logo
28 EYLÜL 2026

Milli maden politikası izlenmeli

Madenler, bir devletin kalkınmasında ve uluslararası itibarının yükselmesinde tarih boyunca büyük bir rol oynamıştır

09.05.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
Milli maden politikası izlenmeli
Milli maden politikası izlenmeli
"Madenler, bir devletin kalkınmasında ve uluslararası itibarının yükselmesinde tarih boyunca büyük bir rol oynamıştır. Dolayısıyla, madencilik konusunda yapılacak olan en ufak bir ihmalin, ülkelerin iktisadi kalkınma hareketine ağır bir darbe vurması kaçınılmazdır.

Ayrıca maden kaynakları, tarım ürünleri gibi her sene yeniden üretilemediği için madencilik ile ilgili politikalar, ileriyi düşünerek belirlenmelidir.

Bu sebepledir ki, milli ekonomi anlayışımızda madenlerimiz ve diğer yeraltı kaynaklarımız öncelikle milli menfaatlerimiz esas alınarak değerlendirilecektir.

Milli Ekonomi Modeli tezimizde, madenler milletin malıdır ve milli servettir. Yabancılara ruhsat vererek devredilmesi yerine; devlet-millet ortaklığıyla işletilmesi gerekir.







"Türkiye'de devlet madenciliği, milli kalkınma hareketiyle yakından alâkalı mühim mevzulardan biridir" diyerek madencilik alanında milli bir politika izleyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 1935 yılında Brezilya'ya kömür ihraç ederken, bugün IMF dayatmaları ile yapılan özelleştirmeler, Türkiye'yi Kolombiya'dan bile kömür ithal eder noktaya getirmiştir.

Milli bir madencilik politikasını terk edip yerine özelleştirmeyi tercih eden Türkiye, birçok madende maalesef ithalatçı durumuna düşmüştür. Bunun en acı örneğini kömürde görüyoruz. 1980'lerden itibaren başlayan özelleştirme rüzgarından önce son derece düşük miktarlarda başlayan kömür ithalatı 2015 yılında 3 milyar dolara ulaşmıştır.







Ne hazin bir tecelli ki; 1923 yılında gerçekleştirilen İzmir İktisat Kongresi'nde alınan kararların beşinci maddesinde yer alan "Türkiye halkı, servet itibarı ile bir altın hazinesi üzerinde oturduğuna vakıftır" ifadesi ile teknolojinin son derece az olduğu bir dönemde Atatürk'ün ülkemizin sahip olduğu yer altı zenginliğinden haberdar olması ve bugün teknolojinin son derece gelişmiş olduğu ülkemizde halkımızın bu zenginlikten bihaber olması bizi gerçekten dehşete düşürmektedir.

Yıllar boyunca ülkemizde yeterli maden olmadığı, doğal kaynaklarımızın bize yetmeyeceği yalanını dinleyip durduk.

Oysa gerçek bunun tam tersi idi, bunu en iyi bilen cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk daha Lozan görüşmelerinde bu kaynaklarımızı korumak için gerekli adımları atmış, bizden bu kaynakları isteyen ABD'ye gerekli tavrı koyarak madenlerimiz üzerindeki vesayeti kaldırmıştır.







Cumhuriyetin ilk yıllarında Gazi Mustafa Kemal, çıkardığı kanun ve kurduğu kurumlar ile hem yabancıların buradaki imtiyazlarını ellerinden almış hem de bu kaynakları millet yararına işletmek için gerekli her türlü adımı atmıştır.

Maalesef daha sonraki yıllarda Gazi Mustafa Kemal'in yolu terk edilerek, adım adım bu kaynaklar yabancılara devredilmeye başlanmıştır.

2002 yılının başında ülkemizde işlenmemiş haliyle en az 3 katrilyon dolarlık yer altı ve yer üstü kaynağımız olduğunu ifade etmiştik. O gün bize karşı çıkanlar bir taraftan da hızlı bir şekilde yok olduğunu iddia ettikleri bu kaynakları yabancılarla beraber sahiplenmek için hızlı bir yarışa girdiler.







Şimdilerde, 'Lozan'da söz verdik, gizli madde var, 2023 yılına kadar maden çıkartamayız' diyenler dünyanın en büyük firmaları ile çoktan ortaklık kurup bu kaynakları işletmeye başladılar bile.

