logo
16 EKİM 2026

Murat Emir Yargıtay'a seslendi: "Gayrimeşru karar yok sayılmalı"

YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, CHP YDK'da 48 kişinin ihraç edilmesine ilişkin "Hukukun kırıntısı kaldıysa Yargıtay'ın hem tedbiri kaldırması hem de bu saçma sapan gayrimeşru kararı yok sayması gerekir" dedi

16.10.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Murat Emir Yargıtay'a seslendi: "Gayrimeşru karar yok sayılmalı"
Murat Emir Yargıtay'a seslendi: "Gayrimeşru karar yok sayılmalı"
YENİ Parti Grup Başkanvekili Murat Emir, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündeme dair değerlendiremelerde bulundu.

Fon krizine ilişkin konuşan Emir, Türkiye'deki sanayi ve teknoloji endeksi ile enflasyonun yer aldığı grafiği göstererek, şunları söyledi:

"MSCI yeni bir bildiri yayınladı ve 'Siz bazı önlemler almış gibi görünüyorsunuz, çünkü o rehberi yayınladınız ama uygulamada henüz bir şey görmüyoruz. Uygulamaya bakacağız. Gerçekten şeffaf, gerçekten açık, gerçekten manipülasyonlara kapatılmış, manipülatörlere gereken cezanın verildiği bir piyasa olacak mısınız, olmayacak mısınız buna bakacağız, buna göre karar vereceğiz' demiştir. Yani MSCI şu anda Türkiye borsasını, borsa İstanbul'u dondurmuş, takibe almış, ona göre karar verecek. Şimdi bunu duyan yatırımcılar artık bundan sonra bu şartlar altında yabancı yatırım gelemeyeceği için, kaldı ki yabancı yatırımcı oranı zaten yüzde 30'lara kadar gelmişti, büyük bir çöküş yaşıyor şu anda borsa İstanbul. Ama Türkiye'yi yönetenler, bugüne kadar o vurguncularla el ele verenler, iç içe geçenler, görevini yapmayanlar, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başta olmak üzere bir karar vermek zorundalar. Bir aya yaklaştı. Gerçekte hiçbir adım atmadılar. 'Bizimkileri koruyalım, birkaç ismi ortaya atalım, merak etmeyin çözeceğiz diyelim ama geri planda götüren götürmüş, satan satmış, onlara hiçbir şey yapmayalım. Hatta lekelenmeme adı altında isimlerini bile saklayalım.' Eğer bu kafayla devam edecekseniz bu sizin daha önceki tırnak içerisinde yerli ve milli krizlerinize benzemez.

"AÇIK OLACAKSINIZ"

Borsa ciddi iştir. Orada milyarlarca dolarlık yatırım var. Orada reel sektör var. Orada Türkiye'nin gerçekten üreten holdingleri, fabrikaları var. Bu çöküşe seyirci kalırsanız bunun bedelini herkes öder. Siz de ödersiniz ama iş işten geçmiş olur. Ciddi olacaksınız. Açık olacaksınız. Gerçekten ucu nereye kadar giderse oraya kadar gideceksiniz ve gereğini yapacaksınız. Çok konuştuk, konuşacağız. Sözler söylemekle bitmiyor. SPK, Maliye Bakanlığı bu spekülatif fonlar yükselirken görmüşler ama hiçbir şey yapmamışlar. Soruyorlar beyefendiye 'Niye yapmadınız? Niye seyrettiniz' diye. Diyor ki 'Ürkütmemek için.' Yatırımcıları ürkütmek istememişler. Kim onlar? 450 bin yatırımcı. O küçücük birikimlerini, emekli ikramiyesini, ameliyat parasını, çocuğunun okul taksitini, araba, ev alma umudunu ürkmesinler de getirsinler, yatırsınlar ki bu milyar milyar liraları götüren bakanlar, bakan yardımcıları, bakan çocukları, SPK'dakiler rahatça o fonları satsınlar da karşılık bulsunlar da alıp gitsinler diye. İşte böyle bir kirli çark.

"'FAALİYET İZNİ VERMEDİK' DİYOR. VERMİŞ"

Şahap Kavcıoğlu'na soruyorlar arkadaşlarımız. Diyorlar ki 'Siz bu Pusula Holding, Katılım Evim... Bunlara siz yatırım bankası kurma hakkı vermişsiniz. İktisat Katılım Bankası kurdurmuşsunuz. Nasıl yapabildiniz bunu' diyorlar. 'Vermedik' diyor. 'Faaliyet izni vermedik' diyor. Oysa vermiş. Daha önce Merkez Bankası başkanlığı yapmış, milletvekilliği yapmış, şimdi önemli bir görevde olan bir kişi böylesine yalan söyler mi? İşte belgesi burada. Burada yazanı okuyorum sizi. İktisat Katılım Yatırım Bankası'na faaliyet izni verilmesine karar verilmiştir. 26 Şubat 2026 tarihli 11424 sayılı karar. Vermişsiniz. Hırsızlara bir de Katılım Bankası kurma hakkı vermişsiniz. Niye? Banka lazım hırsızlara çünkü. Çünkü banka olmadan zor oluyor bu işler. Çünkü yatırımcının parası bir yere kadar. Daha fazla para lazım bunlara.

