logo
11 ŞUBAT 2026

Milli Mücadele Hareketi'nin sesi

15.09.2004 00:00:00
Kurtuluş mücadelesinin kamuoyuna duyurulabilmesi, yurdun işgaline karşı başlatılan örgütlenmenin vatandaşlara iletilmesi amacıyla yayımlanan "İrade-i Milliye Gazetesi" ile gazetenin basımında kullanılan Vilayet Matbaası, Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi'nde sergileniyor

Sivas Kongresi'nde alınan kararla, Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifi üzerine, "Milli Mücadele Hareketi"nin sesi olarak 85 yıl önce yayın hayatına başlayan "İrade-i Milliye Gazetesi"nin ilk 8 sayısı ile gazetenin basımında kullanılan Vilayet Matbaası, Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi'nde sergileniyor.

Kuva-yı Milliye'nin yayın organı: İrade-i Milliye

Kongrede alınan kararla, 14 Eylül 1919 yılında Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurularak, Vilayet Matbaası'nda basılan ve Türk ulusunun kurtuluşu için önemli kararların alındığı Sivas Kongresi'nin toplandığı Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi'nde sergilenen İrade-i Milliye Gazetesi, Milli Mücadele Hareketi'nin yayın organı olmuştu.

Salı ve Cuma günleri hariç her gün yayımlanan ve Heyeti Temsiliye adına Selahattin'in (Ulusalerk) imtiyaz sahipliğini yaptığı gazetenin ilk sayısında, Mustafa Kemal Atatürk'ün direktifleriyle Sivas Kongresi'ne İstanbul delegesi olarak katılan gazeteci İsmail Hami (Danişmend) tarafından kaleme alınan yazılar, Milli Mücadele Hareketi'nin sesi olmuştu.

Türk tarihine ışık tutacak konuşmalar

Mustafa Kemal Atatürk'ün Sivas Kongresi'nde yaptığı konuşmayı aynen yayımlayan gazete, Türk tarihinin yakın dönemine ışık tutacak bu konuşmayı halka duyurmuş, milli mücadele hareketinin gerekçelerini anlatarak, halkı bu haklı harekete destek vermeye çağırmıştı. Kurtuluş mücadelesinin kamuoyuna duyurulabilmesi, yurdun işgaline karşı başlatılan örgütlenmenin ve halk hareketinin vatandaşlara iletilmesi amacıyla yayın hayatına başlayan gazete, 1922 yılına kadar Sivas'ta yayımlandı. Gazetenin basıldığı Vilayet Matbaası'nın da sergilendiği Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi'ni gezen vatandaşlara, İrade-i Milliye Gazetesi'nin çoğaltılan ilk sekiz sayısı ücretsiz veriliyor.

Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı

Kadın cinayetlerinin simge isimlerinden biri haline gelen Özgecan Aslan, vahşice katledilişinin 11'inci yılında da unutulmadı. Genç yaşta hayattan koparılan Özgecan, Mersin'deki kabri başında dualarla ve gözyaşlarıyla anıldı

11.02.2026 14:28:00 / Güncelleme: 11.02.2026 14:32:59
İHA
Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı
Özgecan Aslan ölümünün 11'inci yılında dualarla anıldı
Mersin'in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015'te okulundan evine dönmek üzere bindiği minibüste vahşice öldürülen üniversite öğrencisi 19 yaşındaki Özgecan Aslan, mezarı başında dualarla anıldı. Anne Songül Aslan, baba Mehmet Aslan ve yakınları, Özgecan'ın Toroslar ilçesi Akbelen Şehir Mezarlığı'ndaki kabrine gelerek, çiçek bırakıp dua etti. Anne Songül Aslan, kızının kabrine çiçek koyduktan sonra mezar taşını öptü, bir süre Kur'an-ı Kerim okudu.



Acıları 11 yıldır dinmedi

Aslan ailesi, 11'inci ölüm yıl dönümünde kızları Özgecan'ı kabri başında dualarla andı. Anne Songül Aslan ve baba Mehmet Aslan'ın da yer aldığı anma programında Kur'an-ı Kerim okunmasının ardından dualar edildi. Duygusal anların yaşandığı anmada Aslan çifti zaman zaman gözyaşlarına hakim olamazken, yakınları ve katılan vatandaşlar da Özgecan'ın mezarı başında dua ederek aileye destek verdi. Mezara çiçekler bırakılırken, Özgecan rahmet ve özlemle anıldı.