Madenlerle ilgili kanunlar

Lozan Barış Antlaşması'yla ahd-i mütekabiliyet (karşılıklı sözleşme) şartı getirilerek yabancıların mülk edinme imkânı sınırlanmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Lozan Barış Antlaşması'ndan 7 ay sonra çıkardığı Köy Kanunu ile yabancı gerçek ve tüzel kişilerin köylerde gayrimenkul edinmelerini yasaklamıştır.

18 Mart 1924 tarih ve 442 Sayalı Köy Kanunu'nun 87. maddesindeki hüküm şöyledir: "Türkiye Cumhuriyeti tabiiyetinde bulunmayan gerek şahıslar, gerek şahıs hükmünde olan cemiyet ve şirketlerin (eşhası hususiye ve hükmiye) köylerde arazi ve emlak almaları memnudur (yasaktır)."







Bu kanun, 2003 yılında bir kanun değişikliği ile kaldırılarak ülke kaynaklarının satışının önü açılmıştır.

3.7.2003 Tarih ve 4916 Sayılı Yasa;

4916 sayılı kanunun 38. maddesiyle yabancı gerçek şahıs, cemiyet ve şirketlerin köylerde arazi ve emlak alımını yasaklayan Köy Kanunu'nun 87. maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.
4916 sayılı Yasanın 19. maddesiyle:
- Yabancılara gayrimenkul satışını sınırlayan Tapu Kanunu'nun 35. maddesi değiştirilmiş, karşılıklı olmak ve kanuni sınırlara uyulmak kaydıyla köy, şehir ayrımı yapılmaksızın yabancı gerçek kişilerle tüzel kişiliğe sahip ticaret şirketlerinin 30 hektara (300 dönüme) kadar serbestçe taşınmaz edinmesi,
- Yabancı kişi ve şirketler lehine Türkiye'deki taşınmazlar üzerine karşılıklılık esasına bakılmaksızın "sınırlı ayni hak" tesis edilmesi,
- Yabancı uyruklu gerçek kişilerin, kanuni miras dışında ölüme bağlı tasarruflar (vasiyet vs) yoluyla taşınmaz edinmesi kabul edilmiştir.
Kamu yararı ve ülke güvenliği yönünden bu maddenin uygulanamayacağı yerleri belirleme ve 30 hektarın üzerindeki taşınmaz alımları Bakanlar Kurulu'nun yetkisine bırakılmıştır.
3213 sayılı Maden Kanunu önce 5177 sayılı kanun ile son olarak da 4/02 /2015 tarihli 6592 sayılı kanun ile değiştirilerek yabancıların çıkardıkları madenden devlet payı %2 seviyelerine kadar düşürülmüştür.
6491 sayılı kanun ile de petrol ile ilgili düzenlemeler yapılarak, işletme ruhsatı yetkileri TPAO'nun elinden alınarak diğer yabancı şirketlerin seviyesine çekilmiş. Ruhsat sahibi firmaya petrol bölgesinde bulunan su kaynaklarının ve topraklarının kamulaştırma yolu ile elde etmesine imkân tanınmıştır.

Verilen bu maden ruhsatlarının toplam arazi büyüklüğü tam net olarak bilinmemekle birlikte topraklarımızın %40'ını geçtiği ortadadır. Sadece petrol ve altın ile ilgili ruhsatların kapsadığı alan ürkütücü boyutlardadır. Bazı firmalar ülkemizin toprak büyüklüğünün %1'ini bulan oranlarda maden arama ruhsatları almışlardır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi

Sakarya'nın Serdivan ilçesinde bir restoran alevlere teslim oldu. Yangının kısa sürede büyümesi üzerine olay yerine çok sayıda ekip sevk edildi

26.09.2026 11:40:00
İHA
 
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Sakarya'da restoran alevlere teslim oldu: Çok sayıda ekip sevk edildi
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Ata Sokak'ta, Muhsin Yazıcıoğlu Bulvarı üzerinde bulunan restoranda meydana geldi. Henüz belirlenemeyen nedenle restoranın içerisinde yangın çıktı.






Alevleri ve yoğun dumanı gören çevredeki vatandaşlar durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibinin yanı sıra polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. 






Kısa sürede olay yerine ulaşan itfaiye ekipleri, alevlerin çevredeki yapılara sıçramaması için çalışma başlattı.








