logo
10 TEMMUZ 2026

BTP Kütahya İl Teşkilatı’ndan Gazeteci Nuri Çevirgen’e anlamlı ziyaret

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Kütahya İl Başkanlığı yönetimi, bir süredir Yoncalı Fizik Tedavi Hastanesi'nde tedavi gören Kütahya basınının duayen ismi Nuri Çevirgen'e geçmiş olsun ziyaretinde bulundu

10.07.2026 19:00:00 / Güncelleme: 10.07.2026 19:03:16
Hasan Gündoğdu
 
BTP Kütahya İl Teşkilatı’ndan Gazeteci Nuri Çevirgen’e anlamlı ziyaret
BTP Kütahya İl Teşkilatı’ndan Gazeteci Nuri Çevirgen’e anlamlı ziyaret
Kütahya yerel basın camiasının önemli isimlerinden olan Nuri Çevirgen'i tedavi gördüğü hastanede ziyaret eden BTP heyeti, Çevirgen'in sağlık durumu hakkında bilgi alarak kendisine acil şifa dileklerini iletti.
 
Duygulu Anlar ve İstişare Bir Aradaydı
 
Ziyaret sırasında oldukça duygulu anlar yaşanırken, BTP Kütahya İl yöneticileri, Çevirgen ile gündeme dair konuları değerlendirme fırsatı buldu. Samimi bir atmosferde gerçekleşen sohbette; Kütahya'nın güncel sorunları masaya yatırıldı, bu sorunlara yönelik çözüm önerileri ve BTP'nin projeleri hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.

 
Genel Başkan Hüseyin Baş'ın Mesajları Paylaşıldı
 
Ziyarette ayrıca BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş'ın Kütahya'ya ve Kütahya basınına yönelik yaklaşımı, partinin vizyonu ve Türkiye'nin kalkınma hedefleri üzerine bilgilendirmelerde bulunuldu. Kütahya basınının toplum üzerindeki yapıcı gücüne dikkat çeken heyet, duayen gazeteci Nuri Çevirgen'e mesleki birikimleri için teşekkürlerini sundu.
 
Ziyaret, karşılıklı iyi niyet temennileri ve en kısa sürede sağlığına kavuşması dilekleriyle sona erdi.

Silifke Belediyesine yönelik soruşturmada tutuklu sayısı 10'a yükseldi

Mersin'in Silifke ilçesinde belediyeye yönelik rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suç örgütü iddialarıyla ilgili soruşturma kapsamında; daha önce serbest kalan bir belediye başkan yardımcısıyla birlikte 2 kişi tutuklandı. Soruşturmada tutuklu sayısı 10'a yükseldi

10.07.2026 19:36:00
İHA
 
Silifke Belediyesine yönelik soruşturmada tutuklu sayısı 10'a yükseldi
Silifke Belediyesine yönelik soruşturmada tutuklu sayısı 10'a yükseldi
Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Silifke Belediyesinde görev yapan bazı kamu görevlileri ile belediye ile iş yapan yüklenicilerin rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, örgüte üye olma, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma ve görevi kötüye kullanma suçlarını işledikleri iddiaları üzerine çalışma başlatıldı.

Soruşturma çerçevesinde alınan ihbarlar doğrultusunda MASAK raporları, banka hareketleri, HTS ve PTS kayıtları ile iletişimin denetlenmesi tedbirleri kapsamında elde edilen deliller incelendi. Ayrıca bazı şüphelilerin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak amacıyla verdikleri ifadelerde, belediye ile iş yapan yüklenicilerden hak ediş ödemeleri karşılığında çeşitli menfaatler talep edildiği, bazı kişi ve görevlilere para teslim edildiği, doğrudan temin yöntemiyle yapılan bazı alımlarda usulsüzlükler gerçekleştirildiği ve belediye bağlantılı organizasyonlarda muvazaalı işlemler yapıldığı yönünde beyanlarda bulunduğu belirtildi.

Başsavcılık açıklamasında, etkin pişmanlık kapsamında verilen ifadelerde yer alan çok sayıda hususun HTS ve PTS kayıtları, banka hareketleri, MASAK raporları ve diğer maddi delillerle desteklendiğinin tespit edildiği kaydedildi. Soruşturma kapsamında 19 Haziran'da Silifke'de eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şüphelilerin ikametleri, araçları, iş yerleri, Silifke Belediyesi binası ile Silifke Belediyespor Kulübü binasında yapılan aramalarda çok sayıda cep telefonu, bilgisayar, hard disk ve dijital materyal, ihale ve imar işlemlerine ilişkin evraklar, kullanıma hazır firma kaşeleri, kaşelenmiş ve mühürlenmiş teklif mektupları ile teklif zarfları ve yüklü miktarda döviz ele geçirildi.