"Sen nasıl kadına dokunursun, katledersin?"

Baba Mehmet Aslan gazetecilere yaptığı açıklamada, artan kadın cinayetlerine tepkisini dile getirirken, "Sen nasıl kadına dokunursun, katledersin' Nasıl şiddet uygularsın' Her gün bir kadın cinayeti. Biraz kendimize gelelim. Sevgiden, barıştan başka, adaletten başka bu işin bir çıkış yolu yok. Allah gönderdiği son dinin adını İslam koymuş, İslam barış demek. Bir parça seveceksin, bir parça anlayışlı olacaksın. Başka bir şey yok. Nedir yani' Üç günlük dünyanın çukurundayız. Hepimiz birbirimize yardımcı olacağız, birbirimizi seveceğiz. Birazcık anlayış göstereceğiz. Ne diye gidip küçük çocukların, kızların, erkeklerin ırzına geçiyorsunuz' Şeref dediğin şey aklın kendisidir. Akıl da hikmet olmadan çalışmıyor" dedi.



"Özgem 11 yıl oldu göç edeli"

Anne Songül Aslan ise evladının yokluğunun acısının ilk günkü gibi taze olduğunu ifade ederek, "Özgem 11 yıl oldu göç edeli. Allah hiçbir anneye, babaya bu acıyı göstermesin diyorum. Hiçbir suçu yoktu evladımın. Hayalleri vardı, hedefleri vardı. 'Okuyacağım, dünyanın en iyi psikoloğu olacağım' diyordu. Çok dürüsttü, çok namusluydu, çok böyle pozitif bir insandı. Hep güler yüzlüydü. Derslerine çalışırdı, işinde gücünde bir kızdı. Allah ona o acıyı yaşatanların aynısını onlara yaşatsın diyorum. Böyle suçsuz, günahsız evlatlarımız birer birer gidiyor" diye konuştu.

Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme

Şişli Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanarak uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında "kent uzlaşısı" davasından tahliye kararı verildi. Şahan, İBB davası kapsamında tutuklu olduğu için cezaevinde kalacak

11.02.2026 14:23:00
İHA
Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme
Resul Emrah Şahan hakkında yeni gelişme
Şişli Belediye Başkanlığı görevinden tutuklanarak uzaklaştırılan Resul Emrah Şahan hakkında sıcak bir gelişme yaşandı.

Şahan hakkında PKK/KCK terör örgütüne yardım etmek suçlamasıyla tutuklu bulunduğu dosya kapsamında adli kontrolle tahliye kararı verildi.

Şahan'ın, İBB dosyası kapsamında tutuklu olduğu için cezaevinde kalmaya devam edeceği öğrenildi.

'Somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz'

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurul Toplantısının açılışında konuşan Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Abdulkadir Çay, Kurum olarak sektörde gerçek karşılığı olan, sahada hissedilen ve somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceklerini ifade etti

11.02.2026 14:17:00 / Güncelleme: 11.02.2026 14:21:39
Haber Merkezi
'Somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz'
'Somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz'
Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurul Toplantısı, Genel Müdür Abdulkadir Çay'ın konuşmasıyla başladı.

Yoğun bir faaliyet dönemini geride bıraktıklarını aktaran Çay, basın camiasının temsilcileriyle, kamu kurumlarının yöneticileriyle ve diğer paydaşlarla bir araya gelme fırsatı bulduklarını kaydetti.

Genel Müdür Çay, "Her fikri, talebi ve eleştiriyi, sahadan gelen kıymetli birer veri olarak ele aldık. Sektörümüzün birikimini, potansiyelini ve beklentilerini yakından izleme fırsatı bulduk. Geleceğe dönük atılacak adımlarda, yönümüzü tayin etmemizde bizlere fayda sağlayacak bilgiler edindik. Şunun altını özellikle çizmek isterim ki bu yaklaşım bir başlangıç refleksi değil; sürdürülebilir bir yönetim anlayışının uygulamasıdır. Meseleleri yerinde tespit etmek, çözüm yollarını sektörle ve ilgili kurumlarla istişare içinde şekillendirmek yönetim politikamızın temelini oluşturmaktadır" şeklinde konuştu.

