logo
24 HAZİRAN 2026

Murat Kurum'dan İmamoğlu'na "partizanlık" cevabı

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Bizi partizanlıkla suçlayacak en son kişi Ekrem İmamoğlu'dur. Çünkü göreve geldiği andan itibaren partizanlık nasıl yapılır tüm Türkiye'ye gösteren kişidir. Dönüp aynaya baksınlar, partizanlık nasıl yapılıyormuş görecekler. Bizim polemikle, yalanlarla, iftiralarla hiçbir zaman işimiz olmayacak" dedi.

10.08.2024 20:16:00
İhlas Haber Ajansı
Murat Kurum'dan İmamoğlu'na "partizanlık" cevabı
Murat Kurum'dan İmamoğlu'na "partizanlık" cevabı
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye'nin en büyük çevre projelerinden olan İzmit Körfezi Dip Çamuru Projesi'ni yerinde inceledi. Şantiye alanını gezen Bakan Kurum, "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'yle birlikte Körfez'imizi geleceğe en güzel haliyle taşımak için tarihimizin en kapsamlı dip çamuru temizliği projesini yürütüyoruz. Bu proje aynı zamanda Avrupa'nın en büyük çevre projesi durumunda. 2022 yılında yine İzmit ziyareti esnasında karar verdiğimiz, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın onayıyla birlikte başlattığımız ve bugün itibarıyla 3.6 milyar liralık yatırım bedeliyle yürüttüğümüz proje kapsamında tam 570 bin metrekarelik alanı temizlemiş bulunmaktayız. Bu kapsamda 665 bin metreküp az önce dip çamurunu Körfez'in dibinden çıkardık, atığı da burada kurutma işlemini yapmak suretiyle depolama sahasına naklettik. İnşallah projemizin tamamlanmasıyla birlikte toplamda 3.5 milyon metreküp dip çamurunu temizleyeceğiz. 330 bin kamyon dip çamurunu Körfez'imizden alacağız ve burada kurutma işlemini yaptıktan sonra da atığı yine bertaraf etmek üzere depolama alanına nakletmiş olacağız" diye konuştu.

"Marmara'mızı, Körfez'imizi en güzel haliyle gelecek nesillerimize emanet etmiş olacağız"
Dip çamuru temizlendiğinde denizdeki oksijenin artacağını söyleyen Kurum, "Çamur içerisinde maalesef ekosistem hayat sürmeye çalışıyor. Oradaki ekolojik dengeyi bozan, canlı yaşamını maalesef en aza indiren oksijen seviyesini bu durumdan bir an önce Körfez'imizi kurtarmak için projeyi gerçekleştiriyoruz. Proje tamamlandığında buradaki oksijen miktarı artacak ve daha önce büyüklerimizin bize anlattığı yeni balık türlerini görmeye başlayacağız. Kocaeli Körfezi'nde vatandaşlarımız huzur içerisinde hem denizin güzelliğinden hem bölgedeki doğal güzelliklerden istifade edebilecek. En önemlisi de Marmara'mızı, Körfezimizi en güzel haliyle gelecek nesillerimize, çocuklarımıza emanet etmiş olacağız. İnşallah ülkemizin cennet köşesi İzmit Körfezi'miz o eski günlerdeki gibi yeniden tertemiz olacak" şeklinde konuştu.

