiği bir evrim olmadığının, bilakis kapitalizmin, bir avuç azınlığın dışında tüm dünya halklarının sömürülmesinin yeni dünya düzenindeki adı olduğunun ispatıdır. 

Milli Devlet anlayışı ve Milli Ekonomi Modeli, "milli" kavramıyla nitelenmiş olsa da, sadece içinden çıktığı Türk Milleti için değildir; bilakis, kapitalizmin kuşattığı tüm milletleri ve devletleri, söz konusu sömürgeci anlayıştan kurtaracak bir evrenselliktedir.

İçerdiği hayati çözümlerle uluslararası niteliktedir. Üstelik bu kurtuluş reçetesi, ABD örneğinde olduğu gibi, silah zoruyla değil, milletlerin kendi rızası ile kabul edecekleri bir sistemdir. Bu bağlamda Türk milletinin tarihten gelen misyonu, bu evrensel reçetenin pek çok ezilen devlet için örnek olmasını sağlayacaktır.







Devletin, sömürmek için değil, "millet için olduğu" anlayışını temel politika olarak kabul eden Sosyal Devlet, milletine hayatın tamamında yardımcı olmayı gaye edinmiştir.

Tıpkı "madenler milletin malıdır ve bunlar devlet–millet ortaklığıyla işletilmelidir" kuralımızda olduğu gibi; devlet, millete ait zenginlikleri yine milletin kullanmasına yardımcı olacaktır. Böylece Milli devletler sayesinde, ezilen halklardan değil, refah içinde yaşayan halklardan bahsedilecektir.







ABD eski Başkanı, 21. yüzyılın, Türkiye'nin rolünü nasıl tanımlayacağına bağlı olarak şekilleneceğini söylerken çok haklıdır. Türkiye, eğer Milli Devlet anlayışı ile rolünü belirlerse; tarihin sonu olarak ifade edilen yeni dünya düzenine son verecektir.

Çünkü Milli Devlet ve Milli Ekonomi tezleri, yeni dünya düzeninin gerek devlet anlayışını ve gerekse ekonomi sistemlerini çöpe atmaktadır. Milli Devlet tezi, tarihin sonu kavramının yerine, ulusların barışı kavramını getirmektedir… Dünya kavgayı değil huzuru, sömürüyü değil adaleti beklemektedir." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?

Şanlıurfa merkezli meydana gelen 5.4 (Kandilli'ye göre 5.8) büyüklüğündeki deprem, Güneydoğu genelinde büyük paniğe yol açtı. Depremin ardından Ramazan Demirtaş, Naci Görür ve Osman Bektaş gibi önde gelen yer bilimciler bölgenin fay mekanizması, 6 Şubat depremlerinin etkisi ve ortaya atılan "büyük deprem" iddiaları hakkında peş peşe kritik açıklamalarda bulundu

24.09.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan ve yerin 7.39 kilometre derinliğinde kaydedilen 5.4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerden de yoğun şekilde hissedildi.

Vatandaşları sokaklara döken sarsıntı sonrası Şanlıurfa Valiliği herhangi bir can kaybı ya da ağır yıkımın yaşanmadığını açıklasa da, gözler yer bilimcilerin teknik analizlerine çevrildi.

Depremin hemen ardından sosyal medya ve canlı yayınlarda değerlendirme yapan uzmanlar, sarsıntının nedeni ve bölgedeki riskler konusunda önemli noktalara parmak bastı.






Dr. Ramazan Demirtaş: "Büyük deprem potansiyeli iddiaları felaket tellallığıdır"

Sarsıntı mekanizmasını analiz eden Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, resmî Dr. Ramazan Demirtaş  yaptığı açıklamada panik havası yaratmaya çalışan isimleri hedef aldı.

Depremin, haritalarda 15 kilometre uzunluğunda çok parçalı bir yapı olarak görünen Bozova Fayı'nın yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldiğini belirten Demirtaş, basında yer alan "Bozova Fayı 7 büyüklüğünde deprem üretebilir" iddialarına sert tepki gösterdi.

Demirtaş, "Her deprem sonrası olduğu gibi felaket tellalları görsel ve yazılı basında boy göstermeye başladı. Haydi o zaman söyleyin, bu fay üzerinde en son 7 büyüklüğündeki deprem ne zaman olmuş?" diyerek iddiaların bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.

Ayrıca Kandilli'nin 5.8, AFAD'ın 5.4 olarak duyurduğu sarsıntıda, esas alınması gereken gerçek büyüklüğün 5.4 olduğunu ifade etti.






