logo
11 TEMMUZ 2026

Milli Devleti’n temel karakteristikleri -3-

Milli Ekonomi Modeli’nde geniş olarak izahını yaptığımız gibi, devletin gelir kaynakları sadece halktan alınan vergiler değildir

11.07.2026 00:36:00
Haber Merkezi
 
Milli Devleti’n temel karakteristikleri -3-
Milli Devleti’n temel karakteristikleri -3-
Milli Ekonomi Modeli'nde geniş olarak izahını yaptığımız gibi, devletin gelir kaynakları sadece halktan alınan vergiler değildir.

Diğer sistemler, gerek kaynakların kıt olduğu yanlışından yola çıktıkları ve gerekse tek gelir kaynağı olarak vergileri kabul ettikleri için, sahip oldukları kaynakların ya farkına varmamış yada global odaklara devretmişlerdir.

Geride ise, hakları gasp edilmiş ve mutsuz bir çoğunluk kalmıştır. Bu devlet anlayışında devlet, vergi toplayarak yalnızca "alan el"dir.







Milli Devlet'te ise devlet, "alan el" değil, aldığından fazlasını "veren el"dir. "Baba devlet" anlayışını hayata geçirecek olan Sosyal Devlet/ Milli Devlet'te, insan ihtiyaçlarının karşılanmasında kaynakların sınırsız olduğu gerçeği ispatlandığı gibi, devletin tek gelir kaynağı olarak da vergiler görülmemektedir.

Devletin, üretimin karşılığı olan parayı basma hakkı olarak senyoraj gelirleri; değeri 3 katrilyon dolar olarak tespit edilen yeraltı kaynaklarımızın devlet–millet ortaklığı ile işletilmesinden elde edilecek gelir ve bunların yanında büyüyen ekonomilerden elde edilen artan vergiler devletlerin gelir kaynaklarıdır.

Aynı zamanda bütçe giderlerinde faiz ödemesi diye bir kalemin olmayacak olması hem devletleri bağımlı olmaktan kurtaracak hem de büyük bir kamburdan kurtardığı için adeta büyük bir kaynak daha elde etmiş olacaklardır.







Anlattığımız özellikleri toparlarsak, Milli Devlet'in tanımı şöyle yapılabilir: Tam bağımsızlık esasına dayalı, "kurumlar insan içindir" gerçeğinden hareketle millet egemenliğini ilke edinmiş, millete hizmeti gaye bilen, bireylerinin haklarını korumak ve hürriyetlerini temin etmek amacıyla yaptırım gücüne sahip bir tüzel kişiliktir.

Milli Ekonomi Modeli'nin toplum hayatına bir yansıması olan Sosyal Devlet/Milli Devlet modelimizde devlet, "baba rolü" üstlenmelidir. Özetlersek;







1– Devlet, halkın tamamını kucaklayan bir misyona sahip olmalı, baba sıfatını ifa etmelidir,

2– Toplumun her kesiminin önünü açmalı, imkan sunmalıdır,

3– Devlet, bağımsızlıktan doğan en tabii haklarından olan senyoraj hakkını kullanarak ülke içinde yeterli miktarda para bulunmasına imkan sağlamalıdır,

4– Devlet gereğinde piyasalara müdahale ederek hakem rolü üstlenmeli, piyasaların küresel güçlerin eline geçmesini engellemelidir,

5– İsteyen herkese proje mukabili faizsiz kredi vermeli ve bu şekilde paranın tekelleşmesinin önüne geçilmelidir,

6– Bu maksada yönelik olarak emisyon hacmi genişletilmeli, proje karşılığı üretim teşvik edilmelidir,

7– Devlet, millete ait olan yeraltı ve yerüstü kaynaklarını milletin kullanımına açmalıdır,

8– Devlet yatırım ve üretim için gerekli finansmanı, sıfır faizle kendi vatandaşına sağlamalıdır,

9– Devlet kendi üreticisine pazar sağlamalıdır, dış rekabete karşı korumalıdır,

10– Devlet, sanayiyi desteklemelidir,

11– Devlet, ileri teknoloji ve yüksek sermaye gerektiren sahalarda ve stratejik alanlarda üretici olarak piyasalara girmelidir,

12– Kâr amacı gütmeyen altyapı yatırımlarını devlet sağlamalıdır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Aksaray'da feci kaza: 3 ölü

Sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil şarampole takla atarken kazada 3 kişi yaşamını yitirdi

10.07.2026 14:38:00
İhlas Haber Ajansı
 
Aksaray'da feci kaza: 3 ölü
Aksaray'da feci kaza: 3 ölü
Aksaray'da sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybettiği otomobil şarampole takla atarken kazada 3 kişi öldü, 1 kişi de ağır yaralandı.