"BU YAVRULAR HER DEFASINDA KORUNUYOR"

Siyaset, saraydakiler, saraydaki yavrular, eski bakanlar, bakan çocukları, milletvekilleri, bürokratlar bazen bürokrat bazen özel sektörde yönetici, bazen Merkez Bankası başkan yardımcısı, bazen bir Tera Fon'da başkan yardımcısı mesela oluyorlar. İç içe geçmişler. Birlikte milletin 401 milyar lirasını 15 günde götürmüşler. Bunların kim olduğunu açıklamayan bir tanesinin bile üstüne gitmeyen bir siyasi iktidar var. Bakın diyoruz ki bu 124 yatırımcı kimdir? Yok ortada, söylemiyorlar. Bu 401 milyarı 15 günde götüren kimler, onu da söylemiyorlar. Ve bu tedbir konulanlar bakımından gazeteci Bahadır Özgür bir konuyu gündeme taşıyor. Diyor ki önce bir tedbir koydunuz. Tedbir 29 kişiydi. Kemal Akkaya var yani Enver Çelik var. Sonra bu tedbiri kaldırdınız. 11 Ekim'de 141 gerçek kişiye tekrar tedbir koydunuz. Sonra dediniz ki bir gün sonra, biz bunu yanlış yapmışız. Bu 29'unun tedbiri kaldırılmıştı. Peki doğru kabul ediyoruz sizi. Eğer 141 kişiden 29'u sehven ise çıkarttığınız 112 kişi olur. 112 kişi nasıl 109'a indi? O üç kişi kim? Fatma Betül Sayan Kaya, eşi İlyas Kaya ve aileden bir kişi daha. Bu yavrular her defasında korunuyorlar. Bunların dokunulmazlıkları var ve bunların üzerine gidilmediği için de böylesine Türkiye borsasıyla, sanayisiyle, geleceğiyle 86 milyonla bedel ödemek zorunda kalıyor.

Bahadır Özgür, suçlu, gözaltına alınıyor gizli belgeleri açıklamaktan. Ama bunların hiçbiri suçlu değil. Bunlar yanlışa düşmüşler. Bakın bunlar 'yanlışa düşenler', suçlu falan değiller onların gözünde. Milyar lirayı götür, böyle kirli çarklar kur. Ondan sonra milletin ekmeğini çal yanlışa düşmüş oluyorsun. Hırsızları söylersen gözaltındasın, tutuklandın. İşte Türkiye. İşte dünya bunu görüyor. Türkiye zaten bedel ödüyor. Ama dünya size bu bedeli ödetir. Ciddi olun."

"SİZ DARBECİSİNİZ"

İBB Davası'na da değinen Emir, şöyle devam etti:

"Sayın Ekrem İmamoğlu açıkça söylüyor 'Hesabıma geçmiş bir kuruş bulabilirseniz siyaseti bırakacağım ve her türlü cezaya katlanacağım' diyor. Bir kuruş bulamadınız. Bakın bakanda buluyorsunuz, bakan yardımcısında buluyorsunuz. Milyar milyar liralar götürmüşler. Neredeler? Laf, 'Peşinden gideceğiz'. Gitmiyorsunuz. Duruyorsunuz. Seyrediyorsunuz. Ekrem İmamoğlu'nda bir kuruş bulamadınız ama ısrarla cezaevinde tutuyorsunuz. Çünkü siz darbecisiniz.

Esenyurt'ta kayyumun yardımcısının evinden 7 milyon dolar, 400 bin avro ve Türk lirası çıkmış. İşte bakın hani 'Para kuleleri' diyorlardı işte kasalarda paralar. Peki bu kayyumun yardımcısının bu suçu var da kayyum bunları görmemiş mi? Esenyurt kayyumunun ifadesini aldınız mı? Peki siz Esenyurt Belediye Başkanımızı daha önce terörle iltisaklı diye almıştınız. Bir yıla yakın cezaevinde tuttunuz. Ondan sonra terörle iltisaklı olmadığı ortaya çıktı. Ahmet Başkan niye hala görevde değil? Devlet Bahçeli demişti 'Ahmetler göreve.' Ahmetler niye görevde değil? Niye? Çünkü işte bu hırsızlar hırsızlık yapmaya devam edecekler. Hırsızlar rahatça çalabilsinler diye Ahmet Başkan'ı görevine iade etmiyorlar. Çünkü onlar da hırsızlığın içerisinde. Bu düzen çürümüş, çökmüş, çökmüş bir düzendir. Bu saray düzeni, AKP'nin bu kara düzeni eninde sonunda bitecektir. Tedbir kararı ile demokrasiye kastetmeleri, partiye, basın özgürlüğüne, tedbir kararını kullanarak çünkü tutukluk da bir tedbirdir, siyasete darbe yapıyorlar ama ne yaparlarsa yapsınlar çaresizliklerini onlar da görüyor, milletimiz de görüyor. Milletimiz o sandığı bekliyor ve o sandık geldiğinde gereğini yapacak."

