Moskova ile Washington anlaştı
ABD Özel Temsilcisi Steve Witkoff’un Saint Petersburg ziyareti, Ukrayna krizinde üçlü müzakerelerin önünü açarken; iki ülke arasında varılan yakıt anlaşması kapsamında ilk Rus dizel tankerinin bugün ABD’ye doğru yola çıkacağı duyuruldu. Rus kamuoyu, "seçim öncesi hızlı çözüm" baskısı kuran Trump'ın pragmatik hamlelerini tartışıyor
Eyüp Kabil





ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı görüşmenin detayları, Rus basını ve siyaset uzmanları tarafından "çatışma döneminin en pragmatik uzlaşma arayışı" olarak yorumlanıyor.
Kremlin, Kasım ayında Abu Dabi'de gerçekleştirilmesi planlanan yeni üçlü (Rusya-Ukrayna-ABD) barış müzakerelerine prensipte katılamaya hazır olduğunu belirtirken, perde arkasında küresel enerji piyasalarını sarsacak bir ticaretin ilk adımı atıldı.
İlk tanker bugün yola çıkıyor
Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak, Donald Trump ile Vladimir Putin arasında imzalanan enerji anlaşması uyarınca, 40 bin ton Rus dizel yakıtı taşıyan ilk tankerin bugün ABD'ye doğru hareket edeceğini doğruladı.
Zirvenin televizyonlarda yayınlanan açık kısmında Witkoff, ihracat kısıtlamalarını kaldırdığı için Putin'e bizzat teşekkür etti. Putin ise Rus dizelinin küresel pazara yeniden arz edilme sinyaliyle birlikte dünya genelinde yakıt fiyatlarının şimdiden yüzde 5 ila yüzde 6 oranında gerilediğini vurgulayarak, "Bu durum birlikte çalışabileceğimizin en somut örneğidir" ifadelerini kullandı. Moskova ayrıca, sevkiyatların kesintisiz süreceğini ve ABD pazarına büyük miktarlarda gübre tedarik etmeye de hazır olduklarını ekledi.
Trump Moskova ve Kiev'i sıkıştırıyor
Rusya'nın önde gelen yayın organlarından Kommersant, Washington'ın bu hamlelerini mercek altına aldığı analizinde, Trump yönetiminin yaklaşan iç siyasi süreçler öncesinde hem Moskova hem de Kiev üzerinde "hızlı bir uzlaşı" baskısı kurduğunu yazdı. Gazeteye göre, ABD'nin mevcut yaptırımlara rağmen Rus petrol ve türevlerini satın alma planları yapması ve Ukrayna lideri Volodimir Zelenskiy'i müzakere masasına oturmaya zorlaması, Beyaz Saray'ın ideolojik değil ekonomik çıkarlarla hareket ettiğini gösteriyor.
Kremlin Sözcüsü Yuriy Uşakov ise Witkoff'un Saint Petersburg'a gelmeden hemen önce Oslo'da Zelenskiy ve Avrupalı liderlerle görüştüğünü belirtti. Uşakov, "Witkoff bize Avrupalıların ve Kiev'in yeni yaklaşımlarını aktardı. Ancak dürüst olmak gerekirse, bu yaklaşımlar krizin kalıcı çözümü için henüz yeterince faydalı unsurlar içermiyor" diyerek Rusya'nın sahadaki gerçekliklerden taviz vermeyeceğinin sinyalini verdi.
Yaptırımlar esnetiliyor mu?
Rus kamuoyunda ve sosyal medya platformlarında ise bu durum iki farklı yönden tartışılıyor. Bir kesim, ABD'nin doğrudan Rusya'dan yakıt ithal etmeye başlamasını "yaptırım rejiminin fiilen delinmesi ve Moskova'nın diplomatik başarısı" olarak görürken; ekonomi çevreleri, Rusya'nın güney limanlarının maruz kaldığı güvenlik riskleri ve yaptırımların getirdiği finansal maliyetler karşısında bu tür spot anlaşmaların kalıcı bir ekonomik rahatlama getirmeyeceği konusunda temkinli.
Öte yandan Kremlin, müzakere masasına dönme şartı olarak Rusya'nın güvenlik mimarisinin eksiksiz garanti altına alınmasını ve sahadaki toprak kazanımlarının tanınmasını şart koşmaya devam ediyor. Washington-Moskova-Kiev üçgenindeki teknik heyetler arası görüşmelerin önümüzdeki günlerde Abu Dabi tabanlı olarak yoğunlaşması bekleniyor.










































































