Namaz nedir ve namaz kılmak
Abdülkadir Geylani Hazretleri: “Ey Allah’ın kulları! Beş vakit namazınızı vaktinde kılın, namazlarınızı şartlarına ve rükünlerine riayet ederek kılın. Namazlardan gaflet etmeyin!
Haber Merkezi





Allah'ın "Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki onlar kıldıkları namazdan gafildirler" buyurduğunu duymadınız mı?
İbn Abbas, bu ayette sözü edilen namaz kılanlar hakkında "Vallahi onlar namazlarını terk etmediler; ama vaktini geciktirdiler" demiştir. Ey namazı geciktirenler tövbe edin!"
Namaz mü'minlere, vakitleri belirli bir şekilde farz kılındı. Güneşin doğmasından evvel, batmasından önce Rabb'ini hamd ile tesbih et. Gecenin bir kısımda, gündüz etrafında dahi tesbih et. Bu yoldan rızaya kavuşacağın umulur…
Cafer b. Muhammed, Babası ve Dedesi yolu ile gelen rivayete dayanarak Resulullah (s.a.v.) Efendimizin şöyle buyurduğunu anlattı:

"Namaz, Yüce Rabb'i ve melekleri hoşnut eden bir ibadet olup; peygamberlerin de sünnetidir. Namaz, marifet nuru, imanın aslı, duaya icabet edilmesine, amellerin makbul olmasına, rızıkta berekete, bedenin rahata kavuşmasına sebeptir.
Namaz, düşmana karşı silâhtır; şeytanı ürkütür.
Namaz, kılan kimse ile semaların sahibi arasında şefaatçidir.
Namaz, mü'min kulun kabrinde lambasıdır.
Namaz, mü'min kulun kıyamet günü, yanında dayanak, Münker Nekir'in sorgu sualine cevap olur.
Namaz, mü'min kulun kabrinde yalnızlığını giderir, kendini ziyaret eder. Ta, kıyamete kadar…
Kıyamet günü geldiği zaman; namaz, onun baş ucunda bir gölgelik, başında taç, bedenine giysi, yürürken önünde nur, cehennemle arasında perde olur.
Namaz, mü'minler için yüce Rabb'in huzurunda imanlarına bir delil, mizanı ağırlaştıran olur.
Namaz, sıratı geçirir; cennetin kapısına da anahtardır.
Namaz; tesbih, tahmid, takdis, tazim, kıraat, duadır.
Tümden amellerin en faziletlisi, vaktinde kılınan namazdır."

İbn Ömer (r.a.), Resulullah (s.a.v.) Efendimizden şöyle dinlediğini anlattı: "Beş vakit namaz dinin direğidir. Allah-u Teâlâ, imanı ancak namazla kabul buyurur."
Ey mü'minler! Belaya karşı sabırla ve namazla yardım isteyiniz. Mutlaka Allah sabırlı kimselerle beraberdir.
"Sizi cehenneme sürükleyen nedir, diye sorulunca, diyecekler ki: "Biz namaz kılanlardan değildik. Yoksulları da doyurmuyorduk."
Hadis-i şerifte Resulullah (s.a.v) Efendimizin şöyle buyurdu: "Namaz, her peygamberin ümmetine yaptığı son vasiyettir; onlar, dünyadan çıkarken, ümmetlerinden en son namaz üzerine söz almışlardır."
Şöyle ki: Namaz, Resulullah (s.a.v.) Efendimize ilk farz olan ibadettir.
Namaz, Resulullah (s.a.v.) Efendimizin ümmetine ilk farz olan ibadettir.
Namaz, kıyamet günü, ilk sorguya çekileceği ibadettir.
Namaz, İslam'ın direğidir.
Namaz gittikten sonra ne din kalır, ne de İslam.
Allah Resulü (s.a.v.) buyurdu: "Kulun Allah'a en yakın olduğu an secde anıdır."
Eğer namaz esnasında gevşeklik gösterir ve kendinizi salıverirseniz, o namazın Allah ile olan bağı kopar.
Namaz, başkalarından ayrılıp, Allah ile bağ kurmaktır. Bir cisim aynı anda iki yerde bulunamaz. Bundan dolayı Allah ile bağ kurmak ancak insanlardan ayrıldıktan sonra söz konusu olabilir. Bu bahsettiğim, Allah dostlarının namazıdır.
Abidlerin namazı ise, cenneti kalplerinin sağına, cehennemi soluna, sırat köprüsünü önüne almaları, Rablerinin de kendilerini gördüğünü düşünmeleri yoluyla olur.
Muhiblerin (Allah'ı sevenlerin) namazı ise, insanlardan ayrılıp, Allah ile bağ kurmak demektir.
Ey cemaat! Rabb'inize ibadette sebat edin. O huzurunda ibadet edenleri övmüştür. Hz. Peygamber'den (s.a.v.), "Kulun namazında Rabb'inin huzurunda kıyamı uzadıkça fırtınalı bir günde ağaçlardan kuru yapraklar nasıl dökülüyorsa günahlar da işte öyle dökülür" buyurduğu nakledilmiştir."
Namazlarınızı muhafaza edin; çünkü namaz Rabb'iniz ile sizin aranızda bir vasıtadır. Namaz kılanlardan kimilerinin kalbi Hakk'a doğru uçar, kuşun kafeste uçtuğu ve çocuğun annesinin elinden kaçtığı gibi… bildiği, oturduğu ve alışık olduğu her şeyden sıyrılır. O esnada bedeni kesilip, paramparça edilse dahi farkına varmaz…
Ubade b. Samit'ten gelen rivayette ise, Resulullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuştur: "Yüce Mukaddes Allah gecenin son üçte biri kaldığı zaman şöyle buyurur:
"Kullarımdan kimse yok mu ki, bana dua ede; onun duasını kabul edeyim.
Nefsini körleten kimse yok mu ki, onu bağışlayayım.
Rızkı dar olan kimse yok mu ki, onun rızkını bol edeyim.
Beni hatırlayan bir mazlum yok mu ki, ona yardım edeyim.
Güç durumda kalan biri yok mu ki, onun güçlüğünü çözeyim.
Sabah yeri aydınlanıncaya kadar, bu durum böyle devam eder." (Abdülkadir Geylani Hazretlerinden)













































































