logo
28 EYLÜL 2026

Müttefiklerimizin ihanetine uğradık

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından NATO Uzmanlar Grubu'nun 'NATO 2030: Yeni Bir Çağ İçin Birliktelik' başlıklı raporunun ele alındığı bir panel düzenlendi. Altun , "Müttefik bildiğimiz ABD'nin sürekli Türkiye karşıtı bir pozisyon alması diplomatik olarak son derece yakışıksızdır" dedi.

18.02.2021 13:51:00
 
Müttefiklerimizin ihanetine uğradık
Müttefiklerimizin ihanetine uğradık
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından NATO Uzmanlar Grubu'nun 'NATO 2030: Yeni Bir Çağ İçin Birliktelik' başlıklı raporunun ele alındığı bir panel düzenlendi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun,

'Türkiye, Avrupa'yı ve tüm müttefikleri etkileyen terör örgütlerine karşı göğüs göğüse çarpışırken, bu örgütleri tek başına bozguna uğratırken, kahramanca mücadelemizin karşılığı olarak müttefiklerimizden akıl ve izandan yoksun açıklamalar dinlemek ve müttefik bildiklerimizin ortak düşman olan terör örgütlerinin yanında yer aldığını görmek NATO'ya olan güvenimize gölge düşürüyor' dedi.

Türkiye'nin NATO'ya katılımının 69. yıldönümü olan 18 Şubat 2021 tarihinde gerçekleştirilen panel, Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının koordinasyonunda yürütülen 'WeAreNATO' iletişim kampanyası kapsamında yapıldı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, Başkanlığın İzmir Bölge Müdürlüğünde düzenlenen panelin açılışında yayınlanan video mesajında, 'NATO 2030: Yeni Bir Çağ İçin Birliktelik' başlıklı raporda yer alan 138 öneri arasında en dikkat çekenlerden birinin 'stratejik konseptin güncellenmesi' olduğunu ifade etti. Bu tavsiyeyi yerinde bulmakla birlikte İttifakın karşı karşıya olduğu sınamaların stratejik konseptin güncellenmesiyle ortadan kalkmayacağını belirten Altun, 'İttifak birliğini, dayanışmasını ve insicamını güçlendirmek ortak sorumluluğumuz ve görevimizdir' dedi.

Müttefiklerin birbirine yönelik tehditlerinin ve bazı üye ülke siyasilerinin NATO'nun işlevini küçümseyen söylemlerinin İttifakın ortak gücünü azaltmaktan başka bir amaca hizmet etmediğine dikkati çeken Altun, NATO'nun transatlantik coğrafyasını ilgilendiren konuların yanı sıra müttefikler arasındaki fikir anlaşmazlıklarının da ele alındığı temel platform olmasını arzu ettiklerini bildirdi.



'NATO, Türkiye'nin üyeliğiyle önemli bir avantaj elde etti'

Türkiye'nin İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında karşı karşıya kaldığı güvenlik tehditlerinin etkisi ve kalkınma, demokrasi, modernleşme süreçlerine katkı yapacağı beklentisi ile 69 yıl önce bugün NATO'ya üye olduğunu anımsatan Altun, Türkiye'nin İttifaka dahil olmasıyla NATO'nun Soğuk Savaş'ı kazanan olarak nihayete erdirme noktasında önemli bir avantaj elde ettiğini söyledi. Altun, 'İttifakın savunduğu değerler uğruna, vatan toprağından binlerce kilometre ötede, Kore'de şehitler veren ülkemiz, yıllar içinde İttifakın önemli bir parçası haline geldi. NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip Türkiye, NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı yapan 5, İttifaka havada erken uyarı ve yakıt ikmal uçağı katkısı verebilen 4, NATO ortak bütçelerine en fazla iştirak eden 8 ülkeden biri konumuna yükseldi' dedi.

Türkiye'nin bu yıl başında 'NATO'nun mızrak ucu' olarak da bilinen Çok Yüksek Hazırlık Seviyeli Müşterek Görev Gücü'nün (VJTF) komutasını devraldığını anımsatan Altun, 'Türk Silahlı Kuvvetleri bu bağlamda toplamda 6 bin 400 kişilik askeri personelden oluşan güce 4 bin 200 piyadeyle destek verecek. NATO'nun Daimi Deniz Kuvvetleri'ne de tüm dönemlerde unsurlarımızla katkı sağlıyoruz' ifadelerini kullandı.