Mesleki standartlar, çağın gereklerine göre yeniden ele alınmalı

Dijital dönüşüm sürecinin basın sektörü açısından artık ertelenebilir bir başlık olmaktan çıktığını, doğrudan mesleğin geleceğine ilişkin temel bir mesele hâline geldiğini belirten Çay, haberin üretiminden sunumuna, dağıtımından doğrulanmasına kadar tüm gazetecilik pratiklerinin köklü bir değişimden geçtiğini söyledi.



Bu değişimin teknoloji ve altyapının güçlendirilmesini, yeni becerilerin kazanılmasını ve mesleki standartların çağın gereklerine göre yeniden ele alınmasını zorunlu kıldığını vurgulayan Genel Müdür Çay, şöyle konuştu:

"Kurumumuz, İletişim Başkanlığımızın da vizyonu doğrultusunda, basın sektörünün dönüşümüne yön veren ve yol haritası oluşturan kurumsal bir aktör olarak konumlanmaktadır. Bu anlayışla gerçekleştirdiğimiz 'Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zekâ ve Dijital Yetkinlikler' paneli, sektörün tam da bu ihtiyacına cevap veren önemli bir buluşma olmuştur. İletişim Başkanımız Sayın Prof. Dr. Burhanettin Duran'ın katılımlarıyla gerçekleşen panel yalnızca sektörel bir etkinlik olmaktan öteye geçerek devletin iletişim ve medya politikalarıyla uyumlu üst düzey bir buluşma olarak kamuoyunda karşılık bulmuştur. Akademi, sektör ve uygulayıcıların aynı çatı altında bir araya gelmesi; tartışmaları teorinin ötesine taşıyarak sahaya temas eden bir perspektif kazandırmıştır."

Akademik camianın birikimi ile basının sahadaki tecrübesini buluşturmalıyız

Konuşmasında sektörün nitelikli insan kaynağı ihtiyacına değinen Çay, yapay zekâ uygulamaları ve değişen habercilik pratikleriyle çok boyutlu analiz yapabilme, veriyi doğru yorumlama ve teknolojik imkânlardan etkin biçimde yararlanma becerilerinin daha da önem kazandığının altını çizerek, bu noktada akademik camianın bilgi birikimi ile basının sahadaki tecrübesinin buluşmasının kritik bir role sahip olduğunu dile getirdi.

Genel Müdür Çay, "Özellikle İletişim Fakültelerini sektörün önemli bir paydaşı olarak görüyoruz. Üniversitelerimizle birlikte yürünecek yolun, yeni yetkinlik alanlarının tanımlanmasına ve insan kaynağı niteliğinin artırılmasına önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Bu yaklaşımın somut örneklerinden biri olarak Kurumumuz ile İbn Haldun Üniversitesi arasında imzalanan iş birliği protokolü özel bir anlam taşıyor. Önümüzdeki süreçte de akademiyle olan iş birliklerini çeşitlendirerek sürdürmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.

Dijital yayıncılığa uyumlu yeni iş modelleri sektörde karşılık buluyor

Basın sektörünün çağın gereklilikleri doğrultusunda dönüşümü sürecinde yalnızca bugünü değil, orta ve uzun vadeyi birlikte düşünmek zorunda olduklarını kaydeden Çay, sektörün sürdürülebilirliğinin gelir yapısının öngörülebilir olmasına, mali yüklerin yönetilebilirliğine ve kurumların kendi kapasitelerini güçlendirebilmesine doğrudan bağlı olduğunu söyledi.

Genel Müdür Çay, "Basınımızın önemli gelir kaynaklarından biri olan resmî ilan ve reklamların artırılması için yoğun bir çaba gösteriyoruz. Ancak şunu açıkça ifade etmek isterim ki, yalnızca bu gelire dayanan bir yayıncılık anlayışı tek başına yeterli değildir. Dijital yayıncılığa uyumlu yeni iş modelleri, dijital reklamcılık, abonelik sistemleri ve üretilen içeriğin değerine dayalı gelir yöntemleri, sektörde her geçen gün daha fazla karşılık buluyor" ifadelerini kullandı.