"BİZ SANDIĞI HEMEN İSTİYORUZ"

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un seçim tarihine ilişkin sözlerini de eleştiren Emir, "'2028 Nisan'ında yapılması neredeyse kesin gibi' diyor. Kim karar verdi? Hani Meclis karar verecekti buna? Hani milletvekilleri iradeleriyle gidip oy vereceklerdi? Yok. Buradaki milletvekillerinin iradesini yok sayan üstenci, küstahlaşmış bir dil. Soruyoruz buradan: Biz böyle bir işin içerisinde olmayız. Biz sandığı hemen istiyoruz. Seçimi hemen istiyoruz. Bu milletin sizi sırtında bir dakika bile daha taşıma olanağı kalmamıştır. Ama siz durup durup Tayyip Erdoğan bir daha aday olabilsin diye seçimlere bir hafta, iki hafta kala 'hadi erken seçim' kirli planını hazırladıysanız kimlerle yaptığınızı da açıkça söyleyin. Bu plan varsa bu planın kimlerle yürürlüğe konacağı, kimlerle tasarlandığını bu milletin bilmesi lazım. Milletin kafasını bulandırmayın" diye konuştu. 

"AMAÇ PARTİYİ SARAYA BAĞLAMAK"

Açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Emir, CHP YDK'da 48 kişinin ihraç edilmesine ilişkin soru üzerine, şunları söyledi:

"Türkiye bir kayyum ve tedbir rejimi olmuştur. Siyasi iktidar ele geçirmek istediği her yere tedbir kararı ile bir uygulama yapmakta kayyum ile de o kurumu, neyi bulduysa çökertmektedir. İmamoğlu iktidar adayı olmuş, cumhurbaşkanı adayı olmuş yenecek diye tedbiren tutuklandı. Şu anda İmamoğlu hakkında verilmiş bir mahkeme kararı yok ama tutuklu. Çünkü ayak altında olmaması lazım. Partinin başına da tedbiren kayyum atadılar. Butlancıları getirdiler. Niye? Amaç partiyi çökertmek. Partiyi saraya bağlamak. Ve bunu da az kalsın başarıyorlardı. Ama millet buna müdahale etti. Millet 'Sen bizim partimizi, sen bu 100 yıllık yürüyüşü birkaç muhterisi, eski koltuğunu özlemiş piyonu kullanarak saraya bağlayamazsın' dedi. Bağladığını zannedersin ama biz bu mücadeleyi bırakmayız dedi ve YENİ Parti'yi kurdu.

İşte o butlancılar, o kayyumlar, o sarayda tasarlanan o kirli planın parçaları geldikleri günler itibaren mevcut yapıyı tasfiye etmek, mevcut yapıyı siyasetin dışına itmek ve kendilerine göre bir parti dizayn edip 'mış' gibi yapan ama gerçekte sarayın değirmenine su taşıyan bir siyaset izlediler. İl başkanlarını, parti meclisi üyelerini, milletvekillerini ihraç edebilecekleri herkesi ihraç etmeye kalktılar. İşte bugün yaptıklarını da bunun bir devamı. Şaşırmıyoruz, biliyoruz. Onlar zaten bunun için görevlendirildiler. Onlar partiyi saraya bağlamak, Erdoğan'ın istediği gibi bir muhalefet partisi olmak ve gerçekte onun talimatlarına uymak ve onun değirmenine su taşımak üzere oraya oturtuldular. O görevlerinin bir gereği olarak da bugünkü ihraçlar da daha önceki ihraçlar gibi gerçekleştiriliyor.

"YOLUMUZ İKTİDAR YOLUDUR"

Ama Türkiye hukukun kırıntısı kaldıysa hiç emin değiliz hala hukukun kırıntısının kaldığından ama hukukun kırıntısı kaldıysa dolayısıyla Yargıtay'ın önünde Yargıtay'ın bu kararı hem tedbiri kaldırması hem de bu saçma sapan gayrimeşru kararı yok sayması gerekir. Olması gereken budur. Hala gecikiyor. Hala bakmıyor. Neyi bekliyor bilmiyoruz. İyice partinin çökmesini, iyice yerle bir olmasını, kadroların dağılmasını, malların satılmasını, neyi bekliyor bilmiyoruz. Ama bir an evvel Yargıtay kararını vermelidir. Hukukun kırıntısı kaldıysa. Ve o karar da mutlaka bu butlan kararının yok sayılması olmalıdır. Dolayısıyla bütün bu ihraçlar, bütün bu yapılanlar kendiliğinden yok hükmünde olacaktır. Milletin partisini birileri mahkeme kararları ile gayrimeşru bir şekilde ele geçirmişlerdir, fiili işgal altındadır ve buna da karşı koyması gereken yargıdır, Yargıtay'dır. Ama gerçekte buna karşı çıkan, buna müdahale eden, buna izin vermeyen milletin kendisidir. Millet görevini yapmıştır. YENİ Parti'yi kurmuştur. Adını, bütçesini vermiştir ve bu kirli planı asla kabul etmeyeceğini açıkça ortaya koymuştur. Ne yaparlarsa yapsınlar biz yolumuzda yürüyoruz. Yolumuz iktidar yoludur."

Erdoğan Gültekin'in cenaze törenine katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Düzce'de geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'in cenaze törenine katıldı

16.10.2026 17:10:00
AA
 
Erdoğan Gültekin'in cenaze törenine katıldı
Erdoğan Gültekin'in cenaze törenine katıldı
Geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin toprağa verildi.

Gültekin için Büyük Çamlıca Camisi'nde cuma namazı sonrası cenaze töreni düzenlendi.

Gültekin'in ailesi cami avlusunda taziyeleri kabul ederken, cuma namazını kıldıktan sonra avluya gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan da merhumun ailesine başsağlığı diledi.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, tezkiye konuşması yaptı ve cenaze namazını kıldırdı.