Restoranı saran alevlere ekiplerin müdahalesi sürüyor.




















Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?

Şanlıurfa merkezli meydana gelen 5.4 (Kandilli'ye göre 5.8) büyüklüğündeki deprem, Güneydoğu genelinde büyük paniğe yol açtı. Depremin ardından Ramazan Demirtaş, Naci Görür ve Osman Bektaş gibi önde gelen yer bilimciler bölgenin fay mekanizması, 6 Şubat depremlerinin etkisi ve ortaya atılan "büyük deprem" iddiaları hakkında peş peşe kritik açıklamalarda bulundu

24.09.2026 19:30:00
Haber Merkezi
 
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Şanlıurfa'daki deprem neyin habercisi?
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) verilerine göre merkez üssü Şanlıurfa'nın Karaköprü ilçesi olan ve yerin 7.39 kilometre derinliğinde kaydedilen 5.4 büyüklüğündeki deprem, çevre illerden de yoğun şekilde hissedildi.

Vatandaşları sokaklara döken sarsıntı sonrası Şanlıurfa Valiliği herhangi bir can kaybı ya da ağır yıkımın yaşanmadığını açıklasa da, gözler yer bilimcilerin teknik analizlerine çevrildi.

Depremin hemen ardından sosyal medya ve canlı yayınlarda değerlendirme yapan uzmanlar, sarsıntının nedeni ve bölgedeki riskler konusunda önemli noktalara parmak bastı.






Dr. Ramazan Demirtaş: "Büyük deprem potansiyeli iddiaları felaket tellallığıdır"

Sarsıntı mekanizmasını analiz eden Paleosismolog Dr. Ramazan Demirtaş, resmî Dr. Ramazan Demirtaş  yaptığı açıklamada panik havası yaratmaya çalışan isimleri hedef aldı.

Depremin, haritalarda 15 kilometre uzunluğunda çok parçalı bir yapı olarak görünen Bozova Fayı'nın yaklaşık 18 kilometre kuzeydoğusunda meydana geldiğini belirten Demirtaş, basında yer alan "Bozova Fayı 7 büyüklüğünde deprem üretebilir" iddialarına sert tepki gösterdi.

Demirtaş, "Her deprem sonrası olduğu gibi felaket tellalları görsel ve yazılı basında boy göstermeye başladı. Haydi o zaman söyleyin, bu fay üzerinde en son 7 büyüklüğündeki deprem ne zaman olmuş?" diyerek iddiaların bilimsel dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı.

Ayrıca Kandilli'nin 5.8, AFAD'ın 5.4 olarak duyurduğu sarsıntıda, esas alınması gereken gerçek büyüklüğün 5.4 olduğunu ifade etti.






Prof. Dr. Naci Görür: "Daha önce uyardım, Arap levhası enerji biriktiriyor"

Deprem bilimci Prof. Dr. Naci Görür ise sarsıntının sürpriz olmadığını ve bu bölgedeki hareketliliği daha önceden öngördüğünü dile getirdi. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerine atıfta bulunan Görür, ana kırılmaların bölgedeki dengeyi değiştirdiğini belirtti.

Görür, sosyal medya paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Buralarda daha önce deprem olacağını söylemiştim. Sebebi, Şubat 2023 depremleri ve Doğu Anadolu Fayı'nın (DAF) kırılmasıdır. Güneydoğu bindirme kuşağı ile Arap Levhası (levha kenarı) şu an yoğun şekilde enerji biriktiriyor. Bölge, DAF'a ve Bozova fayı hattına çok yakın. Tüm bölge halkına geçmiş olsun."






Prof. Dr. Osman Bektaş: "6 Şubat'ın stres yükü bu bölgeye etki etti"

CNN Türk canlı yayınına katılan yer bilimci Prof. Dr. Osman Bektaş da depremin tektonik kökenlerine dikkat çekerek Arap levhasının kuzeye doğru hareketinin sürdüğünü hatırlattı.

Orta büyüklükteki bu depremin doğrudan yıkıcı ve devasa bir depremin kesin habercisi olarak yorumlanamayacağını belirten Bektaş, "Maraş depremlerinden sonra Doğu Anadolu'nun güneydoğu bölgesinde stres yükü arttı. Faylar bu stresten ciddi şekilde etkilendi. Diyarbakır ve Şanlıurfa bu enerjiden etkilenecek ana yerler arasındaydı. Biz özellikle Bitlis bindirmesi olarak bilinen o kuşaktaki fay hatlarından endişeliyiz. 150-200 kilometrekarelik geniş bir alanda risk durumu maalesef devam ediyor" şeklinde konuştu.