"Emin olun yarın bir müsilajla daha karşı karşıya kaldığımızda bu aziz millete cevap veremeyecekler"
İzmit Körfezi'nde gösterilen hassasiyetin aynısının Marmara Denizi'nde yaşanan müsilaj probleminde gösterildiğini dile getiren Bakan Murat Kurum, "Türkiye'nin en geniş katılımlı çevre seferberliği Marmara Denizi Koruma Eylem Planı. Bugün de eylem planımız kapsamında çalışmalarımız halen devam etmektedir. Geldiğimiz noktada Marmara Denizi'miz, Körfez'imiz emin olun bir önceki günden daha temiz durumdadır. Kötüye gidişatı hep birlikte bu yapmış olduğumuz çalışmalarla birlikte durdurduk ve durdurmaya devam edeceğiz. Biz üstümüze düşen sorumluluğu yapıyoruz ama o gün protokole bağlı kalarak yapmaları gereken görevleri yapmayan maalesef belediyelerimiz var. Bu noktada Marmara Denizi'mizin temiz olması, hem insanımızın hem de buradaki canlı varlığının sağlığı ile ilgili bir konu. Yarın imza altına aldığımız bu projeleri ve burada sorumlulukları olan belediyelerimizi, bu sorumluluklarını yerine getirmeyen belediyelerimiz emin olun bu aziz millet cevap veremezler. O gün oturduğumuzda bir karar aldık. Marmara Denizi Koruma Eylem Planı çerçevesinde tüm belediyelerin sorumluluklarını belirledik ve bu sorumluluklar dahilinde bakanlığımız üstüne düşen tüm vazifeleri gerçekleştirmektedir. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Marmara'nın, Körfez'in temizlenmesi adına sorumluluğunu yerine getirmektedir. Ancak diğer belediyelerimize baktığımızda maalesef tüm belediyeler olarak imzalanan protokollere uyulmamaktadır. Buradan bir kez daha çağrıda bulunuyoruz. Marmara Denizi'ne kıyısı olan tüm belediye başkanlarımız Marmara Denizi Eylem Planı çerçevesinde yapmaları gereken işleri, almaları gereken sorumlulukları bir an önce alsınlar. Emin olun yarın bir müsilajla daha karşı karşıya kaldığımızda bu aziz millete cevap veremeyecekler. O yüzden bir an önce kendilerine çağrımız bu görevlerini yerine getirsinler" ifadelerini kullandı.

"Tarımda, turizmde, sanayide, ulaşımda 2053 net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda adımlarımızı atıyoruz"
Müsilaj sorununun iklim değişikliği ile ilgili doğrudan ilişkili bir problem olduğunu söyleyen Bakan Kurum, "Biz Türkiye olarak iklim değişikliği ile ilgili mücadelemizi 22 yıldır Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürüyoruz. Bugüne kadar hep çevre ve insan merkezli çalıştık. İnsanımızı odaklayan projeler yürüttük ve bu konuyu Türkiye'nin milli güvenlik meselesi olarak gördük. İklim değişikliğine uyum içinde ülkemiz için bu kapsamda hem Avrupa Birliği Mutabakatı'na uyum hem de Yeşil Kalkınma Projesi olarak değerlendirdik ve bu kapsamda istisnasız şekilde emin olun tüm sektörleri içeren eylem planlarımızı ortaya koyduk. Tarımda, turizmde, sanayide, ulaşımda 2053 net sıfır emisyon hedefleri doğrultusunda adımlarımızı atıyoruz. İnşallah devletimiz, belediyelerimiz ve vatandaşlarımızla birlikte yaptığımız çalışmalarla iklim değişikliğine karşı yaşadığımız sel, yangın felaketlerine, aşırı yağış ve dolu sebebiyle şehirlerimize vermiş olduğu bu afetlerin zararını en aza indirmek için eylem planları çerçevesinde adımlarımızı atıyoruz. İstiyoruz ki Marmara Denizi'ni tertemiz hale getirelim. İstiyoruz ki iklim değişikliği kaynaklı afetlerde vatandaşlarımızın canına, malına zarar gelmesin. Bu mücadeleyi inşallah hep birlikte atmaya devam edeceğiz. Bu kararlılıkla projelerimizi inşallah yapmaya devam edeceğiz. Birinci etap projemizi tamamladık. İnşallah diğer etaplarımızı da hızlı şekilde süreçlerini, projelerini yürütmek suretiyle 2028 yılına geldiğimizde körfezimiz, Marmara'mız eskisinden daha temiz olacak. Yeniden o canlıları görmeye devam edeceğiz" dedi.

"Dönüp aynaya baksınlar, partizanlık nasıl yapılıyormuş görecekler"
Basın mensuplarının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun kendisinin atamaları imzalamadığı ve ve partizanlık yaptığı iddialarını sorması üzerine Bakan Kurum, "Bizi partizanlıkla suçlayacak en son kişi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'dur. Çünkü göreve geldiği andan itibaren partizanlık nasıl yapılır tüm Türkiye'ye göstermiş kişidir. Başta seçim meydanlarında kimseyi işten çıkarmayacağını ifade edip, bu sözleri verip, ardından da büyükşehir belediyesine geldiğinde on binlerce kardeşimizi işsiz bırakmış olan kendileridir. Yine bugün baktığınızda İBB'ye işçi alımı noktasında ittifaklarının parti örgütlerinin referansıyla süreci yürüttüklerini tüm İstanbul, tüm Türkiye bilmektedir. Yine belediye bünyesinde yapılan projelerde, yatırımlarda kendi yandaşlarına, kendi ittifak ortaklarına bu ihaleleri nasıl verdiğini tüm Türkiye, tüm İstanbul bilmektedir. Dönüp aynaya baksınlar, partizanlık nasıl yapılıyormuş görecekler. Dolayısıyla bizi partizanlıkla suçlayacak en son kişi Ekrem İmamoğlu'dur" diye konuştu.