Basın işletmeleri, yatırım planlarını daha öngörülebilir bir zeminde yapabilecek

Ekonomik sürdürülebilirlik bağlamında finansmana erişim konusunda açıklamalarda bulunan Genel Müdür Çay, bu doğrultuda basın işletmelerinin kredi ve teminat imkânlarına daha kolay ve doğrudan ulaşabilmesini sağlayacak somut bir adımı hayata geçirdiklerini hatırlatarak, şu ifadeleri kullandı:

"Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının ev sahipliğinde, Kredi Garanti Fonu ile imzaladığımız protokol, bu yaklaşımın güçlü ve kurumsal bir yansıması olmuştur. Söz konusu iş birliği; basın işletmelerinin kredi süreçlerinde karşılaştıkları teminat kaynaklı güçlükleri azaltırken, bankalar tarafından sağlanacak finansmanı sektör açısından daha erişilebilir hâle getirmiştir. Önümüzdeki 5 yılı kapsayacak şekilde planlanan destek mekanizmasıyla, 2 binin üzerinde süreli yayın için bu yıl toplam 7,5 milyar TL kredi limiti belirlendi. Böylelikle, basın işletmelerinin orta ve uzun vadeli yatırım planlarını daha öngörülebilir bir zeminde yapabilmelerine imkân tanınmış oldu."

Konuşmasında, Basın İlan Kurumu ile Türkiye Sigorta ile hayata geçirilen iş birliği hakkında da bilgiler veren Çay, "Sektörün gerçek gücü olan, sahada ter döken basın emekçilerinin sosyal imkânları, çalışma koşulları ve refahı Kurumumuz açısından tali değil, doğrudan asli bir önceliktir. Bu anlayış doğrultusunda Türkiye Sigorta ile hayata geçirilen iş birliğini; basın emekçilerinin günlük yaşamlarındaki konfor alanlarının artmasına yönelik anlamlı bir destek olarak görüyorum" dedi.

Faaliyetlerimizi, teoride değil uygulamada karşılığı olacak şekilde ele alıyoruz

"Kurum olarak önümüzdeki dönemde de sektörde gerçek karşılığı olan, sahada hissedilen ve somut sonuçlar üreten iş birliklerini kararlılıkla sürdüreceğiz" diyen Çay, attıkları her adımı, yaptıkları her düzenlemeyi masada değil sahada, teoride değil uygulamada karşılığı olacak şekilde ele aldıklarını ifade etti.

Sadece Kurumu değil, tüm sektörü ilgilendiren konu başlıklarına odaklanmaya çalıştıklarını kaydeden Genel Müdür Çay, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Kurumumuzu sektörün üzerinde konumlanan bir yapıdan ziyade sektörle birlikte düşünen, çözüm üreten ve basının güçlenmesini kendi sorumluluğu olarak gören bir anlayışla yönetiyoruz. İnanıyoruz ki güçlü bir basın ancak karşılıklı güvenle ve uzun vadeli bir vizyonla mümkündür. Bu istikamet doğrultusunda değişen dünyayı doğru okuyan, sektöre temas eden ve çözüm üretme iradesini kararlılıkla ortaya koyan bir Basın İlan Kurumu anlayışıyla yolumuza devam edeceğiz."

Genel Müdür Çay'ın konuşmasının ardından Başkanlık Divanı seçimi yapılarak yoklama alındı ve Genel Kurul Gündemi belirlendi.

Yönetim Kurulu Durum Raporu ve Denetçiler Raporları okunduktan sonra Yönetim Kurulu'nun tekliflerine ilişkin sunum yapıldı. Akabinde ise üyeleri belirlenen İlan İşleri, Hukuk İşleri ve Mali İşler Komisyonları çalışmalarına başladı.

Basın İlan Kurumu 33. Dönem 6. Genel Kurulu'nun 13 Şubat 2026 Cuma günü gerçekleştirilecek son oturumunda, komisyonların görüşleri doğrultusunda sunulan teklifler karara bağlanacak.

Poyraz sahili kırmızıya boyadı

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde etkili olan poyraz nedeniyle sahil kesiminde kırmızı yosun tabakaları oluştu

11.02.2026 13:05:00 / Güncelleme: 11.02.2026 13:08:14
İHA
Poyraz sahili kırmızıya boyadı
Poyraz sahili kırmızıya boyadı
Marmara Denizi'nde birkaç gündür sert esen poyraz, deniz yüzeyindeki yosunları kıyıya sürükledi. Özellikle Süleymanpaşa sahil bandında yer yer yoğunlaşan kırmızı yosun birikintileri, sahil hattında dikkat çeken bir görüntü oluşturdu.



Dalga ve rüzgarın etkisiyle kıyıya taşınan yosunlar, bazı bölgelerde kalın bir tabaka halini aldı. Sabah saatlerinde sahilde yürüyüş yapan vatandaşlar, oluşan manzaranın alışılmışın dışında olduğunu dile getirdi. Kıyıda biriken yosunların zaman zaman kokuya neden olduğu gözlendi.