'Müttefiklerimizden güçlü bir dayanışma bekliyoruz'

Türkiye'nin güvenlik ve savunma planlamalarının merkezinde yer alan NATO'ya olan taahhütlerini bugüne kadar hep yerine getirdiğini ve getirmeye devam ettiğini belirten Altun, şunları kaydetti:

'Ancak İttifakın da kendisini yenileme, günümüzün tehdit önceliklerine göre güncelleme ve 2030'lu yıllara uyarlama zamanı geldiği açıktır. Bugün karşı karşıya olduğumuz güvenlik risklerini, Soğuk Savaş'ın bakış açısıyla kavrayamayız. NATO'nun bilhassa terör örgütlerinden kaynaklanan asimetrik tehditler karşısında çok daha kararlı, etkin ve proaktif davranması artık bir zorunluluk halini almıştır. Bu çerçevede ülkemizin maruz kaldığı saldırılar karşısında müttefiklerimizden çok güçlü bir dayanışma bekliyoruz. Terör örgütlerine karşı ilkeli ve kararlı bir duruş sağlanmasını temin edecek bir değişimi tüm üye ülkelerle birlikte gerçekleştirmek mecburiyetindeyiz. Zira güvenliğin bölünmezliği, dayanışma ve beraberlik ruhu, NATO ittifakını ayakta tutan taşıyıcı unsurlardır. Bu ilkelerin gözetilmesi NATO'nun 2030'lu yıllarda da itibarını ve güvenilirliğini sürdürmesi bakımından elzemdir.'



'NATO'ya olan güvenimize gölge düşüyor'

Fahrettin Altun, aynı şekilde NATO'nun caydırıcılığını azaltacak ve İttifakın gücüne zarar verecek popülist beyanlardan da uzak durulması gerektiğini vurgulayarak, 'Türkiye, aynı zamanda NATO'nun da hududu olan güney sınırlarının ötesinde, Avrupa'yı ve tüm müttefikleri etkileyen terör örgütlerine karşı göğüs göğse çarpışırken, bu örgütleri tek başına bozguna uğratırken, kahramanca mücadelemizin karşılığı olarak müttefiklerimizden akıl ve izandan yoksun açıklamalar dinlemek ve müttefik bildiklerimizin ortak düşman olan terör örgütlerinin yanında yer aldığını görmek bizleri üzüyor, NATO'ya olan güvenimize gölge düşürüyor. Bu kirli politikalar, İttifakın onurunu da lekeliyor. Masum sivilleri canice katleden eli kanlı terör örgütleriyle mücadelemize amasız, fakatsız destek verilmesini istemek, en doğal müttefiklik hakkımızdır' değerlendirmesinde bulundu.



'Cahilce, hadsizce ve yersiz söylemler'

Altun, 'Biz teröre karşı ilkeli ve dik duruşumuzu sürdürdükçe, bazı çevreler art niyetli bir şekilde ülkemizin NATO mensubiyetini gölgelemeye çalışıyor, Türkiye'yi başka ittifak arayışlarına girmekle itham ediyor. Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa'da zaman zaman Türkiye'nin NATO üyeliğini tartışmaya açma gayretleri olduğunu görüyoruz. Açıkçası bu tür söylemleri, kimin yaptığından bağımsız olarak cahilce, hadsizce ve yersiz buluyoruz. Küresel güvenliği ilgilendiren meseleler, sosyal medya platformlarında kıymeti kendinden menkul düşünce kuruluşu personelleri tarafından tartışılmaz. Eğer böyle bir tartışma yapılacaksa onu da ancak Türk milleti yapar. Bu güruha buradan bir kez daha altını çizerek duyurmak isterim ki, bizim yerimiz de duruşumuz da bellidir. Yaklaşık 70 senedir NATO'nun ayakta kalmasına yaptığımız katkılar ortadadır. Türkiye, yıllardır dünyanın dört bir yanındaki NATO operasyonlarına aktif katkı sunmuştur' ifadelerini kullandı.



'Haksız, hukuksuz silah ve teçhizat ambargoları'

'Biz müttefiklerimizle birlikte Kore'den Afganistan'a, Mali'den Kosova'ya kadar barış ve istikrar için nasıl gayret gösterdiysek, müttefiklerimizden de Türkiye'nin güvenliği söz konusu olduğunda aynı hassasiyeti bekliyoruz' diyen Altun, şunları söyledi:

'Libya'da ve Doğu Akdeniz'de NATO'nun güney kanadını zayıflatan adımların atılmasını istemiyoruz. Suriye'de ve Irak'ta terör örgütlerinin terörle mücadele adı altında silahlandırılmasına ve desteklenmesine şiddetle karşı çıkıyoruz. İttifakımızın, bugün karşı karşıya olduğumuz tehditlerle en etkin biçimde mücadele etmesini sağlayacak adımları hep birlikte atmamız gerektiğini ısrarla vurguluyoruz. Üye ülkelere yönelen güvenlik tehditlerine karşı gösterdiğimiz hassasiyeti müttefiklerimizden de görmeyi bekliyoruz. Ancak söz konusu hassasiyeti maalesef bugüne dek göremedik. Türkiye, bölgesinde yaşanan ve uluslararası güvenliği tehdit eden gelişmeler karşısında NATO'dan hak ettiği desteği alamadığı gibi, millî güvenliğini sağlamaya yönelik meşru girişimleri sebebiyle haksız ve hukuksuz bir şekilde silah ve teçhizat ambargolarına konu ediliyor.'