"Telefonla bugün bana ulaşan, problemlerini ileten kendisi değilmiş gibi hareket ediyor"
İmamoğlu'nun bugün kendisini aradığını aktaran Bakan Kurum, "İstanbul'la ilgili yapılması gerekenlere ilişkin görüşme talep ettiler. Ben de memnuniyetle bunu karşılayacağımı ifade ettim. Telefonla bugün bana ulaşan, daha önce aradığında sorunlarını, problemlerini ileten kendisi değilmiş gibi hareket ediyor. Önce samimi olacaksınız. Önce milletinize doğruları söyleyeceksiniz. Sonra da eğer bir yanlışlık varsa, eğer bir hata varsa bunu ifade edebilirsiniz. Aradığınız zaman ulaşabiliyorsanız, sorunlarınıza ilişkin çözümleri iletebiliyorsanız, bu çözümleri bir masada konuşabiliyorsanız, protokole bağlayabiliyorsanız eğer burada bir partizanlık söz konusu değildir. Ancak protokole bağladığınız işlerde samimi değilseniz, yükümlülüklerinizi yerine getirmiyorsanız, üstüne üstlük çıkıp bir de temel atmama törenleri gibi yeni törenler üretiyorsanız, sizin samimiyetinizi bizler sorgularız. Dolayısıyla kendilerine tavsiyemiz bir an önce işe odaklanmasıdır. Milletimiz bizden iş bekliyor. Milletimiz bizden yatırım bekliyor. İstanbul'un deprem, çevre sorunları varken müsilajla ilgili yapmaları gereken varken, Paris'te, Roma'da boy gösterebilenler oturacaklar işlerin başında milletimizin işini, problemini çözmek adına da gerekli iradeyi gösterecekler. Bizim polemikle, yalanlarla, iftiralarla hiçbir zaman işimiz olmayacak. Bizi bu alana maalesef çekemeyecekler. İşlerine odaklanmalarını, işlerini, taahhütlerini ve seçim meydanlarında verdiği sözleri tutmalarına yönelik adımları atmalarını kendilerine tavsiye ediyorum" şeklinde konuştu.

"Herkes koşulsuz şartsız şekilde bu protokole imza attı"
Müsilajla mücadelede sorumluluğunu yerine getirmeyen belediyelere yapılan protokole göre cezai müeyyide olup olmadığı ve sürecin nasıl işlediği sorusu üzerine Bakan Kurum, "Herkes koşulsuz şartsız şekilde bu protokole imza attı. Dolayısıyla Kocaeli Büyükşehir Belediyesi hiçbir bahanenin arkasına sığınmıyorsa eğer, diğer belediyelerden de beklentimiz budur. Bu kapsamda vatandaşımızın can sağlığını, huzurunu ilgilendiren bu konuya ilişkin belediyelerden bir an önce o protokole uymalarını ve sorumluluklarını yerine getirmelerini bekliyoruz. Getirmedikleri takdirde vatandaşımızın can ve mal güveni adı altında biz de bakanlık olarak harekete geçeceğiz. O gün protokole imza atıyorsak eğer, bugün de bunun gereğini hep birlikte yapmak durumundayız" ifadelerini kullandı.

"2025 yılında 11 ilimizde evine girmemiş hiçbir depremzede kardeşimiz kalmayacak"
Gelen soru üzerine 6 Şubat depremine değinen Kurum, "En son 6 Şubat Kahramanmaraş depremine hep birlikte o kara güne uyandık. Binlerce kardeşimizi maalesef toprağa verdik. Devletimiz, milletimiz tek yürek olduk. İlk günden itibaren yapılması gereken çalışmaları başlattık. Bugün itibarıyla 283 bin konutun şantiyesi 11 ilimizde başladı. Yaklaşık 76 bin konutun teslimini gerçekleştirdik. İnşallah yıl sonuna kadar 200 bin konutun teslimini gerçekleştirecek ve 2025 yılına geldiğimizde vatandaşlarımıza verdiğimiz sözler doğrultusunda deprem şehirlerinde 11 ilimizde evine girmemiş hiçbir depremzede kardeşimiz kalmayacak ve bu anlayışla hep birlikte çalışmalarımızı ilk günkü motivasyonla birlikte sürdürmeye devam edeceğiz" dedi.

Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!

Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.
 

24.06.2026 13:40:00
AA
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
 Almanya vizesinde yeni dönem; başvurular tamamen dijital olacak!
Alman Seyahat Birliği (DRV) tarafından Türkiye'nin Berlin Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen yaz resepsiyonu; siyaset, turizm, medya ve diplomasi dünyasından 300'e yakın önemli ismi bir araya getirdi.

Etkinlikte konuşan Almanya'nın Denizcilik Ekonomisi ve Turizmden Sorumlu Hükümet Koordinatörü Christoph Ploss, ağır işleyen vize işlemlerinin turistler ve iş dünyası önünde büyük bir bariyer oluşturduğuna dikkat çekerek, bu sorunu aşmak adına Ulusal Turizm Stratejisi kapsamında dijital vize dönemine geçileceğini duyurdu.

"Mesafe kat ettik"
Yoğun bürokrasinin pek çok kişiyi Almanya'ya seyahat etmekten alıkoyduğunu belirten Ploss, "Konuyu Dışişleri Bakanımızla şahsen görüştüm ve kendisinin de yakından ilgilenmesiyle ciddi mesafeler katettik. Bu yıl ve önümüzdeki yıl atacağımız adımlarla hayata geçecek dijital vize kolaylığının, Türk-Alman dostluğunu çok daha ileriye taşıyacağına inanıyorum" ifadelerini kullandı.

Yığılmalar engellenebilir
Söz konusu dijital dönüşüm; vize başvurularının tamamen çevrimiçi platformlara aktarılmasını, basılı etiketlerin kaldırılarak dijital vizelere geçilmesini ve sınır kontrollerinde biyometrik doğrulama teknolojilerinin kullanılmasını kapsıyor.

Bu yeni sistemle birlikte başvuru yığılmalarının engellenmesi, evrakta sahteciliğin önüne geçilmesi, sınır güvenliğinin artırılması ve seyahatlerin çok daha hızlı hale getirilmesi hedefleniyor.

Almanya'ya vize işlemleri
Almanya'ya vize işlemleri, kısa süreli ziyaretler için Schengen vizesi ve 90 günden uzun süreli kalışlar için ulusal vize olarak ikiye ayrılıyor.

Türk vatandaşları için Schengen vizesi, 90 gün içindeki seyahatler için gerekli. Uzun süreli ikamet (iş, aile birleşimi gibi) için ulusal vize başvurusu yapılıyor.

Başvurular, Almanya'nın Türkiye'deki dış temsilcilikleri aracılığıyla veya resmi randevu sistemiyle gerçekleştiriliyor. Gerekli belgeler arasında Schengen başvuru formu, seyahat amacına uygun evraklar ve finansal durum kanıtı bulunuyor.

Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi

Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi

24.06.2026 11:34:00
Haber Merkezi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de korkutan deprem: İstanbul'da da hissedildi
Düzce'de 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Deprem İstanbul'da da hissedildi.
AFAD verilerine göre, Düzce'de 3.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.
Deprem saat 08.46'da meydana gelirken sarsıntı 11,32 kilometre derinlikte gerçekleşti.
Deprem Sakarya ve İstanbul'da da hissedildi.

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı

Türkiye'ye göç edenlerin sayısı, 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak, 393 bin 829 kişi oldu

24.06.2026 11:15:00
AA
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te yüzde 25,2 arttı
Türkiye İstatistik Kurumu, 2025 yılına ilişkin "uluslararası göç istatistikleri"ni yayımladı.

Buna göre, Türkiye'ye göç edenlerin sayısı 2025'te bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artarak 393 bin 829 kişi oldu. Bunların yüzde 56,6'sını erkekler, yüzde 43,4'ünü ise kadınlar oluşturdu. Türkiye'ye yurt dışından gelen nüfusun 91 bin 952'sini Türk vatandaşları, 301 bin 877'sini ise yabancı uyruklu nüfus olarak belirlendi.

Türkiye'den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise geçen yıl 2024'e göre yüzde 5 azalarak, 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Bu nüfusun yüzde 55,3'ünü erkekler, yüzde 44,7'sini ise kadınlardan oluştu. Türkiye'den yurt dışına giden nüfusun 155 bin 119'unu Türk vatandaşları, 248 bin 97'sini ise yabancı uyruklu olduğu görüldü.

