Milli Devlet’te yeni para tarifi -2-
Paranın değişim aracı olması: Milli Devlet’in ekonomi anlayışında, değişimin tam olarak yapılabilmesi, yeterli miktarda paranın tedavülde bulunmasına bağlıdır
25.08.2026 00:35:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Paranın değişim aracı olması: Milli Devlet'in ekonomi anlayışında, değişimin tam olarak yapılabilmesi, yeterli miktarda paranın tedavülde bulunmasına bağlıdır.
Liberal ekonomilerde tedavülde bulunan para maliyetlidir. Maliyetli para ise, üretimde daralmaya ve pahalılığa neden olur; satın alma gücünün azalmasına, talep daralmasına yol açar. Arz–talep dengesi bozulur. Böylece üretilen mal ve hizmet, ederinin üzerinde piyasalara arz edilir.
Liberal anlayışta "her arz kendi talebini oluşturur" fikri benimsendiği için belli bir parasal taban hedeflenmesi yapılarak bu parasal miktarın korunmasına çalışılmaktadır.

Paranın piyasalardan faizle çekilerek belli ellerde toplanması ve paraya olan ihtiyacın emisyonla değil de, faizle sağlanması, para ile para kazananların önünü açmaktadır.
Bugün ekonomilerde tüketicinin mal ve hizmete olan ihtiyacı, her geçen gün artmasına rağmen; paranın piyasalardan çekilmesi ile mübadele kabiliyeti azalmaktadır. Ekonomilerde bu hal, deflasyonun ve resesyonun habercisidir.
Milli Devlet'te paranın maliyetsiz olması, paranın piyasalarda serbestçe dönmesini ve reel ekonomiye katkısını sağlar. Sosyal Devlet'in bir gereği olarak devlet, arz ve talep dengesini sağlamak zorundadır.
Bu sayede vatandaşa, üretilen mal ve hizmetin değerinde mübadele imkânı sunulur. Eğer piyasada yeterli miktarda maliyetsiz para olmazsa; bunun yerini, "plastik para" dediğimiz kredi kartları ya da maliyetli paralar almakta, böylece ekonomiler mutlu bir azınlığın kontrolüne terk edilmektedir.

TASARRUF ÖZELLİĞİ
Liberal anlayışta paranın tasarruf edilmesindeki maksat, faiz yoluyla ve spekülatif yollardan para kazanmaktır. Kapitalist ekonomilerde para, spekülatif alanlarda değerlendirilir.
Milli Devlet'in ekonomi anlayışında ise, paranın piyasada tedavülü maliyetsizdir. Bu sebeple, tasarruf aracı olarak para, sosyal harcamaların ve ihtiyaçların karşılanması ve yatırımlar içindir.
Mal ve hizmetin üretiminde kullanılır. Bu tasarruf yolları, paranın serbestçe dolaşımına, üretim ve talebin artmasına imkan verdiği için, vatandaşın ihtiyaçlarının karşılanmasına hizmet eder.
Milli Ekonomi Modeli ile Sosyal Devlet'in yaptığı, paraya getirdiği yeni tarif ve yüklediği fonksiyonlarla, üretim ve tüketimin aynı anda devreye konulmasını sağlayarak piyasaların dengesini korumaktır.
Ekonomilerin nihai hedefi olan sürekli büyümenin sağlandığı tek formül de budur. Paranın maliyetsiz olması ve senyoraj hakkının kullanılması ile –ki bu oran Milli Ekonomi Modeli'nde ayrıntıları ile izah edilmiştir– piyasaların ihtiyacı oranında piyasalara sunulması, bireylerin istenilen düzeyde tüketim kabiliyetine kavuşmasını da temin eder.