Gültekin'in çocuklarıyla birlikte saf tutan Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra yaptığı konuşmada, ebediyete uğurlayacakları Gültekin'le ilgili Arpaguş'ın gerekli tezkiyeleri yaptığını belirterek, "Rabbim inşallah ebedi alemde de bizleri sevgili habibinin livaü'l-hamd ismiyle müsemma sancağı altında haşru cem eylesin. Rabbim yar ve yardımcımız olsun" dedi.

Erdoğan, Gültekin'in çok kısa sürede Üsküdar'da önemli bir görevi üstlendiğini aktararak, "Ankara'da bir görevi ifa için yola çıkmışken de ne yazık ki bir trafik kazasında ebedi aleme kendisini uğurladık, uğurluyoruz. Öncelikle tüm kardeşlerime sabırlar temenni ediyorum. Rabbim yar, yardımcımız olsun, mekanı cennet olsun, makamı ali olsun inşallah." diye konuştu.

Gültekin'e hakkını helal ettiğini söyleyen Erdoğan, "Yavruları da yanımızda, Rabbim onlara da inşallah sabrı cemil lütfeylesin. Hep birlikte bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız ama bileceğiz ki hepimizin de sonu bu. Durmak yok, yola gideceğiz. Bu yol hepimiz için mukadder. Tüm ailesine, tüm kardeşlerimize sabırlar diliyorum. Bu yolculuk hepimiz için mukadder, bu mukadder olan yolculuğa hepimiz de her an hazır olalım. Rabbim yar ve yardımcımız olsun inşallah, makamı cennet olsun. Sevgili habibin sancağı altında da bizleri haşru cem eylesin" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, namazın ardından Gültekin'in tabutuna omuz verdi.

Gültekin'in naaşı, defnedilmek üzere Nakkaştepe Mezarlığı'na götürüldü.

Cenaze merasimine, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkan Vekili Nuri Aslan, İstanbul Müftüsü Emrullah Tuncel, bazı bakanlar, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, çalışanları, vatandaşlar ve Gültekin'in yakınları katıldı.

Şiddetli yağış geri dönüyor

Metrekareye 270 kilogramı aşan tarihi rekor yağışın ve sel felaketinin yaralarını sarmaya çalışan İstanbul için Meteoroloji ve AKOM’dan son dakika uyarısı geldi. Ara veren yağışlı sistem, yeni bir dalga halinde kente geri dönüyor. Valilik, suya doymuş toprak nedeniyle sel, su baskını ve heyelan riskinin en üst seviyede olduğu konusunda vatandaşları kritik bir dille uyardı

16.10.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Şiddetli yağış geri dönüyor
Şiddetli yağış geri dönüyor
Hafta ortasında son onlarca yılın en ağır sel felaketlerinden birini yaşayan ve 4 vatandaşını kaybeden İstanbul, yeni bir yağışlı dalganın eşiğinde. Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM) ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), kenti etkisi altına alacak yeni kuvvetli sağanak yağış sistemi için peş peşe sarı kodlu alarmlar yayınladı.


Önce kuzey ilçeleri, ardından tüm kent etkilenecek


Meteoroloji Bölge Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi'nin verilerine göre, ara veren yağışlar güneyli rüzgarların da etkisiyle yeniden canlanıyor. Sistem ilk etapta İstanbul'un kuzey kesimleri ile Avrupa Yakası'nda ağırlığını hissettirecek. Özellikle Arnavutköy, Çatalca, Sarıyer, Beykoz, Şile ve Çekmeköy ilçelerinde yağışların yer yer şiddetlenmesi bekleniyor.

Cuma gecesinden itibaren vites artıracak olan sağanak dalgası, 17 Ekim Cumartesi günü itibarıyla tüm İstanbul genelinde çok kuvvetli bir şekilde etkisini sürdürecek. AKOM, cumartesi günü metrekareye düşecek yağış miktarının 30 ila 60 kilogram arasında olabileceğini tahmin ediyor.


Toprak suya doydu, risk çok yüksek!


Yetkililerin en çok dikkat çektiği konu ise geçtiğimiz günlerde düşen ekstrem yağışlar oldu. 14 Ekim'de metrekareye 270 kilogramı aşan tarihi yağışların ardından İstanbul'da altyapı yükünün henüz hafiflemediği ve toprağın tamamen suya doyduğu belirtildi.

İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"14 Ekim tarihinde gerçekleşen şiddetli yağışların sebep olduğu olumsuz şartların halen devam ettiği göz önüne alındığında; yeni yağışlı sistemle birlikte sel, su baskınları, yıldırım ve heyelan riski üst seviyededir. Vatandaşlarımızın ve ilgililerin dikkatli ve tedbirli olmaları gerekmektedir."


Sıcaklıklar mevsim normallerinin altında


Yeni sistemle birlikte sadece yağış değil, soğuk hava da kentte kalmaya devam edecek. Rüzgarın poyraz ve güneyli yönlerden zaman zaman fırtına hızına (50-80 km/sa) ulaşması beklenirken, hava sıcaklıklarının 14 ila 17 derece arasında, yani mevsim normallerinin altında seyredeceği duyuruldu.