Türkiye'ye 2025'te göç edenler yaş grubuna göre incelendiğinde, ilk sırada yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 13,7 ile 25-29 ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu izledi.

Türkiye'den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

En fazla göçü İstanbul aldı
Türkiye'ye 2025 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 42,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul'u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye'den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 35,4 ile İstanbul en fazla göç veren il olarak kayıtlara geçti. İstanbul'u yüzde 8,7 ile Ankara, yüzde 6,5 ile Antalya, yüzde 4,3 ile Mersin ve yüzde 3,7 ile İzmir izledi.

En çok Türkmenistan'dan göç alındı
Ülkeye 2025'te gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı, yüzde 23,4 ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Bu ülkeyi yüzde 8,3 ile Azerbaycan, yüzde 6,9 ile Özbekistan, yüzde 6,1 ile Mısır ve yüzde 5,8 ile Afganistan vatandaşları takip etti.

Türkiye'den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları aldı. Bunu yüzde 11,2 ile Afganistan, yüzde 7,6 ile Rusya Federasyonu, yüzde 6,3 ile İran ve yüzde 5,7 ile Türkmenistan vatandaşları izledi.

Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi'ndeki Grand Kartal Otel'de 21 Ocak 2025'te çıkan yangında yakınlarını kaybedenler, Bolu Adliyesi önünde açıklama yaptı

23.06.2026 17:00:00
AA
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı
Kartalkaya'daki otel yangınında yakınlarını kaybedenler adliye önünde açıklama yaptı

Adliye önünde pankart açan aileler adına konuşan, olayda 8 yakınını kaybeden avukat Yüksel Gültekin, yangının üzerinden 17 ay 2 gün geçtiğini belirtti.

"Davada birinci derece kusurlu gösterilen Turizm Bakanlığı ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeliyle ilgili maalesef bugüne kadar herhangi bir hukuki gelişme olmadı." diyen Gültekin, 40 yıllık avukat olarak ilgili personel hakkında iddianame düzenlenmemesini izah edemediğini söyledi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek'e kurulan komisyonla aydınlatılan cinayetler dolayısıyla bir vatandaş olarak teşekkür ettiğini belirten Gültekin, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ayrıca 'Suç işleyen herkes yakasından tutulacak ve yargı önüne çıkarılacak.' sözünü de önemsiyorum ve güven duyuyorum. Sayın Adalet Bakanım, Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Kültür ve Turizm Bakanlığının 1. derece kusurlu olduğunu tespit etti. Netice itibarıyla Turizm Bakanı yargılama müsaadesi vermedi, buna rağmen Danıştay bu kararı kaldırarak, 'Yargılanmalılar, hesap vermeliler.' dedi. Sayın Bakanım, sizden 78 canımız adına rica ediyorum. Gecikmeden, mümkünse bugün, değilse yarın bu dosyanın iddianamesinin düzenlenmesi için talimat verin. Aksi halde bu sürecin ilerlemeyeceğini düşünüyoruz."

Devletine ve milletine bağlı insanlar olduklarını vurgulayan Gültekin, "17 aydır sabırla bekliyoruz ancak bu duyarsızlık karşısında sabrımız tükenmiştir. Savcılığa gidiyoruz, 'Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı personeli bekleniyor.' deniyor. Diğerlerinde beklenmezken burada neden bekleniyor'" ifadelerini kullandı.

Gültekin, ailelerin 17 ay 2 gündür uyumadıklarını dile getirerek, "Nefesimiz yettiği sürece bu davanın takipçisi olacağız. Evlatlarıma her gün söz veriyorum ve sözümü tutacağım. Bu olayda zerre kadar ihmali olan herkes yargı önüne çıkacak ve hesap verecek. Biz davamızdan vazgeçmeyiz." dedi.

"Gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır"

Yangında kardeşi ve iki yeğenini kaybeden Çiğdem Sarıtaş da "Kültür ve Turizm Bakanlığı görevlileri hakkında soruşturma izni verilmiş olmasına rağmen neden hala iddianame hazırlanmadığını" sordu.

Sarıtaş, İl Özel İdaresi ve Bolu Belediyesi görevlilerinin Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılandığını hatırlatarak, şöyle devam etti:

"Aynı bilirkişi raporlarında aynı derecede sorumlu gösterilen bakanlık görevlileri için hukuk neden aynı şekilde işletilmemektedir' Bizim talebimiz ayrıcalık değil, eşitliktir. İl Özel İdaresi ve Belediye görevlileri için işletilen hukuk, Bakanlık görevlileri için de işletilmelidir. Birinci dosyada esas alınan sorumluluk tespitleri doğrultusunda Bakanlık görevlileri hakkında gecikmeksizin iddianame hazırlanmalıdır. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı görevlileri hakkındaki soruşturma izinleri derhal tamamlanmalıdır."