Daha önce başkan ile birlikte 8 kişi tutuklanmıştı



Soruşturma kapsamında toplam 19 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Şüphelilerden 9'u tutuklama, 10'u ise adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Hakimlik tarafından yapılan değerlendirme sonucunda Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut, Silifke Belediyespor Kulübü Başkanı Sait O., Belediye Başkan Yardımcısı Ezgi E. D., Özel Kalem Müdürü Ersin S., Ayniyat Müdürü Erdoğan G., festival organizasyon yüklenicisi Erman F.K., Şerife Y. ve Osman Y.'nin de aralarında bulunduğu 8 şüpheli tutuklandı. Diğer şüpheliler hakkında ise adli kontrol kararı verildi.


Operasyonda yeni gelişme: Başkan yardımcısıyla birlikte 2 şüpheli tutuklandı



Operasyonda bugün yeni bir gelişme yaşandı. Daha önce adli kontrol şartı ile serbest kalan Silifke Belediye Başkan Yardımcısı Ş.S.D. ile belediye sporda görev alan V.T. tekrar gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Ş.S.D. ile V.T. çıkarıldıkları nöbetçi mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Operasyonla ilgili soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Erdoğan: ‘Milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz’

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Yenilevent Kampüsü'nde düzenlenen kurmay subaylar mezuniyet töreninde önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin içinde bulunduğu zorlu coğrafyada güçlü olmaktan başka şansı olmadığını vurgulayan Erdoğan, "Türkiye’nin güvenliğini kimseye emanet edemez, milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz" mesajını verdi

10.07.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Erdoğan: ‘Milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz’
Erdoğan: ‘Milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz’
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Milli Savunma Üniversitesi Yenilevent Kampüsü'nde düzenlenen 16'ncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile Kuvvet Harp Enstitüleri 8'inci Dönem Komuta ve Kurmay Eğitimi Mezuniyet Töreni'ne katılarak önemli açıklamalarda bulundu. Küresel güvenlik mimarisinin köklü bir değişimden geçtiğini belirten Erdoğan, savunma sanayisindeki başarılara ve milli duruşun önemine dikkat çekti.

"Kendi gücümüz dışında kimseye umut bağlamadık"

Erdoğan, konuşmasında Türkiye'nin istiklal ve istikbal mücadelesini her zaman kendi bileğinin gücüyle verdiğini ifade etti. İçinde bulunulan coğrafyada dik durabilmek için askeri ve stratejik gücün şart olduğunu söyleyen Erdoğan, "Hangi teşkilata üye olursak olalım, bu zorlu coğrafyada alnımız ak, başımız dik bir şekilde yaşamak için güçlü olmak zorundayız" dedi. Uluslararası ittifaklarda güçlü varlık gösterildiğini ancak Türkiye'nin güvenliğinin asla başkalarının insafına bırakılamayacağını vurguladı.

Savunma sanayisinde yüzde 82 yerlilik ve ihracat rekoru

Savaş konseptinin yapay zeka, siber saldırılar, insansız hava (İHA) ve deniz araçları (İDA) ile radikal bir dönüşüm geçirdiğini belirten Erdoğan, Türkiye'nin bu yeni döneme en hızlı adapte olan ülkelerden biri olduğunu ifade etti.

Cumhurbaşkanı, savunma sanayisinde yüzde 82 yeterlilik oranına ulaşıldığını, son 12 ayda savunma ve havacılık ürünleri ihracatında 11 milyar dolar ile yeni bir rekor kırıldığını ve 4 binden fazla firma ile sektörde faaliyet gösteren yerli teknoloji firmaları sayesinde ordunun en modern sistemlerle donatıldığını belirtti.

"Terörsüz Türkiye ile yeni bir hikaye yazacağız"

Terörle mücadeledeki kararlılığın devam edeceğini altını çizen Erdoğan, Irak ve Suriye operasyonlarının güvenlik paradigmasında yeni bir dönem başlattığını belirtti. İç kalenin sağlam tutulması gerektiğine dikkat çeken Erdoğan, "Ülkemizi yarım asırlık terör kamburundan kurtarmak amacıyla yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla, inşallah içeride ve dışarıda yeni bir hikaye yazmaya başlayacağız" ifadelerini kullandı.

Kuruluşunun 10. yıl dönümüne yaklaşan Milli Savunma Üniversitesi'nin küresel ölçekte en seçkin eğitim kurumlarından biri haline geldiğini söyleyen Erdoğan, okulun eğitim kalitesini övdü. Bu dönem 125'i dost ve kardeş ülkelerden gelen misafir askeri personel olmak üzere toplam 301 subayın mezuniyet heyecanı yaşadığını belirtti.

Tören, dereceye giren kurmay subaylara diplomalarının Cumhurbaşkanı Erdoğan ve komuta kademesi tarafından takdim edilmesiyle son buldu.

