Milli Devlet’te AR–GE
Her sahada olduğu gibi araştırma ve geliştirme konusunda da devletlerin kendine yeter bir birikime sahip olması son derece önemlidir
16.10.2026 00:06:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Her sahada olduğu gibi araştırma ve geliştirme konusunda da devletlerin kendine yeter bir birikime sahip olması son derece önemlidir. Özellikle gelişmekte olan ülkeler, sanayi ve üretim hamlelerini teknoloji transferi yaparak sağlamaktadırlar.
Teknoloji transferi ile büyüme yoluna giden ülkeler, hep bir adım geride kalmak zorundadırlar.
Milli Devlet, devletlerin sadece teknolojiye sahip olarak kalkınamayacaklarına dikkat çekmektedir. Teknolojinin bilgisine sahip olmadan ve kendi teknolojisini geliştirmeden ülkelerin kalkınmaları tam manası ile mümkün değildir. Bu bağlamda Milli Devlet, iktisadi bağımsızlık için gerekli olan bilgi birikimine sahip olmanın son derece önemli olduğunun idraki içindedir.
Araştırma–geliştirme, bazen büyük sermayeler gerektirdiği için devletin finansman desteği ile ilmi çalışmaları desteklemesi kaçınılmazdır.

Devlet, üniversiteler ve iş dünyası arasındaki koordinasyon ve işbirliğiyle bilimsel ve ileri teknoloji çalışmalarına yatırım yapılması gerekmektedir; Milli Devlet, bu Ar–Ge'nin finansmanını oluşturacaktır.
Üniversitelerin, ilim üretim merkezi olması için gerekli her türlü finansman desteği, devlet tarafından bilim adamlarına verilecek, bilimsel çalışmalar desteklenecektir.
Büyük sanayi kuruluşlarının tamamının, belli bir gelir düzeyinden sonra araştırma ve geliştirmeye yatırım yapması zorunlu olacak; bu yatırımlar vergiden muaf tutulacaktır.
Milli Devlet, ilmi çalışmalar için bir Bakanlık tahsis edecektir. Bakanlık bünyesinde çeşitli branşlarda değişik enstitüler devreye konacaktır. Bu enstitüler, sadece fizik, kimya biyoloji, matematik sahasında olmayacak; sosyal ilimler, ekonomi, bilişim ve yüksek teknoloji alanları da değerlendirilecektir.
Buralarda görev alan ilim adamlarının, bilimsel çalışma dışında hiçbir derdi olmayacak; gerekli her türlü sosyal güvence ve gelir, devlet tarafından sağlanacaktır.

Milletlerin en önemli sermayesi beyin gücüdür. Bu gücün, "göçebe vaziyette" başka devletlere hizmet etmeden önce, kendi milletine hizmet etmesi gerekmektedir.
Böylece her sahada ortaya çıkacak yeni buluşlar, hayatın bütün safhalarında, özellikle sanayide üretimde, tarımda, sağlıkta, savunmada yerli firmalar tarafından uygulamaya konulacaktır.
Bir ülkenin, özellikle askeri sahada kendi silah sanayisini geliştirmesi son derece önemlidir. Askeri sahada devlet alıcı olarak yerli sanayii ve yerli teknolojiyi desteklerken; bizzat kendisi de bu sahada yeni buluşların önünü açacak yatırımlar yapacaktır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
Teknoloji transferi ile büyüme yoluna giden ülkeler, hep bir adım geride kalmak zorundadırlar.
Milli Devlet, devletlerin sadece teknolojiye sahip olarak kalkınamayacaklarına dikkat çekmektedir. Teknolojinin bilgisine sahip olmadan ve kendi teknolojisini geliştirmeden ülkelerin kalkınmaları tam manası ile mümkün değildir. Bu bağlamda Milli Devlet, iktisadi bağımsızlık için gerekli olan bilgi birikimine sahip olmanın son derece önemli olduğunun idraki içindedir.
Araştırma–geliştirme, bazen büyük sermayeler gerektirdiği için devletin finansman desteği ile ilmi çalışmaları desteklemesi kaçınılmazdır.

Devlet, üniversiteler ve iş dünyası arasındaki koordinasyon ve işbirliğiyle bilimsel ve ileri teknoloji çalışmalarına yatırım yapılması gerekmektedir; Milli Devlet, bu Ar–Ge'nin finansmanını oluşturacaktır.
Üniversitelerin, ilim üretim merkezi olması için gerekli her türlü finansman desteği, devlet tarafından bilim adamlarına verilecek, bilimsel çalışmalar desteklenecektir.
Büyük sanayi kuruluşlarının tamamının, belli bir gelir düzeyinden sonra araştırma ve geliştirmeye yatırım yapması zorunlu olacak; bu yatırımlar vergiden muaf tutulacaktır.
Milli Devlet, ilmi çalışmalar için bir Bakanlık tahsis edecektir. Bakanlık bünyesinde çeşitli branşlarda değişik enstitüler devreye konacaktır. Bu enstitüler, sadece fizik, kimya biyoloji, matematik sahasında olmayacak; sosyal ilimler, ekonomi, bilişim ve yüksek teknoloji alanları da değerlendirilecektir.
Buralarda görev alan ilim adamlarının, bilimsel çalışma dışında hiçbir derdi olmayacak; gerekli her türlü sosyal güvence ve gelir, devlet tarafından sağlanacaktır.

Milletlerin en önemli sermayesi beyin gücüdür. Bu gücün, "göçebe vaziyette" başka devletlere hizmet etmeden önce, kendi milletine hizmet etmesi gerekmektedir.
Böylece her sahada ortaya çıkacak yeni buluşlar, hayatın bütün safhalarında, özellikle sanayide üretimde, tarımda, sağlıkta, savunmada yerli firmalar tarafından uygulamaya konulacaktır.
Bir ülkenin, özellikle askeri sahada kendi silah sanayisini geliştirmesi son derece önemlidir. Askeri sahada devlet alıcı olarak yerli sanayii ve yerli teknolojiyi desteklerken; bizzat kendisi de bu sahada yeni buluşların önünü açacak yatırımlar yapacaktır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)






























































