Bölgede hasar yok, artçılar izleniyor

Bilim insanları sarsıntının sığ derinlikte (yaklaşık 5-7 km) gerçekleşmesi nedeniyle yüzeyde çok güçlü hissedildiğini, ancak kerpiç ya da mühendislik hizmeti almamış çok zayıf yapılar haricinde bölgede yapısal bir yıkım beklenmediğini ifade ediyor.

Şanlıurfa ve çevresinde küçük çaplı artçı sarsıntıların bir süre daha devam edebileceği belirtilirken, vatandaşların resmî kurumlar haricindeki spekülatif açıklamalara itibar etmemesi gerektiği vurgulanıyor.

Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar

Deprem, öncesinde hazırlık yapılması ve anında doğru reflekslerin gösterilmesi gereken en kritik doğal afetlerden biridir. Sarsıntı başladığında ilk birkaç saniye içinde verilen kararlar, hayati önem taşır

24.09.2026 13:01:00
Hasan Gündoğdu
 
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Panik değil refleks: Deprem anında doğru adımlar
Deprem anında yapılması gerekenler

Sarsıntı başladığı anda temel amaç, baş ve boyun bölgesini korumak ve ezilme riskini en aza indirmektir.

Çök - Kapan - Tutun Pozisyonunu Alın: Güvenli bir nesnenin (sağlam bir masa, çelik çamaşır makinesi veya dayanıklı bir koltuk) yanında diz çökün. Başınızı ve boynunuzu kollarınızla koruyacak şekilde kapanın ve sarsıntı bitene kadar sabit bir nesneye sıkıca tutunun.

Olduğunuz Yerde Kalın: İç mekândaysanız içeride kalın. Sarsıntı sırasında koşmak, merdivenlere yönelmek veya dışarı çıkmaya çalışmak düşme ve yaralanma riskini artırır.






Yatakta Yakalandıysanız Başınızı Koruyun: Eğer yataktaysanız ve üzerinize düşecek ağır bir nesne (raf, avize vb.) yoksa yatakta kalın, yüzüstü yatıp başınızı yastıkla kapatın.

Açık Alandaysanız Güvenli Bölgeye Geçin: Binalardan, elektrik direklerinden, ağaçlardan ve istinat duvarlarından uzak, açık bir alanda sarsıntının geçmesini bekleyin.

Araç Kullanıyorsanız Sağa Çekip Durun: Trafiği engellemeyecek şekilde aracı güvenli bir yere çekin, motoru durdurun ve araç içinde sarsıntının bitmesini bekleyin. Binaların, köprülerin, viyadüklerin veya üst geçitlerin altına ya da üstüne park etmeyin.

Asansördeyseniz İlk Kat Butonuna Basın: Eğer hareket halindeki bir asansördeyseniz durabileceği ilk kat butonuna basarak asansörü terk edin.






Deprem Anında Yapılmaması Gerekenler

Sarsıntı anındaki panik, yanlış davranışlara yol açarak hayati risk oluşturabilir.

Balkon ve Pencerelerden Atlamayın: Sarsıntı sırasında panikle balkona çıkmak, pencereden atlamak veya asansöre yönelmek yaralanma ve ölüm vakalarının en büyük sebeplerinden biridir.

Merdivenleri ve Asansörleri Kullanmayın: Merdivenler binaların en hassas ve ilk çökebilecek kısımları arasındadır. Asansörler ise elektrik kesintisi veya mekanik sıkışma nedeniyle mahsur kalma riski taşır.






Kapı Eşiklerinde Durmayın: Eski mimari inanışların aksine, modern binalarda kapı eşikleri taşıyıcı özelliğe sahip değildir ve baş üzerine düşebilecek yükler açısından güvensizdir.

Kibrit, Çakmak veya Elektrik Anahtarı Kullanmayın: Deprem sonrası gaz kaçakları meydana gelebilir. Alev kaynakları kullanmak veya elektrik düğmelerine basmak patlamalara yol açabilir.