Ekrem İmamoğlu: ‘Benimle yarışmaktan korkuyor’

İBB Davası’nın 64. duruşmasında savunma süresinin kısıtlanmasına itiraz ettiği için salondan çıkarılan Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından yaptığı açıklamada, "Benimle yarışmaktan korkuyor. Sesimden, sözümden, görüntümden, ismimden korkuyor" diyerek tepki gösterdi

10.07.2026 18:20:00
Haber Merkezi
 
Ekrem İmamoğlu: ‘Benimle yarışmaktan korkuyor’
Ekrem İmamoğlu: ‘Benimle yarışmaktan korkuyor’
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı İBB Davası'nın 64. gününde mahkeme salonunda tansiyon yükseldi. Savunma yapması beklenen İmamoğlu, kendisine tanınan sürenin yetersiz olduğunu belirterek mahkeme heyetine itiraz etti.

Yaşanan sert diyalogların ardından İmamoğlu'nun salondan çıkarılması, siyaset gündemine bomba gibi düştü. Olayın ardından İmamoğlu adına açılan Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabından çok sert bir açıklama yayımlandı.

Mahkeme salonunda süre gerginliği

Duruşmanın başlangıcında Mahkeme Başkanı, Ekrem İmamoğlu'nun savunmasının alınacağını kararlaştırdı. Ancak İmamoğlu'na savunmasını tamamlaması için kısıtlı bir süre tanındı. Bu duruma sert tepki gösteren İmamoğlu, davanın büyüklüğüne ve suçlamaların ağırlığına dikkat çekerek sürenin yetersiz olduğunu vurguladı.

İmamoğlu, mahkeme heyetine yönelik itirazında, "Asrın iftirasının yüklü olduğu iddianameye karşı 6-7 saat savunma yapmam yetersizdir" ifadelerini kullandı. Savunma hakkının kısıtlandığını belirten İmamoğlu ile Mahkeme Başkanı arasında sözlü tartışma yaşandı. Diyalogların ardından Mahkeme Başkanı, duruşma düzenini bozduğu gerekçesiyle İmamoğlu'nun salondan çıkarılmasına karar verdi.

"Benimle yarışmaktan korkuyor"

Mahkeme salonunda yaşanan bu krizin ardından Ekrem İmamoğlu adına faaliyet gösteren Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi sosyal medya hesabı üzerinden yazılı bir açıklama paylaşıldı. Karara ve engellemelere çok sert tepki gösterilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Benimle yarışmaktan korkuyor. Sesimden, sözümden, görüntümden, ismimden korkuyor. O yüzden sesim yasak, görüntüm yasak, fotoğrafım yasak, X hesabım yasak, mahkemeye gelmem yasak, savunma yapmam yasak."

Siyasi kulisleri hareketlendiren bu gelişme sonrası, İmamoğlu'nun avukatlarının ve parti kurmaylarının davadaki adil yargılanma ihlallerine karşı nasıl bir yol haritası izleyeceği merak konusu oldu. Davanın bir sonraki duruşmasının tarihi ve savunma hakkına ilişkin tartışmaların önümüzdeki günlerde de gündemi meşgul etmesi bekleniyor.

Kuantum ve yapay zekada devrim

Yapay zeka modellerini süper bilgisayarlarla birleştiren hibrit kuantum çağının ilk somut adımı atıldı. Kararsız kübitler artık kendi hatalarını gerçek zamanlı olarak düzeltebiliyor

10.07.2026 17:00:00
Eyüp Kabil
 
Kuantum ve yapay zekada devrim
Kuantum ve yapay zekada devrim
Teknoloji dünyasının iki dev gücü yapay zeka ve kuantum bilgisayarlar, Microsoft'un geliştirdiği "Majorana 1" çipiyle resmi olarak birleşti. Klasik bilgisayarların milyarlarca yılda çözemeyeceği karmaşık moleküler yapıları saniyeler içinde simüle edebilen bu yeni mimari, özellikle ilaç keşfi ve malzeme biliminde devrim yaratmaya hazırlanıyor. Yapay zekanın veri örüntülerini yakalama yeteneği, kuantum çiplerinin atom altı seviyedeki hesaplama gücüyle buluştuğunda kanser tedavilerinden batarya teknolojilerine kadar pek çok alanda süreçler bin kat hızlanacak.

Kırılgan kübit sorunu "topolojik" mimariyle çözüldü

Kuantum bilgisayarların önündeki en büyük engel olan "kübitlerin çevresel gürültüden etkilenerek hata yapması" problemi, ilk kez donanımsal düzeyde aşıldı. Dünya Ekonomik Forumu ve MIT Technology Review tarafından 2026'nın en kritik gelişmeleri arasında gösterilen bu yöntem, topolojik kübit tasarımına dayanıyor. Fiziksel kübitlerin mantıksal gruplar halinde bir araya getirilmesiyle oluşturulan bu yapı, sistemin kendi içindeki hataları anında tespit edip düzeltmesini sağlıyor.