Yetkililer, poyrazın deniz dibindeki ve yüzeydeki organik materyalleri kıyıya taşımasının doğal bir süreç olduğunu belirterek, rüzgarın şiddetinin düşmesiyle birlikte birikintinin azalmasının beklendiğini kaydetti.

Aziz İhsan Aktaş, suç örgütü davasında ilk kez savunma yapacak

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davanın görülmesine tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasıyla devam ediyor. Duruşmaya verilen bir saatlik aranın ardından suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Aziz İhsan Aktaş savunma yapacak

11.02.2026 12:30:00
İHA
Aziz İhsan Aktaş, suç örgütü davasında ilk kez savunma yapacak
Aziz İhsan Aktaş, suç örgütü davasında ilk kez savunma yapacak
Liderliğini Aziz İhsan Aktaş'ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere'nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı.

Duruşmada, savunma yapan İSFALT inşaat mühendisi tutuksuz sanık Çağrı Mazı, "Aziz İhsan Aktaş'ın ismini ilk kez basından duydum. Kendisini daha önce ne gördüm ne de ismini duydum" dedi.

İSFALT İdari İşler Destek Hizmetleri Şefliğinde uzman personel olarak görevine devam eden tutuksuz sanık Murat Delice savunmasında, "Üzerime atılı bir suçlama bulunmamaktadır. Beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı

"Aziz İhsan Aktaş bana, bankadan para çekmemi ve bunu Erhan Daka'ya teslim etmemi söyledi"

Duruşmada, İSFALT personellerinin savunmaları tamamlandı. Yargılama, suç örgütü kapsamında tutuksuz yargılanan sanıkların savunmalarına başlandı. Bu kapsamda, tutuksuz sanık Akın Kumanlı savunma yaptı. Kumanlı hakkında iddianamede, örgütün Beşiktaş Belediyesi'nden aldığı ihaleler kapsamında araç takiplerini yaptığı, belediyeye sık gidip geldiğinden, ihale süreçlerinde suç örgütü tarafından hazırlanan yaklaşık maliyet fiyat tekliflerini ihale birimindeki kişilere teslim ettiği, örgüt lideri Aziz İhsan Aktaş'ın verdiği talimatlar doğrultusunda hesabına gönderilen ya da kendisine teslim edilen rüşvet paralarını ilgililerine teslim ettiği öne sürülmüştü. Sanık Kumanlı savunmasında, "Çalıştığım şirketlerde işçi-işveren ilişkisi dışında hiçbir kişi veya kurumla farklı bir ilişkim olmamıştır. Bu nedenle iddia edildiği gibi Aktaş ile aramızda, idarece kurulmuş herhangi bir menfaat ya da para ilişkisi bulunduğu yönündeki iddiaları kesinlikle kabul etmiyorum. Söz konusu olaylara ilişkin olarak, yalnızca bir yıl kadar önce yürütülen bir soruşturma kapsamında bilgim dahilinde olmayan bazı para hareketlerinden söz edildiğini duydum. Bu hususları açıklamak ve bildiklerimi anlatmak amacıyla savcılığa gitmeyi düşündüm. Ancak savcılık tarafından tarafıma resmi bir çağrı yapılmamıştır. Beşiktaş Belediyesi ile bağlantılı olarak adı geçen kişilerle herhangi bir rüşvet, menfaat ya da aracılık ilişkisi içinde olmadım. Belediye önünde gerçekleştiği iddia edilen para teslimlerine dair doğrudan bilgim yoktur. Bahsi geçen paraların ne amaçla verildiğini veya alındığını bilmiyorum. Bu paraların rüşvet veya benzeri bir suç kapsamında alındığına dair bir bilgim ya da dahlim bulunmamaktadır. Herhangi bir rüşvete aracılık etmedim, bu yönde bir organizasyonun içinde yer almadım ve tarafıma bu konuda bilgi paylaşımı da yapılmamıştır. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Herhangi bir suç teşkil eden eylemimin içinde bulunmadım. Aziz İhsan Aktaş bana, bankadan para çekmemi ve bunu Erhan Daka'ya teslim etmemi söyledi" şeklinde konuştu.

