Bugün Türkiye ekonomisindeki en önemli problemi irdeleyelim, yani işsizliği?Şu bir gerçek ki işsizlik, uygulanan yanlış ekonomi politikalarının doğal bir ürünüdür.İşsizliği körükleyen birçok olumsuz etken vardır. Burada ekonomi idaresine düşen görev bu etkenleri bir bir ortadan kaldırmaktır. Peki, bu etkenler nelerdir?1) Tüketim (Pazar) darlığı. Bunun en büyük sebebi gelir dağılımındaki dengesizlik, paranın belirli ellerde tekelleşmesi, devletin sosyal politikaları devre dışı bırakarak vatandaşı kendi haline bırakmasıdır. Devletin milli gelirinden herkes adilce istifade edememektedir. Belirli bir kesim paraya para demezken, toplumun çoğunluğu -çalışsa bile- asli ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. Tüketim daraldıkça üretimin de daralması kaçınılmazdır ve bu işsizliği çoğaltır.2) Faiz ve spekülatif piyasaların cazibiyeti. Ekonomide bir hastalık olarak ifade edilen faiz hem gelir adaletsizliğini artırır, hem de yatırımcıları üretime değil de kolay yoldan para kazanmaya iter. Bu da işsizliği körükler. Bankaların mevduat hesaplarında 488 milyar TL para olmasına rağmen piyasada sadece 30 milyar TL dolaşması bu gerçeği göstermektedir. Sıcak para piyasaları olarak ifade edilen hisse senedi, bono gibi kalemler de yatırımcıları üretimden uzaklaştırır. 3) Hammadde ve enerjide ithalat garabeti. Ülkemizde var olan hammadde ve enerji kaynaklarımız değerlendirilmeyip yabancılara peşkeş çekilirken, dışarıdan bizde mevcut bulunan hammadde ve enerjinin ithalatı yapılmaktadır. Ve buna büyük bedeller ödenmektedir. Dolayısıyla kazanç sektörü yüksek olan madencilik ve enerji sektöründe yeterli istihdam yapılamamaktadır. 3 Katrilyon dolarlık bir maden rezervine sahip bir ülkede maden mühendislerinin yüzde 60'ı işsiz kalıyorsa burada ciddi bir yanlışlık vardır. 4) Yerli üretimi olan ürünlerin ithalatına izin verilmesi. Tarımdan sanayiye bu yanlış yapılmaktadır. Kendi üreticimiz devre dışı bırakılıp dışarıdan ürün ithalatı yapılmaktadır. Dolayısıyla bu daha fazla işsizlik demektir.5) Vergi politikaları. Gelirinin büyük bölümünü vergiden sağlayan bir devlet ister istemez yanlış adımlar atmaya başlar. Hem üreticiyi sıkıştırır hem de tüketiciyi. Üretici vergi yükü altında ezilir, çalışanlarını azaltmaya çalışır, tüketici ise gelirinin önemli bir bölümünü devletle paylaştığından daha az harcar. Her iki durum da işsizliği körükler.6) Kayıt dışı ile mücadele. Elbette ki kayıt dışı ile mücadele edilecektir, ama tamamen resmi çalıştığı takdirde üretim yapamayacak noktaya gelen bir reel sektör mecburen kayıt dışına itilmektedir. Önce kayıtdışı işçi çalıştıracaktır, üstüne fazla gidilirse, istihdam vergileri çok yüksek olduğu için işçi çıkaracaktır, mevcutların maaşlarını artırmadan iş yüklerini artıracaktır. Devlet kayıtdışı ile mücadele edecekse, önce resmi çalışanların ve işverenlerin üzerindeki ağır yükleri kaldırmak zorundadır. 7) Maliyetlerdeki artış. Finansman, vergi, istihdam, hammadde, enerji gibi üretim giderleri gün be gün aşırı bir şekilde artıyorsa ve kazanç bu artışa göre yeterli olmuyorsa, üretici mecburen maliyetleri kısma yoluna gidecektir. Bu durum da işsizliği artırır.Daha birçok etkeni saymak mümkündür, ama meselenin anlaşılması için bu kadarı yeterlidir kanaatindeyim. Ülkemizde mevcut iktidar bu etkenleri ortadan kaldırmak bir yana dursun yangına körükle giden politikalar hayata geçirmektedir.Saydığımız ve sayamadığımız bütün bu olumsuz etkenleri ortadan kaldıran tek çözüm yolu Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr Haydar Baş'ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli'dir.İşsizlik problemi gerçekten çözülmek mi isteniyor, çözüm bu modeldir.Nasıl mı? Dilerseniz bu kısmı da yarına bırakalım.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Murat Çabas / diğer yazıları
- ABD, bu şartlarda İran’a saldırabilir mi? / 31.01.2026
- Hukuku tanımayan ülkenin parasını kimse tanımaz! / 30.01.2026
- ABD’den İran’a ‘maksimum baskı’ politikası tutar mı? / 29.01.2026
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026
- Hukuku tanımayan ülkenin parasını kimse tanımaz! / 30.01.2026
- ABD’den İran’a ‘maksimum baskı’ politikası tutar mı? / 29.01.2026
- Savaşa, kavgaya gerek yok: MEM var / 28.01.2026
- Bayrağımıza saldırı, milli değerlerin tartışmaya açılmasının sonucudur / 24.01.2026
- Bayrağımıza saygısızlık kabul edilemez / 22.01.2026
- Suriye’de ABD’nin çıkarına olan, bizim çıkarımıza mıdır? / 21.01.2026
- Suriye'de sorun gerçekten çözüldü mü? / 20.01.2026
- ‘Yargılanan, Türk siyasetinin ifade hürriyetiydi’ / 17.01.2026
- Suriye'deki çatışmalar, bütünlüğün olmayacağının bir göstergesi / 15.01.2026

































































