Tek çipte milyonlarca kübit hedefi

Uzmanlar, hata payı sıfıra indirgenen bu yeni mimarinin ticari veri merkezlerine entegre edilmeye başlandığını belirtiyor. Microsoft Source platformunda paylaşılan teknik detaylara göre, Majorana 1 çip tasarımı sayesinde gelecekte tek bir yarı iletken plaka üzerine milyonlarca kararlı kübit yerleştirmek mümkün olacak. Bu durum, siber güvenlikten küresel lojistik ağlarının optimizasyonuna kadar dijital dünyanın çalışma mantığını kökten değiştirecek güçte bir kırılma noktası olarak kabul ediliyor.

Adli Tıp Kurumu: 'Bebekler kurtarılabilirdi'

İstanbul'da bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden oldukları ve haksız kazanç sağladıkları öne sürülen 62 sanığın yargılandığı davada, bebeklerin ölüm nedenlerine ilişkin Adli Tıp Kurumu Üçüncü Üst Kurulu tarafından hazırlanan raporlar dava dosyasında yer aldı

10.07.2026 15:20:00
Anadolu Ajansı
 
Adli Tıp Kurumu: 'Bebekler kurtarılabilirdi'
Adli Tıp Kurumu: 'Bebekler kurtarılabilirdi'
Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesinin talebinin ardından Adli Tıp Kurumu (ATK) Üçüncü Üst Kurulu tarafından 10 maktul bebek için ölüm sebepleri, tanı ve teşhisler ile uygulanan işlemlerin doğruluğu, tıbbi uygulama hataları ve dosyadaki sanıkların ölümlerde kusurlarının olup olmadığına ilişkin rapor hazırlandı.

"Roua Kadan", "Ayaz Karaduman", "Melek Süleymanoğlu", "Michelle Nwando Opara", "Halime Alkari", "Kerem Muhammet  Tokluoğlu", "Havvanur Karakoç", "Öykü Helvacı" ve "Serdarova" ile henüz ismi koyulmamış Kaya ailesinin bebekleri için hazırlanan raporlar Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderildi.

Raporlarda bebekler Roua Kadan, Ayaz Karaduman, Melek Süleymanoğlu, Michelle Nwando Opara, Halime Alkari, Kerem Muhammet  Tokluoğlu ve henüz ismi koyulmamış Kaya ailesinin bebekleri için, yapılan ihmallerle bebeklerin ölümleri arasında illiyet bağı bulunduğu, bebeklere zamanında uygun tanı ve tedavi yapılması durumunda da kurtulmalarının kesin olmadığı kaydedildi.

Havvanur Karakoç bebeğe ilişkin raporda, bebeğin uygun bakım, takip ve tedavisinin sağlanmamış olması nedeniyle primer bakımından sorumlu olan Dr. Dursun Eryılmaz ile yapılan sözleşmeyle yenidoğan yoğun bakım sorumluluğunu üstlenen ancak bebeği görmeden, klinik durumunu bilmeden hemşirelere direktif vererek takip ve tedavi sürecini yöneten Dr. İlker Gönen'in, bebeğin yakın takibini yapmaması ve arrest durumunu zamanında tespit edememesi nedeniyle sorumlu hemşire Çağla Durmuş'un eylemlerinin tıp kurallarına uygun olmadığı ifade edildi.

Söz konusu eylemlerle ve/veya ihmallerle bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, bebeğe zamanında tanı, tedavi uygulanması ve beslenmesinin yapılmış olması durumunda kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu belirtilen raporda, ihmallerle bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, bebeğe zamanında tanı, tedavi uygulanması ve beslenmesinin yapılmış olması durumunda kurtulma ihtimalinin yüksek olduğu vurgulandı.

Öykü Helvacı bebeğe ilişkin raporda, bebeğin yeniden canlandırma işlemine katılmayan primer bakımından sorumlu Dr. Dursun Eryılmaz'ın, bebeği görmeden, klinik durumunu bilmeden hemşirelere direktif vermesi nedeniyle Dr. İlker Gönen'in ve doktorları yeniden canlandırma işlemine çağırmaması nedeniyle hemşire Çağla Durmuş'un yaklaşımlarının tıbben uygun olmadığı kaydedilen raporda, tıp kurallarına uygun olmayan eylemler ve/veya ihmallerle bebeğin ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, zamanında uygun tanı ve tedavi yapılması durumunda bebeğin kurtulma ihtimalinin olduğu aktarıldı.

Bebek Serdarova'ya ilişkin raporda, bebeğin ölümünün tıp kurallarına uygun yürütülmeyen tanı, takip, tedavi süreci ve resüsitasyon ile ölümü arasında illiyet bağı bulunduğu, tanı, takip ve tedavi sürecinin tıp kurallarına uygun olarak yürütülmesi halinde doğum sonrasında kalp anomalisi tespit edilen bebeğin kurtulma ihtimalinin çok yüksek olduğu belirtildi.

