logo
25 MAYIS 2026

Nefsini Bilen Rabbini Bilir

18.11.2023 00:00:00 / Güncelleme: 18.11.2023 11:54:34


Ayda iki seferim olurdu Suriye'ye, 

*"Bahar fitnesi" uyandırılmamış ve "Foseptik Strateji" henüz eşelenmemişti.

Demokrasinin D'sine hasret ülkeler o menem demokrasiyi getirmek için yollara koyulmadan aslında Suriye'de demokratik bir hayat vardı.

Bazıları için sözden öteye geçemeden çok önce ben birkaç kez cumaa namazı kılmıştım Şam'daki Umeyye Camii'nde.

Bir cumaa hutbesinde imam, -ki, daha sonra merhum şehid Ramazan el-Bûtî olduğunu öğrendim- şu meşhur hadis-i şerifi işlemişti hutbesinde;

"men arefe nefseh(û) fe-kad 'arefe rabbeh(û)."

"Nefsini bilen ancak Rabbini bilmiştr."

Yada şöyle tercüme edeyim;

"Arif-i billah olmak istiyorsan önce nefsini tanımalısın."

90'lı yıllarda kapak yapmıştı İcmal Dergisi bu hadisi şerifi.

Nefisten kaynaklı tehlikler konusunda bir dertleri/endişeleri olmayan(!) ilahiyatçı güruh, tasavvuf öğretisinde ölçü kabul edilen bu tip sözleri reddeder...

Nefis diye bir endişesi olmayan ne diye uğraşsındı bu tip sözlerle.

Bazıları Züleyha'ya ait olduğunu söylese de ekser görüşe göre Hz. Yusuf'a aittir;

"...ben nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis, rabbimin acıyıp koruması dışında, daima kötülüğü emreder;..." (Yusuf, 53).

Öyle ya, ilahiyatçı olmayan Hz. Yusuf'un (as) sorunudur; "nefsin kesintisiz kötülüğe teşvik etmesi." 

İlahiyatçıların değildi netekim.

Çoğu "nakliye ürünü" engin fikirlerini nefsini tatmin, masum zihinleri ifsat için kullanmanın ne tehlikesi olsundu?

el-Bûtî aslen Cizrelidir, Botan Aşireti'den.

30'lu yıllarda Şam'a taşınmış ailesi.

(Bana göre akıllı) Bir Sunnî alimdir.

Korkunç bir su-i kast sonucu şehid edildi, torununun da aralarında olduğu 35 kişi ile birlikte.

Şehidlerle haşreylesin Rabbim.

Konumuza dönelim.

"Men arefe nefseh(û) fe-kad 'arefe rabbeh(û)."

"Nefsini bilen Rabbini bilir" hadisi/sözü imandan sonra en çok önemsenmesi, asla ihmal edilmemesi gereken husus olmalı mümin için.

Merhum el-Bûti üç başlık altında yorumlamıştı o hutbesinde bunu.

1-"Nefsini bilen Rabbini bilir."

Nefsinin yaratılışındaki mükemmelliğin farkında olan, bunu var edenin yüce bir yaratıcı, sonsuz kudret sahibi Allah olduğunu bilir, O'na iman etmede sorun yaşamaz.

Allah'ın yüceliğine delil olan herşey âyettir.

2-"Nefsini bilen Rabbini bilir."

Nefsinin yaratılış, var oluş sebebini bilen ve ona göre hareket eden Allah'ı bilir.

"Ben insanları ve cinleri, ibadeti/kulluğu sadece bana yapsınlar diye yarattım" buyurur Rahman; (Zariyat, 56).

Bir başka okuyuş ile; "sadece beni bilsinler diye yarattım."

3-"Nefsini bilen Rabbini bilir."

Nefsten kaynaklanan kötülüklerin farkında olup ona karşı tedbirler alan Rabbini bilir.

Görünen düşmana karşı verilen mücadeleye "cihat";

Görünmez düşmana karşı verilen mücadeleye "mücahede" denir.

Mücahedesiz cihat hayır getirmemiştir İslam tarihinde.

Konuya ışık tutan birkaç hadis-i şerif...

*"…Mücahid, Yüce Allah'a itaat yolunda nefsinin isteklerine karşı mücadele eden kimsedir."

*"Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışandır. Zavallı (ahmak) kişi ise nefsinin arzu ve isteklerine uyan (ve buna rağmen hâlâ) Allah'tan (iyilik) temenni edendir."

Allah'ın rahmeti üzerine olsun el-Bûti..

 
Müslim Karabacak / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.