'Müttefiklerimizin ihanetine uğradık'

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Altun, şöyle devam etti:

'Dün, uluslararası hukuk ve anlaşmalardan doğan garantörlük hakkımızın kullanılması kapsamında icra ettiğimiz Kıbrıs Barış Harekâtı'nda nasıl müttefiklerimizin ihanetiyle karşı karşıya kaldıysak, bugün de sivil kayıpları önlemek, milli güvenliğimizi garanti altına almak ve sonuçları tüm Avrupa için çok ağır olabilecek yeni göç dalgalarını engellemek adına verdiğimiz mücadelede, Suriye'de ihanete uğradık. İttifakın en güçlü üyesi, PKK'nın Suriye'deki kolu PYD/YPG'yi neredeyse bir ordu gibi donattı. Türkiye topraklarına atılan roketler yüzünden çok sayıda vatandaşımız hayatını kaybederken, müttefiklerimiz öylece izledi, kimse önlem alma çabalarımıza destek vermedi. Türkiye hava savunmasında güçsüz bırakılırken sesini çıkarmayanlar, kendi imkanlarımızla S-400 hava savunma sistemlerini almamızı engellemek için her türlü girişime yöneldi. NATO üyesi üç ülkede daha benzer hava savunma sistemleri bulunurken Türkiye hedefe kondu. Bu silahların NATO sistemlerine entegre edilemeyeceği bahanesiyle parasını ödeyip satın aldığımız F-35 jetleri bunca zamandır teslim edilmedi. Periyodik bakım için gönderdiğimiz uçakları dahi bu dönemde geri alamadık. Teslimatı yapılmayan uçaklar için Türkiye'den hangar ücreti bile alındı.'



'Türkiye diz çökecek bir ülke değil'

Fahrettin Altun, 'Suriye'den Doğu Akdeniz'e kadar milli güvenliğimizi korumak için attığımız her adımda baskıyla karşılaşmamıza, caydırıcılığımızı en üst seviyede tutma çabalarımızın her seferinde müttefiklerimiz tarafından sekteye uğratılmasına rağmen asla vazgeçmedik' dedi.

Türkiye'nin yalnız bırakıldığında diz çökecek, hedeflerinden vazgeçecek bir ülke olmadığının altını çizen Altun, 'Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle 'kötü komşu insanı ev sahibi yapar.' Gece gündüz çalışarak kendi askeri endüstrimizi oluşturduk. Her türlü hafif ve ağır silah, askeri araç, gereç teçhizat, silahlı ve silahsız insansız hava aracı üretiminde her geçen gün gücümüze güç katarak ilerliyoruz. Zira askeri, ekonomik ve diplomatik bakımdan güçlü olmak bizim için tercihten öte bir zorunluluktur. İddia sahibi olmak çok çalışmayı gerektirir. Biz dünyaya karşı sözü olan bir milletiz' diye konuştu.



'ABD'nin terörle mücadelede Türkiye karşıtı pozisyonu son derece yakışıksız'

Altun, 15 Temmuz hain darbe girişimini gerçekleştiren FETÖ terör örgütünün elebaşı ve üst düzey sorumlularının NATO müttefiki Amerika Birleşik Devletleri'nde özgürce yaşamaya devam ettiğine dikkati çekti. NATO'nun ikinci büyük ordusuna sızan ve ülkenin terörle mücadelesini sekteye uğratan bu üniformalı teröristlerin işledikleri suçların Türk milletinin zihninde tazeliğini koruduğunu belirten Altun, 'FETÖ elebaşının iadesi ile ilgili haklı taleplerimiz bugüne dek karşılık bulamadı. Gerek PKK/PYD/YPG gerekse FETÖ terörüyle mücadelemizde, müttefik bildiğimiz Amerika Birleşik Devletleri'nin sürekli Türkiye karşıtı bir pozisyon alması diplomatik olarak son derece yakışıksızdır. Terörün ırkı, rengi, dili, dini yoktur, olamaz. 'Benim teröristim kötü, senin teröristin iyi' yaklaşımından bugüne dek hiçbir fayda elde edilmemiştir. Bu süreçte herkes kaybetmiştir' dedi.



'Türkiye'deki her gelişmeye dair kanaati olan ABD, Gara'da vatandaşlarımızın şehit edilmesi hakkında karnından konuştu'

Terör örgütü PKK'nın geçtiğimiz günlerde Gara'da kalleşçe şehit ettiği vatandaşları da anan Altun, 'Şehitlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine ve sevdiklerine başsağlığı diliyorum. Açıkçası ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan ilk açıklamayı tatmin edici bulmadığımızı ifade etmek zorundayım. Türkiye'de yaşanan her türlü gelişmeye dair bir kanaati olan Amerikalı meslektaşlarımızın, ABD'nin terör örgütü listesinde bulunan PKK'nın Gara'da vatandaşlarımızı şehit etmesiyle ilgili karnından konuşması incitici ve yaralayıcı bir davranıştır. Bu örgütün, 2013 yılında ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne yönelik intihar saldırısı düzenleyen DHKP-C ile ortak, Suriye'de silahlandırdığınız PYD/YPG ile kardeş olduğunun da unutulduğunu görüyorum. Daha bu hafta başında Erbil'deki ABD Başkonsolosluğu'na füzeli saldırı düzenlendi. Biz, bugüne dek kimden gelirse gelsin terörün her türlüsünü sorgusuz sualsiz, amasız fakatsız lanetledik, lanetliyoruz. Aynı tavrı müttefiklerimizden beklemek de en doğal hakkımızdır. Son günlerde değerlerden sıklıkla bahsedildiği için şunu da ifade etmek istiyorum: Türkiye'nin terörle mücadelesinde yalnız bırakılması ne insanlığa ne de müttefikliğe sığar' değerlendirmesini yaptı.



