Washington ve Tel Aviv’e net uyarı
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ve İsrail ile yürütülen diplomatik süreçlere ilişkin sert açıklamalarda bulundu. Bekayi, "ABD ve İsrail'e güvenmiyoruz. Taahhütlerin ihlal edilmesi halinde İran karşılık verecektir" diyerek Lübnan’daki savaşın sona erdirilmesinin mutabakatın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı
15.06.2026 17:00:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Bölgesel savaş riskini bitirmeyi amaçlayan diplomatik hareketlilik devam ederken, İran'dan Washington ve Tel Aviv hattına çok sert bir güven uyarısı geldi.
Başkent Tahran'da düzenlenen haftalık basın toplantısında konuşan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ve İsrail'in geçmişteki taahhütlerini yerine getirmediklerinin kanıtlandığını belirterek, her iki aktöre de kesinlikle güvenmediklerini ifade etti.
"Lübnan'daki savaşın sonu anlaşmanın parçasıdır"
Pakistan ve İsviçre arabuluculuğunda yürütülen diplomatik temaslara değinen Sözcü Bekayi, Lübnan'ın toprak bütünlüğü ile egemenliğine saygı gösterilmesinin Tahran ile Washington arasında varılan geçici mutabakat zaptının en kritik maddelerinden biri olduğunu hatırlattı. Bekayi konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"ABD ve İsrail'e güvenmiyoruz. Geçmişte verdikleri taahhütleri yerine getirmedikleri kanıtlandı. ABD, mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeli ve İsrail'in Lübnan'daki savaşın sona ermesine ilişkin taahhütlerine uymasını sağlamalıdır. Lübnan'daki savaşı sona erdirmek, ABD ile yapılan mutabakatın ayrılmaz bir parçasıdır."
"İhlal durumunda İran karşılık verecek"
İsrail kabinesinden gelen "Anlaşma bizi bağlamaz, Lübnan'dan çıkmayız" yönündeki provokatif açıklamalara da değinen İranlı Sözcü, olası bir ihlal durumunda Tahran'ın sessiz kalmayacağını ilan etti. Sürecin şüphe ve güvensizlik ortamında ilerlediğini kaydeden Bekayi, "Taahhütlerin ihlal edilmesi halinde İran karşılık verecektir" diyerek net bir kırmızı çizgi çekti.
14 maddelik taslak ve bölgesel dengeler
İran medyasında yer alan bilgilere göre taraflar arasında nükleer başlıklar dışındaki ekonomik ambargoların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların iadesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik düzenlemelerini içeren 14 maddelik bir mutabakat taslağı üzerinde müzakereler sürüyor. Ancak İsrail'in Lübnan sahasındaki saldırganlığını sürdürmesi, diplomatik sürecin önündeki en büyük tehdit olarak değerlendiriliyor.
İran Dışişleri Bakanlığı, cuma günü İsviçre'de yapılması planlanan olası imza süreci öncesinde bölge ülkelerine yönelik diplomatik ziyaretlerin de takvimde olduğunu bildirdi.
Başkent Tahran'da düzenlenen haftalık basın toplantısında konuşan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD ve İsrail'in geçmişteki taahhütlerini yerine getirmediklerinin kanıtlandığını belirterek, her iki aktöre de kesinlikle güvenmediklerini ifade etti.
"Lübnan'daki savaşın sonu anlaşmanın parçasıdır"
Pakistan ve İsviçre arabuluculuğunda yürütülen diplomatik temaslara değinen Sözcü Bekayi, Lübnan'ın toprak bütünlüğü ile egemenliğine saygı gösterilmesinin Tahran ile Washington arasında varılan geçici mutabakat zaptının en kritik maddelerinden biri olduğunu hatırlattı. Bekayi konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"ABD ve İsrail'e güvenmiyoruz. Geçmişte verdikleri taahhütleri yerine getirmedikleri kanıtlandı. ABD, mutabakat kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmeli ve İsrail'in Lübnan'daki savaşın sona ermesine ilişkin taahhütlerine uymasını sağlamalıdır. Lübnan'daki savaşı sona erdirmek, ABD ile yapılan mutabakatın ayrılmaz bir parçasıdır."
"İhlal durumunda İran karşılık verecek"
İsrail kabinesinden gelen "Anlaşma bizi bağlamaz, Lübnan'dan çıkmayız" yönündeki provokatif açıklamalara da değinen İranlı Sözcü, olası bir ihlal durumunda Tahran'ın sessiz kalmayacağını ilan etti. Sürecin şüphe ve güvensizlik ortamında ilerlediğini kaydeden Bekayi, "Taahhütlerin ihlal edilmesi halinde İran karşılık verecektir" diyerek net bir kırmızı çizgi çekti.
14 maddelik taslak ve bölgesel dengeler
İran medyasında yer alan bilgilere göre taraflar arasında nükleer başlıklar dışındaki ekonomik ambargoların kaldırılması, dondurulmuş varlıkların iadesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik düzenlemelerini içeren 14 maddelik bir mutabakat taslağı üzerinde müzakereler sürüyor. Ancak İsrail'in Lübnan sahasındaki saldırganlığını sürdürmesi, diplomatik sürecin önündeki en büyük tehdit olarak değerlendiriliyor.
İran Dışişleri Bakanlığı, cuma günü İsviçre'de yapılması planlanan olası imza süreci öncesinde bölge ülkelerine yönelik diplomatik ziyaretlerin de takvimde olduğunu bildirdi.











































