Sarıtaş, Bakanlık yetkililerinin önceki dosyayla paralel şekilde Ağır Ceza Mahkemesi önünde yargılanmalarının sağlanması gerektiğini söyledi. 

Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor

Özel sektörde çalışan eğitim emekçileri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taban maaş, iş güvencesi ve atama hakkı talebiyle Ankara'da başlattığı süresiz açlık grevi eylemi kararlılıkla devam ediyor. Polis müdahalelerine ve fenalaşan arkadaşlarına rağmen geri adım atmayan öğretmenler, Çalışma Bakanlığı ile randevu masası kurulana kadar Başkent'i terk etmeyeceklerini duyurdu

23.06.2026 14:50:00
Haber Merkezi
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Öğretmenlerin Ankara direnişi sürüyor
Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası çatısı altında bir araya gelen eğitimciler ile mülakat mağdurlarının 14 Haziran'da Ankara'da başlattığı eylemler kapsamında yürütülen süresiz açlık grevi devam ediyor.

Sendika genel merkez binası önünde devam eden grev boyunca bazı öğretmenler kan şekerinin düşmesi ve halsizlik nedeniyle ambulansla hastaneye kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan eğitimciler, "Hakkımızı almadan eve dönüş yok" diyerek grev alanına yeniden geri döndü.

Masada iki net talep var

Direnişteki öğretmenler, eylemlerinin temel çıkış noktasını oluşturan iki hayati konunun çözüme kavuşturulmasını istiyor.

2014 yılında kaldırılan taban maaş hakkının geri getirilmesini isteyen özel okul ve kurs öğretmenleri, kamudaki meslektaşlarıyla eşit ücret hakkı ve asgari ücrete mahkûm edilmeyecekleri yasal bir düzenleme talep ediyor.

2025 KPSS'de yüksek puan almalarına rağmen mülakat komisyonlarının kararları nedeniyle atama hakları ellerinden alınan 1611 öğretmenin haklarının iade edilmesi de isteniyor.

Görüşmeler tıkandı, Bakanlık önünde müdahale

Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası Genel Başkanı Eren Edebali, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından kendilerine geçen yıl sözü verilen "Özel Okul Öğretmenlerinin Çalışma Hayatı" başlıklı toplantının, işveren derneklerinin ikna edilememesi gerekçesiyle bir yıldır ertelendiğini açıkladı.

Öğretmenlerin taleplerini iletmek ve muhatap bulabilmek amacıyla Çalışma Bakanlığı önüne yaptığı yürüyüş ve oturma eylemine ise emniyet güçleri sert müdahalede bulundu. Çıkan arbedede çok sayıda sendika üyesi ve destekçi eğitimci ters kelepçe yöntemiyle gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldı.

Ülke genelinden destek yağıyor

Ankara'daki açlık grevi sürerken eyleme destek sesleri dalga dalga büyüyor. Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının yanı sıra İzmir, İstanbul, Bursa ve Mersin gibi pek çok şehirde öğretmenler sokağa çıkarak Ankara'daki meslektaşlarına yönelik polis müdahalelerini protesto etti. Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları da yayımladıkları mesajlarla öğretmenlerin insanca yaşam ücreti ve iş güvencesi taleplerinin derhal yasalaştırılması çağrısında bulunuyor.

Öte yandan bugün, muhalefet milletvekillerinin mülakat mağdurları ve özel sektör öğretmenlerinin sorunlarını görüşmek üzere TBMM Milli Eğitim Komisyonu'nu olağanüstü toplama talebi resmen reddedildi. Komisyon Başkanı Ayşen Gürcan, içtüzük gereği komisyonların önlerinde havale edilmiş bir kanun teklifi olmadan toplanamayacağını gerekçe göstererek talebi geri çevirdi.

Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu tarafından yapılan ortak deklarasyonda; mülakatların tamamen kaldırılacağı sözünün bizzat hükümet yetkilileri tarafından verildiği hatırlatıldı. Öğretmenler, "Söz tutmak bizim kültürümüzde namustur. Bizi 'Gidin, durulun' diyerek uyutamayacaksınız. Hakkımızı alana kadar Ankara'da sokaklarda kalmaya ve açlık grevine destek vermeye devam edeceğiz" mesajını yineledi.