'Müttefiklerimiz bizimle samimi bir dayanışma sergilemeli'

Türkiye'nin NATO'nun vazgeçilmez bir ortağı olduğunu vurgulayan Altun, bazı müttefik ülkelerin Türkiye'ye karşı takındığı tutumu İttifaka mâl etmenin doğru olmayacağını, nitekim bu durumun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile yaptığı tüm görüşmelerde tekrar tekrar ispatlandığını dile getirdi. İçinde bulunulan çağın yeni ve benzeri görülmemiş sorunları da beraberinde getirdiğine işaret eden Altun, 'Kimsenin tek başına kolay kolay başa çıkamayacağı sınamalar ve tehditlerle karşı karşıyayız. Bu stratejik tabloda ittifakların önemi daha da artıyor, müttefiklik hukukunun da yeniden tanımlanmasına ihtiyaç duyuluyor. Türkiye, kendisinden yardım isteyen eli hiçbir zaman geri çevirmemiştir. Biz 70 sene önce yaptığımızı bugün de yapmaya, İttifaka değer katıp tüm zorlukları birlikte göğüslemeye hazırız. Yeter ki müttefiklerimiz de bizimle samimi bir dayanışma sergilesin, bunun İttifakımızı zayıflatmayacağı, tam tersine güçlendireceğinin bilincinde olsun' diye konuştu.

Program, NATO Uzmanlar Grubu üyesi ve eski NATO Genel Sekreter Yardımcısı Büyükelçi Tacan İldem'in 'NATO 2030: Yeni Bir Çağ İçin Birliktelik' raporu hakkındaki sunumuyla devam etti. Altınbaş Üniversitesi Rektörü, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Çağrı Erhan'ın moderatörlüğünü üstlendiği panelde ise Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi ve SETA Güvenlik Araştırmaları Direktörü Prof. Dr. Murat Yeşiltaş ve Haliç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Aylin Ünver Noi rapora ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi

Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek

28.09.2026 14:00:00
Haber Merkezi
 
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
Savcılığın Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi
20 milyar dolarlık büyüklüğe ve 450 binin üzerinde hesap sahibine ulaşan fon soruşturmasında tasfiye koşulları netleşiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikle 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesinin gündeme geldiği belirtildi.

Toplam büyüklüğü 20 milyar dolara ulaşan ve 450 binin üstündeki hesap sahibini doğrudan ilgilendiren fon kriziyle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturma giderek derinleştirilirken, kapatılan fonların tasfiyesine ilişkin koşullar da netleşmeye başladı. Bu kapsamda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekonomi kurmaylarıyla yaptığı toplantıda, öncelikli olarak 1 milyon lira ve altındaki fon paylarının ödenmesi yönünde karar çıktığı ifade ediliyor. Son üç aylık dönem başta olmak üzere soruşturmaya konu fonlardaki tüm hesap hareketleri detaylıca incelenecek. Devam eden soruşturmada tutuklu sayısı 51'e yükselirken, 46 düzel kişi, 18 fon ve 42 gerçek kişinin malvarlığı ise kaçırma, değer azaltma, üçüncü kişilere devrin önlenmesi amacıyla donduruldu.

Kapsamda hangi fonlar var?
Son dönemlerde çok sayıda operasyona imza atan Adalet Bakanlığı'nın en kapsamlı soruşturmasını fonlarla ilgili sürdürülen soruşturma oluşturuyor. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ve Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürüttüğü fon soruşturmasında, 7 yatırım şirketine ait fonların para ve yatırımcı trafiğinin ortaya çıkarılması için Merkezi Kayıt Kuruluşuna müzekkere yazdı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen 2026/149004 sayılı fon soruşturması kapsamında 22 Eylül'de Merkezi Kayıt Kuruluşu'ndan fonlara ilişkin ayrıntılı yatırımcı ve işlem kayıtlarını istedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı MKK'ya yaptığı başvuruda, Pusula Finans Anonim Şirketi, Tera Yatırım Menkul Değerler A.Ş., Hedef Portföy Yönetimi A.Ş., Bulls Yatırım Menkul Değerler A.Ş., A1 Capital Menkul Değerler A.Ş., Atlas Menkul Kıymetler Yatırım Ortaklığı ile Pardus Menkul Kıymetler A.Ş. ile bağlantılı fonlara ilişkin kayıtların incelenmesini istedi. TCK'nın suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet suçları kapsamında yürütülen soruşturmada tasfiye tarihine kadar yapılan yatırımcı bazlı tüm hareketlerin tespiti istendi.