Aziz İhsan Aktaş'ın kuzeni tutuksuz sanık Ayşegül Ünal ise savunmasında, "Aziz İhsan Aktaş benim kuzenimdir. Ben örgüt üyesi değilim. Girişimci bir iş insanıyım, ben akrabayım diye örgüt üyesi olarak yargılanıyorum. Bunu kabul etmem mümkün değildir. Aziz İhsan Aktaş ile aramızda zaman zaman borç alışverişi olmuştur. Sahip olduğum şirketlerin ihaleleri üzerinden suç işlemedim. Ben ihaleye fiyat teklifi vermedim. Benim ihaleye yalnızca benim teklif verdiğimi bilmiyordum" dedi.

Aziz İhsan Aktaş savunma yapacak

Mahkeme, duruşmaya 1 saat ara verdi. Aranın ardında, iddianamede, ismi 'örgüt lideri olarak geçen ve toplamda 187 yıldan 450 yıla kadar hapsi talep edilen ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalandığı gerekçesiyle 4 Haziran 2025 tarihinde 'konutu terk etmemek' tedbiriyle tahliye edilen tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş savunma yapacak.

Erzincan'da güne 4.1 büyüklüğünde deprem ile başladı

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Erzincan'ın Kemah ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı

11.02.2026 10:35:00
İhlas Haber Ajansı
Erzincan'da güne 4.1 büyüklüğünde deprem ile başladı
Erzincan'da güne 4.1 büyüklüğünde deprem ile başladı
Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Erzincan'ın Kemah ilçesinde 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldiğini açıkladı.

AFAD'ın paylaştığı bilgilere göre Erzincan'ın Kemah ilçesinde saat 00.38'de 4.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Depremin derinliği ise 7.02 kilometre olarak kaydedildi.

Deprem çevre ilçelerde de hissedildi ve bölgede kısa süreli tedirginliğe yol açtı. Şu ana kadar olumsuz bir durum veya can kaybı bildirilmedi.

Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kimdir?


 
Ali Yerlikaya'nın yerine İçişleri Bakanı olarak görevlendirilen Mustafa Çiftçi, 1970'te Konya'nın Çumra ilçesinde dünyaya geldi.Önce Çorum, akabinde Erzurum valiliği görevinde bulundu. 

11.02.2026 01:00:00
Haber Merkezi/aa
 Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kimdir?
 Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi kimdir?

Ali Yerlikaya'nın yerine İçişleri Bakanı olarak görevlendirilen
Mustafa Çiftçi, 1970'te Konya'nın Çumra ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve orta öğrenimini Çumra'da, lise öğrenimini Konya'da tamamlayan Çiftçi, 1995'te Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun oldu. Çiftçi, 1996'da İçişleri Bakanlığı tarafından açılan Kaymakam Adaylığı sınavını kazanarak 85. Dönem Konya Kaymakam Adayı olarak mülki idare amirliği mesleğine başladı. 1998'de 8 ay süreyle İngiltere'de bulunan Mustafa Çiftçi, 1999'da Milli Güvenlik Akademisinden mezun oldu.
Meslek hayatı boyunca Aksaray-Gülağaç, Erzurum-Tekman, Nevşehir-Derinkuyu, Bitlis-Adilcevaz ve Kırşehir-Kaman ilçelerinde kaymakamlık görevlerinde bulundu. İçişleri Bakanlığı Personel Genel Müdürlüğü'nde Daire Başkanlığı yapan Çiftçi, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde Özel Kalem Müdürü ve Başkan Başmüşaviri olarak da görev aldı.
Çiftçi, 2018'de Cumhurbaşkanlığı atama kararıyla Çorum Valisi olarak atanarak 4 yıl 9 ay bu görevde bulundu. Çiftçi, 9 Ağustos 2023 tarih ve 2023/376 sayılı Cumhurbaşkanlığı atama kararıyla da Erzurum Valiliği görevine getirildi.

Eğitimden vazgeçmiyor

Akademik çalışmalarını sürdüren Mustafa Çiftçi, 2007'de Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı'nda yüksek lisansını tamamladı. 2011'de Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olan Çiftçi, 2012'de Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Yönetimi Anabilim Dalı'nda ikinci yüksek lisansını tamamladı.
Ankara Üniversitesi Adalet Bölümü ile İktisat Fakültesini bitiren Çiftçi, halen Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Tarih Bölümü'nde öğrenim hayatını devam ettiriyor. İngilizce ve Arapça bilen Mustafa Çiftçi, evli ve üç çocuk babası.

Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı


Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı.