Telefon Hattını Gereksiz Yerde Meşgul Etmeyin: Acil durumlar dışında arama yapmayın; haberleşmeyi SMS veya internet tabanlı mesajlaşma uygulamaları üzerinden sağlayarak acil hatları açık tutun.






Deprem Sonrası İlk Dakikalarda Ne Yapılmalı?

Sarsıntı tamamen bittikten sonra sakin kalıp hızlı adımlar atılmalıdır:

Kendinizi ve Çevrenizi Kontrol Edin: Önce kendi güvenliğinizi sağladığınızdan emin olun, ardından çevrenizdekilerin durumunu kontrol edin.

Gaz, Su ve Elektrik Vanalarını Kapatın: Olası ikincil felaketleri (yangın, su baskını vb.) önlemek için ana vanaları kapatın.

Acil Durum Çantasını Alarak Binayı Terk Edin: Önceden hazırladığınız deprem çantasını yanınıza alıp merdivenleri dikkatlice kullanarak binayı tahliye edin.

Toplanma Alanına Gidin: Önceden belirlenmiş mahalle toplanma alanına geçerek yetkililerin yönlendirmelerini bekleyin.

Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu

Eskişehir'de bir okulun yanındaki çöp konteynırda meydana gelen patlamalar ile ilgili polis çalışma yaptı. Patlamanın özel okul tarafından çöpe atılan kimyasal maddelerden kaynaklı olduğu tespit edildi

23.09.2026 12:27:00
İHA
 
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Okul yanındaki çöp kutusunda patlama paniğe neden oldu
Odunpazarı ilçesi Arifiye Mahallesi Tayfun Sokak üzerinde bulunan bir çöp konteynerinde peş peşe patlamalar meydana geldi. Konteynerden yükselen sesleri ve dumanı, hemen sokak yanında yer alan Adalet İlkokulu yetkilileri fark etti. Durumun vakit kaybedilmeden emniyet güçlerine ihbar edilmesi üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi.






Olay yerinde ve çevrede güvenlik önlemi alan ekiplerin yaptığı incelemelerde, patlamaya yakındaki bir özel okulun fen laboratuvarındaki deneylerde kullanılan kimyasal maddelerin çöpe bilinçsizce atılmasının neden olduğu tespit edildi. Kimyasalların tepkimeye girmesiyle yaşanan olayda şans eseri yaralanan olmazken, çevrede kısa süreli panik yaşandı.








Sorumsuzluk nedeniyle tehlikeye yol açan özel okul yönetimi hakkında polis ekipleri tarafından inceleme başlatıldı.

Karadeniz'de fırtına etkili oluyor

DÜZCE(İHA) ' Düzce'nin Karadeniz'e kıyısı olan Akçakoca ilçesinde fırtına etkili oldu. Fırtına nedeniyle dalgalar dalgakıranları ve sahili dövdü, dalga boyu zaman zaman 5 metreyi buldu

23.09.2026 12:25:00
İHA
 
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'de fırtına etkili oluyor
Karadeniz'e kıyısı bulunan Düzce'nin Akçakoca ilçesinde denizde fırtına etkili oldu. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden yapılan tahminler doğrultusunda 23 Eylül Çarşamba bugün kuzey ve kuzeybatı yönlerden 6 ila 8 kuvvetinde fırtına şeklinde eseceğini bildirdi.






Fırtınanın saat 14.00'e kadar etkisini sürdürmesi beklenirken Batı Karadeniz'de fırtına nedeniyle dalgalar 5 metreyi buldu. 






Olumsuz hava şartları nedeniyle denize açılamayan balıkçılar tekneleri limana demirledi.













İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkisini göstermeye başladı

22.09.2026 12:58:00
İHA
 
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
İstanbul'da beklenen yağış Anadolu Yakası'nda etkili oldu
Yer yer etkili olan yağmur nedeniyle vatandaşlar zor anlar yaşarken, rüzgar da zaman zaman etkisini artırdı.






Sabah saatlerinden itibaren Anadolu Yakası'nın bazı ilçelerinde etkili olan yağış, günlük yaşamı olumsuz etkiledi. Yağışla birlikte etkisini gösteren rüzgar da vatandaşlara zor anlar yaşattı. 






Meteoroloji Genel Müdürlüğünün değerlendirmelerine göre yağışların gün boyunca aralıklarla etkisini sürdürmesi bekleniyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.