Para hareketleri ortaya çıkarılacak
Yatırımcıların fonlardaki alım-satım işlemlerinin TL karşılıkları, mevcut hesaplardaki katılma payı değerleri, pay oranları ve benzeri nitelikteki kayıtları isteyen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fonlardaki yatırımcı hareketlerinin dönemsel olarak ortaya çıkarılarak, para trafiğinin ayrıntılı biçimde incelenmesini hedefliyor. Savcılığın MKK'dan talebinde 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasında fondan çıkış yapan yatırımcılara yönelik, adet, tutar, bakiye bilgilerinin ise öncelikli olarak gönderilmesi istendi. Bu kayıtlarla, tasfiye sürecine yaklaşılırken fonlardan gerçekleşen çıkışların büyüklüğü, zamanlaması ve yatırımcı bazındaki dağılımı soruşturma dosyasında incelenecek. Soruşturmaya ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmede bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek, amacın birikimlerin istismarına izin vermemek ve mağduriyetin kanunun öngördüğü koşullar çerçevesinde giderilmesinin amaçlandığını bildirdi. Bakan Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurma-üye olma", "nitelikli dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" ve "sermaye piyasası kanununa muhalefet" suçları kapsamında yürütülen soruşturmada, para hareketlerinin tüm yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü aktardı.

Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı

Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen A.B.'nin yakalanarak gözaltına alındığını açıkladı

28.09.2026 13:44:00 / Güncelleme: 28.09.2026 13:50:04
Haber Merkezi
 
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
 Osmaniye’nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü’nde, Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili silahlı saldırıda ağır yaralandı. Öğretmen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı
Osmaniye'nin Merkez ilçesine bağlı Çardak Köyü'nde, Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili ilahlı saldırı sonucu ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan öğretmen tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, şüpheli A.B.'nin kısa sürede yakalanarak belirtirken saldırganın öğretmenin yeğeni olduğunu açıkladı.

Yeğeni olduğu ortaya çıktı
Valiliğin açıklamasına göre olay, 28 Eylül 2026 tarihinde meydana geldi. Merkeze bağlı Çardak köyündeki Farabi Anadolu Lisesi'nin bahçesinde Türk dili ve edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, aralarında husumet bulunan yeğeni A.E. Bilgili'nin silahlı saldırısına uğradı. İhbar üzerine okula 112 Acil Sağlık ve jandarma ekipleri yönlendirildi.
Tabancayla açılan ateş sonucu ağır yaralanan öğretmen, ambulansla kaldırıldığı hastanede müdahaleye rağmen kurtarılamadı. Okula giden Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, yetkililerden bilgi aldı.

Zanlının psikolojik sorunları olduğu açıklandı
Serdengeçti, gazetecilere, saldırının eğitim öğretimle alakası olmadığını söyledi.
Öğretmen ile yeğeni arasında husumet bulunduğunu dile getiren Serdengeçti, şöyle konuştu:
"Zanlı şizofren, psikiyatri bağlamında uzun yıllardır tedavisi devam ediyor. Daha önce öğretmenimizin kendisini yetiştirdiği, evlat olarak baktığına yönelik bilgiler var elimizde. Fakat son dönemlerde husumet oluşuyor, şizofreni kaynaklı çeşitli iddialardan kaynaklı bu menfur saldırıyı gerçekleştiriyor. Gerek kolluk kuvvetlerimizce gerek Cumhuriyet Başsavcılığınca aydınlatacaktır. Burada öğrenci ve eğitime dönük bir saldırı değil."
Vali Serdengeçti, saldırganın amcası olan öğretmeni hedef aldığını belirterek, "Okulumuzun bahçesinde hedef alıyor. Geçmiş olsun, başımız sağ olsun." dedi. Serdengeçti, şüphelinin yakalandığını ve olayda kullanılan ruhsatsız tabancanın ele geçirildiğini ifade ederek, "Kendisinin, öğretmene husumete dönük çeşitli iddiaları var fakat saldıran kişinin şizofreni belirtileri olduğunu biliyoruz." diye konuştu.

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak

28.09.2026 13:35:00
AA
 
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Genel Kurulu, 51 günlük aranın ardından yasama çalışmalarına 1 Ekim'de başlayacak
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un katılımıyla, 28. Dönem 5. Yasama Yılı açılışı dolayısıyla ilk olarak Meclis'teki Atatürk Anıtı'na saat 13.00'te çelenk konulacak, saygı duruşunda bulunulacak ve İstiklal Marşı okunacak.

Anıttaki törenin ardından TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş başkanlığında saat 14.00'te açılacak.

Kurtulmuş, yapacağı sunuş konuşması sonrasında Genel Kurul'a Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı takdim edecek, ardından İstiklal Marşı okunacak. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genel Kurul'a hitap edecek.

Meclis başkanlarının yasama yılı açılışı dolayısıyla geleneksel olarak verdiği resepsiyon, Kurtulmuş'un ev sahipliğinde TBMM Tören Salonu'nda saat 18.30'da gerçekleştirilecek.