11.02.2026 00:26:00 / Güncelleme: 11.02.2026 00:40:24
Haber Merkezi
Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı
Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek atandı

Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararlarıyla Adalet Bakanlığına İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek, İçişleri Bakanlığına ise Erzurum Valisi Mustafa Çiftçi atandı. Her iki atama da sürpriz olarak değerlendiriliyor. 
 
Gürlek, İstanbul'daki operasyonların mimari
 
1982 yılında Nevşehir'de doğan Gürlek, 2 Haziran 2022'den 7 Ekim 2024'e kadar Adalet Bakan Yardımcısı olarak görev yaptı. Kısaca bakanlığı tanımayan bir isim değil. Bakanlıktaki görevi öncesinde de tanınan bir hakimdi. Türkiye'nin farklı bölgelerinde hakimlik görevlerinde bulunan Gürlek, 2021 yılında birinci sınıf hakimliğe terfi etti. Gürlek, İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi, 37. Ağır Ceza Mahkemesi ve 14. Ağır Ceza Mahkemesi başkanlığı görevlerini yürüttüğü dönemde aldığı kararlarla Türkiye gündeminde yer aldı.
 
Demirtaş'ı o yargıladı
 
İstanbul 26. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Selahattin Demirtaş'ın ve Sırrı Süreyya Önder'in "terör örgütü propagandası yapmak" suçundan yargılaması yapıldı ve Demirtaş 4 yıl 8 ay, Önder ise 3 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bu karar Demirtaş'a getirilen siyaset yasağının temelini oluşturdu.
Selçuk Kozağaçlı'nın da arasında bulunduğu 20 avukatın yargılandığı (Çağdaş Hukukçular Derneği) ÇHD davasında İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen tahliye kararına savcılık itiraz etti. Mahkeme heyeti değiştirildi ve yeni atanan Akın Gürlek başkanlığındaki heyet hapis cezaları verdi. Kozağaçlı yeniden tutuklandı.
 
Eski Türk Tabipleri Birliği (TTB) başkanı Şebnem Korur Fincancı, "Bu Suça Ortak Olmayacağız" bildirisine imza attığı gerekçesiyle terör örgütü propagandası suçlamasıyla yargılandı. İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı Akın Gürlek'in yönettiği davada, Fincancı 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı.
 
İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde Canan Kaftancıoğlu'nun sosyal medyadaki bazı paylaşımları nedeniyle yargılandığı davada, Kaftancıoğlu 9 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı. Erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmayan bu karar ile Kaftancıoğlu'nun parti yöneticisi olmasına kısıtlama getirildi.
 
Sözcü gazetesi yönetici, yazar ve çalışanlarının, "FETÖ'nün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçlamasıyla yargılandıkları dava Akın Gürlek başkanlığındaki İstanbul 37. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen diğer önemli davalardan biridir. Bu davada, gazeteciler Necati Doğru ve Emin Çölaşan, 3 yıl 6 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. Diğer sanıklara ise çeşitli sürelerde hapis cezaları verildi.
 
İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak görev yaptığı dönemde, Anayasa Mahkemesi'nin Enis Berberoğlu hakkında verdiği ihlal kararını uygulamadı. Bu nedenle dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından "Yeni Zekeriya Öz" benzetmesiyle eleştirildi.[12] Gürlek, bu ifadeleri nedeniyle Kılıçdaroğlu hakkında 75 bin TL'lik tazminat davası açtı ancak davayı kaybetti.
 
MİT TIR'ları davası sonrasında yurt dışına çıkan Cumhuriyet gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ı "kaçak" ilan etti ve gayrimenkullerine el koyma kararı verdi.ü
Yine aynı görevdeyken Hrant Dink suikastı hakkında görülen davada heyet başkanlığı yaptı. Yargılama sonunda cinayetin FETÖ hedefleri doğrultusunda işlendiğine hükmedildi.
 
Hükümetin bir parçasıydı

Nisan 2021'de Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından birinci sınıf hâkimliğe terfi ettirildi. Ardından, Danıştay üyeliğine atanan Uğurhan Kuş'un yerine 2 Haziran 2022 tarihinde Adalet Bakan Yardımcılığı görevine getirildi.
Gürlek, Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından 2 Ekim 2024'te İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olarak atandı. Aslında atama Cumhurbaşkanlığı tarafından yapıldı. Gürlek bu görevi sırasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik operasyonları yönetti. İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun hapse atılmasına yol açtı. 