Trafiğe çıkacaklar dikkat


Yetkililer, zorunlu olmadıkça vatandaşların özel araçlarıyla trafiğe çıkmamasını, özellikle riskli alt geçitler, dere yatakları ve su birikintisi oluşabilecek çukur alanlardan uzak durulmasını önemle rica etti. Cumartesi gece yarısına (23.59) kadar geçerli olan alarm durumu süresince AFAD ve İBB ekipleri de sahada 7/24 teyakkuz halinde olacak. Pazar gününden itibaren ise yağışların geçici olarak kenti terk etmesi bekleniyor.

AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor

AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor

16.10.2026 13:07:00
Haber Merkezi
 
 AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor
 AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor
AK Parti milletvekillerinin hazırladığı 13. Yargı Paketi'nde, nafakaya ilişkin düzenlemelerin de yer alması bekleniyor.

AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, AK Parti milletvekilleri, Grup Başkanı Abdullah Güler başkanlığında kamuoyunda 13. Yargı Paketi olarak bilinen kanun teklifinin hazırlığına başladı.

Çalışmaların tamamlanmasının ardından ilerleyen günlerde TBMM Başkanlığına sunulması planlanan 13. Yargı Paketi ile Anayasa Mahkemesinin "süresiz nafakaya" ilişkin iptal kararının ardından yeni düzenlemeye gidilecek.

Türk Medeni Kanunu'nun "Yoksulluk nafakası" başlıklı 175. maddesinde yapılacak değişiklikle, "süresiz olarak nafaka isteyebilir" ifadesinde "süresiz" ibaresi Anayasa Mahkemesinin iptal kararı çerçevesinde çıkarılacak.

Maddeye eklenecek yeni fıkraya göre de nafaka süresi, 3 yıldan az olmamak ve evlenmenin yapıldığı tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen sürenin yarısını geçmemek üzere "boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen süre", "nafaka alacaklısı eşin yaşı", "eğitim ve sağlık durumu", "ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkanlarıyla karşılayabilme imkan ve kabiliyeti" ile "nafaka yükümlüsünün boşanma sonrası hayatına etkisi" gibi ölçütler dikkate alınarak hakim tarafından belirlenecek.

Nafaka yükümlüsünün haksız fiili sebebiyle nafaka alacaklısının çalışamayacak bir duruma düşmesi veya evlilikte geçen süreye bağlı olarak yaşı ilerlemiş olan nafaka alacaklısının düzenli bir gelirinin bulunmaması halinde, evlenmenin yapıldığı tarihten boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen süreye bakılmaksızın durumun gereklerine göre hakim daha uzun bir nafaka süresi belirleyebilecek.

Değişiklik, düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kanun yolu incelemesinde olanlar dahil olmak üzere, görülmekte olan davalarda da uygulanacak.

Ayrıca düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla kesinleşmiş nafaka alacakları bakımından ilamın kesinleştiği tarihten düzenlemenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar geçen nafaka süresi, yapılan değişikliğe göre hesap edilen nafaka süresiyle karşılaştırılacak.

Karşılaştırma üzerine, daha önce geçen nafaka süresi, değişikliğe göre hesap edilen nafaka süresinden fazla ise ilave 1 yıl daha nafaka ödenmeye devam edilecek ve bu sürenin sonunda nafaka yükümlülüğü kendiliğinden sona erecek.

Daha önce geçen nafaka süresi, değişikliğe göre hesap edilen nafaka süresinden az ise de kalan bu süre 1 yıl veya daha az ise ilave 1 yıl daha nafaka ödenmeye devam edilecek ve bu sürenin sonunda nafaka ödeme yükümlülüğü kendiliğinden sona ermiş olacak.

Kalan bu süre 1 yıldan daha fazla ise değişikliğe göre hesap edilen sürenin dolmasıyla nafaka ödeme yükümlülüğü kendiliğinden sona ermiş sayılacak.

Temyiz düzenlemesi
Teklifle, nafaka düzenlemesinin yanı sıra boşanma davalarıyla ilgili bazı değişikliklere de gidilecek. Bu düzenlemelere göre, boşanma ve boşanmanın ferilerine ilişkin olarak verilen istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararlar temyiz edilemeyen kararlar arasına alınacak.

Gerek boşanma davalarında verilen ilk derece mahkemesi kararları hakkındaki istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarına gerekse boşanma davasıyla birlikte veya ayrı olarak açılan boşanmanın ferisi niteliğinde olan velayet, nafaka ve tazminata ilişkin ilk derece mahkemesi kararları hakkındaki istinaf başvurusunun esastan reddi kararlarına karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacak.

İlk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesinin farklı kararlar vermesi halinde bu kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulabilecek. Böylece, tarafların adil yargılanma hakkı korunacak, boşanma gibi kişinin yaşamını son derece etkileyen bir konuda makul sürede davaların bitirilmesi amaçlanacak.

Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor

Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor

16.10.2026 13:06:00
AA
 
  Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor
  Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor
Sosyal medyada hakaret, tehdit ve aşağılayıcı yorumlarla karşılaşan kişilerin, siber zorbalığa karşılık vermek yerine ilgili hesabı şikayet edip engellemeleri, hukuki sorun yaşamamaları açısından önem taşıyor.

İnternet kullanımının yaygınlaşmasıyla sosyal medya platformlarında karşılaşılan siber zorbalık ve internet üzerinden işlenen suçlar, özellikle çocuklar ve gençler açısından önemli riskler oluşturuyor.