Yasama yılının açılışında devlet protokolü ile davetiye gönderilen izleyiciler dışında TBMM'ye ziyaretçi kabul edilmeyecek.

Genel Kurul, yeni yasama yılının ilk mesaisini 6 Ekim'de yapacak.

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek

Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti

28.09.2026 13:30:00
Haber Merkezi
 
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
 Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek
Anayasa Mahkemesi (AYM), Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun Siyasi Partiler Kanunu'na aykırı olduğu iddiasıyla hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine ilişkin talebi yarın görüşecek. Yenilik Partisi'nin isim benzerliği itirazıyla başlayan süreçte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı daha önce Yeni Parti'ye isim değişikliği yönünde tebligat göndermişti.

AYM'nin 24 Eylül'de yayımladığı 29 Eylül Genel Kurul gündeminin ilk sırasında, E.2026/9 (Değişik İşler) numaralı dosya yer aldı. Gündemde dosyanın konusu, "Yeni Parti'nin isim ve rumuzunun 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 96. maddesine aykırılığı ileri sürülerek anılan Kanun'un 104. maddesi gereğince hükümsüzlüğüne ve siyasi partiler sicilinden terkinine karar verilmesi talebi" olarak belirtildi.

Süreç, Yenilik Partisi'nin itirazıyla başladı
Öztürk Yılmaz'ın genel başkanlığını yaptığı Yenilik Partisi, "Yeni Parti" adının kendi parti adıyla karıştırılabileceğini savunarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurdu. Yılmaz, "Yeni" ve "Yenilik" ifadelerinin seçmen açısından karışıklığa yol açabileceğini ve Yeni Parti isminde ayırt edici bir ek bulunmadığını ileri sürdü.

Başvurunun ardından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 14 Eylül'de Yeni Parti'ye isim değişikliği talebi içeren bir tebligat gönderdi. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise parti adının belirlenmesinde mevcut içtihatların dikkate alındığını belirterek isim benzerliği iddiasına karşı çıktı.

İki seçenek konuşuluyor
Yeni Parti yetkilileri isim benzerliği olmadığını belirtmiş, "Buna rağmen aksi yönde bir karar çıkarsa küçük bir değişiklikle yola devam ederiz" mesajını vermişti.

Kulislerde "Halkın Yeni Partisi" ve "Değişim Partisi" gündeme gelen seçenekler arasında yer alıyor.

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu

28.09.2026 13:00:00
Haber Merkezi
 
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
 Yeni Parti’nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara’da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu
Yeni Parti'nin hafta sonu düzenlenen ilçe başkanlıkları ön seçimleri kapsamında, Ankara'da sandık başına giden üyelerin oylarıyla 13 ilçe başkanı belli oldu.

Yeni Parti'nin ilçe ön seçimleri 26-27 Eylül tarihlerinde, Türkiye genelinde kurulan sandıklarla gerçekleştirildi. 26 Ağustos tarihine kadar partiye üye olan tüm üyelerin oy kullanabildiği seçimlerde, Ankara'da da 13 ilçede sandık kuruldu. Ön seçim sonuçlarına göre Ankara'nın 13 ilçe başkanı şöyle:

Akyurt - Yalçın İpek

Altındağ - Gökhan Urun

Ayaş - Fatih Öztürk

Çankaya - Ercan Başal

Elmadağ - Mehmet Kurusakız

Etimesgut - Özgür Şahbaz

Gölbaşı - Nazım Sağlam

Keçiören - Görkem Cevahir Yıldırım

Mamak - Şeref Demirbaş

Nallıhan - Mustafa Sarıkaya

Pursaklar - Hüseyin Benek

Sincan - Önder Ağdede

Yenimahalle - Halil Alankuş

Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu

Gaziantep-Nurdağı kara yolunda yolcu otobüsü ile otomobilin kafa kafaya çarpıştığı feci kazada hayatını kaybeden 2'si çocuk 7 kişinin kimlikleri belirlendi. Otomobilde bulunan ve aynı aileden olan kurbanların cenazeleri otopsi işlemlerinin ardından Hatay'a gönderilirken, hastaneye kaldırılan 16 yaralıdan birinin durumunun ciddiyetini koruduğu açıklandı

28.09.2026 11:40:00 / Güncelleme: 28.09.2026 11:43:58
Haber Merkezi
 
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep’teki kazada ölen 7 kişinin kimlikleri belli oldu
Gaziantep'in Şehitkamil ilçesi kırsal Acaroba Mahallesi yakınlarında dün akşam saat 18.06'da meydana gelen, 34 HBS 100 plakalı yolcu otobüsü ile 31 AHB 98 plakalı otomobilin çarpıştığı feci kazanın bilançosu netleşti.

Hatalı sollama sonucu kontrolden çıkan otomobilin şerit ihlali yaparak otobüsün önüne kırılmasıyla gerçekleşen kazada, adli tıp kurumundaki kimlik tespit çalışmaları tamamlandı.