Ünlü Gazeteciler Ali Çağatay, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Remzi Özdemir, Cem Seymen ve İsmail Dükel... Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni Viyana'da Değerlendi

21 ülkeden 50’den fazla bilim insanının katıldığı, 7-8 Şubat 2026'da gerçekleştirilen 11. Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ni Viyana'da takip eden tanınmış gazeteciler; Ali Çağatay, Mustafa Balbay, Cem Seymen, Ümit Zileli, Remzi Özdemir, İsmail Dükel ve Murat Muratoğlu model hakkında önemli değerlendirmeler yaptı

10.02.2026 16:59:00
Ahmet Turan Yiğit
Ünlü Gazeteciler Ali Çağatay, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Remzi Özdemir, Cem Seymen ve İsmail Dükel...  Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni Viyana'da Değerlendi
Ünlü Gazeteciler Ali Çağatay, Murat Muratoğlu, Mustafa Balbay, Remzi Özdemir, Cem Seymen ve İsmail Dükel...  Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli'ni Viyana'da Değerlendi
Gazeteciler Ali Çağatay, Mustafa Balbay, Cem Seymen, Ümit Zileli, Remzi Özdemir, İsmail Dükel ve Murat Muratoğlu, 11. Milli Ekonomi Modeli Kongresi'ni Viyana'da takip etti.
Kongre sırasında Prof. Dr. Haydar Baş'ın "Milli Ekonomi Modeli"ni ve bu modelin günümüz dünyasındaki yankıları konusunda gazeteciler, Çiğdem Akdemir'e önemli değerlendirmeler yaptı.

Ünlü gazetecilerin Milli Ekonomi Modeli konusundaki değerlendirmelerini izleyin:

Ankara'da dehşete düşüren olay

Cezaevinden izinli çıkan şahıs eşini, kızını ve annesini öldürdükten sonra intihar etti. Şahsın 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenildi

10.02.2026 14:43:00
İHA
Ankara'da dehşete düşüren olay
Ankara'da dehşete düşüren olay
Ankara'da cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz (35), annesi Azize Cengiz (57) ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz'in (8) ardından aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'i (28) tabanca ile öldürdükten sonra intihar etti. Olaya tanık olan komşu: "Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş" dedi.

Olay, dün akşam Keçiören ilçesi Kuşcağız Mahallesi 384'üncü Sokak'ta meydana geldi. Cezaevinden izinli çıkan Recep Cengiz, annesi ve kızının yaşadığı eve geldi. Burada bilinmeyen nedenle tartıştığı annesi ile yanında kalan ve ilk eşinden olan kızı Azra Cengiz'i arabada tabanca ile vurdu.

Recep Cengiz, daha sonra annesi ve kızının cansız bedenlerini bagaja koyarak aynı mahallede oturan boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'in evine gitti. Kurye kılığında kapıyı eşine açtıran Recep Cengiz, boşanma aşamasındaki eşi Beyzanur Uçan Cengiz'i tabanca ile öldürdükten sonra aynı silahla intihar etti.

Ayrıca Recep Cengiz'in silahla tehdit, dolandırıcılık ve hakaret suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırıldığı, önce kapalı cezaevinde tutulduğu daha sonra ise açık cezaevine geçtiği öğrenilirken, şahsın eşini öldürdüğü binada güvenlik kameralarına takılmamak için elektrik tesisatına zarar verdiği ileri sürüldü. Olayla ilgili geniş çaplı soruşturma başlatıldığı öğrenildi.

"Adam, daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış"

Olayın gerçekleştiği binada yönetici olan Nizamettin Karagöz, Recep Cengiz ile Beyzanur Uçan Cengiz'in yeni evlendiğini ve Beyzanur Uçan Cengiz'in ayrılmak için dilekçe verdiğini öne sürerek, "Adam daha önceden de bazı sıkıntılar yaşamış. Eşinden uzaklaştırma almış. Eşi cezaevinden çıktığını bahsetti. 6-7 ay önce evlenmişler.

Anlaşamamışlar. Kadın ayrılmak için dilekçe vermiş. Adam da bunu kabullenmedi herhalde. Önce annesi ile çocuğunu arabada vurmuş. Buraya da kurye kılığında gelmiş. Eşini de burada vurmuş. Kadın 2-3 sene önce de burada oturdu. Gitti geldi, yine oturdu. Çok memnunduk, çok iyi insandı" diye konuştu.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.