Ayrıca raporda, tape kayıtları, iddianame ve Sağlık Bakanlığı Teftiş Raporu dikkate alındığında, bebeklerin 112 sevk sistemini baypas ederek uygun olmayan koşullarda takip ve tedavi süreci yürütülen hastanelere sevkini organize eden kişi/kişiler ile hastane yenidoğan yoğun bakım servislerinin işletilmesi amacıyla devredilmesinin, doktorların bilgisi olmadan yenidoğan bebeklerin orderlarının hemşireler tarafından düzenlenmesinin, doktorların günlük hastanelere gelerek vizit yapmamasının, epikrizlerin hastane dışında doktor olmayan kişiler tarafından yazılmasının, bebekler adına çekilmiş grafilerin başka bebeklere çekilen grafilerle yer değiştirilmesinin, kan gazlarının şablonlara göre epikrize uygun olacak şekilde çıkarılmasının, laboratuvar değerleriyle oynanmasının, yoğun bakımda çalışma yetkisi olmayan kişilerin yoğun bakımlarda çalıştırılmasının, yoğun bakım şartlarının 3. düzey yoğun bakım şartlarını taşımadığı halde 3. düzey yoğun bakım gibi gösterilerek yenidoğan bebeklerin yatırılmasını sağlayıp uygun olmayan koşullarda yürütülen takip ve tedavi sürecini organize eden Uzm. Dr. Fırat Sarı'nın da tıbben sorumlu olduğu belirtildi.

Davanın geçmişi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 1399 sayfalık iddianamede, sanık doktor Fırat Sarı'nın elebaşı olduğu suç örgütünün sevk ve idaresini sanık doktor İlker Gönen ile 112 Acil Çağrı Merkezi ambulans şoförü Gıyasettin Mert Özdemir'in yaptığı belirtiliyor.

İddianamede, sanıklar Fırat Sarı ve İlker Gönen için 10 bebeğin ölümü nedeniyle "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "nitelikli dolandırıcılık" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçlarından 10 kez, "resmi belgede sahtecilik" suçundan da 11 kez uygulanmak üzere toplam 177 yıl altışar aydan 582 yıl dokuzar aya kadar hapis cezası talep ediliyor.

Sanık Gıyasettin Mert Özdemir'in ise "kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi", "kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesi", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından 180 yıldan 589 yıl 9 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.

Davanın sanıklarından İlker Gönen, Antalya'da tutuklu bulunduğu cezaevinde 1 Şubat'ta intihar etmişti.

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı

Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı

10.07.2026 14:20:00
Haber Merkezi
 
 Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı
 Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı
Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Rusya ile Türkiye'nin, daha önce teslim edilen S-400 hava savunma sistemlerinin durumuna ilişkin temaslarda bulunduğunu ve bu görüşmelerin devam edeceğini açıkladı.

Peskov, düzenlediği basın toplantısında, konunun iki ülke ilişkileri açısından "son derece hassas" başlıklar arasında yer aldığını belirtti.

Sözcü "Bu konuyla ilgili Türk tarafıyla temaslarımız oldu ve bu mesele hakkında  görüşmelerimizi sürdürmeye devam edeceğiz." dedi.

Peskov, söz konusu iddiaların içeriğine ilişkin ayrıntılı değerlendirmede bulunmazken, Rusya ile Türkiye arasında bu hassas konuya ilişkin diplomatik temasların sürdüğünü vurgulamakla yetindi.

Türkiye'den bir hükümet kaynağı, Ankara'nın envanterindeki Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini üçüncü bir ülkeye devredebileceği yönündeki iddiaları Rus devlet haber ajansı RIA'ya yalanladı.

Habere göre kaynak, Ankara ile Washington'un S-400'lerin Körfez ülkelerinden birine gönderilmesi seçeneğini görüştüğü yönündeki iddialara ilişkin, "Böyle bir durum yok, Rus S-400 sistemlerinin üçüncü bir ülkeye devri konusunda görüşme yürütülmüyor" dedi.

Türkiye, 2017 yılında Rusya ile S-400 hava savunma sistemi alımı için anlaşma imzalamış ve sistemleri 2019 yılında teslim almıştı. ABD ise Ankara'dan Rus sistemlerinden vazgeçerek Patriot tercih etmesini istemiş, ancak Türkiye bu talebi kabul etmemişti. Bunun üzerine Washington, Türkiye'yi F-35 savaş uçağı programından çıkarmış ve CAATSA yasası kapsamında Türk savunma sanayii yetkililerine yaptırım uygulamıştı.

Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı

Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı. Türk mutfağına özgü lezzetlerin ikram edildiği zirve, Türkiye'nin gastro-diplomasisine katkı sağladı

10.07.2026 12:41:00
AA
 
Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı
Türkiye'nin ev sahipliğindeki 36.⁠ ⁠NATO Zirvesi, yürütülen diplomasi trafiği ve alınan kararlar kadar ikramlarıyla da iz bıraktı
ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin de aralarında olduğu 30'un üzerinde devlet ve hükümet başkanının katıldığı NATO Zirvesi'ne Türk mutfağı damgasını vurdu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde liderler onuruna verdiği yemek iki Michelin yıldızlı şef Fatih Tutak tarafından hazırlanırken, Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde Çankaya Köşkü'nde devlet ve hükümet başkanlarının eşlerine verilen yemeğe Şef Osman Sezener imza attı.