Aynı aileden 7 can yok oldu

Yapılan incelemelerin ardından otomobilde can veren sürücü ve yolcuların tamamının Hatay nüfusuna kayıtlı akrabalar olduğu belirlendi. Feci kazada hayatını kaybeden vatandaşların isimleri şu şekilde açıklandı:

• Gülistan Özdemir (46)

• Nisanur Özdemir (23)

• Zeynep Alin Özdemir (6 - Çocuk)

• Senem Gökşen (44)

• Atakan Gökşen (1 - Bebek)

• Fatma Balık (73)

• Gülhan Yaman (47) 

Gaziantep Adli Tıp Kurumu morgunda geceden bu yana süren otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından, 7 kişinin cenazesi ailelerine teslim edilerek defnedilmek üzere memleketleri Hatay'a uğurlandı.

1 kişinin hayati tehlikesi sürüyor

Kazanın ardından yan yatan midibüsten çıkarılarak kentteki çeşitli hastanelere sevk edilen 16 yaralının tedavisi hassasiyetle sürdürülüyor. Gaziantep Vali Yardımcısı İlker Eker, ilk saatlerde otobüsteki yolcuların büyük bölümünün hafif ve orta dereceli yaralanmalara sahip olduğunu bildirmişti.

Ancak gelişmeleri yakından takip eden İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi sosyal medya hesabından yaptığı son güncellemede, yaralılardan 1 vatandaşın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğunu ve hayati tehlikesinin devam ettiğini duyurdu. Diğer 15 yaralının ise genel durumlarının iyi olduğu ve hayati risklerinin bulunmadığı öğrenildi.

Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından görevlendirilen 1 Başsavcı Vekili ve 2 cumhuriyet savcısı eşliğinde, otobüs içi kameralar ve çevre güvenlik kameraları incelenerek kazayla ilgili geniş çaplı adli tahkikat sürdürülüyor.

Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi

Emniyet Teşkilatı Sendikası’nın 28 Eylül’de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından “polisler greve gidiyor” iddiaları gündeme geldi

28.09.2026 10:37:00
Haber Merkezi
 
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Polisler iş bırakacak mı? EGM’den açıklama geldi
Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın 28 Eylül'de Türkiye genelinde iş bırakma kararı almasının ardından "polisler greve gidiyor" iddiaları gündeme geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü ise eylemin polisleri kapsamadığını açıkladı.

Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), sosyal medya ve bazı haber sitelerinde yayılan "polisler 28 Eylül'de iş bırakacak" iddialarına ilişkin açıklama yaptı. EGM, iş bırakma kararı alan sendikanın üyelerinin sivil personelden oluştuğunu belirterek polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını bildirdi.

Sendika neden iş bırakma kararı aldı?

Tartışmanın başlangıcında ise Emniyet Teşkilatı Sendikası'nın açıklaması bulunuyor. Sendika, 28 Eylül Pazartesi günü öğleden sonra Türkiye genelinde iş bırakma eylemi yapacağını duyurdu.

Sendika kararının gerekçeleri arasında emniyet teşkilatındaki intihar vakaları, ekonomik ve sosyal sorunlar, ağır çalışma koşulları, mobbing, emeklilikte yaşanan gelir kayıpları ve özlük haklarındaki eşitsizlikler gösterildi.

Sendika ayrıca son beş günde yedi emniyet teşkilatı mensubunun yaşamına son verdiğini, Bursa ve İstanbul'da iki teşkilat mensubunun ise intihar girişiminde bulunduğunu açıkladı. Anayasa Mahkemesi önündeki eylem sırasında emekli bir emniyet mensubunun yaşamına son vermesi de açıklamada hatırlatıldı.

"Bu tablo artık görmezden gelinemez"

Sendika, yaşananların ardından yalnızca sorunların dile getirilmesinin yeterli olmadığını belirterek eylem kararı aldığını duyurdu. Açıklamada 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetler sınıfının sorunları, eşit işe eşit ücret ve Emniyet Meslek Kanunu gibi başlıklarda çözüm bekleyen sorunlara da dikkat çekildi.

EGM: Polisler eyleme katılmayacak

Tartışmaların "polisler bugün görev bırakacak" şeklinde yayılması üzerine EGM devreye girdi. Kurum, 28 Eylül'deki iş bırakma kararının sendika üyesi sivil personeli ilgilendirdiğini, polislerin iş bırakacağı yönündeki iddiaların ise gerçeği yansıtmadığını açıkladı.

Böylece 28 Eylül'deki iş bırakma tartışmasının, emniyet teşkilatındaki çalışma koşulları ve özlük haklarına ilişkin sorunlardan kaynaklandığı; ancak EGM'ye göre eylemin görevdeki polisleri kapsamadığı ortaya konuldu.

İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

İstanbul'da, haftanın ilk iş günü sabah saatlerinde yağışın da etkisiyle bazı bölgelerde trafik yoğunluğu oluştu

28.09.2026 09:10:00 / Güncelleme: 28.09.2026 09:35:10
AA
 
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu
İstanbul'da yağışın da etkisiyle sabah saatlerinde trafik yoğunluğu

Anadolu Yakası'nda, D-100 kara yolunda Tuzla'da başlayan yoğunluk Avrasya Tüneli girişine kadar ulaşıyor.