Antalya Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Büro Amirliğinde görevli polis memuru Gülşen Ünsal, AA muhabirine yaptığı açıklamada, siber zorbalığa maruz kalan kişilerin hakaret veya tehditle karşılık vermelerinin kendileri açısından da hukuki sorumluluk doğurabileceğini söyledi.

Sosyal medya kullanıcılarının tanıdıkları veya tanımadıkları kişilerin paylaşımlarının altına küçük düşürücü, alaycı ve aşağılayıcı yorumlar yapabildiğini ve bu davranışların siber zorbalığa dönüşebildiğini aktaran Ünsal, "Siber zorbalığa maruz kalan çocuk ve gençler bazen karşılık olarak hakaret veya tehdit içeren mesajlar gönderebiliyor. Bu tür tepkiler de suçu doğuruyor." dedi.

Ünsal, siber zorbalıkla karşılaşan çocukların ve gençlerin karşı tarafla tartışmaya girmemesi, ilgili hesabı sosyal medya platformu üzerinden şikayet ederek engellemesi gerektiğini vurguladı.

Hakaret, tehdit veya şantaj gibi durumlarda kolluk kuvvetlerine başvurulmasının önemine işaret eden Ünsal, internet üzerinden gerçekleştirilen eylemlerde hangi davranışların suç oluşturduğunun bilinmesi gerektiğini kaydetti.

İnternet ortamındaki eylemler de suç oluşturabiliyor
İnternet üzerinden işlenen suç türlerinin çeşitlendiğini belirten Ünsal, hakaret, tehdit, şantaj, taciz, bilişim sistemleri aracılığıyla dolandırıcılık, özel hayatın gizliliğinin ihlali ve kişisel verilerin hukuka aykırı ele geçirilmesinin bu kapsamda değerlendirilebildiğini bildirdi.

Ünsal, yasa dışı bahis ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama gibi eylemlerin de ilgili koşullar oluştuğunda suç teşkil edebileceğini söyledi.

Dijital ortamda gerçekleştirilen eylemlerin hukuki sonuçlarına dikkati çeken Ünsal, çocukların ve gençlerin interneti kullanırken bilinçli hareket etmelerinin, karşılaştıkları olumsuz durumları aileleriyle ve gerektiğinde kolluk kuvvetleriyle paylaşmalarının önem taşıdığını ifade etti.

Ünsal, fiziki ortamda gerçekleştirilen suçlarla sanal ortamda işlenen suçların hukuki açıdan hiçbir farkının olmadığını vurguladı.

Reklam Kurulu 9 ayda 249 milyon lira ceza kesti

Reklam Kurulu, tüketicileri yanıltıcı reklamlar ile haksız ticari uygulamalara karşı yılın 9 ayında 33 binin üzerinde başvuruyu değerlendirirken, 249 milyon liradan fazla idari para cezası uygulanmasını kararlaştırdı

 

16.10.2026 10:52:00
Anadolu Ajansı
 
Reklam Kurulu 9 ayda 249 milyon lira ceza kesti
Reklam Kurulu 9 ayda 249 milyon lira ceza kesti

Ticaret Bakanlığından yapılan açıklamada Kurulun, tüketicilerin sağlık ve güvenliği ile ekonomik menfaatlerinin korunması amacıyla inceleme ve denetimlerini aralıksız sürdürdüğü belirtildi.

Kurulun, 8 Ekim'de yapılan toplantıda 161 dosyayı karara bağladığı, mevzuata aykırı bulunan 136 dosyada durdurma cezası ile toplam 17 milyon 176 bin 744 lira idari para cezası verildiği ifade edildi.

Yılın ocak-eylül döneminde ise 33 binin üzerinde başvurunun değerlendirildiği, tüketicileri aldatıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalar nedeniyle kesilen toplam idari para cezasının 249 milyon lirayı aştığı bilgisi verildi.

Gerçeğe aykırı indirimli satışlar için yaptırım

Gelişen ticari hayat ve internet kullanımındaki artış doğrultusunda, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde önemli düzenlemeler yapıldığı ve bu değişikliklerin 1 Ağustos'ta yürürlüğe girdiği anımsatılan açıklamada, hedefli reklamcılık, yapay zekayla oluşturulan reklamlar, sosyal medya etkileyicilerinin tanıtımları ve indirimli satışlar başta olmak üzere pek çok alanda yeni kuralların getirildiği vurgulandı.

Kurulun ekim ayı toplantısında öne çıkan başlıklardan birinin indirimli satış reklamları olduğu belirtilen açıklamada, şu bilgiler verildi:

"Yapılan incelemelerde, kampanyalarda yüzde 75 gibi yüksek oranlarda gerçeği yansıtmayan indirim vaatlerinde bulunulduğu, üzeri çizili fiyat olarak indirim başlangıç tarihinden önceki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyatın esas alınmadığı ve kolay erişilebilir sadakat kartı programlarına ilişkin reklamlarda indirimli satış mevzuatındaki yükümlülüklerin yerine getirilmediği tespit edilmiştir. Mevzuata aykırı olduğu belirlenen söz konusu reklamlar hakkında idari yaptırımlar uygulanmıştır."

Sosyal medya etkileyicilerine sıkı denetim

Yönetmelik kapsamında sosyal medya etkileyicilerinin reklam ve tanıtım faaliyetlerine ilişkin kuralların açıkça belirlendiğine işaret edilen açıklamada, menfaat, indirim veya hediye karşılığı yapılan paylaşımlarda, reklam veya tanıtım ifadesinin açıkça yer alması gerektiği belirtildi.