Şef Sinem Özler de zirvede uluslararası heyetlere verilen resmi yemeğin menüsünü hazırlayan şeflerden biri oldu.

Gerek zirve kapsamındaki yemeklerde gerekse de liderlerin konakladığı otellerde sofralara tandır, mantı, içli köfte, sütlü Nuriye, baklava ve Maraş dondurması gibi Türk mutfağına özgü lezzetler damga vurdu.

Türk şeflerin, konuk liderler ve eşleri için hazırladığı Türk mutfağına özgü bu lezzetler, Türkiye'nin gastro-diplomasisine katkı sağladı.

"İkramlarımızda yerel lezzetleri ve ürünleri tercih ettik"
Türkiye Aşçılar Federasyonu (TAFED) Başkanı ve Sheraton Ankara Otel'in Başaşçısı Zeki Açıköz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, NATO Zirvesi kapsamında Ankara'daki otellerde son bir hafta içerisinde yoğunluk yaşandığını belirtti. Açıköz, liderler ve heyetlerinin tercihinin marka zincir oteller olduğunu vurguladı.

Aralarında Fransa Cumhurbaşkanı Macron, İngiltere Başbakanı Starmer, İtalya Başbakanı Meloni, Almanya Başbakanı Merz, İspanya Başbakanı Sanchez ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'nin de olduğu 10 liderin çalıştığı Sheraton Ankara Hotel'de konakladığını kaydeden Açıköz, kimi liderlerin 2, kimi liderlerin ise 3 gün konakladığını söyledi.

Konuk devlet ve hükümet başkanlarını Türk misafirperverliğine yakışacak şekilde ağırladıklarını dile getiren Açıköz, şu ifadeleri kullandı:

"Türk misafirperverliği dünyada bir numara. Aşçılar olarak bunu en güzel şekilde yapmaya çalıştık. Bu kapsamda Türk mutfağını da çok iyi tanıttık. Çünkü Türk mutfağı sadece baklava, pide, döner ve kebaptan ibaret değil. Mutfağımızda, 7 farklı bölge, 7 farklı kültür hatta daha da fazlası var. Biz de ikramlarımızda yerel lezzetleri ve ürünleri tercih ettik."

"Türk mutfağını üst düzeyde tanıtma fırsatı bulduk"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından zirve kapsamında konuk liderlere Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde Çankaya Köşkü'nde devlet ve hükümet başkanlarının eşlerine verilen yemeklere de değinen Açıköz, şöyle konuştu:

"Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde çok muhteşem bir yemek oldu. Oraya da dışarıdan bir şefimiz geldi. Türk mutfağını inanılmaz güzel yaptılar. Şefimize ve Külliye'de çalışan bütün meslektaşlarıma çok teşekkür ediyorum. Çankaya Köşkü'nde Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi gelen başkan, başbakan eşlerine güzel bir yemek verdi. Oraya da bir şefimiz geldi. O şefimize, ekibine ve orada çalışan bütün meslektaşlarıma da ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Zirveyle aşçılar olarak Türk mutfağını üst düzeyde tanıtma fırsatı bulduk."

LGS tercihleri 13-27 Temmuz tarihleri arasında yapılacak

Milli Eğitim Bakanlığınca, "2026 Ortaöğretime Geçiş Tercih ve Yerleştirme Kılavuzu" yayımlandı. Buna göre Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki ortaöğretim kurumları tercih süreci, 13-27 Temmuz tarihleri arasında yapılacak, yerleştirme sonuçları ise 5 Ağustos'ta açıklanacak

10.07.2026 12:03:00
İHA
 
LGS tercihleri 13-27 Temmuz tarihleri arasında yapılacak
LGS tercihleri 13-27 Temmuz tarihleri arasında yapılacak
LGS sonuçları açıklandı. Söz konusu sınava toplam 1 milyon 22 bin 658 öğrenci başvurdu. Sınava 994 bin 358 aday katılırken, sınava katılım oranı ise yüzde 97,23 olarak gerçekleşti. İki oturum halinde yapılan sınav, yurt içinde 81 il ve 920 ilçedeki 4 bin 244 okulda; yurt dışında ise 8 ülkede ve 11 sınav merkezinde uygulandı. Tercih sonuçlarının ise 13-27 Temmuz tarihleri arasında yapılacağı belirtildi.

Merkezi yerleştirme ise; merkezi sınavla öğrenci alan fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, Anadolu liseleri, Anadolu imam hatip liseleri, proje okulları ile mesleki ve teknik Anadolu liselerinin Anadolu teknik programlarına merkezi sınav puanı üstünlüğüne göre öğrencilerin tercihleri doğrultusunda yapılacak.