Van'da kahreden kaza: 1 şehit

Van-Erciş kara yolunda meydana gelen trafik kazasında 1 jandarma personeli şehit oldu, 5 kişi yaralandı

23.06.2026 14:00:00 / Güncelleme: 23.06.2026 14:02:45
Haber Merkezi
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'da kahreden kaza: 1 şehit
Van'ın Erciş ilçesinde Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğu trafik kazasında 3'ü jandarma personeli 5 kişi yaralandı.

Van-Erciş kara yolunda sürücüsünün ismi öğrenilemeyen 06 DJA 494 plakalı hafif ticari araç, jandarma personelinin bulunduğu araca arkadan çarptı.

Çevredekilerin haber vermesi üzerine kaza yerine 112 Acil Sağlık, polis, jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Kazada yaralanan 3 jandarma personeli ile hafif ticari araçta bulunan 2 kişi, ambulanslarla Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Bir süre trafiğe kapanan yol, araçların kaldırılması ve incelemelerin tamamlanmasının ardından geçişlere açıldı.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, kazada Jandarma Uzman Çavuş Samet Karabulut'un şehit olduğunu açıkladı.

Şehit olan jandarma personelinin Adana nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi.

Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son


 
Adalar Belediyesinde rüşvet karşılığı ruhsat iddialarına ilişkin gözaltına alınan 35 şüpheli tutuklandı. Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat da tutuklanan isismler arasında yer alıyor. 

23.06.2026 10:42:00
AA
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son
 Adalar Belediyesi operasyonunda beklenen son

İstanbul'un Adalar Belediyesinde sit alanı statüsündeki yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verilip usulsüzlük yapıldığı iddiasına yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 42 zanlıdan, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'i tutuklandı. Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen 39 şüpheliden Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 35'inin tutuklanmasına, 4'ünün ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verildi.

Ne olmuştu?

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Adalar Belediye Başkanı Akpolat, Belediye Başkan Yardımcıları Hüseyin Yılmaz ve Fırat Durak'la ilgili birim amirleri ve personelinin doğal ve arkeolojik sit alanı statüsünde bulunan Adalar bölgesinde usulsüz yerlere rüşvet karşılığı ruhsat verdikleri belirtilmişti.

Dosyaya yansıyan delillere göre, belediye yetkilileri ile iş sahiplerinin rüşvet konusunda pazarlık yaptıkları, rüşvete konu paranın belediye yetkililerine veya belediye yetkilileriyle irtibatlı kişilere elden tesliminin sağlandığının anlaşıldığı aktarılan açıklamada, bu aşamada tespit edilen 40 eylemde 47 şüphelinin suça karıştığının tespit edildiği ifade edilmişti.

Delillerin ele geçirilmesi ve şüphelilerin yakalanması amacıyla 19 Haziran'da İstanbul ve 3 ilde 90 adrese eş zamanlı yapılan operasyonda, Belediye Başkanı Ali Ercan Akpolat'ın da aralarında bulunduğu 42 şüpheli gözaltına alınmıştı. Öte yandan, eski Adalar Meclis Üyesi olan müteahhit M.Ö'nün ikametinde yapılan aramada bulunan 258 bin dolar ve 13 bileziğe el konulmuştu.


Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İBB Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı

 

23.06.2026 10:13:00
Anadolu Ajansı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı
Erhan Karaal'ın kaçırılmasına ilişkin 6 şüpheli tutuklandı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Kültür AŞ Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal'ın, Maltepe'de kaçırılmasına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 12 şüpheliden 6'sı tutuklandı.

İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca Karaal'ın kaçırıldığı iddiasına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında adliyeye götürülen şüphelilerin buradaki işlemleri tamamlandı.

Nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen zanlılardan 6'sının tutuklanmasına, 6'sının ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmedildi.

Ne olmuştu?

Başsavcılık, Karaal'ın Maltepe'de kaçırıldığı iddiasına ilişkin soruşturma başlatmış, mağdurun bulunması ve şüphelilerin yakalanması için polise talimat vermişti.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin çalışmalarının ardından Tuzla'da bir inşaat alanında bulunan Karaal'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenilmişti.

Soruşturma kapsamında olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen toplam 12 şüpheli gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, Anadolu Adalet Sarayı'na sevk edilmişti. Savcılıkta ifadeleri alınan şüphelilerden 6'sı tutuklama, 6'sı ise adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilmişti. 

Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı

Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

23.06.2026 10:01:00
İhlas Haber Ajansı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Yasa dışı bahis şebekesine şafak baskını: 67 gözaltı
Samsun merkezli 7 ilde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 67 şüpheli gözaltına alındı.

Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında, Samsun İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından sabah saatlerinde geniş çaplı operasyon gerçekleştirildi. Samsun merkezli olmak üzere toplam 7 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonlara Özel Harekat Şube Müdürlüğü ekipleri de destek verdi.



Haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerin adreslerine yapılan baskınlarda çok sayıda kişi yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda toplam 67 şüphelinin gözaltına alındığı öğrenildi.



Şüphelilerin yasa dışı bahis organizasyonu içerisinde faaliyet gösterdikleri iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin sürdüğü belirtildi. Operasyon kapsamında adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen dijital materyal ve diğer delillerin incelenmek üzere el konuldu.

Olayla ilgili soruşturma Samsun Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülüyor.

Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi

22.06.2026 23:10:00
Haber Merkezi
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Kendisini ‘Cumhur İttifakı Ocakları Başkanı’ olarak tanıtmış
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kendisini resmi bir kurum yetkilisi gibi göstererek bir alışveriş merkezinde (AVM) "denetim" adı altında incelemelerde bulunan ve bu anları sosyal medyada paylaşan Ferhat Aydoğan (F.A.) hakkında geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Sosyal medyada çığ gibi büyüyen tepkilerin ardından adli makamlar hızlıca devreye girdi.

Kamu görevini usulsüz üstlenme ve sicil detayı



Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülen tahkikatta, şüphelinin eylemleri Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) ilgili maddelerince "kamu görevinin usulsüz olarak üstlenilmesi" suçu kapsamında değerlendirildi.

Soruşturmanın derinleştirilmesiyle birlikte şüpheli Ferhat Aydoğan hakkında çarpıcı bir detay daha ortaya çıktı: Şahsın geçmiş dönemde "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sicil kaydının bulunduğu belirlendi.

Gözaltı, arama ve el koyma talimatı verildi

Herhangi bir resmi ve hukuki dayanağı bulunmayan "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" unvanını kullanarak esnafı ve vatandaşı manipüle etmeye çalışan şahsa yönelik savcılık kararları netleşti:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kolluk kuvvetlerine şüphelinin derhal yakalanması için gözaltı talimatı verdi.

Şahsın ikamet ve gösterdiği adreslerde eş zamanlı olarak arama yapılması ve dijital materyaller dahil delil niteliğindeki unsurlara el konulması kararlaştırıldı.

Olayın geçmişi

Sosyal medya platformlarında paylaşılan video görüntülerinde; Ferhat Aydoğan'ın arkasındaki kalabalık bir grupla AVM'ye girdiği, buradaki esnafları ve işletme yönetimini yetkili bir devlet kurumu müfettişi gibi sorguya çekerek sözde denetim gerçekleştirdiği görülmüştü.

Görüntülerin kurgu bir "denetim tiyatrosu" olduğunun anlaşılması üzerine güvenlik güçleri şahsı adli makamlara sevk etmek üzere işlemleri başlattı.

Şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilerek hakim karşısına çıkarılması bekleniyor.

Kim bu şahıs?

Ferhat Aydoğan, kendisini "Cumhur İttifakı Ocakları Genel Başkanı" olarak tanıtan, medya sektöründe yöneticilik yaptığını iddia eden ve daha önce de benzer suçlamalarla yargılanmış bir isimdir.

Geçmişte "Türkiye Ak Gençlik Ocakları" adını kullanan bu yapı, Mart 2026'da isim değişikliğine giderek "Cumhur İttifakı Ocakları" adını almıştır.

Kendisini gazeteci olarak da tanıtan Aydoğan, Temmuz 2024'te sahte kimlik ve kartlar basarak nüfuz ticareti yaptığı gerekçesiyle "nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarından tutuklanmıştır.

Güncel adli kayıtlarda "nitelikli dolandırıcılık" suçundan sabıkası bulunan şahıs, geçmişte organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı'nın basın danışmanı olduğu iddiasıyla da medyada yer almıştır.

Son olarak Haziran 2026'da bir AVM'de esnafı sorguladığı sahte denetim videolarının ardından "kamu görevinin usulsüz üstlenilmesi" suçundan hakkında yeniden gözaltı ve arama kararı verilmiştir.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.