Bu doğrultuda Kurul'un 32 sosyal medya hesabındaki paylaşımları resen incelemeye aldığı, reklam ibaresi kullanma zorunluluğunun ve belirlenen diğer kriterlerin yerine getirilmediğinin saptandığı ve söz konusu paylaşımlar konusunda durdurma cezası verildiği kaydedildi.

Kuyumculuk sektöründe sahte indirim vaatlerine durdurma

Mücevherat sektöründe yüksek oranlı indirim vaatleriyle yayımlanan reklamların da mercek altına alındığının altı çizilen açıklamada, değerlendirmeler neticesinde mevzuat hükümlerini ihlal ettiği tespit edilen 9 firma hakkında durdurma cezası kararı alındığı ifade edildi.

Açıklamada, Bakanlığın tüketicilerin haklarının korunması, yanıltıcı reklamların önlenmesi ve piyasalarda adil rekabet ortamının tesis edilmesi amacıyla denetim ve yaptırım faaliyetlerini kararlılıkla sürdüreceği vurgulandı.

13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama

Batman merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 119 kişiden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderildi

16.10.2026 10:08:00
İhlas Haber Ajansı
 
13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama
13 ilde yasa dışı bahis operasyonunda 80 tutuklama
Batman merkezli yasa dışı bahis operasyonunda yakalanan 119 kişiden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Batman Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince yasa dışı bahis organizasyonlarındaki para nakline aracılık eden şüphelilere yönelik yürütülen soruşturmada, daha önceden tespit edilen 102 kişilik hedef listesi genişletildi.

Batman merkezli 13 ilde eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonlar ve ifade süreçlerinin ardından toplam 119 şüpheli yakalanarak adli makamlara sevk edildi. Mahkemeye çıkarılan şüphelilerden 80'i tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 39 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri kararı alındı.

Can kaybı 3’e yükseldi

Mega kent son 84 yılın en ağır yağış rekoruyla sarsılırken, sel felaketinde bilanço ağırlaşıyor. Son gelen acı haberle birlikte can kaybı 3'e yükselirken, Vali Davut Gül kayıp vatandaşlar için tüm ekiplerin seferber edildiğini açıkladı. Hasar tespitlerinin başladığını belirten Gül, "Zararlar en geç pazartesi günü ödenecek" dedi

15.10.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Can kaybı 3’e yükseldi
Can kaybı 3’e yükseldi
İstanbul, metrekareye yer yer 242 ile 272 kilograma kadar düşen yağışla birlikte tarihinin en büyük sel felaketlerinden birini yaşıyor.

Derelerin taşması, iş yerlerini ve evleri su basması sonucu kent genelinde kriz ortamı yaşanırken, peş peşe gelen acı haberler bilançonun ağırlaştığını gösterdi. Fatih, Sarıyer ve son olarak Kağıthane'den gelen acı haberle birlikte kentteki toplam can kaybı 3'e yükseldi.


"Tüm imkânlar seferber edildi, kayıpları arıyoruz"


Kameralar karşısına geçerek mega kentteki son durumu aktaran İstanbul Valisi Davut Gül, arama kurtarma ve tahliye faaliyetlerinin titizlikle yürütüldüğünü belirtti. Vali Gül, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

"Süreç boyunca sahada mahsur kalan 3 bin 50 vatandaşımız ekiplerimizce kurtarıldı. Hastanede tedavi gören 7 hemşehrimiz de tedavilerinin tamamlanmasının ardından taburcu edildi, şu an itibarıyla hastanede yatan kimse kalmadı. Ancak 5 kişiyle ilgili kayıp başvurusu var. AFAD, Sahil Güvenlik, jandarma ve belediye ekiplerimizle arama çalışmaları aralıksız sürüyor. Hemşehrilerimizden istirhamımız, kaymakamlıklarımıza ve 112'ye mutlaka müracaat etsinler ve riskli alanlarda bulunmasınlar."


"Zararlar en geç pazartesi ödenecek"


Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla devlet imkanlarının afetzedeler için seferber edildiğini vurgulayan Vali Gül, hasar tespit çalışmalarının hızla tamamlanacağını açıkladı.

Gül, "Mümkünse yarın öğleden sonra, en geç pazartesi günü ödemeleri yapmaya başlayacağız. Hemşehrilerimizin hiçbirinin aç ve açıkta kalmasına müsaade etmeyiz" şeklinde konuştu.


Trafik ve eğitime ara detayları


• Motosiklet Yasağı Kaldırılıyor: Sel nedeniyle getirilen motosiklet, scooter ve motokuryelerin trafiğe çıkış yasağı 16 Ekim Cuma sabahı saat 06.00 itibarıyla sona erecek.

• Eğitime 1 Gün Daha Ara: İstanbul genelindeki ilk, orta ve lise düzeyindeki tüm okullarda eğitime 16 Ekim Cuma günü de ara verildi.

• Zorunlu Olmadıkça Çıkmayın Uyarısı: Toprağın suya doyduğunu ve yağışların bir süre daha yer yer devam edeceğini belirten Vali Gül, vatandaşların çok zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamasını ve evlerinde dinlenmesini tavsiye etti.