Öğrenciler, sınavla öğrenci alan okullar listesinden 10 okula kadar tercih yapabilecek. Sınavla öğrenci alan okullarda merkezi sınav puanının eşitliği halinde sırasıyla Okul Başarı Puanı (OBP) üstünlüğü, 8, 7 ve 6'ncı sınıflardaki Yıl Sonu Başarı Puanı (YBP), 8'inci sınıfta özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı, tercih önceliği ve eşitliğin bozulmaması halinde öğrencilerin doğum tarihine göre yaşı küçük olana bakılarak yerleştirme yapılacak.

Yerel yerleştirme işlemleri ise; okulların türü, kontenjanı ve konumuna göre il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerince oluşturulan ortaöğretim kayıt alanlarındaki okullara, sırasıyla öğrencilerin ikamet adresleri, okul başarı puanı ve okula özürsüz devamsızlık yapılan gün sayısının azlığı esas alınarak yapılacak. Değerlendirmede eşitlik olması durumunda sırasıyla 6,7 ve 8'inci sınıflardaki yıl sonu başarı puanı üstünlüğüne bakılarak yerleştirme yapılacak.

Tüm öğrenciler yerel yerleştirme tercihi yapacak

Merkezi sınava giren ve sınav puanına sahip olan öğrenciler dahil tüm öğrencilerin, yerel yerleştirme ile öğrenci alan okul tercihinde bulunmaları gerektiği belirtildi. Yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ekranından tercih yapılmaması durumunda öğrencilere merkezi sınavla öğrenci alan okullar ile pansiyonlu okullar tercih ekranı açılmayacak. Özel ortaöğretim kurumlarına ve yetenek sınavı ile öğrenci alan okullara kesin kayıt işlemini tamamlamış öğrenciler tercihte bulunamayacak. Öğrenciler; merkezi sınav puanı ile öğrenci alan okullar, yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ve pansiyonlu okullar olmak üzere üç grupta tercih yapabilecek. Merkezi sınava girmeyen öğrenciler ise yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ve pansiyonlu okullar olmak üzere iki grupta tercih yapabilecek.

İlk ekran yerel yerleştirme için açılacak

Öğrenciler, ilk olarak yerel yerleştirme ile öğrenci alan okullar ekranından tercih yapabilecek ve yerel yerleştirme tercihlerinde ilk 3 okulu kayıt alanından seçmek suretiyle en fazla 5 okul tercihi yapabilecek. Tercihlerde aynı okul türünden (Anadolu lisesi, mesleki ve teknik Anadolu lisesi, Anadolu imam hatip lisesi) en fazla 3 okul seçilebilecek. Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihlerini gerçekleştiren öğrenciler, istemeleri halinde merkezi sınavla öğrenci alan okullar ekranından en fazla 10, pansiyonlu okullar tercih ekranından da en fazla 5 okul olmak üzere toplamda 20 okul tercihi yapabilecek. Yerel yerleştirme tercih ekranındaki; yeşil renk, öğrencinin ikamet adresinin bulunduğu "Kayıt Alanında" yer alan okulları, mavi renk, öğrencinin ikamet adresine göre "Komşu Kayıt Alanında" bulunan okulları, kırmızı renk ise öğrencinin kayıt alanı ve komşu kayıt alanı dışında kalan il içindeki diğer kayıt alanları ile il dışındaki kayıt alanlarında olan okulları gösterecek.

Nakiller iki dönem sürecek

Yerleştirmelere esas nakillerin ise iki dönemde yapılacağı duyuruldu. Her iki dönemde de Merkezi Sınav puanı ile öğrenci alan okullar için en fazla 3, yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için en fazla 3, pansiyonlu okullar için en fazla 3 okul tercihi yapılabilecek. Yerel yerleştirmeyle öğrenci alan okullar için tercihte bulunan ve ilk yerleştirmede tercihine yerleşen öğrencilerin, yerleştirmeye esas nakil tercih dönemlerinde kayıt alanından okul ve farklı tür tercih etme zorunluluğu bulunmayacak. Ancak tercihlerine yerleşemeyen öğrenciler, yerleştirmeye esas nakil tercihlerinde ilk 2 okulu kayıt alanından seçmek şartıyla en fazla 3 okul tercihinde bulunabilecek. Yapılan tercihlerde aynı okul türünden en fazla 2 okul seçilebilecek. Özel öğretim kurumlarının kayıt işlemleri ile yetenek sınavıyla öğrenci alan okulların işlem ve kayıtları Ortaöğretim Kurumlarına Tercih ve Yerleştirme Takvimi'ne göre 13-27 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecek. Özel öğretim kurumlarına kayıt işlemini tamamlayan öğrencilere tercih ekranı açılmayacak olup öğrenciler, tercih süresi içinde kayıtlarını iptal ettirmeleri durumunda tercihte bulunabilecek.