Milli Devlet'in para politikası, paraya özgürlüğünü kazandırarak, piyasaların bağımsız hale gelmesini sağlamaktadır. Liberal– kapitalist modellerin para politikaları ise global tefecilerin parayı kontrol ederek bütün piyasalar üzerinde hakimiyet kurmalarına olanak tanırken Milli Devlet tezi bunu tersine çevirmektedir.
Liberalizm kelime olarak özgürlükleri ifade ederken uygulamada piyasaların esaretine neden olmaktadır. Piyasaların özgürleşmesi için, öncelikle, paranın tekelleşmesine son verilmeli ve para, gerçek kulvarında değerlendirilmelidir…
Milli Devlet, paraya getirdiği yeni yaklaşımla bunu sağlamakla, piyasaların ve kabiliyetlerin önündeki zincirleri kırmaktadır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
Liberal ekonomilerde tedavülde bulunan para maliyetlidir. Maliyetli para ise, üretimde daralmaya ve pahalılığa neden olur; satın alma gücünün azalmasına, talep daralmasına yol açar. Arz–talep dengesi bozulur. Böylece üretilen mal ve hizmet, ederinin üzerinde piyasalara arz edilir.
Liberal anlayışta "her arz kendi talebini oluşturur" fikri benimsendiği için belli bir parasal taban hedeflenmesi yapılarak bu parasal miktarın korunmasına çalışılmaktadır.

Paranın piyasalardan faizle çekilerek belli ellerde toplanması ve paraya olan ihtiyacın emisyonla değil de, faizle sağlanması, para ile para kazananların önünü açmaktadır.
Bugün ekonomilerde tüketicinin mal ve hizmete olan ihtiyacı, her geçen gün artmasına rağmen; paranın piyasalardan çekilmesi ile mübadele kabiliyeti azalmaktadır. Ekonomilerde bu hal, deflasyonun ve resesyonun habercisidir.
Milli Devlet'te paranın maliyetsiz olması, paranın piyasalarda serbestçe dönmesini ve reel ekonomiye katkısını sağlar. Sosyal Devlet'in bir gereği olarak devlet, arz ve talep dengesini sağlamak zorundadır.
Bu sayede vatandaşa, üretilen mal ve hizmetin değerinde mübadele imkânı sunulur. Eğer piyasada yeterli miktarda maliyetsiz para olmazsa; bunun yerini, "plastik para" dediğimiz kredi kartları ya da maliyetli paralar almakta, böylece ekonomiler mutlu bir azınlığın kontrolüne terk edilmektedir.

TASARRUF ÖZELLİĞİ
Liberal anlayışta paranın tasarruf edilmesindeki maksat, faiz yoluyla ve spekülatif yollardan para kazanmaktır. Kapitalist ekonomilerde para, spekülatif alanlarda değerlendirilir.
Milli Devlet'in ekonomi anlayışında ise, paranın piyasada tedavülü maliyetsizdir. Bu sebeple, tasarruf aracı olarak para, sosyal harcamaların ve ihtiyaçların karşılanması ve yatırımlar içindir.
Mal ve hizmetin üretiminde kullanılır. Bu tasarruf yolları, paranın serbestçe dolaşımına, üretim ve talebin artmasına imkan verdiği için, vatandaşın ihtiyaçlarının karşılanmasına hizmet eder.
Milli Ekonomi Modeli ile Sosyal Devlet'in yaptığı, paraya getirdiği yeni tarif ve yüklediği fonksiyonlarla, üretim ve tüketimin aynı anda devreye konulmasını sağlayarak piyasaların dengesini korumaktır.
Ekonomilerin nihai hedefi olan sürekli büyümenin sağlandığı tek formül de budur. Paranın maliyetsiz olması ve senyoraj hakkının kullanılması ile –ki bu oran Milli Ekonomi Modeli'nde ayrıntıları ile izah edilmiştir– piyasaların ihtiyacı oranında piyasalara sunulması, bireylerin istenilen düzeyde tüketim kabiliyetine kavuşmasını da temin eder.

Milli Devlet'in para politikası, paraya özgürlüğünü kazandırarak, piyasaların bağımsız hale gelmesini sağlamaktadır. Liberal– kapitalist modellerin para politikaları ise global tefecilerin parayı kontrol ederek bütün piyasalar üzerinde hakimiyet kurmalarına olanak tanırken Milli Devlet tezi bunu tersine çevirmektedir.
Liberalizm kelime olarak özgürlükleri ifade ederken uygulamada piyasaların esaretine neden olmaktadır. Piyasaların özgürleşmesi için, öncelikle, paranın tekelleşmesine son verilmeli ve para, gerçek kulvarında değerlendirilmelidir…
Milli Devlet, paraya getirdiği yeni yaklaşımla bunu sağlamakla, piyasaların ve kabiliyetlerin önündeki zincirleri kırmaktadır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)















































































