Prof. Dr. Naci Görür: "Daha önce uyardım, Arap levhası enerji biriktiriyor"

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise sarsıntının sürpriz olmadığını ve bu bölgedeki hareketliliği daha önceden öngördüğünü dile getirdi. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine atıfta bulunan Görür, ana kırılmaların bölgedeki dengeyi değiştirdiğini belirtti.

Görür, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Buralarda daha önce deprem olacağını söylemiştim. Sebebi, Şubat 2023 depremleri ve Doğu Anadolu Fayı'nın (DAF) kırılmasıdır. Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası (levha kenarı) şu an yoğun şekilde enerji biriktiriyor. Bölge, DAF'a ve Bozova fayı hattına çok yakın. Tüm bölge halkına geçmiş olsun."






Prof. Dr. Osman Bektaş: "6 Şubat'ın stres yükü bu bölgeye etki etti"

CNN Türk canlı yayınına katılan yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş da depremin tektonik kökenlerine dikkat çekerek Arap levhasının kuzeye doğru hareketinin sürdüğünü hatırlattı.

Orta büyüklükteki bu depremin doğrudan yıkıcı ve devasa bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirten Bektaş, "Maraş depremlerinden sonra Doğu Anadolu'nun güneydoğu bölgesinde stres yükü arttı. Faylar bu stresten ciddi şekilde etkilendi. Diyarbakır ve Şanlıurfa bu enerjiden etkilenecek ana yerler arasındaydı. Biz özellikle Bitlis bindirmesi olarak bilinen o kuşaktaki fay hatlarından endişeliyiz. 150-200 kilometrekarelik geniş bir alanda risk durumu maalesef devam ediyor" şeklinde konuştu.






Bölgede hasar yok, artçılar izleniyor

Bilim insanları sarsıntının sığ derinlikte (yaklaşık 5-7 km) gerçekleşmesi nedeniyle yüzeyde çok güçlü hissedildiğini, ancak kerpiç ya da mühendislik hizmeti almamış çok zayıf yapılar haricinde bölgede yapısal bir yıkım beklenmediğini ifade ediyor.

Şanlıurfa ve çevresinde küçük çaplı artçı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceği belirtilirken, vatandaşların resmî kurumlar haricindeki spekülatif açıklamalara itibar etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı

Uşak'ın Banaz ilçesinde alkol yüklü tırın bariyere çarpıp devrilmesi sonucu sürücü yaralanırken, tır alev aldı

22.09.2026 13:34:00
İHA
 
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Uşak'ta bariyere çarpan alkol yüklü tır alev aldı
Kaza, Afyonkarahisar-Uşak kara yolu Hamam Boğazı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, E.T. (34) idaresindeki 33 BFP 866 plakalı tır, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu önce bariyere çarptı, ardından devrildi.






Devrilen tır alev alırken, ihbar üzerine bölgeye 112 Acil Sağlık, polis, jandarma, itfaiye ve Banaz Orman İşletme Müdürlüğü'ne bağlı arazöz sevk edildi. Devrilme sonucu yaralanan sürücü, 112 Acil Sağlık ekiplerince Banaz Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.






Kısa sürede büyüyen yangın tırın tamamını sararken, alevler yol kenarındaki otluk ve ağaçlık alana da sıçradı. Ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürüldü.








Yangın nedeniyle Afyonkarahisar-Uşak ve Uşak-Afyonkarahisar istikametleri trafiğe kapatıldı. Tırın kaldırılması ve yol temizleme çalışmalarının ardından her iki istikamet yeniden ulaşıma açıldı.

Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu

Ankara'nın Yenimahalle ilçesinde bulunan bir apartman dairesinde 3 erkek cesedi bulundu

22.09.2026 04:46:00
İHA
 
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Ankara'da bir dairede 3 kişi ölü olarak bulundu
Olay, Yenimahalle ilçesi Anadolu Mahallesi 500. Sokak'taki bir apartman dairesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 3 kişinin hareketsiz halde yattığını gören çevredeki vatandaşlar, durumu sağlık ve polis ekiplerine bildirdi.






İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerin tarafından yapılan incelemede dairedeki kişilerin hayatını kaybettiği belirlendi. Yapılan araştırma sonucu, cesetlerin Mehmet Büyükırmak, Mehmet Emre Çallı ve Enes Çallı'ya ait olduğu ve üzerlerinde kurşun ve bıçak yarası olduğu tespit edildi.









Cesetler Adli Tıp Kurumu morguna götürülürken, polis ekipleri olayın faili ya da faillerinin yakalanması için çalışma başlattı.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.