Kaza sabah saat 07.45 sıralarında Aksaray - Konya kara yolu Yenikent beldesi kavşağı yakınlarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Konya'dan Aksaray istikametine seyreden Adem Gündüz (55) idaresindeki 50 AEG 167 plakalı otomobil, sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu kontrolden çıkarak şarampole takla attı. Kazayı gören diğer sürücüler durumu hemen 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine gelen ekipler yaralılara müdahale ederken, araçta yolcu olarak bulunan anne Çiğdem Gündüz (52) ve oğlu Emircan Gündüz'ün (25) olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Ağır yaralanan araç sürücüsü Adem Gündüz ile araçta bulunan diğer oğlu Bedirhan Gündüz (18) ise ambulanslarla Aksaray Eğitim ve Araştırma Hastanesi Acil Servisi'ne kaldırıldı.

Burada tedavi altına alınan yaralılardan baba Adem Gündüz de yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından anne ve oğlun cenazeleri otopsi yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı.

Kazayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldı.

Medyanın toplumsal huzuru sağlamadaki sorumluluğu

"Tık odaklı" haberciliğin ve sosyal medya algoritmalarının yarattığı yankı odaları, toplumsal fay hatlarını derinleştirirken; Barışçıl İletişim kavramı, yapay kutuplaşmalara karşı en güçlü panzehir olarak yeniden masaya yatırılıyor

05.07.2026 00:43:00
Abdülkadir Gündoğdu
 
Medyanın toplumsal huzuru sağlamadaki sorumluluğu
Medyanın toplumsal huzuru sağlamadaki sorumluluğu
Dijitalleşmenin zirve yaptığı, dezenformasyonun ve nefret söyleminin saniyeler içinde milyonlara ulaştığı 2026 dünyasında, medyanın toplumsal huzuru korumadaki rolü hayati bir kırılma noktasında. İletişim bilimciler ve sosyologlar, medyanın yalnızca bir "bilgi aktarıcısı" olmadığını, kullandığı dil ve kurguladığı çerçeveyle toplumsal barışı inşa etme ya da tamamen dinamitleme gücüne sahip olduğunu vurguluyor.

"Tık odaklı" haberciliğin ve sosyal medya algoritmalarının yarattığı yankı odaları, toplumsal fay hatlarını derinleştirirken; Barışçıl İletişim kavramı, yapay kutuplaşmalara karşı en güçlü panzehir olarak yeniden masaya yatırılıyor.







1. "Savaş Haberciliğinden "Barışçıl İletişim"e Geçiş

Geleneksel ve dijital medya, doğası gereği genellikle çatışmayı, dramı ve sansasyonel olayları ön plana çıkarma eğilimindedir. Ancak bu durum, toplumda "kronik bir güvensizlik ve düşmanlık" algısı yaratıyor.

Barışçıl iletişim yaklaşımı, medyanın şu temel sorumlulukları üstlenmesini zorunlu kılıyor:

Çatışmayı Değil, Çözümü Çerçevelemek: Olayları sadece "kazananlar ve kaybedenler" veya "biz ve onlar" ikilemiyle vermek yerine, tarafların altındaki temel ihtiyaçları ve ortak zeminleri görünür kılmak.

Şiddeti Sıradanlaştırmamak: Şiddet görsellerinin ve dilinin dramatikleştirilerek sunulması, toplumda empati duygusunu köreltirken, suça ve nefret söylemine karşı duyarsızlaşmaya yol açıyor.







2. Sosyal Medya Algoritmaları ve Toplumsal Kırılganlık

2026 yılı itibarıyla bireylerin haber tüketim alışkanlıkları büyük oranda yapay zekâ tabanlı algoritmalara bağımlı hale geldi. Bu algoritmalar, kullanıcıların öfke, korku ve nefret gibi ekstrem duygularını tetikleyen içerikleri daha fazla öne çıkarıyor.







Doğrulama (Fact-Checking) Sorumluluğu: Geleneksel gazeteciliğin kurumsal refleksleri, sosyal medyanın hız yarışı karşısında aşınıyor. Medya kuruluşlarının, toplumsal infial yaratma potansiyeli yüksek haberlerde "hız" yerine "doğruluk ve sağduyu" ilkelerini işletmesi toplumsal huzurun ilk kalkanıdır.






3. Dilin Gücü: Kelimeler Silaha Dönüşebilir

Kullanılan tek bir sıfat, haber başlığındaki manipülatif bir vurgu, mikro düzeyde komşuluk ilişkilerinden makro düzeyde etnik ve dini grupların bir arada yaşama kültürüne kadar her şeyi etkileyebilir. Medya; göçmenler, dezavantajlı gruplar veya siyasi fikri farklı olan kesimler hakkında haber yaparken "ötekileştirici" ve "kriminalize edici" dilden kaçınmakla yükümlüdür.







Gazetecilik Etiğinde Yeni Yol Haritası

Barışçıl iletişim, gerçekleri gizlemek ya da pembe bir tablo çizmek demek değildir. Aksine; gerçeği tüm boyutlarıyla, önyargılardan arındırarak ve toplumsal maliyetini hesaba katarak sunmaktır. Medyanın toplumsal huzurdaki sorumluluğu, olayların sadece "yangınını" göstermek değil, o yangının nasıl söndürülebileceğine dair yapıcı kamusal tartışmalara alan açmaktır.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.