Kayıp olduğu bildirilen vatandaşları arama kurtarma çalışmaları olumsuz hava şartlarına rağmen havadan ve karadan kararlılıkla sürdürülüyor.

Üsküdar Belediye Başkan Vekili kazada öldü

Anadolu Otoyolu'nun Düzce kesiminde meydana gelen trafik kazasında Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin yaşamını yitirdi, 4 kişi yaralandı

15.10.2026 18:10:00
AA
 
Üsküdar Belediye Başkan Vekili kazada öldü
Üsküdar Belediye Başkan Vekili kazada öldü
Üsküdar Belediye Başkan Vekili Gültekin, Düzce'de trafik kazasında hayatını kaybetti. 

Otoyolun Ankara istikametinde seyreden Gültekin'in içinde bulunduğu 34 VR 2034 plakalı otomobil, Kaynaşlı Sarıçökek mevkisinde aynı yönde seyreden 16 ARZ 453 plakalı otomobille çarpıştı.

İhbar üzerine kaza yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

Gültekin ile 4 kişi, sağlık ekiplerince çevredeki hastanelere kaldırıldı.

Özel bir hastanede tedavi altına alınan Gültekin, burada yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

AK Parti İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, gazetecilere, kaza anından bu yana bütün tıbbi müdahalelerin yapıldığını belirterek, "Ama maalesef kurtaramadık. Başımız sağ olsun" dedi.

Gültekin'in vücudunda kazaya bağlı herhangi bir yaralanma ve darbe gözükmediğini bildiren Şengüloğlu, "Olayın şokuyla kalp krizi geçirdiği değerlendiriliyor. İlerleyen süreçte netleşecek ama olay esnasında oradan geçen kazayı gören iki doktor duruyor ve ilk müdahaleyi yapıyorlar. Ardından da ambulansa gelip müdahaleye devam ediyor. Hastanede de devam etti müdahaleler. Yaklaşık 1,5 saat süre müdahale edildi ama maalesef kurtaramadık" ifadelerini kullandı.  


Yarın son yolculuğuna uğurlanacak


Düzce'de geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin'in cenazesi, yarın cuma namazını müteakip Marmara İlahiyat Camisi'nde kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verilecek.

Üsküdar Belediyesinin X sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, şunlar kaydedildi:

"Üsküdar Belediye Başkan Vekilimiz Sayın Dündar Ziya Gültekin'i, geçirdiği trafik kazası sonucu kaybetmenin derin teessürünü yaşıyoruz. Gece gündüz demeden, ilk günkü azim ve adanmışlıkla Üsküdar'ımız ve komşularımız için durmaksızın çalışan kıymetli Başkan Vekilimizi her zaman gayreti, samimiyeti ve şehrimize kattığı değerlerle hatırlayacağız."

Merhum Başkan Vekili Gültekin için bu akşam saat 21.00'de belediye binasındaki Mavi Salon'da Kur'an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirileceği aktarılan paylaşımda, "Merhumun cenazesi, yarın cuma namazını müteakip Marmara İlahiyat Camisi'nde kılınacak cenaze namazının ardından ebediyete uğurlanacaktır. Merhum Dündar Ziya Gültekin'e Allah'tan rahmet, başta kederli ailesi olmak üzere yakınlarına, mesai arkadaşlarımıza ve tüm Üsküdar halkına sabır ve başsağlığı dileriz. Mekanı cennet, makamı ali olsun" ifadeleri kullanıldı.


BTP liderinden taziye mesajı


Bu arada BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş da Gültekin için sosyal medya hesabından taziye mesajı paylaştı. Baş mesajında, "Türkiye Belediyeler Birliği seçimlerine katılmak üzere Ankara'ya giderken Düzce'de geçirdiği trafik kazası sonucu vefat eden Üsküdar Belediye Başkanvekili Dündar Ziya Gültekin'e Allah'tan rahmet, yakınlarına sabırlar dilerim." ifadelerini kullandı.


Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi

15.10.2026 15:17:00
AA
 
 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi
 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi

Buna göre, 9 Ekim itibarıyla Merkez Bankasının brüt döviz rezervleri 4 milyar 241 milyon dolar artarak 64 milyar 567 milyon dolara çıktı. Brüt döviz rezervleri, 2 Ekim'de 60 milyar 326 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.

Bu dönemde altın rezervleri ise 54 milyon dolar azalışla 107 milyar 62 milyon dolardan 107 milyar 8 milyon dolara geriledi.

Böylece Merkez Bankasının toplam rezervleri, 9 Ekim haftasında bir önceki haftaya göre 4 milyar 187 milyon dolar artışla 167 milyar 388 milyon dolardan 171 milyar 575 milyon dolara yükseldi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de bir araya geldi

Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de CICA Zirvesi'ne katılan Lavrov ve Fidan, ikili görüşme gerçekleştirdi

15.10.2026 14:05:00
Haber Merkezi
 
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de bir araya geldi
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de bir araya geldi
Azerbaycan'ın başkenti Bakü'de CICA Zirvesi'ne katılan Lavrov ve Fidan, ikili görüşme gerçekleştirdi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Bakü'de düzenlenen Asya'da İşbirliği ve Güven Artırıcı Önlemler Konferansı'nın (CICA) 7. Zirvesi marjında görüştü.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Lavrov ve Fidan arasındaki görüşmeden bir kare paylaştı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.