Sonuçlar 5 Ağustos'ta açıklanacak

Yerleştirme sonuçları ve boş kalan kontenjanların, 5 Ağustos tarihinde "meb.gov.tr" adresinde ilan edileceği duyurulurken, yerleştirmeye esas birinci nakil tercih başvuruları, 5-7 Ağustos tarihleri arasında alınacak olup tercih sonuçları 10 Ağustos tarihinde açıklanacak. İkinci nakil tercih başvuruları ise 10-12 Ağustos tarihleri arasında alınarak 14 Ağustos tarihinde duyurulacak. Hiçbir yere yerleşemeyen öğrenciler için il ve ilçe öğrenci yerleştirme ve nakil komisyonlarına başvurular, 17-26 Ağustos tarihleri arasında yapılacak ve komisyonlar yerleştirme işlemlerini 28 Ağustos tarihinde tamamlayacak. Yatılılık başvuruları 31 Ağustos-3 Eylül tarihleri arasında okul ve kurumlarca alınacak. Yatılılık yerleştirme sonuçları 4 Eylül tarihinde ilan edilerek e-Pansiyon üzerinden kayıt işlemleri gerçekleştirilecek.

Kapıkule'de 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi

Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonlarda piyasa değeri 1 milyar 37 milyon lira olan 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi

10.07.2026 10:49:00
İhlas Haber Ajansı
 
Kapıkule'de 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
Kapıkule'de 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi
Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen operasyonlarda piyasa değeri 1 milyar 37 milyon lira olan 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince Kapıkule Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirilen iki ayrı operasyonda, piyasa değeri yaklaşık 1 milyar 37 milyon Türk lirası olan toplam 1 ton 153 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi.

Bakanlık tarafından operasyona ilişkin yapılan açıklamaya göre, Türkiye'ye giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen tır risk kriterleri doğrultusunda X-Ray tarama sistemine sevk edildi. Araçta gerçekleştirilen detaylı arama ve kontroller neticesinde, 450 paket içerisinde toplam daralı ağırlığı 526 kilogram 327 gram olan ve esrar olduğu değerlendirilen uyuşturucu madde ele geçirildi.



Yurda giriş yapmak üzere Kapıkule Gümrük Sahası'na gelen bir başka tır da, şüpheli bulunarak detaylı aramaya alındı. Yapılan arama ve kontrollerde 530 paket içerisinde toplam daralı ağırlığı 626 kilogram 944 gram uyuşturucu madde ele geçirildi.

2 operasyonda ele geçirilen uyuşturucu maddelerin piyasa değerinin yaklaşık 1 milyar 37 milyon lira olduğu ifade edilen açıklamada olaylarda kullanılan ve el konulan tırların toplam piyasa değerinin 6,5 milyon Türk lirası olduğu belirtildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Olaylarla ilgili tahkikatlar, Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde devam etmektedir. Ticaret Bakanlığı olarak; toplum sağlığını, gençlerimizi ve ülkemizin güvenliğini tehdit eden her türlü kaçakçılık faaliyetiyle mücadelemiz, gelişmiş teknolojik altyapımız, güçlü risk analiz sistemlerimiz ve Gümrükler Muhafaza ekiplerimizin kararlı çalışmalarıyla aralıksız devam etmektedir."

İstanbul'da çete operasyonu: 18 gözaltı

İstanbul'un Anadolu yakasında sokak çetelerine mensup oldukları iddia edilen ve haraç motivasyonuyla çok sayıda farklı eyleme karışmakla suçlanan 18 şüpheli düzenlenen operasyonda yakalandı

10.07.2026 10:20:00
İhlas Haber Ajansı
 
İstanbul'da çete operasyonu: 18 gözaltı
İstanbul'da çete operasyonu: 18 gözaltı
İstanbul'un Anadolu yakasında sokak çetelerine mensup oldukları iddia edilen ve haraç motivasyonuyla çok sayıda farklı eyleme karışmakla suçlanan 18 şüpheli düzenlenen operasyonda yakalandı. Zanlıların karıştıkları bazı eylemler güvenlik kameralarına da yansıdı.

Edinilen bilgiye göre, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğünce yürütülen ortak çalışmayla, Ö.H. isimli bir çeteye yönelik operasyon başlatıldı.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde harekete geçen organize polisi, özellikle kentin Anadolu Yakası'nda örgütlü suç faaliyetlerinde bulunduğu belirlenen ve liderliğini Ö.H. isimli zanlının yaptığı çete ile ilgili geniş çaplı çalışma gerçekleştirdi.

"Nitelikli Yağma, Kasten Öldürmeye Teşebbüs, Kasten Yaralama, Silahlı Tehdit, 6136 SKM, Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması, Suç Üstlenme" de dahil çok sayıda farklı eyleme karıştıkları tespit edilen şüphelilerin yakalanmasına yönelik bu sabah düzenlenen eş zamanlı operasyonda 18 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.

Gözaltına alınan zanlılar sorgulanmak üzere emniyete götürüldü. Operasyon kapsamında yürütülen tahkikat işlemleri devam ediyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.