TEM Otoyolu'nda Sultanbeyli'de yoğunlaşan trafik, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'ne kadar devam ediyor.

Otoyolda Fatih Sultan Mehmet Köprüsü istikametinde, Şile Otoyolu'nda ise Altunizade'den Ümraniye'ye kadar araçlar ağır seyrediyor.

Avrupa Yakası'nda D-100 kara yolunda Haliç Köprüsü, Halıcıoğlu, Edirnekapı ve Cevizlibağ çevresinde trafik yoğunluğu yaşanıyor.

Mecidiyeköy'de yağışın da etkisiyle trafik yoğunluğu çift yönlü etkili oluyor.

TEM Otoyolu Bahçeşehir, Saadetdere ve Beylikdüzü'nde trafik ağır seyrediyor.

Öte yandan tramvay, metro, otobüs ve metrobüs duraklarında yolcu yoğunluğu yaşanıyor.

Zincirlikuyu, Cevizlibağ, Uzunçayır ve Altunizade gibi aktarma merkezlerine gelen vatandaşlar araçlara binmek için sıra bekliyor.

Metro İstanbul'un sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Hava muhalefeti nedeniyle TF1 Maçka-Taşkışla Teleferik Hattı'nda seferler yapılamamaktadır." ifadesi kullanıldı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Cep Trafik Haritası verilerine göre, kent genelindeki trafik yoğunluğu sabah saatlerinde yüzde 72'ye kadar çıktı.

Yoğunluk, Anadolu Yakası'nda yüzde 89, Avrupa Yakası'nda ise yüzde 58 olarak ölçüldü.
 

İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

İstanbul'da gök gürültülü sağanak hayatı olumsuz etkiledi, birçok ilçede su baskınları yaşandı

28.09.2026 06:30:00
AA
 
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu
İstanbul'da gök gürültülü sağanak etkili oldu

Meteoroloji Genel Müdürlüğünün uyarılarının ardından kentteki bazı bölgelerde kısa süreli etkili olan kuvvetli yağış nedeniyle cadde ve sokaklarda su birikintileri oluşurken bazı alt geçitleri, evleri ve iş yerlerini su bastı.

Avrupa Yakası'nda Beşiktaş, Fatih, Şişli, Bakırköy, Sultangazi, Eyüpsultan, Esenler, Küçükçekmece ve Kağıthane ilçelerinde gök gürültülü sağanak etkisini gösterdi.

Yoğun yağış nedeniyle Zincirlikuyu'daki su basan alt geçitte ekiplerin çalışmaları devam ediyor. Araç trafiğine kapatılan alt geçidin su tahliyesinin sabah saatlerine kadar süreceği öğrenildi.

Fatih'teki Zeyrek Mahallesi Eski Mutaflar Caddesi'nde bir otomobil ile kamyonet çökme sonucu meydana gelen çukura girdi. Çevredeki vatandaşlar araçları iterek, bulundukları yerden çıkardı. Yola şerit çekilerek trafiğe kapatıldı.

Eyüpsultan Merkez Mahallesi Sayfiye Sokak'ta ise binaların arasında kalan arsada yağışın etkisiyle toprak kayması yaşandı. İhbar üzerine bölgeye gelen itfaiye ve AFAD ekiplerince çevredeki binalarda yaşayan 25 kişi tahliye edildi. Bölge, şerit çekilerek emniyete alındı.

Esenler'de Mehmet Akif İnan Caddesi'nde seyir halindeki motosiklet, yağış nedeniyle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Kazada sürücü ve motosiklet savrulurken, olay anı güvenlik kamerasınca kaydedildi.

Küçükçekmece Kanarya Mahallesi Çalıkuşu Sokak'ta ise bir binanın bodrum katındaki otoparkı su bastı. Vatandaşlar otoparktaki araçlarını kendi imkanlarıyla dışarı çıkardı.

Yağış aralıklarla etkisini sürdürüyor. 

Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi

27.09.2026 21:00:00
Haber Merkezi
 
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Yeni Parti milletvekili Mustafa Erdem hakkında rüşvet soruşturması başlatıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında Türk Ceza Kanunu'nun 252. maddesi kapsamında resen soruşturma başlattı. Başsavcılığın açıklamasında soruşturmanın ayrıntılarına yer verilmedi.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Yeni Parti Antalya Milletvekili Mustafa Erdem hakkında "rüşvet" suçundan resen soruşturma başlattı. Başsavcılık açıklamasında, soruşturmanın TCK'nin 252. maddesi uyarınca yürütüldüğü belirtildi.

Soruşturmayı ekonomik suçlar bürosu yürütüyor
Açıklamaya göre dosya, Başsavcılığın Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülüyor. Soruşturma kapsamında elde edilen deliller üzerine resen işlem başlatıldığı bildirildi.

Başsavcılık ayrıntı paylaşmadı
Başsavcılığın kamuoyuna duyurduğu açıklamada, iddianın dayanağına, soruşturmanın kapsamına veya izlenecek adımlara ilişkin ek bilgi verilmedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.